SON DAKİKA

#Londra

HABER DEĞER - Londra haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Londra haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Amy Winehouse’un kan lekeli bale pabuçları Ankara’da ortaya çıktı Haber

Amy Winehouse’un kan lekeli bale pabuçları Ankara’da ortaya çıktı

İkonik bir parça Türkiye toplumunun gündeminde 27 yaşında hayatını kaybeden İngiliz sanatçı Amy Winehouse’a ait, üzerinde kan lekeleri bulunan bale pabuçlarının Ankara’da bir koleksiyonda bulunduğu ortaya çıktı. Pabuçları 2023’te Los Angeles’ta düzenlenen bir müzayedede 3 bin 900 dolara satın alan Ankaralı koleksiyoner Özgür Çift, parçanın hikâyesini detaylı bir araştırmayla gün yüzüne çıkardı. Pabuçların dramatik hikâyesi sonradan ortaya çıktı Özgür Çift, müzayede kataloğunda pabuçların dönemine ya da arkasındaki hikâyeye dair bilgi yer almadığını belirtti. Yapılan kapsamlı incelemeler, bu pabuçların Winehouse’un 2007 yılında eşi Blake Fielder-Civil ile yaşadığı tartışmanın ardından Londra’daki bir otel çıkışında çekilen ve dünya basınına yansıyan ünlü karelerdeki pabuçlarla birebir örtüştüğünü ortaya koydu. Yarım milyon sterline varan teklifler geldi Parçanın hikâyesinin netleşmesiyle birlikte uluslararası koleksiyonerler ve müzelerden yoğun ilgi geldi. Çift, pabuçlar için yarım milyon sterline yaklaşan teklifler aldığını ancak bu teklifleri kabul etmeyi düşünmediğini söyledi. Parçayı ticari bir meta olarak değil, sanatçının ruhunu ve kırılganlığını yansıtan bir belge olarak gördüğünü vurguladı. Dava dosyalarında adı geçen eşyalar arasında yer alıyor Çift, Winehouse’un vefatının ardından babası ve miras yöneticisi Mitch Winehouse’un, sanatçının bazı kişisel eşyalarının izinsiz satıldığı gerekçesiyle stilistleri Naomi Parry ve Catriona Gourlay’e açtığı 730 bin sterlinlik davayı hatırlattı. Söz konusu bale pabuçlarının da bu dava kapsamında adı geçen eşyalar arasında yer aldığı ifade ediliyor. Koleksiyon 100’ün üzerinde özel parçadan oluşuyor Özgür Çift’in arşivinde, Winehouse’un 2008 Brit Awards’ta giydiği kırmızı ekoseli korse, çocukluk yıllarında yaptığı ve bilinen ilk imzasını taşıyan otoportre çizimi ile 2007’den Belgrad’daki son konserine kadar kullandığı ana mikrofon da bulunuyor. Çift, mikrofonun Winehouse’un İstanbul’a ayak bastığı son yolculukta da yanında olduğunu belirtti. Amaç satış değil, hatırayı yaşatmak Koleksiyoner Çift, önceliğinin bu eşyaları farklı ülkelerde düzenlenecek sergiler aracılığıyla sanatçının hayranlarıyla buluşturmak olduğunu söyledi. Ona göre bu parçalar, Back to Black ile zirveye çıkan kısa ama sarsıcı bir yaşamın, objeler üzerinden anlatılan sessiz bir biyografisini sunuyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Dünyanın servet haritası çıktı: Milyarderlerin adresi bu şehirler oldu Haber

Dünyanın servet haritası çıktı: Milyarderlerin adresi bu şehirler oldu

Hurun Global Rich List 2025 yayımlandı, küresel servetin hangi kentlerde yoğunlaştığı netleşti. Listede ABD ve Asya şehirleri öne çıkarken, Türkiye’den yalnızca İstanbul yer aldı. Hurun Araştırma Merkezi tarafından hazırlanan Hurun Global Rich List 2025, dünyadaki milyarderlerin şehir bazlı dağılımını ortaya koydu. Küresel finans merkezleri, teknoloji üsleri ve sermaye yoğun bölgelerin başı çektiği listede, milyarder sayısının belirli metropollerde toplandığı görüldü. Araştırma, ekonomik güç merkezlerinin coğrafi olarak nerelerde yoğunlaştığını da gözler önüne serdi. New York Zirvede, ABD ve Asya Ağırlığı Artıyor Listeye göre dünyanın en fazla milyarder barındıran şehri New York oldu. ABD’nin finans başkenti, 129 milyarderle ilk sıraya yerleşti. Onu 97 milyarderle Londra, 92 milyarderle Şanghay ve 91 milyarderle Pekin takip etti. Mumbai, Şıncın, Hong Kong ve Singapur gibi Asya şehirlerinin üst sıralarda yer alması, küresel servetin doğuya kayışını bir kez daha ortaya koydu. Teknoloji ve Finans Kentleri Yarışta Önde Listenin ilk 20 sırasında yer alan şehirlerin büyük bölümünü finans, teknoloji ve sanayi merkezleri oluşturdu. San Francisco, Los Angeles ve Paris gibi kentler; teknoloji girişimleri, küresel şirket merkezleri ve sermaye akışları sayesinde milyarder yoğunluğunu artıran şehirler arasında yer aldı. Uzmanlar, bu tabloyu dijital ekonomi ve küresel yatırım ağlarının sonucu olarak değerlendiriyor. Türkiye’den Listede Sadece İstanbul Var Hurun Global Rich List 2025’te Türkiye’den yalnızca İstanbul yer aldı. İstanbul, 28 milyarderle dünya genelinde 22. sıraya yerleşti. Türkiye’nin en büyük ekonomik ve finansal merkezi olan İstanbul’un listede yer alması dikkat çekerken, milyarder sayısının küresel ölçekte sınırlı kalması da tartışma konusu oldu. Ekonomistler, İstanbul’un bölgesel bir finans merkezi olmasına rağmen, sermaye birikimi ve küresel yatırım çekme kapasitesinin henüz üst sıralardaki kentlerle yarışacak düzeyde olmadığını vurguluyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

40 yıl boyunca zamanı satan kadın: Ruth Belville ve Arnold’un hikâyesi Haber

40 yıl boyunca zamanı satan kadın: Ruth Belville ve Arnold’un hikâyesi

Günümüzde zaman, takvim bildirimleri ve akıllı saatlerle sürekli gözümüzün önünde. Oysa 19. yüzyılın sonlarında “saat kaç?” sorusunun kesin bir cevabı yoktu. Zaman, herkes için aynı akmıyordu. İşte bu belirsizlikten doğan tuhaf ama hayati bir meslek vardı: zaman satıcılığı. Bu işin en ünlü ismi ise Londra sokaklarında bir efsaneye dönüşen Ruth Belville’di. Zamanın merkezi: Greenwich O dönemde dünyanın en doğru saati, Greenwich Kraliyet Gözlemevi’ndeydi. Gerçek zaman, astronomik ölçümlerle yalnızca burada belirlenebiliyordu. Saat ustaları, bankalar, demiryolları ve fabrikalar için bu bilgi hayatiydi. Ancak herkesin düzenli olarak Greenwich’e gitmesi imkânsızdı. Çözüm basitti ama zekiceydi: Zaman, taşınacaktı. Arnold adlı saat Ruth Belville’in en değerli varlığı, Arnold adını verdiği bir cep saatiydi. Aslında bu saat, 1786’da ünlü saat ustası John Arnold tarafından üretilmiş son derece hassas bir kronometreydi. Arnold, saniyenin onda biri kadar sapmayla çalışabiliyordu; bu da dönemi için olağanüstüydü. Her pazartesi Ruth, Maidenhead’deki evinden yola çıkar, saatler süren bir yolculukla Greenwich’e giderdi. Gözlemevinde Arnold’un saati ana saatle karşılaştırılır, fark resmi bir sertifikayla kayda geçirilirdi. Ardından Ruth, Londra’ya dönerek müşterilerini tek tek ziyaret ederdi. Kapı çalınırdı. Saatçi sorardı: — “Arnold nasıl?” Ruth cevap verirdi: — “Dört saniye ileri.” Alışveriş bu kadar basitti. Bir aile mesleği Bu sıra dışı iş Ruth’la başlamadı. Babası John Belville, Greenwich Gözlemevi’nde kıdemli astronomdu. Gözlemevinin sürekli saat ayarlamak isteyenlerle dolup taşması üzerine, doğru zamanı insanlara ulaştırma fikri ortaya çıktı. 1836’da John Belville’in yaklaşık 200 düzenli abonesi vardı. Ölümünden sonra işi eşi Maria devraldı, ardından da Ruth Belville. Böylece Belville ailesi, 104 yıl boyunca zaman tedarikçiliği yaptı. Teknolojiye direnen kadın yüzyıla girildiğinde teknoloji hızla ilerliyordu. 1924’te BBC, Big Ben’in çanlarını radyodan yayınlamaya başladı. 1936’da “konuşan saat” telefondan aranabilir hale geldi. Ama Ruth Belville pes etmedi. Herkesin emekli olmasını beklediği bir yaşta, o hâlâ her hafta Greenwich’e gidiyordu. Ancak 1940’ta, 86 yaşındayken mesleğini bıraktı. Londra Saat Yapımcıları Şirketi kendisine maaş bağladı. Ruth Belville, 1943’te 89 yaşında hayatını kaybetti. Arnold’u ise ardında bir miras olarak bıraktı. Zaman Leydisi Ruth Belville’in ölümüyle birlikte bir meslek de tarihe karıştı. Artık zamanı kimse kapı kapı satmıyordu. Ama onun hikâyesi, teknolojinin henüz her şeye hükmetmediği bir çağda, insan zekâsının ve güvenin nasıl bir ekonomik değere dönüştüğünün unutulmaz bir örneği olarak kaldı. Londra onu tek bir isimle hatırladı: Greenwich’in Zaman Leydisi.

Sessizliği bozdu, kapıyı araladı: Hande Erçel’den Onur Güvenatam açıklaması Haber

Sessizliği bozdu, kapıyı araladı: Hande Erçel’den Onur Güvenatam açıklaması

Havalimanında gelen soru, magazin gündemini değiştirdi Uzun süredir Londra’da bulunan Hande Erçel, İstanbul Havalimanı’nda objektiflere takıldı. Hem iş hem de dil eğitimi için İngiltere’de olduğunu söyleyen Erçel, Türkiye’ye reklam çekimi için geldiğini ifade etti. Ancak asıl dikkat çeken, yapımcı Onur Güvenatam ile ilişki yaşadığı yönündeki sorular oldu. Ünlü oyuncu, bu sorulara verdiği yanıtla magazin gündemini hareketlendirdi. “Daha çok yeni” diyerek ilişkiyi doğruladı 32 yaşındaki Erçel, 40 yaşındaki yapımcı Onur Güvenatam ile aşk yaşadığı iddialarını net bir dille reddetmek yerine temkinli bir doğrulama yaptı. “Aslında üzerine konuşulacak bir durum yok daha… O yüzden bunları, konuşulması gereken zaman gelirse inşallah konuşuruz. Daha çok yeni. O kadar yeni bir durum ki…” sözleriyle, ilişkinin başlangıç aşamasında olduğunu dile getirdi. Israrlı sorulara sitem etti Basın mensuplarının soruları devam edince Erçel’in tonu da değişti. Ünlü oyuncu, özel hayatının bu kadar hızlı yargılanmasından rahatsız olduğunu ifade ederek, “Ben kimseyi tanımayayım mı? Herkes, yargılamadan önce bir dursun, bir beklesin” dedi. Bu sözler, Erçel’in özel alanına dair çizdiği sınır olarak yorumlandı. Birlikte görüntü sorusuna tek kelimelik yanıt Hande Erçel’e yöneltilen “Zamanla sizi birlikte görecek miyiz?” sorusu ise kısa ama net bir cevapla karşılık buldu. Ünlü oyuncu, bu soruya sadece “Kısmet” diyerek yanıt verdi. Bu ifade, ilişkinin geleceğine dair kapıyı tamamen kapatmadığı şeklinde değerlendirildi. Hande Erçel’in açıklamaları, magazin dünyasında yeni bir aşkın başlangıcı olarak yorumlanırken, gözler bundan sonraki süreçte Erçel ve Güvenatam’ın birlikte görüntülenip görüntülenmeyeceğine çevrildi.

Zelensky, Trump’ın sert eleştirilerinin ardından Londra’da barış planını görüşecek Haber

Zelensky, Trump’ın sert eleştirilerinin ardından Londra’da barış planını görüşecek

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelensky, Rusya ile neredeyse dört yıldır süren savaşın sonlandırılması için hazırlanan yeni barış planını görüşmek üzere bugün Londra’ya gidiyor. Görüşme, ABD Başkanı Donald Trump’ın Zelensky’yi Beyaz Saray’ın son ateşkes teklifini “henüz okumamakla” suçlamasının hemen ardından gerçekleşiyor. Downing Street’te yapılacak toplantı; Zelensky, İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Almanya Şansölyesi Friedrich Merz’i bir araya getirerek sürecin geleceği açısından kritik bir dönemeç olacak. Trump’ın açık baskısı: “Teklifi okumadı” suçlaması Trump, hafta sonu yaptığı açıklamada Zelensky’nin ABD’nin güncellenmiş planını “okumadığını” söyleyerek Ukrayna liderini oyalamakla suçladı. ABD Başkanı, Kiev heyetinin teklifi “sevdiğini” ancak Zelensky’nin onay vermekte ağır davrandığını iddia etti. Trump ayrıca Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in de planı kabul etmeye yakın olduğunu öne sürdü. Zelensky doğrudan yanıt vermese de ABD temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner ile yürüttüğü görüşmeleri “yapıcı ama kolay olmayan” temaslar olarak nitelendirdi. ABD’nin 28 maddelik planında “toprak tavizi” iddiası ABD’nin orijinal 28 maddelik barış taslağında yapılan son değişikliklerin ayrıntıları tam olarak açıklanmadı; ancak Ukrayna’nın belli bölgeleri Rusya’ya bırakması karşılığında ABD’den güvenlik garantileri almasının beklendiği iddia ediliyor. Kiev ise herhangi bir toprak kaybını reddediyor ve müttefiklerinden daha güçlü güvenlik taahhütleri talep ediyor. Londra zirvesi: Avrupa’nın en büyük üç askeri gücü masada Zelensky, Florida’da ABD heyetiyle üç gün süren yoğun temasların ardından ülkeye dönen Ukraynalı müzakereciler Rustem Umerov ve General Andrii Hnatov’dan brifing alacak. Ardından Starmer, Macron ve Merz’e görüşmelerin sonuçlarını aktaracak. Bu üç lider, ABD hariç NATO’nun en büyük askeri bütçelerine sahip ülkeleri temsil ediyor. Starmer daha önce birçok kez “Ukrayna’nın kendi kaderini tayin hakkı olduğuna” vurgu yaparken, İngiliz hükümeti Ukrayna’nın “dişsiz bırakılmaması” gerektiğini belirtiyor. Cephede saldırılar devam ediyor: Rusya sivilleri hedef aldı Barış planına ilişkin diplomasi trafiği sürerken Rusya hafta sonu Ukrayna’nın çeşitli bölgelerine insansız hava araçları ve füze saldırıları düzenlemeye devam etti. Donetsk’te Sloviansk şehrinde bir konut bölgesi vuruldu, en az dört yurttaş hayatını kaybetti. Poltava ve Sumı bölgelerinde apartmanlar hedef alındı, çocukların da bulunduğu çok sayıda kişi yaralandı. Kiev yakınlarındaki Fastiv – kritik bir demiryolu kavşağı – üç gün üst üste saldırıya maruz kaldı. Moskova ise kendi hava sahasını Ukrayna İHA’ları nedeniyle geçici olarak kapatmak zorunda kaldı; Türk Hava Yolları ve FlyDubai uçakları başka şehirlere yönlendirildi. Washington’un yeni ulusal güvenlik stratejisi ve Moskova’nın tepkisi Görüşme, ABD’nin yeni ulusal güvenlik stratejisinin yayımlanmasının ardından yapılıyor. Belgede Washington’un Moskova ile ilişkileri iyileştirmeyi öncelikleri arasına aldığı belirtildi. Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, bu yaklaşımın Rusya’nın vizyonuyla “genel olarak uyumlu” olduğunu söyledi. Ayrıca İngiltere Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, ABD’li mevkidaşı Marco Rubio ile görüşmek üzere bugün Washington’a gidiyor. Masada Ukrayna savaşı ve küresel güvenlik işbirliği olacak.

Çocukları için radikal karar: Ünlü çift rotayı yurt dışına kırdı! Haber

Çocukları için radikal karar: Ünlü çift rotayı yurt dışına kırdı!

Kim? Neden? Nereye? Ne zaman? Nasıl? Ünlü çift, iki çocuklarının eğitimi için Aralık başında Türkiye’den ayrıldı; ikamet olarak Londra’yı seçti, İstanbul’la bağını koparmadı ve işi oldukça Türkiye’ye gelip gitmeye devam edeceğini duyurdu. Eğitim odaklı taşınma Londra’yı adres yaptı Oyuncu Müge Boz ile basketbolcu eşi Caner Erdeniz, çocuklarının eğitim olanaklarını genişletmek amacıyla İngiltere’nin başkenti Londra’ya yerleşti. Çift, 6 yaşındaki Vina ve 1 yaşındaki Rika için daha güçlü dil olanakları ve uluslararası eğitim imkanlarını gerekçe gösterdi. Türkiye ile bağ kopmadı, yaşam düzeni ‘iki ülke’ye bölündü İstanbul’daki evlerini kapatmayan çift, iş ve projeler nedeniyle Türkiye’ye düzenli olarak gelmeyi sürdüreceklerini belirtti. Bu modelle hem çocuklarının eğitim planını aksatmamayı hem de Türkiye’deki profesyonel yaşamla bağı diri tutmayı hedefliyorlar. Ünlüler arasında yeni göç eğilimi güçleniyor Londra, son dönemde sanat ve spor dünyasından çok sayıda ismin tercih ettiği merkezlerden biri haline geldi. Daha önce Şahan Gökbakar, İnci Türkay ve Atilla Saral’ın da şehirle bağ kurduğu biliniyor. Son olarak Kıvanç Tatlıtuğ’un Londra’dan ev aldığına dair iddialar gündeme gelmişti. Farklı rota: Dubai tercihleri de konuşuluyor Bu eğilimin tek adresi Londra değil. Oyuncu Engin Altan Düzyatan da ailesiyle Dubai’ye taşındığını açıklamış, çocukların dili ve eğitimi için bu kararı aldıklarını ifade etmişti. Toplumsal yansımalar tartışılıyor Uzmanlar, bu tür taşınmaların “bireysel gelecek planı” ile “ülkeye bağlılık” arasında yeni bir denge kurduğunu vurguluyor. Türkiye toplumu içerisinde de yurt dışı eğitim arayışlarının, küresel rekabet ve çok dilli eğitim beklentisiyle giderek arttığına dikkat çekiliyor. Bu eğilim, kimi yurttaşlar tarafından “fırsat eşitsizliği” tartışmalarını da beraberinde getiriyor.

Hülya Avşar’ın kızı Zehra Çilingiroğlu kendi markasını kurdu Haber

Hülya Avşar’ın kızı Zehra Çilingiroğlu kendi markasını kurdu

Ünlü sanatçı Hülya Avşar ve iş insanı Kaya Çilingiroğlu’nun kızı Zehra Çilingiroğlu, mimarlık eğitimini tamamladıktan sonra kendi markasını kurdu. “Marjes Studio” adını verdiği tasarım girişimiyle yola çıkan Zehra, ev objeleri ve mobilyalara estetik, işlevsel ve çağdaş bir yorum kazandırmayı amaçlıyor. Zehra Çilingiroğlu gözlerden uzak yaşamını yeni markasıyla taçlandırdı Kamuoyunun ilgisinden uzak bir hayat sürmeye özen gösteren Zehra, son dönemde sosyal medyada yaptığı paylaşımla gündeme geldi. Evinden yaptığı sade ve zarif paylaşım kısa sürede binlerce beğeni topladı. Takipçileri genç tasarımcıya “doğal, sade ve zarif” yorumlarıyla destek verdi. İç mimarlık eğitimini Londra ve İstanbul’da tamamladı Zehra Çilingiroğlu, iç mimarlık eğitimini Londra’daki Westminster Üniversitesi’nde aldıktan sonra Bahçeşehir Üniversitesi’nde sürdürdü. Türkiye’ye döndükten sonra ünlü mimarlık ofislerinden birinde deneyim kazandı. Ardından kendi çizgisini yansıtmak amacıyla “Marjes Studio”yu kurarak girişimcilik dünyasına adım attı. Marjes Studio, doğal malzemeler ve özgün çizgilerle dikkat çekiyor Zehra’nın tasarımlarında el işçiliği ve minimal estetik ön planda yer alıyor. Markanın koleksiyonunda masa objeleri, aydınlatma ürünleri ve modern mobilyalar bulunuyor. Klasik çizgileri çağdaş dokularla birleştiren tasarımlar, genç girişimcinin mimari vizyonunu yansıtıyor. Hülya Avşar kızının girişiminden gurur duydu Yakın çevresine göre Hülya Avşar, kızının kendi emeğiyle iş hayatına atılmasından büyük mutluluk duyuyor. Zehra’nın markası, magazin dünyasında “ünlü bir ailenin gölgesinde değil, kendi emeğiyle yükselen bir başarı hikayesi” olarak değerlendiriliyor.

“Dünya seyrediyor” uyarısı: Sudan, Darfur’da yeni soykırımın başladığını duyurdu Haber

“Dünya seyrediyor” uyarısı: Sudan, Darfur’da yeni soykırımın başladığını duyurdu

İki yılı aşkın süredir iç savaşla sarsılan Sudan’da, Darfur bölgesinden gelen yeni katliam haberleri “soykırım” tartışmasını yeniden dünyaya taşıdı. Kuzey Darfur’un başkenti El-Faşir’in paramiliter Hızlı Destek Kuvvetleri’ne (RSF) düşmesinin ardından Sudan’ın İngiltere Büyükelçisi Babikir Elamin, Londra’da yaptığı açıklamada uluslararası topluma sert çıkıştı: “Dünya ya çaresiz ya da hiç ilgilenmiyor. Bu katliamı durdurmak zorundayız.” Darfur’dan gelen raporlar: toplu infazlar, tecavüzler, fidye için kaçırılan siviller Bölgede binlerce sivilin öldürüldüğü, kadınların sistematik biçimde cinsel saldırıya uğradığı, ailelerin fidye için kaçırıldığı belirtiliyor. Yerel kaynaklara göre sadece son haftalarda yüzlerce kişi öldürüldü, bölgede temel gıda tükendi, insanlar hayvan yemi ve deri kaynatıp yemek zorunda bırakıldı. Sudan’daki iç savaşta can kaybının 150 binin üzerine çıktığı tahmin ediliyor. “Birleşik Arap Emirlikleri soykırımın finansörü” iddiası Sudan Büyükelçisi, RSF’ye silah sağladığı iddiasıyla Birleşik Arap Emirlikleri’ni açıkça “soykırımın aktörü” olmakla suçladı. “BAE, RSF’yi silahlandırarak bu savaşın uzamasını sağlıyor” diyen Elamin, İngiltere’den baskı uygulamasını istedi: “Birleşik Krallık, BM Güvenlik Konseyi üyesi olarak bu suçu durdurmak için BAE’ye baskı kurmalı.” BAE ise iddiaları “kesin bir dille reddetti” ve her iki tarafı da desteklemediğini savundu. İngiltere: “21. yüzyılın en büyük insani felaketi olabilir” Londra hükümeti, RSF’nin kuşattığı El-Faşir’de yaşananları “dehşet verici” olarak tanımladı ve önümüzdeki haftalarda felaketin daha da büyüyebileceği uyarısında bulundu. Birleşik Krallık Dışişleri Bakanlığı, “Darfur’da yaşananlar, uluslararası toplum gerekli adımı atmazsa 21. yüzyılın en büyük insani krizine dönüşecek” açıklaması yaptı. “RSF, IŞİD gibi muamele görmeli” çağrısı Sudan Büyükelçisi, RSF’nin bir terör örgütü olarak tanınması gerektiğini belirtti: “RSF’nin yaptığı, 20 yıl önceki Janjaweed katliamının devamıdır. Onlarla IŞİD’le nasıl mücadele ettiysek öyle mücadele etmeliyiz.” 2003’te Darfur’da aynı yapının önceki versiyonu olan Cancavid milisleri tarafından 300 bin kişinin öldürüldüğü Birleşmiş Milletler raporlarında yer almıştı. Kriz neden dünyada gündem olmuyor? Sudan’daki savaş, Ukrayna ve Gazze gündemlerinin gölgesinde küresel medyada sınırlı yer buluyor. BM uzmanlarına göre uluslararası ilginin yokluğu, RSF’nin ilerleyişini hızlandırıyor: “Dünya bakmadığı sürece soykırım daha rahat yapılıyor.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.