SON DAKİKA

#Kktc

HABER DEĞER - Kktc haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kktc haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yunan askerinden ırkçılık itirafı: Türklere hakaret etmeye zorlanmış Haber

Yunan askerinden ırkçılık itirafı: Türklere hakaret etmeye zorlanmış

ELDYK'te görev yapan Nestor Bessios adlı asker, Yunan gazetesine gönderdiği mektuplarda, eğitimler sırasında Türklere yönelik ırkçı ve ağır hakaret içeren sloganların askerlere zorunlu tutulduğunu açıkladı. Komuta kademesi sessiz kaldı Bessios, taburdaki bu nefret söylemlerinin komuta kademesi tarafından bilindiğini ancak yapılan tüm şikayetlere rağmen hiçbir disiplin süreci işletilmediğini vurguladı. Bu ırkçı yaklaşımın halklar arasındaki nefreti körüklediğini belirten eski asker, durumun askeri disipline de zarar verdiğini ifade etti. KKTC'li siyasetçilerden sert tepki Yunanistan ve GKRY makamları iddialar karşısında sessizliğini korurken, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nden (KKTC) siyasiler yaşananlara büyük tepki gösterdi. Ulusal Birlik Partisi (UBP) Milletvekili Yasemin Öztürk, Rum-Yunan ikilisinin Türklere yönelik kin ve nefretinden asla vazgeçmeyeceğinin bu olayla bir kez daha kanıtlandığını belirterek, "Geçmişte Kıbrıslı Türklere yönelik sistematik yok etme politikası uygulayan Rum-Yunan ikilisinin, gelecekte de Türklere yönelik kin ve nefretlerinden vazgeçmeyeceğinin en büyük delili, Kıbrıs'taki Yunanistan'a ait askeri kışlada yapılanlardır" dedi. Zorlu Töre: "Türk düşmanlığı devlet politikası haline getirildi" UBP Milletvekili Zorlu Töre de yaşananların münferit bir olay olarak değerlendirilemeyeceğini vurguladı. Rum yönetiminin Yunanistan ve İsrail ile kurduğu askeri ittifakların yarattığı şımarıklıkla ırkçı söylemleri devlet politikası haline getirdiğini belirten Töre, "Kıbrıs'ın güneyinden Rum papazların Türk bayraklarına atış yaptığına dair bilgiler alıyoruz. Türk karşıtlığı pompalanıyor ve ırkçı bir zihniyet besleniyor. Bu durum karşısında her zaman teyakkuz halinde olmalıyız. Devamlılık gösteren bir ırkçılık ve Türk düşmanlığı söz konusudur" değerlendirmesinde bulundu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

TBMM Genel Kurulu'nda KKTC ambargo önergesi kararı çıktı Haber

TBMM Genel Kurulu'nda KKTC ambargo önergesi kararı çıktı

Annan Planı referandumu eleştirisi Meclis Genel Kurulu'nda Yeni Yol Grubu adına söz alan İstanbul Milletvekili Mustafa Kaya, 2004 Annan Planı referandum sürecini eleştirerek, "Kabul edin, 2004 Annan referandumunda tuzağa düştünüz. Orada söylediğiniz üç tane şey vardı: 'Çözümsüzlük çözüm değildir.' 'Kazan kazan politikasını işleteceğiz.' ve 'Türkiye masadan kaçan taraf olmayacak.' dediniz. Aradan şu kadar sene geçti, o gün sizin Türkiye'ye, daha doğrusu, Türkiye olarak Kıbrıs Türk halkına 'Evet' deyin, buradan kazançlı çıkacaksınız.' mesajı vermiş olmanıza rağmen bugün Avrupa Birliği, Güney Kıbrıs'ı 'Kıbrıs Cumhuriyeti' adı altında Avrupa Birliği'ne üye yaptı ve bugün biz maalesef bu izolasyonlarla karşı karşıya kaldık" dedi. Kaya ayrıca, "Ercan Havaalanı'nın uluslararası uçuşlara açılacağına dair söz verdiler, yerine getirmediler. '259 milyon euro hibe yardım yapılacak.' dediler, bunları yerine getirmediler. Yunanistan ve Güney Kıbrıs şu anda Avrupa Birliği'nin önünde bir ayak bağına dönüştü ve Türkiye'nin Avrupa'yla olan ilişkilerini zehirlemeye devam ediyor" ifadelerini kullandı. BM ve AB'nin rolü tartışması İYİ Parti Grubu adına konuşan Adana Milletvekili Ayyüce Türkeş Taş, Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği'nin rolünü eleştirerek, "Birleşmiş Milletler Genel Sekreterinin adaya gelmesiyle, yeni temsilciler atanmasıyla veya yeniden müzakere masaları kurulmasıyla Kıbrıs meselesinin çözüleceğini düşünmek gerçekçi değildir. Birleşmiş Milletler bugüne kadar hangi uluslararası krizi çözmüştür; Gazze'yi mi çözmüştür, Ukrayna savaşını mı bitirmiştir, İran merkezli krizleri mi sona erdirmiştir?" diye konuştu. Türkeş Taş, "Avrupa Birliği'nin Kıbrıs'a temsilci ataması da kabul edilemez. Çünkü Avrupa Birliği bu meselenin hakemi değil, maalesef tarafıdır. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ni üye yaparak zaten taraf olmuştur. Taraf olan bir yapının arabulucu veya temsilci sıfatıyla sürece dahil edilmesi hukuken de siyaseten de doğru değildir" dedi. Kıbrıs ekonomisi ve halkların iradesi DEM Parti Muş Milletvekili Sezai Temelli, sorunun çözümünün halkların iradesine saygı duymaktan geçtiğini belirterek, "Bir Kıbrıs meselesi var ve bu meselenin çözüme kavuşamamış olmasının birçok nedeni var. Bu meseleyi çözebilmek için öncelikle her şeyden önce halkların kendi kaderini tayin hakkı konusunda tartışmasız bir anlayışı ortaya koymalıyız. Dolayısıyla Kıbrıs'ta yaşayan halkların kendi öz iradelerine gereken saygıyı göstermek zorundayız" dedi. Temelli, "Kıbrıs ekonomisine baktığımızda aslında biz Kıbrıs'la yaptığımız ilişkilerde yoksulluk ihraç ediyoruz, yoksulluk ithal ediyoruz. Kıbrıs ekonomisi denince aklımıza kumar kapitalizmi, bahis kapitalizmi geliyor. Oysa Doğu Akdeniz ve Akdeniz, Avrupa ve Kuzey Afrika hinterlandında önemli bir merkez olma özelliğini taşıyor" ifadelerini kullandı. İktidarın Kıbrıs politikasına eleştiri CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Avrupa Parlamentosu raporunu eleştirerek, "Bu raporu yazanlar, ülkemize ve kahraman ordumuza dil uzatmak yerine önce Kıbrıs Türkü'nün egemenliğini, hakkını, hukukunu, bağımsızlığını ve eşit statüsünü tanımalıdır" dedi. Çakırözer, "Yirmi dört yıllık AKP iktidarı ise izlediği basiretsiz politikalar yüzünden Kıbrıs Türkü'nün hakkını koruyamamaktadır. 2004 Annan Planı referandumunda çözüm iradesini ortaya koyan taraf Kıbrıs Türk halkı olmasına rağmen Avrupa Birliği 'hayır' diyen Rum tarafını tam üyelikle ödüllendirdi. Aradan tam yirmi yıl geçti. KKTC üzerindeki haksız ve hukuksuz ambargolar hâlâ kaldırılmış değil. Bunun birinci suçlusu sorumsuzca ve çifte standartlı Avrupa Birliği ise diğer ana sorumlusu da bu haksızlığa göz yuman, bu rezaleti engelleyemeyen ve sesini çıkaramayan AKP iktidarıdır" diye konuştu. Tanınma ve güvenlik tartışması AK Parti Konya Milletvekili Orhan Erdem ise "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti dediniz mi bütün partilerin hassasiyeti var. Ancak geldiğimiz noktada dünyanın hâline baktığımızda tanınma mı önemli, güvenlik mi? Tabii ki tanınsın ancak bugün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti dünyadaki en güvenli adalardan biri" dedi. Erdem, "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, güvenlik açısından hiç kimsenin yanına dahi dokunamayacağı Türkiye'nin garantörlüğündeki bir ülkedir, bu çok önemlidir, tanınmanın da ötesindedir gelinen noktada" ifadelerini kullandı. Erdem ayrıca, "2004'te İslam İşbirliği Teşkilatına 'Kıbrıs Türk Devleti' adıyla üye olması, 2012'de Ekonomik İşbirliği Teşkilatında yer alması, 2022 yılında Türk Devletleri Teşkilatında anayasal adıyla yer alınması ve 2024 yılında Azerbaycan Millî Meclisi'nin KKTC'ye dostluk grubu kurmasının önemli gelişmeler olduğunu" söyledi. Mavi vatan ve büyükelçilik tartışması Görüşmeler sırasında söz alan İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, Türk Cumhuriyetlerinin Güney Kıbrıs Rum Kesimi'nde büyükelçilik açmasını eleştirerek, "Türk cumhuriyetleri ne yazık ki Güney Kıbrıs Rum Kesimi'ni tanıdılar, orada büyükelçilikler açtılar. Yıllardır mavi vatan dedik durduk, mavi vatanda şimdi Rumlar NAVTEX ilan ettiler. Bizim mavi vatan tezlerimizin olduğu yerlerde Rumlar sondaj yapıyor" dedi. Çömez, "Kıbrıs meselesinde önemli irtifa kaybediyoruz. Oraya kurduğunuz saraycıklarla veya yaptığınız altyapı yatırımlarıyla değil, diplomatik gücünüzle Kıbrıs meselesine sahip çıkın" ifadelerini kullandı. AK Parti Konya Milletvekili Orhan Erdem ise Çömez'e, "İngiliz Valisi'nin bulduğu bir binada mı cumhurbaşkanlığına devam etsin Kuzey Kıbrıs? Bir tütün fabrikasında mı Meclisi olmalı? Kurumları olmayan bir devlet olur mu?" sözleriyle karşılık verdi. Çömez ise karşılıklı tartışmada, "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti coğrafyasında yapılan bütün binaları ve devlet kurumlarını memnuniyetle karşılarız. Ben sadece bunlarla övünülmesini eleştiriyorum. Türk cumhuriyetleri Güney Kıbrıs Rum Kesimi'nde büyükelçilik açtı, neden engel olamadınız? Madem orası mavi vatan, neden oradaki gemilerimizi geri çektiniz?" diye sordu. Erdem de "Mavi vatanı da devreye koyan bizim dönemdir. Eskiden mavi vatan mı vardı?" yanıtını verdi. Hükümetten kararlılık mesajı AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül söz alarak, "Kıbrıs Dostluk Grubu Başkanı olarak da parlamenter diplomasi anlamında sürekli biz Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ndeyiz, onları asla yalnız bırakmadık, bırakmıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti'nin güçlü desteğiyle oraya yakışır kurumlarıyla ve mekânlarıyla bununla gurur duymamız lazım çünkü biz orada geçici değiliz" dedi. Gül ayrıca, "Mavi vatanda da tüm sondaj gemilerimiz bugün Karadeniz'de. Karadeniz de mavi vatandır. Yeni keşiflerle beraber yine Doğu Akdeniz'de, Kıbrıs'ta sondaj çalışmalarımız elbette devam edecek, Somali'de de devam ediyor. Bizim hiçbir iddiamızdan vazgeçmemiz mümkün değil. Kıbrıs Türkü egemen, eşit bir devlet oluncaya kadar onların yanında olmaya devam edeceğiz" diye konuştu. Kurumsal binalar ve adli sorunlar eleştirisi Yeni Yol Grup Başkanı Mehmet Emin Ekmen ise KKTC'ye desteğin binalarla sınırlı kalmaması gerektiğini belirterek, "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin sadece Cumhurbaşkanlığı değil, sair kurumsal binalara da kavuşması övünç duyulacak bir şeydir ama biz doğrusu Türkiye Cumhuriyeti devletinin Kıbrıs'a vereceği desteğin binalardan önce orada hukukun, ahlakın, düzenin egemen olmasını sağlamasını beklerdik" dedi. Ekmen, "Bugün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde milletvekilleri siyaset eliyle üretilen fuhuş çetelerinin hesabını sormaktadır. Bugün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Türk mafyasının bir arka bahçesine dönüştürülmüştür. Biz bunlarla ilgili adli ve siyasi tedbirlerin öncelikle alınmasını beklerken yapılan binalarla övünülmesi kabul edilecek bir durum değildir" ifadelerini kullandı. Oylama sonucunda muhalefetin önerisi iktidar blokunun oylarıyla reddedildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

KKTC'de asgari ücrete yüzde 16,95 zam geldi Haber

KKTC'de asgari ücrete yüzde 16,95 zam geldi

Yapılan görüşmeler sonucunda oy çokluğuyla kabul edilen yüzde 16,95’lik artışla birlikte, ülkede yeni asgari ücret tutarları netleşti. Yeni düzenlemeye göre brüt asgari ücret 70 bin 893 TL olurken, net asgari ücret 61 bin 677 TL seviyesine yükseldi. Net maaşa yaklaşık 9 bin TL'lik artış Yılın ilk döneminde net 52 bin 738 TL olarak uygulanan asgari ücrete, bu güncellemeyle 8 bin 939 TL eklenmiş oldu. Komisyon yetkilileri, yapılan düzenlemenin ekonomik göstergelerdeki değişimler ve çalışanlar üzerindeki yaşam maliyeti baskısını hafifletmek için "kaçınılmaz" olduğunu belirtti. Yeni tarife ile birlikte net aylık ücret 61.677 TL, brüt aylık ücret 70.893 TL, haftalık ücret 16.359,92 TL, günlük ücret 3.271,98 TL ve saatlik ücret 408,99 TL olarak belirlendi. Türkiye ile ücret farkı dikkat çekiyor KKTC’deki bu son artışın ardından net asgari ücret, Türkiye’de uygulanan 28 bin 75 TL'lik rakamın yaklaşık 2,2 katına ulaştı. Ancak ekonomi çevreleri, bu farkın sadece nominal ücretler üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekiyor. Uzmanlar, "KKTC ve Türkiye arasındaki döviz kuru hareketleri, vergi yükümlülükleri, sosyal güvenlik sistemleri, yerel fiyat düzeyleri ve genel hayat pahalılığı gibi yapısal ekonomik dinamiklerin bu farkın oluşmasında temel etken olduğunu" belirtiyor. KKTC'deki asgari ücret belirleme sisteminin yüksek enflasyon karşısında esnekliğini koruyacağını ifade eden yetkililer, komisyonun ekonomik gelişmeleri takip ederek ilerleyen dönemde ücretleri yeniden değerlendirebileceğini kaydetti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İletişim Başkanı Duran'dan Avrupa Parlamentosu'na sert tepki: "Asılsız iddialar kabul edilemez" Haber

İletişim Başkanı Duran'dan Avrupa Parlamentosu'na sert tepki: "Asılsız iddialar kabul edilemez"

Sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada AP'nin tutumunu eleştiren İletişim Başkanı Duran, kararın taraflı bir anlayışla alındığını ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) meşru haklarını görmezden geldiğini belirtti. Duran, "Avrupa Parlamentosu'nun, Kıbrıs konusunda kabul ettiği ve kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimize yönelik asılsız iddialar içeren kararı kabul edilemez buluyor, en güçlü şekilde kınıyorum." ifadelerini kullandı. "Siyasi girişimin hiçbir hükmü yoktur" Kıbrıs meselesinde sergilenen bu yaklaşımın, adadaki gerçeklerle bağdaşmadığını vurgulayan Duran, şunları kaydetti: "Kıbrıs meselesine taraflı bir anlayışla yaklaşan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin ve Kıbrıs Türk halkının meşru haklarını yok sayan bu siyasi nitelikteki girişimin hiçbir hükmü ve değeri yoktur. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsüne verdiği desteği kararlılıkla sürdürecek, Kıbrıs Türk halkının hak ve hukukunu her platformda savunmaya devam edecektir. Kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, 1974 Kıbrıs Barış Harekatı'yla adaya barış ve güvenlik getirmiş, Türkiye, Kıbrıs Türk halkının varlığının ve geleceğinin teminatı olmuştur. Siyasi saiklerle alınan hiçbir karar bu gerçeği değiştiremeyecek, Türkiye’nin Kıbrıs davasındaki kararlı duruşunu zayıflatamayacaktır." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bakan Bayraktar: "KKTC'nin enerji güvenliği, Türkiye'nin enerji güvenliğidir" Haber

Bakan Bayraktar: "KKTC'nin enerji güvenliği, Türkiye'nin enerji güvenliğidir"

Bakan Bayraktar, KKTC'yi Türkiye'nin enerji güvenliğinin ayrılmaz bir parçası olarak tanımladı. Teknecik Elektrik Santrali'nde inceleme Bakan Bayraktar, KKTC Ekonomi ve Enerji Bakanı Olgun Amcaoğlu ile birlikte, adanın enerji arz güvenliğinin "omurgası" olarak nitelendirilen KIB-TEK Teknecik Elektrik Santrali'ni ziyaret etti. Santraldeki mevcut üretim kapasitesini, yürütülen bakım süreçlerini ve modernizasyon çalışmalarını yerinde inceleyen Bayraktar, enerji altyapısının daha dayanıklı hale getirilmesi için atılacak yeni adımları değerlendirdi. "Tam destek" vurgusu Ziyaretine ilişkin sosyal medya hesabından bir paylaşım yapan Bakan Bayraktar, Türkiye’nin adaya bakış açısını şu ifadelerle özetledi: "Türkiye olarak KKTC'nin enerji arz güvenliğini kendi enerji güvenliğimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Bu anlayışla Teknecik Elektrik Santrali'nin ihtiyaç duyduğu her türlü teknik, altyapısal ve kurumsal desteği bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da sağlamayı sürdüreceğiz." Stratejik iş birliği Türkiye ve KKTC arasındaki enerji iş birliği, özellikle adanın kesintisiz elektrik enerjisine ulaşması noktasında kritik bir rol oynuyor. Bakan Bayraktar’ın açıklamaları, Türkiye’nin yalnızca teknik altyapı desteği değil, aynı zamanda kurumsal kapasite geliştirme konusunda da KKTC'nin yanında olmaya devam edeceğini bir kez daha tescil etmiş oldu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Devlet Bahçeli'den Avrupa’ya sert çıkış: "Avrupa bize istikamet çizemez" Haber

Devlet Bahçeli'den Avrupa’ya sert çıkış: "Avrupa bize istikamet çizemez"

Avrupa'nın Türkiye'ye yönelik tutumunu "vesayet hevesi" olarak nitelendiren Bahçeli, Türkiye'nin dış aktörlerin telkinleriyle hizaya getirilemeyeceğini vurguladı. "Avrupa bize istikamet çizemez" Avrupa Birliği'nin Türkiye raporu üzerinden ülkeye "ayar çekmeye" çalıştığını belirten Bahçeli, AB'nin kendi içindeki güvenlik ve savunma zaafiyetlerine dikkat çekerek Türkiye'nin egemenlik haklarına vurgu yaptı. Bahçeli, "AB hangi akılla bize ayar çekiyor? Avrupa bize istikamet çizemez" ifadelerini kullanarak Türkiye'nin kendi yolunu kendi iradesiyle tayin ettiğinin altını çizdi. "Türk Milletine biçim verecek terzi daha anasının karnından doğmamıştır" Türkiye'nin bölgesel ağırlığına işaret eden Bahçeli, Avrupa'nın Türkiye'ye yönelik eleştirilerini "eğri cetvelle çizilmiş bir metin" olarak tanımladı. MHP Lideri, dışarıdan biçim verilmeye çalışılan bir Türkiye algısının kabul edilemeyeceğini şu sözlerle dile getirdi: "Gaflet uykusundan hülyalara dalanlar iyi duysun. Kin nöbetinde bekleyenler kulağını açsın ve işitsin. Türk milletine biçim verecek terzi daha anasının karnından doğmamıştır." Yargı ve Ülkü Ocaklarına yönelik mesajlar Raporun yargı erkini hedef alan kısımlarına sert tepki gösteren Bahçeli, "Yüce Türk yargısı, Brüksel salonlarında yazılan raporların himayesinde karar vermez" diyerek yargı bağımsızlığını savundu. Ayrıca raporda yer alan Ülkü Ocaklarına yönelik suçlamaları da "eski bir husumetin yeni kılığa sokulmuş hâli" olarak nitelendirdi. Bahçeli, Ülkü Ocaklarını şu sözlerle savundu: "Ülkü Ocakları dik başlı değil, başı dik Anadolu çocuklarının yurdudur. Bilinsin ki Ülkü Ocakları, Türk milletinin üç bin yıllık yürüyüşünü genç yüreklerde diri tutan, irfanı imanla, cesareti ahlakla kavuşturan kutlu bir mekteptir." "Türkiye'nin egemenlik sahasına itiraz etmeye kalkışanın alnını karşılarız" Mavi Vatan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) konusundaki kararlı tutumunu yineleyen Bahçeli, bölgedeki jeopolitik çıkarların korunacağını belirtti. Türkiye'nin denizlerdeki haklarının müzakere edilemeyeceğini vurgulayan Bahçeli, "Türkiye'nin egemenlik sahasına itiraz etmeye kalkışanın alnını karşılarız. Türk milletine kafa tutmaya çalışanların kafalarına vura vura kim olduğumuzu öğretiriz" diyerek net bir uyarıda bulundu. "Siyonist merkezin bir günde barış meleğine fönüşmeyeceği unutulmamalı" ABD ve İran arasında İsviçre'de yürütülen mutabakat görüşmelerine değinen Bahçeli, bölgesel istikrarın önemine işaret etti. Siyonist rejimin barış yanlısı bir tutum sergilemeyeceğine dair şüphelerini dile getiren Bahçeli, sürecin dikkatle takip edilmesi gerektiğini, "Lübnan'da işgal altında olmayan bölgelerdeki saldırıların İsrail tarafından durdurulmasına yönelik gelişmelere elbette değer veriyoruz. Ancak bölgeyi kan gölüne çeviren Siyonist tedhiş merkezinin bir günde barış meleğine dönüşmeyeceği de unutulmamalıdır" sözleriyle ifade etti. "İstikrar, ahlak ve refah temelli kalkınma vizyon belgesi" Konuşmasının sonunda partisinin 800 sayfalık yeni kalkınma vizyon belgesini tanıtan Bahçeli, Türkiye'nin lider ülke olma hedefindeki kararlılığını yineledi. Belgenin omurgasını oluşturan kavramları açıklayan Bahçeli, "İstikrar, Ahlak ve Refah. Bu üç esas, Türkiye'nin kalkınma iradesini ayakta tutacak üç ana direktir. Bizim kalkınma anlayışımız, iktisat biliminin grafik ve tablolarına sığmayacak kadar derin, milletimizin istikbalini küresel piyasaların insafına bırakmayacak kadar Türk milliyetçisidir" sözleriyle vizyonunu paylaştı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bakan Güler: "Ankara zirvesi NATO için önemli bir dönüm noktası" Haber

Bakan Güler: "Ankara zirvesi NATO için önemli bir dönüm noktası"

NATO’nun güncel güvenlik stratejileri ve Türkiye’nin bölgesel barışa katkıları üzerinde duran Güler, Ankara’da gerçekleştirilecek zirvenin tarihi önemine dikkat çekti. "Ankara'da stratejik bir yönelim belirlenecek" Ankara'da düzenlenecek NATO Liderler Zirvesi’nin beklentileri aşan bir nitelikte olacağını ifade eden Bakan Güler, zirveye dair şu değerlendirmeyi paylaştı: "Ankara'da gerçekleştireceğimiz NATO Zirvesi'ni yalnızca bir liderler toplantısı olarak görmüyoruz. Bu zirve, NATO'nun değişen güvenlik ortamına uyum sağlama kararlılığını ortaya koyacağı ve geleceğe yönelik stratejik yöneliminin şekilleneceği önemli bir dönüm noktası olacağını değerlendiriyoruz." "Hürmüz Boğazı'nda göreve hazırız" Bölgesel krizlerin çözümünde Türkiye'nin proaktif bir rol üstlendiğini hatırlatan Güler, Orta Doğu’daki gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirterek, "Bölgesel barış ve istikrarın sağlanması kapsamında İran-ABD Savaşı'nı sona erdirmek amacıyla varılan mutabakatı memnuniyetle karşıladığımızı da ilettik, teşekkür ettik ve gerektiğinde Hürmüz Boğazı'nda mayın temizliğine destek vermeye hazır olduğumuzu vurguladık" ifadelerini kullandı. Savunma sanayinde ortak irade Türk savunma sanayinin müttefik ülkeler nezdinde dikkat çektiğini belirten Güler, ikili görüşmelerine dair şunları aktardı: "Toplantılar esnasında NATO üyesi üç ülkenin savunma bakanı, Türk savunma sanayinin gelişmişliği ve Türkiye ile iş birliğinin artırılmasının önemli ve gerekli olduğunu özellikle vurguladılar." "Güney kanadı artık merkezi bir mesele" NATO’nun güney kanadındaki gelişmelerin ciddiyetine vurgu yapan Bakan Güler, "Günümüz güvenlik ortamı, güney kanadının yalnızca çevresel değil, merkezi bir güvenlik meselesi olduğunu da göstermektedir" sözleriyle Türkiye’nin bölgedeki kritik rolünün altını çizdi. "Garantörlük sorumluluğumuzun gereğini yaparız" Doğu Akdeniz’deki gelişmeleri ve özellikle Fransa ile GKRY arasındaki anlaşmayı değerlendiren Güler, tepkisini şu ifadelerle dile getirdi: "Son olarak garantörlük sıfatı olmayan Fransa ile GKRY arasında imzalanan anlaşma; aslında meşruiyeti olmayan, hassas dengeleri bozan ve uluslararası hukuka aykırı olan bir girişimdir. Türkiye'nin askeri kapasitesi, caydırıcılığı ve bölgesel konumu dikkate alındığında, ülkemizi ve KKTC'nin hak ve menfaatlerini hedef alan herhangi bir girişimin veya ittifakın başarı şansı bulunmamaktadır." KKTC’nin güvenliğinin Türkiye için kırmızı çizgi olduğunu yineleyen Güler, "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin güvenliğini tehdit edecek gelişmeler karşısında da garantörlük sorumluluklarımızın gereğini yerine getirme irademiz tamdır" dedi. haberdeger.com Gündem • Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

KKTC Dışişleri Bakanlığı AP raporuna tepki gösterdi Haber

KKTC Dışişleri Bakanlığı AP raporuna tepki gösterdi

Bakanlık, söz konusu rapordaki ifadelerin taraflı olduğunu ve gerçeklerden kopuk bir yapı sergilediğini belirterek, Kıbrıs Türk halkının haklarını yok sayan tüm ithamları bütünüyle reddettiğini duyurdu. KKTC'nin egemenlik vurgusu Bakanlık açıklamasında, raporda Kıbrıs Türk halkının yalnızca "adanın meşru bir topluluğu" olarak tanımlanması ve Türkiye'ye Kıbrıslı Türklere "siyasi alan açması" yönündeki çağrıların kesinlikle kabul edilemez olduğu ifade edildi. Halkın demokratik iradesiyle kurulan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin kendi geleceğini tayin etme hakkına sahip, egemen ve bağımsız bir devlet olduğunun altı çizildi. Federasyon dayatması gerçekçi değil Avrupa Parlamentosu'nun federasyon modelini tek çözüm olarak dayatmasının Ada'daki fiili gerçeklerle örtüşmediğine dikkat çekilen açıklamada, Rum tarafının uzlaşmaz tutumu nedeniyle tüketilmiş bir modelin yeniden gündeme getirilmesinin bir katkı sunmayacağı belirtildi. Bakanlık, kalıcı ve adil bir çözümün ancak Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün kabul edilmesiyle mümkün olabileceğini kaydetti. AB'nin tarafsızlığı sorgulandı Raporda yer alan yeni bir Kıbrıs Özel Temsilcisi atanması çağrısını yersiz bulan Dışişleri Bakanlığı, Kıbrıs Türk halkının haklarını yıllardır görmezden gelen Avrupa Birliği'nin "tarafsız" bir aktör olarak sürece katkı sağlama iddiasının inandırıcılıktan uzak olduğunu vurguladı. Açıklamada, Avrupa Birliği'nin 2004 yılından bu yana halka yönelik izolasyonları kaldırma taahhüdünü yerine getirmediği, buna karşılık Rum tarafının uzlaşmazlığını ödüllendirdiği hatırlatıldı. Bakanlık, AB kurumlarını tek taraflı siyasi yaklaşımlar yerine, Ada'daki mevcut gerçekleri temel alan, hakkaniyetli ve dengeli bir tutum benimsemeye davet etti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Yunanistan’dan dikkat çeken Türkiye hamlesi Haber

Yunanistan’dan dikkat çeken Türkiye hamlesi

Türkiye sınırında görev yapan 29. Mekanize Piyade Tugayı'Nın yeni arması, bölgedeki stratejik mesajların bir göstergesi olarak yorumlanıyor. Sembollerde "Türkiye" detayı Yunan basınında yer alan bilgilere göre, Türkiye sınırında konuşlu bulunan 29. Mekanize Piyade Tugayı’nın mevcut arması yenilenerek tasarlandı. Eski armadaki "Batı’ya bakan" asker figürünün, yeni tasarımda "yönünü doğrudan Türkiye sınırına çevirdiği" gözlemlendi. Ayrıca, yeni arma tasarımına stratejik bir öneme sahip olan Semadirek Adası’nın da eklenmesi dikkatlerden kaçmadı. Bölgede artan askeri ve dijital hareketlilik Yunanistan’ın bu sembolik hamlesinin yanı sıra, Doğu Akdeniz’deki askeri faaliyetlerini de artırdığı gözleniyor. Atina yönetimi, Orta Doğu’daki gelişmeleri gerekçe göstererek Güney Kıbrıs’taki askeri varlığını güçlendirme eğilimini sürdürürken, Türkiye’nin "Mavi Vatan" stratejisi Yunan kamuoyunda yakından takip ediliyor. Yaşanan bu gerilimi destekleyen diğer gelişmeler de dikkat çekiyor. Yunanistan’ın Güney Kıbrıs’a geçici olarak konuşlandırdığı 337. Filo pilotlarının, sosyal medya hesaplarında "Hayaletler Kıbrıs üzerinde" yazılı armalar paylaşması önemli bir gelişme olarak kaydedildi. Bunun yanı sıra, sosyal medyada Türkiye karşıtı hesapların, SOLOTÜRK’ün bir paylaşımında yer alan KKTC bayrağını ve "Ne Mutlu Türküm Diyene" yazısını yapay zeka araçlarıyla silerek yerlerine Yunanistan ve Güney Kıbrıs bayraklarını eklemesi, dijital alanda yeni bir propaganda tartışmasını beraberinde getirdi. Denklemin merkezinde Ankara var Siyasi ve askeri uzmanlar, Atina’nın attığı bu adımların temelinde Türkiye’nin bölgedeki yükselen gücünün yattığını belirtiyor. Uzmanlara göre, Ankara’nın Ege ve Doğu Akdeniz’deki kararlı duruşu, bölge siyasetinin ana belirleyici faktörü olmaya devam ediyor ve Yunanistan'ın stratejik tercihlerinde Türkiye'nin gücü temel bir referans noktası olarak işlev görüyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.