SON DAKİKA

#Kuzey Kıbrıs

HABER DEĞER - Kuzey Kıbrıs haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kuzey Kıbrıs haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Girne gemi faciasında gelişme: 9 şüphelinin gözaltı süresi uzatıldı Haber

Girne gemi faciasında gelişme: 9 şüphelinin gözaltı süresi uzatıldı

Kuzey Kıbrıs'ta büyük bir acıya ve infiale neden olan deniz kazasına dair adli süreç tüm hızıyla sürerken, mahkemeden yeni bir karar çıktı. Türk Ajansı Kıbrıs'ın (TAK) aktardığı bilgilere göre, 28 kişinin yaşamını yitirdiği "Filo Jet" gemi faciasına ilişkin soruşturmada gözaltı süreleri uzatıldı. 9 şüpheli 10'uncu kez hakim karşısında Girne Kaza Mahkemesinde "tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu ölüme sebebiyet verme" suçlamasıyla yürütülen soruşturma kapsamında, aralarında gemi kaptanı, ikinci kaptan, mürettebat ve şirket çalışanlarının bulunduğu 9 şüpheli 10'uncu kez hakim karşısına çıkarıldı. Mahkeme heyeti, yürütülen tahkikatın kapsamı ve delil durumunu göz önünde bulundurarak şüphelilerin gözaltı süresinin 7 gün daha uzatılmasına karar verdi. Kayıp yakınlarından adalet ve tepki çağrısı Duruşma sırasında Girne Kaza Mahkemesi önünde toplanan hayatını kaybedenlerin yakınları, adliye binasına getirilen zanlıları protesto ederek tepkilerini dile getirdi. Kazada annesi Nuray Zeytun Özbiler’i kaybeden Dilek Özbiler, duruşmanın ardından yaptığı açıklamada, facianın üzerinden zaman geçmesine rağmen geminin batış nedenine ilişkin tatmin edici resmi bir açıklama yapılmadığını belirtti. Zanlılar için öngörülen hapis cezası taleplerini yetersiz bulan aileler, sadece mevcut zanlıların değil, ihmali bulunan tüm kurum ve şahısların yargı önüne çıkarılması gerektiğini vurguladı. Facia nasıl yaşanmıştı? Kuzey Kıbrıs’taki Girne Limanı ile Mersin’deki Taşucu Limanı arasında sefer yapan "Filo Jet" isimli yüksek hızlı yolcu gemisi, 30 Ağustos Pazar günü öğle saatlerinde Girne'den hareket ettikten kısa süre sonra ön kısmından su almaya başlamıştı. Limana geri dönmeye çalıştığı esnada batan gemi, denizcilik tarihimizin en acı kayıplarından birine yol açmış; Kuzey Kıbrıs Başbakanı Ünal Üstel kazada 28 kişinin yaşamını yitirdiğini resmi olarak açıklamıştı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Türk dünyasına birlik çağrısı: "Ayrılığa, ihtilafa yer yok" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Türk dünyasına birlik çağrısı: "Ayrılığa, ihtilafa yer yok"

Ankara, stratejik öneme sahip uluslararası bir buluşmaya ev sahipliği yapıyor. Beştepe Millet Sergi Salonu'nda gerçekleştirilen Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) 13. Zirvesi Devlet Başkanları Konseyi Toplantısı'nda Türk dünyasının ortak geleceği, bölgesel güvenlik ve ekonomik işbirliği masaya yatırıldı. "Dilde, fikirde, işte birlik" vurgusu Merhum Gaspıralı İsmail Bey’den ilhamla zirvenin temasının "Türk 100 Yılı. Dilde, fikirde, işte birlik" olarak belirlendiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dün açılışını birlikte yaptığımız Türk Devletleri Teşkilatı Medeniyet Parkı, sizlerin de özel hediyeleriyle aramızdaki birlikteliği daha da kökleştirmiştir. Dün ve bugün verdiğimiz aile fotoğrafı, hem geçmişimize duyduğumuz sadakatin hem de ortak geleceğimizi birlikte inşa etme irademizin sembolü olmuştur. Değerli kardeşlerim, zirvemizin temasını merhum Gaspıralı İsmail Bey’den ilhamla “Türk 100 Yılı. Dilde, fikirde, işte birlik” olarak belirledik. Bize göre dilde birlik, ortak hazinemizi yaşatmak, geliştirmek ve birbirimizi aracısız anlayabilmektir. Fikirde birlik, ortak hedefler etrafında kenetlenmek ve müşterek bir strateji geliştirebilmektir. İşte birlik ise sözümüzü eyleme, irademizi esere, kararlarımızı neticeye dönüştürebilmektir." dedi. Türkiye TDT başkanlığını Azerbaycan'dan devraldı Toplantıda, Türkiye'nin TDT dönem başkanlığını Azerbaycan'dan devraldığı resmen açıklandı. Açıklamada, "Bu anlayışla Türkiye olarak teşkilatımızın dönem başkanlığını bugün Azerbaycan’dan devralıyoruz. Azerbaycanlı kardeşlerimize dönem başkanlıkları boyunca gösterdikleri çabalar dolayısıyla teşkilatımız adına tebriklerimi iletiyorum. İnşallah dönem başkanlığımızda teşkilatımızın bugüne kadar oluşturduğu kurumsal birikimi daha somut kazanımlara tahvil etmeyi hedefliyoruz. Kardeşlik bağlarımızı pekiştirecek şekilde ortak dilin yaygınlaştırılması, spor başta olmak üzere kültürel etkinliklerin desteklenmesi ve ülkelerimiz arasında seyahatlerin kolaylaştırılması gibi alanlarda ilerleme kaydedelim diyoruz. Türk dünyasının geleceğini inşa ederken aile kurumunun güçlendirilmesine ve kadınların toplumlarımızdaki rolünün desteklenmesine önem veriyoruz. Aile ve Kadın Konseyi Yüksek Onur Kurulu'nun ilk toplantısını eşim Emine Erdoğan'ın himayesinde yapmasından büyük memnuniyet duyuyorum." denildi. "Türk dünyasının aile fotoğrafında ayrılığa yer yok" Açıklamada, "Şunun altını çizerek vurgulamak isterim. Türk dünyasının aile fotoğrafında ayrılığa, gayrılığa, ihtilafa yer yoktur. Hepimiz biriz, beraberiz, ezelden ebede kadar inşallah kardeşiz. Bu noktada aile meclisimizin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile temaslarını artıracağına inanıyorum. Bu vesileyle Türkmenistan'ın çalışmalarımıza sunduğu katkıları da takdirle karşıladığımızı vurgulamak istiyorum. Türkmenistan'ı en kısa zamanda tam üye olarak aile meclisimizde görmeyi temenni ediyoruz." ifadelerini kullanarak birlik mesajı verdi. Bölgesel krizler ve barış mesajları Konuşmasında bölgesel ve küresel meselelere de geniş yer veren Erdoğan, Güney Kafkasya'da kalıcı barışın tüm bölgeye fırsatlar sunacağını vurguladı. Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki barış sürecine desteğin süreceğini belirten Erdoğan, İran'la son dönemde yeniden tırmanan gerilimin silahlar yerine diplomasi yoluyla çözülmesi temennisini dile getirdi. Açıklamada, "Kıymetli dostlarım, barış ve istikrarın hâkim olduğu bir Güney Kafkasya, bölge ülkeleriyle birlikte bütün Türk dünyasına önemli fırsatlar sunacaktır. Azerbaycanlı kardeşlerimizin Ermenistan'la yürüttüğü temasları destekliyor, kalıcı barış için elimizden gelen katkıyı sunmaya devam edeceğimizi ifade ediyoruz. Bölgemizde yaşanan ihtilafların hiçbir tarafa kazanç getirmediği gibi küresel ekonomi, ticaret ve enerji piyasaları üzerinde de ağır sonuçları olmaktadır. İran'la son dönemde tekrar artan tansiyonun silahlar yerine diplomasiye tahvil edilmesi temennimizdir. Kanayan yaramız olan Filistin meselesinin adil çözümü için Türk devletleri olarak daha fazla çaba göstermemiz gerektiği kanaatindeyim. Gazze'ye insani yardımların ulaştırılması ve yeniden imar çalışmalarının bir an evvel başlatılması için gerekli katkıyı sağlamalıyız. 1967 sınırları temelinde ve başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve egemen Filistin Devleti'nin hayata geçirilmesine destek vermeyi sürdürmeliyiz." denildi. Stratejik projeler ve ortak vizyon Ticaret, enerji ve ulaştırma alanlarında Trans-Hazar Doğu-Batı Orta Koridoru'nun stratejik önemine işaret eden Erdoğan, siber güvenlik, uzay teknolojileri ve yapay zekâ alanındaki ortak projelere hız verilmesi çağrısında bulundu. Açıklamada, "Türkistan'daki buluşmamızda da ifade ettiğimiz gibi siber güvenlik, kara, hava ve deniz güvenliğimiz kadar hayatidir. Siber güvenlik ve siber iş birliği mutabakatının en kısa sürede imzalanarak hayata geçirilmesini bekliyoruz. Uzay alanında ortak uydu projemizin hızlandırılması önceliklerimiz arasında olmayı sürdürüyor. Ortak bir dijital ticaret platformu üzerinden ülkelerimizin pazarlarını tek bir çatı altında buluşturabiliriz. Oğuz, Kıpçak ve Karluk dil gruplarını kapsayacak büyük Türk dili modelinin geliştirilmesine yönelik çalışmalara bütün üye ülkelerimizin katkı sunmasını bekliyoruz. Dönem başkanlığımızda yapay zekâ ve dijital kalkınma eylem planını sonuç odaklı ve mükerrerlikten uzak bir anlayışla ilerleteceğiz. Kıymetli kardeşlerim, mazi­miz gibi istikbalimiz, sıkıntılarımız gibi başarılarımız da ortaktır. Her bir üyemizin millî hassasiyetlerini gözeterek kazan-kazan anlayışıyla ortak çıkarlarımızı büyütmeye gayret etmeliyiz. Ben inanıyorum ki Türk dünyasını doğudan batıya uzanan güçlü bir ticaret, ulaştırma ve enerji merkezine dönüştürmek bizlerin elindedir. Trans-Hazar Doğu-Batı Orta Koridoru, yarının ticaretine yön verecek stratejik bir hattır." denili. Oğuz, Kıpçak ve Karluk dil gruplarını kapsayacak büyük Türk dili modelinin geliştirilmesine üye ülkelerin katkı sunmasını beklediklerini belirten Erdoğan, liderleri 11-12 Kasım tarihlerinde Antalya'da ev sahipliği yapacakları COP 31 Liderler Zirvesi'ne davet etti. "Dönem başkanlığını kıymetli bir emanet olarak görüyoruz" Ömür Aliyev'e teşekkür eden Erdoğan, "Kıymetli kardeşlerim, Genel Sekreterlik görevi sona eren Sayın Kurbaniç Ömür Aliyev'e 2022 yılından beri teşkilatımıza sunduğu hizmetler için teşekkür ediyorum. Yeni Genel Sekreterimiz Mirvokhid Azimov'a şimdiden başarılar diliyorum. Bugün devraldığımız dönem başkanlığını ağır bir sorumluluk ve kıymetli bir emanet olarak görüyoruz. İnşallah bu emanete hakkıyla sahip çıkmanın gayretinde olacağız. Çok teşekkür ediyorum." dedi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

KKTC Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek görevinden istifa edeceğini açıkladı Haber

KKTC Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek görevinden istifa edeceğini açıkladı

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) 6 Aralık tarihinde yapılması planlanan genel seçimler öncesinde siyaset kulislerini hareketlendiren bir gelişme yaşandı. İktidardaki Ulusal Birlik Partisi’nin (UBP) milletvekili adaylarını ve sıralamasını belirlemek üzere düzenlediği sandık sonuçlarının ardından Sağlık Bakanı Dr. Hakan Dinçyürek kritik kararlar aldığını duyurdu. "Seçim sonuçlarını saygıyla karşılıyorum" UBP’nin genel seçimler öncesinde gerçekleştirdiği aday belirleme ve sıralama seçimlerinde toplam 8 bin 929 parti üyesinin oy kullandığı bildirildi. Seçimde 4 bin 710 oy alan Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, sandık sonuçlarının açıklanmasının ardından partililerine teşekkür ederek şu değerlendirmede bulundu: "Sıralama seçimlerine katılan, bana oy veren ve vermeyen tüm partililerimize teşekkür ediyorum. Seçim sonuçlarını saygıyla karşılıyorum." "İstifamı Sayın Başbakan'a sunacağım" Seçim sürecinin ardından yaptığı değerlendirmeler sonucunda milletvekili adaylığından feragat etme kararı aldığını belirten Dinçyürek, üç buçuk yıldır yürüttüğü bakanlık görevini de bırakacağını ifade etti. Dinçyürek, konuya ilişkin yaptığı açıklamada şunları kaydetti: "Bu süreçte yaptığım değerlendirmeler sonucunda, 6 Aralık’ta gerçekleştirilecek genel seçimlerde milletvekili adaylığından çekilme kararı almış bulunuyorum. Ayrıca, üç buçuk yıldır gurur ve başarıyla yürüttüğüm Sağlık Bakanlığı görevimden istifamı Sayın Başbakan’a sunacağım." Partisine desteğini sürdüreceğini bildirdi Milletvekili adaylığından çekilmesine ve bakanlık görevini bırakma kararı almasına rağmen bağlı bulunduğu partiyle bağlarını koparmayacağını belirten Hakan Dinçyürek, seçim sürecinde UBP'nin yanında yer almaya ve destek vermeye devam edeceğini altını çizerek vurguladı. Dinçyürek, aday arkadaşlarına ve partisine başarı dileklerini ileterek açıklamasını tamamladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Girne gemi faciasında bilanço ağırlaşıyor: 2 kişinin daha cansız bedeni bulundu Haber

Girne gemi faciasında bilanço ağırlaşıyor: 2 kişinin daha cansız bedeni bulundu

Kuzey Kıbrıs'ın Girne Limanı ile Mersin'deki Taşucu Limanı arasında sefer yapan "Filo Jet" isimli yüksek hızlı yolcu gemisi, 30 Ağustos Pazar günü öğle saatlerinde Girne'den hareket ettikten kısa süre sonra ön kısmından su almaya başlamış, Girne Limanı'na dönmeye çalıştığı sırada batmıştı. Kuzey Kıbrıs Başbakanı Ünal Üstel, gemide toplam 267 yolcu ve mürettebat bulunduğunu, kazanın ardından 239 kişinin kurtarıldığını açıklamıştı. 570 metre derinlikte iki naaşa ulaşıldı Kuzey Kıbrıs Başbakanlığı tarafından yapılan açıklamada, batan geminin yaklaşık 1.000 metre uzağında ve 570 metre derinlikte yürütülen dip arama çalışmalarında iki naaşa ulaşıldığı belirtildi. Bulunan naaşların kayıp yolculara ait olup olmadığının ve kimliklerinin tespiti için DNA incelemelerinin başlatıldığı ifade edildi. Başbakanlıktan konuya ilişkin yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Batığın yaklaşık 1.000 metre uzağında ve 570 metre derinlikte yürütülen dip arama çalışmalarında iki naaşa ulaşıldı. Bulunan naaşların kayıp yolcularımıza ait olup olmadığının ve kimliklerinin belirlenmesi amacıyla DNA incelemeleri başlatıldı. Sonuçların alınmasının ardından ailelere gerekli bilgilendirme yapılacak. Batık çevresindeki dip arama çalışmaları devam ediyor. Devlet olarak kayıp yolcularımıza ulaşıncaya kadar arama çalışmalarını sürdüreceğiz. Hayatını kaybeden yolcularımıza bir kez daha Allah’tan rahmet, kayıp ailelerine sabır ve metanet diliyoruz." Batan geminin enkazının Girne açıklarında 554 metre derinlikte bulunduğu bildirilirken, faciada 14 yolcunun hayatını kaybettiği belirlendi. İlk aşamada 14 kişinin kaybolduğu belirtilmiş olup, yapılan çalışmalar sonucunda 3 kişinin cansız bedenine ulaşılmıştı; ancak son bulunan iki kişiyle birlikte arama kurtarma çalışmaları ve kayıp 11 kişiyi bulma faaliyetleri kararlılıkla devam ediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Girne feribot faciasında yeni gelişme: WhatsApp yazışmaları ortaya çıktı Haber

Girne feribot faciasında yeni gelişme: WhatsApp yazışmaları ortaya çıktı

Tutukluluk süresi 7 gün uzatıldı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Girne kentinden Mersin’deki Taşucu Limanı’na sefer yaptığı sırada alabora olarak batan Filo Jet feribotuna ilişkin adli soruşturma tüm hızıyla sürüyor. Yürütülen soruşturma kapsamında şirket yöneticisi Ali Özdüşler, kaptan Mustafa Öz, ikinci kaptan Merve N. Sercan, birinci makinist Zeki Öz, ikinci makinist Metin Gül ile mürettebat Sertan Erol, Kadir Kuliyev, Vale Huseynov ve Rashat Ibrahimov yeniden hakim karşısına çıkarıldı. Girne Kaza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, 9 şüphelinin 7 gün daha tutuklu kalmasına karar verildi. Kaptan ve şirket durumdan haberdardı Soruşturma makamları tarafından mahkemeye sunulan deliller arasında kritik WhatsApp yazışmaları ve dijital görüntüler yer aldı. Yardımcı kaptan Merve N. Seraslan’ın 17 Haziran 2026 tarihli yazışmalarının gündeme getirildiği duruşmada, geminin sol kızağının kırıldığı ve bu durumun kaptanın bilgisi dahilinde geçiştirilerek tamir ettirildiği ifade edildi. Polis ekiplerinin mahkemeye aktardığı bilgilere göre, söz konusu hasara ilişkin fotoğraflar mürettebat tarafından yardımcı kaptana iletildi; o da bu görüntüleri şirket yetkilisine aktardı. Ayrıca zanlılardan biri tarafından 7 Haziran'da gönderilen görüntülerde gemi kızağındaki kırığın net bir şekilde görüldüğü, kayıp yolculardan birinin ailesine facia öncesi gönderdiği videoda da aynı kırığın tespit edildiği belirtildi. Şüphelilerin telefonlarına el konulurken, dijital incelemelerin kapsamlı bir şekilde sürdürüldüğü bildirildi. Suçlamalar ağırlaşabilir Mahkemede yöneltilen sorular üzerine tahkikat memuru, yapılan tamiratın uygun bir tersanede ve bilirkişi denetiminde gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin kritik önem taşıdığını vurguladı. Tamiratın uygun koşullarda yapılmadığının kesinleşmesi durumunda soruşturmanın seyrinin değişebileceği ve şüphelilere yöneltilen suçlamaların ağırlaşabileceği kaydedildi. Öte yandan, kaptan Mustafa Öz'ün gemiye giren suları dikkate almayarak risk altında seyre devam ettiği yönünde kanaat oluştuğu da savcılık tarafından mahkemeye aktarıldı. Filo Jet isimli feribot, 30 Ağustos tarihinde 259 yolcu ve 8 mürettebatla hareket ettiği sırada alabora olarak batmıştı. Yaşanan felaketin ardından başlatılan arama kurtarma faaliyetlerinde bugüne kadar 14 kişinin cansız bedenine ulaşılırken, kayıp olduğu bilinen diğer 14 kişiyi arama çalışmalarının aralıksız devam ettiği açıklandı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Girne feribot faciasında gerçekten ihmal mi vardı? Haber

Girne feribot faciasında gerçekten ihmal mi vardı?

Arama kurtarma çalışmaları Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Girne kentinden Mersin’in Taşucu Limanı’na sefer yapmak üzere hareket eden Türk yolcu gemisi Filojet, Girne açıklarında alabora oldu. Toplam 259 yolcu ile 8 mürettebat olmak üzere 267 kişinin bulunduğu gemiden 241 kişi sağ olarak kurtarılırken, 8 kişinin cansız bedenine ulaşıldı. Kayıp olduğu bildirilen 18 kişiyi aramak için gece boyu süren çalışmalar, yeni günün ilk ışıklarıyla birlikte hava ve deniz unsurlarının desteğiyle yeniden yoğunlaştırıldı. Geminin, Girne Limanı’ndan ayrıldıktan yaklaşık 4 mil (7 kilometre) sonra su almaya başladığı öğrenildi. Cumartesi günü yapılması planlanan ancak kötü hava koşulları nedeniyle bir gün ertelenen seferde, su alan geminin alabora olmasıyla birlikte bazı yolcular denize atlarken bazıları da su yüzeyinde kalan bölümlerde yardım bekledi. Kaptanın acil durum çağrısı üzerine Türkiye ve KKTC'den yönlendirilen ekiplerin yanı sıra bölgedeki diğer tekneler de kurtarma çalışmalarına destek verdi. Olayın ardından KKTC'de kriz masası oluşturulurken, 3 günlük ulusal yas ilan edildi. Soruşturma kapsamındaki ihmal iddiaları KKTC Polis Genel Müdürlüğü tarafından başlatılan adli soruşturma kapsamında geminin kaptanı ile 7 mürettebat gözaltına alındı. KKTC tarihinin en büyük deniz kazası olarak kayıtlara geçen olayda, NTV Temsilcisi Selim Sayarı’nın aktardığına göre Liman Başkanlığı’nın fırtınanın ardından denizde “ölü dalgaların” bulunduğu riskli bir dönemde geminin sefere çıkmasına nasıl izin verdiği araştırılıyor. Soruşturma dosyasında ayrıca yolcuların geminin su aldığını ve geri dönülmesi yönündeki uyarılarına rağmen kaptanın seferi sürdürmekte ısrar etmesi, kaza sırasında kapıların yolcuların üzerine kilitlendiği, bazı kişilere can yeleği verilmediği ve bu konuda gerekli girişimlerin yapılmadığı iddiaları titizlikle inceleniyor. Bununla birlikte, can salının gemiye sabitlenmiş olması nedeniyle yolcu tahliyesinin gerçekleştirilemediği yönündeki iddialar ile kaptanın gemiyi terk ederek kaçtığına ilişkin yolcu ifadeleri de adli birimler tarafından değerlendirilen başlıca konular arasında yer alıyor. Öte yandan, 26 yaşında ve katamaran tipinde olduğu belirtilen Filojet’in teknik yeterliliği de mercek altına alındı. Geminin sicilinde 2 deniz kazası bulunduğu ve yaklaşık 4 yıl boyunca limanda atıl vaziyette beklediği bilgisi paylaşıldı. Ayrıca kaza anından kısa süre önce geminin yüksek hızla ilerlediği ve pruvasında patlamaya benzer bir olay yaşandığına dair yolcu beyanları da değerlendirmeye alındı. KKTC Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, batan geminin deniz tabanına 514 metre derinlikte oturduğunu açıklayarak, bu derinlikte arama yapabilecek tam donanımlı bir gemi ile dalgıçların Türkiye’den bölgeye sevk edileceğini bildirdi. KKTC Başbakanı Ünal Üstel ise Geminin neden bir anda su almaya başlayıp alabora olduğunu teknik ekipler araştırıyor. Bu konuyla ilgili bir soruşturma başlattık. Neden gemi limandan 15-20 dakika ayrıldıktan sonra su almaya başladı. Esas nedeni nedir gemideki kara kutu ortaya çıkıp açıldıktan sonra net bilgilere ulaşmış olacağız” ifdelerini kullandı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Tahir Sarıkaya'nın ifadesi ortaya çıktı: Faiz haram olduğu için kripto kullanmış Haber

Tahir Sarıkaya'nın ifadesi ortaya çıktı: Faiz haram olduğu için kripto kullanmış

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen geniş kapsamlı soruşturma çerçevesinde tutuklanan gazeteci Tahir Sarıkaya'nın savcılıktaki sorgu tutanaklarına ulaşıldı. Soruşturma dosyasında yer alan iddialar ve Sarıkaya'nın savunmaları kamuoyuna yansıdı. Milyonluk kripto Ttafiğine "faiz" savunması Dosyada, Sarıkaya’nın kripto para hesabında 320 farklı işlemde toplam 27 milyon 569 bin liralık hareketlilik tespit edildiği bilgisi yer aldı. Bu tutarı kabul etmediğini savunan Sarıkaya, parayı hesaba yatırıp çektiğini iddia etti. Kripto hesaplarını tercih etme gerekçesini ise "faiz haram olduğu için" şeklinde açıkladı. Kuzey Kıbrıs’a gönderdiği paraların "eğlence amaçlı oyun" maksatlı olduğunu belirten Sarıkaya; uyuşturucu kullandığı, erkeklerle kadınları menfaat karşılığı tanıştırdığı iddialarını kesin bir dille reddetti. Cihan Ekşioğlu'nun hesabına gönderdiği 720 bin lirayı ise Ankara’daki bir otelde elden başka bir kişiye teslim ettiğini söyledi. Reklam, PR ve Tanıtım Ödemelerini Kabul Etti İfadesinde iş insanları ve isimlerden gelen ödemelerin detaylarına değinen Sarıkaya açıklamalarda bulundu. Fatih Eke’den 21, Serdar Özyurt’tan ise 64 kez para aldığını kabul eden Sarıkaya, bu ödemelerin organizasyonlara katılım, Nigella ürününün reklamı ve sosyal medya PR çalışmaları karşılığında yapıldığını belirtti. Serdar Özyurt’un özel kalemi İsmail Çanak’la 300’den fazla para alışverişi olduğunu doğrulayan şüpheli, bu hareketlerin ailevi ilişkiler ve etkinlik bedellerinden kaynaklandığını iddia etti. Haluk Levent’ten doğrudan para almadığını öne süren Sarıkaya, soru üzerine oğlunun okul masrafı için 100 bin lira "burs" aldığını itiraf etti; Haluk Levent’in PR çalışmasını yürütmediğini ve para aklamadığını savundu. Cem Küçük’ü 2015'ten beri tanıdığını belirten Sarıkaya, aralarındaki para alışverişinin borç ve ortak program ödemelerinden ibaret olduğunu, tweet atılması veya haber yapılması karşılığında para almadığını öne sürdü. Ancak sonradan Küçük’le katıldığı açılış ve programların ödemelerini de yapmış olabileceğini ekledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.