SON DAKİKA

#Kritik Eşik

HABER DEĞER - Kritik Eşik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kritik Eşik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TBMM Başkanı'ndan 'Terörsüz Türkiye' vurgusu: "İsrail, Türkiye'nin oluşturacağı kardeşlik ikliminden çekiniyor" Haber

TBMM Başkanı'ndan 'Terörsüz Türkiye' vurgusu: "İsrail, Türkiye'nin oluşturacağı kardeşlik ikliminden çekiniyor"

Tarihsel birlik ve Cumhuriyetin ilk asrının bilançosu TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Afyonkarahisar'da düzenlenen sivil toplum buluşmasında gerçekleştirdiği konuşmada, Türk tarihinin bir bütün olduğunu vurguladı. Kurtulmuş, tarih birliğine ve zaferlerin ortak ruhuna dair şu değerlendirmelerde bulundu: "Bu milletin tarihini dönemlere ayırarak Selçuklu'yu, Osmanlı'yı ve Cumhuriyetimizi birbirinden ayırarak sanki bunlar her birisi başka milletin varlıklarıymış gibi değerlendiriyor ve hatta üzülerek ifade ediyorum ki zaman zamanda maksadını aşan yorumlarla tarihi birbirine karşı yarıştırıyor hatta çatıştırıyoruz. Selçuklu da bizimdir, Osmanlı da bizimdir, Cumhuriyet de bizimdir. Bunların birbirinden ayrılması mümkün değildir. İspatı da 26 Ağustos'tur. Eğer 26 Ağustos 1071'i 26 Ağustos 1922'den ayırabiliyorsanız, geçmişi bugünden ayırabilirsiniz. Bu mümkün değildir. Bu milletin tarihi bir bütündür ve her sayfası bizim için iftihar edeceğimiz büyük bir tarihtir." Cumhuriyetin ilk asrının en ağır bilançosunun terör olduğunu belirten Kurtulmuş, bu maliyeti ve emperyalist oyunları şu sözlerle aktardı: "Cumhuriyetimizin ilk asrının en ağır bilançosu, Türkiye'ye emperyalistler tarafından ödetilmiş olan terör ve terörün getirmiş olduğu yıkım ve maliyettir. Burada da bir kısım temsilcileri olan aziz şehitlerimizin kahramanca mücadelesiyle teröre karşı çok büyük bir başarı elde edilmiş ve Allah'a çok şükür bugüne gelinmiştir. Ancak Cumhuriyetin yaklaşık 50 yılı terörle ve mücadeleyle geçti. 40 binin üzerinde insan öldü. Binlerce şehidimiz oldu... Bu 50 yıllık terörle geçen sürenin ağır maliyeti aynı zamanda Türkiye'ye ekonomik olarak da çok büyük ağır bir maliyet yüklemiştir. Üniversite üyesi arkadaşlarımızla 2013 yılında hesaplamaları yapmıştık. O zamanki rakamlarla alternatif maliyetleri ile 1,3 trilyon dolardı. Bugün en mütevazi rakamlarla 2,3 trilyon dolarlık bir maliyete katlandık." "Terörsüz Türkiye" ve üç sigortalı yasal Süreç Türkiye'nin "Terörsüz Türkiye" hedefiyle emperyalistlerin oyunlarını bozduğunu ifade eden Kurtulmuş, çıkarılan yasanın güvencelerini şu sözlerle anlattı: "Çıkarılan yasa ile ilgili de birkaç hususu paylaşmak istiyorum. Gelen sorular arasında 'Efendim ya terör örgütü silah bırakmazsa' var. Öyle ya… Ya bırakmazsa? Bu yasanın üç tane sigortası vardır. Bırakmazsa kendileri bilir. Bırakmazsa, Türkiye bundan evvel olduğu gibi terörle mücadele etmeyi gayet iyi bilir. Üç tane sigorta vardır yasanın içerisinde. Ben yasayı onlarca kere hazırlık safhasında da okumuş birisi olarak şunu söyleyeyim. Hiçbir şehit ailesinin, hiçbir gazimizin hakkını, hukukunu rencide edecek herhangi bir söz, bırakın cümleyi bir kelime bile yoktur... Birincisi yasanın birinci maddesinde yer alan 'kritik eşik' diyerek raporumuzda da tanımladığımız, örgütün bütün şubeleriyle birlikte silahlarını bıraktığı ve örgütsel faaliyetlerini sonlandırdığının devletin güvenlik birimlerince tespit ve teyidi üzerine Milli Güvenlik Kurulunca alınacak bir kararla, örgütün kendisini feshettiği ortaya konulacaktır." İsrail vurgusu Suriye ve bölgedeki gelişmelere de değinen Kurtulmuş, İsrail'in Türkiye'den duyduğu rahatsızlığı şu ifadelerle dile getirdi: "Dün Suriye'de SDG başkanının yaptığı 'Suriye'deki entegrasyon olumlu bir şekilde nihayete ermiş ve SDG bir örgüt olarak varlığını yok etmiş, kendisini feshettmiştir' açıklaması bizim için önemlidir, tarihidir ve değerli bir açıklamadır... İsrail'in bölgenin sadece teorik bir tehdidi olmaktan çok öteye geçtiğini, son dönemlerde, saldırmadığı neredeyse hiçbir bölge ülkesinin kalmadığını hatırlatarak, 'Böylesine yayılmacı bir hesap içerisinde olan bir ülke. Bu ülke, sadece Türkiye'den çekiniyor ve Türkiye'nin bölgesinde oluşturacağı barış ve kardeşlik ikliminden çekiniyor, biz de bunu ortaya koymak zorundayız. Şimdi Suriye'de tam manasıyla bir barışın ortaya çıkması, inşallah Irak hükümetiyle olan yakın ilişkilerimizle de Irak'taki ilişkilerin fevkalade daha güçlü bir noktaya gitmesi, bölge halklarının da yan yana gelmesini sağlayacaktır." Konuşmasını toplumun tüm kesimlerine birlik çağrısı yaparak tamamlayan Kurtulmuş, zihniyet değişiminin önemini şu sözlerle özetledi: "Önce dillerimizi tashih etmek, her türlü ayrımcı dili terk etmek, her türlü ayrılıkçı ve ötekileştirilmiş dili de bir kenara bırakmak zorundayız. Bu topraklarda yaşayan herkes bu ülkenin eşit ve özgür yurttaşlarıdır. Bu topraklarda yaşayan herkes aynı bayrağın altında yaşayan, aynı vatanın evlatları, aynı medeniyetin insanlarıdır. Dolayısıyla önce bu dilden ötekileştirici, farklılaştırıcı, ayrımcılık dilini bir kenara bırakmak ve etrafımızdakilerin de bu dili bırakmalarını tavsiye etmemiz lazım." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Altın piyasasında yükseliş: Dip seviyelerden alımlar geliyor Haber

Altın piyasasında yükseliş: Dip seviyelerden alımlar geliyor

ABD Merkez Bankası (FED) cephesinden gelen ılımlı mesajlar ve petrol fiyatlarındaki gerileme güvenli liman talebini desteklerken, gram altın 6 bin TL seviyesinin üzerinde işlem görmeye başladı. Dünkü işlemlerde yüzde 0,60 değer kazanarak günü 4.031 dolardan kapatan ons altın, yeni güne 4.058 dolar seviyelerinde başladı. Bu toparlanmanın iç piyasadaki yansımasıyla birlikte, gram altın 2 Temmuz sabahına yaklaşık 6.090 TL seviyesinden giriş yaptı. FED mesajları yükselişi tetikledi Piyasalardaki yükseliş eğilimini tetikleyen en önemli faktörlerin başında FED’in para politikasına ilişkin verdiği sinyaller geliyor. Merkez Bankacılığı Forumu’nda enflasyon risklerinin azaldığına dair mesajlar verilmesi, yeni bir faiz artışı beklentisini zayıflattı. Buna ek olarak, ABD ve İran arasında Katar'da yürütülen görüşmelerden gelen olumlu haberler petrol fiyatlarını düşürerek Brent petrolün 70 dolar bandına gerilemesine yol açtı; bu durum da altın fiyatlarını destekleyen bir diğer unsur oldu. Ayrıca, haziran ayında özel sektör istihdamının 95 bin kişiyle beklentilerin altında kalması ve imalat PMI verisinin 53,3 düzeyinde gerçekleşmesi, ekonomide aşırı ısınma olmadığını ortaya koyarak faiz artışı ihtimallerini azalttı. Kritik eşik geliyor Piyasalar şimdi gözünü bugün açıklanacak olan haziran ayı tarım dışı istihdam verisine çevirdi. Analistler 114 bin kişilik bir artış beklerken, verinin beklentilerin üzerinde gerçekleşmesi durumunda FED'in daha sıkı bir para politikasına yönelebileceği değerlendiriliyor. CME FED Watch verilerine göre ise eylül ayı için faiz artışı ihtimali yüzde 49,8 seviyesinde seyrediyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Saxo Bank Emtia Stratejisti Ole Hansen, ons altındaki toparlanmanın dip seviyelerden gelen alımlarla desteklendiğini vurguluyor. Hansen, yükselişin kalıcı hale gelebilmesi için ons altının 4.100 dolar seviyesini aşarak üzerine yerleşmesi gerektiğini, bu seviyenin piyasada dip oluşumu için kritik bir eşik olduğunu ifade ediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Nükleer gerilimin kalbi: Zenginleştirilmiş uranyum nedir, İran’ın elinde ne var? Haber

Nükleer gerilimin kalbi: Zenginleştirilmiş uranyum nedir, İran’ın elinde ne var?

Zenginleştirilmiş uranyum nedir? Uranyum, doğada bulunan bir elementtir ve iki temel izotoptan oluşur: U-238 ve U-235. Nükleer enerji ya da silah üretimi için kritik olan izotop ise U-235’tir. Doğal uranyumda U-235 oranı yalnızca yaklaşık %0,7’dir. Bu oran artırılarak kullanılabilir hale getirilir. İşte bu sürece zenginleştirme denir. Bu işlemde: Uranyum gaz haline getirilir Santrifüj adı verilen yüksek hızlı makinelerde döndürülür Daha hafif olan U-235 ayrıştırılarak yoğunlaştırılır Sivil kullanım ile nükleer silah arasındaki fark Zenginleştirme oranı, uranyumun ne amaçla kullanılacağını belirler: %3–5 → Nükleer santrallerde enerji üretimi %20 → Araştırma reaktörleri %90 → Nükleer silah üretimi Yani oran yükseldikçe, uranyumun silah haline getirilmesi daha mümkün hale gelir. Kritik eşik: %20 Uzmanlara göre %20 zenginlik seviyesi kritik bir eşiktir. Çünkü bu seviyeye ulaşıldığında, %90’a çıkmak çok daha kısa sürede mümkün olur. Bu nedenle %20 üzeri stoklar, küresel güvenlik açısından yakından izlenir. İran’ın elinde ne kadar uranyum var? ABD’li yetkililere göre İran’ın elinde: %60 zenginleştirilmiş yaklaşık 440 kg uranyum %20 seviyesinde yaklaşık 1000 kg %3,6 seviyesinde yaklaşık 8500 kg uranyum bulunuyor Bu veriler, İran’ın kısa sürede silah seviyesine ulaşabilecek teknik kapasiteye sahip olabileceği yönünde yorumlanıyor. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’na göre bu miktar, daha da zenginleştirilirse teorik olarak birden fazla nükleer bomba üretimine yetecek düzeyde olabilir. İran nükleer silah geliştiriyor mu? İran, nükleer programının tamamen sivil amaçlı olduğunu savunuyor. Uluslararası denetim kurumları ise aktif bir nükleer silah programına dair kesin kanıt bulunmadığını belirtiyor. Ancak uzmanlar, uranyum zenginleştirme kapasitesinin artmasının tek başına yeterli olmadığını da vurguluyor. Çünkü bir nükleer silah için: Savaş başlığı tasarımı MontajTaşıma sistemi (füze vb.) gibi çok daha karmaşık süreçler gerekiyor. Müzakerelerin kilit noktası ABD ile İran arasındaki görüşmelerde en kritik başlıklardan biri, bu uranyum stokunun akıbeti. ABD tarafı stokların sınırlandırılmasını isterken, İran bu konuda geri adım atmaya yanaşmıyor. Enerji mi, tehdit mi? Zenginleştirilmiş uranyum, bir yandan enerji üretiminin anahtarıyken, diğer yandan küresel güvenlik açısından en büyük risklerden biri. Bu nedenle İran’ın elindeki stok, sadece bölgesel değil küresel dengeleri de doğrudan etkileyen stratejik bir mesele olarak öne çıkıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Altın için kritik 15 gün! İslam Memiş’ten yatırımcıya net uyarı Haber

Altın için kritik 15 gün! İslam Memiş’ten yatırımcıya net uyarı

Küresel piyasalarda ateşkes etkisi hissedilmeye başlarken, altın fiyatlarında da hareketlilik dikkat çekiyor. Petrol fiyatlarının gerilemesi ve piyasalardaki iyimser hava sonrası yatırımcılar “Altın alınır mı?” sorusuna yanıt ararken, ekonomist İslam Memiş’ten kritik değerlendirmeler geldi. “Temkinli olun” uyarısı İslam Memiş, ateşkes haberinin piyasalara ilk etapta olumlu yansıdığını ancak sürecin henüz netleşmediğini belirtti. 15 günlük sürecin kritik olduğunu vurgulayan Memiş, yatırımcıların acele karar vermemesi gerektiğini söyledi. Ons altında kritik eşik: 5 bin dolar Altında temkinli bir yükseliş yaşandığını belirten Memiş, piyasanın ateşkese inanması için ons altının 4.900 dolar üzerinde kalıcı olması gerektiğini ifade etti. Bu seviyenin aşılması halinde 5.100 doların gündeme gelebileceğini söyledi. Gram altında 7–8 bin lira senaryosu Memiş’e göre kalıcı bir barış ortamı oluşması halinde gram altın fiyatı 7 ila 8 bin lira bandına yükselebilir. Ancak piyasaların manipüle edilmesi durumunda dalgalanmaların devam edebileceği uyarısında bulundu. İki senaryo masada Uzman isim, önümüzdeki süreç için iki farklı senaryoya dikkat çekti: Kalıcı barış durumunda altın fiyatlarında güçlü yükseliş, haber akışıyla oluşabilecek manipülasyon durumunda ise sert dalgalanmalar. Petrolde düşüş beklentisi Ateşkesin kalıcı hale gelmesi durumunda petrol fiyatlarında düşüş yaşanabileceğini belirten Memiş, Brent petrolün 80 dolar seviyelerine kadar gerileyebileceğini ifade etti. “Biraz bekleme zamanı” Memiş, yatırımcılara kısa vadede temkinli hareket etmeleri çağrısında bulundu. Özellikle küçük yatırımcıların ani kararlar yerine uzun vadeli stratejiye odaklanması gerektiğini vurguladı. Uzun vadede hedef: 10 bin TL Altında uzun vadeli beklentilerini de paylaşan Memiş, gram altın için hedefin 10 bin lira seviyeleri olduğunu belirtti. Ancak bu seviyeye ulaşana kadar piyasada sert dalgalanmaların sürebileceğini ifade etti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Borsa’da sert düşüş! ASELSAN ve THY hisselerinde dikkat çeken ayrışma Haber

Borsa’da sert düşüş! ASELSAN ve THY hisselerinde dikkat çeken ayrışma

Borsa İstanbul’da Borsa İstanbul BİST 100 endeksi, Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimin etkisiyle haftanın ilk işlemlerinde sert düşüş yaşadı. Geçen haftayı 13.717 puandan kapatan endeks, ilk işlemlerde %5,32 kayıpla 12.987 puana geriledi. Jeopolitik risk fiyatlanıyor Piyasalarda satış baskısının temel nedeni olarak Orta Doğu’daki askeri gerilim ve petrol fiyatlarındaki yükseliş gösteriliyor. Analistler, özellikle enerji maliyetlerindeki artış ve bölgesel belirsizliğin risk iştahını zayıflattığını belirtiyor. Yapı Kredi tarafından yapılan değerlendirmede, 14.532 seviyesinden başlayan düzeltme eğiliminin sürdüğü ifade edilerek iki temel risk başlığına dikkat çekildi: Şubat ayı enflasyon verileri Jeopolitik tansiyonun seyri Analizde 13.300–13.400 bandı ilk güçlü destek bölgesi olarak işaret edilirken, bu seviyenin altında 13.200–12.800 aralığının gündeme gelebileceği vurgulandı. ASELSAN pozitif ayrıştı Savunma sanayi hisseleri jeopolitik gerilim dönemlerinde zaman zaman pozitif ayrışabiliyor. Haftanın ilk işlemlerinde ASELSAN, %0,62 primle düşen piyasaya rağmen artıda seyrederek dikkat çekti. Analistler, savunma harcamalarına yönelik beklentilerin bu ayrışmada etkili olduğunu belirtiyor. THY’de sert satış Buna karşılık havacılık tarafında tablo tersine döndü. Türk Hava Yolları hissesi, %8,13 kayıpla güne başladı. Satış baskısının nedenleri: Bölge ülkelerine yönelik uçuş iptalleri Seyahat kısıtlamaları Petrol fiyatlarındaki yükseliş Artan yakıt maliyetlerinin havayolu şirketlerinin kârlılığı üzerinde baskı oluşturabileceği değerlendiriliyor. Model portföy kararı Gedik Yatırım, artan jeopolitik riskler ve petrol fiyatlarındaki yükseliş nedeniyle Türk Hava Yolları’nı model portföyden çıkardığını duyurdu. Açıklamada uzun vadeli olumlu görüşün korunduğu ancak kısa vadeli emtia oynaklığı risklerinin sınırlandırılmak istendiği belirtildi. SPK’dan açığa satış yasağı Piyasadaki sert oynaklık sonrası Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), 2 Mart–6 Mart 2026 tarihleri arasında pay piyasasında açığa satış işlemlerini yasakladı. Gün içi kapatılan pozisyonlar da yasak kapsamına alındı. Ayrıca Borsa İstanbul, emir/işlem oranını (OTR) 5:1’den 3:1’e düşürdü. Bu adımın, algoritmik işlemler kaynaklı aşırı volatilitenin önüne geçmeyi amaçladığı belirtildi. Piyasada kritik soru Uzmanlara göre kısa vadede yönü belirleyecek iki temel başlık var: Jeopolitik gelişmelerin seyri Enflasyon ve petrol fiyatlarının yönü 12.800 seviyesi teknik açıdan kritik eşik olarak öne çıkarken, yatırımcıların volatiliteye karşı temkinli olması gerektiği vurgulanıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bilimde ezber bozan an: Çin’in “Yapay Güneşi” nükleer füzyonda tarihi sınırı aştı Haber

Bilimde ezber bozan an: Çin’in “Yapay Güneşi” nükleer füzyonda tarihi sınırı aştı

Çin Bilimler Akademisi bünyesinde yürütülen çalışmalar kapsamında, “Yapay Güneş” olarak adlandırılan deneysel nükleer füzyon reaktöründe, bugüne kadar teorik olarak aşılamaz kabul edilen plazma yoğunluğuna ulaşıldı. Bilim dünyasında büyük yankı uyandıran bu başarı, füzyon enerjisinin ticari kullanımına giden yolda yeni bir kapı araladı. Temiz enerjinin “kutsal kâsesi”ne bir adım daha Nükleer füzyon, tehlikeli radyoaktif atık üretmeden neredeyse sınırsız enerji sağlama potansiyeli nedeniyle uzun yıllardır temiz enerjinin en büyük umudu olarak görülüyor. Güneş’in çekirdeğinde gerçekleşen tepkimelerin Dünya’da taklit edilmesine dayanan bu süreç, şimdiye dek kararlı ve sürdürülebilir şekilde yürütülemediği için deneysel aşamada kalmıştı. Greenwald Limiti ilk kez aşılmış olabilir Füzyon araştırmalarındaki en büyük engellerden biri, plazmanın belli bir yoğunluğun üzerine çıktığında kararsız hâle gelmesine yol açan ve “Greenwald Limiti” olarak bilinen teorik sınırdı. Daha önce Çin’deki EAST ve Fransa’daki WEST reaktörleri uzun süreli çalışma rekorları kırmış olsa da, bu yoğunluk sınırı aşılamamıştı. Yeni yöntem: Plazma–duvar öz örgütlenmesi Çinli araştırmacılar, “plazma–duvar öz örgütlenmesi” adı verilen yeni bir yöntemle bu sınırı aşmayı başardı. Bu teknik sayesinde plazmanın, çok daha yüksek yoğunluklarda dahi kararlı biçimde tutulabildiği belirtildi. Bilim insanları, yöntemin tokamak tipi reaktörler ve yeni nesil füzyon cihazları için uygulanabilir bir yol sunduğunu vurguluyor. Ticari füzyon enerjisine giden yolda kritik eşik Araştırma ekibi, bir sonraki aşamada yöntemin EAST reaktöründe yüksek performanslı plazma koşulları altında tekrar edilerek doğrulanmasını hedefliyor. Çalışmanın sonuçları, saygın bilim dergisi Science Advances’ta yayımlandı. Uzmanlara göre bu gelişme, ticari ölçekte nükleer füzyon enerjisine ulaşma yolunda şimdiye kadarki en kritik dönüm noktalarından biri olarak kayda geçti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.