SON DAKİKA

#Kıbrıs

HABER DEĞER - Kıbrıs haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kıbrıs haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Avrupa’da göçmen nüfusu rekor kırdı Haber

Avrupa’da göçmen nüfusu rekor kırdı

Centre for Research and Analysis on Migration tarafından yayımlanan rapora göre, Avrupa Birliği sınırları içinde yaşayan göçmen sayısı 2025 itibarıyla 64,2 milyona yükseldi. Raporda, bu sayının 2010 yılında yaklaşık 40 milyon olduğu hatırlatılarak, son 15 yılda göçmen nüfusunda dramatik bir artış yaşandığı vurgulandı. Almanya zirvede: 18 milyon göçmen yaşıyor Almanya, yaklaşık 18 milyon göçmenle Avrupa Birliği içinde en fazla yabancı uyruklu nüfusa sahip ülke olmaya devam etti. Rapora göre, Almanya’daki göçmenlerin yüzde 72’sini çalışma çağındaki nüfus oluşturuyor. Bu durum, göçmenlerin iş gücü piyasasındaki ağırlığını da ortaya koyuyor. Germany’nin ardından en yüksek göçmen nüfusuna sahip ülkeler arasında Fransa, İtalya ve İspanya yer alıyor. En hızlı artış İspanya’da Göçmen nüfusundaki en hızlı yükseliş ise İspanya’da yaşandı. Ülke, son bir yılda yaklaşık 700 bin yeni göçmen aldı ve toplam yabancı uyruklu nüfus 9,5 milyona çıktı. Uzmanlar, İspanya’daki artışın özellikle Latin Amerika ve Kuzey Afrika’dan gelen göç dalgasıyla bağlantılı olduğunu belirtiyor. Nüfusa oranla en fazla göçmen Lüksemburg, Malta ve Kıbrıs’ta Rapor, Avrupa’daki göç yükünün ülkeler arasında eşit dağılmadığını da ortaya koydu. Toplam sayı bakımından büyük ülkeler öne çıksa da, nüfusa oranla en fazla göçmen barındıran ülkeler Lüksemburg, Malta ve Kıbrıs oldu. Bu ülkelerde göçmen nüfusunun toplam nüfus içindeki payının, AB ortalamasının çok üzerinde olduğu belirtildi. Sığınma başvurularının büyük bölümü dört ülkeye yapılıyor Göçmen nüfusundaki dengesiz dağılım, iltica başvurularında da kendini gösterdi. Rapora göre, Avrupa Birliği’nde yapılan tüm sığınma başvurularının yaklaşık dörtte üçü yalnızca dört ülkeye yapıldı: İspanya, İtalya, Fransa ve Almanya. Uzmanlar, göçmen nüfusundaki hızlı artışın Avrupa’da hem iş gücü piyasasını hem de siyasal tartışmaları önümüzdeki yıllarda daha da fazla etkileyeceğini belirtiyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

“Türkiye artık güvenilir bir NATO müttefiki değil” Haber

“Türkiye artık güvenilir bir NATO müttefiki değil”

Türkiye’nin son yıllarda izlediği dış politika, Batı dünyasında giderek daha sert tartışmaların konusu haline geliyor. Uluslararası analizlerde Ankara’nın bölgesel gücünü artırma hamleleri, NATO ile ilişkileri ve Hamas ile bağlantıları üzerinden yeni bir “jeopolitik risk” olarak tanımlanıyor. Türkiye “yeni İran mı?” tartışması yeniden gündemde Batı merkezli analizlerde, İran’ın bölgedeki etkisinin zayıfladığı bir dönemde Türkiye’nin yeni bir güç odağı olarak öne çıktığına dikkat çekiliyor. Bu değerlendirmelerde Türkiye’nin İran’la birebir aynı olmadığı vurgulansa da, izlediği politikaların Batı çıkarlarıyla giderek daha fazla çeliştiği ifade ediliyor. Analize göre Türkiye’nin ideolojik olarak İran’dan farklı olması, yarattığı stratejik sonuçları değiştirmiyor. Asıl tartışma, Ankara’nın NATO ve ABD’nin güvenlik çıkarlarını zayıflatıp zayıflatmadığı üzerine yoğunlaşıyor. Kıbrıs’taki askeri hamle “gerilimi tırmandırdı” Türkiye’nin Mart ayında Kıbrıs’ın kuzeyine Amerikan yapımı F-16 savaş uçakları konuşlandırması, analizde “önemli bir askeri tırmanış” olarak değerlendirildi. Bu adımın yalnızca bölgesel güç gösterisi değil, aynı zamanda İsrail’e yönelik dolaylı bir mesaj olduğu ifade ediliyor. Söz konusu hamlenin, tartışmalı bir bölgede askeri varlığı artırması nedeniyle uluslararası hukuk ve ittifak dengeleri açısından da tartışma yarattığı belirtiliyor. Hamas ile ilişkiler en kritik başlıklardan biri Analizde en sert eleştirilerden biri Türkiye’nin Hamas ile ilişkilerine yöneltiliyor. Ankara’nın bu ilişkiyi yalnızca siyasi destekle sınırlı tutmadığı, örgütün Türkiye’de faaliyet yürütmesine imkân tanıdığı iddia ediliyor. Türkiye’nin Hamas’a yönelik tutumu, NATO üyesi bir ülkenin ABD tarafından “terör örgütü” olarak tanımlanan bir yapıyla yakın ilişkiler kurması açısından Batı’da ciddi bir güvenlik sorunu olarak değerlendiriliyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Hamas’ı terör örgütü olarak görmemesi de bu tartışmanın merkezinde yer alıyor. S-400 krizi ve NATO ile çelişen politikalar Türkiye’nin Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi satın alması, analizde NATO ile yaşanan en büyük kırılmalardan biri olarak öne çıkıyor. Bu kararın, ABD’nin F-35 programını riske attığı ve Türkiye’nin programdan çıkarılmasına yol açtığı hatırlatılıyor. Ankara’nın hem Batı savunma sistemlerine entegre olmak istemesi hem de Rusya ile askeri iş birliklerini sürdürmesi, “çelişkili ve riskli bir strateji” olarak tanımlanıyor. Rusya-Ukrayna savaşında “çifte politika” eleştirisi Türkiye’nin Ukrayna’ya insansız hava araçları satarken, aynı zamanda Rusya’ya yönelik yaptırımlara katılmaması da analizde eleştirilen başlıklar arasında yer alıyor. Ankara’nın Rusya ile ekonomik ilişkilerini sürdürmesi ve finansal akışlara alan açması, NATO’nun ortak tutumuyla uyumsuz bir yaklaşım olarak değerlendiriliyor. Doğu Akdeniz ve bölgesel güç hedefi Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de deniz yetki alanlarını genişletme girişimleri ile Afrika Boynuzu, Suriye ve Katar’daki askeri varlığını artırması, analizde “bölgesel hegemonya arayışı” olarak yorumlanıyor. Bu çerçevede Türkiye’nin yalnızca savunma değil, aynı zamanda etki alanını genişletmeye yönelik aktif bir dış politika izlediği belirtiliyor. “Sorun Türkiye’yi yanlış tanımlamak değil, görmezden gelmek” Analizin sonuç bölümünde, Türkiye’nin birebir “yeni İran” olmadığı ancak artık klasik bir NATO müttefiki gibi davranmadığı vurgulanıyor. Asıl riskin Türkiye’yi abartmak değil, aksine değişen dış politika yönelimini görmezden gelmek olduğu ifade ediliyor. Batı’nın Ankara’ya yönelik yaklaşımını yeniden değerlendirmesi gerektiği dile getiriliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist HABER: Ferhat ÖZMEN

10 gündür kayıptı, Müge Anlı’da ortaya çıktı: Ece’den ailesine ağır suçlamalar Haber

10 gündür kayıptı, Müge Anlı’da ortaya çıktı: Ece’den ailesine ağır suçlamalar

Kıbrıs’ta üniversite son sınıf öğrencisi olan 23 yaşındaki Ece Küçükdoğanlı, 27 Şubat’tan bu yana kendisinden haber alınamadığı için ailesi tarafından aranıyordu. Evden hiçbir eşyasını almadan ayrılan genç kadının bulunması için ailesi televizyon programı Müge Anlı ile Tatlı Serte başvurdu. Günler süren arayışın ardından Ece’nin yerinin tespit edilmesiyle programda dikkat çeken bir yüzleşme yaşandı. Yaşça büyük biriyle birlikte olduğu ortaya çıktı Program sırasında İzmir’den bağlanan Safure isimli bir kadın, Ece’nin 36 yaşındaki oğlu Aykut ile birlikte olduğunu iddia etti. Yapılan araştırmalar sonucunda Ece’nin depo sorumlusu olarak çalışan Aykut ile internet üzerinden oynanan bir oyun aracılığıyla tanıştığı ortaya çıktı. Canlı yayına bağlanan Ece Küçükdoğanlı ise kayıp olmadığını belirterek, kendi isteğiyle evden ayrıldığını söyledi. Canlı yayında gergin yüzleşme Programın ilerleyen bölümünde genç kadın ailesiyle yüzleşmek için stüdyoya çıktı. Kızlarını görür görmez sarılmak isteyen anne ve babasına mesafe koyan Ece’nin açıklamaları stüdyoda gerginliğe yol açtı. Ece Küçükdoğanlı, yıllarca babasından şiddet gördüğünü ve annesinin de “polis duymasın, komşu duymasın” diyerek bu duruma sessiz kaldığını iddia etti. Baba iddiaları reddetti Genç kadının babası ise canlı yayında bu suçlamaları kesin bir dille reddetti. Baba, kızına şiddet uygulamadığını söyleyerek, “Dövdüysem ellerim kırılsın” ifadeleriyle kendini savundu. Evlilik açıklaması tartışma yarattı Program sırasında stüdyoya gelen Aykut ise Ece ile birlikte olduklarını ve genç kadını “nikahına almak istediğini” söyledi. Bu açıklama hem aile hem de program sunucusu Müge Anlı tarafından eleştirildi. Ece ise ailesinin kendisine baskı yaptığını, eğitim hayatını da tehdit unsuru olarak kullandığını iddia etti. Aile ise genç kadının tam burslu okuduğunu ve eğitimini tamamlaması gerektiğini belirterek evlilik kararına şu aşamada karşı olduklarını dile getirdi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Dışişleri’nden Ege Adaları mesajı: Oldubittilere izin vermeyeceğiz! Haber

Dışişleri’nden Ege Adaları mesajı: Oldubittilere izin vermeyeceğiz!

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, Ege Adaları’nın silahsızlandırılmış statüsüne ilişkin son günlerde yapılan açıklamalar hakkında değerlendirmede bulundu. Keçeli, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada bazı çevrelerin iddialarını “gayriciddi, talihsiz ve zamansız” olarak nitelendirdi. Keçeli, 1923 Lozan Barış Antlaşması ve 1947 Paris Barış Antlaşması çerçevesinde Doğu Ege Adaları ile Oniki Adalar’ın gayriaskeri statüsünün uluslararası hukuk açısından açık ve tartışmaya kapalı olduğunu belirtti. “Mesnetsiz iddialar” Açıklamada, bölgede yaşanan gelişmeleri fırsat bilerek Türkiye ile NATO müttefiki Yunanistan arasındaki ilişkileri germeye çalışan bazı çevrelerin yeni bir “oldubitti girişimi” içinde olduğunun görüldüğü ifade edildi. Keçeli, Türkiye’yi revizyonizmle suçlayan çevrelerin uluslararası hukuka aykırı şekilde atacakları adımların “yok hükmünde” olacağını vurguladı. KKTC vurgusu Açıklamada ayrıca Kıbrıs meselesine de değinildi. Kıbrıslı Türklerin güvenliğinin Türkiye’nin garantörlüğü ve desteğiyle sağlandığı belirtilerek şu ifadeler kullanıldı: “Kıbrıslı Türkler ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Anavatan ve Garantör Türkiye’nin desteğiyle kendi güvenliğini sağlamaya muktedirdir.” “Sağduyu çağrısı” Keçeli açıklamasının sonunda, Türkiye aleyhine dezenformasyon yapıldığını savunan çevrelere seslenerek şu mesajı verdi: “Oldubittilere izin vermeyeceğimizi bir kez daha hatırlatıyor, herkesi sağduyuya davet ediyoruz.” Dışişleri Bakanlığı, Türkiye’nin bölgede barış ve istikrarın korunmasına bağlılığını sürdürdüğünü de vurguladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Sevgililer Günü sürprizi: THY’den çiftlere yüzde 40’a varan uçuş indirimi Haber

Sevgililer Günü sürprizi: THY’den çiftlere yüzde 40’a varan uçuş indirimi

Türk Hava Yolları, Sevgililer Günü kapsamında iki yetişkin yolcunun aynı rezervasyonda yer alması şartıyla yurt dışı uçuşlarında yüzde 40’a varan indirim sağlayan kampanyayı duyurdu. “TK1402” promosyon kodu ile geçerli olan kampanya, sınırlı süreyle satışa sunuldu. Kampanya belirli tarihler için geçerli olacak Uygulamanın, 10–14 Şubat 2026 tarihleri arasında satın alınan ve 10 Şubat–20 Mart 2026 arasında planlanan seyahatleri kapsadığı bildirildi. Kampanya Türkiye çıkışlı gidiş-dönüş Economy ve Business Class tarifeli seferlerde uygulanacak. Bazı hatlarda tarih kısıtlaması bulunuyor Orta Doğu bölgesi ile Kıbrıs çıkışlı uçuşlarda 10–18 Şubat tarihleri arasında, aynı bölgelere varışlı uçuşlarda ise 17–20 Mart tarihlerinde kampanyanın geçerli olmayacağı açıklandı. İndirim yalnızca iki yetişkin yolcu için geçerli Toplam bilet tutarı üzerinden en fazla yüzde 40 indirim uygulanırken hesaplama yalnızca baz ücret üzerinden yapılacak; havalimanı vergileri ve ek harçlar kampanyaya dahil edilmeyecek. İndirimin görülebilmesi için ödeme aşamasında promosyon kodunun girilmesi gerekiyor. Satışlar resmi kanallar üzerinden yapılacak Kampanyadan Türk Hava Yolları’nın internet sitesi, mobil uygulaması, satış ofisleri ve çağrı merkezi aracılığıyla yararlanılabilecek. Değişiklik ve iptal işlemlerinde ücret sınıfı kurallarının geçerli olacağı, indirimin sonradan düzenlenen biletlere yansıtılmayacağı belirtildi. Şirket kampanya koşullarında değişiklik yapabilecek Hava yolu şirketinin kampanya şartlarını değiştirme ya da uygulamayı iptal etme hakkını saklı tuttuğu da duyuruda yer aldı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

TÜRSAB Güney Marmara BTK'dan Kıbrıs'ta yoğun katılımlı 'Otel Info' programı Haber

TÜRSAB Güney Marmara BTK'dan Kıbrıs'ta yoğun katılımlı 'Otel Info' programı

TÜRSAB ve Puzzle Travel, 8-12 Şubat’ta KKTC’de otel info programı düzenledi. 30’dan fazla acente temsilcisi, Girne, Bafra ve Gazimağusa’daki tesisleri inceledi. TÜRSAB yetkilileri de programa katıldı. Tatil planlayanlara, TÜRSAB kaydı olan acentelerden rezervasyon yapmaları uyarısı yapıldı. TÜRSAB Güney Marmara Bölgesel Temsil Kurulu (BTK), Puzzle Travel öncülüğünde 8–12 Şubat tarihleri arasında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde kapsamlı bir otel info programı gerçekleştirdi. TÜRSAB’ın duyuruları ve katılımcı acentelerin yoğun talebi doğrultusunda organize edilen programa 30’dan fazla acente temsilcisi katıldı. 5 gün süren program boyunca sektör temsilcileri, Kıbrıs’ın önde gelen tesislerini yerinde inceleme, hizmet konseptlerini deneyimleme ve tesis yöneticilerinden detaylı bilgi alma fırsatı buldu. Girne, Bafra ve Gazimağusa bölgelerinde gerçekleştirilen ziyaretlerde teknik incelemeler, sunumlar, öğle yemekli info toplantıları ve gala organizasyonları düzenlendi. Program kapsamında Girne bölgesinde Limak, Concorde Luxury, Merit Royal Gardens, Merit Royal Diamond, Merit Royal, Merit Royal Premium, Kaya Palazzo Girne, Merit Park, Les Ambassadeurs, Chamada Girne, Dome Hotel, Lords Palace, Grand Pasha, Vuni Palace, Pia Bella Hotel ve La Terrazza Hotel ziyaret edildi. Bafra’da Kaya Artemis ve Nuhun Gemisi otellerinde incelemeler yapılırken; Gazimağusa ve çevresinde Salamis Bay Conti Otel, Arkın Palm Beach, Cratos Premium, Mc Palace Hotel, Acapulco ve Lexsus gibi tesislerde info programları gerçekleştirildi. Program kapsamında ayrıca Kapalı Maraş da ziyaret edilerek bölgenin turizm potansiyeli yerinde gözlemlendi. Organizasyonda TÜRSAB’ı temsilen Başkan Engin Balta, Genel Sekreter Ömer Aydoğdu, Başkan Yardımcısı Gülşen Erice ve Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim Sevinç yer aldı. Puzzle Travel adına ise Uğur Şahin, organizasyonun saha koordinasyonunu üstlendi. Programa Serkan Rodop, Çağlar Ergin, Tuğçe Özten Ergin, Sena Katı, Aygen Vatansever, Serkan Gümüş, Mahmut Can Vural, Koray Sevinç, Bengi Sevinç, Abdülkadir Perk, Halil Ceylan, Ahmet Tetik, Hüseyin Salih, Ayşe İrem Karacaoğlu, Elvan Cemre Yıldırım, Muhammed Eren Turul, İlkay Molla, Hüseyin Bayrak, Nuri Çalışkan, Veli Uz, İbrahim Sevinç, Mesut Budak, Mesut Metinkaya, Ergün Turba, Gülşen Erice, Uğur Erice, Mustafa Gümüşoğlu, Nur Efsan Gümüşoğlu, Ender Çetin, Ezgi Çetin, Engin Balta ve Ömer Aydoğdu gibi çok sayıda turizm profesyoneli katıldı. Programı ayrıca gazeteci Yüksel Baysal da takip ederek sektör buluşmasını yerinde izledi. TATİL PLANI YAPACAKLARA ÖNEMLİ UYARILAR Yetkililer, tatil ve tur planı yapmayı düşünen vatandaşlara da önemli uyarılarda bulundu. Özellikle yaz sezonu yaklaşırken, tatilcilerin rezervasyon yapmadan önce seyahat acentesinin TÜRSAB’a kayıtlı olup olmadığını kontrol etmeleri, sözleşme ve ödeme belgelerini mutlaka almaları gerektiği vurgulandı. Uzmanlar, sosyal medya üzerinden yapılan kontrolsüz satışlara ve kayıt dışı organizasyonlara karşı dikkatli olunması gerektiğinin altını çizdi. Paket tur sözleşmesi, iptal–iade şartları, sigorta kapsamı ve transfer detaylarının net şekilde öğrenilmesi, olası mağduriyetlerin önüne geçilmesi açısından kritik önem taşıdığı vurgulandı. Tatil planlarının yetkili seyahat acenteleri aracılığıyla yapılmasının hem hukuki güvence hem de operasyonel güvenlik sağladığı belirtilirken, toplu alım gücü sayesinde acentelerin çoğu zaman bireysel rezervasyonlara kıyasla daha avantajlı fiyatlar sunabildiği ifade edildi. Ulaşım, transfer, konaklama ve rehberlik hizmetlerinin tek çatı altında organize edilmesi, tatilciler için hem maliyet avantajı hem de süreç yönetiminde kolaylık sağlıyor. Gerçekleştirilen Kıbrıs info programının da bu bilinçle, acentelerin ürün bilgilerini güçlendirmeyi ve tüketicilere daha güvenli, şeffaf ve avantajlı tatil seçenekleri sunmayı amaçladığı belirtildi.

Seçim sonrası gerilim: Cübbeli Ahmet’ten Ersin Tatar’a dua ettiğime pişmanım çıkışı Haber

Seçim sonrası gerilim: Cübbeli Ahmet’ten Ersin Tatar’a dua ettiğime pişmanım çıkışı

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde 19 Ekim’de yapılan cumhurbaşkanlığı seçiminin yankıları sürerken, seçim sonuçları bu kez siyaset-din ekseninde bir polemiğe sahne oldu. Eski Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın, seçim öncesi paylaşılan bir dua videosunun kendisine oy kaybettirdiğini söylemesi üzerine Cübbeli Ahmet’ten sert bir karşılık geldi. “Seçimi kazanan belli, tartışma yeni başladı.” Seçimi Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Başkanı Tufan Erhürman yüzde 63 oyla kazanırken, yüzde 35’te kalan Ersin Tatar’ın değerlendirmeleri kamuoyunda tartışma yarattı. Tatar, Türkiye’den gazetecilerle yaptığı görüşmede, seçim öncesi yayılan dua videosuna atıf yaparak “Bu halk öyle şeyleri yemez. O video bana yüzde 5 oy kaybettirdi” ifadelerini kullandı. “Görüştüğümü hatırlamıyorum” çıkışı polemiği büyüttü. Tatar, Cübbeli Ahmet’le görüştüğünü hatırlamadığını ve kendisinden dua talep etmediğini savunarak, videonun kendisinin bilgisi dışında yayıldığını ileri sürdü. Bu açıklama, karşı cepheden daha sert bir yanıtı beraberinde getirdi. “Dua istendi, ben de ettim; pişmanım.” Cübbeli Ahmet, Tatar’la birkaç kez görüştüklerini ve görüntülü bir görüşmede dua talep edildiğini söyleyerek, “Ne bileydim böyle itikatsız olduğunu? Sonradan duyduklarım üzerine dua ettiğime pişman oldum” dedi. Ayrıca Tatar’ın eşinin Kıbrıs’ta okuyan başörtülü öğrencilere yönelik sözlerini duyduğunu belirterek eleştirilerini artırdı. “Kaydı paylaştı, mesajı sertleştirdi.” Cübbeli Ahmet, söz konusu görüntülü görüşmenin kaydını sosyal medya hesabından paylaşarak, “Madem kaybetmeni bana bağlıyorsun, demek ki bu kayıp faydalıymış” ifadelerini kullandı. Paylaşım, polemiği sosyal medyada da gündemin üst sıralarına taşıdı. Seçim sonuçlarının ardından başlayan tartışma, KKTC’de siyasal sorumluluk, inanç söylemi ve kamuoyu algısı ekseninde yeni bir tartışma başlığı açtı. Tarafların açıklamaları, seçim yenilgisinin nedenleri kadar kullanılan dilin de kamuoyunda nasıl yankı bulduğunu bir kez daha gösterdi.

Bahçeli’den çarpıcı çıkış: KKTC Türkiye’ye katılmalı, 82’nci il olmalı! Haber

Bahçeli’den çarpıcı çıkış: KKTC Türkiye’ye katılmalı, 82’nci il olmalı!

Kıbrıs vurgusu: “Bu dava ecdadımızın alın teriyle yazılmıştır” Konuşmasına Türkiye’nin geleceğine ve milli birlik anlayışına dair değerlendirmelerle başlayan Bahçeli, Kıbrıs meselesine “milli bir dava” olarak yaklaştıklarını vurguladı. Bahçeli, “Kıbrıs, ecdadımızın alın teri, göz nuru, gönül suru, hatıra ve hafıza yurdudur. Bu haklı ve hakikatli davadan geri dönüş yoktur.” diyerek, Kıbrıs’ta federasyon fikrinin Türkiye açısından kabul edilemez olduğunu belirtti. “Kıbrıs Türk’tür, Türk’ün öz vatanıdır. Federasyon tez ve tekliflerinin geçerliliği ve geleceği kesinlikle yoktur. Kıbrıs milli davamızdır. Bu haklı davadan dönülmesi asla söz konusu olamaz.” Seçim sonuçlarına eleştiri: “Bu katılım Kıbrıs Türkü’nü temsil edemez” Bahçeli, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde geçtiğimiz pazar günü yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerini de değerlendirdi. Cumhuriyetçi Türk Partisi lideri Tufan Erhürman’ın %62,8 oyla seçimi kazanmasına değinen Bahçeli, “Seçim sonuçları çok düşük katılımla gerçekleşmiştir. Kıbrıs Türkü’nün kaderi, bu katılımla temsil edilemez.” ifadelerini kullandı. Bahçeli, KKTC Meclisi’nin vakit kaybetmeden toplanması gerektiğini belirterek şu çağrıyı yaptı: “Seçim sonucu açıklanmış olsa dahi, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Parlamentosu acilen toplanmalı; seçim sonuçları ve federasyona dönüşün kabul edilemeyeceğini ilan etmeli ve Türkiye Cumhuriyeti’ne katılma kararı almalıdır.” “82’nci il KKTC olmalı” çıkışı büyük yankı uyandırdı Bahçeli’nin konuşmasında en dikkat çeken cümle, “81 Düzce’den sonra 82’nin KKTC olması artık hayat memat meselesidir” sözleri oldu. Bu ifade, hem Türkiye kamuoyunda hem de uluslararası basında tartışma yaratacak nitelikte değerlendirildi. MHP lideri, Kıbrıs’ta iki devletli çözüm vizyonuna vurgu yaparak, Meclis’te kabul edilen “egemen eşitliğe dayalı çözüm” kararını da destekledi: “Cumhuriyet Meclisi’nin iradesi federasyon değil; iki devletli çözüm yönündedir. Bizim görüşümüz de aynıdır. KKTC’nin Türkiye’ye katılması bölgesel barışın da teminatı olacaktır.” “Cumhur İttifakı’nda çatlama yok” mesajı Konuşmasının ilerleyen bölümünde Cumhur İttifakı içindeki birliktelik tartışmalarına da değinen Bahçeli, son dönemde dillendirilen “çatlak” iddialarını kesin bir dille yalanladı: “Cumhur İttifakı’nda çatı uçtu, vazo çatladı diyenler boşuna heveslenmesin. Türkiye güvenli, huzurlu ve refah dolu günlere ulaşıncaya kadar bu birlik devam edecektir. Çatlama, patlama, uçma yoktur; sadece mücadele vardır.” Atatürk’ten alıntıyla mesaj: “Hakikati söylemekten vazgeçmeyeceğiz” Bahçeli, konuşmasında Mustafa Kemal Atatürk’ün “Hakikati arayan, onu buldukça da söylemeye cüret eden insanlar olmalıyız” sözünü hatırlatarak, “Bizim siyasetimiz hakikat üzerinedir. Hakikat neredeyse biz oradayız.” dedi. MHP lideri, millî birlik, inanç, fazilet ve ülkü ahlakının rehberliğinde siyaset yürüttüklerini vurguladı ve “Kim rahatsız olursa olsun, hakikati söylemekten vazgeçmeyeceğiz” ifadeleriyle konuşmasını sürdürdü. Kıbrıs çıkışının yankıları Bahçeli’nin “KKTC Türkiye’ye katılmalı” çağrısı, hem Türkiye siyasetinde hem de Kıbrıs’ta geniş yankı buldu. Siyaset yorumcuları, bu çıkışın Kıbrıs’ta iki devletli çözüm politikasını destekleyen bir adım olarak görülse de, uluslararası hukuk açısından tartışmalı olabileceğini ifade ediyor. Bahçeli’nin önerisinin, önümüzdeki günlerde Ankara-Lefkoşa hattında diplomatik yansımalar yaratması bekleniyor. Devlet Bahçeli’nin bugünkü grup konuşması, yalnızca bir siyasi mesaj değil, Kıbrıs meselesinde yeni bir stratejik çıkış olarak değerlendiriliyor. “Kıbrıs Türk’tür, Türk’ün öz vatanıdır. KKTC Türkiye’ye katılmalıdır. 82’nci il KKTC olmalıdır.” sözleri, MHP’nin hem milli kimlik hem de dış politika duruşunu yeniden gündemin merkezine taşıdı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.