SON DAKİKA

#Kktc

HABER DEĞER - Kktc haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kktc haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

KKTC'deki gemi faciasında özel ekip devreye girdi Haber

KKTC'deki gemi faciasında özel ekip devreye girdi

Derin su uzmanı özel ekip görevlendirildi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel, Girne açıklarında meydana gelen gemi kazasının ardından kaybolan kişilere ulaşmak için yürütülen arama kurtarma çalışmalarına yeni bir boyut kazandırıldığını duyurdu. Mevcut çalışmalara ek olarak, derin su aramalarında uzman ve gerekli yüksek teknik kapasiteye sahip özel bir şirketin de süreçte yetkilendirildiğini belirten Üstel, "Bu kapsamda teknik ve operasyonel hazırlıklar başladı. Bundan sonraki süreç, ilgili kurumların koordinasyonunda ve belirlenen yol haritası doğrultusunda devam edecektir" ifadelerini kullandı. Başbakan Üstel, Türk Deniz Kuvvetlerine bağlı askeri gemilerin arama çalışmalarını ilk andan itibaren aralıksız sürdürdüğüne dikkat çekerek, bu süreçte büyük özveri gösteren tüm arama kurtarma personeline teşekkür etti. Facianın arka planı KKTC'deki Girne Limanı ile Mersin'deki Taşucu Limanı arasında sefer yapan "Filo Jet" isimli yüksek hızlı yolcu gemisi, 30 Ağustos Pazar günü öğle saatlerinde Girne'den hareket ettikten kısa süre sonra ön kısmından su almaya başlamış, limana geri dönmeye çalıştığı sırada batmıştı. Toplam 267 yolcu ve mürettebatın bulunduğu kazada 239 kişi sağ olarak kurtarılmıştı. Batan geminin enkazının Girne açıklarında 554 metre derinlikte tespit edildiği açıklanırken, kayıp durumdaki 14 kişiye ulaşılması için başlatılan kritik çalışmalar aralıksız devam ediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

KKTC Başbakanı Üstel'den gemi kazası sonrası Ankara'da kritik temasları Haber

KKTC Başbakanı Üstel'den gemi kazası sonrası Ankara'da kritik temasları

Ankara'da kritik gemi kazası görüşmeleri Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel, 30 Ağustos'ta Girne açıklarında meydana gelen gemi kazasının ardından yürütülen arama kurtarma ve adli süreçler kapsamında resmi temaslarda bulunmak üzere Ankara'ya geldi. Ziyaret çerçevesinde ilk olarak Adalet Bakanı Akın Gürlek ile bir araya gelen Başbakan Üstel'e görüşmede heyeti eşlik ederken, toplantıda Adalet Bakan Yardımcısı Burak Ceyhan ile ilgili birim amirleri de yer aldı. Görüşmenin ana gündem maddesini kazanın ardından kayıp şahıslara ulaşmak için yürütülen çalışmalar oluşturdu. KKTC'nin öncelikli hedefinin kayıplara en kısa sürede ulaşmak olduğunu vurgulayan Üstel, Türkiye ile tam bir iş birliği içerisinde mevcut imkanların güçlendirildiğini ve her türlü ilave kapasitenin devreye sokulduğunu ifade etti. Adalet Bakanı Akın Gürlek ise Türkiye'nin KKTC'ye her alanda destek vermeyi sürdüreceğini belirterek, kaza ile ilgili adli süreçlerin bakanlık birimleri tarafından yakından ve hassasiyetle takip edildiğini kaydetti. Milli Savunma Bakanı Güler ile kapalı görüşme Adalet Bakanlığı'ndaki temaslarının ardından çalışmalarına devam eden KKTC Başbakanı Ünal Üstel, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ile de bir araya geldi. Milli Savunma Bakanlığı'nda gerçekleştirilen görüşme basına kapalı olarak yapıldı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman'dan Girne gemi faciası hakkında açıklama Haber

KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman'dan Girne gemi faciası hakkında açıklama

"Acımız kelimelerle anlatılamayacak kadar büyük" Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Girne açıklarında meydana gelen ve büyük üzüntü yaratan gemi faciasının ardından yazılı bir açıklama yayımladı. Yaşanan felaketin ardından duyduğu üzüntüyü dile getiren Erhürman, acılarının kelimelerle anlatılamayacak kadar büyük olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "Yakınlarını kaybedenlere başsağlığı, henüz ulaşamadığımız insanlarımızın ailelerine sabır, sahada cansiperane çaba gösteren görevlilerimize kolaylıklar diliyorum. Hepimizin başı sağ olsun." "Gelişmeler kamuoyuyla kesintisiz paylaşılacak" Açıklamasında kazanın tüm yönleriyle aydınlatılacağının altını çizen Cumhurbaşkanı Erhürman, süreçle ilgili 'hata, ihmal, yanlış ve kusur ne varsa ortaya çıkarılaccağının' vurgusunu yaparak kararlılık mesajı verdi. Erhürman, soruşturma sürecine dair tüm gelişmelerin kamuoyu ile şeffaf bir şekilde kesintisiz olarak paylaşılacağını aktardı. Bölgede devam eden faaliyetlere de değinen Erhürman, kayıp kişilere ulaşmak için ekiplerin yoğun bir mesai harcadığını belirterek, "Arama kurtarma çalışmaları aralıksız devam ediyor. Son ana kadar da aralıksız devam edecek" diyerek çalışmaların kesintisiz süreceğini vurguladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Girne feribot faciasında gerçekten ihmal mi vardı? Haber

Girne feribot faciasında gerçekten ihmal mi vardı?

Arama kurtarma çalışmaları Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Girne kentinden Mersin’in Taşucu Limanı’na sefer yapmak üzere hareket eden Türk yolcu gemisi Filojet, Girne açıklarında alabora oldu. Toplam 259 yolcu ile 8 mürettebat olmak üzere 267 kişinin bulunduğu gemiden 241 kişi sağ olarak kurtarılırken, 8 kişinin cansız bedenine ulaşıldı. Kayıp olduğu bildirilen 18 kişiyi aramak için gece boyu süren çalışmalar, yeni günün ilk ışıklarıyla birlikte hava ve deniz unsurlarının desteğiyle yeniden yoğunlaştırıldı. Geminin, Girne Limanı’ndan ayrıldıktan yaklaşık 4 mil (7 kilometre) sonra su almaya başladığı öğrenildi. Cumartesi günü yapılması planlanan ancak kötü hava koşulları nedeniyle bir gün ertelenen seferde, su alan geminin alabora olmasıyla birlikte bazı yolcular denize atlarken bazıları da su yüzeyinde kalan bölümlerde yardım bekledi. Kaptanın acil durum çağrısı üzerine Türkiye ve KKTC'den yönlendirilen ekiplerin yanı sıra bölgedeki diğer tekneler de kurtarma çalışmalarına destek verdi. Olayın ardından KKTC'de kriz masası oluşturulurken, 3 günlük ulusal yas ilan edildi. Soruşturma kapsamındaki ihmal iddiaları KKTC Polis Genel Müdürlüğü tarafından başlatılan adli soruşturma kapsamında geminin kaptanı ile 7 mürettebat gözaltına alındı. KKTC tarihinin en büyük deniz kazası olarak kayıtlara geçen olayda, NTV Temsilcisi Selim Sayarı’nın aktardığına göre Liman Başkanlığı’nın fırtınanın ardından denizde “ölü dalgaların” bulunduğu riskli bir dönemde geminin sefere çıkmasına nasıl izin verdiği araştırılıyor. Soruşturma dosyasında ayrıca yolcuların geminin su aldığını ve geri dönülmesi yönündeki uyarılarına rağmen kaptanın seferi sürdürmekte ısrar etmesi, kaza sırasında kapıların yolcuların üzerine kilitlendiği, bazı kişilere can yeleği verilmediği ve bu konuda gerekli girişimlerin yapılmadığı iddiaları titizlikle inceleniyor. Bununla birlikte, can salının gemiye sabitlenmiş olması nedeniyle yolcu tahliyesinin gerçekleştirilemediği yönündeki iddialar ile kaptanın gemiyi terk ederek kaçtığına ilişkin yolcu ifadeleri de adli birimler tarafından değerlendirilen başlıca konular arasında yer alıyor. Öte yandan, 26 yaşında ve katamaran tipinde olduğu belirtilen Filojet’in teknik yeterliliği de mercek altına alındı. Geminin sicilinde 2 deniz kazası bulunduğu ve yaklaşık 4 yıl boyunca limanda atıl vaziyette beklediği bilgisi paylaşıldı. Ayrıca kaza anından kısa süre önce geminin yüksek hızla ilerlediği ve pruvasında patlamaya benzer bir olay yaşandığına dair yolcu beyanları da değerlendirmeye alındı. KKTC Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, batan geminin deniz tabanına 514 metre derinlikte oturduğunu açıklayarak, bu derinlikte arama yapabilecek tam donanımlı bir gemi ile dalgıçların Türkiye’den bölgeye sevk edileceğini bildirdi. KKTC Başbakanı Ünal Üstel ise Geminin neden bir anda su almaya başlayıp alabora olduğunu teknik ekipler araştırıyor. Bu konuyla ilgili bir soruşturma başlattık. Neden gemi limandan 15-20 dakika ayrıldıktan sonra su almaya başladı. Esas nedeni nedir gemideki kara kutu ortaya çıkıp açıldıktan sonra net bilgilere ulaşmış olacağız” ifdelerini kullandı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Yunan askerinden ırkçılık itirafı: Türklere hakaret etmeye zorlanmış Haber

Yunan askerinden ırkçılık itirafı: Türklere hakaret etmeye zorlanmış

ELDYK'te görev yapan Nestor Bessios adlı asker, Yunan gazetesine gönderdiği mektuplarda, eğitimler sırasında Türklere yönelik ırkçı ve ağır hakaret içeren sloganların askerlere zorunlu tutulduğunu açıkladı. Komuta kademesi sessiz kaldı Bessios, taburdaki bu nefret söylemlerinin komuta kademesi tarafından bilindiğini ancak yapılan tüm şikayetlere rağmen hiçbir disiplin süreci işletilmediğini vurguladı. Bu ırkçı yaklaşımın halklar arasındaki nefreti körüklediğini belirten eski asker, durumun askeri disipline de zarar verdiğini ifade etti. KKTC'li siyasetçilerden sert tepki Yunanistan ve GKRY makamları iddialar karşısında sessizliğini korurken, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nden (KKTC) siyasiler yaşananlara büyük tepki gösterdi. Ulusal Birlik Partisi (UBP) Milletvekili Yasemin Öztürk, Rum-Yunan ikilisinin Türklere yönelik kin ve nefretinden asla vazgeçmeyeceğinin bu olayla bir kez daha kanıtlandığını belirterek, "Geçmişte Kıbrıslı Türklere yönelik sistematik yok etme politikası uygulayan Rum-Yunan ikilisinin, gelecekte de Türklere yönelik kin ve nefretlerinden vazgeçmeyeceğinin en büyük delili, Kıbrıs'taki Yunanistan'a ait askeri kışlada yapılanlardır" dedi. Zorlu Töre: "Türk düşmanlığı devlet politikası haline getirildi" UBP Milletvekili Zorlu Töre de yaşananların münferit bir olay olarak değerlendirilemeyeceğini vurguladı. Rum yönetiminin Yunanistan ve İsrail ile kurduğu askeri ittifakların yarattığı şımarıklıkla ırkçı söylemleri devlet politikası haline getirdiğini belirten Töre, "Kıbrıs'ın güneyinden Rum papazların Türk bayraklarına atış yaptığına dair bilgiler alıyoruz. Türk karşıtlığı pompalanıyor ve ırkçı bir zihniyet besleniyor. Bu durum karşısında her zaman teyakkuz halinde olmalıyız. Devamlılık gösteren bir ırkçılık ve Türk düşmanlığı söz konusudur" değerlendirmesinde bulundu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

TBMM Genel Kurulu'nda KKTC ambargo önergesi kararı çıktı Haber

TBMM Genel Kurulu'nda KKTC ambargo önergesi kararı çıktı

Annan Planı referandumu eleştirisi Meclis Genel Kurulu'nda Yeni Yol Grubu adına söz alan İstanbul Milletvekili Mustafa Kaya, 2004 Annan Planı referandum sürecini eleştirerek, "Kabul edin, 2004 Annan referandumunda tuzağa düştünüz. Orada söylediğiniz üç tane şey vardı: 'Çözümsüzlük çözüm değildir.' 'Kazan kazan politikasını işleteceğiz.' ve 'Türkiye masadan kaçan taraf olmayacak.' dediniz. Aradan şu kadar sene geçti, o gün sizin Türkiye'ye, daha doğrusu, Türkiye olarak Kıbrıs Türk halkına 'Evet' deyin, buradan kazançlı çıkacaksınız.' mesajı vermiş olmanıza rağmen bugün Avrupa Birliği, Güney Kıbrıs'ı 'Kıbrıs Cumhuriyeti' adı altında Avrupa Birliği'ne üye yaptı ve bugün biz maalesef bu izolasyonlarla karşı karşıya kaldık" dedi. Kaya ayrıca, "Ercan Havaalanı'nın uluslararası uçuşlara açılacağına dair söz verdiler, yerine getirmediler. '259 milyon euro hibe yardım yapılacak.' dediler, bunları yerine getirmediler. Yunanistan ve Güney Kıbrıs şu anda Avrupa Birliği'nin önünde bir ayak bağına dönüştü ve Türkiye'nin Avrupa'yla olan ilişkilerini zehirlemeye devam ediyor" ifadelerini kullandı. BM ve AB'nin rolü tartışması İYİ Parti Grubu adına konuşan Adana Milletvekili Ayyüce Türkeş Taş, Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği'nin rolünü eleştirerek, "Birleşmiş Milletler Genel Sekreterinin adaya gelmesiyle, yeni temsilciler atanmasıyla veya yeniden müzakere masaları kurulmasıyla Kıbrıs meselesinin çözüleceğini düşünmek gerçekçi değildir. Birleşmiş Milletler bugüne kadar hangi uluslararası krizi çözmüştür; Gazze'yi mi çözmüştür, Ukrayna savaşını mı bitirmiştir, İran merkezli krizleri mi sona erdirmiştir?" diye konuştu. Türkeş Taş, "Avrupa Birliği'nin Kıbrıs'a temsilci ataması da kabul edilemez. Çünkü Avrupa Birliği bu meselenin hakemi değil, maalesef tarafıdır. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ni üye yaparak zaten taraf olmuştur. Taraf olan bir yapının arabulucu veya temsilci sıfatıyla sürece dahil edilmesi hukuken de siyaseten de doğru değildir" dedi. Kıbrıs ekonomisi ve halkların iradesi DEM Parti Muş Milletvekili Sezai Temelli, sorunun çözümünün halkların iradesine saygı duymaktan geçtiğini belirterek, "Bir Kıbrıs meselesi var ve bu meselenin çözüme kavuşamamış olmasının birçok nedeni var. Bu meseleyi çözebilmek için öncelikle her şeyden önce halkların kendi kaderini tayin hakkı konusunda tartışmasız bir anlayışı ortaya koymalıyız. Dolayısıyla Kıbrıs'ta yaşayan halkların kendi öz iradelerine gereken saygıyı göstermek zorundayız" dedi. Temelli, "Kıbrıs ekonomisine baktığımızda aslında biz Kıbrıs'la yaptığımız ilişkilerde yoksulluk ihraç ediyoruz, yoksulluk ithal ediyoruz. Kıbrıs ekonomisi denince aklımıza kumar kapitalizmi, bahis kapitalizmi geliyor. Oysa Doğu Akdeniz ve Akdeniz, Avrupa ve Kuzey Afrika hinterlandında önemli bir merkez olma özelliğini taşıyor" ifadelerini kullandı. İktidarın Kıbrıs politikasına eleştiri CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Avrupa Parlamentosu raporunu eleştirerek, "Bu raporu yazanlar, ülkemize ve kahraman ordumuza dil uzatmak yerine önce Kıbrıs Türkü'nün egemenliğini, hakkını, hukukunu, bağımsızlığını ve eşit statüsünü tanımalıdır" dedi. Çakırözer, "Yirmi dört yıllık AKP iktidarı ise izlediği basiretsiz politikalar yüzünden Kıbrıs Türkü'nün hakkını koruyamamaktadır. 2004 Annan Planı referandumunda çözüm iradesini ortaya koyan taraf Kıbrıs Türk halkı olmasına rağmen Avrupa Birliği 'hayır' diyen Rum tarafını tam üyelikle ödüllendirdi. Aradan tam yirmi yıl geçti. KKTC üzerindeki haksız ve hukuksuz ambargolar hâlâ kaldırılmış değil. Bunun birinci suçlusu sorumsuzca ve çifte standartlı Avrupa Birliği ise diğer ana sorumlusu da bu haksızlığa göz yuman, bu rezaleti engelleyemeyen ve sesini çıkaramayan AKP iktidarıdır" diye konuştu. Tanınma ve güvenlik tartışması AK Parti Konya Milletvekili Orhan Erdem ise "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti dediniz mi bütün partilerin hassasiyeti var. Ancak geldiğimiz noktada dünyanın hâline baktığımızda tanınma mı önemli, güvenlik mi? Tabii ki tanınsın ancak bugün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti dünyadaki en güvenli adalardan biri" dedi. Erdem, "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, güvenlik açısından hiç kimsenin yanına dahi dokunamayacağı Türkiye'nin garantörlüğündeki bir ülkedir, bu çok önemlidir, tanınmanın da ötesindedir gelinen noktada" ifadelerini kullandı. Erdem ayrıca, "2004'te İslam İşbirliği Teşkilatına 'Kıbrıs Türk Devleti' adıyla üye olması, 2012'de Ekonomik İşbirliği Teşkilatında yer alması, 2022 yılında Türk Devletleri Teşkilatında anayasal adıyla yer alınması ve 2024 yılında Azerbaycan Millî Meclisi'nin KKTC'ye dostluk grubu kurmasının önemli gelişmeler olduğunu" söyledi. Mavi vatan ve büyükelçilik tartışması Görüşmeler sırasında söz alan İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, Türk Cumhuriyetlerinin Güney Kıbrıs Rum Kesimi'nde büyükelçilik açmasını eleştirerek, "Türk cumhuriyetleri ne yazık ki Güney Kıbrıs Rum Kesimi'ni tanıdılar, orada büyükelçilikler açtılar. Yıllardır mavi vatan dedik durduk, mavi vatanda şimdi Rumlar NAVTEX ilan ettiler. Bizim mavi vatan tezlerimizin olduğu yerlerde Rumlar sondaj yapıyor" dedi. Çömez, "Kıbrıs meselesinde önemli irtifa kaybediyoruz. Oraya kurduğunuz saraycıklarla veya yaptığınız altyapı yatırımlarıyla değil, diplomatik gücünüzle Kıbrıs meselesine sahip çıkın" ifadelerini kullandı. AK Parti Konya Milletvekili Orhan Erdem ise Çömez'e, "İngiliz Valisi'nin bulduğu bir binada mı cumhurbaşkanlığına devam etsin Kuzey Kıbrıs? Bir tütün fabrikasında mı Meclisi olmalı? Kurumları olmayan bir devlet olur mu?" sözleriyle karşılık verdi. Çömez ise karşılıklı tartışmada, "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti coğrafyasında yapılan bütün binaları ve devlet kurumlarını memnuniyetle karşılarız. Ben sadece bunlarla övünülmesini eleştiriyorum. Türk cumhuriyetleri Güney Kıbrıs Rum Kesimi'nde büyükelçilik açtı, neden engel olamadınız? Madem orası mavi vatan, neden oradaki gemilerimizi geri çektiniz?" diye sordu. Erdem de "Mavi vatanı da devreye koyan bizim dönemdir. Eskiden mavi vatan mı vardı?" yanıtını verdi. Hükümetten kararlılık mesajı AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül söz alarak, "Kıbrıs Dostluk Grubu Başkanı olarak da parlamenter diplomasi anlamında sürekli biz Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ndeyiz, onları asla yalnız bırakmadık, bırakmıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti'nin güçlü desteğiyle oraya yakışır kurumlarıyla ve mekânlarıyla bununla gurur duymamız lazım çünkü biz orada geçici değiliz" dedi. Gül ayrıca, "Mavi vatanda da tüm sondaj gemilerimiz bugün Karadeniz'de. Karadeniz de mavi vatandır. Yeni keşiflerle beraber yine Doğu Akdeniz'de, Kıbrıs'ta sondaj çalışmalarımız elbette devam edecek, Somali'de de devam ediyor. Bizim hiçbir iddiamızdan vazgeçmemiz mümkün değil. Kıbrıs Türkü egemen, eşit bir devlet oluncaya kadar onların yanında olmaya devam edeceğiz" diye konuştu. Kurumsal binalar ve adli sorunlar eleştirisi Yeni Yol Grup Başkanı Mehmet Emin Ekmen ise KKTC'ye desteğin binalarla sınırlı kalmaması gerektiğini belirterek, "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin sadece Cumhurbaşkanlığı değil, sair kurumsal binalara da kavuşması övünç duyulacak bir şeydir ama biz doğrusu Türkiye Cumhuriyeti devletinin Kıbrıs'a vereceği desteğin binalardan önce orada hukukun, ahlakın, düzenin egemen olmasını sağlamasını beklerdik" dedi. Ekmen, "Bugün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde milletvekilleri siyaset eliyle üretilen fuhuş çetelerinin hesabını sormaktadır. Bugün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Türk mafyasının bir arka bahçesine dönüştürülmüştür. Biz bunlarla ilgili adli ve siyasi tedbirlerin öncelikle alınmasını beklerken yapılan binalarla övünülmesi kabul edilecek bir durum değildir" ifadelerini kullandı. Oylama sonucunda muhalefetin önerisi iktidar blokunun oylarıyla reddedildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

KKTC'de asgari ücrete yüzde 16,95 zam geldi Haber

KKTC'de asgari ücrete yüzde 16,95 zam geldi

Yapılan görüşmeler sonucunda oy çokluğuyla kabul edilen yüzde 16,95’lik artışla birlikte, ülkede yeni asgari ücret tutarları netleşti. Yeni düzenlemeye göre brüt asgari ücret 70 bin 893 TL olurken, net asgari ücret 61 bin 677 TL seviyesine yükseldi. Net maaşa yaklaşık 9 bin TL'lik artış Yılın ilk döneminde net 52 bin 738 TL olarak uygulanan asgari ücrete, bu güncellemeyle 8 bin 939 TL eklenmiş oldu. Komisyon yetkilileri, yapılan düzenlemenin ekonomik göstergelerdeki değişimler ve çalışanlar üzerindeki yaşam maliyeti baskısını hafifletmek için "kaçınılmaz" olduğunu belirtti. Yeni tarife ile birlikte net aylık ücret 61.677 TL, brüt aylık ücret 70.893 TL, haftalık ücret 16.359,92 TL, günlük ücret 3.271,98 TL ve saatlik ücret 408,99 TL olarak belirlendi. Türkiye ile ücret farkı dikkat çekiyor KKTC’deki bu son artışın ardından net asgari ücret, Türkiye’de uygulanan 28 bin 75 TL'lik rakamın yaklaşık 2,2 katına ulaştı. Ancak ekonomi çevreleri, bu farkın sadece nominal ücretler üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekiyor. Uzmanlar, "KKTC ve Türkiye arasındaki döviz kuru hareketleri, vergi yükümlülükleri, sosyal güvenlik sistemleri, yerel fiyat düzeyleri ve genel hayat pahalılığı gibi yapısal ekonomik dinamiklerin bu farkın oluşmasında temel etken olduğunu" belirtiyor. KKTC'deki asgari ücret belirleme sisteminin yüksek enflasyon karşısında esnekliğini koruyacağını ifade eden yetkililer, komisyonun ekonomik gelişmeleri takip ederek ilerleyen dönemde ücretleri yeniden değerlendirebileceğini kaydetti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.