SON DAKİKA

#Kurtlar Vadisi

HABER DEĞER - Kurtlar Vadisi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kurtlar Vadisi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında adli tıp süreci tamamlandı: Örnekler yeniden kabrine konuluyor Haber

Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında adli tıp süreci tamamlandı: Örnekler yeniden kabrine konuluyor

Türk siyasi ve istihbarat tarihinin en karanlık sayfalarından biri olarak kayda geçen ve yıllardır kuşkularını koruyan Kaşif Kozinoğlu'nun Silivri Cezaevi'ndeki şüpheli ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada somut bir aşama geride kaldı. Adalet Bakanı Akın Gürlek'in sosyal medya hesabından duyurduğu, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı tarafından yeniden ele alınan dosya kapsamında gizlilik kararı sürdürülürken, soruşturmayı derinleştiren özel ekip çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Fethi kabir işleminin ardından örnekler iade ediliyor Başsavcılığın talebi üzerine 12 Eylül tarihinde gerçekleştirilen fethi kabir işlemiyle Kaşif Kozinoğlu'nun mezarı açılmış ve Adli Tıp Kurumu'na incelenmek üzere örnekler alınmıştı. Adli Tıp'taki kapsamlı laboratuvar incelemelerinin tamamlandığı bildirilirken, alınan örneklerin usulüne uygun şekilde yeniden kabrine konulması için resmi işlemlerin başlatıldığı kaydedildi. Olayın tüm yönleriyle aydınlatılması hedeflenen soruşturmada elde edilen bulguların başsavcılık tarafından titizlikle değerlendirildiği ifade edildi. Geniş çaplı operasyonlar ve tutuklamalar Soruşturmanın ilk dalgasında, olayın meydana geldiği dönemde Silivri Cezaevi'nde görev yapan 10 şüpheli gözaltına alınmış, şüphelilerden birinin FETÖ kapsamında yurt dışında firari olduğu belirlendiği tespit edilmişti. Adliyeye sevk edilen zanlılardan biri tutuklanırken, 7'si adli kontrol şartıyla olmak üzere 9 kişi serbest bırakılmıştı. Soruşturmanın boyutları ilerleyen günlerde medya çalışanlarına, sağlık personeline ve dönemin adli bürokrasisine uzandı. Yürütülen operasyonlarda bir muhabir, bir kameraman ve 7 sağlık çalışanı gözaltına alındı. Hakimlik, aralarında muhabirin de bulunduğu 3 şüphelinin tutuklanmasına karar verirken, kameramanın da yer aldığı 6 kişi hakkında adli kontrol tedbiri uyguladı. Yargı ve infaz kurumundaki sorumluluk zincirine yönelik adımlarda ise olayın yaşandığı tarihte görev yapan Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören ile cezaevi savcısı Necip Doğan tutuklandı. Kozinoğlu'nun koğuş arkadaşları emekli deniz yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım ile jandarma albay Hasan Atilla Uğur hakkında adli kontrol hükümleri uygulanırken, eski gazeteci Osman Arslan tutuklandı; dönemin cezaevi müdürü Ömer Vatan ile vardiya amiri Kazım Beyke adli kontrolle serbest bırakıldı. Ambulans şoförü Süleyman Kaba ise jandarmadaki ifadesinin ardından serbest kaldı. Soruşturma kapsamında toplam tutuklu sayısının 9'a yükseldiği bildirildi. Medya bağlantıları ve siyasi figürler dosyada Dosya kapsamındaki iddialar ve bağlantılar, soruşturmanın magazin ve medya ayağına da sıçradı. Kurtlar Vadisi dizisinin senaristleri Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan "bilgi sahibi" sıfatıyla savcılığa ifade verirken, yapım hakkında da inceleme başlatıldı. Dizide "Ömer Baba" karakterini oynayan Emin Olcay ile "Kazım Kaşifoğlu" karakterini canlandıran Sedat Savtak "tanık" sıfatıyla dinlendi. Senaryo sürecine dahli olduğu tespit edilen eski emniyet müdürü Bayram Özbek de tutuklanan isimler arasında yer aldı. Ayrıca Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek "bilgi sahibi" sıfatıyla ifade verirken, FETÖ davası hükümlüsü Enver Altaylı da soruşturma çerçevesinde tutuklanan isimler arasında kayda geçti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Araştırmacı-yazar Mehmet Sabri Akgönül: "Mansur Yavaş'ın siyasal hayatı bitmiştir" Haber

Araştırmacı-yazar Mehmet Sabri Akgönül: "Mansur Yavaş'ın siyasal hayatı bitmiştir"

Araştırmacı-yazar Mehmet Sabri Akgönül, katıldığı egündem adlı youtube kanalında Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın CHP’den istifa kararını, 2023 seçim süreçlerini ve Kaşif Kozinoğlu dosyasını tüm detaylarıyla masaya yatırdı. Programda, Yavaş'ın hamlesinden muhalefetin adaylık krizine ve derin devlet dosyalarına kadar pek çok konuda dikkat çekici değerlendirmelerde bulunuldu. Siyasi Hayatının Sonu mu? Akgönül değerlendirilmesinde "Mansur Yavaş'ın siyasal hayatı bitmiştir." dedi. Nedeni olarak yaptığı açıklamada, "Çünkü Mansur Yavaş bu saatten sonra kendisine "Beni Erdoğan'ın karşısına çıkarmayın" diyebilecek bir siyasal parti veya bir siyasal eğilim arayacak. Onu da herkes Erdoğan'ın karşısına çıkarmak isteyecektir. Zaten Mansur Yavaş gibi adamlar Erdoğan'ın karşısına çıkmazlar. Bu kadar akıllı adamlardı, adamlardılar. 2023 seçimlerini de değerlendiren Akgönül, "Çıksalar zaten 2023'te çıkarlardı. Çıkmadılar. 2023'te çıksalardı da bu oyunların ölçülerini alırlar. 2023 yılıyla ilgili birazdan detaylı bazı bilgiler de verebiliriz. Çünkü fırtına aslında orada başlıyor. Ben Mansur Yavaş'ın siyasal hayatının bittiğini düşünüyorum. Hatta bence Mansur Yavaş'ın belediye başkanlığı hayatı da bundan sonra bitecek. Yani Nisan 2019'da Mansur Yavaş belediye başkan adayı da olmayacaktır" dedi. Mansur Yavaş'ın Siyasi Geçmişi Mansur Yavaş'ın daha önce de siyasi kariyeri hakkında açıklamada bulunan Akgönül, "6-8 ay sonra bir partiye geçerse, söz gelimi yeni parti veya 2 yıl sonra yeniden CHP'ye geçerse —ki biliyorsun o CHP'den ayrılıp yeniden CHP'ye geri dönmüşlüğü de vardı. Aslında Mansur Yavaş'ın CHP ile kurduğu ilişki çok zikzaklıdır. 2014'te CHP'ye giriyor. 2014'teki yerel seçimlerde yine CHP'den aday olarak gösteriliyor. 2014'te %1 farkla... ve orada büyük bir şey vardı, büyük bir infial kopmuştu, elektrikler kesilmişti vesaire. %1 oy farkla Melih Gökçek'e kaybediyor. 2016'da ayrılıyor, CHP'den ayrılıyor. 2018'de yeniden geliyor, bak arada 2 yıl var. 2018'de yeniden geliyor. 2019'da CHP Ankara Belediye Başkan adayı gösteriliyor. %50 küsür oy alıyor. Zaten 2023'te de şey, 2024'te de %60 oy alıyor. Dolayısıyla aslında 2 yıl sonra yeniden CHP'ye dönebilir Mansur Yavaş." ifadelerini kullandı. Akgönül ayrılışın sebebini de değerlendirerek, "Eğer siyasal bir hamle yaptıysa o da yeni partili seçmenlerin kendisine Ankara özelinde bundan sonra muhalefet etmesini engellemek için. Çünkü yeni partililer aslında Mansur Yavaş'a ciddi ciddi bir kimilerine göre karalama kampanyası, kimilerine göre artık gerçeği saklamama ihtiyacı olsun diye Mansur Yavaş'ın aslında Ankara'ya da bir faydasının olmadığını, Ankara'ya da bir hizmet üretmediğini söylemeye başlıyorlardı." dedi. Yavaş ardından ilçe belediylerinin de ardı arkasına istfa etmeleri hakkında Akgönül, "Sadece Mansur Yavaş değil diğer ilçe belediyeleri de istifa etti. Evet. Ama onlar hepsi yedi ilçe belediye başkanı istifa etti. Ben bu istifaların Ankara dışına da taşacağını düşünüyorum. Hepsi sadece bir ya da iki kişi hariç Mansur Yavaş'ın ismini vererek istifa ettiler. Yani "Mansur Başkan'la birlikteyiz" diye. Bu zaten kaçınılmaz. Yani sen Büyükşehirle iş tutan bir ilçe belediye başkanı olmaya çalışacaksın ve dahası zaten seni Mansur Yavaş getirdi. Yani zaten Mansur Yavaş'ın CHP listelerine soktuğu adamlardı bu giden belediye başkanları. Orada bence racona aykırı bir durum yok. Burada esas durum şu: Yani Mansur Yavaş 2028'de Cumhurbaşkanı adayı olmayacak. Bu bir. İki, eğer bağımsız kalırsa Nisan 2029'da da belediye başkanı adayı olmayacak."dedi. "Bağımsız kalırsa Nisan 2029'da belediye başkanı adayı olmayacak" Akgönül Yavaş'In bağımsız kalırsa belediye başkanı adayı olmayacağı tespitinde bulunarak, "Mansur Yavaş'ın kişisel bir karizması yok. Yani kişisel karizması %20'lerdedir. Hatta şunu diyebilirim: MHP'den belediye başkan adayı olduğunda %27 oy almıştı. 2014 yerel seçimlerinden önce değil mi? Evet, %27 oy almıştı. O da hani Mansur Yavaş'ın kişisel karizması belki %15-20'dir. Yani belediyeleri biz sizinle geçen hafta analiz ettik. Ben bu yüzden belediyelerin kapatılması gerektiğini savunmuştum. Belediyelerde partizanlar seçim yaparlar. Sempatizanlar seçim yapmazlar. Yani "ben şu belediye başkanının hizmetini çok iyi buluyorum, onu tercih ediyorum" diyen bir tane aklı başında insan yoktur. Çünkü hiçbir belediye başkanı çok iyi hizmet yapmaz. Belediye başkanları politik bir kariyer inşa etmek için belediye başkanı olurlar. Ve bunu da partiler üzerinden yaparlar. Parti dışı bir belediye başkanı olmaz." dedi. Demirtaş ve Cumhurbaşkanı değerlendirmesi Akgönül Demirtaş tahliyesi hakkında çıkacağını öngördüğünü söyledi. Cumhurbaşkanının adaylığı hakkında ise, "Cumhurbaşkanlığı mevcut seçim tarihinden, 2028 yılındaki seçim tarihinden bir gün önce bile yapılan seçimde aday olabilir. Erken seçim olacağını düşünüyoruz. Tabii aslında hukuki teknik anlamıyla 2028 Nisan ayında bir seçim yapılacak. Bu erken seçim olmayacak. Hukuki anlamda bu öne alınmış seçim olacak. Öne alınan bir seçimde veya erken seçimde ki ikisinde de meclisin onayı lazım. Meclisin onayını aldığında halihazırda iki dönem cumhurbaşkanlığı yapmış biri yeniden cumhurbaşkanı adayı olabilir." dedi. "Kaşif Kozinoğlu bir kahramandır ve bir şehittir" Son dönemde ölümü ile ilgili soruşturma yürütülen eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu dosyası hakkında da kritik açıklamalarda bulundu. Kozinoğlu'nu bir şehit olarak nitelendiren Akgönül, "Fethi kabir yapılmıştı ve bu fethi kabirde Kaşif Kozinoğlu'nun vücut bütünlüğünün büyük oranda bozulmadığı, 15 yıllık yeraltında değil mi, defnedilmesine rağmen bu bizim inancımıza göre şehitlere verilen bir payedir aslında. Bu yüzden ben Kaşif Kozinoğlu'nun kahraman olduğunu ve bir şehit olduğunu düşünüyorum. Niye kahramandır'ı söylüyorum? Burada bir tersine çevirme yapalım. Ekrem Dumanlı vardı bilirsiniz. Zaman Gazetesi'nin genel yayın yönetmeni ve aynı zamanda bir numaralı FETÖ'cü. Hatta bana göre o mahrem imamların biridir. Ekrem Dumanlı Kaşif Kozinoğlu'nun öldürülmesinden, bana göre öldürülmesinden sonra ya da şüpheli ölümünden sonra diyelim ama ben onun şehit edildiğini düşünüyorum, öldürülmesinden sonra bir yazı yazmıştı: "Kaşifinizden kahraman çıkmaz" demişti. Bu hitabı üzerime alınıyorum. Yani aslında "Kaşifimiz kahramandı"yı Ekrem Dumanlı'nın yazısına bir cevap olarak bence herkesin vermesi gerekir." dedi. Kurtlar Vadisi hakkında değerlendirme Akgönül dizi hakkında yürütülen soruşturmaya da atıfta bulunarak, "Her kim yaptıysa suyu bulandırıyor arkadaşlar. Hatta hatırlayın en son o Ömer Baba karakterini canlandıran Emin Olcay da ifade vermeye gitti. Yani böyle bir şey olabilir mi? Emin Olcay ne bilsin yani Kaşif Kozinoğlu cinayeti ile ilgili ne bilsin? Dün, dün dediğim yani birkaç gün önce Sabah Gazetesi'ne röportaj veriyor. Raci Şaşmaz ve Necati Şaşmaz'ı kötülüyor. Bir diss atıyor kendince. Ertesi gün savcılıktan ifadesine başvurulmak için bile değil, bilgi almak için o sıfatla çağrılıyor. Abi bu adam ne bilsin yani?" dedi. Dizinin tarihinden itibaren değerlendirmelerde bulunan Akgönül, " Kurtlar Vadisi ilk çıktığından beri 2002'den beri zaten MİT içerisindeki kapışmanın, Milli İstihbarat Teşkilatı içerisindeki kapışmanın bir tarafı olarak konuşuyordu. Her zaman konuşuyordu. Bak 2004 yılında çok şaşıracaksın, dönemin MİT başkanı Şenkal Bey'e, Şenkal Atasagun'a Kurtlar Vadisi ile ilgili bir rapor gidiyor. Raporu kim yazıyor? Kaşif Kozinoğlu. Ve raporda ne diyor? "Bu dizinin konsept danışmanı Soner Yalçın ama akıl babası, akıl vereni Hasan Atilla Uğur" diyor. Peki Hasan Atilla Uğur ne oluyor? Bugün Kaşif Kozinoğlu'nun bana göre cinayet şüphelisi ki sağlık problemleri el vermediği için cezaevine konulmadı ama şu anda ev hapsinde. Zaten o da Kaşif Kozinoğlu'nun şüpheli ölümünde bir payı var Hasan Atilla Uğur'un ve bana göre güçlü bir payı var." diye konuştu. Hasan Atilla Uğur'un savcılık ifadeleri Akgönül soruşturmanın önemli ismi Hasan Atilla Uğur hakkında da açıklamalarda bulundu. Açıklamasında "Rasim Ozan Kütahyalı Kaşif Kozinoğlu cinayeti için "kokteyl cinayet" dedi. Daha doğrusu "kokteyl operasyon". Doğru telaffuz edelim: kokteyl operasyon. Kokteyl operasyon şu demek: Başfail FETÖ'cüdür ama zamanında Ergenekoncu olarak bilinenlerden de destek almıştır. Dolayısıyla bence cinayeti FETÖ işletti ama dönemin Ergenekoncularından da bazılarından —Ergenekon örgütünden değil, Ergenekonculardan bazılarından— da destek aldı. İşte bu destekçilerden zaten ikisi Kaşif Kozinoğlu rahmetlinin koğuş arkadaşıydı. Ve orada dikkat et sen Hasan Atilla Uğur'un savcılıktaki ifadelerini? Ne diyor? Hiçbir şey demiyor. "Hatırlamıyorum" diyor. "Hatırlamıyorum". "Hangi ilacı verdin?", "Hatırlamıyorum". "Çıktığında elinin arkasında bir şey var saklıyorsun, değnek mi iğne mi her neyse artık bir şey var saklıyorsun, ne var?", "Hatırlamıyorum" diyor. Şimdi savcılık bu kadar çok nisyan ile malul olan birine onun hatırlayacağı bir şeyler söylemeli." kaydetti. "Kaşif Kozinoğlu cinayetinin veya şüpheli ölümünün en bilgili kişisidir" Akgönül Perinçek'in soruşturmada bilgili olduğunu değerlendirerek, "Peki kimdir acaba hatırlayanlar? Kim olabilir? Doğu Perinçek. Bence Doğu Bey, Doğu Perinçek Kaşif Kozinoğlu cinayetinin veya şüpheli ölümünün en bilgili kişisidir. Yani Raci Şaşmaz ve Bahadır Özdener'i çağıracağına, Emin Olcay'ı çağıracağına, Doğu Perinçek'i bilgi verme sıfatıyla... Ama ne sanık ne tanık. Hani burada da Doğu Bey'i biz zan altında bırakmayalım. Çünkü Kaşif Kozinoğlu ölmeden önce Doğu Perinçek'e bir sürü mektup gönderiyor. Bunlar var. "Kaşif Kozinoğlu'nun Mezara Götürmediği Sırlar" diye kitap olarak yayınlanıyor. Kaynak Yayınları'nın genel yayın yönetmeni ve Doğu Perinçek bilgi verme sıfatıyla savcılığa davet edilmelidir." dedi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kozinoğlu soruşturmasında dikkat çeken gelişme: FETÖ hükümlüsü Enver Altaylı tutuklandı Haber

Kozinoğlu soruşturmasında dikkat çeken gelişme: FETÖ hükümlüsü Enver Altaylı tutuklandı

Sincan Cezaevi'nden Adliyeye sevk edildi Eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başmüşaviri Kaşif Kozinoğlu’nun Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybetmesine yönelik Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen derinleştirilmiş soruşturmada kritik bir eşik atlandı. "Kasten öldürme" ve "suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme" suçlamalarıyla ele alınan dosya kapsamında, Sincan Cezaevi'nde tutuklu bulunan ve sağlık raporları nedeniyle sevki bekletilen eski istihbaratçı ile FETÖ hükümlüsü Enver Altaylı ifade vermek üzere adliyeye getirildi. Savcılıktaki sorgu işlemlerinin ardından Altaylı, "kasten öldürmeye azmettirme" suçundan tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi ve çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı. Geçmişteki mektupları dosyaya girdi Soruşturmanın kilit şüphelileri arasında yer alan Enver Altaylı’nın geçmişte FETÖ lideri Fetullah Gülen’e yazdığı ve kamuoyuna yansıyan mektupları soruşturma dosyasında da geniş yer buldu. Altaylı'nın söz konusu mektuplarında Kaşif Kozinoğlu’nu doğrudan hedef göstererek, "Kozinoğlu MİT Müsteşarı olursa bu durum örgüt için tam bir felaket olur, etkisiz hale getirilmesi sağlanmalıdır" ifadelerini kullandığı tespit edildi. Öte yandan Enver Altaylı, 2021 yılında Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada "siyasi ve askeri casusluk" ile "silahlı terör örgütüne (FETÖ) üye olmak" suçlarından toplam 23 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırılmış, bu karar 2024 yılında Yargıtay tarafından onanmıştı. Fethi kabir ve dizi dosyası incelemeleri sürüyor Kaşif Kozinoğlu’nun kesin ölüm nedeninin netleştirilmesi amacıyla geçtiğimiz günlerde fethi kabir (mezar açma) işlemi gerçekleştirilmişti. Soruşturma kapsamında dönemin popüler dizisi *"Kurtlar Vadisi Pusu"*nda yer alan ve Kozinoğlu'nu hedef aldığı değerlendirilen "Kazım Kaşifoğlu" karakteri nedeniyle dizinin senaristleri Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan "bilgi sahibi" sıfatıyla ifade verirken, söz konusu karakteri canlandıran oyuncu Sedat Savtak da adliyeye çağrılarak dinlenmişti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kaşif Kozinoğlu dosyasında yeni perde: Savcılar ve koğuş arkadaşı komutanlar adliyede Haber

Kaşif Kozinoğlu dosyasında yeni perde: Savcılar ve koğuş arkadaşı komutanlar adliyede

Soruşturmada kritik eşik: 4 şüpheli adliyede Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun Silivri Cezaevi'nde 12 Kasım 2011 tarihinde geçirdiği şüpheli rahatsızlık sonucu hayatını kaybetmesinin ardından Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma derinleşerek devam ediyor. Soruşturma kapsamında, olay tarihinde görev yapan dönemin Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören, cezaevi savcısı Necip Doğan ve Kozinoğlu'nun koğuş arkadaşları olan emekli Deniz Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım ile emekli Jandarma Albay Hasan Atilla Uğur'un jandarmadaki işlemleri tamamlandı. Sağlık kontrolünden geçirilen 4 kritik şüpheli, geniş güvenlik önlemleri altında Silivri Adliyesi'ne sevk edildi. Dosya nasıl yeniden açıldı? Adalet Bakanı Akın Gürlek, Kozinoğlu'nun tutuklu bulunduğu Silivri 1 No'lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldığında hayatını kaybettiğini, olay sonrasında yürütülen ilk soruşturmada 10 Nisan 2012'de kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini hatırlatmıştı. Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı'nın dosyayı yeniden incelemesinin ardından, Silivri Sulh Ceza Hakimliğinin kararıyla takipsizlik kararının kaldırıldığı ve soruşturmanın baştan başlatıldığı duyuruldu. Özel bir soruşturma ekibinin oluşturulduğu süreçte gizlilik kararı alınırken, olay tarihinde ceza infaz kurumunda görev yapan 11 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı; bunlardan 10'unun gözaltına alındığı, 1 şüphelinin ise FETÖ firarisi olarak yurt dışında bulunduğu tespit edildi. Daha önce gözaltına alınan 10 şüpheliden biri tutuklanırken, 7'si adli kontrolle olmak üzere 9 kişi serbest bırakılmıştı. Ayrıca bir muhabir, bir kameraman ve 7 sağlık çalışanının da aralarında bulunduğu yeni şüpheliler gözaltına alınmış, hakimlik sorgusunun ardından muhabirin de dahil olduğu 3 kişi tutuklanmış, kameramanın da aralarında bulunduğu 6 kişi hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmıştı. Böylece soruşturmada tutuklu sayısı 4'e, adli kontrol uygulanan şüpheli sayısı ise 13'e yükseldi. Fethi kabir işlemi ve dizi incelemesi Soruşturmanın en dikkat çekici aşamalarından biri de Kaşif Kozinoğlu'nun kesin ölüm nedeninin ve ölümünde üçüncü kişilerin müdahalesinin bulunup bulunmadığının netleştirilmesi amacıyla gerçekleştirilen fethi kabir işlemi oldu. Bunun yanı sıra soruşturma dosyası kapsamında, Kurtlar Vadisi dizisinin senaristleri Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan "bilgi sahibi" sıfatıyla savcılığa ifade verirken, Başsavcılık tarafından Kurtlar Vadisi Pusu dizisinin de incelenmesine karar verildiği bildirildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kurtlar Vadisi'ne FETÖ incelemesi başladı Haber

Kurtlar Vadisi'ne FETÖ incelemesi başladı

"Kazım Kaşifoğlu" karakteri ve plaka detayları incelemede Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun cezaevindeki şüpheli ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında "Kurtlar Vadisi Pusu" dizisi hakkında inceleme başlatılmasına karar verdi. Ekranların uzun soluklu yapımında yer alan senaryo kurguları, karakter isimleri ve araç plakaları üzerinden Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) adına algı çalışması ile propaganda yapıldığı iddiaları adli takibe alındı. Soruşturma dosyasında yer alan bilgilere göre; dizide "Kazım Kaşifoğlu" ismiyle yer verilen karakterin vatan haini ilan edilerek öldürülmesi ve sahnelerde kullanılan araçlarda "FG" harf grubunu taşıyan plakaların yer alması kamuoyunda ve adli makamlarda örgüt propagandası şüphesini doğurdu. Gelen yoğun ihbarlar ve başsavcılığın yaptığı resmi tespitlerin ardından alanında uzman isimlerden oluşan özel bir bilirkişi heyeti görevlendirildi. Hazırlanacak raporda, dizide yer alan senaryo kurguları, diyaloglar ve alt mesajlar detaylıca incelenerek yapımın FETÖ ile bir illiyet bağının bulunup bulunmadığı araştırılacak. "Legal veya ilgasal hiçbir suç odağıyla irtibatımız yoktur" Soruşturma kapsamında senarist Raci Şaşmaz'ın savcılıktaki ifadeleri de gün yüzüne çıktı. Diziyi karalamak için şiddet ve bilgi-belge alışverişi iddialarının seçildiğini belirten Şaşmaz, "Legal ya da illegal hiçbir güç ya da suç odağıyla irtibatımız yoktur, olmamıştır. Kurtlar Vadisi toplumun fotoğrafını çeker ve açık kaynaklardan yararlanarak bunları drama gücüyle izleyicinin anlayabileceği bir formata getirip kamuoyuna arz eder" dedi. Dizideki "Kaşifoğlu" karakterinin istihbarat içi çatışmaları anlatmak için kurgulandığını dile getiren Şaşmaz, "Karakterler kurgudur, ölüm önceden bilinemez. Birinin ölümünü önceden bilme ihtimalimiz yoktur. Ayrıca sosyal medyada FETÖ'cü Ali Fuat Yılmazer'in senaryoya müdahale ettiğine dair iddialar tamamen iftiradır, Ali Fuat Yılmazer'i ben tanımam, herhangi bir ilişkim olmamıştır" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ailesine mezar taşıyla mesaj verildiği yönündeki iddialara da değinen Şaşmaz, "Erdoğan ve ailesi ile ilgili bir mezar taşıyla mesaj vermek ne bizim inandığımız değerlere uygundur, ne de böyle bir şey söz konusudur. Kaldı ki bu husus senaryo olarak benim belirlediğim ve kontrol edebileceğim bir şey değildir. Aradan çok zaman geçti, o zaman kabristan çekimlerinde gerçek mezar taşlarını kapatmak usulü yoktu. Bu gerçek bir mezar taşı da olabilir, prodüksiyon ve sanat grubunun hazırladığı yaygın soy isimlerinden oluşan sahte bir mezar taşı da olabilir. Hatırlamam mümkün değil" diyerek iddiaları reddetti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kurtlar Vadisi senaristlerinin ifadeleri ortaya çıktı: "Benzerlik tamamen tesadüf" Haber

Kurtlar Vadisi senaristlerinin ifadeleri ortaya çıktı: "Benzerlik tamamen tesadüf"

"Herhangi bir dayatma söz konusu değil" Silivri Cumhuriyet Başsavcılığınca, Silivri Cezaevi'nde 2011 yılında yaşamını yitiren eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye çağrılan 'Kurtlar Vadisi' dizisinin senaristleri Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan'ın savcılıktaki ifadelerinin detayları ortaya çıktı. Millet Haber Ajansı Genel Yayın Yönetmeni ve gazeteci Sinan Burhan tarafından aktarılan bilgilere göre, bilgi sahibi sıfatıyla savcı karşısına çıkan senarist ekibine dizideki sahneler ve senaryonun kaynağı soruldu. Senaristlere yöneltilen "Kozinoğlu ile ilgili senaryo nasıl yazıldı? Herhangi bir kişi veya kurumdan etkilendiniz mi, size bir senaryo dayatması yapıldı mı?" şeklindeki sorulara karşılık ekibin, "Hayır, bize herhangi bir kişi ve kurumdan bir dayatma söz konusu değil. Bizim metnimiz doğal akışında ilerleyen bir metindir. Tesadüfen denk gelmiştir. Herhangi bir kasıt yoktur" yanıtını verdiği öğrenildi. Zamanlama ve sahne detayları dosyada yer alıyor Yıllardır tartışma konusu olan ve dizide Sedat Savtak’ın canlandırdığı "Kazım Kaşifoğlu" karakteri ile gerçek hayattaki Kaşif Kozinoğlu'nun ölümü arasındaki dikkat çekici kronoloji soruşturma dosyasında yer almaya devam ediyor. Dizinin 10 Kasım 2011’de yayımlanan 136. bölümünde Kaşifoğlu karakterinin hücrede tutulması ve bu yayından yalnızca iki gün sonra, 12 Kasım 2011’de Kozinoğlu’nun cezaevinde yaşamını yitirmesi süreçteki en önemli soru işaretlerini oluşturuyor. Öte yandan, Kozinoğlu’nun ölümünden kısa süre sonra, 8 Aralık 2011’de yayımlanan 139. bölümde Kaşifoğlu karakterinin spor yaptıktan sonra duş alması ve "Kara" karakteri tarafından koluna şırıngayla hava enjekte edilerek öldürülmesi sahneleri de mercek altına alınan unsurlar arasında bulunuyor. Senaristlerin verdiği ifadelerin ardından savcılığın dosya üzerindeki incelemelerini sürdürdüğü bildirildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kurtlar Vadisi Senaristleri, Kozinoğlu soruşturmasında 2,5 saatlik ifade verdi Haber

Kurtlar Vadisi Senaristleri, Kozinoğlu soruşturmasında 2,5 saatlik ifade verdi

Senaristler savcılıkta ifade verdi Silivri Cezaevi'nde 2011 yılında şüpheli şekilde yaşamını yitiren eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne yönelik yeniden açılan soruşturma kapsamında adliyeye çağrılan 'Kurtlar Vadisi' dizisinin senaristleri savcıya ifade verdi. Senaryodaki sembolik mesaj iddiaları ve gerçek hayattaki olaylarla örtüşen kronolojik detayların araştırıldığı dosyada, senaristlerin savcılıktaki ifade ve sorgulama işlemleri yaklaşık 2,5 saat sürdü. İşlemlerin ardından adliyeden ayrılan senaristlerden Raci Şaşmaz, basın mensuplarının "Kazım Kaşifoğlu karakteri sadece bir isim benzerliği mi?" sorusunu sessizlikle karşılayarak yanıtlamadı. Alınan ifadelerin soruşturmanın seyrine yön vermesi beklenirken, savcılığın dosya üzerindeki incelemelerini sürdürdüğü bildirildi. Dizi sahneleri ile ölüm arasındaki zamanlama mercek altında Soruşturmanın odağında, dizideki bazı sahneler ile Kaşif Kozinoğlu'nun ölüm tarihi arasındaki dikkat çekici zamanlama yer alıyor. Dosyadaki tespitlere göre, dizinin 10 Kasım 2011’de yayımlanan 136. bölümünde "Kazım Kaşifoğlu" adlı karakterin hücrede tutulduğu, darp ve tehdit edildiği sahneler yer almış; bu bölümden yalnızca iki gün sonra, 12 Kasım 2011’de Kaşif Kozinoğlu Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybetmişti. İnceleme kapsamındaki bir diğer detay ise ölüm sahnelerine ilişkin oldu. Dizinin 8 Aralık 2011’de yayımlanan 139. bölümünde, Kaşifoğlu karakterinin spor yaptıktan sonra duş aldığı ve "Kara" karakteri tarafından koluna şırıngayla hava enjekte edilerek öldürüldüğü sahneler ekrana getirilmişti. Kozinoğlu'nun ölümünün hemen ardından yayımlanan bu sahneler, senaryo ile gerçek ölüm arasında bir bağlantı olup olmadığının araştırılmasına gerekçe oluşturdu. Öte yandan, soruşturma dosyasına dizinin ilerleyen dönemlerine ait bazı dikkat çekici sahnelerin de girdiği belirtildi. 17 Mayıs 2012’de yayımlanan 159. bölümde "ERDOĞAN" yazılı mezar taşının gösterilmesi ve 4 Şubat 2010 tarihli 79. bölümde yer alan ve "FG" kısaltması nedeniyle Fetullah Gülen'e atıf olduğu öne sürülen "34 FG 7061" plakalı araç detayının da dosyada yer aldığı kaydedildi. Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan’ın verdiği ifadelerin ardından soruşturmanın derinleştirileceği ifade edildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.