SON DAKİKA

#Mahkeme Heyeti

HABER DEĞER - Mahkeme Heyeti haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mahkeme Heyeti haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Antalya davasında tahliye çıkmadı: Muhittin Böcek ve oğlunun tutukluluğu sürüyor Haber

Antalya davasında tahliye çıkmadı: Muhittin Böcek ve oğlunun tutukluluğu sürüyor

Antalya 6'ncı Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın son oturumunda, tutuklu yargılanan Muhittin Böcek ile oğlu Mustafa Gökhan Böcek duruşma salonunda hazır bulundu. Mahkeme heyeti, dava dosyasına sonradan eklenen sanıkların dinlenmesi ve ifadelerin tamamlanmasının ardından talepleri değerlendirdi. Dosyadaki mütalaa sürecinin ardından bir sonraki celsenin karar duruşması olması bekleniyor. "151 kişiden sadece oğlum ve ben kaldık" Mahkemede söz alarak uzun süredir cezaevinde bulunduğuna dikkat çeken Muhittin Böcek, hakkındaki iddialara karşı açık ve tutarlı yanıtlar verdiğini belirterek savunmasını yaptı. Böcek "Adli makamların yönelttiği bütün sorulara açık, samimi ve tutarlı cevaplar verdim. Gerçeğin ortaya çıkarılması adına üzerime düşen hiçbir sorumluluktan kaçınmadım. Bilgilerimi saklamadım. Açıklanması gereken hiçbir hususu cevapsız bırakmadım. Buna rağmen uzun süredir özgürlüğümden yoksun bulunuyorum. Tutukluluğumun devamı yalnızca şahsımı değil, ailemi ve yıllar içerisinde emekle oluşturduğum hayatımı da derinden etkilemektedir" dedi. Sağlık sorunlarının cezaevi koşullarına elvermediğine değinen Böcek, "Tutuklama bir cezalandırma yöntemi değildir. Yargılamanın sağlıklı yürütülmesini güvence altına almak amacıyla başvurulabilecek istisnai bir tedbirdir. Ben ayrıcalık istemiyorum. Yalnızca hukukun herkes için öngördüğü güvencelerin benim hakkımda da eksiksiz uygulanmasını istiyorum" diye konuştu. "Hiçbir yere kaçmayacağım" Delil karartma ve kaçma şüphesinin bulunmadığını vurgulayan Böcek, savunmasında şu ifadelere yer verdi: "15 aylık soruşturma kapsamında 151 kişiydik. 149 kişi tahliye oldu. Sadece oğlum ve ben kaldık. Her defasında yapılan tutukluluk incelemesinde delil karartma ve kaçma şüphesi gibi üzücü ifadeler beni, oğlumu, ailemi ve sevenlerimi çok üzüyor. Ben bu topraklarda doğdum. Hiçbir yere kaçmayacağım ve bu topraklarda öleceğim. Tutuklulukta geçen süre, yargılama boyunca sergilediğim tutum, mevcut sağlık koşullarım ve tutuklamanın istisnai niteliği birlikte gözetilerek, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde uygun adli kontrol tedbirleri uygulanmak suretiyle serbest bırakılmama karar verilmesini saygıyla talep ediyorum" dedi. 50 sanıklı davada iki tutuklu kaldı Söz alan tutuklu sanık Gökhan Böcek de üzerindeki suçlamaları kabul etmeyerek serbest bırakılmasını istedi. Mahkeme heyeti, savunmaların tamamlanmasının ardından baba ve oğlun tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi. 5 Temmuz 2025'te başlatılan operasyon kapsamında hazırlanan 702 sayfalık ana iddianameye, mağdur iş insanları ve eski belediye bürokratlarına ilişkin ek iddianamenin de girmesiyle sanık sayısı 50'ye yükselmişti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Derya Apartmanı davasında bilirkişi raporları çelişti: Duruşma 2027’ye ertelendi Haber

Derya Apartmanı davasında bilirkişi raporları çelişti: Duruşma 2027’ye ertelendi

Hatay’ın Antakya ilçesine bağlı Küçükdalyan Mahallesi’nde 6 Şubat depremlerinde yıkılan Derya Apartmanı'na ilişkin adli süreç devam ediyor. 16 kişinin hayatını kaybettiği bina ile ilgili davanın 10’uncu duruşması Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Müteahhit, şantiye şefi, statik proje müellifi ve yapı denetim yetkililerinin "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına sebebiyet verme" suçlamasıyla yargılandığı davada, heyet değişikliği sebebiyle önceki duruşma tutanakları okundu. "Asli kusur" ile "tali kusur" raporları çelişti Duruşmada öne çıkan temel konu, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde hazırlanan bilirkişi raporları arasındaki farklar oldu. Müşteki avukatlarından Cansu Bilgin, soruşturma aşamasındaki raporda sanıklara "asli kusur" yüklendiğini, ancak yargılama aşamasında dosyaya giren yeni raporda kusur durumunun "tali kusura" düşürüldüğünü belirterek duruma itiraz etti. Gerek müşteki gerekse sanık avukatlarının yeni rapor düzenlenmesi yönündeki taleplerini değerlendiren mahkeme heyeti, raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmesi amacıyla dosyanın resen seçilecek üçüncü bir bilirkişi heyetine tevdi edilmesine karar verdi. Sanıkların yurt dışına çıkış yasaklarının devamına hükmeden mahkeme, duruşmayı 14 Ocak 2027 tarihine erteledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İBB Davasında ara karar: Savcılık İmamoğlu ve 57 sanık için tutukluluğun devamını istedi Haber

İBB Davasında ara karar: Savcılık İmamoğlu ve 57 sanık için tutukluluğun devamını istedi

İstanbul Büyükşehir Belediyesi bünyesinde yürütülen ve kamuoyunun yakından takip ettiği geniş kapsamlı yolsuzluk davasında yargılama süreci devam ediyor. Aralarında görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 57’si tutuklu toplam 436 sanığın yargılandığı davanın 91’inci duruşmasında, sanıkların ve müdafilerinin tahliye talepleri alındı. Binlerce sayfalık iddianame ve ağır suçlama listesi İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırıldıktan sonra tutuklanan Ekrem İmamoğlu hakkında hazırlanan 11 Kasım 2025 tarihli 3 bin 809 sayfalık dev iddianamede, İmamoğlu “örgüt lideri” sıfatıyla yer almıştı. İddianamede; suç işlemek amacıyla örgüt kurma, rüşvet, suç gelirlerinin aklanması, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık, kişisel verilerin kaydedilmesi ve ele geçirilmesi, suç delillerini gizleme, rüşvet alma, irtikap, ihaleye fesat karıştırma, çevrenin kasten kirletilmesi ile Vergi Usul, Orman ve Maden kanunlarına muhalefet gibi çok sayıda suçlama yöneltiliyor. Bu kapsamda İmamoğlu’nun 142 ayrı eylem nedeniyle toplamda 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması isteniyor. "Neden tutuklu olduğumun cevabını bulamadım" Duruşmada söz alarak savunma yapan tutuklu sanıklardan Ağaç A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Aytekin Karaarslan, hakkındaki suçlamalara tepki gösterdi. Mayısta gözaltına alındığını ve 5 aydır cezaevinde bulunduğunu belirten Karaarslan, yaşadığı hukuki belirsizliği şu sözlerle dile getirdi: "Tam 150 gündür neden tutuklu olduğumu her gece kendime soruyorum ama cevabını bulamadım." Mali işler genel müdür yardımcısı olarak temel sorumluluğunun şirketin mali disiplinini sağlamak olduğunu savunan Karaarslan, kendisine yöneltilen "ihaleye fesat karıştırma" suçlamasına ilişkin dosyada somut hiçbir delil bulunmadığını ifade etti. Tahmin ve varsayımlarla hareket edildiğini öne süren Karaarslan, HTS ve MASAK raporlarında yer alan tek hususun Şubat 2023'teki Maraş depremlerinin ardından aile birikimleri olan 202 gram altının dijital ortama yatırılması olduğunu belirtti. Savcıdan tutukluluk hali talebi Sanıkların savunmalarının ardından duruşma savcısı mütalaasını mahkemeye sundu. Savcı, dosya kapsamındaki mevcut delil durumu ve suçların niteliğini gerekçe göstererek, aralarında Ekrem İmamoğlu'nun da bulunduğu tüm tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini talep etti. Mahkeme heyeti, savcılığın mütalaasının ardından ara kararını açıklamak üzere duruşmaya ara verdi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Veyis Ateş ilk kez hakim karşısında: "Mehmet Akif Ersoy cezaevinde benden özür diledi" Haber

Veyis Ateş ilk kez hakim karşısında: "Mehmet Akif Ersoy cezaevinde benden özür diledi"

"Uyuşturucu kullanmadım, iddialar çelişkili" İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında tutuklanan ve hakkında 25 yıldan 40 yıla kadar hapis cezası talep edilen Habertürk eski Genel Yayın Yönetmeni Veyis Ateş, ilk duruşmada hakim karşısına çıkarak savunma yaptı. Soruşturma sürecinde Adli Tıp Kurumu'na sevk edildiğini ve yapılan incelemelerde uyuşturucu kullanmadığının tesbit edildiğini belirten Ateş, ilk aşamada serbest bırakıldıktan 11 gün sonra evinde gözaltına alınarak tutuklandığını hatırlattı. Tutuklanma gerekçesinin "uyuşturucu madde kullanımı için yer temin etmek" olduğunu belirten Ateş, hakkındaki suçlamaları şu sözlerle yalanladı: "9 aydır bu çelişkiyi anlamaya çalışıyorum. Bana Mehmet Akif'in evine gidip gitmediğim soruldu. Bahsedilen ev benim değil. Benim olmayan bir evde, kullanmadığım bir maddeyi başkasına neden temin edeyim? Neden bayram şekeri gibi ikram edeyim? Yıllarca uyuşturucu madde kullanımından kaynaklanan haberleri yayınlamış ve bunun suç olduğunu bilen birisi olarak böyle bir eylemi işlemem mümkün değildir." "Mehmet Akif cezaevinde helallik istedi" Savunmasında aleyhinde ifade veren tanıklara geniş yer veren Ateş, tutuklanmasından önce kendisinden bahsetmeyen Mehmet Akif Ersoy'un, etkin pişmanlık hükümleri kapsamında verdiği ek ifadede kendisini hedef aldığını öne sürdü. Ersoy ile Silivri Cezaevi'ndeki avukat görüş alanında karşılaştıklarını iddia eden Ateş, aralarında geçtiğini öne sürdüğü diyaloğu şu şekilde aktardı: "Silivri'de avukat görüşü esnasında karşılaştığımızda bana, 'Abi çok özür dilerim, bu şekilde ifade vermek zorundaydım. Hakkını helal et, bu şekilde ifade vermeseydim beni de Habertürk el değiştirme davasına katacaklardı, orada başıma neler gelecekti bilmiyorum' dedi. Buna avukatım da tanıktır. Mehmet Akif hakkımdaki bu ifadeleri başka bir nedenle söylemek zorunda olduğunu açıkça beyan etmiştir. Aleyhime tanıklık eden kişilerin pek çoğunun Mehmet Akif'in etkisi altında kaldığını düşünüyorum." Dosyada adı geçen diğer tanıkların beyanlarında da çelişkiler bulunduğunu savunan Ateş; Dilara Yıldız'ın ifadesindeki tarih tutarsızlıklarına, Serap Şeylan'ın Çengelköy'deki hiç var olmayan bir evi adres göstermesine ve Ebru Güran'ın çelişkili arama kayıtlarına dikkat çekti. Adli tıp raporu: Testler negatif çıktı Duruşmada, soruşturma aşamasında Veyis Ateş'ten alınan kan ve idrar örneklerinin Adli Tıp Kurumu'nda incelendiği hatırlatıldı. Yapılan analizler sonucunda Ateş'in kan ve idrarında herhangi bir uyuşturucu, uyarıcı veya yasaklı ilaç etken maddesine rastlanmadığı, saçı kısa olduğu için ise kıl analizi yapılamadığı belirtildi. Mahkeme heyeti, dosyadaki eksik hususların tamamlanması ve tanık beyanlarının değerlendirilmesi amacıyla duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İmamoğlu’ndan Mahkeme Başkanına: “Feragat kelimesini kabul etmiyorum” Haber

İmamoğlu’ndan Mahkeme Başkanına: “Feragat kelimesini kabul etmiyorum”

İBB Davası’nda 66’ncı oturum Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında olduğu 53’ü tutuklu 414 sanıklı İBB Davası’nın 66’ncı celsesi, İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’ne inşa edilen yeni duruşma salonunda sürdürülüyor. Duruşmada savunma yapan tutuksuz iş insanı Seyfi Beyaz, daha önce detaylı ifadeler verdiğini belirterek hakkındaki yurtdışı yasağının kaldırılmasını talep etti ve ekleyecek bir hususu olmadığını kaydetti. Beyaz'ın ardından tutuklu bulunan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, sanığa soru sormak üzere söz aldı. Seyfi Beyaz’ın farklı tarihlerde 6 ayrı ifade verdiğini hatırlatan Çalık, ifadelerdeki tarih ve iskan çelişkilerine dikkat çekerek şunları söyledi: "2022’de para verip iskan aldığınızı söylemişsiniz fakat iskanı 3 yıl önce almışsınız. Muhasebecisi üzerinden Adem Soytekin’e teslim edildiğini ve parayı teslim edildikten 2 gün sonra da iskanınızın alındığını ifade etmişsiniz. İddianamede de iskanın alındığı tarihin 12 Kasım 2019 tarihinde iskanımızın onaylandığını söylemişsiniz. Bu ifadenizden 2 gün sonra da tahliye olmuşsunuz Bir tanesinde diyorsunuz ki ‘kabul etmedim’, öbüründe diyorsunuz ‘kabul ettik’. Şimdi 40 yıllık inşaatçıdan bunları duymak insanı üzüyor. 40 yıldır inşaat yapıyorsunuz. İskan ve ruhsatın ne manaya geldiğini ben size burada anlatmayayım. 18 aydır bugünü bekliyorum çünkü ben Beylikdüzü ile ilgili ifademi verdim... Ben şimdi arkadaşlara nezaketimi bozmadan sorularımı sormak istiyorum çünkü onların beyanlarıyla içeride tutulduğumu düşünüyorum artık." Seyfi Beyaz ise bu çelişkilere karşılık, "10 senelik bir mevzu. Şu an teyit edemem" yanıtını verdi. İmamoğlu: "Savunma hakkımı kullanmadım demedim" İkinci duruşmanın ikinci oturumunda ilk kez söz alan Ekrem İmamoğlu ise mahkeme başkanının önceki celsedeki ifadelerine sert tepki gösterdi. İmamoğlu, duruşmadaki çıkışını şu sözlerle dile getirdi: "Mahkeme heyeti adına mahkeme başkanının dün benim için ‘Susma hakkından feragat etmiş kabul ediyorum’ diye bir cümlesi oldu. Bunu şiddetle reddediyorum çünkü ben susma hakkımı kullanmadım. ‘Susma hakkını kullandı’ kavramı tamamen uydurma bir kavramdır. Ben de ona karşılık feragat etmediğimi belirttim. Savunma hakkımı kullanmadım. Feragat diye bir kelimeyi de kabul etmiyorum." Seyfi Beyaz: "Pazarlık yapmadınız, şikayet etmediniz" İmamoğlu'nun tepkisinin ardından Seyfi Beyaz'a yönelttiği sorular ve aldığı yanıtlar ise şu şekilde gerçekleşti: İmamoğlu, iş insanı Beyaz'a yönelttiği sorulardan ilkinde kendisiyle hiç ticari bir pazarlık yapıp yapmadığını sordu. Beyaz bu soruya "Yapmadınız" yanıtını verdi. İmamoğlu'nun, yaşadığı sorunlarla ilgili olarak kendisini herhangi bir merciye şikayet edip etmediğini sorması üzerine ise Seyfi Beyaz "Hayır" karşılığını verdi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Öğretmen Fatma Nur Çelik cinayetinde karar açıklandı Haber

Öğretmen Fatma Nur Çelik cinayetinde karar açıklandı

Anadolu 2. Çocuk Ağır Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasında, 17 yaşında olduğu dönemde saldırıyı gerçekleştiren sanık Furkan Samet Bakalım’ın cezası belli oldu. Mahkeme indirim uygulamadı Duruşmada esas hakkındaki mütalaasını sunan cumhuriyet savcısı, sanığın okul içerisinde öğretmen ve öğrencilere yönelik gerçekleştirdiği saldırıların sabit olduğunu belirterek cezalandırılmasını talep etti. Kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanık Furkan Samet Bakalım’ı öğretmen Fatma Nur Çelik’e yönelik eylemi nedeniyle "kadına karşı canavarca hisle kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Sanığın olay tarihinde 17 yaşında olması sebebiyle bu ceza 24 yıl hapis cezasına dönüştürülürken, heyet tarafından sanık hakkında herhangi bir indirim uygulanmadı. Toplam ceza 37 yıl 6 ay Sanık Furkan Samet Bakalım, öğretmen Çelik’i öldürme suçunun yanı sıra, okulda yaraladığı diğer mağdurlara yönelik işlediği çeşitli suçlardan dolayı da toplamda 13 yıl 6 ay hapis cezası aldı. Böylece sanığın toplam cezası 37 yıl 6 ay olarak belirlendi. Ayrıca mahkeme, sanığın M.A. isimli kişiye yönelik "nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan ise yeterli delil bulunamadığı gerekçesiyle beraatine karar verdi. Tutukluluk hali devam ediyor Sanığın tutukluluk halinin devamına hükmeden mahkeme heyeti, olayda kullanılan suç aleti bıçağın müsaderesine ve dosyadaki bazı dijital materyallerin delil olarak saklanmasına karar vererek davayı noktaladı. Duruşmayı, İl Milli Eğitim Müdürü Doç. Dr. Murat Mücahit Yentür ile çok sayıda öğretmen de izleyici olarak takip etti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.