SON DAKİKA

#Komplo

HABER DEĞER - Komplo haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Komplo haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bilim kurgu sinemasından alışılmışın dışında 6 film Haber

Bilim kurgu sinemasından alışılmışın dışında 6 film

Bilim kurgu filmleri çoğu zaman geleceği anlatıyormuş gibi görünür. Ancak aslında bugünün dünyasına dair sorular sorar: İnsan nedir? Teknoloji bizi nereye götürüyor? Kimliğimiz ve varlığımız ne kadar kırılgan? Bazı filmler bu soruları devasa uzay savaşlarıyla anlatırken, bazıları tek bir insanın zihnündeki çatışmayı merkeze alır. Bu listede, bilim kurgu türünü farklı açılardan ele alan ve her öneri listesinde karşınıza çıkmayan altı filmi derledik. Mickey 17: İnsan hayatının değeri üzerine rahatsız edici bir soru Bong Joon-ho’nun yönettiği Mickey 17, yakın gelecekte insanların tehlikeli uzay kolonizasyon görevlerinde “harcanabilir” işçiler olarak kullanıldığı bir sistemi anlatıyor. Mickey adlı karakter, öldüğünde hafızası korunarak yeniden klonlanan bir işçi olarak görevine devam eder. Ancak sistemin temel bir kuralı vardır: Aynı anda iki Mickey var olamaz. Yeni bir kopya üretilebilmesi için önceki versiyonun tamamen ortadan kalkmış olması gerekir. Film, insan hayatının değeri ve kimlik kavramı üzerine oldukça sarsıcı bir soru sorar: Eğer bir insanın yerine yenisi üretilebiliyorsa, gerçekten ne kadar değerliyiz? Aniara: Uzayın ortasında kaybolan bir geminin varoluş hikâyesi Pella Kågerman ve Hugo Lilja’nın yönettiği Aniara, Mars’a doğru yola çıkan bir koloni gemisinin yaşadığı kazanın ardından rotasından sapmasıyla başlar. Gemideki yolcular başlangıçta bunun geçici bir sorun olduğunu düşünür. Fakat zaman ilerledikçe geri dönüş ihtimalinin giderek azaldığı anlaşılır. Hikâye bu noktadan sonra uzayın ortasında sıkışıp kalan insanların psikolojisine odaklanır. Aniara; tüketim kültürü, insanın evrendeki yeri ve umut fikri üzerine karanlık atmosferiyle dikkat çeken varoluşsal bir bilim kurgu anlatısıdır. District 9: Bilim kurgu üzerinden ayrımcılık eleştirisi Neill Blomkamp’ın yönettiği District 9, Dünya’ya gelen uzaylıların insanların kontrolü altındaki bir gettoda yaşamak zorunda bırakıldığı bir geleceği anlatır. Bu bölgede çalışan bir devlet görevlisi beklenmedik bir olayın ardından kendisini bir anda gettonun içinde, sürgün edilmiş halde bulur. Film, bilim kurgu çerçevesini kullanarak ayrımcılık, yabancılaşma ve güç ilişkileri üzerine sert bir eleştiri sunar. Hikâye ilerledikçe insan ile “öteki” arasındaki sınırın ne kadar hızlı değişebileceğini gösterir. Prey: Avcı ile av arasındaki dengeleri tersine çeviren hikâye Dan Trachtenberg imzalı Prey, Predator evrenine farklı bir bakış getiren bir film. Comanche halkından genç bir savaşçı olan Naru, kabilesini korumaya çalışan yetenekli bir avcıdır. Dünya’ya gelen son derece gelişmiş bir Predator, Naru ve kabilesi için ölümcül bir tehdit haline gelir. Film boyunca Naru’nun yalnızca bir yaratıkla değil, kendi sınırlarıyla da mücadele ettiğini görürüz. Prey; doğayla kurulan ilişki, hayatta kalma içgüdüsü ve cesaret üzerine kurulu sade ama etkili bir bilim kurgu anlatısıdır. Moon: Yalnızlık ve kimlik üzerine minimalist bir bilim kurgu Duncan Jones’un yönettiği Moon, Ay yüzeyindeki bir madende çalışan astronot Sam Bell’in hikâyesini anlatır. Üç yıllık görev süresinin sonuna yaklaşan Sam, günlerini yalnızlık içinde geçirir ve tek arkadaşı yapay zekâ bilgisayar GERTY’dir. Ancak görevinin sonuna doğru yaşanan beklenmedik bir olay, Sam’in hem görevini hem de kendi varlığını sorgulamasına yol açar. Moon, büyük aksiyon sahneleri yerine kimlik, yalnızlık ve insanın kendi kopyasıyla yüzleşmesi üzerine kurulu sakin ama güçlü bir bilim kurgu filmidir. Bugonia: Paranoya ve gerçeklik arasındaki ince çizgi Yorgos Lanthimos’un yönettiği Bugonia, iki komplo teorisyeninin büyük bir şirketin CEO’sunun aslında dünyayı ele geçirmeye çalışan bir uzaylı olduğuna inanmasıyla başlayan tuhaf bir hikâye anlatır. Bu inanç, karakterleri giderek daha radikal eylemlere sürükler. Lanthimos’un absürt anlatım diliyle şekillenen filmde paranoya ile gerçeklik arasındaki çizgi sürekli bulanıklaşır. Bugonia; komplo kültürü, güç algısı ve modern toplumdaki güvensizlik hissi üzerine düşündüren sıra dışı bir bilim kurgu olarak öne çıkar. haberdeger.com — Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

5 yaşındaki Deniz'in yürek yakan ölümünde 'kullanıldım' itirafı! Haber

5 yaşındaki Deniz'in yürek yakan ölümünde 'kullanıldım' itirafı!

Savcıdan hapis istemi ve sanıkların kan donduran savunmaları Bursa'da özel bir diş kliniğinde sedasyon altında yapılan işlem sonrası fenalaşarak yaşamını yitiren 5 yaşındaki Deniz Sönmez'in ölümüne ilişkin davada yargılama süreci devam ediyor. Savcılık, diş hekimi A.G. ve anestezi uzmanı L.O. hakkında 'bilinçli taksirle ölüme neden olma' suçundan 9 yıla kadar hapis cezası talep etti. Duruşmaya damga vuran an ise sanıkların sorumluluğu birbirlerine ve sistemin işleyişine atması oldu. Küçük Deniz'in 4 dişine işlem yapıldıktan sonra kanama ve ateş şikayetiyle eve gönderilmesi ve ardından oksijen yetersizliğine bağlı çoklu organ yetmezliği sonucu hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan olayda, ailenin adalet arayışı mahkeme salonunda yankılandı. "Bir düzenin içine düştüm, kendimi kullanılmış hissediyorum" Sanık sandalyesindeki diş hekimi A.G., yaptığı savunmada kliniğin işleyişini suçlayarak sorumluluğu üzerinden atmaya çalıştı. İşe başladığında sedasyon uygulamasının halihazırda yapıldığını ve bunun yasak olduğunu bilmediğini öne süren A.G., kendisine komplo kurulduğunu iddia etti. Diş hekimi, "Ben bir düzenin içine düştüm, kendimi kullanılmış hissediyorum" diyerek mesul müdürü ve şirket sahiplerini işaret etti. Ayrıca süt dişine dikiş atılmasının tıbben hatalı olduğunu ve gelişim bozukluğuna yol açacağını belirterek, yapılan işlemlerde asıl kusursuz olanın kendisi olduğunu savundu. Hekim, olaydan sonra maaşını alamadığını ve zor durumda bırakıldığını da ekledi. Yasaktan habersiz uzmanlar ve acılı ailenin isyankar bekleyişi Davanın bir diğer sanığı anestezi uzmanı L.O. da savunmasında yasaktan habersiz olduğunu, kamu hastanelerindeki randevu yoğunluğu nedeniyle yurttaşların mağdur olmaması için bu işlemi yaptıklarını belirterek beraatini istedi. Ancak duruşmada söz alan anne Elena ve baba Aydın Sönmez, sanıkların "tecrübesizim" veya "bilmiyordum" şeklindeki savunmalarına sert tepki gösterdi. Acılı aile, sedasyon yöntemini bizzat hekimin önerdiğini belirterek, iki yıldır çocuksuz bir hayat sürdüklerini ve sorumluların en ağır şekilde cezalandırılmasını talep etti. Mahkeme heyeti kararını vermek üzere duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.