SON DAKİKA

#Libya

HABER DEĞER - Libya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Libya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

“İran’da üçüncü yol yok: Ya mollalar ya ABD” Haber

“İran’da üçüncü yol yok: Ya mollalar ya ABD”

İran’da günlerdir süren halk eylemleri bölgesel ve küresel dengelerle birlikte yeniden tartışılırken, Teori ve Politika dergisinde yayımlanan Metin Kayaoğlu imzalı analiz dikkat çekti. Kayaoğlu, İran’daki öfkenin meşruiyetini teslim ederken, bu sürecin hangi güçlerin lehine sonuç doğurabileceği sorusunu merkezine aldı. Değerlendirmede, İran’ın Irak, Libya ve Suriye örneklerine benzer bir müdahale senaryosuyla karşı karşıya olduğu savunuldu. ABD-İsrail vurgusu Kayaoğlu, İran açısından bugün belirleyici tehdidin ABD ve İsrail olduğunu vurguladı. İran’a dair her politik tutumun bu gerçeği hesaba katmak zorunda olduğu belirtilirken, ABD-İsrail’e karşı açık bir konum almayan çağrıların fiilen emperyalist müdahaleye hizmet ettiği savunuldu. İran’ın dünya jeopolitiğinden koparılarak ele alınmasının, sahadaki güç ilişkilerini perdelediği ifade edildi. “Ne molla ne ABD” çıkışı Yazıda en sert eleştirilerden biri, iki tarafa da eşit mesafede durduğunu iddia eden yaklaşımlara yöneltildi. Kayaoğlu, İran’da böyle bir tutumun pratikte tarafsızlık anlamına gelmediğini, sahada ABD-İsrail çizgisine denk düştüğünü dile getirdi. Tahran merkezli, örgütlü bir devrimci gücün bulunmadığı koşullarda, bu söylemin gerçek bir üçüncü yol üretmediği savunuldu. Sokak var, iktidar alternatifi yok İran’da eylemlerin yaygın ve meşru olduğuna dikkat çekilirken, bu hareketliliğin kurucu bir iktidar yaratabilecek örgütsel kapasiteden yoksun olduğu belirtildi. Kayaoğlu, örgütsüz halk yığınlarının yıkıcı bir etki yaratabileceğini ancak yeni bir düzen kuramayacağını ifade etti. Bu boşluğun, hazır ve örgütlü güçler tarafından doldurulacağına işaret edildi. Irak ve Suriye hatırlatması Kayaoğlu’na göre İran rejiminin çökmesi halinde devreye girecek güç, halk değil ABD ve İsrail olacak. Irak ve Libya örnekleri üzerinden yapılan değerlendirmede, benzer bir sürecin İran’da da işletileceği savunuldu. Bu nedenle “rejim yıkılsın” çağrılarının, sonuçları itibarıyla yeni bir Suriye tablosunu kabullenmek anlamına geldiği ifade edildi. Demokratik İran uyarısı Değerlendirmede, mevcut koşullarda İran’da rejim sonrası demokratik bir düzen kurulmasının gerçekçi olmadığı görüşü öne çıktı. Demokratik İran hayali ile ABD-İsrail’in İran planının pratikte örtüştüğü vurgulanırken, örgütlü bir alternatif olmadan yürütülen rejim karşıtlığının emperyalist senaryonun parçası hâline geldiği belirtildi. Yatay solculuk eleştirisi Kayaoğlu, ademi merkeziyetçi ve “yatay” siyaset anlayışlarına da mesafeli yaklaştı. Tek ve büyük merkezi güçlerin belirleyici olduğu bir dünyada bu yaklaşımların ancak vesayet altında var olabileceği savunuldu. Bölgenin küçük, parçalı ve birbirleriyle çatışan yapılara bölünmesinin, ABD-İsrail stratejisinin temel hedeflerinden biri olduğu ifade edildi. Kürtler başlığı Yazıda Kürt yurttaşların bölgedeki konumuna da değinildi. Kürtlerin diğer halklardan farklı olarak örgütlü yapılara sahip olduğu, bu nedenle geleceklerini soyut temennilerle değil sahadaki güç dengeleri üzerinden kurmak zorunda kaldıkları belirtildi. İran’ın çökmesi halinde Rojhilat’ta da ABD-İsrail ile ilişkilerin derinleşeceği öngörüsü paylaşıldı. “Ya mollalar ya ABD” Kayaoğlu, mevcut tabloda İran’da üçüncü bir devrimci seçeneğin bulunmadığını savundu. Bu yaklaşımın mollacı bir çizgi anlamına gelmediği, daha güçlü ve saldırgan düşmanı işaret etmeyi amaçladığı belirtildi. Örgütlü bir alternatif yokken rejimin yıkılmasını istemenin, İran’da da Irak ve Suriye benzeri bir emperyalist düzenin kurulmasına kapı aralayacağı görüşüyle değerlendirme tamamlandı. Metin Kayaoğlu 1962 yılında Gaziantep’te doğan Metin Kayaoğlu, 1970’lerin ikinci yarısında sol hareket içinde yer aldı. Politik faaliyetleri nedeniyle tutuklandı ve çok sayıda gözaltı yaşadı. Zamanla Marksizmin teorik sorunlarına yoğunlaşan Kayaoğlu, 1995’te yayımlanan “Bütünsel Marksist Oluşum Yolunda Bir Girişim İçin Genel Çerçeve Taslağı” çalışmasının hazırlanmasında yer aldı. Bu çalışma, 1996’da yayın hayatına başlayan Teori ve Politika dergisinin çıkışında belirleyici oldu. Kayaoğlu, Marksizmin yeniden kuruluşu, materyalizm, din ve milliyetçilik gibi başlıklarda çalışmalarını sürdürmekte ve Teori ve Politika çizgisinde teorik-politik faaliyetlerine devam etmektedir. Teori ve Politika dergisi Teori ve Politika, 1996 yılından bu yana yayımlanan, Marksist teorik tartışmalara odaklanan mevsimlik bir dergidir. Dergi, Marksizmi bilim, felsefe ve politika arasında bütüncül bir çerçevede ele almayı hedeflemektedir. Yayın çizgisinde politik Marksizm, felsefi materyalizm, Marksizmin krizi, din, milliyetçilik ve emperyalizm gibi başlıklar öne çıkmaktadır. Türkiye’de Marksist düşünce içinde özgün bir konum edinen Teori ve Politika, farklı tartışmalara konu olan teorik değerlendirmeleriyle bilinmektedir.

Ankara’da düşen uçağın son anları ortaya çıktı Haber

Ankara’da düşen uçağın son anları ortaya çıktı

Ankara, dün akşam saatlerinde yaşanan uçak kazasıyla sarsıldı. Esenboğa Havalimanı’ndan Trablus’a gitmek üzere havalanan özel jetle kısa süre sonra irtibat kesildi. Uçağın, Muhammed Ali Ahmed Al-Hadda ve beraberindeki askeri heyeti taşıdığı açıklandı. Enkazın Haymana ilçesi Kesikkavak Köyü yakınlarında bulunmasıyla facia doğrulandı. 20.17’de kalktı, 20.33’te acil durum bildirdi Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, uçağın 23 Aralık akşamı 20.17’de havalandığını, 20.33’te ise hava trafik kontrolüne elektrik arızası nedeniyle acil durum bildirimi yaparak acil iniş talep ettiğini açıkladı. Elektrik arızası sonrası dönüş ve radar kaybı Kuleyle yapılan temasın ardından uçağın rotasını geri çevirdiği, ancak kısa süre sonra radar bağlantısının koptuğu bildirildi. Arama-kurtarma ekipleri hızla bölgeye sevk edildi. Enkaz Haymana’da bulundu İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, jandarma ekiplerinin uçağın enkazına Haymana Kesikkavak Köyü’nün yaklaşık 2 km güneyinde ulaştığını duyurdu. Kazada kurtulan olmadığı açıklandı. Libya’dan ilk değerlendirme: “Teknik arıza” Libya makamları da kazaya ilişkin açıklama yaptı. Libya Ulusal Birlik Hükûmeti yetkilileri, ilk bulguların teknik arızaya işaret ettiğini belirtti. Başbakan Abdülhamid Muhammed el-Dibeybe, uçakta bulunan heyetin hayatını kaybettiğini duyurdu. Soruşturma başlatıldı Kazanın kesin nedeni, enkaz incelemeleri ve uçuş kayıtlarının analiziyle netleşecek. Türk ve Libyalı yetkililerin koordinasyonunda çok yönlü soruşturma sürüyor. Kamuoyuna yeni bilgiler geldikçe paylaşılacağı bildirildi.

Gözaltı kararıyla gündemde: Mehmet Akif Ersoy kimdir? Savaş muhabirliğinden genel yayın yönetmenliğine... Haber

Gözaltı kararıyla gündemde: Mehmet Akif Ersoy kimdir? Savaş muhabirliğinden genel yayın yönetmenliğine...

İşte Mehmet Akif Ersoy'un hayatı ve kariyer basamakları: Savaş muhabirliğinden ekran yüzüne 8 Ocak 1985’te İstanbul'da doğan Mehmet Akif Ersoy, İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden mezun oldu. Mesleğe 2009 yılında 6 News kanalında muhabir olarak başlayan Ersoy, 2010 yılında TRT’ye geçiş yaptı ve TRT TÜRK Addis Ababa Temsilciliği görevini üstlendi. Ersoy'un kariyerindeki asıl kırılma noktası ise savaş muhabirliği yılları oldu. 2011 yılında Libya, Yemen, Şam ve Erbil gibi çatışma bölgelerinde TRT temsilcisi olarak görev yaptı. 2012 yılında, Libya lideri Muammer Kaddafi ile ölümünden önce son röportajı gerçekleştiren gazeteci olarak dünya basınına adını duyurdu. Diyanet'te müşavirlik görevi Saha muhabirliğinin ardından yöneticilik ve danışmanlık görevlerinde bulunan Ersoy, 2012’de TRT Kahire Temsilcisi, 2013’te TRT Arapça Koordinatör Yardımcısı ve 2014’te TRT İstanbul Bölge Müdür Yardımcısı oldu. 2015 yılında "Zenga Zenga" adlı Kaddafi belgeselini hazırladı. Aynı yıl kariyerinde farklı bir yola girerek Diyanet İşleri Başkanlığı Ortadoğu ve İslam Coğrafyası Sorumlu Başkan Müşaviri olarak atandı. 2016’da ise Dış Politika Dergisi Genel Yayın Yönetmenliği görevini yürüttü. Habertürk dönemi ve Genel Yayın Yönetmenliği 2017 yılında Habertürk grubuna katılan Ersoy, "Manşet" ve "Nedir Ne Değildir" gibi tartışma programlarının moderatörlüğünü yaptı ve ana haber bültenini sundu. Stüdyo yayıncılığının yanı sıra Afganistan, Ukrayna ve Filistin gibi sıcak bölgelerden yaptığı yayınlarla sahadan kopmadı. Deneyimli gazeteci, geçtiğimiz yıl Habertürk TV Genel Yayın Yönetmenliği görevine getirilmişti. 2022 yılında Show TV Ana Haber Sunucusu Pınar Erbaş ile hayatını birleştiren Ersoy’un, "Tünel - Gazze'de Yaşamak" isimli bir de kitabı bulunuyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.