SON DAKİKA

#Küresel Rekabet

HABER DEĞER - Küresel Rekabet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Küresel Rekabet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "PISA başarısını karalamaya çalışanları kendi hezeyanlarıyla baş başa bırakıyoruz" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "PISA başarısını karalamaya çalışanları kendi hezeyanlarıyla baş başa bırakıyoruz"

"PISA başarısını karalamaya çalışanları kendi hezeyanlarıyla baş başa bırakıyoruz" Gazi Anadolu Lisesi’nde düzenlenen 2026-2027 Eğitim Öğretim Yılı Açılışı ve Ankara’da Yapımı Tamamlanan Eğitim Yatırımlarının Toplu Açılış Töreni’ne katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yeni eğitim yılının tüm öğrenci, öğretmen ve velilere hayırlı olmasını diledi. Konuşmasında eğitimin önemine ve geçmiş yıllardaki başarı anlarına dikkat çeken Erdoğan, "Bugün burada olduğu gibi, her eğitim-öğretim yılı başlangıcında zihni açık, ufku geniş, bilgili, kültürlü, donanımlı, özgüven sahibi nesillerin yetişmekte olduğunu görmenin bahtiyarlığı içindeyiz" dedi. Eğitim alanındaki tartışmalara ve uluslararası verilere de değinen Erdoğan, "Birileri sürekli kötümser senaryolar yazsa da ışıl ışıl bir gençlik filiz veriyor. Üç alanda puanını artıran tek ülke olduk. Bu başarıyı yine birileri karalamaya çalıştı. PISA sonuçlarını önemsizleştirmeye çalışanları kendi hezeyanlarıyla baş başa bırakıyoruz. Bütçede aslan payını her zaman eğitime ayırdık" ifadelerini kullandı. Eğitimde fırsat eşitliğini yaygınlaştırmak ve eğitimin kalitesini artırmak için her türlü imkanı seferber ettiklerini belirten Erdoğan, 2003'ten bu yana yürütülen ücretsiz ders kitabı projesiyle bugüne kadar "4 milyar 306 milyondan fazla ders kitabını öğrencilerimizle buluşturduk" açıklamasında bulundu. Küresel rekabet, teknoloji ve maarif modeli vurgusu Küresel rekabetin kızıştığı, bilim ve teknolojinin mesafeleri ortadan kaldırdığı yeni bir dünyada yaşandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sadece bu yeni dünyada başarılı olmak için değil, ayakta kalmak için de nitelikli eğitime ihtiyacımız var" dedi. Öğrencilerin vizyonunun olabildiğince geniş ve açık olması gerektiğinin altını çizen Erdoğan, "Evlatlarımız önce kendi ülkesini, kendi milletini iyi tanıyacak. Bununla yetinmeyip gönül coğrafyamızı iyi tanıyacak, dünyayı iyi tanıyacak. Çağın nimetleri olan teknolojiyi, interneti, yapay zekayı çok iyi kullanırken bunların taşıdığı risklere karşı uyanık olacak. Teknolojinin esiri olmayacak. Öğretmenlerimiz, kendilerine emanet edilen öğrencileri en güzel şekilde yetiştirirken onların iyi birer birey olması için gayret gösterecek" şeklinde konuştu. Ailelerin sorumluluklarına da değinen Erdoğan, "Ailelerimiz sınav başarısını önemsedikleri kadar çocuklarımızın ahlaklı, saygılı, milli ve manevi değerlerine bağlı olmalarını da önemseyecek. Bunları sağladığımızda inanıyorum ki hem içinde bulunduğumuz çağın tehlikelerinden korunmuş hem de küresel rekabette öne çıkmış oluruz" değerlendirmesinde bulundu. Özünde çağın bilgisiyle bu milletin köklü değerlerini birleştiren "köklerden geleceğe" anlayışının yattığı Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile ilgili olarak Erdoğan, "Modelimizde bilgiyi sadece ezberleyen değil, o bilgiyi kullanabilen, eleştirel düşünebilen, problem çözebilen, sorumluluk sahibi, yetkin ve erdemli bir nesil yetiştirmeyi hedefliyoruz. Yarının mühendisleri, yarının doktorları, yarının öğretmenleri, bilim insanları, sanatçıları, yazarları, şairleri, siyasetçileri, bürokratları işte bu sıralardan çıkacak. İnşallah Türkiye'yi gençlerimiz yönetecek" ifadelerini kullandı. Konuşmasının sonunda öğrencilere ve öğretmenlere seslenen Erdoğan, "Sizlerden öğrencilerimizi okumaya, araştırmaya, düşünmeye daha fazla teşvik etmenizi istirham ediyorum" derken, gençlere yönelik ise şu çağrıda bulundu: "Okuyun, düşünün, uygulayın, neticelendirin. Kendinize inanın, milletinize ve devletinize güvenin. Hayatta başarılı olma umudunuzu hiçbir zaman yitirmeyin. İman ve inanç olduğu sürece imkanın da olacağını aklınızdan çıkarmayın. Sokakların insafına terk etmediğimiz, sizler bizim göz bebeğimizsiniz. Sosyal medyada köpürtülen sahte ve sanal hikâyelere bakıp da ümitsizliğe asla kapılmamanızı istiyorum. İnanıyorsanız mutlaka başaracaksınız." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ticaret Bakanı Ömer Bolat OİBVentures Mobilite Fonu'nu tanıttı Haber

Ticaret Bakanı Ömer Bolat OİBVentures Mobilite Fonu'nu tanıttı

Ticaret Bakanlığı himayelerinde, Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) liderliğinde; Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası (TKYB) ve Türkiye Kalkınma Fonu (TKF) işbirliğiyle hayata geçirilen "OİBVentures Mobilite İnovasyon Fonu" düzenlenen lansmanla tanıtıldı. "Sektörün gücüne güç katacak bir köprü" Toplantıda konuşan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, fonun otomotiv dünyasındaki dönüşüm süreci için kritik bir öneme sahip olduğunu belirtti. Bakan Bolat, "OİBVentures, parlak fikirleri olan, büyümeye çalışan yeni girişimler ve startuplarla, finansal varlığı olan OİB Venture fonu arasında bir köprü olacaktır. Bu fon, dışarıya bağımlı kalmadan sürekli yeni girişimleri destekleyen, kendi kendini besleyen bir finansman kaynağına ulaşmayı hedefliyor" ifadelerini kullandı. Türk otomotivinin küresel başarısı Türk otomotiv sektörünün son 55 yılda küresel bir oyuncu haline geldiğine dikkat çeken Bolat, sektörün son 20 yılda 19 kez ihracat şampiyonu olduğunu hatırlattı. Bolat, sektörün geçen yılı 41,5 milyar dolarlık ihracat ile kapattığını ve bu rakamın Türkiye'nin toplam mal ihracatının yaklaşık yüzde 15'ine tekabül ettiğini belirtti. Türkiye'nin yıllık araç üretiminde dünyada 13'üncü, Avrupa'da ise 5'inci büyük üretici konumuna yükseldiğini ifade eden Bakan Bolat, otobüs ve hafif ticari araç segmentinde ise Avrupa'da lider konumda bulunulduğunu vurguladı. Akıllı mobilite ve yeşil dönüşüm odaklı destek OİBVentures Mobilite İnovasyon Fonu'nun temel stratejisi, sadece finansman sağlamak değil, aynı zamanda Ar-Ge ve tasarım odaklı teknoloji girişimleri ile sanayi devleri arasında "akıllı bağlar" kurmak olarak belirlendi. Fon, yazılım tabanlı araç sistemleri, otonom sürüş teknolojileri ve yeni nesil akıllı ulaşım çözümleri gibi alanlarda geliştirilecek projelere odaklanacak. Aynı zamanda elektrikli araç ekosistemini, yeşil dönüşümü ve sıfır emisyon hedeflerini destekleyen projeler, fonun öncelikli destek alanları arasında yer alacak. Girişimcilik ekosisteminde yeni dönem Türkiye'nin son 5 yılda 5,6 milyar doların üzerinde girişim sermayesi yatırımı çekerek rekor kırdığını belirten Bolat, mevcut OİB üyesi 10 binden fazla firmanın ve bünyesindeki 168 Ar-Ge merkezi ile 36 tasarım merkezinin bu fonla birlikte çok daha etkin bir sinerji oluşturacağını vurguladı. Bakan Bolat, bu girişimin Türk otomotiv sanayinin küresel rekabet gücünü artıracağını ve geleceğin kalıcı, başarılı projelerine kapı aralayacağını ifade etti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Çin’in uzay stratejisinin gerçek amacı ne? Haber

Çin’in uzay stratejisinin gerçek amacı ne?

Küresel rekabet atmosferin ötesine taşınırken, Çin’in uzay politikaları giderek daha fazla mercek altına alınıyor. ABD ile süregelen rekabet, klasik savaş anlayışının ötesine geçerek uydu sistemleri, siber kapasite ve elektronik harp üzerinden şekilleniyor. Uzmanlara göre bugün “uzay savaşı” denildiğinde kastedilen, lazerli çatışmalardan çok, kritik altyapıların kontrolüne dayalı teknolojik üstünlük yarışı. Çin uzayı klasik bir keşif alanı olarak görmüyor Çin Halk Kurtuluş Ordusu bünyesinde oluşturulan Stratejik Destek Gücü, uzay, siber ve elektronik harp alanlarını tek merkezde topluyor. Bu yapı, Çin’in uzayı askeri planlamanın ayrılmaz bir parçası haline getirdiğini açık biçimde ortaya koyuyor. Modern orduların iletişim, istihbarat ve navigasyon sistemlerinin büyük ölçüde uydulara bağlı olması, bu alanı son derece kritik hale getiriyor. Bu nedenle uzayda üstünlük, doğrudan yeryüzündeki askeri ve siyasi gücü etkileyen bir faktör olarak değerlendiriliyor. Anti-uydu teknolojileri, sistemleri etkisiz hale getirmeye odaklanıyor Çin, 2007 yılında gerçekleştirdiği testle bir meteoroloji uydusunu imha ederek anti-uydu kapasitesini göstermişti. Bu test uluslararası alanda ciddi endişelere yol açarken, uzayda oluşan enkaz sorunu da gündeme gelmişti. Ancak günümüzde yaklaşım değişmiş durumda. Fiziksel imha yerine; elektronik karıştırma (jamming), sinyal kesme, lazerle sensör körleme ve siber müdahaleler gibi yöntemler ön plana çıkıyor. Bu teknikler hem daha düşük maliyetli hem de saldırının kaynağını gizleme avantajı sağladığı için tercih ediliyor. ABD ile Çin arasındaki rekabet uzay teknolojileri üzerinden yeni bir boyuta taşınıyor United States ile Çin arasındaki rekabet, yalnızca ekonomi ya da kara ve deniz gücüyle sınırlı kalmıyor. NASA ve Çin Ulusal Uzay İdaresi arasındaki dolaylı yarış, Ay görevlerinden uydu ağlarına kadar geniş bir alanda sürüyor. ABD’nin United States Space Force’u kurarak uzayı resmi bir askeri alan olarak tanımlaması, Çin’in de bu alandaki yatırımlarını hızlandırmasına neden oldu. Böylece iki ülke arasında görünmeyen ama sürekli devam eden bir rekabet ortaya çıktı. Mevcut uluslararası hukuk uzaydaki yeni tehditleri düzenlemekte yetersiz kalıyor 1967 tarihli Outer Space Treaty, uzayın barışçıl kullanımını esas alsa da günümüz teknolojik gelişmelerine tam anlamıyla yanıt veremiyor. Antlaşma, kitle imha silahlarını yasaklıyor ancak anti-uydu sistemleri ya da elektronik harp faaliyetleri gibi modern tehditleri açıkça kapsamıyor. Bu boşluk, büyük güçlerin gri alanlarda hareket etmesine ve açık bir çatışma ilan edilmeden rekabet yürütmesine zemin hazırlıyor. Uzayda doğrudan savaş ihtimali düşük olsa da görünmeyen bir mücadele çoktan başlamış durumda Uzmanlara göre kısa vadede uzayda klasik anlamda silahlı çatışmalar beklenmiyor. Ancak bu durum rekabetin olmadığı anlamına gelmiyor. Bugün uzayda yürütülen mücadele; uyduların devre dışı bırakılması, GPS sinyallerinin bozulması ve iletişim ağlarının kesintiye uğratılması gibi yöntemlerle sürdürülüyor. Bu nedenle uzay, sessiz ama son derece etkili bir mücadele alanı haline gelmiş durumda. Çin’in uzay stratejisi, kriz anlarında üstünlük kurmaya dayanıyor Çin’in yaklaşımı, doğrudan bir savaş başlatmaktan ziyade, olası bir küresel kriz durumunda kritik sistemleri kontrol edebilecek kapasiteyi inşa etmeye odaklanıyor. Bu çerçevede uzay, yalnızca bilimsel keşiflerin değil, aynı zamanda küresel güç dengelerinin yeniden şekillendiği stratejik bir alan olarak öne çıkıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Şirketlerde üst düzey değişim: İş dünyasında haftanın atamaları açıklandı Haber

Şirketlerde üst düzey değişim: İş dünyasında haftanın atamaları açıklandı

Türkiye iş dünyasında üst yönetim değişimleri sürüyor. 14–20 Şubat haftasında farklı sektörlerde faaliyet gösteren şirketler stratejik dönüşüm, dijitalleşme ve büyüme hedefleri doğrultusunda önemli atamalara imza attı. İnsan kaynakları, operasyon, teknoloji ve kamu ilişkileri gibi kritik alanlarda yapılan görevlendirmeler, kurumların yeni dönem stratejilerine işaret etti. Doğan Holding’de insan kaynakları ve teknoloji yönetimi yeniden yapılandı Doğan Holding, üst yönetiminde yaptığı değişiklik kapsamında Esra Beyzadeoğlu’nu İnsan Kaynakları ve Teknoloji’den Sorumlu İcra Kurulu Üyesi olarak atadı. 25 yılı aşkın deneyime sahip Beyzadeoğlu, holding ve iştiraklerinde insan kaynakları yapılanması ile dijital dönüşüm süreçlerine liderlik edecek. ING Türkiye’de COO ataması Bankacılık tarafında ise ING Türkiye, Operasyon Genel Müdür Yardımcılığı görevine Ezgi Demirdağ Saydağ’ı getirdi. Saydağ’ın, kurumun dijital bankacılık ve operasyonel dönüşüm çalışmalarını yönetmesi bekleniyor. Kafein Teknoloji’de stratejik müşteri yönetimi değişti Teknoloji sektöründe Kafein Teknoloji, Stratejik Müşteri Yönetimi Direktörlüğü görevini Serkan Demir’e emanet etti. Demir, yeni rolünde şirketin büyük ölçekli müşteri ilişkilerini ve iş birliklerini güçlendirmeye odaklanacak. İzocam’da yeni genel direktör Sanayi tarafında İzocam’ın Genel Direktörlük görevine Kerem Kürklü atandı. Kürklü’nün şirketin uzun vadeli stratejik hedefleri, operasyonel verimlilik ve kurumsal yönetişim süreçlerine liderlik etmesi planlanıyor. Yemeksepeti’nde iki kritik görev E-ticaret ve hızlı teslimat alanında faaliyet gösteren Yemeksepeti, yönetim kadrosuna iki önemli ismi dahil etti. Mert Tanyeri Pazarlama Lideri olurken, Dilan Can Kamu Politikaları ve Kamu İlişkileri Direktörü olarak göreve başladı. Atamaların şirketin büyüme stratejileri ve kamu ilişkileri yönetimini güçlendirmesi hedefleniyor. Yeni dönem mesajı: Dijital dönüşüm ve stratejik büyüme Hafta boyunca yapılan atamalar, şirketlerin özellikle dijitalleşme, müşteri deneyimi, operasyonel verimlilik ve regülasyon yönetimi alanlarına odaklandığını gösterdi. Uzmanlar, üst yönetimdeki bu hareketliliğin küresel rekabet ve yapay zekâ etkisiyle hızlanan dönüşümün bir parçası olduğuna dikkat çekiyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

2026 'hasat yılı' olacak Haber

2026 'hasat yılı' olacak

Kayseri Ticaret Odası (KTO) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, 2026 yılına özel yayımladığı mesajda, iş dünyasının büyük fedakarlıklarla dolu bir dönemi geride bıraktığını ifade etti ve "2025 yılı, yüksek maliyetler ve finansmana erişim sorunlarıyla büyük bir sınav yılı oldu. Şimdi ise 2026'yı, ödediğimiz bedellerin karşılığını alacağımız bir 'Hasat Yılı' olarak değerlendiriyoruz" şeklinde konuştu. Kayseri Ticaret Odası (KTO) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, açıklamalarında geçen yılın ekonomik zorluklarına dikkat çekerek şu ifadelere yer verdi: "2025 yılına umutla başlamıştık ancak sıkı para politikaları, daralan iç talep ve küresel ticaret savaşlarının gölgesinde bu yılı tamamlıyoruz. Üyelerimiz; enflasyonun etkisi ve finansal olanaklara erişimin sıkıntılı olması nedeniyle yatırım konusunda temkinli bir yıl geçirdi. Ancak biz devletimize ve ekonomimizin gücüne olan inancımızı koruyoruz. Bu zorlu süreçte karamsarlığa kapılmadan üretmeyi, istihdam yaratmayı sürdürdük. 2026'yı, ödediğimiz bedellerin karşılığını alacağımız bir 'Hasat Yılı' olarak görüyoruz." 2026 yılına yönelik beklentilerini de paylaşan Gülsoy, "Dünya artık 'akıllı' üretiyor ve 'dijital' satıyor. 2026'da şirketlerimizin maliyet yönetimine odaklanması, esnek stratejiler geliştirmesi ve özellikle yapay zeka gibi teknolojik yatırımlara öncelik vermesi artık bir tercih değil, zorunluluk olmuştur. Kayseri Ticaret Odası olarak biz de 2026 vizyonumuzu teknoloji, inovasyon ve Ar-Ge üzerine kurduk. Şehrimizi 'Orta Anadolu Üretim Havzası'nın merkezi yapacak adımları atacağız." dedi. Ekonomi yönetimine ve iş dünyasına çağrıda bulunan Gülsoy, sözlerini şu şekilde sürdürdü: "2026'da enflasyonun kademeli olarak yüzde 25'in altına inmesini ve büyümenin tekrar hız kazanmasını bekliyoruz. Ancak enflasyonla mücadele sürecinde üretim gücümüzü kaybetmemeli, hastayı iyileştirmeye çalışırken zarara uğratmamalıyız. Finansmana erişim kolaylaşmalı, özel sektörün küresel rekabet gücü korunmalıdır. Unutulmamalıdır ki; kendini yenileyemeyen, verimsiz yapılar sistemden çekilirken; risk alarak ticaret yapanlar bu yeni dönemin kazananı olacaktır." Mesajının sonunda toplumsal huzura da değinen Başkan Gülsoy; "MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli'nin dile getirdiği 'Terörsüz Türkiye' vizyonuyla desteklenecek huzur ikliminin, ticaretimizin en büyük garantisi olacağına inanıyorum. 2026 yılının başta üyelerimiz ve hemşehrilerimiz olmak üzere ülkemize ve tüm insanlığa sağlık, barış ve bereket getirmesini umut ediyorum." ifadelerini kullandı.

Çocukları için radikal karar: Ünlü çift rotayı yurt dışına kırdı! Haber

Çocukları için radikal karar: Ünlü çift rotayı yurt dışına kırdı!

Kim? Neden? Nereye? Ne zaman? Nasıl? Ünlü çift, iki çocuklarının eğitimi için Aralık başında Türkiye’den ayrıldı; ikamet olarak Londra’yı seçti, İstanbul’la bağını koparmadı ve işi oldukça Türkiye’ye gelip gitmeye devam edeceğini duyurdu. Eğitim odaklı taşınma Londra’yı adres yaptı Oyuncu Müge Boz ile basketbolcu eşi Caner Erdeniz, çocuklarının eğitim olanaklarını genişletmek amacıyla İngiltere’nin başkenti Londra’ya yerleşti. Çift, 6 yaşındaki Vina ve 1 yaşındaki Rika için daha güçlü dil olanakları ve uluslararası eğitim imkanlarını gerekçe gösterdi. Türkiye ile bağ kopmadı, yaşam düzeni ‘iki ülke’ye bölündü İstanbul’daki evlerini kapatmayan çift, iş ve projeler nedeniyle Türkiye’ye düzenli olarak gelmeyi sürdüreceklerini belirtti. Bu modelle hem çocuklarının eğitim planını aksatmamayı hem de Türkiye’deki profesyonel yaşamla bağı diri tutmayı hedefliyorlar. Ünlüler arasında yeni göç eğilimi güçleniyor Londra, son dönemde sanat ve spor dünyasından çok sayıda ismin tercih ettiği merkezlerden biri haline geldi. Daha önce Şahan Gökbakar, İnci Türkay ve Atilla Saral’ın da şehirle bağ kurduğu biliniyor. Son olarak Kıvanç Tatlıtuğ’un Londra’dan ev aldığına dair iddialar gündeme gelmişti. Farklı rota: Dubai tercihleri de konuşuluyor Bu eğilimin tek adresi Londra değil. Oyuncu Engin Altan Düzyatan da ailesiyle Dubai’ye taşındığını açıklamış, çocukların dili ve eğitimi için bu kararı aldıklarını ifade etmişti. Toplumsal yansımalar tartışılıyor Uzmanlar, bu tür taşınmaların “bireysel gelecek planı” ile “ülkeye bağlılık” arasında yeni bir denge kurduğunu vurguluyor. Türkiye toplumu içerisinde de yurt dışı eğitim arayışlarının, küresel rekabet ve çok dilli eğitim beklentisiyle giderek arttığına dikkat çekiliyor. Bu eğilim, kimi yurttaşlar tarafından “fırsat eşitsizliği” tartışmalarını da beraberinde getiriyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.