SON DAKİKA

#Lösemi

HABER DEĞER - Lösemi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Lösemi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Lösemi hastası Emirhan’ın ölümü ihmal iddialarını gündeme taşıdı Haber

Lösemi hastası Emirhan’ın ölümü ihmal iddialarını gündeme taşıdı

Hakkari’de yaşayan Emirhan Gültekin, lösemi tedavisi gördüğü Ankara Dr. Abdurrahman Yurtaslan Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yaklaşık bir yıl önce hayatını kaybetti. Ailesi, Emirhan’ın ölümünün yanlış tedaviler, ihmaller zinciri ve sevk talebinin reddedilmesi sonucu gerçekleştiğini öne sürüyor. Gazeteci Özge Demir, yeni yıla girerken aldığı bir mesaj sonrası konuyu kamuoyunun gündemine taşıdı. Demir, sosyal medya paylaşımında şu sorulara dikkat çekti: “Kamu hastanesinde görev yapan hekimler kendi tedavileri için başka hastaneleri tercih ederken, ağır hastalıkla mücadele eden bir hastanın sevk talebi neden reddediliyor?” Ailenin iddialarına göre, Emirhan’ın küçük bir apse ameliyatı sonrası idrar mesanesi delindi, ardından enfeksiyon kaptı ve sağlık durumu hızla kötüleşti. Anne Sevim Gültekin, yaşadıkları acıyı şu sözlerle dile getirdi: “Oğlum eceliyle değil, ihmaller sonucu öldü. Doktorlar can verir, can almaz.” Hasta Hakları Yönetmeliği, tıbbi imkânların yetersiz olduğu durumlarda hastanın başka bir merkeze sevk edilmesini zorunlu kılıyor. Anayasa’nın 56. maddesi ise devletin sağlıklı yaşama hakkını koruma yükümlülüğünü açıkça ortaya koyuyor. Ancak iddialara göre, Emirhan’ın sevk talebi “takdir yetkisi” gerekçesiyle reddedildi. Olay TBMM gündemine de taşındı. Hakkari Milletvekili Öznur Bartın, ihmaller zincirine ilişkin soru önergesini Meclis’e sundu. Aile iki doktor hakkında şikâyette bulundu ancak soruşturma izni henüz verilmedi. Sağlık Bakanlığı’ndan konuya ilişkin şu ana kadar resmi bir açıklama yapılmazken, kamuoyu şu sorulara yanıt arıyor: Sevk talebi neden reddedildi? Tıbbi ihmal var mı? Soruşturma neden gecikiyor? Uzmanlar, Emirhan Gültekin’in ölümünün yalnızca bir ailenin değil, kamu sağlık hizmetlerinde eşitlik ilkesinin sorgulanması gerektiğini vurguladığını belirterek, şeffaf ve hızlı bir soruşturma çağrısında bulunuyor. Haber: Özge DEMİR

Japonların turna kuşu inancı ve Sadako Sasaki’nin hikâyesi Haber

Japonların turna kuşu inancı ve Sadako Sasaki’nin hikâyesi

Hiroşima: Bir şehrin ve bir çocuğun değişen kaderi “Geniş ada” anlamına gelen Hiroşima, tarihe nükleer saldırıya uğrayan ilk şehir olarak geçti. Amerika Birleşik Devletleri, 6 Ağustos 1945’te atom bombasını Hiroşima’ya attı. Saldırı birkaç dakika içinde kentin büyük bölümünü yok etti; on binlerce insan hayatını kaybetti, yüz binlercesi yaralandı ya da evsiz kaldı. Patlamadan sonra radyasyonun etkileri ise yıllar boyunca sürdü. Bu felaket, o sırada henüz iki yaşında olan Sadako Sasaki’nin hayatını da geri dönülmez biçimde etkiledi. Sadako Sasaki kimdir? Sadako, 7 Ocak 1943’te Hiroşima’da dünyaya geldi. Atom bombası atıldığında patlama noktasına yalnızca iki kilometre uzaklıktaydı. Çevresindeki birçok insan yaşamını yitirirken, Sadako o gün fiziksel olarak yaralanmadı. Ancak annesiyle birlikte kaçarken maruz kaldığı radyasyon, yıllar sonra ortaya çıkacak görünmez bir hasar bıraktı. Sadako, 12 yaşına kadar sağlıklı ve neşeli bir çocukluk geçirdi. Okulda koşmayı, yarışlara katılmayı seviyordu. Bir gün kazandığı bir yarıştan sonra yoğun bir yorgunluk ve baş dönmesi hissetti. Zamanla bu belirtiler arttı; bir gün okulda yere yığıldı ve ayağa kalkamadı. Hastaneye kaldırıldığında doktorlar acı gerçeği açıkladı: Sadako lösemiydi. O dönemde Japonya’da lösemi, “atom bombası hastalığı” olarak anılıyor ve neredeyse her zaman ölümle sonuçlanıyordu. Bin turna kuşu umudu Sadako hastanede tedavi görürken, yakın arkadaşı Chizuko onu ziyarete geldi. Yanında origami kâğıtları ve eski bir Japon efsanesi vardı. Bu efsaneye göre, kutsal kabul edilen turna kuşu yüz yıl yaşardı ve kağıttan bin turna yapan birinin dileği gerçekleşirdi; hasta ise iyileşirdi. Başta bu fikre inanmakta zorlanan Sadako, zamanla turna kuşlarını katlamaya başladı. Her turna, bir dua; her katlama, hayata tutunma çabasıydı. Acılarına rağmen vazgeçmedi. Hastane personelinin anlattığına göre Sadako, yardımsever, güler yüzlü ve umutlu kalmayı başaran bir çocuktu. Sadako bin turnayı tamamladı. Ancak mucize bu kez gelmedi. Küçük kız, 25 Ekim 1955’te, henüz 12 yaşındayken hayatını kaybetti. Sadako’dan dünyaya: Çocuk Barış Anıtı Sadako’nun ölümü yalnızca ailesini değil, okul arkadaşlarını da derinden etkiledi. Onunla birlikte atom bombasının gölgesinde kaybettikleri tüm çocukları anmak isteyen arkadaşları, bir kampanya başlattı. Japonya ve farklı ülkelerden binlerce öğrenci bağışta bulundu. 1958 yılında, Hiroşima Barış Anıtı Parkı’nda Çocuk Barış Anıtı dikildi. Anıtta, elinde kağıttan turna kuşu tutan bir çocuk figürü yer alıyor. Bu figür Sadako’yu ve nükleer saldırılarda yaşamını yitiren tüm çocukları simgeliyor. Bugün dünyanın dört bir yanından çocuklar, barış dileklerini yazdıkları kağıttan turnaları bu anıtın altına bırakıyor. Turna kuşlarıyla taşınan barış mesajı Sadako Sasaki’nin hikâyesi, bireysel bir trajedinin nasıl evrensel bir sembole dönüşebileceğinin en güçlü örneklerinden biri. Kağıttan turna kuşları artık yalnızca bir Japon efsanesi değil; savaş karşıtlığının, çocukların masumiyetinin ve barış umudunun dili. Sadako’nun katladığı her turna, bugün hâlâ aynı mesajı fısıldıyor: “Bir daha asla.”

Cansever’den kahreden açıklama: Lösemi teşhisi konuldu Haber

Cansever’den kahreden açıklama: Lösemi teşhisi konuldu

Bir süredir Almanya’da yaşamını sürdüren arabesk müzik sanatçısı Cansever, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla sağlık durumuna ilişkin açıklamada bulundu. Nerede tedavi gördüğü, hangi sürecin başladığı ve hayranlarından ne istediği kısa açıklamayla netlik kazandı. Lösemi teşhisi Almanya’da konuldu Arabesk müziğin sevilen ismi Cansever, kendisine lösemi teşhisi konulduğunu açıkladı. Almanya’da bulunduğunu belirten sanatçı, doktorlarının süreci yakından takip ettiğini ve tedaviye başlandığını ifade etti. Kemoterapi süreci başlıyor, sahnelere ara veriliyor Cansever, yaptığı açıklamada kemoterapiye başlayacağını duyurarak bu süreçte sahne çalışmalarına ara vereceğini belirtti. Tedavinin planlı şekilde ilerlediğini aktaran sanatçı, sağlık sürecine odaklanacağını vurguladı. “Dualarınızı bekliyorum” mesajı paylaşıldı Sanatçı, kendisine ulaşan çok sayıda mesaj ve telefon nedeniyle herkese tek tek yanıt veremediğini ifade ederek, “Bana lösemi teşhisi konuldu. Almanya’dayım ve doktorlarım çok iyi. Cuma günü kemoterapiye başlayacağım. İnşallah her şey çok güzel olacak. Dualarınızı bekliyorum” sözleriyle Türkiye toplumuna ve sevenlerine seslendi. Hayranlarından destek mesajları yağıyor Cansever’in açıklamasının ardından sosyal medyada çok sayıda destek ve geçmiş olsun mesajı paylaşıldı. Sanatçının tedavi sürecinin yakından takip edildiği ve dayanışma çağrılarının arttığı görülüyor. Bu haber, yurttaşların sağlıkla ilgili hassasiyetlerini gözeten, ayrımcı olmayan ve bütünleştirici bir dil anlayışıyla hazırlanmıştır.

İlik nakli bekleyen lösemili Efe Leo’dan bağış çağrısı Haber

İlik nakli bekleyen lösemili Efe Leo’dan bağış çağrısı

Efe Leo’nun kemik iliği bağışı çağrısında bulunduğu videolar, kısa sürede büyük ilgi gördü. Ailenin açtığı sosyal medya hesabı, birkaç hafta içinde 10 binden fazla takipçiye ulaştı. Kampanyaya Galatasaraylı futbolcular, Gaziantep FK Teknik Direktörü Burak Yılmaz ve birçok tanınmış isim de destek verdi. “Leo birçok çocuğa umut aşılamaya çalışıyor” Anne Gizem Çıraklar, oğlunun hastalığı öğrenildiğinde büyük bir şok yaşadıklarını belirterek şunları söyledi: “Efe Leo şu anda tedaviye çok iyi yanıt veriyor. Onun adına açtığımız sayfada hem kendi gibi hastalıkla mücadele eden çocuklara moral vermeye çalışıyor hem de bağış çağrısı yapıyor. Her gün yemek videoları çekiyor; diğer çocukların da güçlü kalmasını istiyor.” “Efe Leo’nun genetik ikizini arıyoruz” Aile, 18-35 yaş aralığındaki sağlıklı bireyleri, ilik donörü olmak için kan merkezlerine başvurmaya çağırdı. “Sadece üç tüp kan vererek tanı almış birçok çocuğa umut olabilirsiniz. Biz Efe Leo’nun genetik ikizini arıyoruz.” “Ayıracağınız 5 dakika bir çocuğun hayatını değiştirebilir” Baba Efe Çıraklar ise, ilik bağışıyla ilgili yanlış algıların kırılması gerektiğini belirterek, “İlik nakli üç tüp kanla başlıyor. Uygun donör olursanız, işlem yine kan yoluyla yapılıyor. Ayıracağımız 5 dakika, aslında birçok çocuğa umut ve hayat olacak.” dedi. “Arkadaşlarım sağlıklı beslensin diye video çekiyorum” Efe Leo da hastanede zamanını nasıl geçirdiğini şu sözlerle anlattı: “Artık kendimi daha iyi hissediyorum. Sağlıklı besleniyorum, oyunlar oynuyorum. Arkadaşlarım da sağlıklı beslensinler diye videolar çekiyorum. En çok pizza yemeyi seviyorum.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.