SON DAKİKA

#Kayyım

HABER DEĞER - Kayyım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kayyım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cafer Mahiroğlu soruşturmasında karar çıktı: 4 tutuklama, 4 ev hapsi Haber

Cafer Mahiroğlu soruşturmasında karar çıktı: 4 tutuklama, 4 ev hapsi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından şüpheli Cafer Mahiroğlu hakkında "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlamalarıyla sürdürülen soruşturmada yeni bir safhaya geçildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 12 şüphelinin Sulh Ceza Hakimliği'ndeki sorguları tamamlandı. Mahkemenin verdiği adli tedbir kararları Sulh Ceza Hakimliği tarafından dosya kapsamı ve mevcut deliller ışığında verilen kararlar doğrultusunda şüphelilerden Harika Akkaya, Murat Koçak, Süleyman Özen ve Mehmet Necati Yağcı'nın tutuklanmasına hükmedildi. Hakimlik; Erkan Yağcı, Hasan Özdemir, İbrahim Özdemir ve Mustafa Özdemir hakkında "ev hapsi" tedbiri uygulanmasına karar verirken; Ali Turan, Armağan Küçük, Mediha Burumoğlu ve Halit Akın'ın ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasını kararlaştırdı. Soruşturma dosyasındaki iddialar Gizli tanık ifadeleri ve Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) verilerine dayandırılan soruşturma dosyasında kritik ayrıntılar yer aldı. Dosyada, Cafer Mahiroğlu'nun İzmir Büyükşehir Belediyesi'ndeki bağlantıları kanalıyla kurdurduğu şirketler üzerinden haksız kazanç sağladığı, ihalelerde fahiş fiyatlandırmalara gidildiği ve süreçle bağlantılı olarak yaklaşık 14,5 milyon liralık kayıtsız rüşvet aktarıldığı öne sürüldü. Hazırlanan MASAK raporlarında Mahiroğlu ile iltisaklı şirketlerin işlem hacminin 30 milyar lirayı aştığı ileri sürülürken; şahsın kişisel hesaplarında kaynağı belirsiz döviz transferleriyle birlikte 1 milyar liranın üzerinde şüpheli para giriş çıkışı tespit edildiği iddia edildi. Söz konusu iddiaların ardından mahkeme kararıyla Mahiroğlu'nun şirketlerine Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kayyım olarak atanmış, kayyım kararı uygulanan şirketler arasında yer alan Halk TV'nin sosyal medya hesaplarına erişim engeli getirilmişti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kayyım atanan Halk TV çalışanlarından ortak açıklama: "Bilme hakkınız engelleniyor" Haber

Kayyım atanan Halk TV çalışanlarından ortak açıklama: "Bilme hakkınız engelleniyor"

İstanbul'daki merkez binasına gece saatlerinde polis ekipleri ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) yetkililerinin gelmesiyle kayyım atanan Halk TV'de çalışanlar ortak bir bildiri yayımladı. Kanalın YouTube hesabı üzerinden paylaşılan açıklamayı, stüdyoda toplanan çalışanlar adına Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş okudu. "Canlı yayında veda edemedik" Operasyon anında ana kumandaya müdahale edildiğini ve canlı yayın yapmalarının engellendiğini söyleyen Suat Toktaş, yaşanan süreci şu sözlerle aktardı: “Türkiye’nin en büyük, en fazla izlenen kanalına el konuldu. Aslında bilme hakkınız engelleniyor. Aşağı yukarı 20 yıldır yayında olan bir kanala el konuldu. Gece yarısı bir operasyonla TMSF kayyum olarak atandı. Yüzlerce polisle gelindi, ana kumandaya hazırlıklı gelinmişti ve el konuldu. Dolayısıyla biz de yayında veda edemedik." "Sesimizi duyurmaya çalışacağız" Toktaş, "Fakat gazetecilik bitmez. Yayında veda edemedik ama bir biçimde sesimizi duyurmaya çalışacağız. Nasıl bir yol olur, hangi mecralardan olur, onu şu anda bilemiyoruz. Çok sıcak, onları planlarız, onları zaten duyarsınız. Biz burada Türkiye’nin sesi olmaya çalıştık. Türkiye’nin en büyük, en fazla izlenen kanalına el konuldu. Aslında bilme hakkınız engelleniyor. Çünkü burada çalışan herkes halkın haber alma özgürlüğü için çalıştı, bilme hakkınıza hizmet etmek için biz burada vardık. Gazetecilik yaparken sadece bir televizyon kanalında profesyonel bir anlayışla bakmadık. Türkiye’nin içinden geçtiği süreci tarihe aktaran bir resim çekmek, bunları tarihin hafızasına göndermek üzere bir bilinçle hareket ettik. Yayınlarımızın temel çizgisi de bu oldu." diyerek yaşananlara tepki gösterdi. "Toplumda herkesi kucakladık" Toktaş yayın politikalarında da bahsederek, "Epeyce de kapsayıcı bir yayıncılık yaptığımızı düşünüyoruz. İliç'te de vardık, Narin Güran’ın yanında da vardık, Cerattepe’de de vardık, Akbelen’de de vardık. Kimi zaman Kürt olduk, kimi zaman Türk olduk. Kimi zaman LGBT olduk, onların haklarını savunduk. Kimi zaman Alparslan Kuytul olduk, kimi zaman Selahattin Demirtaş olduk. Kimi zaman Selçuk Kozağaçlı olduk, kimi zaman Ekrem İmamoğlu, kimi zaman Can Atalay olduk. Onların sesi olmaya çalıştık. Şimdi o ses susturuluyor. Yani mağdur olan kim varsa onun yanında olmaya çalıştık. Toplumun herkesini kucaklamaya çalıştık. Kimi zaman cezaevlerinin sesi olduk. İnsan hakları ihlallerini yansıtan, hak haberciliği yapan çizgide duran bir yayıncılık yapmaya gayret ettik." dedi. Toktaş ayrıca, "Ama dediğim gibi, gazetecilik bitmez, bugünler geçer. Bunun ülkenin demokrasisine, basın özgürlüğüne herhangi bir faydası olmadığını göreceksiniz; siz de göreceksiniz. Biz 'Halk TV, yalnız değilsiniz' sloganıyla yayın yaptığı yıllarca halkı yanımızda hissetmek isteriz. Daha önce çok badireler atlattık. Arkadaşlığımız dövüldü, cezaevlerine atıldık, yayınlarımız durduruldu, frekans iptalleriyle sürekli tehdit edildik. Bu tehditler altında sesimizi kısmadık, doğru bildiğimiz neyse bunu vermeye çalıştık." diye ekledi. "Bu gidişat doğru bir gidişat değil" Açıklamada, "15 Temmuz darbe girişimine karşı çıkan insanlar burada, bunlara da karşı çıkmış bir ekibiz. Demokrasiye aykırı ne varsa onun karşısında durmuş bir ekibiz. Yarın bu çizgiye, bu gazetecilik anlayışına Türkiye’nin her zamankinden daha fazla ihtiyacı olacak. Çünkü bu gidişat doğru bir gidişat değil. Tarihin bugün iktidar yanında duranların yarın muhalefet olma ihtimali vardır. Buna inanıyoruz. Biz demokratik sınırlar içinde bir yayıncılık yaptık. Türkiye bu badireleri çok fazla atlattı. Yine demokratik sınırlar içinde devir teslimler olur, yarın biz onların da sesi oluruz. Burada oluruz, başka yerde oluruz." denildi. "Susturamadıkları için el koydular" Halk TV'nin uzun süredir ekonomik, yasal ve teknik baskılara maruz bırakıldığını savunan Toktaş, kanalın yönetim kuruluna yönelik adli süreçlere değindi. Toktaş açıklamasına şöyle devam etti: "Ama şu bir gerçek, ekonomik olarak boğulmaya çalışıldık. Zaten teknik olarak ya da yasal olarak epey baskı altına alınmış bir kanaldık. Ama sonuç olarak bir biçimde bu yayınları sürdürdük. Ekonomik abluka en önemli ablukalardan biriydi. Burada şunu söylemek lazım, Türkiye'nin bu şartlarında önce şöyle başlandı, kanal ekonomik olarak darboğaza alınırsa, boğazı sıkılırsa susturur. Dolayısıyla kanalın patronu Cafer Mahiroğlu'na yönelik hamlelerle başladı. Arkasından dosyaları bilmiyor olabilirsiniz, hepsine hakim birisi olarak söylüyorum, Türkiye'de olan şeyler oldu. Çeşitli gizli tanık ifadeleriyle ifadeler üzerine ifadeler alındı. Ve kanalın patronu üzerinden yürünmeye çalışıldı. Çünkü finansman kesildiğinde bu yayınların kesilmesini istiyorlardı ama o da geri durmadı. Planlamaları buydu. Geri durmadı. Geri durmadığı için ve susturamadıkları için ne bizi ne bu kanala finansman sağlayan patronu Cafer Mahiroğlu'nu susturamadıkları için bugün el koydular. Dediğim gibi tarihi bir gün. Gazetecilik tarihimize de geçen bir gün. Kişisel tarihimize de geçen bir gün. Buradaki arkadaşlarımızla biz burada elimizden geleni yaptık. Bundan sonra hangi mecrada ne olur onu bilemiyoruz. Ama tarih bunları yazar. Tarihin doğru tarafında durma gibi bir bilinçle hareket ettik. Bundan sonra da öyle olacaktır. Arkadaşlarım adına da onlarla konuştuğum için söyleyebiliyorum. Bu ifadeleri onlar adına da kullanabiliyorum." diyerek açıklamayı bitirdi. Açıklama, stüdyodaki kanal çalışanlarının alkışlarıyla sona erdi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kayyım kararı sonrası Cafer Mahiroğlu'ndan açıklama: "Halk TV'yi geri alacağız" Haber

Kayyım kararı sonrası Cafer Mahiroğlu'ndan açıklama: "Halk TV'yi geri alacağız"

İstanbul'da bulunan Halk TV binasına sabahın erken saatlerinde gerçekleşen polis baskını, yayının durdurulması ve kayyım atanması sürecinin ardından kanalın Yönetim Kurulu Başkanı Cafer Mahiroğlu kamuoyuna seslendi. Haber alma hakkının siyasi gerekçelerle kısıtlandığını öne süren Mahiroğlu, kanalı hukuki yollardan geri almak için mücadele edeceklerini belirtti. "7 aile bireyim gözaltına alındı" Hakkında yürütülen adli soruşturmaya ve MASAK raporlarına dayandırılan iddialara yanıt veren Mahiroğlu, suçlamaların gerçeği yansıtmadığını savundu. Operasyon kapsamında yakınlarının da hedef alındığını ileri süren Mahiroğlu, şu ifadeleri kullandı: "Merhaba değerli Türk halkı ve sevgili Halk TV izleyicileri. Bugün Türkiye adına karanlık bir gün. Halkın haber alma hakkına siyasi saiklerle engel konuluyor. Sabah saatlerinde Halk TV'nin kapısına polis dayandı. Türkiye'nin en çok izlenen kanalının emekçileri içeri alınmadı. Şu an yayınlarımızı kontrol edemiyoruz. Öncelikle Halk TV bizimdir, Halk TV sizindir. Kanalımızı geri alacağız ama mutlaka alacağız. Halk TV'ye sahip çıkmak Türkiye'deki demokrasi mücadelesine sahip çıkmak demektir ve bundan hiçbir güç bizi vazgeçirmeyecektir. İktidarı bu yanlış adımdan geri dönmeye çağırıyorum. Yapmayın, etmeyin. Türkiye bu kötülüğü hak etmiyor. İkinci bir konu ise hakkımda MASAK raporlarına raporları dayanak gösterilerek ortaya atılan tüm iddialar asılsızdır. Yargının bir silah olarak kullanılması Türkiye'ye verilen en büyük zarardır. Türkiye'nin bilmesini isterim ki bu saldırı sadece bana yönelik olmadı. 7 aile bireyimi de gözaltına aldılar. En çok zoruma giden şu oldu: Sivas'ın Gürün ilçesinde 70 yaşındaki abimin evine gidip onu gözaltına aldılar." dedi. "Tarih sizi asla unutmayacak" Açıklamasının devamında eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na yüklenen Mahiroğlu, operasyonun arka planında siyasi gelişmelerin olduğunu iddia ederek değerlendirmelerini şöyle sürdürdü: "Bir diğer konu ise Kemal Kılıçdaroğlu'ndan bahsetmezsem olmaz. Üç gün önce çıkıp bugünün işaret fişeğini ateşledi, daha önce yaptığı gibi. Size en iyi cevabı halk verdi, verecek Kemal Bey. Bu mücadele hepimizin mücadelesidir. Sizleri Halk TV'ye sahip çıkmaya davet ediyorum. Bizler inançlı insanlarız. Ömrümüz belli. Bu Cafer Mahiroğlu'nun sınavı değil, Türkiye'nin sınavıdır. Eminim ki bu sınavda hep birlikte başarılı bir şekilde çıkacağız. Hepinize sonsuz teşekkürlerimi, sevgilerimi iletiyorum. Bugüne kadar bize verdiğiniz desteklerden dolayı minnettarım. Allah Türkiye'ye zeval vermesin diyorum. Hepinize selam ve sevgilerimi tekrardan yolluyorum." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Halk TV'ye kayyım kararına TBMM'de siyah bantlı protesto Haber

Halk TV'ye kayyım kararına TBMM'de siyah bantlı protesto

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde Halk TV'ye kayyım atanması ve kanal yöneticilerinin de aralarında yer aldığı 17 kişi hakkında gözaltı kararı verilerek 11 kişinin gözaltına alınması Meclis gündemine taşındı. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısına katılan YENİ Parti grubu milletvekilleri, ağızlarını ve gözlerini siyah bantlarla kapatarak eylem yaptı. Basın özgürlüğü ve sansür iddialarına tepki gösteren milletvekilleri, komisyon salonunda kararı protesto etti. "İmamoğlu'nun savunmasının olacağı gün kanalı kapattılar" Protesto sırasında söz alan YENİ Parti İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, operasyonun adli ve siyasi gelişmelerin yaşandığı güne denk getirildiğini ileri sürerek şu ifadeleri kullandı: "Bugün fon skandalı konuşulacak, kim duyuracak? Haber kanalları duyuracak. Bugün Ekrem İmamoğlu'nun savunması konuşulacak. Aylardır savunma yaptırmadılar. Savunmanın olacağı gün, o savunmayı verecek kanallardan birini kapattılar. Türkiye'de herkes borsanın büyümesinden bahsediyor ama hukukun olmadığı yerde sermaye büyüyebilir mi? Daha dün burada sunum yapacak arkadaşımızın eşiyle ilgili soruşturma başlattılar." Eylemin ardından tepkisini sürdüren Karabat, "İstiyorlar ki her şeyi yapalım kimse duymasın; istiyorlar ki herkes bizim dediğimizi duysun. Milletin vicdanı sizin zulmünüzden büyük. Halk TV'ye yapılan operasyonu bir kez daha kınıyorum" diyerek açıklamasını tamamladı. "Böyle bir gün bir daha Cumhuriyet tarihinde olmaz" YENİ Parti Rize Milletvekili Tahsin Ocaklı, komisyonda yaptığı konuşmada, kayyum kararını eleştirerek, şunları söyledi: "Türkiye’de böyle bir gün herhalde bir daha Cumhuriyet tarihinde olmaz. Tam da Ekrem İmamoğlu’nun yargılama gününün olduğu günde, tam da fon yolsuzluğunu konuşacağımız bu günde, sabahın erken saatinde Türkiye halkının evine kayyum atandı şu anda, evine. Bu olmaz, böyle bir şey olamaz. Bu kabul edilmez. Bu artık Türkiye’nin geldiği noktanın en son hâlidir. Böyle bir şey olamaz. Fon yolsuzluğunu anlatacağız. Fondaki meselelerin ifşa edilmesini isteyeceğiz. Gazetecileri, haber yapanları tutuklayacaklar ve Türkiye’nin bağımsız televizyonlarına darbe yapacaklar. Bu kabul edilemez, böyle bir şey olmaz. Bugün bu görüşmenin hiçbir anlamı kalmadı artık." "Kayyum kararının kaldırılmasını bekliyoruz" YENİ Parti Komisyon Sözcüsü ve Antalya Milletvekili Cavit Arı ise: "Hazırlanmış kanun teklifini konuşacaktık. O nedenle buradaydık. Ancak Türkiye’nin neredeyse yüzde 50’sinin izlediği ve Anadolu’ya gittiğinizde birçok vatandaşın ‘Her gün sabahtan akşama izledim’ dediği televizyon kanalına kayyum atandı. Bu ne demektir? Bu, iktidarın duymasını istemediği, görmesini istemediği birçok konunun vatandaştan saklanması ve vatandaşın duymasının engellenmesi adına yapılmış bir operasyondur, bir hukuksuzluktur. Vatandaşımız bu uygulamayı kesinlikle reddetmektedir. Çünkü doğruları dinlediği, izlediği ve iktidarın bugüne kadar yaptıklarını görebildiği en önemli kanallardan birisine kayyum atanmıştır. Gerçekten vicdanlar şu an sızlamaktadır. Tekrar söylüyorum; neredeyse bu ülkede yüzde 50’ye yakın vatandaşımızın, belki daha çoğunun her gün sabahtan akşama izlediği bir kanala bu operasyon yapılmıştır. Söylendiği gibi bugün fon krizi konuşulacak. Fon krizini yaratanlar, fon krizinin konuşulmasını engellemek için önce bu konu üzerine giden milletvekili arkadaşlarımızın eşlerine birtakım işlemler yapmaya çalışıp seslerini kesmeye çalıştı. Yetmedi, bunu haber yapan gazetecileri tutukladılar veya ev hapsine aldılar. Şimdi de televizyon kanalına kayyum atadılar. Gerçekten hukuk adına, adalet adına ve demokrasi adına büyük bir yanlıştır. Bu yanlışı reddediyoruz ve Halk TV’nin bir an evvel normal yayına geçmesini ve kayyum kararının kaldırılmasını bekliyoruz." dedi. "Faşizmi getirdiniz ülkeye" YENİ Parti Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, görüntü alan kameramanların bir görevli tarafından salon dışına çıkmalarının istenmesinin ardından Komisyon Başkanı ve AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş’a, "Gazetecileri, televizyoncuları, beyleri niye dışarı çıkarıyorsunuz? Siz burada yetkilisiniz. Böyle bir şey olabilir mi? Tanıtımla ilgili basın mensuplarını kayıt alıyor, görevi olmayan bir kişi burayı yönetiyor, dışarı çıkarıyor. Daha konuşma yapılmadı. Böyle bir şey olabilir mi? Ya siz görevinizi yapın ya bu arkadaşı dışarı çıkarın. Ülkeyi yeteri kadar karıştırdınız, gazeteci mi bıraktınız, televizyon mu bıraktınız, muhalif ses mi bıraktınız? Faşizmi getirdiniz ülkeye" diyerek tepki gösterdi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Halk TV’ye kayyım atanmasına Özel’den tepki gecikmedi: "Millet kazanacak" Haber

Halk TV’ye kayyım atanmasına Özel’den tepki gecikmedi: "Millet kazanacak"

Halk TV’nin İstanbul’da bulunan genel merkez binasında sabah saatlerinde hareketli dakikalar yaşandı. Emniyet güçlerinin binaya girmesinin ardından kanalın yayın faaliyeti durdurulurken, Halk TV Yönetim Kurulu Başkanı Cafer Mahiroğlu kuruma kayyım atandığını kamuoyuna açıkladı. Özgür Özel'den dayanışma mesajı ve sert eleştiriler Polis baskını ve kayyım atamasının ardından YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, sosyal medya hesabı üzerinden açıklamada bulunarak Halk TV çalışanları ve yönetimiyle dayanışma içinde olduklarını belirtti. Yaşananları basın özgürlüğü ve milli irade açısından değerlendiren Özel, şu ifadeleri kullandı: "Şafak vakti bir televizyon kanalına polis baskını yapıp, kayyım atamak ancak diktatörlerin yapacağı iştir. Maalesef ülkemizi bu hale getirdiler. Millet, fon soygununun hesabının sorulmasını isterken… Ekonomik kriz, geçim derdi, adaletsizlikler ülkemizin her yerinde sürerken… Tam da Türkiye’nin en büyük siyasi davasında savunmanın başlayacağı gün, bunu yaptılar. Belediyelere kayyım atayıp milletin iradesine çökenler, şimdi milyonların izlediği Halk TV’ye kayyım atadılar." "Halkımızı bu mücadeleye sahip çıkmaya davet ediyoruz" İktidarın yargı ve kolluk gücü üzerinden basın ve siyaset alanını şekillendirmeye çalıştığını öne süren Özel, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Çünkü ACİZ ve KORKAKLAR! Halk TV’nin, basın özgürlüğünün, orada çalışan yüzlerce emekçinin ve ailelerinin yanındayız. Yargıyla siyaseti, kollukla haberciliği, kayyımla millet iradesini terbiye edeceğini sananlar tarihin en büyük yanılgısı içindeler. Türkiye bu kötülüğü yenecek. Halkımızı bu mücadeleye sonuna kadar sahip çıkmaya davet ediyoruz. Millet kazanacak, darbeciler, vesayetçiler YENİLECEK!" haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Eski MASAK başkanları Adliyede: Siyasal casusluk soruşturmasında  ifade verdiler Haber

Eski MASAK başkanları Adliyede: Siyasal casusluk soruşturmasında ifade verdiler

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından MASAK'ın sistemlerine yönelik yürütülen "siyasal veya askeri casusluk" soruşturması kapsamında yeni bir aşamaya geçildi. Yürütülen soruşturma çerçevesinde, 2012-2018 yılları arasında MASAK Başkanı olarak görev yapmış olan Mürsel Ali Kaplan, İbrahim Hakkı Polat ve Osman Dereli savcıya ifade verdi. Başsavcılık, eski başkanların ifadelerinin 28 Eylül Pazartesi günü alınacağını daha önce kamuoyuna duyurmuştu. 6 şüpheli adliyeye sevk edildi Operasyonlar kapsamında gözaltına alınan 6 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından İstanbul Adliyesi'ne getirildi. Savcılık, şüphelilerden E.A., G.E., İ.A.A. ve Z.Y.'nin tutuklanmasını talep ederken, Z.Ö. ve M.Y.'nin adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasını isteyerek dosyayı sulh ceza hakimliğine sevk etti. Hazırlanan sevk yazısında şüphelilere "devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal casusluk amacıyla temin etme" suçlamasının yöneltildiği bildirildi. "PEP" sistemi ve usulsüz sorgulama iddiası Soruşturmanın merkezinde, MASAK'ın veri sistemlerinde yer alan ve siyasi nüfuz sahibi kişilerin bilgilerini koruma altına alan "PEP" sisteminin devre dışı bırakılması yer alıyor. Başsavcılığın paylaştığı bilgilere göre, bu koruma sistemi kapatıldıktan sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yakınları ve bazı bakanlar hakkında sorgulamalar gerçekleştirildi ve iddiaya göre yönetici log kayıtları tutulmadı. Sevk yazısında yer alan detaylara göre PEP sistemi, 4 Ağustos 2015 tarihinde dönemin MASAK Başkanı İbrahim Hakkı Polat'ın onayıyla devreye alındı. Sistem, 2 Eylül 2016'da ise yine dönemin MASAK Başkanı Osman Dereli'nin onayıyla kapatıldı ve bu durum personelden gizlendi. Yazıda, PEP kapsamındaki kişilerin en yoğun şekilde 2 Eylül 2016 ile 31 Aralık 2018 tarihleri arasında sorgulandığı kaydedildi. Yazılım şirketine FETÖ bağlantısı mercek altında Soruşturma dosyasında MASAK'ın EMİS yazılımını 2012'den bu yana geliştiren AGMLAB A.Ş. de titizlikle inceleniyor. Dosyaya göre, 20 Haziran 2012'den sonra kurumun bakım ihalesi doğrudan bu şirkete verildi. Şirketin ortakları arasında, FETÖ'nün sözde Deniz Kuvvetleri sivil imamı olduğu belirtilen ve Akıncı Üssü'nde yakalanan Hakan Çiçek'in de bulunduğu ifade edildi. Soruşturmada bu tür şirketlerin "stratejik kurumların yazılımlarına sızmak ve devletin hassas verilerine ulaşabilmek" amacıyla kurulduğu iddiası üzerinde duruluyor. Bakan Gürlek'ten kararlılık vurgusu Soruşturmanın ilk dalgası 25 Eylül'de İstanbul merkezli olmak üzere Ankara'yı da kapsayacak şekilde gerçekleştirilmişti. Adalet Bakanı Akın Gürlek o gün yaptığı açıklamada, toplam 22 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldığını duyurmuştu. Bakan Gürlek'in paylaştığı verilere göre, 5 şüpheli gözaltına alınırken, yurt dışında bulunduğu tespit edilen 16 şüpheli hakkında yakalama kararı çıkarıldı; 1 şüpheliyi yakalama çalışmaları ise devam ediyor. Öte yandan soruşturma kapsamında AGMLAB A.Ş. ve MRD A.Ş. şirketlerinin yönetimi kayyım olarak TMSF'ye devredildi. Gürlek açıklamasında, "Devletimizin mali istihbarat ağına yönelik casusluk faaliyeti yürütenler hukuk önünde hesap verecektir" ifadelerine yer vermişti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

72 milyon dolarlık vatandaşlık vurgununa darbe: 26 tutuklama ve şirketlere kayyım kararı Haber

72 milyon dolarlık vatandaşlık vurgununa darbe: 26 tutuklama ve şirketlere kayyım kararı

Sahte döviz girişi ve yüksek bedelli ekspertiz oyunları İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin yürüttüğü çalışmalar, mülk edinme yoluyla Türk vatandaşlığı kazanan yabancı uyrukluların işlemlerindeki şaibeleri gün yüzüne çıkardı. Tapu ve Kadastro Bölge Müdürlüğü kayıtları, bilirkişi raporları ve MASAK analizlerinin ortak değerlendirilmesiyle hazırlanan soruşturma dosyası, devasa bir usulsüzlüğü gözler önüne serdi. Yapılan incelemelerde, vatandaşlık hakkı elde edebilmek için yasal olarak zorunlu tutulan döviz girişinin fiiliyatta gerçekleşmediği anlaşıldı. Alım satım işlemlerinin, aracı şirketlerin ya da satıcıların kendi finansal kaynaklarıyla kağıt üzerinde yürütüldüğü saptandı. Süreç içerisinde gerçeğe aykırı ve yüksek bedelli ekspertiz raporları tanzim edilerek 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'na açıkça muhalefet edildiği ve yabancı uyruklulardan haksız menfaat temin edildiği tespit edildi. 1070 kişinin vatandaşlığı incelemede Yürütülen tahkikat neticesinde, yürütülen bu usulsüz işlemler zinciri sayesinde bin 70 yabancı uyruklu şahsın Türk vatandaşlığı elde ettiği belirlendi. Bu kapsamda gerçekleştirilmiş gibi gösterilen işlemlerin toplam değerinin 72 milyon 250 bin doları bulduğu, ancak bu rakamın gerçeği yansıtmadığı netleşti. Hukuka aykırı biçimde elde edilen bu vatandaşlıkların iptaline yönelik idari süreçlerin de ayrıca başlatıldığı kaydedildi. Elde edilen deliller doğrultusunda savcılık; "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve üye olma", "göçmen kaçakçılığı", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık" ve "belgede sahtecilik" suçlamalarıyla toplam 88 şüpheli hakkında yakalama kararı çıkardı. Binlerce taşınmaz ve şirkete el konuldu İstanbul merkezli olarak 13 ilde eş zamanlı biçimde gerçekleştirilen baskınlarda 74 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelilerin kullanımındaki 78 farklı konut ve iş yerinde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyale el konulurken, suç örgütünün mal varlığına yönelik büyüklük dikkat çekti. Operasyon çerçevesinde mahkeme kararıyla; 2 bin 11 taşınmaz mülk, Bağcılar ilçesinde bulunan 1 otel tesisi, 86 adet motorlu taşıt aracı, 2 adet yat, 42 ayrı banka hesabı, 30 adet anonim şirket güvenlik tedbiri olarak denetime alındı ve söz konusu ticari işletmelere kayyım atandı. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden 26'sı tutuklandı Emniyetteki sorgu ve ifade işlemleri tamamlanan 74 şüpheli geniş güvenlik önlemleri altında adliyeye sevk edildi. Hakim karşısına çıkan şüphelilerden 26'sı tutuklanarak cezaevine gönderilirken, kalan 48 şüpheli hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Özgür Özel'den madencilere destek: "Gücünüz Yıldızlar SSS Holding'e niye yetmiyor?" Haber

Özgür Özel'den madencilere destek: "Gücünüz Yıldızlar SSS Holding'e niye yetmiyor?"

Bakanlık önünde 16 gündür süren direniş Hakları ödenmediği gerekçesiyle Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde 16 gündür eylem yapan Bağımsız Maden İş üyesi madenciler, dünden itibaren bakanlık önünde kesintisiz 24 saatlik nöbet başlatmıştı. Madenciler, taleplerinin karşılanmaması durumunda Cumhurbaşkanlığı'na yürüyeceklerini duyururken, YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel eylem alanına giderek madencilere ve ailelerine destek ziyaretinde bulundu. Madencilerin direnişine destek vermek için orada bulunduklarını belirten Özel, "Maden işçilerinin ve ailelerinin göstermiş oldukları direnişe ilgi gösteren ve onların sesini Türkiye'ye duyuran basın mensuplarına teşekkür ediyoruz. Maden işçilerinin mücadelesine bir kez daha destek olmak için, onlara verilen sözler tutulmadığı için onlarla dayanışmak içni buradayız" dedi. Eylemin iki haftayı aşkın süredir devam ettiğini hatırlatan Özel, Parti Meclis üyeleri ve yerel yönetimden arkadaşlarının süreç boyunca sürekli iletişim halinde olduğunu, eşler ve çocukların da katılımıyla bakanlık önünde destek verdiklerini ifade etti. Geçmişte de siyasetin yoğun olduğu dönemlerde görüşme kaygılarının oluştuğunu ve sözler verildiğini belirten Özel, "Devlet söz verince inanıp dönüyorlar sonra o söz de tutulmuyor. Bu defalarca böyle sürdü" diyerek yaşanan mağduriyetlere dikkat çekti. Bağımsız Maden İş ve ailelerin mücadelesi sonucunda geçmişe dönük alacakların tahsil edilmesinin bir gerçeklik ve başarı olduğunu vurgulayan Özel, "Haramzade zihniyet yine madencinin lokmasının peşine düşüyor, ödememeye gayret ediyor. Onlar da haklarını almak için geri geldiler. Önceki mücadelenin başarısız olmasından değil başarılı olmasından ve alacaklarının ödenmemesi nedeniyle geri geldiler. Ayrıca bu mücadele diğer işçilere de ilham oluyor" ifadelerini kullandı. "Açık Emek Hırsızlığı Var, Hadi Kayyım Atayın" İktidarın farklı sektörlere yönelik kayyım atama ve el koyma politikalarını eleştiren Özel, Yıldızlar SSS Holding üzerinden şu sert tepkiyi gösterdi: "Bir anda bir sektörün tamamına kayyım atıyorlar, el koyuyorlar. Efendim şöyle şöyle iddialar var. Kardeşim burada iddia yok, açık emek hırsızlığı var. Her şeye kayyım atayanlar, şirketi kamulaştırırız diye dolaşanlar hadi bu Yıldızlar SSS Holding'e de kayyım atayın! Gücünüz bu holdinge niye yetmiyor sizin?" Ziyaretin sonunda Özgür Özel madencilerle birlikte yere baret vurdu. Alanı dolduran işçiler "Hakkımız olanı almaya geldik" sloganları atarken, ana muhalefet liderini "Güle güle dostlar, yine bekleriz" sözleriyle uğurladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.