SON DAKİKA

#Maden

HABER DEĞER - Maden haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Maden haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Akbelen’de direniş Ankara’ya taşındı: Zeytin kıyımı ve tutuklamalara karşı İkizköylüler ayakta! Haber

Akbelen’de direniş Ankara’ya taşındı: Zeytin kıyımı ve tutuklamalara karşı İkizköylüler ayakta!

Termik santrallere kömür sağlamak amacıyla Akbelen Ormanı'nda başlatılan doğa katliamı, 2026 yılı itibarıyla yepyeni ve çok daha yıkıcı bir evreye girdi. Ormanlık alanın yok edilmesinin ardından maden sahasının genişletilmesi için İkizköy ve çevre köylerdeki tarım arazileri ile yerleşim yerleri de doğrudan hedef alınmış durumda. Haber Değer olarak, yıllardır süren ekoloji mücadelesindeki son durumu ve bölgede yaşanan güncel gelişmeleri sizler için derledik. Bir Gecede 679 Parsel "Acele" Kamulaştırıldı Akbelen'deki krizin son halkası, 10 Ocak 2026 tarihinde Cumhurbaşkanı kararıyla Resmi Gazete'de yayımlanan "acele kamulaştırma" kararı oldu. Bu kararla birlikte İkizköy başta olmak üzere bölgedeki yedi köyü kapsayan tam 679 parsel arazi bir gecede fiilen şirketlerin kullanımına açılmak üzere gasp edildi. Köylülerin satmayı reddettiği evleri, ahırları, fındık ve zeytin bahçeleri kamulaştırma kılıfıyla ellerinden alınırken; bölgede son günlerde asırlık zeytin ağaçlarının sökülmesine başlanması büyük bir tepkiye yol açtı. Direnişin Simgesi Esra Işık Tutuklandı: "Boyun Eğmeyeceğiz!" Topraklarının maden şirketlerine devredilmesine ve zeytinliklerin sökülmesine karşı eylem yapan yaşam savunucuları, hukuki mücadelenin yanı sıra sahada da kolluk kuvvetleriyle karşı karşıya kalıyor. Kamulaştırma kararı sonrası yapılan keşifler sırasında köylülerin itirazları "bilirkişi incelemesini engellemek" olarak değerlendirildi. Sürecin sonunda, İkizköy direnişinin simge isimlerinden ve Muhtar Nejla Işık'ın kızı olan Esra Işık, 31 Mart'ta haksız ve hukuksuz bir şekilde tutuklandı. Muğla'dan İzmir Şakran Cezaevi'ne sevk edilen Esra Işık, avukatları aracılığıyla kamuoyuna gönderdiği mektupta direnişin bitmediğini şu sözlerle duyurdu: "Ben buraya sürgün edildim, toprağımızı elimizden almak için her yol deneniyor. Bu yoldan dönecek, boyun eğecek değiliz. Her şey unutulur ama mücadelemiz kalıcı, unutturmamak için her şeyi yapacağız." İkizköylüler Bugün Ankara'da Adalet Arıyor Bölgede bir yandan zeytin ağaçları sökülüp evler boşaltılmaya çalışılırken, diğer yandan hukuki yolların fiilen kapatılmasına tepki gösteren İkizköylüler çareyi Ankara'ya yürümekte buldu. Topraklarına, emeklerine ve Türkiye'nin geleceğine sahip çıkmak için başkente giden köylüler, bugün (7 Nisan) Anayasa Mahkemesi ve Danıştay binaları önünde eylemlerini sürdürüyor. Köylülerin en acil talepleri ise geri dönülemez ekolojik ve sosyal yıkımın durdurulması için "acil yürütmeyi durdurma" kararının verilmesi ve tutuklu bulunan Esra Işık’ın derhal serbest bırakılması. Akbelen direnişi; yalnızca birkaç ağacın veya köyün değil, sermayenin zaman çizelgesine karşı anayasal "sağlıklı bir çevrede yaşama hakkının" sınandığı Türkiye'nin en büyük ekolojik adalet arayışlarından biri olmaya devam ediyor.

Doğa kazandı mı: Muğla’da iki maden projesi iptal edildi Haber

Doğa kazandı mı: Muğla’da iki maden projesi iptal edildi

Muğla’nın Seydikemer ve Milas ilçelerinde ormanlık alanlarda yapılması planlanan iki maden projesi için ÇED süreçleri sonlandırıldı. Muğla Orman Bölge Müdürlüğü’nün doğa koruma gerekçesiyle verdiği olumsuz görüşler sonrası projelerin hayata geçirilmesinin önü kesildi. Orman statüsü projeleri durdurdu Seydikemer ilçesi Çayan Mahallesi’nde Hedef Zirve Gayrimenkul Turizm İnşaat Enerji Yatırım AŞ tarafından planlanan “Duvartaşı Ocağı” projesi için yürütülen ÇED Ön İnceleme ve Değerlendirme sürecinde, alanın “Doğayı Koruma İşletme Sınıfı” içinde kaldığı belirtildi. Muğla Orman Bölge Müdürlüğü, bu statü nedeniyle ÇED olumlu kararı verilmesinin uygun olmayacağını bildirirken süreç bu görüş doğrultusunda sonlandırıldı. Kararın, orman alanlarının korunmasına yönelik mevzuatın maden projeleri üzerindeki etkisini bir kez daha gündeme taşıdığı değerlendirildi. Milas’ta mermer ocağına da ret geldi Benzer bir karar Milas ilçesi Karacaağaç Mahallesi’nde planlanan mermer ocağı projesi için alındı. Natürelmar Madencilik Sanayi ve Ticaret AŞ tarafından yaklaşık 99,59 hektarlık sahanın bir bölümünde yıllık 300 bin metreküp kapasiteli mermer ocağı kurulması hedefleniyordu. Muğla Orman Bölge Müdürlüğü, alanın Orman Kanunu’na göre orman sayılan yerler arasında bulunduğunu, kapalı verimli devlet ormanı niteliği taşıdığını ve madencilik faaliyetinin orman bütünlüğünü bozabileceğini belirterek olumsuz görüş verdi. Bu değerlendirme sonrası ÇED süreci sonlandırıldı. Çevre politikaları ve madencilik dengesi tartışılıyor Kararlar, Türkiye’de madencilik faaliyetleri ile doğa koruma politikaları arasındaki denge tartışmasını yeniden gündeme getirdi. Çevre savunucuları orman ekosistemlerinin korunmasının önemine dikkat çekerken, madencilik sektöründe ise yatırım süreçlerinin mevzuat nedeniyle zorlaştığı yönünde değerlendirmeler yapılıyor. Muğla’da iki proje için verilen iptal kararı, özellikle orman alanlarında planlanan yeni projelerin değerlendirme süreçlerinin daha sıkı yürütüleceği beklentisini güçlendirdi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Uşak’ta altın için su savaşı: Bir madenin iştahı koca şehri nasıl kuruttu? Haber

Uşak’ta altın için su savaşı: Bir madenin iştahı koca şehri nasıl kuruttu?

27. ve 28. Dönem Sakarya Milletvekili Ümit Dikbayır, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla Uşak’ta yaşanan su krizine dikkat çekti. Dikbayır, Tüprag Altın Madeni’nin kentin su tüketimini aştığını öne sürerek, “Uşak’ta 250 bin kişi 11 milyon metreküp su tüketti. Kanadalı şirkete ait Tüprag Altın Madeni ise 12 milyon metreküp su kullandı. Sonuç: Uşak’ta barajlar kurudu, şehre günde 6 saat su verilebilecek. Bir maden, koca şehrin suyundan daha fazlasını içti. Altın Kanada’ya gitti, Uşak susuz kaldı” ifadelerini kullandı. Tüprag’dan DSİ verileriyle yanıt Dikbayır’ın iddialarının ardından Tüprag bir açıklama yayımladı. Şirket, Devlet Su İşleri (DSİ) verilerine atıf yaparak madenin su kullanımının “Uşak halkının kaynaklarını tüketmediğini” savundu. Tüprag’ın açıklamasında şu ifadelere yer verildi: “2024’te madenimize tahsis edilen yıllık suyun yalnızca yüzde 47’si, 2023’te ise yüzde 40’tan azı kullanılmıştır. Geçmiş yıllarda da bu oran hiçbir zaman yarıyı aşmamıştır. Madenin toplam su tüketimi, Uşak ilinin yıllık su kullanımının yalnızca onda biri düzeyindedir.” Şirket ayrıca, kullanılan suyun Ulubey’deki yeraltı kaynağından sağlandığını, bu kaynağın kapasitesinin sadece yüzde 0,73’ünün işletme tarafından kullanıldığını belirtti. “Barajla ilgisi yok, kapalı devre sistem uygulanıyor” Açıklamada, gündeme gelen Küçükler Barajı’nın madenden 53 kilometre uzakta ve farklı bir kaynaktan beslendiği ifade edildi: “Barajdaki su seviyesi ile madencilik faaliyetleri arasında teknik olarak hiçbir bağlantı bulunmamaktadır. Tesisimizde kapalı devre su yönetimi ve sıfır deşarj ilkesi uygulanmaktadır. Kullanılan tüm sular geri dönüştürülmekte, doğaya bırakılmamaktadır. Yalnızca 2024 yılında 172 bin 880 metreküp su geri kazanılmıştır.” “Altın Kanada’ya gitmiyor” Tüprag ayrıca, üretilen altının yurt dışına çıkarıldığı iddiasını da yalanladı. Şirket, yasal düzenlemelere göre Türkiye’de üretilen altının öncelikli alıcısının Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası olduğunu hatırlatarak, “Altın, ülke ekonomisine doğrudan katkı sağlamakta ve Merkez Bankası aracılığıyla değerlendirilmektedir” dedi. Tartışma büyüyor Ümit Dikbayır’ın iddiaları ve Tüprag’ın karşı açıklamasıyla birlikte, Uşak’ta yaşanan su sorununun boyutları yeniden gündeme taşındı. Kentte baraj seviyelerinin düşmesi ve su kesintilerinin başlaması, tartışmayı daha da kritik hale getirdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.