SON DAKİKA

#Lityum

HABER DEĞER - Lityum haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Lityum haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Petrolün gölgesinden çıkan yeni cephe: Kritik mineraller savaşın yeni nedeni olabilir Haber

Petrolün gölgesinden çıkan yeni cephe: Kritik mineraller savaşın yeni nedeni olabilir

Bugüne kadar dünya savaşlarından bölgesel çatışmalara kadar pek çok gerilimin merkezinde petrol yer aldı. Ancak son yıllarda yaşanan gelişmeler, küresel rekabetin ağırlık merkezinin kritik minerallere kaydığına işaret ediyor. Venezuela, Ukrayna ve Grönland gibi örnekler, maden zenginliği yüksek bölgelerde tansiyonun neden arttığını gözler önüne seriyor. Venezuela örneği petrolden fazlasını anlatıyor Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’ya yönelik iddialar ve tartışmalar ilk bakışta ülkenin devasa petrol rezervleriyle ilişkilendirilse de uzmanlar asıl meselenin petrolden çok daha geniş bir kaynak seti olduğunu vurguluyor. Venezuela, yeni nesil teknoloji ürünleri için hayati önemde olan ve “mavi altın” olarak anılan koltan başta olmak üzere; lityum, nikel, bakır ve altın açısından da dünyanın en zengin ülkeleri arasında yer alıyor. Petrol hemen sahneden inmiyor Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Gürkan Kumbaroğlu, petrolün kısa vadede önemini yitireceği yönündeki öngörülerin gerçekleşmediğini belirtiyor. Elektrikli araçlara geçiş hedeflerinin özellikle ABD ve Avrupa’da revize edildiğini hatırlatan Kumbaroğlu, petrol talebinin sanıldığı kadar hızlı düşmediğini ve bu nedenle petrol temelli rekabetin bir süre daha süreceğini ifade ediyor. Elektrikli araç hedefleri geri çekiliyor Avrupa Birliği’nin içten yanmalı motorlara yönelik sert takviminde esnemeye gitmesi ve ABD’de elektrikli araç kullanımına ilişkin beklentilerin aşağı yönlü güncellenmesi, petrolün küresel denklemdeki yerini koruduğunu gösteriyor. Bu tablo, enerji güvenliği ve kaynak rekabetinin çok katmanlı bir hale geldiğini ortaya koyuyor. Yeni teknolojinin kalbi: Nadir topraklar Kumbaroğlu’na göre asıl kırılma noktası, ileri teknolojinin olmazsa olmazı olan nadir toprak elementleri ve kritik mineraller. Yapay zekâdan savunma sanayisine, yenilenebilir enerjiden uzay teknolojilerine kadar geniş bir alanda bu minerallere bağımlılık artıyor. Büyük güçler için bu kaynaklar artık ekonomik bir avantajdan çok stratejik bir zorunluluk olarak görülüyor. Türkiye için kritik eşik Türkiye’de yayımlanan “Kritik ve Stratejik Madenler Raporu”nda 37 maddenin kritik, bunlardan 8’inin yüksek öneme sahip olduğu belirtiliyor. Lityum, bakır, demir, alüminyum, manganez, çinko, gümüş ve titanyum gibi madenlerde yaşanabilecek tedarik kesintilerinin, güvenlik ve ekonomi açısından ciddi riskler doğurabileceği vurgulanıyor. Uzmanlar, arz çeşitliliği, uluslararası iş birlikleri ve tedarik zinciri güvenliğinin titizlikle planlanması gerektiğinin altını çiziyor. Petrolün tamamen devre dışı kalmadığı ancak kritik minerallerin küresel güç mücadelesinde yeni bir cephe açtığı bu dönemde, ülkelerin maden politikaları önümüzdeki yılların en belirleyici başlıklarından biri olmaya aday görünüyor.

Petrolün gölgesinden çıkan yeni cephe: Kritik mineraller savaşın yeni nedeni olabilir Haber

Petrolün gölgesinden çıkan yeni cephe: Kritik mineraller savaşın yeni nedeni olabilir

Bugüne kadar dünya savaşlarından bölgesel çatışmalara kadar pek çok gerilimin merkezinde petrol yer aldı. Ancak son yıllarda yaşanan gelişmeler, küresel rekabetin ağırlık merkezinin kritik minerallere kaydığına işaret ediyor. Venezuela, Ukrayna ve Grönland gibi örnekler, maden zenginliği yüksek bölgelerde tansiyonun neden arttığını gözler önüne seriyor. Venezuela örneği petrolden fazlasını anlatıyor Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’ya yönelik iddialar ve tartışmalar ilk bakışta ülkenin devasa petrol rezervleriyle ilişkilendirilse de uzmanlar asıl meselenin petrolden çok daha geniş bir kaynak seti olduğunu vurguluyor. Venezuela, yeni nesil teknoloji ürünleri için hayati önemde olan ve “mavi altın” olarak anılan koltan başta olmak üzere; lityum, nikel, bakır ve altın açısından da dünyanın en zengin ülkeleri arasında yer alıyor. Petrol hemen sahneden inmiyor Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Gürkan Kumbaroğlu, petrolün kısa vadede önemini yitireceği yönündeki öngörülerin gerçekleşmediğini belirtiyor. Elektrikli araçlara geçiş hedeflerinin özellikle ABD ve Avrupa’da revize edildiğini hatırlatan Kumbaroğlu, petrol talebinin sanıldığı kadar hızlı düşmediğini ve bu nedenle petrol temelli rekabetin bir süre daha süreceğini ifade ediyor. Elektrikli araç hedefleri geri çekiliyor Avrupa Birliği’nin içten yanmalı motorlara yönelik sert takviminde esnemeye gitmesi ve ABD’de elektrikli araç kullanımına ilişkin beklentilerin aşağı yönlü güncellenmesi, petrolün küresel denklemdeki yerini koruduğunu gösteriyor. Bu tablo, enerji güvenliği ve kaynak rekabetinin çok katmanlı bir hale geldiğini ortaya koyuyor. Yeni teknolojinin kalbi: Nadir topraklar Kumbaroğlu’na göre asıl kırılma noktası, ileri teknolojinin olmazsa olmazı olan nadir toprak elementleri ve kritik mineraller. Yapay zekâdan savunma sanayisine, yenilenebilir enerjiden uzay teknolojilerine kadar geniş bir alanda bu minerallere bağımlılık artıyor. Büyük güçler için bu kaynaklar artık ekonomik bir avantajdan çok stratejik bir zorunluluk olarak görülüyor. Türkiye için kritik eşik Türkiye’de yayımlanan “Kritik ve Stratejik Madenler Raporu”nda 37 maddenin kritik, bunlardan 8’inin yüksek öneme sahip olduğu belirtiliyor. Lityum, bakır, demir, alüminyum, manganez, çinko, gümüş ve titanyum gibi madenlerde yaşanabilecek tedarik kesintilerinin, güvenlik ve ekonomi açısından ciddi riskler doğurabileceği vurgulanıyor. Uzmanlar, arz çeşitliliği, uluslararası iş birlikleri ve tedarik zinciri güvenliğinin titizlikle planlanması gerektiğinin altını çiziyor. Petrolün tamamen devre dışı kalmadığı ancak kritik minerallerin küresel güç mücadelesinde yeni bir cephe açtığı bu dönemde, ülkelerin maden politikaları önümüzdeki yılların en belirleyici başlıklarından biri olmaya aday görünüyor.

Aydoğan Doğan: O ruhban okulunu açtırmayacağız! Haber

Aydoğan Doğan: O ruhban okulunu açtırmayacağız!

“İznik Konsili’nin ruhu yeniden canlandırılmak isteniyor” İnsan hakları aktivisti ve siyasetçi Aydoğan Doğan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Papa 14. Leo’nun İznik’te düzenlenecek dini etkinliğe katılacağını hatırlatarak, bu ziyaretin 1700 yıl önceki konsilin “ruhani mirasını canlandırma” amacı taşıdığı iddiasını gündeme getirdi. Doğan, paylaşımında törende Fener Rum Patrikhanesi ile birlikte hareket edilmesini “Anadolu’nun ruhani mirasının ortaklaşa gaspı” olarak nitelendirdi. “Ruhban Okulu” başlığı yeniden siyasetin merkezine çekildi Doğan, açıklamasında uzun süredir tartışılan “Ruhban Okulu” talebine özel bir yer ayırarak, bu başlığı yalnızca bir eğitim meselesi değil “siyasal ve ruhani nüfuz alanı” olarak değerlendirdi. Paylaşımda, “Amaç belli; Ruhban Okulu’nu bir kez daha yüksek sesle gündeme getirmek” ifadesi dikkat çekerken, talebin Türkiye’nin egemenlik ve toplumsal hafızası açısından sakıncalar doğuracağı savunuldu. “Hangi ruh bu?” Doğan, mesajında tartışmayı bölgesel bir başlıktan çıkarıp küresel bir eleştiriye taşıdı. “Kongo’da kobalt, Nijerya’da petrol, Latin Amerika’da lityum madenlerinde çocuk işçilerin kanıyla semiren ruh” sözleriyle uluslararası sermaye ve sömürgecilik eleştirisi yapan Doğan, Vatikan’ı da hedef alan sert bir dil kullandı. “Vatikan Bankası’nın mafya parasını akladığı” ve “yoksullar söylemiyle pazarlanan bir imaj” oluşturulduğu yönündeki sözleri, paylaşımın en dikkat çeken bölümleri arasında yer aldı. “Bizim okulumuz adalet ve emektir” Doğan, alternatif bir “okul” tanımı yaparak, “Bu toprakların ihtiyacı olan okul ‘adalet okulu’dur, ‘emek okulu’dur” ifadelerini kullandı. Grev çadırlarından maden ocaklarına, tarım işçilerinin direnişlerinden savaş bölgelerinde eğitim almaya çalışan çocuklara uzanan bir hat çizen Doğan, “Direniş” kavramını toplumsal mücadelelerin ortak paydası olarak tanımladı. “O okul açılmayacak” Paylaşımın en sert bölümü “Ruhban Okulu”na yönelik açık karşı çıkış oldu. Doğan, “O okul burada açılmayacak” ifadesiyle talebe net bir biçimde karşı durduklarını ilan etti. Vatikan ve Patrikhane’nin Anadolu’yu “Hristiyan dünyasının parçası” ilan etme hayali kurduğu yönündeki iddiasını da paylaşımına ekledi. Ziyaretin yankıları büyürken, tartışma çok boyutlu hale geldi Papa 14. Leo’nun programı çerçevesinde İznik’teki dini etkinlik, yalnızca bir ziyaret gündemi olmaktan çıkıp tarih, egemenlik, inanç özgürlüğü ve siyaset kesişiminde yeni bir tartışma alanı açtı. Doğan’ın çıkışı, sosyal medyada geniş yankı bulurken; farklı çevreler, din özgürlüğü ile siyasal alan arasındaki sınırların nasıl çizileceğine dair karşılıklı görüşlerini dile getirdi. Gözler İznik’teki törene ve resmi açıklamalara çevrildi Ziyaretin nasıl bir diplomatik ve toplumsal yankı doğuracağı, törende verilecek mesajların içeriği ve olası resmi açıklamalar merakla bekleniyor. Tartışmanın seyri, Türkiye toplumunda din–siyaset ilişkisine dair hassas başlıkların yeniden ele alınmasına yol açabilecek bir gündem oluşturdu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.