SON DAKİKA

#Kurultay

HABER DEĞER - Kurultay haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kurultay haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

YENİ Parti'de büyük Kurultay takvimi netleşti Haber

YENİ Parti'de büyük Kurultay takvimi netleşti

Teşkilatlanma Takvimi ve Kongre Süreci Başlıyor Türk siyasi hayatına hızlı bir giriş yapan ve Meclis'te güçlü bir grup oluşturan YENİ Parti'de kurumsalyapıyı şekillendirecek ilk büyük kurultayın detayları netleşti. Kurucu lider Özgür Özel'in delegelerin karşısına tek genel başkan adayı olarak çıkması ve güven tazelemesi beklenen büyük buluşma öncesinde, partide yasal kurultay takvimi işliyor. 22 Ağustos'ta resmen start alan süreç kapsamında üye çizelgeleri 26 Ağustos'ta askıya çıkarılırken, teşkilatlanmanın en kritik eşiklerinden biri olan ilçe kongreleri yarın (12 Eylül) gerçekleştirilecek. İlçe teşkilatlarının belirlenmesinin ardından 18 Ekim itibarıyla il yönetimi seçimlerine geçilecek. Türkiye genelindeki tüm ilçe ve il örgütlerindeki seçim süreçleri ile delege tespitlerinin 27 Ekim tarihine kadar eksiksiz olarak tamamlanması planlanıyor. Yerel teşkilatlanmasını ekim sonuna kadar bitirecek olan parti, kasım ayındaki büyük buluşmaya tamamen hazırlanmış olacak. Büyük Buluşma Kasım Ortasında Ankara Arena'da Teşkilat seçimlerinin ardından tüzük gereği yapılması zorunlu olan ilk büyük olağan kongre, 14-15 Kasım tarihlerinde Ankara Arena Kapalı Spor Salonu'nda yapılacak. Türkiye'nin dört bir yanından binlerce partili ve delegenin katılması beklenen kurultayda, genel başkanlık seçimi haricinde partinin Merkez Karar Yönetim Kurulu (MKYK) ve disiplin organları da yeniden belirlenecek. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kılıçdaroğlu'ndan YENİ Parti'ye uzlaşı çağrısı: "Oturur konuşuruz" Haber

Kılıçdaroğlu'ndan YENİ Parti'ye uzlaşı çağrısı: "Oturur konuşuruz"

"İmamoğlu siyasi tutuklu değil" Cumhuriyet Halk Partisi'nin 38. Olağan Kurultayı hakkında mahkemenin verdiği iptal kararıyla birlikte yeniden genel başkanlık koltuğuna oturan Kemal Kılıçdaroğlu, Euronews Türkçe'ye verdiği özel röportajda önemli değerlendirmelerde bulundu. Cezaevinde bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun hukuki durumuna değinen Kılıçdaroğlu, İmamoğlu'nun siyasi görüşleri nedeniyle cezaevine konulmadığını savundu. Ön seçimde adaylığı için oy veren kişinin kendisi olduğunu hatırlatan Kılıçdaroğlu, cumhurbaşkanlığı adaylığı ile yürütülen davaların birbirinden ayrı olduğunu belirtti. İmamoğlu'nun yargılandığı yolsuzluk davasına atıfta bulunarak kişinin her yerde hesap vermeye hazır olması gerektiğini dile getiren Kılıçdaroğlu, "Her kör kuruşun hesabını vereceğim" diyecek bir anlayışın önemine işaret etti. Şahsen tutuklu yargılanmayı doğru bulmadığını da sözlerine ekledi. "Parti ikiye bölündü, güç kaybı yaşanacağı açık" Özgür Özel ve ekibinin partiden ayrılarak YENİ Parti'yi kurmasının ardından CHP'nin Meclis'teki milletvekili sayısının 169'dan 44'e düşmesini değerlendiren Kılıçdaroğlu, yaşanan tablodan kaçınmadı. Üyelerle paylaştığı bilgilerin şeffaf olması gerektiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, "Ben size doğruları söylemek zorundayım. Parti ikiye bölündü mü? Bölündü. Güç kaybı yaşar mı? Elbette yaşayacak" sözleriyle yaşanan kaybı doğruladı. Buna rağmen seçmen tabanının partiye bağlı kalacağını ve "Altı Ok" amblemine mühür vurmaya devam edeceğini savunan Kılıçdaroğlu, kurultay sürecindeki şaibe iddialarıyla hiçbir ilgisinin bulunmadığını, davanın ne tarafı ne de ifade vereni olduğunu ifade etti. Özgür Özel ile görüşmeye yeşil ışık YENİ Parti ile olan ilişkilere ve muhalefet stratejisine de değinen Kılıçdaroğlu, il başkanlarına asla sert bir muhalefet yürütmeme ve kavga etmeme talimatı verdiğini aktardı. Asıl hedeflerinin mevcut iktidar olduğunu belirten CHP lideri, YENİ Parti lideri Özgür Özel ile ahlaki bir zeminde bir araya gelebileceklerini belirtti. Özgür Bey'in talep etmesi halinde görüşmeye açık olduklarını ifade eden Kılıçdaroğlu, "Özgür Bey görüşmek isterse elbette otururuz, konuşuruz. Doğruları söylediğinde kendisine teşekkür de ederiz" diyerek zeytin dalı uzattı. Gelecekteki seçim stratejilerine ve olası cumhurbaşkanlığı adaylığı süreçlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kılıçdaroğlu, mevcut yönetim sisteminde başarıya ulaşmanın tek yolunun cumhurbaşkanlığını kazanmaktan geçtiğini hatırlattı. Sistemin getirdiği zorunluluklara dikkat çeken Kılıçdaroğlu, "Rejim değişti ama hâlâ rejim değişikliğinin farkında değil çoğu kişi. Yüzde 51'i nasıl alacaksınız? İş birliği yaparak. İş birliği yapmadan kazanmak imkansız" diyerek YENİ Parti dahil tüm muhalif yapılarla ortak hareket edilmesinin kaçınılmaz olduğunu kaydetti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kılıçdaroğlu'ndan 'Terörsüz Türkiye' açıklaması: "Bu ülkenin huzurunu istiyoruz" Haber

Kılıçdaroğlu'ndan 'Terörsüz Türkiye' açıklaması: "Bu ülkenin huzurunu istiyoruz"

"Görevi bizim öncülüğümüzde sorunu olan her yurttaşın üstlenmesi gerekiyor" CHP Genel Merkezi'nde göreve dönmesinin ardından 81 il başkanıyla ilk kez bir araya gelen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, toplantıda partisinin her zaman sorunların çözüm adresi olduğunu vurguladı. Kılıçdaroğlu konuşmasında teşkilatlara seslenerek şu ifadeleri kullandı: "Bugüne kadar hangi iktidar gelirse gelsin her sorunun çözümünü ilk kez Cumhuriyet Halk Partisi seslendirmiştir. Ve arkasından iktidar, Cumhuriyet Halk Partisi'nin dediğini yapmıştır. Çünkü onlar sorunları görmezler ama biz sorunları görürüz. Onlar dertleri bilmezler ama biz dertleri biliriz. Onlar vatandaşla bizim konuştuğumuz gibi samimi konuşmazlar ama biz samimi konuşuruz. Onlar dürüst değiller ama biz dürüst insanlarız, biz ahlaklı insanlarız. O nedenle görev sadece benim görevim değil, görev sadece sizin göreviniz de değil. Görevi bizim öncülüğümüzde sorunu olan her yurttaşın üstlenmesi gerekiyor. Beraber mücadele edeceğiz, birlikte mücadele edeceğiz ama öncülüğü biz yapacağız. 81 ilin il başkanı, ilçe başkanları, gençlik kolları, kadın kolları hep beraber çalışacağız. Uyumak yok, istirahat yok, eğlenmek yok. Ülke bu kadar dertle boğuşurken biz rahat durmayacağız." "Siyaset zenginleşme aracı değildir" Siyasette ahlaki üstünlüğün ve dürüstlüğün önemine dikkat çeken Kılıçdaroğlu, "Siyaset zenginleşme aracı kabul ederseniz, belli bir makama ve mevkiye gelirseniz, yolsuzluk yaparsanız, cebinizi doldurursanız, yandaşların cebini doldurursanız, milletin fakirliğini görmezseniz tarihin çöp sepetine bir süre sonra vatandaş gönderir. Bizim ahlaki üstünlüğümüzün temel felsefesi budur" diyerek sözlerini şöyle sürdürdü: "Siyaset zenginleşme aracı değildir. Kim siyaset yapıp zenginleşiyorsa bilin ki vatandaşın cebindeki parayı çalıyordur. Devletin hazinesine el uzatmıştır. Biz beytülmale el uzatan bir gelenekten gelmiyoruz. Öyle bir düşüncemiz yok. Allah da göstermesin. Bizim tek düşüncemiz var; vatandaşın varlıkta olmasıdır, evinde huzur içinde yaşamasıdır, elektriğinin kapatılmamasıdır, suyunun kesilmemesidir, evine ekmek götürmesidir, hiçbir çocuğun yatağa aç girmemesidir, her evde huzurun, her evde bereketin olmasıdır. Bizim temel amacımız, temel felsefemiz budur." Partiden ayrılanlarla ilgili kısır tartışmalara girilmemesi gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, "Cumhuriyet Halk Partisi'nden ayrılanlarla sakın ola ki bir tartışmaya girmeyin. Kısır tartışmalara sakın girmeyin. Böyle bir tartışmaya asla muhatap olmayın. Biz kısır tartışmaları değil, kendi ülkemizin sorunlarını çözmek için yola çıktık" dedi. "Ön seçimi zorunlu hale getireceğiz" Örgüt iradesine saygı duyulması gerektiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, tüzük değişikliğine ilişkin şu açıklamaları yaptı: "Ön seçimi zorunlu hale getireceğiz. Merkezin güçlendirilmesinin yarattığı bazı sakıncalar ve o sakıncaları tarih içinde çok yaşadık. Örgüte güven duymak lazım. Örgütün iradesine saygı duymak lazım. Elbette ki eksiklikler olabilir. Ama eksikliği örgüt bazında gidermek kolay ama temelde gidermek zor olabilir. O nedenle bunu da yapacağız. Sizden 24 saat çalışmanızı bekliyorum. İlinizde karşılaştığınız sorunları Ankara'da oturanlar bilmeyebilirler, sorunu görmeyebilirler. Sorunla ilgilenin. Eğer derseniz ki ‘Bize mutlaka bir milletvekili grubu gönderin’ size hemen ertesi gün milletvekili grubumuzu göndeririz." Siyasette eksik olan unsurun ahlak olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, "Cumhuriyet Halk Partisi'nin ahlaki üstünlüğü, bütün tarih boyunca kanıtlanmıştır. Biz kirli adamları yanımızda tutmadık. Kirli adamlarla yol yürümedik. Ahlaklı, temiz, dürüst insanlarla yol yürüdük" ifadelerini kullandı. Önümüzdeki süreçte görkemli bir kurultay yapacaklarını söyleyen Kılıçdaroğlu, "Görkemli bir kurultay yapacağız. Cumhuriyet Halk Partisi'ni tekrar kuruluşundaki ahlaki kodlara oturtacağız" dedi. 'Terörsüz Türkiye' mesajı 'Terörsüz Türkiye' hedefiyle yürütülen sürece ve çerçeve yasaya değinen Kılıçdaroğlu, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Bakın Türkiye bir barış süreci için bir çerçeve yasayı parlamentoda çıkardı. Çerçeve yasayla ilgili olarak ilk ve en önemli görüşü, söylemi dile getiren parti Cumhuriyet Halk Partisi'dir. Biz bunu yaptık. Bu ülkenin huzurunu istiyoruz. Bu ülkenin barışını istiyoruz. Bu ülkenin kendi coğrafyasında ve komşu coğrafyalarda büyümesini istiyoruz. Çünkü biz büyük bir aileyiz, temiz bir aileyiz, güzel bir aileyiz. Bu aileye kimse kara çalmamalı. Bu aile tarihsel kökleri olan bir ailedir. Bu aile ülkenin kalkınmasına, büyümesine adanmış bir ailedir. Bu aile Türkiye'nin bütün sorunlarını çözmeye adanmış bir ailedir. Biz bunu yapacağız." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Sarp Kuray :“Öcalan Türkiye devrimci hareketini çok asil biçimde kucaklamıştır” Haber

Sarp Kuray :“Öcalan Türkiye devrimci hareketini çok asil biçimde kucaklamıştır”

"İmamoğlu'na 'Tarihin eli omuzunuzda, acele etmeyin' demiştim" 81 yıllık ömrünün önemli bir kısmını sürgünde ve cezaevinde geçiren, Deniz Harp Okulu mezunu bir devrimci olan Sarp Kuray, güncel siyasetin sıkışmışlığına dair çarpıcı tespitlerde bulundu. Ekrem İmamoğlu ile geçmişte yaptığı bir diyaloğu paylaşan Kuray, erken hamlelerin risklerine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: "İmamoğlu'na 'Tarihin eli omuzunuzda, acele etmeyin, CHP'de liderlik kavgasına girmeyin' demiştim, erken atakla hata yaptı." Kuray, CHP içindeki ayrışmalara ve kurultay süreçlerine de değinerek, partinin Avrupa tarzı bir sosyal demokrasi hareketi olmadığını, Atatürk'ün tarihsel ve sınıfsal dinamikleri bir arada topladığı bir yapısı bulunduğunu vurguladı. Kasım 2023 kurultayında Parti Meclisi'ne aday olduğunu ancak yaşanan kavgalara ve "Hançerlendim" çıkışlarına mesafeli durduklarını belirten Kuray, CHP'den ayrılanların Kürt meselesi konusunda henüz net bir tutum ortaya koymadığını şu sözlerle eleştirdi: "CHP’den ayrılanlar henüz Kürt meselesiyle ilgili lafını söylemedi, etrafında dolaşıyorlar. Devlet Bahçeli’nin burada bir inisiyatifi var ve ben bu inisiyatifi takdir ediyorum. Cumhuriyet Halk Partisi'nde böyle bir şey yok, etrafında dolanıyorlar. Şimdi Kürt vilayetlerini ziyaret etmekle kapanacak bir iş değil bu." "Bekaa'da Öcalan ile ilk kez tanıştım, PKK'nın Türk damarına kıymet veriyor" 12 Eylül öncesinde 12 Mart'ın tamamlanacağı öngörüsüyle DİSK Basın-İş Başkanı Burhan Şahin aracılığıyla Yaser Arafat'a haber gönderdiklerini ve Bekaa Vadisi'ne çekildiklerini anlatan Kuray, PKK lideri Abdullah Öcalan ile ilk kez orada karşılaştığını belirtti. Öcalan’ın Dev-Genç’e ve özellikle Mahir Çayan’a duyduğu sempatiyi dile getiren Kuray, o döneme dair şu ayrıntıları paylaştı: "Dev-Genç’e olağanüstü bir sempatisi var. Kitaplarında da bunun temelini koyuyor. Siyasal Bilgiler’de okurken 68 hareketinin ruhu onu etkiliyor. 68'in içinde de kendine göre bir ayrım yapıyor, Mahir Çayan’ı öne koyuyor. Mahir Çayan’a büyük sempatisi var. Mahir Çayan'ın hayatının, onun mücadele anlayışının kendisini kökten etkilediğini söylüyor. 68 hareketinden gelen bir insan olduğumuz için bize karşı her zaman saygı ve sevgi dolu oldu. Bir kere çok zeki bir insan. Kendi davasına olağanüstü bir yoğunlaşması var. Tabii biz kendisini tanıdığımızda Suriye’ye çekilmişti, 84 olayları daha yaşanmamıştı. O zaman öyle bir kuvveti yoktu yani." Kuray, PKK'nın Kürt hareketleri içinde Türklerle birlikte olma konusundaki aktif tutumuna dikkat çekerek, "Başlangıçta Kemal Pir var, Haki Karer var. Daha önce Öcalan İstanbul THKO’nun içinden bir grupla birlikte DDKO’da deniyor biliyorsunuz. Denizlerin idamından sonra bir ayrışma oldu. Fakat Kürtlerin Türklerle birlikte direnişi anlamında başka böyle bir deneme yok. Bugün de hâlâ PKK'nın üst yönetiminde Türkler var. Türk damarına bu kadar kıymet veren başka bir Kürt örgüt yoktur" değerlendirmesinde bulundu. "Türkiye üçüncü toplanma konağının sancılarını çekiyor" Osmanlı İmparatorluğu'nun kuruluşunu "birinci toplanma konağı", Cumhuriyet'in kuruluşunu ise "ikinci toplanma konağı" olarak tanımlayan Kuray, Türkiye'nin bugün üçüncü bir evrenin sancılarını yaşadığını söyledi. Osmanlı'nın kuruluşunda Vefai tarikatı ve Baba İlyas hareketleri gibi halk dinamiklerinin etkili olduğunu belirten Kuray, solun bu dönemi yalnızca "feodalizm" olarak nitelendirerek geçiştirdiğini vurguladı: "Osmanlı İmparatorluğu'nun ilk kuruluşundaki toprak düzeninin ve devlet düzeninin iyi bilinmesi lazım. Çünkü bunlar bozulduğu anda muazzam isyanlar çıkıyor. Önce Şeyh Bedrettin ayaklanıyor, arkasından Celali ayaklanıyor. Niye ayaklanıyorlar? Çünkü topraktan kendilerine eşitlik hakkı verilmiş, adamlar bunu kaybettikleri anda ayaklanıyorlar. Bin yıllık kardeşliğin temelinde yatan bu olayı bilmiyoruz biz. Sol bu dönem için ‘feodalizm’ deyip geçmiştir. Yani burada bir açılım lazım. Bir tek Doktor Hikmet Kıvılcımlı bu sürecin üzerine ciltlerle kitap yazmıştır." Atatürk'ün 1924'e kadar Kürtlerle birlik ve kardeşlik zemininde yürüdüğünü, Erzurum Kongresi'nden itibaren bu tarihin bilincinde hareket ettiğini belirten Kuray, kopmanın Atatürk'ten kaynaklanmadığını şu sözlerle ifade etti: "Kopma Atatürk’ten gelmiyor, işi bozan Cibranlı Halil Bey; Öcalan da ‘Bir Halkı Savunmak’ kitabında anlatır. Ben de kopmanın Atatürk'ten geldiği kanaatinde değilim. Atatürk’ün bir çabası var, Türkiye’yi toplamak için bir çabası var. Şimdi demek ki biz bugün tekrar Türkiye'nin toplanmasını dert edenler olarak bu iki toplanma konağının karakteristiğini iyi anlamalıyız. ‘Bin yıllık kardeşlik’ söyleminin kökenini iyi bilmeliyiz." "Öcalan oyuna gelmez, prensip adamıdır" Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın anayasa değişikliği hamleleri ve Kürt seçmeni muhalif bloktan koparma stratejisi hakkında konuşan Kuray, Abdullah Öcalan'ın bu süreçte iktidarla basit bir pazarlık yapmayacağını ifade etti. Öcalan'ın üçüncü toplanma konağına prensipli bir yaklaşımla geldiğini belirten Kuray, düşüncelerini şu sözlerle detaylandırdı: "Öcalan oyuna gelmez, prensip adamı, üçüncü toplanma konağına prensipli şekilde geliyor. Argümanları ortadayken ‘İktidar ile anlaşma yapar’ sonucuna varamayız. ‘Bu mücadele yok olma durumuyla karşı karşıya kalan Kürtlüğün varlığını ispat etme mücadelesidir. Ve burada bir sonuç çıkardık. Kürtlüğün kaybolmak üzere olan varlığını ispat ettik. Şimdi yeni bir aşamaya geldik’ diyor. Tarihi arka planı işin içine oturtarak yapıyor bunu. Ülkenin demokratik bir yapıya kavuşmasını temel argüman olarak koyuyor." Devrimcilik, cezaevi yılları ve Saraçhane ruhu Cezaevinden çıktıktan sonra 2017 yılında Veli Ağbaba'nın davetiyle CHP'ye katıldığını hatırlatan Kuray, devrimcilik çıtasını ülkenin koşulları gereği mecburen indirdiğini belirterek şu açıklamayı yaptı: "Ben hapishanedeyken 98 CHP milletvekili ziyaretime geldi. Veli Ağbaba bunlardan biriydi. Yani cezaevinde bana bir sahiplenmeleri oldu. Sonra 2017’de davet geldiğinde onlara şunu söyledim: ‘Benim Cumhuriyet Halk Partili olmama imkân yok. Ben devrimci bir adamım, hep de öyle kalacağım. Ha bugün devrim olacak diye bir strateji yapmaya imkân yok. Devrimcinin de minimum programları var, maksimum programları var.’ Mecburen çıtayı indirdim. Türkiye'nin zaten temel sorunu demokratik devrimini tamamlayamamış bir ülke olması. Bizim devrimciler olarak yorumumuz şudur; demokratik devrimin tamamlanması için atılacak her adım bizim için onurlu ve arkasından gidilebilecek bir potansiyel taşır." Röportaj sırasında kızı Zeynep Kuray'ın da aralarında bulunduğu gençlerin Saraçhane'deki eylemlerine değinen Kuray, 68 ruhunun ve direniş geleneğinin üniversite kapılarında ve meydanlarda yaşamaya devam ettiğini vurgulayarak sözlerini şöyle tamamladı: "Gençlerin üniversitelerden çıkıp o direniş ruhunu alanlara taşıması 68 ruhunun hala devam ettiği fikrini uyandırdı bende. 68 bir feda hareketiydi, bir devrim stratejisi falan değildi. Arkadaşları idam edilmekte olan insanların fedaya yürümeleridir. Bunda da komün dürtüleri vardır. Arkadaşlarını kurtarmak için orada şehit oldular. Şimdi bu Türkiye'ye bir şey kazandırdı; bir devrimin tahayyüllerde olabileceği gerçeğini koyduk. Bizi artık bu toplumun hafızasından söküp atma ihtimalleri artık yok." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

YENİ Parti Genel Başkanı Özel: “Mahkeme kararıyla atanmış yönetimi muhatap alamayacağız” Haber

YENİ Parti Genel Başkanı Özel: “Mahkeme kararıyla atanmış yönetimi muhatap alamayacağız”

"Millet Sırtımızdan İtti" Kuruluş sürecine ve yaşananlara değinen Özel, "Sonuçta çok zorlu günlerden, çok zorlu süreçlerden geçtik. Geçmişe dönük çok değerlendirme yaptım. Yani değişim kurultayının sonucu Türkiye’de, 47 yıl sonra partiyi birinci parti yapan bir yönetim çıkmıştı. AK Parti’yi de ikinci parti yapmıştı. Bu iki seçimin mağlupları bir araya geldiler. Bu vakitten sonra da anlaşılıyor ki ellerindeki kamu gücünü kullananlar bu konuda bize CHP çatısı altında huzur vermiyorlar. O konuda hukuki süreçleri takip etmeye devam ediyoruz. Yeni başlangıcın kaçınılmaz olduğunu görünce ayrılarak partimizi kurduk" ifadelerini kullandı. Siyasi kuruluşun Anadolu ve Trakya'da gerçekleşeceğini belirten Özel, "Ama siyaseten artık millet sırtımızdan itti bizi. İki ay geçti. Bu iki ay boyunca 22 il gezdim. Bizi YENİ Parti sürecine millet sırtımızdan itti. Yani partiyi millet kurdu. Biz CHP’li siyasetçiler olarak orada sonuna kadar hukuki mücadele verdik. Devamını da getiriyorduk. Ama millet ‘Yeter artık’ dedi. Bir yerden sonra bu milletin iktidar umutlarını kırmak da mümkün değildi. O yüzden millet adına, milletin 91 vekili ilk adımı attık. Yani teknik kuruluşu tamamladık. Ama siyasi kuruluş şu anda Anadolu’da ve Trakya’da gerçekleşecek önümüzdeki iki ay boyunca" dedi. "CHP seçilmemişler tarafından yönetiliyor" "CHP ile ilişkileriniz bundan sonra nasıl olur?" sorusunu yanıtlayan Özel, şunları kaydetti: "CHP’nin kurumsal kimliğine bir şey söylememiz mümkün değil. Ancak şu anda CHP, seçilmemişler tarafından yönetiliyor. Eğer CHP’de seçilmiş bir yönetim olsa o bizim eski partimizdi ama bizim partimiz şu anki CHP değil, şu anda CHP seçilmemişler tarafından yönetiliyor. O yüzden bir siyasi muhataplık kurmamız mümkün değil. Ama onlarla polemik yapacak, kavga yapacak da değiliz. Zaten siyaset seçilmişlerle yapılır. Mahkeme kararıyla atanmış bir yönetimi, pozitif ya da negatif yönde muhatap alacak değiliz. Olumlu ya da olumsuz yönde muhatap alacak değiliz." Yurt genelinden gelen desteklere ve tebrik telefonlarına dikkat çeken Özel, "Türkiye’nin dört bir yanından tutulan ilçe binalarının, il binalarının, hatta belde binalarının fotoğrafları geliyor. Mütevazı fotoğraflar. Mesela Hatay’da iki konteynerden bir ilçe binası fotoğrafı geliyor. Beldelerden geliyor, haberler geliyor" diyerek yelpazenin her yanından bir sahiplenme olduğunu vurguladı. Yönetimdeki değişiklikler ve yeni dönem YENİ Parti yönetiminin belirlenme süreçlerine ilişkin de konuşan Özel, "Bu bir teknik kuruluş. Yani sadece milletvekilleri idaresine geçtik. Esas iki-üç ay sonra yapılacak kurultay çok daha kapsayıcı ve milletle yapılan bir kuruluş olacak" dedi. Örgütlenme dışındaki diğer genel başkan yardımcılıklarında değişiklik yapıldığını belirten Özel, geçmiş süreçte hedef gösterilen isimlerin kendi istekleriyle yönetim kademelerinde yer almayarak yeni yüzlere alan açtığını ifade etti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

CHP'de kurultay davası 56 gün  sonra Yargıtay’a taşındı Haber

CHP'de kurultay davası 56 gün sonra Yargıtay’a taşındı

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin 21 Mayıs tarihli kararının ardından, dosya 56 günlük beklemenin sonunda Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’ne sevk edildi. Ana muhalefet partisinin liderlik koltuğunu yakından ilgilendiren hukuki süreçte, yüksek mahkemenin vereceği karar bekleniyor. İstinaf mahkemesinin kurultaydaki usulsüzlük iddialarını gerekçe göstererek aldığı "mutlak butlan" hükmü, parti yönetimini doğrudan etkileyecek tedbirleri içeriyor. Yönetimde "tedbiren uzaklaştırma" süreci İstinaf mahkemesinin kararı, CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel ve ekibinin kurultay sürecindeki iddialar nedeniyle tedbiren görevden uzaklaştırılmasını öngörüyor. Yargı kararı, Yargıtay’ın nihai incelemesi neticelenene kadar, kurultay öncesindeki Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve dönemi yöneten kadronun görevlerine geri dönmesini hüküm altına alıyor. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi son sözü söyleyecek Dosyanın Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’ne ulaşmasıyla birlikte Türkiye’nin siyasi gündeminde gözler yüksek yargıya çevrildi. Daire üyelerinin gerçekleştireceği temyiz incelemesi sonucu iki ihtimal üzerinde duruluyor: Karar onanırsa, istinafın Özgür Özel yönetimini görevden alan ve Kılıçdaroğlu'nu göreve iade eden kararı kesinleşebilir. Yargıtay kararı bozduğu takdirde dosya yeniden yerel mahkemeye iade edilecek ve hukuki süreç sil baştan başlayacak. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.