SON DAKİKA

#Kriz

HABER DEĞER - Kriz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kriz haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ABD Büyükelçisi Barrack'tan çarpıcı iddia: "İsrail Türkiye’yi kışkırtmaya çalıştı" Haber

ABD Büyükelçisi Barrack'tan çarpıcı iddia: "İsrail Türkiye’yi kışkırtmaya çalıştı"

Barrack, İsrail'in kriz sürecinde Türkiye'yi kışkırtmaya yönelik tehlikeli hamleler yaptığını belirterek, Ankara'nın ise sürtüşmenin büyümesini önlemek adına büyük bir itidal politikası izlediğini vurguladı. "Sınırda uçak konuşlandırmak tehlikeli bir oyun" İsrail'in yaklaşımını eleştiren ABD'li Büyükelçi, bölgede herhangi bir ön bildirim veya uzlaşı olmaksızın savaş uçaklarının konuşlandırılmasının son derece riskli bir durum yarattığına dikkat çekti. Türkiye'nin geçmişte benzer koşullar altında bir Rus uçağını düşürdüğünü hatırlatan Barrack, şu ifadeleri kullandı: "Birincisi, İsrailliler Türkleri kışkırtıyordu. Hatırlarsanız Türkler de benzer koşullar altında bir Rus uçağını düşürmüştü, değil mi? Sınırda, herhangi bir bildirimde bulunmadan, herhangi bir anlaşma olmadan uçakların konuşlandırılması çok tehlikeli bir oyun." Barrack, Türkiye'nin İsrail'e yönelik saldırgan bir tutum içinde olmadığını, aksine Cumhurbaşkanlığı, dışişleri yönetimi ve istihbarat birimlerinin krizin tırmanmasını engellemeye odaklandığını belirtti. "Onlar saldırgan değiller. İsrail'e saldırmakla ya da İsrail'le herhangi bir kinetik veya düşmanca ilişkiye girmekle dahi ilgilenmiyorlar" diyen Büyükelçi, Türk ordusunun ve istihbaratının askeri kapasitesinin bu süreçte belirleyici olduğunu kaydetti. İsrail içinde iletişim kopukluğu ihtimali Yaşanan gerilimde İsrail tarafındaki koordinasyonsuzluğa da işaret eden Barrack, ikinci bir ihtimal olarak İsrail ordusu, Mossad ve Başbakanlık Ofisi arasında bir iletişim kopukluğu yaşanmış olabileceğini dile getirdi. Mossad direktörünün bir arka kanal diplomasisi yürüttüğü esnada, farklı bir komutanın başka bir istihbarat raporuna dayanarak harekete geçme kararı almış olabileceğini aktaran Barrack, krizin o gün sağduyulu isimlerin devreye girmesiyle çözüldüğünü sözlerine ekledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

WFP raporu krizi ortaya koydu: Kongo'daki Ebola salgını derinleşiyor Haber

WFP raporu krizi ortaya koydu: Kongo'daki Ebola salgını derinleşiyor

WFP İcra Direktör Yardımcısı Carl Skau, mevcut durumu "krizin üstüne eklenmiş bir kriz" olarak nitelendirdi. KDC'nin Ituri eyaletine bir ziyaret gerçekleştiren WFP İcra Direktör Yardımcısı Carl Skau, ülkedeki açlık tablosunun salgından önce de çok ciddi seviyelerde bulunduğunu belirtti. Skau, yaklaşık 5 milyon kişinin acil düzeyde gıda güvensizliğiyle boğuştuğunu, bazı bölgelerde ise şartların "felaket" derecesine ulaştığını vurguladı. Ebola salgınının ticaret pazarını ve tedarik hatlarını olumsuz etkilediğini dile getiren Skau, bu durumun halkın hayatta kalma mücadelesini daha da zorlaştırdığını kaydetti. "İnsanlar sağlık uyarılarından önce karınlarını düşünüyor" Ebola ile mücadelenin başarısı için yardıma muhtaç kişilere düzenli gıda ulaştırılmasının hayati önem taşıdığına dikkat çeken Skau, şu değerlendirmede bulundu: "Aksi halde halkın salgınla mücadele kapsamında yapılan sağlık uyarılarından çok ertesi gün ne yiyeceklerini düşünmek zorunda kalacağını dile getirdi." Milyonlarca insan açlık tehlikesiyle karşı karşıya WFP tarafından paylaşılan verilere göre, KDC'nin doğusunda uzun süredir devam eden çatışmalar ve kriz ortamı yaklaşık 10 milyon insanı kriz veya acil seviyede açlıkla yüz yüze bırakmış durumda. Salgının merkez üssü konumundaki Ituri eyaletinde ise 1,9 milyon vatandaş gıda güvensizliğinden doğrudan etkileniyor. Salgının etkisini gösterdiği 48 sağlık bölgesinde 2,7 milyondan fazla kişinin akut gıda güvensizliği yaşadığı, bunlardan 628 bininin acil insani yardıma muhtaç koşullarda olduğu bildirildi. Tarihsel süreç ve "Bundibugyo" varyantı İlk kez 1976 yılında Sudan'ın Nzara kasabası ile KDC'nin Yambuku köyünde eş zamanlı olarak ortaya çıkan ve adını Ebola Nehri'nden alan virüs, geçmişte de Afrika'da büyük yıkımlara yol açmıştı. Özellikle 2014-2017 yılları arasında Batı Afrika'da (Gine, Liberya ve Sierra Leone) görülen salgında 30 bin kişiye virüs bulaşmış ve 11 binden fazla insan yaşamını yitirmişti. KDC'nin doğusundaki Ituri eyaletinde tespit edilen 246 şüpheli vaka ve 65 ölümün ardından 15 Mayıs'ta yeniden salgın ilan edilmişti. Sağlık otoriteleri, mevcut salgının nadir görülen ve henüz onaylanmış bir tedavisi ya da aşısı bulunmayan "Bundibugyo" varyantından kaynaklandığını bildirdi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kılıçdaroğlu evinin önünde partililerle bayramlaştı: Gürsel Tekin de katıldı Haber

Kılıçdaroğlu evinin önünde partililerle bayramlaştı: Gürsel Tekin de katıldı

Gözlerin, bayram sonrasında yapılacak Parti Meclisi (PM) toplantısına ve Kılıçdaroğlu’nun oluşturacağı yeni "A takımına" çevrildiği bu günlerde, parti tabanıyla verilen bu görüntü siyaset kulislerinde dikkat çekti. Gürsel Tekin ile dikkat çeken sohbet Ankara’daki konutunun önünde partililerin bayram tebriklerini kabul eden Kemal Kılıçdaroğlu, gelen ziyaretçilerle yakından ilgilenerek sohbet etti. Program boyunca rahat tavırlarıyla öne çıkan Kılıçdaroğlu'nu yalnız bırakmayan isimler arasında CHP'nin eski milletvekillerinden Gürsel Tekin de yer aldı. Tekin’in Kılıçdaroğlu’yla gerçekleştirdiği süreklilik arz eden sohbet, partide son dönemde yaşanan gelişmeler nedeniyle kulisler tarafından yakından ve dikkatle takip edildi. CHP'de kriz ve takvim ertelemeleri "Mutlak butlan" kararı sonrasında Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden genel başkanlık makamına dönmesi, parti içinde yeni ve gerilimli bir sürecin kapısını araladı. Bu süreçte Özgür Özel cephesinin TBMM’de ayrı bir bayramlaşma heyeti kurması, milletvekilleri arasında patlak veren WhatsApp tartışmaları ve resmi kurulların toplanma sürecinde yaşanan aksaklıklar CHP’deki tansiyonu daha da görünür hale getirdi. Son olarak Kılıçdaroğlu’nun bayram sonrasında gerçekleştirmeyi planladığı Parti Meclisi ve Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) toplantısı da üyelere yönelik resmi tebligat sürecinin tamamlanamamış olması sebebiyle ileri bir tarihe ertelenmişti. Gözler yeni "A takımı" ve mesajlarda Parti yönetiminin önümüzdeki günlerde nasıl şekilleneceği, Kılıçdaroğlu'nun yakın çalışma ekibinde kimlerin yer alacağı ve kendisinin süreç hakkında vereceği yeni mesajlar merak konusu olmaya devam ediyor. Parti içerisinde hem Özgür Özel hem de Mansur Yavaş cephesine yönelik kulis hareketliliğinin sürdüğü bu dönemde, konut önünde düzenlenen bayramlaşma programı parti tabanına yönelik bir "birlik" mesajı olarak değerlendirildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Mansur Yavaş'ın sessizliğinin nedeni belli oldu: Özel ile ortak karar iddiası Haber

Mansur Yavaş'ın sessizliğinin nedeni belli oldu: Özel ile ortak karar iddiası

Yargı kararının ardından Kemal Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel tarafları arasındaki gerilim tırmanırken, Mansur Yavaş’ın krizin merkezinde yer almaması dikkat çekti. Parti kulislerinde, Yavaş’ın takındığı bu mesafeli duruşun gerekçeleri konuşuluyor. Parti içinden "Geri planda kaldı" eleştirileri Süreç boyunca Mansur Yavaş'ın CHP Genel Merkezi'ndeki gelişmelere doğrudan müdahil olmaması bazı partililerin tepkisini çekti. Özellikle Özgür Özel cephesinde yer alan bazı isimler, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı'nın daha aktif ve görünür bir duruş sergilemesi gerektiğini savundu. Yavaş’ın genel merkeze gitmemesi ve parti içindeki mücadeleye açıkça katılmaması tabanda da çeşitli tartışmalara yol açtı. "Yıpratılmaması için bilinçli bir tercih" Gazeteci Can Özçelik, katıldığı televizyon programında Mansur Yavaş’ın bu temkinli tutumunun arka planına dair kulis bilgilerini paylaştı. Yavaş’ın süreç dışında kalmasının bilinçli bir strateji olduğunu öne süren Özçelik, genel merkeze gitmeme ve daha düşük profilli hareket etme kararının doğrudan Özgür Özel’in bilgisi dahilinde ve Yavaş'la ortaklaşa alındığını iddia etti. Özçelik, CHP yönetiminin Mansur Yavaş’ı gelecekteki cumhurbaşkanlığı adaylığı senaryoları doğrultusunda korumak istediğini belirterek, güçlü ve kazanma potansiyeli olan bir adayın iç kavgalarla yıpratılmasının önüne geçilmeye çalışıldığını savundu. CHP’de çok yönlü kriz ortamı Parti içindeki güç mücadelesi, Kemal Kılıçdaroğlu’nun Parti Meclisi toplantısını ertelemesi, Meclis grubunun ayrı bir bayramlaşma programı organize etmesi ve vekiller arasındaki dijital tartışmalarla görünür hale geldi. Tüm bu hareketli gündemin ortasında Mansur Yavaş’ın temkinli çizgisini koruması dikkat çekici bulunuyor. Kulislerde, ilerleyen süreçte Yavaş’ın sergileyeceği tutumun ve yapacağı açıklamaların parti içi dengeler açısından belirleyici olabileceği konuşuluyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Hürmüz’de kriz büyüyor: Trump “Özgürlük Projesi”ni başlattı Haber

Hürmüz’de kriz büyüyor: Trump “Özgürlük Projesi”ni başlattı

Orta Doğu’daki gerilim deniz trafiğini felç ederken, Donald Trump tarafından duyurulan “Özgürlük Projesi” bugün itibarıyla devreye girdi. ABD yönetimi, Hürmüz Boğazı’nda mahsur kalan ticari gemilere askeri refakat sağlanacağını duyurdu. Uluslararası Denizcilik Örgütü verilerine göre bölgede yaklaşık 2 bin gemi hareket edemez hale geldi. Bu gemilerde bulunan 20 bin denizcinin zor koşullarda beklediği belirtilirken, gıda, yakıt ve su stoklarının kritik seviyelere düştüğü uyarısı yapıldı. “Gemileri güvenle çıkaracağız” Operasyonun detaylarını paylaşan Donald Trump, askeri refakatin özellikle krizle doğrudan ilgisi olmayan ülkelere ait gemilerin güvenli geçişini sağlamak amacıyla başlatıldığını söyledi. Trump, “Bu gemiler hiçbir yanlış yapmadı, hepsi bu durumun mağduru” ifadelerini kullandı. Bölgede şimdiye kadar en az 19 gemiye saldırı düzenlendiği, bu saldırılarda 10 denizcinin hayatını kaybettiği ve 8 kişinin yaralandığı bildirildi. Artan güvenlik riski, deniz trafiğini tamamen durma noktasına getirdi. “Modern çağda benzeri yok” Uluslararası Denizcilik Örgütü Deniz Güvenliği Direktörü Damien Chevallier, yaşananları “modern çağda eşi benzeri olmayan bir kriz” olarak nitelendirdi. Chevallier, taraflara gerilimi düşürme çağrısı yaparak denizcilerin güvenli tahliyesinin öncelik olması gerektiğini vurguladı. ABD’nin yaklaşık 15 bin askerle desteklediği operasyonun sahada nasıl uygulanacağı ve İran’ın buna nasıl karşılık vereceği merak konusu. Uzmanlar, atılan adımın bölgedeki tansiyonu daha da yükseltebileceği uyarısında bulunuyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İran Hürmüz Boğazı’nı yeniden kapattı Haber

İran Hürmüz Boğazı’nı yeniden kapattı

İran ile ABD arasında ateşkes sonrası başlayan kırılgan süreçte tansiyon yeniden yükseldi. İran Devrim Muhafızları Ordusu, Hürmüz Boğazı’nın yeniden kapatıldığını ve bölgenin tamamen İran kontrolüne geçtiğini duyurdu. İran tarafı, kararın gerekçesi olarak ABD’nin daha önce verilen sözleri yerine getirmemesini ve Hürmüz çevresindeki askeri ve ekonomik ablukayı sürdürmesini gösterdi. İran boğazı dün açmıştı İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, dün yaptığı açıklamada, Lübnan’daki ateşkes süreci boyunca Hürmüz Boğazı’nın tüm ticari gemilerin geçişine açık olacağını duyurmuştu. Arakçi, İran Limanlar ve Denizcilik Teşkilatı’nın belirlediği rota üzerinden tüm ticari gemilerin boğazdan güvenli şekilde geçebileceğini söylemişti. Bu açıklama, bölgede savaşın ardından ekonomik normalleşme sürecinin başlayabileceği yönünde yorumlanmıştı. Trump’tan teşekkür, ardından abluka mesajı Ancak İran’ın Hürmüz Boğazı’nı açma kararının ardından ABD Başkanı Donald Trump’tan gelen açıklamalar, yeni krizin önünü açtı. Trump, ilk etapta İran’a teşekkür ederek boğazın açık tutulmasını memnuniyetle karşıladığını söyledi. Ancak kısa süre sonra yaptığı ikinci açıklamada, İran ile tam bir anlaşmaya varılıncaya kadar Hürmüz çevresindeki ABD ablukasının süreceğini ifade etti. Trump’ın bu çıkışı, Tahran’da Washington’un ateşkes ve normalleşme yönündeki sözlerinden geri adım attığı şeklinde yorumlandı. Devrim Muhafızları: “Hürmüz yeniden tam kontrol altında” Trump’ın açıklamalarının ardından İran Devrim Muhafızları Ordusu, Hürmüz Boğazı’nın yeniden kapatıldığını açıkladı. Yapılan açıklamada, “ABD’nin taahhütlerini ihlal etmesi ve ablukayı sürdürmesi nedeniyle Hürmüz Boğazı yeniden tam kontrol altına alınmıştır” denildi. İran yönetiminin, ticari gemilerin geçişine yönelik yeni kısıtlamalar getirip getirmeyeceği henüz netleşmedi. Ancak boğazın yeniden kapatılması, enerji piyasalarında ve küresel deniz ticaretinde yeni bir kriz ihtimalini gündeme taşıdı. Yeni müzakere tarihi krizden hemen önce açıklanmıştı Hürmüz Boğazı’ndaki yeni gerilimden kısa süre önce, ABD ile İran arasındaki ikinci tur müzakerelerin tarihi açıklanmıştı. İranlı ve ABD’li heyetlerin, 20 Nisan Pazartesi günü Pakistan’ın başkenti İslamabad’da yeniden bir araya geleceği duyurulmuştu. Tarafların savaş sonrası ateşkesin kalıcı hale getirilmesi, İran’ın nükleer programı ve ABD’nin İran’a yönelik ekonomik yaptırımları gibi başlıkları masaya yatırması bekleniyor. Ancak Hürmüz Boğazı’nda yaşanan son kriz, İslamabad’daki görüşmeler öncesinde taraflar arasındaki güvensizliğin daha da arttığını gösteriyor. Küresel piyasalar alarmda Dünya petrol ticaretinin önemli bir bölümü Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleşiyor. Bu nedenle boğazın yeniden kapanması, başta petrol fiyatları olmak üzere küresel piyasalarda yeni bir dalgalanma yaratabilir. Uzmanlar, İran ile ABD arasında yaşanacak yeni bir gerilimin yalnızca bölgeyi değil, dünya ekonomisini de doğrudan etkileyebileceği uyarısında bulunuyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Tehlikeli bir eşikteyiz Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Tehlikeli bir eşikteyiz

Recep Tayyip Erdoğan, Antalya Diplomasi Forumu 2026’nun resmi açılış töreninde konuştu. Erdoğan, uluslararası sistemin yalnızca güç dengelerindeki değişim nedeniyle değil, aynı zamanda “ahlaki ve varoluşsal” bir kriz nedeniyle sarsıldığını söyledi. “Bugün dünya güç bunalımıyla birlikte bir istikamet buhranı da yaşamaktadır. Gelinen nokta itibarıyla ciddi ve tehlikeli bir eşikte olduğumuz görülüyor.” Kahramanmaraş’taki okul saldırısına değindi Konuşmasının başında Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırısına da değinen Erdoğan, saldırının ardından kendisine ulaşanlara teşekkür etti. “Rabbim hiç kimseye, hiçbir aileye ve topluma böyle acılar yaşatmasın.” “Gazze’de yaşananlar sistemin kimi koruduğunu gösterdi” Recep Tayyip Erdoğan, uluslararası sistemin en büyük sınavını Gazze’de verdiğini savundu. Gazze’de yaşananların yalnızca insani bir trajedi olmadığını belirten Erdoğan, bunun mevcut dünya düzeninin neye izin verdiğini ortaya koyduğunu söyledi. “Gazze’de yaşanan soykırım, mevcut düzenin neye izin verdiğini, neyi görmezden geldiğini ve kimi koruduğunu bize çok net biçimde göstermiştir.” “Müzakerenin yerini kanlı mücadele almamalı” Erdoğan, İsrail ile Lübnan arasında ilan edilen ateşkesin kalıcı barış için fırsat olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Anlaşmazlıkların çözümünde silah yerine diplomasinin tercih edilmesi gerektiğini vurgulayan Erdoğan, İsrail’in müzakere sürecini bozabilecek adımlarına karşı dikkatli olunması gerektiğini ifade etti. “Ne kadar derin olursa olsun anlaşmazlıkların çözümünde sözün yerini silahların, müzakerenin yerini kanlı mücadelenin almasına izin verilmemelidir.” Hürmüz Boğazı mesajı: “Ticari gemilere açık tutulmalı” Recep Tayyip Erdoğan, son günlerde gerilimin merkezlerinden biri haline gelen Hürmüz Boğazı hakkında da değerlendirmelerde bulundu. Erdoğan, Hürmüz’ün bir tarafında İran’ın, diğer tarafında ise Umman’ın bulunduğunu hatırlatarak, Körfez ülkelerinin denize erişim hakkının engellenmemesi gerektiğini söyledi. “Esas olan Hürmüz’ün ticari gemilere açık tutulmasıdır.” NATO zirvesi ve COP31 Antalya’da yapılacak Konuşmasında Türkiye’nin uluslararası organizasyonlara ev sahipliği yapacağını da açıklayan Erdoğan, 7-8 Temmuz’da NATO Liderler Zirvesi’nin Ankara’da gerçekleştirileceğini söyledi. Ayrıca Kasım ayında COP31’in de Antalya’da düzenleneceğini duyurdu. Erdoğan, COP31 sürecinde özellikle “Sıfır Atık” politikalarının öne çıkarılacağını ifade etti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.