SON DAKİKA

#Mahkeme

HABER DEĞER - Mahkeme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mahkeme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Benzin istasyonunda skandal: Kadınlar tuvaletinde gizli çekim yapan şahıs tutuklandı Haber

Benzin istasyonunda skandal: Kadınlar tuvaletinde gizli çekim yapan şahıs tutuklandı

Hatay’ın İskenderun ilçesinde bir akaryakıt istasyonunda yaşanan olay büyük tepki yarattı. Kadınlar tuvaletinde gizlice fotoğraf ve video çekildiğini fark eden bir yurttaşın ihbarı üzerine başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi. Kadınlar tuvaletinde gizli çekim yaptığı iddia edildi Olay, İskenderun ilçesine bağlı Mustafa Kemal Mahallesi’ndeki bir akaryakıt istasyonunda meydana geldi. İddiaya göre B.N.K. isimli yurttaş, kadınlar tuvaletinde gizli çekim yapıldığını fark ederek durumu polis ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine olay yerine gelen polis ekipleri bölgede inceleme başlatırken, kadınlar tuvaletinde cep telefonu ile gizlice görüntü aldığı öne sürülen S.K. isimli şüpheliyi gözaltına aldı. Telefonunda 15 kadına ait görüntü bulundu Şüphelinin cep telefonunda yapılan incelemelerde, son dört aylık süreçte 15 farklı kadına ait gizlice çekilmiş fotoğraf ve görüntülerin bulunduğu tespit edildi. Olayın ortaya çıkmasının ardından soruşturma genişletildi. Mahkeme tutuklama kararı verdi Emniyetteki işlemleri tamamlanan S.K., adliyeye sevk edildi. Şüpheli çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hakimliği tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi. Olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü öğrenildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kınık davasında kritik gelişme Haber

Kınık davasında kritik gelişme

İstanbul’da Fatıma Zehra Kınık Demir’in kullandığı aracın karıştığı ve bir kişinin yaşamını yitirdiği kazaya ilişkin davada yeni bir gelişme yaşandı. Hayatını kaybeden Batın Barlasçeki’nin annesi Hasret Doğan, mahkemeye sunduğu dilekçeyle sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçtiğini bildirdi. Anne tazminat talebinden de vazgeçti Doğan dilekçesinde sanıktan herhangi bir maddi ya da manevi tazminat talebinin bulunmadığını ve istinaf yoluna başvurmayacağını belirtti. Daha önce maktulün babası ile kazada yaralanan motosiklet sürücüsünün de şikayetlerini geri çekmesiyle dosyada şikayetçi kalmadı. Kaza 2024’te meydana gelmişti İddianameye göre olay 9 Temmuz 2024’te İstanbul Kavacık’ta gerçekleşti. Sanığın kullandığı araç motosikletle çarpıştı, motosiklette yolcu olan Batın Barlasçeki savrularak ağır yaralandı ve kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Kazada iki kişi de yaralandı. Mahkeme süreci ve cezalar Yerel mahkeme ilk kararda sanık hakkında 4 yıl 2 ay hapis cezası verdi. İstinaf incelemesi sonrası suç vasfı değiştirilerek sanık “taksirle bir kişinin ölümüne neden olma” suçundan yeniden yargılandı. Aralık 2025’te verilen ikinci kararda ceza 3 yıl olarak belirlenirken, takdiri indirim uygulanarak 2 yıl 6 aya düşürüldü ve ehliyetine 1 yıl süreyle el konuldu. Dosyanın hukuki seyri tartışma konusu Şikayetlerin geri çekilmesi, kamuoyunda davanın hukuki süreci ve cezanın kapsamı üzerine tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Sürecin bundan sonraki aşamasının mahkemenin değerlendirmeleri doğrultusunda şekillenmesi bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Araç muayene istasyonunda ölümle biten kavga! Şüphelilerin ifadeleri ortaya çıktı Haber

Araç muayene istasyonunda ölümle biten kavga! Şüphelilerin ifadeleri ortaya çıktı

Ankara’da görev yapan 44 yaşındaki polis memuru Melih Okan Keskin, aracını muayeneye götürdüğü İvedik Araç Muayene İstasyonu’nda çalışanlarla yaşanan tartışmanın kavgaya dönüşmesi sonucu darbedildi. Beyin kanaması geçiren Keskin, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirirken olayla ilgili gözaltına alınan üç şüpheli adliyeye sevk edildi. Şüphelilerden S.A. ve M.Y. tutuklandı, Y.K. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü Olayın, istasyonda çıkan sözlü tartışmanın büyümesiyle yaşandığı öğrenildi. İddiaya göre darp edilen Keskin ağır yaralandı ve hastaneye kaldırıldı ancak yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma sürüyor. “Saldıracağını düşünerek yumruk attım” Nöbetçi mahkemede ifade veren şüpheli S.A., tartışma sırasında aracını dışarı çıkarırken birkaç kez kornaya bastığını, bunun üzerine Keskin’in kendisine hakaret ettiğini öne sürdü. S.A., saldırıya uğrayacağını düşündüğünü belirterek yumruk attığını söyledi. “Öldürecek herhangi bir şey yapmadım” Muayene teknisyeni olarak çalıştığını belirten şüpheli M.Y. ise olay anında bağrışmalar duyduğunu ve “Koşun, adam öldürecekler” şeklinde sesler geldiğini iddia etti. Küfürleşmeler yaşandığını savunan M.Y., kalabalık içinde Keskin’i ittiğini ancak darp etmediğini öne sürerek ölümüne neden olacak bir eylemde bulunmadığını ifade etti. Bir şüpheli olayın dışında olduğunu savundu Şüpheli Y.K. de istasyonda tartışma ve hakaretleşmeler yaşandığını doğruladı ancak kendisinin fiziksel müdahalede bulunmadığını iddia etti. Mahkeme, Y.K.’nin adli kontrol tedbirleri uygulanarak serbest bırakılmasına karar verdi. TÜVTÜRK’ten peş peşe işten çıkarma kararı TÜVTÜRK tarafından yapılan açıklamada, 2 Şubat’ta yaşanan ve polis memurunun yaşamını yitirmesiyle sonuçlanan olaydan derin üzüntü duyulduğu belirtildi. Şiddet içeren davranışlara müsamaha gösterilmeyeceği vurgulanan açıklamada, saldırıyı gerçekleştirdiği belirlenen çalışanın iş akdinin feshedildiği hatırlatıldı. Yeni bulgular sonrası diğer çalışanlar da çıkarıldı Şirket, adli süreçte ortaya çıkan yeni bulgular doğrultusunda olaya ismi karıştığı tespit edilen diğer çalışanların da iş akitlerinin sonlandırıldığını duyurdu. İç soruşturmanın devam ettiği, tüm bilgi ve belgelerin soruşturma makamlarına iletildiği ve yargı sürecine destek verileceği ifade edildi. Yaşanan olay, kamusal alanlarda artan şiddet vakalarına ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşırken, Türkiye toplumunda iş yerlerinde güvenlik ve çatışma yönetimi konularının önemini bir kez daha hatırlattı. Soruşturmanın ilerleyen günlerde yeni ayrıntılar ortaya koyması bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Venezuela’da su balonu oynayan çocuklara ‘vatana ihanet’ suçlaması: 25 kişi gözaltına alındı Haber

Venezuela’da su balonu oynayan çocuklara ‘vatana ihanet’ suçlaması: 25 kişi gözaltına alındı

Venezuela’nın doğusundaki işçi sınıfı kenti Barcelona’da, Karnaval kutlamalarının parçası olarak düzenlenen su balonu oyunu, güvenlik güçlerinin sert müdahalesiyle sonuçlandı. Yaşları 13 ile 25 arasında değişen çocuklar ve gençler, “vatana ihanet” suçlamasıyla gözaltına alındı. Olay, Devlet Başkanı Nicolás Maduro’nun yakalanmasından iki gün sonra, 5 Ocak’ta meydana geldi. Görgü tanıklarının ve ailelerin aktardığına göre, Neverí Nehri kıyısında toplanan çocuklar ve gençler su balonlarıyla oyun oynarken polis ve Ulusal Muhafız birlikleri bölgeye geldi. Müdahale sırasında ateş açıldığı, kalabalığın panik içinde dağıldığı belirtildi. Toplam 25 kişi gözaltına alındı. “Donald Trump’ı destekliyorsunuz” suçlaması Gözaltına alınan 17 yaşındaki bir çocuk, bir polis memurunun kendisine küfrederek “Hepinizi mahvedeceğim. Donald Trump’ı destekliyorsunuz” dediğini aktardı. Aileler ve görgü tanıkları, gözaltıların herhangi bir somut delile dayanmadığını ifade etti. The New York Times muhabirleri, gözaltına alınanların yaşadığı mahallede çocuklar ve aileleriyle görüştü. Görüşülen kişiler, hükümetten misilleme görme korkusuyla isimlerinin açıklanmasını istemedi. Reşit olmayanlar serbest, yetişkinler cezaevinde Mahkeme belgelerine göre, 15’i reşit olmayan çocuk olmak üzere 25 kişi “vatana ihanet” dahil çeşitli suçlamalarla hakim karşısına çıkarıldı. Tepkilerin artması ve ailelerin sosyal medyada başlattığı kampanyaların ardından, 15 çocuk Venezuela’dan ayrılmama ve ayda bir mahkemeye çıkma şartıyla serbest bırakıldı. Ancak 18 yaş üzerindeki 10 kişi hâlâ tutuklu bulunuyor. Tutukluların aileleri, cezaevindeki koşulların kötü olduğunu ve sağlık sorunları yaşayan gençlerin durumundan endişe duyduklarını dile getirdi. 19 yaşındaki bir tutuklunun ablası Scarlett Ruiz, kardeşinin uykusuzluk ve fiziksel yıpranma yaşadığını belirtirken, epilepsi hastası bir gencin annesi oğlunun nöbet geçirme riskinden kaygı duyduğunu söyledi. Baskı ve korku iklimi İnsan hakları savunucuları, olayın Venezuela’da son dönemde artan baskı ortamının bir parçası olduğunu vurguluyor. İnternet özgürlüğü aktivisti Andrés Azpúrua, güvenlik güçlerinin vatandaşları keyfi şekilde durdurup telefonlarını kontrol ettiğini ve muhalif görülen kişilerin hedef alındığını ifade etti. İçişleri Bakanı Diosdado Cabello ise bazı polislerin vatandaşlardan para sızdırdığını kabul ederek, “Burada gaspın yeri yok” açıklamasında bulundu. Maduro’nun yakalanmasının ardından ilan edilen olağanüstü hâl, güvenlik güçlerine geniş yetkiler tanırken, muhalefet ve insan hakları örgütleri bu durumun keyfi gözaltıları artırdığı görüşünde. Aileler ise tek taleplerinin çocuklarının serbest bırakılması olduğunu vurguluyor: “Biz siyasi insanlar değiliz. Tek istediğimiz çocuklarımızın özgürlüğü.” haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Uygulamadan çağırdığı sürücüyü darbeden taksiciye 12 yıl 6 ay hapis Haber

Uygulamadan çağırdığı sürücüyü darbeden taksiciye 12 yıl 6 ay hapis

Başkentte, alternatif ulaşım uygulaması üzerinden çağırdıkları sürücüyü darbettikleri ve zorla alıkoydukları gerekçesiyle yargılanan dört taksi şoförü hakkında açılan davada hüküm kuruldu. Mahkeme, eylemlerin gece vakti ve birden fazla kişiyle gerçekleştirilmesini ağırlaştırıcı neden olarak değerlendirdi. Mahkeme: Eylem yağmaya teşebbüs ve hürriyetten yoksun kılma Ankara 36. Ağır Ceza Mahkemesi, tutuksuz sanık Abdurrahman Akbaş’ı “gece vakti yağmaya teşebbüs”, “birden fazla kişiyle birlikte tehdit” ve “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçlarından toplam 12 yıl 6 ay hapis cezasına mahkûm etti. Sanık Murat Akbaş’a “gece vakti yağmaya teşebbüs” ve “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçlarından 10 yıl 10 ay hapis cezası verildi. Bir sanığa 3 yıl 4 ay, bir sanığa beraat Mahkeme heyeti, sanık Ömer Berkan Altunbaş’ı “kasten yaralama” ve “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçlarından 3 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırdı. Sanık Umut Can Kurtoğlu hakkında ise beraat kararı verildi. Savunmalar ve müşteki tarafın talebi Duruşmada sanıklar, sürücüyü polise teslim etmeye çalıştıklarını ve suçsuz olduklarını savunarak beraat istedi. Müşteki avukatı ise kararın emsal niteliği taşıyacağını vurguladı; benzer eylemlerle uygulama sürücülerine gözdağı verildiğini belirterek tüm sanıkların cezalandırılmasını talep etti. İddianame: “Polisiz” diyerek aracı durdurdular Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın iddianamesine göre, sanıklar 29 Ocak gecesi saat 02.30 sularında uygulama üzerinden araç çağırdı. Araca bindikten sonra kendilerini polis olarak tanıtıp sürücüyü Güvenpark yakınlarında durdurdukları, sürücüyü darbettikleri ve zorla araçtan indirmeye çalıştıkları kaydedildi. Olay sırasında çevredeki bazı taksi şoförlerinin de tehdide katıldığı ve saldırının video kaydına alındığı belirtildi. Mahkeme, gece vakti ve birlikte hareket edilmesini ağırlaştırıcı unsur sayarak yüksek oranlı hapis cezaları verdi. Karar, uygulama tabanlı ulaşım hizmetlerinde sürücülere yönelik şiddet vakalarına karşı emsal olarak değerlendiriliyor.

2 çocuk annesi Gülhan altınları için öldürüldü Haber

2 çocuk annesi Gülhan altınları için öldürüldü

Siirt’te 39 yaşındaki Gülhan Börülce’nin evinde öldürülmesine ilişkin yürütülen soruşturmada kan donduran detaylar ortaya çıktı. Olayla bağlantılı olarak gözaltına alınan üst komşuları Şükrü K. ve eşi Fatma K., çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Evinde bıçaklanmış halde bulundu Olay, 18 Aralık’ta Barış Mahallesi’ndeki bir lojmanda meydana geldi. Börülce’den haber alamayan yakınlarının ihbarı üzerine eve giren ekipler, genç kadını bıçaklanarak öldürülmüş halde buldu. Börülce’nin cenazesi otopsi için Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesi morguna kaldırıldı. Soruşturmayı Siirt Cumhuriyet Başsavcılığı yürüttü. Cinayet şüphelisi komşu çıktı Yapılan çalışmalar sonucunda, Börülce’nin üst komşuları Şükrü K. (32) ve Fatma K. (29) gözaltına alındı. Emniyette ifadesi alınan Şükrü K., cinayeti itiraf etti. Uzun süredir yasa dışı bahis oynadığını ve büyük borçlar altına girdiğini söyleyen Şükrü K., Gülhan Börülce’nin altınlarını bildiğini ve yaklaşık bir aydır cinayeti planladığını anlattı. Altınlar için planlı saldırı Şüpheli ifadesinde, Börülce’nin evine bahaneyle girdiğini, boğuşma sırasında mutfaktan aldığı bıçakla kadını öldürdüğünü ve kolundaki bilezikleri alarak kaçtığını söyledi. Altınları daha sonra bir kuyumcuda bozdurduğunu, paranın bir kısmıyla borçlarını ödediğini belirtti. Cinayetten sonra rol yaptı Şükrü K., olaydan sonra tekrar lojmana döndüğünü, kalp masajı yaptığını, sağlık ekipleri gelene kadar çevredekileri oyaladığını ve hatta otopside kimlik tanığı olarak bulunduğunu da ifadesinde kabul etti. “Pişmanım, suçlamayı kabul ediyorum” dedi. Komşu çift tutuklandı Şüpheliler, işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Fatma K. suçlamaları reddederken, mahkeme her iki ismin de tutuklanmasına karar verdi. İki çocuk annesi Gülhan Börülce’nin altınları için öldürülmesi, kadın cinayetlerinde ekonomik saiklerin ve cezasızlık algısının geldiği noktayı bir kez daha gözler önüne serdi.

Krediyle boşanma çağı: Ayrılık artık borçla finanse ediliyor Haber

Krediyle boşanma çağı: Ayrılık artık borçla finanse ediliyor

Türkiye’de her yıl yüz binlerce kişi boşanma davası açıyor. Artan dava yoğunluğu, yükselen mahkeme giderleri ve avukatlık ücretleri nedeniyle boşanma süreci yalnızca hukuki değil, aynı zamanda ciddi bir ekonomik yük haline geliyor. Kimlerin etkilendiği, bu sürecin neden pahalılaştığı ve sonuçlarının ne olduğu güncel verilerle ortaya konuluyor. Boşanma davaları adliyelerin en yoğun dosyaları arasında yer alıyor Türkiye’de yılda yaklaşık 200 bin kişinin boşandığı belirtilirken, boşanma davaları adliyelerde en sık görülen dosyalar arasında üst sıralarda bulunuyor. Toplumsal dönüşüm, ekonomik baskılar ve uzun süren yargı süreçleri, ayrılık kararlarının sayısını artıran temel etkenler arasında gösteriliyor. Mahkeme masrafları binlerce lirayı buluyor Güncel verilere göre bir boşanma davasında yalnızca mahkeme harçları ve giderleri ortalama 4 bin liraya ulaşıyor. Bu tutar, davanın uzaması ve ek işlemlerin devreye girmesiyle daha da artabiliyor. Avukatlık ücretleri ayrılığın mali kaderini belirliyor Anlaşmalı boşanmalarda avukatlık ücretleri 50 bin liradan başlarken, çekişmeli davalarda bu rakam 150 bin lirayı aşabiliyor. Nafaka, velayet, mal paylaşımı ve maddi-manevi tazminat taleplerinin eklenmesiyle toplam maliyetin üst sınırı neredeyse ortadan kalkıyor. Süre uzadıkça ekonomik yük katlanıyor Bilirkişi raporları, ek duruşmalar ve itiraz süreçleri boşanma davalarını aylarca, hatta yıllarca uzatabiliyor. Bu durum, süreci yalnızca psikolojik değil, ekonomik açıdan da Türkiye toplumu için daha yıpratıcı hale getiriyor. Boşanmak için kredi çekiliyor Artan masraflar nedeniyle birçok yurttaş, boşanma sürecini finanse edebilmek için bankalardan kredi kullanmak zorunda kalıyor. Ayrılık, böylece yeni bir borç yüküyle başlıyor ve ekonomik kırılganlığı daha da derinleştiriyor. Büyük şehirlerde boşanma oranı daha yüksek seyrediyor Verilere göre boşanma oranı Türkiye genelinde 2,1 olarak ölçülürken, en sık boşanmanın görüldüğü iller arasında İstanbul, Ankara ve İzmir öne çıkıyor. Hakkâri, Şırnak ve Muş gibi illerde ise oranların daha düşük seviyelerde kaldığı ifade ediliyor. Boşanma sürecinin artan maliyeti, ayrılığı yalnızca duygusal değil, ekonomik bir eşik haline getirirken; krediyle finanse edilen boşanmalar, Türkiye toplumunda yeni bir sosyal gerçeğe işaret ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.