SON DAKİKA

#Komisyon

HABER DEĞER - Komisyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Komisyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Fon soruşturmasında operasyonlar devam ediyor:  Türkiye Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Özer gözaltında Haber

Fon soruşturmasında operasyonlar devam ediyor: Türkiye Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Özer gözaltında

Sermaye piyasalarındaki usulsüzlükler ve fon aktarımlarına yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörün Finansmanı ve Suç Gelirlerini Aklama Suçları Soruşturma Bürosu koordinesinde yürütülen adli süreç derinleşiyor. Gürol Sami Özer Çağlayan Adliyesi’ne getirildi Eski Genel Müdür Taha Çakmak’ın tutuklanmasının ardından adli takibin sürdüğü Türkiye Sigorta üst yönetiminde, Hazine ve Emeklilik Operasyonlarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Gürol Sami Özer emniyet güçlerince gözaltına alındı. Özer, emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından sorgulanmak ve ifadesi alınmak üzere Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’ne getirildi. 15 Mayıs 2025 tarihinde Hazine ve Emeklilik Operasyonları Genel Müdür Yardımcılığı görevine atanan Özer; kariyerinde Körfezbank, Calyon Bank Türk, Denizbank ve Vakıf Emeklilik bünyesinde hazine, fon yönetimi ve trading bölümlerinde çeşitli üst düzey görevlerde bulunmuştu. Eski Genel Müdür Çakmak tutuklanmıştı Soruşturma dosyasında yer alan iddialara göre, Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik’teki görevinden 15 Ekim tarihinde istifa eden eski Genel Müdür Taha Çakmak, adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasının ardından yürütülen yeni deliller doğrultusunda yeniden gözaltına alınmıştı. Çakmak, aralarında Altınbaş Holding yöneticisi İnan Altınbaş’ın da bulunduğu 15 şüpheliyle birlikte nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Adli kaynaklardan elde edilen bilgilere göre Çakmak’ın, kurum mevduatlarını komisyon ve kâr sağlama amacıyla Tera bağlantılı fonlara yönlendirdiği öne sürüldü. Çakmak’ın şirket kaynaklarını fona aktarması karşılığında ilgili gruptan 1 milyon dolar nakit menfaat temin ettiği iddia edilirken, Türkiye Hayat Emeklilik’e ait 100 milyon liranın usulsüz şekilde fon bünyesinde tutulmasından sorumlu tutulduğu belirtildi. Soruşturmada tutuklu sayısı 99’a yükseldi Genişleyen adli soruşturma kapsamında 21 Ekim’de 31, 22 Ekim’de ise 5 şüpheli hakkında adli işlem tesis edilmişti. Son tutuklamalarla birlikte dosyadaki tutuklu şüpheli sayısının 99'a ulaştığı kaydedildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, fon soruşturmasına ilişkin işlemlerin mevzuat çerçevesinde çok yönlü ve titizlikle sürdürüldüğünü bildirdi. Gürol Sami Özer kimdir? 1995 yılında Robert Kolej’den mezun olan Gürol Sami Özer, 1999 yılında Boğaziçi Üniversitesi İşletme Fakültesi’nde lisans eğitimini tamamladı. Özer, 2008 yılında ise Bilgi Üniversitesi MBA programında yüksek lisans derecesi aldı. Finans sektöründeki kariyerine 1999 yılında Körfezbank A.Ş.’de başlayan Özer, 1999-2000 yılları arasında aynı bankanın Hazine bölümünde uzman olarak çalıştı. 2001-2008 yılları arasında Calyon Bank Türk A.Ş.’de Hazine Kıdemli Uzmanı, Hazine Müdür Yardımcısı ve Hazine Direktörü unvanlarıyla görev yaptı. 2009-2014 yılları arasında Denizbank A.Ş.’de Trading ve Türev Araçlar Bölüm Müdürü olarak görevini sürdüren Özer, 2015 yılında Vakıf Emeklilik bünyesinde Fon Yönetimi ve Ekonomik Araştırmalar Bölüm Müdürü olarak sorumluluk üstlendi. 2020 yılından itibaren Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik A.Ş. Fon Yönetimi & Ekonomik Araştırmalar Direktörü görevini yürüten Özer, 15 Mayıs 2025 tarihi itibarıyla Hazine ve Emeklilik Operasyonları Genel Müdür Yardımcılığı görevine atanmıştı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Halk TV'ye kayyım kararına TBMM'de siyah bantlı protesto Haber

Halk TV'ye kayyım kararına TBMM'de siyah bantlı protesto

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde Halk TV'ye kayyım atanması ve kanal yöneticilerinin de aralarında yer aldığı 17 kişi hakkında gözaltı kararı verilerek 11 kişinin gözaltına alınması Meclis gündemine taşındı. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısına katılan YENİ Parti grubu milletvekilleri, ağızlarını ve gözlerini siyah bantlarla kapatarak eylem yaptı. Basın özgürlüğü ve sansür iddialarına tepki gösteren milletvekilleri, komisyon salonunda kararı protesto etti. "İmamoğlu'nun savunmasının olacağı gün kanalı kapattılar" Protesto sırasında söz alan YENİ Parti İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, operasyonun adli ve siyasi gelişmelerin yaşandığı güne denk getirildiğini ileri sürerek şu ifadeleri kullandı: "Bugün fon skandalı konuşulacak, kim duyuracak? Haber kanalları duyuracak. Bugün Ekrem İmamoğlu'nun savunması konuşulacak. Aylardır savunma yaptırmadılar. Savunmanın olacağı gün, o savunmayı verecek kanallardan birini kapattılar. Türkiye'de herkes borsanın büyümesinden bahsediyor ama hukukun olmadığı yerde sermaye büyüyebilir mi? Daha dün burada sunum yapacak arkadaşımızın eşiyle ilgili soruşturma başlattılar." Eylemin ardından tepkisini sürdüren Karabat, "İstiyorlar ki her şeyi yapalım kimse duymasın; istiyorlar ki herkes bizim dediğimizi duysun. Milletin vicdanı sizin zulmünüzden büyük. Halk TV'ye yapılan operasyonu bir kez daha kınıyorum" diyerek açıklamasını tamamladı. "Böyle bir gün bir daha Cumhuriyet tarihinde olmaz" YENİ Parti Rize Milletvekili Tahsin Ocaklı, komisyonda yaptığı konuşmada, kayyum kararını eleştirerek, şunları söyledi: "Türkiye’de böyle bir gün herhalde bir daha Cumhuriyet tarihinde olmaz. Tam da Ekrem İmamoğlu’nun yargılama gününün olduğu günde, tam da fon yolsuzluğunu konuşacağımız bu günde, sabahın erken saatinde Türkiye halkının evine kayyum atandı şu anda, evine. Bu olmaz, böyle bir şey olamaz. Bu kabul edilmez. Bu artık Türkiye’nin geldiği noktanın en son hâlidir. Böyle bir şey olamaz. Fon yolsuzluğunu anlatacağız. Fondaki meselelerin ifşa edilmesini isteyeceğiz. Gazetecileri, haber yapanları tutuklayacaklar ve Türkiye’nin bağımsız televizyonlarına darbe yapacaklar. Bu kabul edilemez, böyle bir şey olmaz. Bugün bu görüşmenin hiçbir anlamı kalmadı artık." "Kayyum kararının kaldırılmasını bekliyoruz" YENİ Parti Komisyon Sözcüsü ve Antalya Milletvekili Cavit Arı ise: "Hazırlanmış kanun teklifini konuşacaktık. O nedenle buradaydık. Ancak Türkiye’nin neredeyse yüzde 50’sinin izlediği ve Anadolu’ya gittiğinizde birçok vatandaşın ‘Her gün sabahtan akşama izledim’ dediği televizyon kanalına kayyum atandı. Bu ne demektir? Bu, iktidarın duymasını istemediği, görmesini istemediği birçok konunun vatandaştan saklanması ve vatandaşın duymasının engellenmesi adına yapılmış bir operasyondur, bir hukuksuzluktur. Vatandaşımız bu uygulamayı kesinlikle reddetmektedir. Çünkü doğruları dinlediği, izlediği ve iktidarın bugüne kadar yaptıklarını görebildiği en önemli kanallardan birisine kayyum atanmıştır. Gerçekten vicdanlar şu an sızlamaktadır. Tekrar söylüyorum; neredeyse bu ülkede yüzde 50’ye yakın vatandaşımızın, belki daha çoğunun her gün sabahtan akşama izlediği bir kanala bu operasyon yapılmıştır. Söylendiği gibi bugün fon krizi konuşulacak. Fon krizini yaratanlar, fon krizinin konuşulmasını engellemek için önce bu konu üzerine giden milletvekili arkadaşlarımızın eşlerine birtakım işlemler yapmaya çalışıp seslerini kesmeye çalıştı. Yetmedi, bunu haber yapan gazetecileri tutukladılar veya ev hapsine aldılar. Şimdi de televizyon kanalına kayyum atadılar. Gerçekten hukuk adına, adalet adına ve demokrasi adına büyük bir yanlıştır. Bu yanlışı reddediyoruz ve Halk TV’nin bir an evvel normal yayına geçmesini ve kayyum kararının kaldırılmasını bekliyoruz." dedi. "Faşizmi getirdiniz ülkeye" YENİ Parti Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, görüntü alan kameramanların bir görevli tarafından salon dışına çıkmalarının istenmesinin ardından Komisyon Başkanı ve AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş’a, "Gazetecileri, televizyoncuları, beyleri niye dışarı çıkarıyorsunuz? Siz burada yetkilisiniz. Böyle bir şey olabilir mi? Tanıtımla ilgili basın mensuplarını kayıt alıyor, görevi olmayan bir kişi burayı yönetiyor, dışarı çıkarıyor. Daha konuşma yapılmadı. Böyle bir şey olabilir mi? Ya siz görevinizi yapın ya bu arkadaşı dışarı çıkarın. Ülkeyi yeteri kadar karıştırdınız, gazeteci mi bıraktınız, televizyon mu bıraktınız, muhalif ses mi bıraktınız? Faşizmi getirdiniz ülkeye" diyerek tepki gösterdi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

CHP Sözcüsü Sarı açıkladı: Kurultay takvimi belli oldu Haber

CHP Sözcüsü Sarı açıkladı: Kurultay takvimi belli oldu

Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplanan Merkez Yönetim Kurulu (MYK) sonrası kameralar karşısına geçen CHP Parti Sözcüsü Müslim Sarı, teşkilatlardaki yeni görevden almaları ve merakla beklenen kurultay sürecine dair takvimi açıkladı. Kurultay İçin 6 kişilik komisyon CHP’de "mutlak butlan" kararı sonrası tartışmaların merkezinde yer alan kurultay taleplerine ilişkin konuşan Müslim Sarı, 820 imzanın değerlendirme sürecinin devam ettiğini belirtti. Olağan kurultay için özel bir çalışma yürüttüklerini ifade eden Sarı, "6 kişilik bir komisyon oluşturduk. Bu komisyon olağan kurultay için oluşturulmuştu. Bir kurultay takvimi hazırlığı içindeler. Eylül ayında bu süreç başlayacak" diyerek kongre takvimini duyurdu. Teşkilatlarda görevden almalar ve disiplin süreci MYK toplantısında alınan kararlarla Antalya ve Kayseri il başkanlıklarında değişikliğe gidildi. Antalya İl Başkanı Nail Kamacı ve Kayseri İl Başkanı Ufuk Ozan Gözbaşı’nın görevden alındığını duyuran Sarı, özellikle Kayseri’deki duruma parantez açtı. Ufuk Ozan Gözbaşı'nın "uygunsuz davranışları" gerekçesiyle disipline sevk edildiğini belirten Sarı, Antalya İl Başkanlığı’na Hasan Şahin’in, Kayseri İl Başkanlığı’na ise Okan Marzıoğlu’nun atandığını açıkladı. Parti yönetiminin bir diğer önemli gündem maddesi ise belediye başkanlarının istifaları oldu. 19 belediye başkanının AKP’ye geçişini değerlendiren Sarı, "Bunu doğru bulmuyoruz. Burada özeleştiri de yapılmalı. Şantaj yapıldı geçti yaklaşımını eksik buluyoruz" ifadelerini kullandı. Öte yandan, ihraç dosyalarının da yer alacağı Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) toplantısının 25 Haziran Perşembe günü yapılacağı bildirildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

‘Terörsüz Türkiye’ raporu Meclis’te kabul edildi: Kurtulmuş 7 başlığı tek tek açıkladı Haber

‘Terörsüz Türkiye’ raporu Meclis’te kabul edildi: Kurtulmuş 7 başlığı tek tek açıkladı

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde “Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda çalışmalar yürüten Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun hazırladığı 60 sayfalık ortak rapor kabul edildi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığında yapılan 21’inci toplantıda oylanan rapor, 47 kabul, 2 ret ve 1 çekimser oyla komisyondan geçti. Rapor 7 ana bölümden oluşuyor Kurtulmuş, raporun 7 ana başlık altında hazırlandığını açıkladı. Buna göre birinci bölümde komisyonun çalışma süreci, ikinci bölümde temel hedefler, üçüncü bölümde Türk ve Kürt yurttaşlar arasındaki kardeşliğin tarihi kökleri ve kardeşlik hukuku ele alındı. Dördüncü başlıkta komisyonda dinlenen kişi ve kurumların söylem analizlerinden çıkan mutabakat alanları yer aldı. Beşinci bölüm PKK’nın kendisini feshetmesi ve silah bırakması sürecine, altıncı bölüm yasal düzenleme önerilerine, yedinci bölüm ise demokratikleşme başlığına ayrıldı. Rapor, sonuç ve değerlendirme kısmıyla sona eriyor. Ekler ve dijital paylaşım vurgusu yapıldı Ana rapora beş ek hazırlandığı belirtildi. Bu eklerde komisyon üyeleri, çalışma usul ve esasları, siyasi partilerin sunduğu raporların dijital bağlantıları ve QR kodları, şimdiye kadarki toplantı özetleri ile dinlenen kurum ve kişi listeleri yer alacak. 21’inci toplantının tam tutanağının da rapora ekleneceği ifade edildi. “Rapor af mahiyetinde değildir” Kurtulmuş, raporun bir af düzenlemesi niteliği taşımadığını özellikle vurgulayarak, metnin terör eylemleri ve şiddet ikliminin sona erdirilmesine yönelik iradeyi ortaya koyduğunu söyledi. Çalışmaların tamamlanmış bir süreç olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Kurtulmuş, raporun bir “nihayet değil, atılacak adımların mihenk taşı” olduğunu ifade etti. Kardeşlik ve milli dayanışma vurgusu TBMM Başkanı, Türkiye toplumunun uzun yıllar ağır bedeller ödediğini belirterek terör meselesinin kalıcı biçimde çözülmesinin yalnızca güvenlik politikalarıyla sınırlı olmadığını dile getirdi. Hukuk devleti pratiğinin güçlendirilmesi, demokratik siyasetin ve toplumsal bütünleşmenin ilerletilmesi gerektiğini söyledi. Bölgedeki istikrarsızlıkların emperyal müdahalelerle bağlantılı olduğunu belirten Kurtulmuş, çözümün daha fazla kardeşlik ve bütünleşmeden geçtiğini ifade etti. Yeni anayasa mesajı Kurtulmuş, yeni anayasa hazırlığının komisyonun doğrudan görev alanında olmadığını ancak Türkiye için ertelenemez bir sorumluluk olduğunu kaydetti. Meclis’in milli iradenin tecelligahı olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, sürecin toplumsal meşruiyet zemininde ilerlemesi gerektiğini söyledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

“Resmi davet yapıldı”: Bakan Işıkhan’dan asgari ücret mesajı Haber

“Resmi davet yapıldı”: Bakan Işıkhan’dan asgari ücret mesajı

Asgari ücret görüşmelerinde ikinci toplantı öncesi kritik bir açıklama geldi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, 8,8 milyon asgari ücretli yurttaşı ve dolaylı olarak Türkiye toplumunun tamamını ilgilendiren süreçte sendikalarla temasın sürdüğünü belirterek, resmi davetlerin iletildiğini duyurdu. İkinci toplantının tarihi ve saati netleşti Bakan Işıkhan, 12 Aralık’ta gerçekleştirilen ilk toplantının ardından Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun ikinci kez 18 Aralık Perşembe günü saat 14.00’te toplanacağını açıkladı. İlk toplantıya işçi ve işveren temsilcilerinin katıldığını hatırlatan Işıkhan, sürecin planlandığı şekilde ilerlediğini ifade etti. “Tüm sendikalarla açık bir iletişim içindeyiz” Kabine toplantısı sonrası basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Işıkhan, TÜRK-İŞ’in toplantılara katılıp katılmayacağına ilişkin soruya da açıklık getirdi. Sendikalara resmi davetin yapıldığını vurgulayan Bakan, TÜRK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı Ramazan Ağar’ın da sürece dahil olduğunu hatırlattı. Işıkhan, “Biz tüm sendikalarla açık bir iletişim yapısına sahibiz. Sosyal diyalog gereği her türlü süreci işleteceğiz. Görüşlerini alacak, mutlaka istişarede bulunacağız” dedi. TÜRK-İŞ neden masaya oturmuyor? TÜRK-İŞ, Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun mevcut yapısının işçilerin karar süreçlerinde etkili olmasına imkân tanımadığını savunarak toplantılara katılmama kararı almıştı. TÜRK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı Ramazan Ağar, komisyon kararlarının ağırlıklı olarak hükümet ve işveren oylarıyla alındığını ve bu yapının adil olmadığını kamuoyuna açıklamıştı. “Komisyon demokratikleşmeden katılmayacağız” mesajı Ağar, TÜRK-İŞ’in 24 Aralık 2024’te aldığı karar doğrultusunda, komisyonun gerçek anlamda adil ve demokratik bir yapıya kavuşturulana kadar toplantılara katılmayacağını duyurmuştu. Aradan geçen yaklaşık bir yılda komisyonun yapısı ve işleyişine ilişkin herhangi bir iyileştirme yapılmadığını belirten Ağar, bu tutumlarını koruduklarını ifade etmişti. Milyonlarca yurttaş gözünü 18 Aralık’a çevirdi Asgari ücret görüşmelerinde ikinci toplantı yaklaşırken, gözler hükümet, işveren ve sendikalar arasındaki temasların seyrine çevrildi. 2026 yılında geçerli olacak asgari ücretin belirlenmesine yönelik müzakereler, Türkiye toplumunda yakından izlenmeye devam ediyor.

İmralı sonrası ilk kritik adım: Komisyon rapor için masaya oturdu Haber

İmralı sonrası ilk kritik adım: Komisyon rapor için masaya oturdu

Komisyon ilk kez İmralı sonrası toplandı Komisyon, AKP, DEM Parti ve MHP’den birer üyenin İmralı’ya gerçekleştirdiği ziyaretin ardından ilk kez bir araya geldi. Toplantı, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığında yapıldı. Oturumun ana gündemi, ziyaret hakkında bilgilendirme ve sürecin yasal altyapısını oluşturacak raporun çerçevesinin belirlenmesi oldu. Toplantı gecikmeli başladı, gündem rapor Toplantının, Kurtulmuş ve koordinatör üyelerin ön görüşmesi nedeniyle yaklaşık 35 dakika gecikmeyle başladığı öğrenildi. Oturumda, partilerin hazırladığı taslak raporların sunulması ve ortak metnin hangi başlıklarla şekilleneceğinin müzakere edilmesi hedefleniyor. Kurtulmuş: “Rapora geçiyoruz” Kurtulmuş, sürecin “raporlama safhasına” geçtiğini vurgulayarak, komisyonun ortak hassasiyetler ve müşterek kanaatleri içerecek bir belge hazırlamasını ümit ettiğini söyledi. Tüm partilerden gelen taslakların kayda alındığını belirten Kurtulmuş, “Bir sayfa dahi gelse resmi tutanaklara geçiriyoruz” ifadesini kullandı. Bahçeli: “Ortak irade oluşmalı” Komisyonun bugün gerçekleşen toplantısına ilişkin değerlendirmede bulunan Devlet Bahçeli, sırada geçiş sürecini ilgilendiren raporun yazımı olduğunu belirterek, TBMM’de yasal düzenlemeler için “ortak irade” çağrısı yaptı. Görüşmeler kayıt altına alındı İmralı’daki temasların Milli İstihbarat Teşkilatı tarafından kayıt altına alındığı, görüşme tutanaklarının da TBMM Başkanlığı’na sunulduğu bildirildi. Bu kayıtların rapor sürecinde referans belge olarak ele alınacağı belirtiliyor. “En hassas döneme girildi” uyarısı Kurtulmuş, sürecin siyasal tartışmaların parçası haline getirilmemesi gerektiğini vurgulayarak, içeriden ve dışarıdan olası “sabotaj” girişimlerine karşı sağduyu çağrısı yaptı. “Bu sefer Türkiye kazanacak” sözleriyle sürecin siyaset üstü yürütülmesi gerektiğini dile getirdi. Bir sonraki adım: Ortak metin Komisyonun önümüzdeki toplantılarda, partilerin sunduğu taslaklar üzerinden ilerleyerek ortak bir rapor taslağı oluşturması bekleniyor. Bu belgenin, ilerleyen aşamada Meclis gündemine taşınacak yasal düzenlemelerin temelini oluşturacağı ifade ediliyor.

“Olmaz” dediler… Genç Türk girişimciler milyon dolarlık yatırımı kaptı Haber

“Olmaz” dediler… Genç Türk girişimciler milyon dolarlık yatırımı kaptı

Yapay zeka teknolojilerinin küresel ölçekte kartları yeniden dağıttığı bir dönemde, Türkiye’den çıkan genç bir ekip, geliştirdikleri derin teknoloji ile ABD’li yatırımcıların dikkatini çekmeyi başardı. Otonom yapay zeka ajanları (autonomous AI agents) üzerine çalışan Mindra, ABD merkezli TQ Ventures liderliğindeki yatırım turunda 1,2 milyon dolar fon topladı. Bu başarıyı daha da anlamlı kılan ise kurucu ekibin henüz üniversite öğrencisi olması ve "bu yaşta, bu coğrafyadan olmaz" denilen tabuları yıkmasıydı. Fikir şubatta doğdu, yüz yüze gelince devleşti Mindra’nın kuruluş hikayesi, aslında çok yeni. Kurucu ortaklar, fikrin ilk tohumlarının bu yılın şubat ayında atıldığını belirtiyor. Ekip, çalışma hayatından ve kendi deneyimlerinden elde ettikleri içgörülerle fikri olgunlaştırsa da, başlangıçta farklı şehirlerde olmaları ve devam eden başka bir startup projesi nedeniyle süreci hemen başlatamadı. Ekip o günleri şu sözlerle anlatıyor: "Hepimiz yüz yüze bir araya gelince tekrar bu fikir üzerinde yoğun bir şekilde çalışmaya başladık ve şu anki noktaya getirdik. Girişimcilik bizim için hep doğal bir şeydi; bizi buna iten bir 'kırılma anı'ndan ziyade, bizi vazgeçirecek bir durumun oluşmaması bizi buraya taşıdı." ABD’li yatırımcıyı fikre değil, ekibin inadına inandırdılar Birçok girişimin hayali olan ABD merkezli bir fondan yatırım alma süreci ise Mindra ekibi için stratejik bir sınav oldu. TQ Ventures’ı ikna eden unsurun sadece "parlak bir fikir" olmadığını belirten kurucular, startup dünyasının zorlu gerçeklerine dikkat çekti: "Startup, tek bir güzel fikir bulup gerçekleştirdiğiniz basit bir proje değil. Her gün yeni rakiplerle yarışmanız, yaratıcı fikirler bulmanız ve yanlış yaptığınızda düşmemeniz gerekiyor. Bizim TQ’ya gösterdiğimiz en önemli özellik; aklımızdakileri hayata geçirme yeteneğimizin yanı sıra, sürekli inovasyon yapabilen, yılmayan ve her koşulda bir yolunu bulan bir ekip olduğumuzdu." Yapay zeka sadece konuşmayacak, aksiyon alacak Mindra’nın odaklandığı "otonom yapay zeka ajanları" kavramı, son kullanıcı için karmaşık görünse de ekip bunu net bir şekilde tanımlıyor: "Ajanları; sistemlerimize entegre olabilen, veriyi analiz edebilen ve en sonunda aksiyon alan araçlar olarak görüyoruz." Yapay zekanın kabiliyetlerinin artmasıyla bu sistemlerin birer otomasyon cihazına dönüştüğünü belirten ekip, Mindra’nın farkını "orkestrasyon" (orchestrator) yeteneğiyle ortaya koyuyor. Şirket, sadece ajanları yönetmekle kalmıyor; şirketlerin bu ajanları entegre ederken gerçek değere ulaştığı, otomatize edilmiş sistemler tasarlıyor. Blockchain güvencesiyle binde birin altında maliyet Mindra’yı rakiplerinden ayıran en büyük teknik özelliklerden biri, farklı şirketler ve altyapılarla yazılmış ajanların güvenli bir şekilde iletişim kurmasını sağlaması. Gelecekte yapay zeka ajanlarının birbirleriyle çalışacağı bir dünya öngören ekip, bu noktada geliştirdikleri ödeme protokolüne dikkat çekiyor. Sistemin XRP Ledger (Blockchain) üzerinde çalışması, ajanların ne yaptığını takip etmeyi ve ödemelerin şeffaflığını sağlıyor. Özellikle ajanlar arası ödemelerde komisyon oranını %0.01’in (binde bir) altına çekmeyi hedefleyen Mindra, bu düşük maliyeti kendi iş modeliyle değil, kullandıkları teknolojinin avantajıyla sunuyor. Ekip, "İzlenebilirlik bizim için çok kıymetli. Ödeme miktarını ve yerini doğru işlediğimizden emin olmak için blockchain teknolojisi kritik rol oynuyor" diyor. "Türkiye’de kendimizi anlatmak çok maliyetli" Girişimin neden doğrudan ABD pazarına odaklandığı sorusuna ise kurucular, "zaman maliyeti" üzerinden gerçekçi bir yanıt veriyor. Mindra’nın "doğuştan global" bir şirket olduğunu vurgulayan ekip, Türkiye pazarındaki zorlukları şöyle özetliyor: "Yaptığımız iş global ve teknolojinin sınırlarını zorluyor. Türkiye’de ne yazık ki bu vizyonun anlaşılması uzun yıllar alacak. 'Anlaşılma'ya ayıracağımız zaman bizim için büyük bir maliyet. Türkiye’de bizi anlayan şirketlere kapımız hep açık ama ana hedefimiz daima global pazar olacak." Kuruculardan geleceğe bakış: Ajanlar birbirini işe alacak Mindra’nın üç kurucu ortağı İlker Yörü, Deniz Soylular ve Zeynep Yorulmaz, girişimin geleceğine dair heyecanlarını ve kişisel motivasyonlarını ise şu sözlerle paylaşıyor: Zeynep Yorulmaz: "Beni en çok heyecanlandıran şey, yapay zeka ajanlarının birbirini işe alacağı bir geleceği görmek. Ekosistem çok hızlı değişiyor ve bu rekabetçi büyüme Mindra için büyük avantaj. Ajanların daha kompleks işleri tamamlayabilecek kapasiteye gelmesini şirketlerde görmek için sabırsızlanıyorum." Deniz Soylular: "Bize üniversitede okurken şirket kurmanın saçma olduğunu, daha çok şey öğrenmemiz gerektiğini, çok genç olduğumuzu söylediler. Yatırımcılar mesajlarımıza dönmedi. Şimdi ise okurken aldığımız bu yatırım, Türkiye’nin en büyük tohum öncesi turlarından biri oldu. Mindra’nın kültüründe başarılmamış olanı başarmak var." İlker Yörü: "5 yıl sonra yapay zeka ajanlarının sadece iş üretmekle kalmayıp birbirleriyle ticaret yaptığı yeni bir otonom çağ başlayacak. Biz de dünyanın her yerinde geçerli altyapımızla, bu devasa ekonominin finansal ve operasyonel omurgasını oluşturacağız." Gençlere altın tavsiye: "Deneyen kazanır" Milyon dolarlık yatırıma ulaşan genç ekip, kendi yollarından gelmek isteyen Türk girişimcilere de net bir mesaj veriyor: "Artık 'bir şey olur mu olmaz mı' diye düşünmeyi bırakın. Bu dünyada sadece deneyen ve gerçek müşteriden öğrenen kazanıyor. Network elde etmenin ve ekosisteme girmenin en güzel yolu, kendi startup’ınızın olmasıdır."

Restoranlardan dijital isyan: Komisyonu düşürün, yoksa çıkıyoruz Haber

Restoranlardan dijital isyan: Komisyonu düşürün, yoksa çıkıyoruz

TÜRES rest çekti, fiyat indirimiyle meydan okumayı başlattı Tüm Restorancılar ve Turizmciler Derneği (TÜRES), artan maliyetler ve online platformların komisyon politikalarına karşı ülke genelinde yüzde 20’lik fiyat indirimi uygulamasına gideceğini duyurdu. Karar, restoran ve kafe işletmecilerinin gelir baskısına dikkat çekmek ve tüketiciye doğrudan yansımayı azaltmak amacıyla alındı. “Yüzde 40’ı bulan komisyonlar sürdürülemez” TÜRES Genel Başkanı Ramazan Bingöl, bazı online yemek platformlarında komisyonların yüzde 40’a kadar çıktığını belirterek, bunun hem işletmeleri hem de yurttaşı mağdur ettiğini söyledi. Bingöl, “Bin liralık siparişin yalnızca 531 lirası işletmeye kalıyor; geri kalanı platforma gidiyor. Bu da fiyatlara pahalılık olarak yansıyor” dedi. Çağrı açık: “Masaya oturun ya da platformdan çıkıyoruz" Bingöl, sektör adına platformlara seslenerek komisyonların makul seviyelere çekilmesini istedi. Aksi halde 300 bin restoran ve kafenin topluca sistemden çıkacağını duyurdu. Bu çıkış, dijital aracılık pazarında şimdiye dek görülmemiş ölçekte bir kopuş ihtimalini gündeme getirdi. “Adı konulmamış bir protesto yaşıyoruz” Sektör temsilcileri, gıda zehirlenmesi haberleri ve pahalılık algısının da etkisiyle bazı işletmelerde ciro kaybının yüzde 90’lara vardığını aktardı. TÜRES, sürecin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda güven krizine dönüştüğünü vurguladı. Yurttaşa mesaj: “Aracı yerine doğrudan gelin, daha ucuza alın” TÜRES, yurttaşları online platformlar yerine doğrudan işletmelere yönelmeye çağırdı. İndirim kampanyasıyla tüketicinin daha ucuza yemek yiyebileceğini savunan sektör, aracı maliyetinin sıfırlanmasıyla fiyatların düşeceğini belirtti. Alternatif plan masada: Kendi sipariş sistemi geliyor Dernek, platformlara bağımlılığı azaltmak için restoranların ortak bir altyapı kurabileceğini duyurdu. Kendi sipariş ve dağıtım ağını kurma hedefi, yapılmaz denilenin yapılabileceği yönünde güçlü bir sinyal olarak yorumlandı. Dijital pazar yeni bir eşikte Restoranların resti kabul görür mü, platformlar geri adım atar mı bilinmiyor. Ancak tartışma, dijital aracılık ekonomisinde “kim kazanıyor, kim ödüyor” sorusunu Türkiye toplumunun merkezine taşıdı. Şimdi gözler, müzakere masasına oturulup oturulmayacağında.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.