SON DAKİKA

#Mahkeme

HABER DEĞER - Mahkeme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mahkeme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Venezuela’da su balonu oynayan çocuklara ‘vatana ihanet’ suçlaması: 25 kişi gözaltına alındı Haber

Venezuela’da su balonu oynayan çocuklara ‘vatana ihanet’ suçlaması: 25 kişi gözaltına alındı

Venezuela’nın doğusundaki işçi sınıfı kenti Barcelona’da, Karnaval kutlamalarının parçası olarak düzenlenen su balonu oyunu, güvenlik güçlerinin sert müdahalesiyle sonuçlandı. Yaşları 13 ile 25 arasında değişen çocuklar ve gençler, “vatana ihanet” suçlamasıyla gözaltına alındı. Olay, Devlet Başkanı Nicolás Maduro’nun yakalanmasından iki gün sonra, 5 Ocak’ta meydana geldi. Görgü tanıklarının ve ailelerin aktardığına göre, Neverí Nehri kıyısında toplanan çocuklar ve gençler su balonlarıyla oyun oynarken polis ve Ulusal Muhafız birlikleri bölgeye geldi. Müdahale sırasında ateş açıldığı, kalabalığın panik içinde dağıldığı belirtildi. Toplam 25 kişi gözaltına alındı. “Donald Trump’ı destekliyorsunuz” suçlaması Gözaltına alınan 17 yaşındaki bir çocuk, bir polis memurunun kendisine küfrederek “Hepinizi mahvedeceğim. Donald Trump’ı destekliyorsunuz” dediğini aktardı. Aileler ve görgü tanıkları, gözaltıların herhangi bir somut delile dayanmadığını ifade etti. The New York Times muhabirleri, gözaltına alınanların yaşadığı mahallede çocuklar ve aileleriyle görüştü. Görüşülen kişiler, hükümetten misilleme görme korkusuyla isimlerinin açıklanmasını istemedi. Reşit olmayanlar serbest, yetişkinler cezaevinde Mahkeme belgelerine göre, 15’i reşit olmayan çocuk olmak üzere 25 kişi “vatana ihanet” dahil çeşitli suçlamalarla hakim karşısına çıkarıldı. Tepkilerin artması ve ailelerin sosyal medyada başlattığı kampanyaların ardından, 15 çocuk Venezuela’dan ayrılmama ve ayda bir mahkemeye çıkma şartıyla serbest bırakıldı. Ancak 18 yaş üzerindeki 10 kişi hâlâ tutuklu bulunuyor. Tutukluların aileleri, cezaevindeki koşulların kötü olduğunu ve sağlık sorunları yaşayan gençlerin durumundan endişe duyduklarını dile getirdi. 19 yaşındaki bir tutuklunun ablası Scarlett Ruiz, kardeşinin uykusuzluk ve fiziksel yıpranma yaşadığını belirtirken, epilepsi hastası bir gencin annesi oğlunun nöbet geçirme riskinden kaygı duyduğunu söyledi. Baskı ve korku iklimi İnsan hakları savunucuları, olayın Venezuela’da son dönemde artan baskı ortamının bir parçası olduğunu vurguluyor. İnternet özgürlüğü aktivisti Andrés Azpúrua, güvenlik güçlerinin vatandaşları keyfi şekilde durdurup telefonlarını kontrol ettiğini ve muhalif görülen kişilerin hedef alındığını ifade etti. İçişleri Bakanı Diosdado Cabello ise bazı polislerin vatandaşlardan para sızdırdığını kabul ederek, “Burada gaspın yeri yok” açıklamasında bulundu. Maduro’nun yakalanmasının ardından ilan edilen olağanüstü hâl, güvenlik güçlerine geniş yetkiler tanırken, muhalefet ve insan hakları örgütleri bu durumun keyfi gözaltıları artırdığı görüşünde. Aileler ise tek taleplerinin çocuklarının serbest bırakılması olduğunu vurguluyor: “Biz siyasi insanlar değiliz. Tek istediğimiz çocuklarımızın özgürlüğü.” haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Uygulamadan çağırdığı sürücüyü darbeden taksiciye 12 yıl 6 ay hapis Haber

Uygulamadan çağırdığı sürücüyü darbeden taksiciye 12 yıl 6 ay hapis

Başkentte, alternatif ulaşım uygulaması üzerinden çağırdıkları sürücüyü darbettikleri ve zorla alıkoydukları gerekçesiyle yargılanan dört taksi şoförü hakkında açılan davada hüküm kuruldu. Mahkeme, eylemlerin gece vakti ve birden fazla kişiyle gerçekleştirilmesini ağırlaştırıcı neden olarak değerlendirdi. Mahkeme: Eylem yağmaya teşebbüs ve hürriyetten yoksun kılma Ankara 36. Ağır Ceza Mahkemesi, tutuksuz sanık Abdurrahman Akbaş’ı “gece vakti yağmaya teşebbüs”, “birden fazla kişiyle birlikte tehdit” ve “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçlarından toplam 12 yıl 6 ay hapis cezasına mahkûm etti. Sanık Murat Akbaş’a “gece vakti yağmaya teşebbüs” ve “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçlarından 10 yıl 10 ay hapis cezası verildi. Bir sanığa 3 yıl 4 ay, bir sanığa beraat Mahkeme heyeti, sanık Ömer Berkan Altunbaş’ı “kasten yaralama” ve “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçlarından 3 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırdı. Sanık Umut Can Kurtoğlu hakkında ise beraat kararı verildi. Savunmalar ve müşteki tarafın talebi Duruşmada sanıklar, sürücüyü polise teslim etmeye çalıştıklarını ve suçsuz olduklarını savunarak beraat istedi. Müşteki avukatı ise kararın emsal niteliği taşıyacağını vurguladı; benzer eylemlerle uygulama sürücülerine gözdağı verildiğini belirterek tüm sanıkların cezalandırılmasını talep etti. İddianame: “Polisiz” diyerek aracı durdurdular Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın iddianamesine göre, sanıklar 29 Ocak gecesi saat 02.30 sularında uygulama üzerinden araç çağırdı. Araca bindikten sonra kendilerini polis olarak tanıtıp sürücüyü Güvenpark yakınlarında durdurdukları, sürücüyü darbettikleri ve zorla araçtan indirmeye çalıştıkları kaydedildi. Olay sırasında çevredeki bazı taksi şoförlerinin de tehdide katıldığı ve saldırının video kaydına alındığı belirtildi. Mahkeme, gece vakti ve birlikte hareket edilmesini ağırlaştırıcı unsur sayarak yüksek oranlı hapis cezaları verdi. Karar, uygulama tabanlı ulaşım hizmetlerinde sürücülere yönelik şiddet vakalarına karşı emsal olarak değerlendiriliyor.

2 çocuk annesi Gülhan altınları için öldürüldü Haber

2 çocuk annesi Gülhan altınları için öldürüldü

Siirt’te 39 yaşındaki Gülhan Börülce’nin evinde öldürülmesine ilişkin yürütülen soruşturmada kan donduran detaylar ortaya çıktı. Olayla bağlantılı olarak gözaltına alınan üst komşuları Şükrü K. ve eşi Fatma K., çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Evinde bıçaklanmış halde bulundu Olay, 18 Aralık’ta Barış Mahallesi’ndeki bir lojmanda meydana geldi. Börülce’den haber alamayan yakınlarının ihbarı üzerine eve giren ekipler, genç kadını bıçaklanarak öldürülmüş halde buldu. Börülce’nin cenazesi otopsi için Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesi morguna kaldırıldı. Soruşturmayı Siirt Cumhuriyet Başsavcılığı yürüttü. Cinayet şüphelisi komşu çıktı Yapılan çalışmalar sonucunda, Börülce’nin üst komşuları Şükrü K. (32) ve Fatma K. (29) gözaltına alındı. Emniyette ifadesi alınan Şükrü K., cinayeti itiraf etti. Uzun süredir yasa dışı bahis oynadığını ve büyük borçlar altına girdiğini söyleyen Şükrü K., Gülhan Börülce’nin altınlarını bildiğini ve yaklaşık bir aydır cinayeti planladığını anlattı. Altınlar için planlı saldırı Şüpheli ifadesinde, Börülce’nin evine bahaneyle girdiğini, boğuşma sırasında mutfaktan aldığı bıçakla kadını öldürdüğünü ve kolundaki bilezikleri alarak kaçtığını söyledi. Altınları daha sonra bir kuyumcuda bozdurduğunu, paranın bir kısmıyla borçlarını ödediğini belirtti. Cinayetten sonra rol yaptı Şükrü K., olaydan sonra tekrar lojmana döndüğünü, kalp masajı yaptığını, sağlık ekipleri gelene kadar çevredekileri oyaladığını ve hatta otopside kimlik tanığı olarak bulunduğunu da ifadesinde kabul etti. “Pişmanım, suçlamayı kabul ediyorum” dedi. Komşu çift tutuklandı Şüpheliler, işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Fatma K. suçlamaları reddederken, mahkeme her iki ismin de tutuklanmasına karar verdi. İki çocuk annesi Gülhan Börülce’nin altınları için öldürülmesi, kadın cinayetlerinde ekonomik saiklerin ve cezasızlık algısının geldiği noktayı bir kez daha gözler önüne serdi.

Krediyle boşanma çağı: Ayrılık artık borçla finanse ediliyor Haber

Krediyle boşanma çağı: Ayrılık artık borçla finanse ediliyor

Türkiye’de her yıl yüz binlerce kişi boşanma davası açıyor. Artan dava yoğunluğu, yükselen mahkeme giderleri ve avukatlık ücretleri nedeniyle boşanma süreci yalnızca hukuki değil, aynı zamanda ciddi bir ekonomik yük haline geliyor. Kimlerin etkilendiği, bu sürecin neden pahalılaştığı ve sonuçlarının ne olduğu güncel verilerle ortaya konuluyor. Boşanma davaları adliyelerin en yoğun dosyaları arasında yer alıyor Türkiye’de yılda yaklaşık 200 bin kişinin boşandığı belirtilirken, boşanma davaları adliyelerde en sık görülen dosyalar arasında üst sıralarda bulunuyor. Toplumsal dönüşüm, ekonomik baskılar ve uzun süren yargı süreçleri, ayrılık kararlarının sayısını artıran temel etkenler arasında gösteriliyor. Mahkeme masrafları binlerce lirayı buluyor Güncel verilere göre bir boşanma davasında yalnızca mahkeme harçları ve giderleri ortalama 4 bin liraya ulaşıyor. Bu tutar, davanın uzaması ve ek işlemlerin devreye girmesiyle daha da artabiliyor. Avukatlık ücretleri ayrılığın mali kaderini belirliyor Anlaşmalı boşanmalarda avukatlık ücretleri 50 bin liradan başlarken, çekişmeli davalarda bu rakam 150 bin lirayı aşabiliyor. Nafaka, velayet, mal paylaşımı ve maddi-manevi tazminat taleplerinin eklenmesiyle toplam maliyetin üst sınırı neredeyse ortadan kalkıyor. Süre uzadıkça ekonomik yük katlanıyor Bilirkişi raporları, ek duruşmalar ve itiraz süreçleri boşanma davalarını aylarca, hatta yıllarca uzatabiliyor. Bu durum, süreci yalnızca psikolojik değil, ekonomik açıdan da Türkiye toplumu için daha yıpratıcı hale getiriyor. Boşanmak için kredi çekiliyor Artan masraflar nedeniyle birçok yurttaş, boşanma sürecini finanse edebilmek için bankalardan kredi kullanmak zorunda kalıyor. Ayrılık, böylece yeni bir borç yüküyle başlıyor ve ekonomik kırılganlığı daha da derinleştiriyor. Büyük şehirlerde boşanma oranı daha yüksek seyrediyor Verilere göre boşanma oranı Türkiye genelinde 2,1 olarak ölçülürken, en sık boşanmanın görüldüğü iller arasında İstanbul, Ankara ve İzmir öne çıkıyor. Hakkâri, Şırnak ve Muş gibi illerde ise oranların daha düşük seviyelerde kaldığı ifade ediliyor. Boşanma sürecinin artan maliyeti, ayrılığı yalnızca duygusal değil, ekonomik bir eşik haline getirirken; krediyle finanse edilen boşanmalar, Türkiye toplumunda yeni bir sosyal gerçeğe işaret ediyor.

Kadın cinayetinde vicdanları yaralayan karar Haber

Kadın cinayetinde vicdanları yaralayan karar

Antalya’da boşanma sürecinde olduğu eşi Fadim Temirhanoğulları’nı silahla öldüren Savaş Temirhanoğulları hakkında yargılama tamamlandı. Mahkeme, sanığa ağırlaştırılmış müebbetten ‘iyi hâl’ indirimi yaparak müebbet hapis cezası verdi. Karar, duruşma salonunda ve adliye önünde büyük tepkiyle karşılandı. Cinayet uzaklaştırma kararına rağmen işlendi Konyaaltı ilçesinde site yöneticisi olarak çalışan Fadim Temirhanoğulları, hakkında uzaklaştırma kararı bulunan eşi Savaş Temirhanoğulları tarafından 12 Eylül 2024’te evinde vurularak öldürüldü. Cinayet sırasında evde bulunan 16 yaşındaki kızları silah seslerini rüya sanarak uyumaya devam etti; sabah annesini kanlar içinde buldu. Sanık Korkuteli’de yakalandı Polis ekipleri, güvenlik kamerası görüntülerinden yola çıkarak şüphelinin arkadaşı Fikret İnal’ın aracıyla Korkuteli’ne gittiğini tespit etti. Savaş Temirhanoğulları ve kaçmasına yardım ettiği öne sürülen İnal, suç aletiyle birlikte yakalanarak tutuklandı. Mahkeme ‘iyi hâl’ indirimi uyguladı Antalya 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın karar duruşmasında, savcılık her iki sanık için de ağırlaştırılmış müebbet talep etti. Mahkeme heyeti, Savaş Temirhanoğulları’na ağırlaştırılmış müebbet yerine ‘iyi hâl’ indirimi uygulayarak müebbet hapis cezası verdi; sanığın ‘hakaret’ ve ‘tehdit’ suçlarından beraatine karar verdi. Fikret İnal ise 19 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Adliye önünde sinir krizi ve baygınlık Kararın açıklanmasının ardından maktulün annesi Mediha Saçlı sinir krizi geçirdi ve adliye önünde bayıldı. Sağlık ekiplerinin müdahale ettiği Saçlı, kararı “ödül gibi ceza” sözleriyle eleştirerek, “Benim çocuğum toprağın altında. Verilen ceza adil değil” dedi. Kadın örgütlerinden sert tepki ve istinaf vurgusu Önce Kadınlar ve Çocuklar Derneği avukatı Yağmur Burçin Sayın Kurt, ‘iyi hâl’ indiriminin gerekçesinin açıklanmadığını belirterek, cinayetin tasarlanarak işlendiğine dair delillerin görmezden gelindiğini söyledi. Kararın istinafa taşınacağını duyurdu. Türkiye toplumunda adalet tartışması büyüyor Uzaklaştırma kararlarına rağmen işlenen kadın cinayetleri ve ‘iyi hâl’ indirimleri, Türkiye toplumunda yargının caydırıcılığı ve kadınların yaşam hakkının korunması başlıklarında tartışmaları yeniden alevlendirdi. Karar, adalet ve güvenlik beklentilerinin karşılanmadığı yönündeki eleştirileri güçlendirdi.

ABD’de hukuk zaferi: Rümeysa Öztürk’ün iptal edilen öğrenci statüsü geri verilecek! Haber

ABD’de hukuk zaferi: Rümeysa Öztürk’ün iptal edilen öğrenci statüsü geri verilecek!

Mahkeme ICE kararını "keyfi" buldu Federal yargıç Denise Casper, ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi'nin (ICE) işlemini sert bir dille eleştirdi. Mahkeme, statü iptali sırasında muhtemelen hukuka aykırı davranıldığını belirterek, Öztürk'ün bu eylemin "keyfi ve tutarsız" olduğuna yönelik savunmasının haklılık payının yüksek olduğuna kanaat getirdi. Yargıç Casper, yetkililere Öztürk'ün SEVIS'teki statüsünü, gözaltına alındığı 25 Mart tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde yeniden işlemeleri talimatını verdi. "Eğitim haklarım gerekçesiz reddedildi" Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği (ACLU) aracılığıyla kararı değerlendiren Rümeysa Öztürk, adalet yerini bulduğu için minnettar olduğunu ifade etti. Ancak doktora çalışmalarının son yılındaki bir akademisyen olarak yaşadığı mağduriyete dikkat çeken Öztürk, "Bir kadın ve akademisyen olarak, gerekçesiz yere reddedilen eğitim haklarım için hala büyük üzüntü duyuyorum" açıklamasında bulundu. SEVIS kaydı silinince ne oluyor? ICE tarafından yönetilen ve ABD'deki yabancı öğrencilerin takibi için kullanılan federal veri tabanı SEVIS'ten (Öğrenci ve Değişim Ziyaretçi Bilgi Sistemi) kaydın silinmesi, öğrenciler için hayati sonuçlar doğuruyor. Kaydı silinen bir öğrencinin herhangi bir işte çalışması engellenirken, ülkedeki yasal varlığı da tehlikeye giriyor ve sınır dışı edilme riskiyle karşı karşıya kalıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.