SON DAKİKA

#Küresel Ekonomi

HABER DEĞER - Küresel Ekonomi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Küresel Ekonomi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Almanya Başbakanı Merz’den Küba açıklaması: Müdahale için gerekçe yok Haber

Almanya Başbakanı Merz’den Küba açıklaması: Müdahale için gerekçe yok

Küba’nın tehdit oluşturmadığını vurguladı Merz, Donald Trump yönetiminin olası Küba hamlesine ilişkin bir soruya verdiği yanıtta, Küba’nın üçüncü ülkeler için açık bir tehdit oluşturmadığını düşündüğünü ifade etti. “Küba’nın iç siyasetinde komünist rejime dair sorunlar olabilir ancak bu, dış müdahale için gerekçe oluşturmaz” diyen Merz, askeri bir adımın temelsiz olacağını söyledi. “Sorunlar diplomasiyle çözülmeli” mesajı verdi Merz, olası anlaşmazlıkların çözümünde askeri yöntemler yerine diplomatik yolların tercih edilmesi gerektiğini vurguladı. Serbest dolaşım, sınırların açılması ve insan hakları gibi konuların barışçıl yollarla ele alınması gerektiğini belirten Merz, Savunma hakkı müdahale anlamına gelmez Almanya’nın savunma kapasitesinin güçlendirilmesini desteklediğini belirten Merz, bunun başka ülkelerin iç işlerine müdahale hakkı doğurmadığını ifade etti. “Bir ülkenin siyasi sistemi başkalarının beklentilerine uymuyor diye müdahale edilemez” diyen Merz, ABD için de şu an böyle bir adımın gerekçesiz olduğunu dile getirdi. ABD ve İran’a diplomasi çağrısı Merz, Luiz Inácio Lula da Silva ile yaptığı görüşmede Orta Doğu’daki gelişmeleri de ele aldıklarını söyledi. ABD ile İran arasında hızlı bir diplomatik uzlaşma sağlanması gerektiğini belirten Merz, bu yöndeki çabaları desteklediklerini açıkladı. Enerji piyasalarında savaş etkisi uyarısı Merz, Orta Doğu’daki gerilimin enerji piyasalarını doğrudan etkilediğine dikkat çekti. Hürmüz Boğazı’nın açılıp kapanmasına bağlı olarak petrol fiyatlarında sert dalgalanmalar yaşandığını belirten Merz, “Savaşın gidişatına bağlı bir dalgalanma görüyoruz” dedi. Küresel ekonomi için risk uyarısı yaptı Savaş ve belirsizlik ortamının yalnızca Orta Doğu’yu değil Avrupa ve küresel ekonomiyi de tehdit ettiğini vurgulayan Merz, “Bu durum ekonomik kalkınmayı tehlikeye atıyor ve siyasi istikrarsızlığı artırabilir” uyarısında bulundu. Merz, enerji piyasalarında istikrarın sağlanmasının en önemli şartının çatışmaların sona ermesi olduğunu sözlerine ekledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Hürmüz için uluslararası girişim: İki liderden ortak adım Haber

Hürmüz için uluslararası girişim: İki liderden ortak adım

Orta Doğu’da süren savaşın küresel etkileri büyürken, enerji ve ticaret akışını doğrudan etkileyen Hürmüz Boğazı için dikkat çeken bir diplomatik adım geldi. İki ülkenin liderleri, krizin çözümüne yönelik ortak bir yol haritası üzerinde uzlaştı. Emmanuel Macron ile Lee Jae-myung, Güney Kore’nin başkenti Seul’de gerçekleştirdikleri görüşmede, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ve bölgedeki gerilimin azaltılması için birlikte çalışma kararı aldı. Enerji güvenliği için ortak vurgu İki lider, dünya petrolünün önemli bir kısmının geçtiği bu kritik su yolunun güvenliğinin sağlanmasının küresel ekonomi açısından hayati olduğunu vurguladı. Açıklamalarda, deniz taşımacılığının güvenli şekilde yeniden başlaması için iş birliğinin artırılacağı ifade edildi. Detaylar netleşmedi Yapılan ortak açıklamada, boğazın nasıl yeniden açılacağına ilişkin somut bir plan paylaşılmadı. Ancak tarafların diplomatik ve teknik alanlarda koordinasyon içinde hareket edeceği belirtildi. ABD ile görüşmeler sürüyor Güney Koreli yetkililerin, Hürmüz üzerinden enerji sevkiyatını güvence altına almak için ABD ile temas halinde olduğu da aktarıldı. Bölgedeki gelişmelerin yalnızca askeri değil, ekonomik ve diplomatik boyutlarıyla da ele alındığı görülüyor. İran’dan uyarı geldi Öte yandan İran, Birleşmiş Milletler nezdinde Hürmüz Boğazı’na ilişkin atılabilecek adımlara karşı uyarıda bulundu. İran tarafı, olası girişimlerin bölgedeki gerilimi daha da artırabileceğini ifade etti. Küresel enerji akışının kilit noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmeler, Türkiye toplumu da dahil olmak üzere dünya genelinde yakından izlenmeye devam ediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Petrolde kabus senaryosu: 200 dolar ihtimali masada Haber

Petrolde kabus senaryosu: 200 dolar ihtimali masada

Küresel enerji piyasaları, Orta Doğu’da süren savaşın etkisiyle tarihi bir kırılmanın eşiğinde. Uluslararası finans kuruluşu Macquarie Group, çatışmaların uzaması ve Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalması halinde petrol fiyatlarının varil başına 200 dolara kadar çıkabileceğini öngördü. %40 ihtimal: “200 dolar senaryosu gerçek olabilir” Macquarie analistlerinden Vikas Dwivedi ve ekibinin hazırladığı rapora göre, savaşın haziran ayına kadar sürmesi durumunda petrol fiyatlarında tarihi seviyeler görülebilir. Analistler, bu senaryonun gerçekleşme ihtimalini yüzde 40 olarak değerlendirirken, yüzde 60 olasılıkla çatışmaların kısa vadede sona erebileceğini ifade etti. Hürmüz krizi küresel akışı kesiyor Dünya petrol ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’ndan normal şartlarda günlük yaklaşık 15 milyon varil ham petrol ve 5 milyon varil rafine ürün taşınıyor. Boğazın kapalı kalması, sadece arzı değil, küresel fiyat dengesini de doğrudan etkiliyor. Analistlere göre uzun süreli bir kesinti, talebi bile baskılayacak kadar yüksek fiyatlara yol açabilir. Mart ayında rekor artış Savaşın etkisiyle Brent petrol fiyatları mart ayında sert yükseliş kaydetti. Krizin ilk günlerinde 119,50 dolar seviyesine kadar çıkan fiyatlar, son verilere göre 107 dolar civarında dengelenmiş durumda. Bu yükseliş, 2008’de görülen 147,50 dolarlık tarihi zirvenin yeniden gündeme gelmesine neden oldu. Trump’tan erteleme hamlesi ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik enerji altyapısı saldırı planını 10 gün ertelediğini açıkladı. Bu gelişme, piyasada kısa vadeli bir rahatlama yaratsa da belirsizlik devam ediyor. Analistler, boğazın ne zaman açılacağı ve enerji altyapısında oluşabilecek hasarın boyutunun, petrol fiyatlarının yönünü belirleyecek en kritik faktörler olduğunu vurguluyor. Küresel ekonomi için kritik eşik Uzmanlara göre 200 dolar senaryosu yalnızca enerji piyasalarını değil, küresel enflasyonu, taşımacılığı ve üretim maliyetlerini de doğrudan etkileyebilir. Bu nedenle Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmeler, önümüzdeki dönemde dünya ekonomisinin en belirleyici başlıklarından biri olmaya aday. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Petrolde alarm zilleri: Yeni tahminler piyasayı sarstı Haber

Petrolde alarm zilleri: Yeni tahminler piyasayı sarstı

Orta Doğu’da artan gerilim ve enerji koridorlarında yaşanan aksamalar, küresel petrol piyasasını doğrudan etkiliyor. 23 Mart 2026 itibarıyla yayımlanan analizlere göre, Hürmüz Boğazı’ndaki akışın sekteye uğramasıyla birlikte petrol fiyatları 100 doların üzerine çıktı. Bu gelişmeler üzerine uluslararası finans kuruluşları 2026 yılına ilişkin fiyat tahminlerini yukarı yönlü güncelledi. ABD merkezli Goldman Sachs, Brent petrol için 2026 tahminini 85 dolar seviyesine, WTI petrol için ise 79 dolar seviyesine yükseltti. Bankanın önceki öngörülerine kıyasla yapılan bu artış, piyasalarda risk algısının büyüdüğünü ortaya koydu. Güncel işlemlerde Brent petrolün 112 dolar seviyelerinde seyrettiği belirtiliyor. Arz şoku uyarısı yapıldı Analistler, Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek uzun süreli bir kesintinin küresel ölçekte ciddi bir arz krizi yaratabileceğine dikkat çekiyor. Bu senaryoya göre günlük 17 milyon varile kadar ulaşabilecek bir kayıp ihtimali, enerji piyasalarında büyük dalgalanmalara yol açabilir. Uzman değerlendirmelerinde, böyle bir kesintinin toplamda yüz milyonlarca varillik arz kaybı anlamına gelebileceği ifade ediliyor. Fiyatlar için yeni senaryolar gündemde Piyasa uzmanları, mevcut koşulların devam etmesi halinde Brent petrol fiyatlarının 130 dolar seviyesine kadar yükselebileceğini belirtiyor. Bu seviyeler, son yılların en yüksek değerleri arasında gösteriliyor. Jeopolitik risklerin artması, enerji altyapılarına yönelik tehditler ve üretim bölgelerindeki yoğunlaşma, fiyat tahminlerinde yukarı yönlü revizyonların temel nedenleri arasında yer alıyor. Akaryakıt fiyatlarına yansıma sürüyor Küresel piyasalarda yaşanan bu gelişmeler, Türkiye’de akaryakıt fiyatlarına da doğrudan etki ediyor. Döviz kurlarındaki dalgalanmayla birlikte pompa fiyatlarında artış eğilimi sürerken, motorin fiyatlarına yeni bir zam beklentisi oluştu. Sektör kaynaklarına göre önümüzdeki günlerde motorin grubunda yeni bir fiyat artışı gündeme gelebilir. Bu durumun gerçekleşmesi halinde, akaryakıt maliyetlerinin yurttaşlar üzerindeki etkisinin daha da artması bekleniyor. Enerji piyasalarındaki bu hareketlilik, yalnızca petrol fiyatlarını değil, küresel ekonomi ve günlük yaşamı doğrudan etkilemeye devam ediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Eski CIA analistinden dikkat çeken iddia: Bölgedeki gerilim Türkiye’yi de etkileyebilir! Haber

Eski CIA analistinden dikkat çeken iddia: Bölgedeki gerilim Türkiye’yi de etkileyebilir!

ABD-İsrail-İran hattında süren çatışmalar küresel gündemin merkezinde yer alırken, eski CIA analisti Larry Johnson’ın yaptığı değerlendirmeler dikkat çekti. CNN Türk’e konuşan Johnson, bölgedeki gelişmelerin yalnızca mevcut ülkelerle sınırlı kalmayabileceğini öne sürdü. Orta Doğu’daki gerilim genişleme riski taşıyor Johnson, İsrail’in bölgedeki politikalarını değerlendirirken, Orta Doğu’da süren çatışmaların daha geniş bir coğrafyaya yayılma ihtimaline işaret etti. Bölgedeki askeri ve siyasi gelişmelerin yalnızca İran ve çevresiyle sınırlı kalmayabileceğini ifade eden Johnson, bu sürecin farklı ülkeleri de etkileyebileceğini dile getirdi. İdeolojik yaklaşım vurgusu Açıklamasında İsrail’in güvenlik politikalarına ve ideolojik yaklaşımına da değinen Johnson, bölgedeki stratejik hedeflerin yalnızca askeri değil, aynı zamanda ideolojik bir çerçevede şekillendiğini savundu. Bu durumun çatışmaları daha karmaşık hale getirdiğini belirtti. Savaşın süresi ve ekonomik etkiler Johnson’a göre mevcut çatışma kısa vadede sona ermeyebilir. Savaşın en az birkaç ay sürebileceğini öne süren analist, özellikle enerji hatları ve Hürmüz Boğazı üzerinden küresel ekonomi üzerinde ciddi etkiler oluşabileceğini ifade etti. Artan petrol fiyatları ve ticaret akışındaki risklerin, dünya ekonomisinde yeni dalgalanmalara yol açabileceği belirtiliyor. ABD iç siyasetine dair tartışmalar Johnson, ABD iç siyasetinde de bu savaşın farklı tartışmaları beraberinde getirdiğini savundu. Bazı iddiaların kamuoyunda konuşulmaya devam ettiğini belirten analist, bu sürecin yalnızca dış politika değil, iç politika açısından da etkiler doğurabileceğini ifade etti. Uzman görüşleri tartışma yaratıyor Johnson’ın açıklamaları uluslararası kamuoyunda farklı yorumlara neden olurken, uzmanlar bu tür değerlendirmelerin kişisel görüş niteliği taşıdığına dikkat çekiyor. Bölgedeki gelişmelerin seyrine ilişkin kesin öngörülerde bulunmanın ise mevcut koşullarda zor olduğu ifade ediliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

ABD’nin küresel gücü sarsılıyor mu? Ray Dalio’dan çarpıcı uyarı Haber

ABD’nin küresel gücü sarsılıyor mu? Ray Dalio’dan çarpıcı uyarı

Küresel ekonomi ve jeopolitik dengelere ilişkin dikkat çeken bir analiz yayımlandı. Ünlü yatırımcı Ray Dalio, Orta Doğu’da artan gerilim ve Hürmüz Boğazı’ndaki olası bir blokajın, ABD’nin dünya üzerindeki liderliğini sarsabilecek bir kırılma noktası olabileceğini belirtti. Dalio’nun değerlendirmeleri, uluslararası finans çevrelerinde geniş yankı uyandırdı. Hürmüz Boğazı küresel sistem için kritik eşik Dalio, Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek bir krizin yalnızca bölgesel değil, küresel etkiler doğuracağını vurguladı. Dünya enerji ticaretinin önemli bir kısmının bu boğazdan geçtiğini hatırlatan Dalio, olası bir kesintinin küresel ekonomik dengeleri altüst edebileceğini ifade etti. Bu durumu 1956’daki Süveyş Krizi ile karşılaştıran Dalio, o dönemde İngiltere’nin yaşadığı stratejik kaybın imparatorluğun çöküşünü hızlandırdığını hatırlattı. ABD için üç kritik risk Dalio’ya göre ABD’nin küresel gücünü zayıflatabilecek üç temel unsur bulunuyor. Bunların başında artan borç yükü ve para basım politikaları geliyor. Doların satın alma gücündeki erimenin uzun vadede ciddi sonuçlar doğurabileceği belirtiliyor. İkinci risk olarak ülkedeki siyasi kutuplaşma ve toplumsal gerilim öne çıkıyor. Dalio, iç bölünmelerin ABD’yi dış tehditlere karşı daha kırılgan hale getirdiğini ifade etti. Üçüncü risk ise İran gibi bölgesel güçlerle yaşanabilecek maliyetli savaşlar. Bu tür çatışmaların ABD’nin ekonomik ve askeri kaynaklarını hızla tüketebileceği vurgulandı. Doların rezerv para statüsü tartışma konusu Dalio’nun analizinde en dikkat çekici başlıklardan biri doların geleceği oldu. Hürmüz Boğazı’ndan geçen enerji ticaretinde dolar yerine alternatif para birimlerinin kullanılmaya başlanmasının, “petrodolar” sistemini zayıflatabileceği belirtildi. Özellikle Çin yuanı gibi alternatiflerin güç kazanması durumunda, ABD’nin küresel finansal hakimiyetinin ciddi darbe alabileceği ifade edildi. Yatırımcılara kritik uyarı Dalio, yaşanan gelişmelerin yalnızca jeopolitik bir kriz değil, aynı zamanda büyük bir ekonomik dönüşüm sürecinin işareti olduğunu söyledi. Bu süreçte yatırımcıların riskleri iyi analiz etmesi gerektiğini vurgulayan Dalio, çeşitlendirilmiş portföylerin ve reel varlıkların önemine dikkat çekti. Küresel güç dengelerinin yeniden şekillenebileceğine işaret eden bu analiz, önümüzdeki dönemde ekonomi ve siyaset alanında yaşanabilecek büyük değişimlerin habercisi olarak değerlendiriliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Nadir element yarışı: Gramı milyon dolar! Haber

Nadir element yarışı: Gramı milyon dolar!

Küresel ekonomi artık yalnızca petrol, doğalgaz ya da altın üzerinden şekillenmiyor. Yarı iletkenlerden nükleer enerjiye, uzay teknolojilerinden tıbba kadar kritik alanlarda kullanılan nadir elementler, stratejik güç dengelerini değiştiren yeni kaynaklar olarak öne çıkıyor. Bilimsel veriler bazı elementlerin gram fiyatının milyonlarca dolara ulaştığını ortaya koyarken, bu maddeler ülkelerin teknoloji bağımsızlığı tartışmalarının merkezine yerleşiyor. Listenin zirvesinde kaliforniyum var Yapay olarak nükleer reaktörlerde üretilen kaliforniyum, olağanüstü nötron yayma özelliği nedeniyle enerji, savunma ve madencilikte kullanılıyor. Son verilere göre bu elementin gram fiyatı 25 ila 30 milyon dolar arasında değişiyor. Sınırlı üretim kapasitesi ve yüksek teknik gereksinimler kaliforniyumu dünyanın en pahalı maddelerinden biri haline getiriyor. Doğada neredeyse yok: Astatin Astatin ise ticari piyasası dahi oluşamayacak kadar nadir bir element olarak biliniyor. Dünya üzerinde aynı anda toplam miktarının birkaç gramı geçmediği tahmin edilen bu element yalnızca ileri düzey bilimsel araştırmalarda kullanılıyor. Bu nedenle astatin, fiyatı ölçülemeyecek kadar değerli maddeler arasında gösteriliyor. Sanayinin lüks metalleri Kristalize osmiyum ve rodyum gibi metaller de endüstride kritik rol oynuyor. En yoğun elementlerden biri olan osmiyumun gram fiyatı saflığa bağlı olarak 10 bin ila 20 bin dolar seviyesine çıkabiliyor. Rodyum ise otomotiv katalizörleri ve yüksek teknoloji üretiminde kullanılması nedeniyle gram başına yaklaşık 4 bin dolar değerinde işlem görüyor. Paladyum da teknoloji üretiminde vazgeçilmez metaller arasında yer alıyor. Yeni güç dengesi: Nadir elementler Uzmanlara göre nadir element rezervleri yalnızca ekonomik değer değil, aynı zamanda jeopolitik güç anlamına geliyor. Uzay madenciliği projeleri, stratejik rezerv politikaları ve yarı iletken üretim rekabeti bu maddeleri önümüzdeki yılların en kritik kaynakları arasına taşıyor. Bu nedenle ülkelerin teknoloji politikalarında nadir elementler giderek daha merkezi bir rol üstleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Avrupa neden zenginleşti, asya neden geri kaldı? Dr. Hüseyin Korkmaz “The Great Divergence”ı analiz etti Haber

Avrupa neden zenginleşti, asya neden geri kaldı? Dr. Hüseyin Korkmaz “The Great Divergence”ı analiz etti

Uluslararası güvenlik ve ABD-Çin ilişkileri alanında çalışmalar yürüten Dr. Hüseyin Korkmaz, tarihçi Kenneth Pomeranz’ın küresel ekonomi tartışmalarında referans kabul edilen “The Great Divergence” kitabını analiz etti. Korkmaz’ın değerlendirmesine göre eser, Avrupa’nın yükselişini kültürel üstünlükten ziyade coğrafi fırsatlar ve sömürge ilişkileri üzerinden açıklayan güçlü bir karşı tez sunuyor. Pomeranz Avrupa-merkezci anlatıya meydan okuyor Dr. Korkmaz’ın aktardığına göre Pomeranz, Sanayi Devrimi’ni Avrupa’nın içsel kurumsal veya kültürel üstünlüğüyle açıklayan klasik yaklaşımlara itiraz ediyor. Kitapta 18. yüzyıl ortalarına kadar Çin’in Yangzi Deltası ile İngiltere arasında yaşam standardı, piyasa yapısı ve üretim ilişkileri bakımından büyük farklar bulunmadığı savunuluyor. Bu yaklaşım, Batı’nın yükselişini kaçınılmaz bir tarihsel sonuç olarak gören anlatıyı sorguluyor. “Büyük Ayrışma”nın nedeni kömür ve sömürgeler olabilir Analize göre Pomeranz, Avrupa’nın sanayileşme sürecinde belirleyici iki faktöre dikkat çekiyor: Kömüre erişim ve Yeni Dünya’nın sunduğu kaynaklar. İngiltere’de kömür yataklarının sanayi merkezlerine yakın olması üretim maliyetlerini düşürürken, Amerika’dan gelen pamuk, şeker ve kereste gibi ham maddeler Avrupa’nın ekolojik yükünü dışarıya aktarmasını sağladı. Bu durum, Avrupa’ya sanayileşme için kritik bir avantaj sundu. Ekolojik sınırlar ve “hayalet arazi” kavramı öne çıkıyor Korkmaz’ın değerlendirmesinde kitabın en çarpıcı kavramlarından biri “hayalet arazi” olarak öne çıkıyor. Pomeranz’a göre Avrupa, kendi topraklarının sınırına ulaştığında sömürgeler üzerinden üretim yaparak kaynak sorununu aştı. Aynı dönemde Doğu Asya toplumlarının nüfus artışı, toprak baskısı ve kaynak kısıtlarıyla karşı karşıya kaldığı; bu nedenle benzer bir sanayi sıçramasının gerçekleşmediği savunuluyor. Kurumsal üstünlük tartışması yeniden açılıyor Kitap, sanayileşmenin yalnızca mülkiyet hakları, piyasa kurumları veya bilimsel devrimle açıklanamayacağını ileri sürerek tartışmayı farklı bir zemine taşıyor. Dr. Korkmaz, Pomeranz’ın perspektifinin Batı’nın tarihsel üstünlüğünü sorgulayan önemli bir yaklaşım sunduğunu, ancak coğrafya ve şans vurgusunun kurumsal faktörleri gölgede bırakabileceği yönünde eleştiriler de bulunduğunu aktardı. Bugünün jeopolitiğine uzanan tartışma Analize göre “The Great Divergence”, yalnızca geçmişi değil günümüz küresel güç dengelerini anlamak açısından da kritik görülüyor. Küresel eşitsizliğin kökenine dair bu tartışma, Çin’in yükselişi ve fosil yakıt sonrası dönemde Batı’nın konumunun nasıl şekilleneceği sorularını yeniden gündeme taşıyor. ????"Avrupa neden zenginleşti, Asya neden geri kaldı?" ????Kenneth Pomeranz, The Great Divergence adlı kült eserinde bu sorunun cevabını arıyor. ????"Batı'nın yükselişi, kömür ve sömürgelerle gelen bir tesadüf müydü?" pic.twitter.com/GxprS3Bp2T — Hüseyin Korkmaz (@drhkorkmaz) February 19, 2026 haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Fitch’ten Türkiye’ye sürpriz not: Büyüme beklentisi yukarı çekildi Haber

Fitch’ten Türkiye’ye sürpriz not: Büyüme beklentisi yukarı çekildi

Türkiye için 2025 beklentisi yukarı revize edildi Rapora göre Türkiye ekonomisinin 2025 yılına ilişkin büyüme beklentisi yüzde 3,5’ten yüzde 3,8’e çıkarıldı. 2026 yılı tahmini yüzde 3,5 seviyesinde korunurken, 2027 için büyüme öngörüsü yüzde 4,2 olarak açıklandı. Fitch Ratings, revizyonun arkasındaki ana etkenleri küresel finans koşullarındaki görece iyileşme ve yatırım harcamalarındaki artış olarak sıraladı. Küresel büyüme tahminlerinde de artış var Küresel ekonomi için 2025 büyüme tahmini yüzde 2,4’ten yüzde 2,5’e, 2026 beklentisi ise yüzde 2,3’ten yüzde 2,4’e yükseltildi. Buna karşın dünya ekonomisinin büyüme hızının 2024’teki yüzde 2,9’dan gerileyerek 2025’te yüzde 2,5’e, 2026’da yüzde 2,4’e düşmesi bekleniyor. 2027 yılı için küresel büyüme tahmini ise yüzde 2,6 olarak kaydedildi. ABD, Avro Bölgesi ve Çin öne çıktı Raporda ABD ekonomisi için 2025 büyüme tahmini yüzde 1,6’dan yüzde 1,8’e, 2026 beklentisi yüzde 1,6’dan yüzde 1,9’a çıkarıldı. Avro Bölgesi için 2025 beklentisi yüzde 1,1’den yüzde 1,4’e, 2026 ise yüzde 1,1’den yüzde 1,3’e yükseltildi. Çin ekonomisinin 2025 büyüme öngörüsü yüzde 4,7’den yüzde 4,8’e çıkarılırken, 2026 ve 2027 projeksiyonları yüzde 4,1’de sabit tutuldu. Yapay zekâ ekonominin yönünü değiştiriyor Raporda, yapay zekânın belirgin bir makroekonomik etki yarattığı vurgulandı. Özellikle ABD’de bu yılın ilk yarısındaki GSYH artışının yaklaşık yüzde 90’ının bilgi teknolojileri yatırımlarından geldiği belirtildi. Aynı zamanda hisse senedi piyasalarındaki yükselişin ve teknoloji harcamalarındaki artışın “balon” riskine işaret ettiği ancak şu aşamada şirket borçluluğunda kayda değer bir sıçrama görülmediği ifade edildi. Merkez bankalarının faiz rotası şekilleniyor Rapora göre ABD, Avro Bölgesi ve İngiltere’de politika faizlerinin 2026 ortasına kadar “nötr” seviyelere yaklaşması bekleniyor. ABD Merkez Bankası’nın aralık ayında faizi sabit tutmasının ardından, haziran ayına kadar üç ayrı faiz indirimine gitmesi öngörülüyor. Avrupa Merkez Bankası için ek bir faiz indirimi beklentisi paylaşılmazken, İngiltere Merkez Bankası’nın 2026’da üç kez faiz indirimi yapabileceği belirtildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.