SON DAKİKA

#Manipülasyon

HABER DEĞER - Manipülasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Manipülasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

MHP Genel Başkan Yardımcısı Karakaya’dan fon krizi açıklaması: "1 yıldır görebiliyordum, gerekli uyarıları yaptık" Haber

MHP Genel Başkan Yardımcısı Karakaya’dan fon krizi açıklaması: "1 yıldır görebiliyordum, gerekli uyarıları yaptık"

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Karakaya, Türkiye Basın Federasyonu tarafından düzenlenen “Anadolu Soruyor” programına katılarak gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Millet Haber Ajansı (MHA) Genel Yayın Yönetmeni Sinan Burhan, Çay TV Genel Yayın Yönetmeni Hasan Yavuz Bakır ve Kon TV Ankara Haber Müdürü Çetin Altan’ın sorularını yanıtlayan Karakaya, fon krizine ve muhalefetteki adaylık tartışmalarına ilişkin iddialı açıklamalarda bulundu. "Muhalefetin adayı Özgür Özel" iddiası Programda muhalefet partisindeki gelişmeleri değerlendiren MHP'li Karakaya, Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’ın adaylıklarının gündemden düştüğünü öne sürdü. Muhalefetin cumhurbaşkanı adayının Özgür Özel olduğunu savunan Karakaya, Özel’in son dönemde yürüttüğü siyasi çalışmaların kamuoyunun dikkatini çekmeye başladığını ifade etti. "Manipülasyon ve ihmal var" Kamuoyunda tartışılan fon kriziyle ilgili soruları da yanıtlayan Karakaya, yaşanan tabloda ihmal ve manipülasyon faktörlerinin bulunduğunu öne sürdü: "Burada bir manipülasyon var, ihmal var. Bugün tasfiye kararı alınan fonlarla ilgili risk ve tehlikeler öyle yeni, birden ortaya çıkan bir konu değil. Ben en azından bir yıldır bu süreci görebiliyordum. Bunlar hep konuşuldu. Hiçbir alanda olmadığı kadar eğer üç beş tane belli fonlarda bir getiri oluyorsa bu elbette dikkat çekiyor. Bu, ekonomik hayatın akışına aykırı bir durumdu. Herkesin dikkatini çekiyordu." "Sorumlular ortaya konacak" Neden daha önce kamuoyuna açık bir açıklama yapılmadığına ilişkin soruya da yanıt veren Karakaya, piyasaların hassasiyetine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: "Şu kadarını söyleyeyim; biz gerekli uyarıları ve tavsiyeleri yaptık. Hiç kimsenin şüphesi olmasın. Açıklama şöyle bir sıkıntıdır; bu tür piyasalara yetkisiz ve etkisiz biçimde, müdahale anlamına gelebilecek açıklama başka sıkıntılara neden olur. Gecikme olduğunu söylüyoruz ama onun müsebbipleri de bir şekilde ortaya konacak." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Özel'e: "Hayırdır beyler kiminle savaştasınız?" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Özel'e: "Hayırdır beyler kiminle savaştasınız?"

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda gündemdeki iç ve dış gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Erdoğan, YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in kamuoyuna yansıyan açıklamalarına sert tepki gösterdi. "Muhalefette plan program yok" Cumhurbaşkanı açıklamasında muhalefete değinerek, "Teessüfle belirtmek isterim ki muhalefetin bazı aktörlerinin ne böyle bir hassasiyeti ne de böyle bir gündemi var. Dünyayı ve bölgemizi hiç takip etmedikleri gibi Türkiye'ye yönelik örtülü operasyonlardan, toplumsal mühendislik projelerinden de habersizler. Kendi dar kadro çıkarları dışında her şeye gözlerini ve kulaklarını kapatmış durumdalar. Plan deseniz yok, program deseniz yok, ülkenin sorunlarına çözüm önerisi deseniz yok. Siyasette nezaketi koruyalım deseniz maalesef o da yok. Kusura bakmasınlar ama bu tavır doğru bir tavır değildir. Sorumlu bir tavır değildir. Türk demokrasisi için tehlikeli olduğu kadar marazi de bir tavırdır. “Benim menfaatim olacaksa isterse bu ülke batsın, bitsin, kaosa girsin.” tavrı son derece bencilce bir tavırdır. Türkiye üzerine operasyon hayalleri kuran çevrelere cesaret veren bir tavırdır. Üç kuruşluk siyasi ikbalini vatandaşı olduğu ülkenin, mensubu olduğu milletin felaketine bağlamak, egoist bir zihin dünyasının başvurusudur. Yirmi dört yıl boyunca ülkenin ayağına ne zaman taş değse umutlandılar. Yirmi dört yıl boyunca Türkiye'nin sıkıntılarından rant devşirmeye çalıştılar. Yirmi dört yıl boyu tüm umutlarını ülkenin ekonomik, siyasi ve sosyal olarak zayıflamasına, böylece iktidarın kan kaybetmesine bağladılar. Dikkat edin, bugün de aynı ham hayali kuruyorlar." dedi. "Hayırdır beyler, kiminle savaştasınız?" Siyasette artan kutuplaşmaya dikkat çekerek muhalefetin söylemlerini eleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: "Şimdi değerli kardeşlerim, geçenlerde bir tanesi çıkmış, şuursuzca 'Savaştayız' diyor. Hırsı aklını esir almış bu zata sormak lazım: Hayırdır beyler, kiminle savaştasınız? Hangi düşmana karşı savaş ilan ettiniz? Seferberlik çıktı da bizim mi haberimiz yok? Türkiye işgal edildi de biz mi duymadık? Türkiye işgal edilmediğine, seferberlik çıkmadığına göre nereden aklınıza esti bu savaş öyle mi? Bakınız, yirmi dört yıl boyunca bu ülkenin başına çok ciddi sıkıntılar geldi. Ülkemize aba altından sopa gösterenler oldu. Boylarına poslarına bakmadan Türkiye'yi alçakça tehdit edenler oldu." Gezi olaylarını hatırlattı Gezi olaylarına da değinen Erdoğan, "Türkiye'yi içeriden çökertmek için Gezi olayları gibi nice dümen çevirdi. Muhalefeti destekleyip 'İktidarı devireceğiz' diyeninden dergi kapakları üzerinden mesaj verenine kadar nice saldırıyla karşılaştık. Bunların hiçbirinde sesiniz çıkmadı. Türkiye'yi tehdit edenlere, Türkiye'yi karıştırmak isteyenlere karşı bir kez olsun bu dili kullandığınızı görmedik. Hatta gittiniz, onlardan yardım dilendiniz, el açtınız, etek öptünüz. Şimdi çıkmış, utanmadan “Savaştayız.” diyorsunuz. Allah aşkına, siz ne dediğinizin, lafınızın nereye gittiğinin farkında mısınız? Bu milleti düşmanlaştırmaktan ne zaman vazgeçeceksiniz? Sorumlu, sağduyulu siyaset yapmayı ne zaman öğreneceksiniz? Onlara diyorum ki bu milletin kardeşliğinden artık ellerinizi çekin. Bölerek, ayrıştırarak, ötekileştirerek varacağınız hiçbir yer olmadığını artık kabul edin. Açık söylüyorum, böyle sorumsuz bir söylem olmaz. Sürekli hakaret ederek, sürekli insanları tahrik ederek siyaset yapılmaz. Çünkü siyaset, aklına geleni söyleme değil, sözünü ölçerek, tartarak ifade etme sanatıdır. “Efendim, ben ona buna bakmam, istediğimi söylerim.” derseniz o zaman istemediğinizi işitirsiniz. Dahası, sadece kendinize, sadece siyaset kurumuna değil, bu ülkeye ve millete de kötülük etmiş olursunuz. Burada şunu da dikkatinize getirmek isterim. Bunların siyasetsizliği siyaset haline getirmeleri sadece söylemlerle sınırlı değildir. Aynı ciddiyetsiz tavrı fon tartışmalarında da görüyoruz. Dedikodular üzerinden insanların izzetiyle, itibarıyla oynuyorlar. Bakın, milletin malına el uzatmak ne kadar büyük bir suçsa aynı şekilde namuslu, şerefli, onurlu insanlara mesnetsiz şekilde yolsuzluk ithamında bulunmak da o kadar büyük bir suç, o kadar büyük bir şenaattir. Bundan daha fenası ise foyan ortaya çıktığı hâlde işi pişkinliğe vurmaktır. Hem elinde bilgi, belge olmadan kabine üyelerimizi itham edeceksiniz, önüne gelene iftira atacaksınız, devletin kurumlarını töhmet altında bırakacaksınız. İnsanlar, millete hizmete ayırması gereken vakti senin iftiralarını, senin bühtanlarını belgeleriyle yalanlamaya ayıracak. Sonra da çıkacaksın, yüzün kızarmadan, hiçbir mahcubiyet duymadan işi pişkinliğe vurup kulağının üstüne yatacaksın." dedi. "İftira siyasetine teslim olmayız" Muhalefet kanadından gelen yolsuzluk ve fon iddialarına ilişkin de konuşan Erdoğan, ellerinde belge olmaksızın yapılan ithamların kabul edilemez olduğunu belirtti: "Biz buna eyvallah demeyiz. İftira siyasetine, çamur at izi kalsın siyasetine teslim olmayız. Kimse kusura bakmasın, iftira atmanın, insanların izzetiyle oynamanın, insanları töhmet altında bırakmanın faturası pişkinlik olamaz. Biz hukuk zemininde, demokrasi zemininde bunun mücadelesini sonuna kadar veririz, vereceğiz. Bizim siyasetimizin pusulası bellidir. 86 milyonun birliğinin, dirliğinin ve huzurunun her şart altında korunmasıdır. Türkiye'nin toplumsal barış ve istikrarının muhafazasıdır. Millî iradenin bilakaydı şart egemen kılınmasıdır. Demokrasimizin tehditler karşısında savunulmasıdır. İçinden geçtiğimiz bu kritik dönemde iç cephemizin güçlendirilmesidir. Siyaset kurumunun itibarının korunması, milletin sorunlarına tek çözüm adresi olmaya devam etmesidir. Biz bunun için çalışıyor, bunun için mücadele ediyoruz. İnşallah bu prensipler temelinde siyaset yapmaya devam edeceğiz." İstanbul'daki sel afeti ve can kayıpları Geçtiğimiz hafta İstanbul ve çevre illerde meydana gelen olumsuz hava şartları ve sel felaketine dair bilançoyu açıklayan Erdoğan, idari süreçlere ilişkin mesaj verdi: "19 Ekim itibarıyla 212 Acil Çağrı Merkezi ve AFAD'a yapılan 21.600 ihbar doğrultusunda toplam 3.270 vatandaşımızın güvenli bölgelere tahliyesi sağlandı. İstanbul'da 7, Kocaeli'nde ise bir vatandaşımız maalesef hayatını kaybetti. Bilinsin ki ihmal veya kusur varsa sorumlular ortaya çıkarılacak ve gereken hiç tereddütsüz yapılacaktır." Afetten etkilenen hanelere yönelik Aile Bakanlığı, AFAD ve Ticaret Bakanlığı aracılığıyla İstanbul Valiliği emrine kaynak aktarıldığını belirten Erdoğan, dağıtımların sürdüğünü kaydetti. Fon soruşturması ve üç aşamalı eylem planı Sermaye piyasalarındaki fon tartışmalarına ve yürütülen soruşturmalara değinen Erdoğan, sürecin üç ayrı kategoride yönetildiğini ifade etti: "Aziz kardeşlerim, kıymetli yol ve dava arkadaşlarım, milletimizin gündemini son bir aydır meşgul eden fon meselesiyle ilgili tutumumuzu milletimizle farklı vesilelerle paylaştık. Konuyu üç farklı kategoride hassasiyetle yönetiyoruz. İlk aşamada, tasfiyesine karar verilen fonlardaki birikimlerin yatırımcılara ödenmesi yer alıyor. Fon Koordinasyon Kurulumuz ve ekonomi kurmaylarımız düzenli olarak bir araya geliyor, alınan kararları şeffaf bir şekilde kamuoyuna açıklıyor. Meclisimizin gündemindeki yasa teklifinin yürürlüğe girmesini müteakip inşallah ödeme işlemleri biraz daha hızlanacak. İkinci aşamada, hukuk ve ahlak dışı yöntemlerle manipülasyon yaparak, kimi zaman bir organizasyon dahilinde haksız ve fahiş kazanç elde edenlerden yargı önünde hesap sorulması yer alıyor. Başsavcılıklarımız, deliller ve itiraflar ışığında bu konuda gerekeni yapıyor. Üçüncü aşamada ise bir daha benzer bir sorunla karşılaşmamak için alınması gereken tedbirler yer alıyor. Gerek Devlet Denetleme Kurulumuzun hazırlayacağı kapsamlı rapor gerekse talimatımız doğrultusunda yürütülen diğer çalışmalar neticesinde kurumsal, bireysel veya mevzuat boyutu itibarıyla burada da her türlü adım atılacaktır." "Bu meseleyi çok ciddiye alıyoruz" Fon meselesini ciddiye aldıklarını belriten Erdoğan, "Şunu bir kere daha açık açık ifade etmek isterim. Biz sadece tasfiyesine karar verilen fonlardaki 455 bini aşkın yatırımcıyı değil, aileleriyle birlikte çok sayıda insanımızı etkileyen bu meseleyi çok ciddiye alıyoruz, ciddiyetle ele alıyoruz. Meselenin üzerine de tavizsiz bir şekilde gidiyoruz. Muhalefetin ne dediği değil, ne yaptığı, meseleyi istismar için kullanması bizim umurumuzda değildir. Muhalefetin belediyelerde yaşanan skandallara sahip çıkmış olması, her türlü rezilliğin, her türlü ahlaksızlığın arkasında durmuş olması, hatta il il gezip yolsuzlukları aklama turları düzenlemiş olması da bizi ilgilendirmez. Daha önce de söyledim, biz onlara benzemeyiz. Biz millete yanlış yapana, milletin malına el uzatana sahip çıkmayız. Kardeşlerim, bizim referansımız muhalefet değildir. Bizim örneğimiz onlar asla değildir. Biz kendimizden, kendi yapıp ettiklerimizden sorumluyuz. Diğer her şeyden bağımsız olarak biz konunun kendi tabanımız, özellikle yıllardır bize destek veren camiamız tarafından yakından takip edildiğini gayet iyi biliyoruz. İnancımızın bir gereği olarak emri bilmaruf, nehyianilmünker çizgisini hatırlatan her türlü teklif ve tenkidi elbette önemsiyoruz. AK Parti, sadece kadrolarıyla değil, aynı zamanda hakikati söyleyen çelik çekirdeğiyle de nevi şahsına münhasır bir harekettir. Ne mutlu bize ki soran, sorgulayan, eleştiren bir tabanımız var. Ne mutlu bize ki yanlışa yanlış, doğruya doğru diyen bir seçmenimiz var. Bizi bugünlere getiren, bizi son 25 yılda başarıdan başarıya koşturan, işte böyle bir kadroya, işte böyle bir tabana sahip olmamızdır." ifadelerini kullandı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül rüşvet iddialarını yanıtladı: "Böyle konuşan birisini kendi elimle savcılığa teslim ederim" Haber

Eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül rüşvet iddialarını yanıtladı: "Böyle konuşan birisini kendi elimle savcılığa teslim ederim"

Eski Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül, Sözcü Gazetesi yazarı Saygı Öztürk'e yaptığı açıklamalarda, bir iş insanından 30 milyon TL rüşvet aldığı ve "Bu parayı da helal edin" dediği yönündeki iddiaları yalanladı. "Böyle konuşan birisini kendi elimle savcılığa teslim ederim" Hakkında dile getirilen iddiaları okuduğunu ve son derece üzüldüğünü ifade eden İbrahim Ömer Gönül, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı: "Evet, bu açıklamayı okudum ve çok üzüldüm. Ben, hiç öyle bir görüşmeyi hatırlamıyorum. Böyle bir şey mümkün mü? Ben 'Bunu da helal et' demişim. Çocuğun bile inanmayacağı şey. Bunu bir milletvekilinin söylediği belirtiliyor. Konuyu şöyle özetleyeyim: Beni arayan milletvekilleri olur, her iş için olur. O bahsi geçen iki milletvekilinin aradığını inanın hatırlamıyorum bile. Ama aramış da olabilirler. Beni bir sürü milletvekili seçmeni için arar, kendi ilindeki faaliyetler için arar. Ama benim kalkıp 'Bu parayı da helal edin' diye söylemem söz konusu değil. Bundan emin olun. Böyle konuşan birisini ben kendi elimle götürür savcılığa teslim ederim." Fon skandalına ilişkin soruya cevap Gündemdeki fon soruşturmalarına ilişkin süreçlerin neden önlenemediği ve gecikmelerin sebebine dair soruları da yanıtlayan eski SPK Başkanı Gönül, hukuki süreçlerin zaman aldığını belirterek değerlendirmelerini şöyle sürdürdü: "Başlangıçta SPK resmi bir açıklama yaptı. Biz tarihi cezalar kestik, manipülatörlerden de bir sürüsünü tutuklattık. Bütün dünya örneklerinde olduğu gibi bizde de bir dosyanın hazırlanma süresinin çok uzun olması. Çünkü bu hukuk çerçevesinde yürüyen bir iş. Yani burada manipülasyon diyebilmeniz için hukuki kanıtları ortaya koymak lazım. O biraz uzun sürüyor. ‘Niçin geç kalındı?’ meselesinin aslında tabanında yatan da bu. Fonlarla ilgili çok önlem aldık. Aslında bunları uzun uzun anlatmak isterim ama şimdi memur kimliğimizi taşıyoruz. Kestiğimiz cezalar, tutuklattığımız insanlara baktığınızda görevimizi yapmıyor değil de yani görevimizi elimizden geldiğince iyi bir şekilde yaptığımızı gösteriyor. Dediğim gibi işin doğal süreci böyle oldu. Yani bunlara aslında bir detaylı baktığınızda göreceksiniz. Geçen sene ne kadar manipülasyon cezası verilmiş? Rekor açıdan hangi dosya ne kadar sürede sonuçlanmış? Baktığınızda bunların bir süreç içerisinde olduğunu göreceksiniz." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Cevdet Yılmaz'dan fon soruşturmaları açıklaması: "Olağan tasfiyeler hızla yapılmaktadır" Haber

Cevdet Yılmaz'dan fon soruşturmaları açıklaması: "Olağan tasfiyeler hızla yapılmaktadır"

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, sermaye piyasalarında ve belirli fonlarda son dönemde yaşanan gelişmelere, idari-adli süreçlere ve ödeme takvimine dair açıklamalarda bulundu. Yılmaz, sermaye piyasalarının kalkınma sürecindeki kritik rolüne dikkat çekerek sorunların aşılmasıyla sistemin daha da güçleneceğini vurguladı. "İdari ve adli tedbirler eşgüdüm içinde alınıyor" Başkanlığını yürüttüğü Fon Koordinasyon Kurulu’nun çalışmalarına ilişkin bilgi veren Yılmaz, piyasalardaki sorunlara karşı kararlı adımlar atıldığını belirtti. Cevdet Yılmaz şu ifadeleri kullandı: "Başkanlığını yaptığım Fon Koordinasyon Kurulu yoğun bir şekilde çalışmaktadır. Fon piyasalarının belirli bir bölümünde yaşanan sorunlarla ilgili olarak idari ve adli tedbirler kararlılıkla ve eşgüdüm içinde hayata geçirilmektedir. Olağan tasfiyeler hızla yapılmaktadır, olağanüstü tasfiye için kanuni düzenlemeler Meclisimizin gündemindedir. Haksız ve fahiş kazançların sisteme dönmesi ve yatırımcılara ödenmesi için yoğun ve çok yönlü çaba sarf edilmektedir." "Tüm sermaye piyasalarını töhmet altında bırakmak yanlış" Sermaye piyasalarının genel durumuna ilişkin spekülatif algılara karşı uyarıda bulunan Yılmaz, manipülatörlere karşı alınan önlemlerin çarpıtılmaması gerektiğini vurguladı: "Diğer yandan, istismarcılara ve manipülatörlere karşı alınan tedbirleri ve yapılan düzenlemeleri çarpıtarak, tüm sermaye piyasalarını ve sağlıklı işleyen fonları töhmet altında bırakmak yanlıştır. 10 ay kadar önce, özet olarak, istismar edilen bazı fonlara ilişkin o dönem yapılan belirli düzenlemelerin tüm piyasaya yönelikmiş gibi algı oluşturulmasını yanlış bulduğumu söylemiştim. Sağlıklı ekonomik iletişimin altını çizmiştim." "Sorun sadece bazı fonlarda" Piyasanın büyük bir kısmının kurallara uygun işlediğini kaydeden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bugün de aynı anlayışla, sorunlu fonlara ilişkin alınan tedbirlerin, kurallara uygun çalışan ve piyasanın yüzde doksanından fazlasını teşkil eden fonlara yönelikmiş gibi oluşturulan algıların sisteme ve yatırımcılara zarar verdiğini ifade ediyorum. Hastalıklı yapıları tasfiye ederken bünyeye zarar vermeyen bir yaklaşımla hareket ediyoruz. Nerede somut bir sorun varsa, yetkili otoritelerce söz konusu sorunun veya sorunlu fonların üstüne gidilmesi esastır." "Kim aykırı işlem yaptıysa sonuçlarına katlanmalıdır" Yatırım yapmanın bir suç olmadığını, aksine desteklendiğini ifade eden Yılmaz, kanunsuz işlemlerle piyasayı bozanların cezasız kalmayacağını belirtti: "Defalarca vurguladığımız üzere; fonlara, hisse senetlerine veya farklı sermaye piyasası araçlarına yatırım yapmak suç değildir, aksine tüm plan ve programlarımızda desteklenen bir politikadır. Bu alanlarda hukuka aykırı işlemler ile piyasayı bozmak, dolandırıcılık ve manipülasyon yapmak ise suçtur. Bu ayrımı net bir şekilde yapmamak, yatırımcılara da ekonomimize de zarar verecektir. Kim hukuka aykırı işlem yaptıysa veya yaparsa hiç şüphesiz sonuçlarına katlanmalıdır. Kurallara uygun çalışanlara, sistemin geneline ve yatırımcıların haklarına sahip çıkmak ise başta bağımsız düzenleyici ve denetleyici otoriteler olmak üzere, hepimizin ortak sorumluluğudur." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan fon soruşturması açıklaması: "Süreci Kontrol Altına Aldık, 3 Temel Önceliğimiz Var" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan fon soruşturması açıklaması: "Süreci Kontrol Altına Aldık, 3 Temel Önceliğimiz Var"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen TİM 13. İnovasyon Haftası Programı’nda kamuoyunun gündeminde yer alan fon soruşturmasına ve küresel teknolojik gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu. Konuşmasında küresel ölçekte insanı merkeze almayan teknolojik gidişata ve "tekno oligarklar" ile "tekno faşizm" tehditlerine dikkat çeken Erdoğan, Türkiye’nin Milli Teknoloji Hamlesi kapsamındaki hedeflerini yineledi. 2002 yılında 1,2 milyar dolar olan AR-GE harcamalarının 20 milyar dolara yükseltildiğini ve teknopark sayısının 115'e çıkarıldığını aktaran Erdoğan, 2030 yılına kadar 100 bin teknolojik girişim ve 100 milyar dolarlık değerleme hedeflendiğini kaydetti. "Tekno oligarklar tüm dünyayı hedef alıyor" Erdoğan açıklamasında, "Geçen hafta dikkat çektiğim tekno oligarklar sadece belli ülkeleri değil, tüm dünyayı hedef almaktadır. Nisan ayında savunma, istihbarat ve güvenlik alanlarında faaliyet gösteren bir veri analiz şirketinin yayınladığı 22 maddelik bildiri, insanlık olarak bizi bekleyen tehlikeyi gözler önüne sermiştir. 100 milyarlarca dolarlık devasa bütçelere hükmeden, dünyayı istedikleri şekilde oynayabilecekleri bir yapboz tahtası olarak gören bu zihniyetin insana, hayata ve topluma bakış açısını böylece anlamış olduk. Kimi yerinin teknokrasi, kimilerinin tekno faşizm adını verdiği bu yeni tehdidin boyutlarını henüz tam olarak ölçemiyoruz. Keza insan unsurunun neredeyse sıfırlandığı karanlık fabrikalar gerçeğinin istihdam hayatımızda yol açacağı sorunları da kestiremiyoruz." dedi. Teknofest açıklaması Erdoğan Teknofest'in gelişimi hakkında da yaprığı açıklamada, "Her yıl düzenlediğimiz teknofestlerde binlerce yenilikçi fikir somut projeye dönüşüyor. 2019 yılına kadar unicorn'u olmayan bir ülkeyken bugün 8 unicorn'umuz var. 2030'a dek ülkemizden 100.000 teknolojik girişimin doğmasını, bunların toplam değerlemesini ise 100 milyar dolara ulaşmasını hedefliyoruz. Atatürk Havalimanı terminal binalarını Terminal İstanbul markasıyla dünyanın en büyük teknoloji ve girişimcilik merkezi haline getiriyoruz. İlk aşamasını devreye aldığımız Terminal İstanbul'u tüm fonksiyonlarıyla 2027'de kullanıma açacağız. Nisan ayında Türkiye'yi küresel yatırımlar ve teknoloji girişimleri için merkez ülke haline getirecek adımları kamuoyuyla paylaştım. Destek enstrümanlarımızı güncelliyor, müteşebbislerimizin ihtiyaçlarına çözüm üreten yeni programları hizmete veriyoruz." ifadelerini kullandı. "17 eylül’den itibaren adımlarımızı attık" Son haftalarda fon piyasasının bir bölümünde ortaya çıkan sorunlara değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sürecin tam yetkili Fon Koordinasyon Kurulu marifetiyle yürütüldüğünü belirterek şu ifadeleri kullandı: "Son haftalarda fon piyasamızın belli bir kısmında nükseden bir sorunla yüzleşiyoruz. 17 Eylül’den itibaren attığımız kararlı adımlarla sorunu kontrol altına aldık. Tam yetkiye sahip Fon Koordinasyon Kurulumuzu süratle oluşturduk, bir cerrah titizliğiyle operasyonu yürütüyoruz. Kararlı, dikkatli ve çok hassas adımlarla meseleyi hakkaniyete en uygun şekilde çözüyoruz." Hükümetin yürüttüğü süreçte 3 temel öncelik Yürütülen soruşturma ve tasfiye süreçlerinde esas alınan adımlara değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilk önceliklerinin tasfiyesine karar verilen fonlardaki birikimlerin hak sahiplerine en kısa sürede ödenmesi olduğunu, belirterek, "Burada 3 tane önceliğimiz var: Birincisi, tasfiyesine karar verilen fonlardaki birikimlerin yatırım sahiplerine mümkün olan en kısa sürede ödenmesi. Geçen hafta olağan tasfiyede ödemeler başladı, sorunsuz devam ediyor. Olağanüstü tasfiyelerde ise Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sunulan kanun teklifimizin yasalaşmasını müteakip ara ödemeler başlayacak.İkinci önceliğimiz manipülasyon yaparak haksız kazanç elde edenlerle hukuk önünde hesaplaşmak. Bununla ilgili yargı süreçleri dikkate alınarak icra ediliyor. Yeni bilgiler ve itiraflar ışığında soruşturmalar derinleştiriliyor. Kimse kusura bakmasın.İkinci önceliğimiz manipülasyon yaparak haksız kazanç elde edenlerle hukuk önünde hesaplaşmak. Bununla ilgili yargı süreçleri dikkate alınarak icra ediliyor. Yeni bilgiler ve itiraflar ışığında soruşturmalar derinleştiriliyor. Kimse kusura bakmasın." açıklamasını yaptı. "Önceliğimiz sürecin sermaya piyasalarına zarar vermemesi" Sürecin üçüncü önceliği de açıklayan Erdoğan, "Üçüncü önceliğimiz bu sürecin sermaye piyasalarımıza zarar vermeden yönetilmesidir. İlk günden beri konuda da çok özenli davrandık. Fırsatçılar ile yatırımcılar arasına net bir çizgi çekerek sorumlu bir tutum içinde olduk. Maalesef aynı itinalı yaklaşımı muhalefette ve tetikçi basın organlarında göremedik. Sırf kendilerine ekmek çıksın diye insanların itibarlarıyla oynadılar. Bize zarar vermek uğruna, Türk ekonomisinin zora girmesi için utanmadan kriz tellallığı yaptılar. Bizi siyaseten köşeye sıkıştırma adına önünü arkasını düşünmeden sermaye piyasalarımıza ateş etmekten çekinmediler. Neticede aileleriyle birlikte milyonlarca insanımızı etkileyen bu hadisede gerçekten çok kötü bir sınav verdiler. Her zaman yaptıkları gibi yine sapla samanı birbirine karıştırarak böyle bir konuda dahi ülkenin hayrına olacak isabetli bir politika üretemediler. Şimdi burada bir hususu önemle ifade etmek istiyorum: Fon piyasasının belli bir bölümünde ortaya çıkan bu sorunu görmezden gelmek nasıl doğru bir yöntem değilse; bu sorunu siper alıp Türk sermaye piyasalarına ateş etmek, yatırımcıyı ürkütmek, korkutmak hatta uzaklaştırmak da doğru bir yaklaşım değildir. Fon meselesi üzerinden topyekün sermaye piyasalarımızın kriminalize edilmesini hoş karşılayamayız. Her şeyden önce böyle bir yaklaşım sadece sermaye piyasalarımızı değil, reel sektörümüzü de sıkıntıya düşürecektir Milli teknoloji hamlemizin en önemli finansal destekleyicilerinden birini girişim sermayesi yatırım fonlarımız oluşturuyor. Hal böyleyken, toplam fon sayısının yalnızca %4,6'sında ortaya çıkan bir sorundan yola çıkarak tüm sermaye piyasası araçlarını terörize etmek, bakın açık konuşuyorum, Türkiye ekonomisinin altını oymak olur. Ülkemizin kalkınma yürüyüşüne sabotaj düzenlemek olur. Buna ister siyasetçi, ister gazeteci hüviyeti olsun, kimsenin hakkı yoktur." dedi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

"Halkımızın teveccühü" demişti: Eski SPK Başkanı için soruşturma izni istendi Haber

"Halkımızın teveccühü" demişti: Eski SPK Başkanı için soruşturma izni istendi

Türkiye'yi sarsan ve köklü finans kurumlarının Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na (TMSF) devredilmesiyle sonuçlanan fon vurgunu soruşturması derinleşiyor. Operasyonlar silsilesi, piyasaları denetlemekle sorumlu üst düzey kamu görevlilerine kadar uzandı. Soruşturma kapsamında geçtiğimiz günlerde şüpheli sıfatıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na giderek ifade veren eski Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül'ün savcılıktaki ifadeleri ve sonrasında yaşanan gelişmeler dikkat çekti. "Bin kat artış nasıl fark edilmedi?" Yürütülen soruşturma dosyasında, görev döneminde bazı hisse senetlerinde yaşanan olağanüstü fiyat hareketleri Gönül'e soruldu. Soruşturma savcılarının yönelttiği "Bir hissedeki bin kat artış nasıl fark edilmedi?" şeklindeki kritik soruya eski SPK başkanının verdiği yanıt dosyaya damga vurdu. Yatırımcıların yoğun bir şekilde belirli bir hisseye yönelmesinin tek başına manipülasyon anlamına gelmeyeceğini savunan Gönül'ün, ifadesinde "Halk teveccüh eder de bir hisseye yığılma olursa onu hemen manipülasyon olarak sınıflandıramayız" dediği öğrenildi. Bu savunmanın ardından başsavcılık harekete geçti. Bakanlıktan soruşturma izni talebi Eski SPK Başkanı'nın ifadeleri ve soruşturma dosyasındaki bulgular doğrultusunda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İbrahim Ömer Gönül hakkında "görevi kötüye kullanma" suçundan yasal soruşturma başlatılabilmesi amacıyla Hazine ve Maliye Bakanlığı'na resmi başvuru yaptı. Başsavcılığın yazısında, Gönül'ün yatırım fonlarının denetlenmesi noktasında kanuni görev ve sorumluluklarını yerine getirmediğine ilişkin açık ve yeterli emarelerin bulunduğu vurgulandı. Üst düzey kamu görevlilerinin yargılanabilmesi için yasal zorunluluk olan bakanlık izninin çıkmasının ardından sürecin seyri netleşecek. Soruşturmada bilanço ağırlaşıyor Piyasaları sarsan ve "imkânsız" tabir edilebilecek kazançlar vadeden Tera Portföy Birinci Serbest Fon, Pusula Portföy Hisse Senedi Fonu ile Atlas Portföy Serbest Fon'un mercek altına alındığı soruşturmada operasyon dalgaları hız kesmeden sürüyor. Borsa İstanbul Pay Piyasası'nda yaklaşık 100 kata varan suni fiyat artışlarına yol açan manipülasyon iddiaları üzerine başlatılan süreçte gelinen son aşama devasa bir operasyon tablosunu gözler önüne serdi. Toplam işlem yapılan şüpheli sayısı 217'ye ulaşırken, 2 Ekim itibarıyla 65 şüpheli tutuklandı, 88 kişi hakkında ise adli kontrol kararı uygulandı. Ayrıca 46 tüzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişi olmak üzere toplam 106 kişi ve kuruluş tedbir kapsamına alındı. Yürütülen operasyonlar neticesinde şüphelilere ait toplam değeri yaklaşık 1 milyar 800 milyon lira olan iki özel jet ile bir yata, 1 milyar 200 milyon lira değerindeki beş villa ile dört lüks araca el konulurken, iki milyar liralık işlem de donduruldu. Öte yandan soruşturma kapsamında Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu kararıyla Tera Yatırım Bankası, Destek Yatırım Bankası, Hedef Yatırım Bankası, Destek Finans Faktoring ve Tera Finans Faktoring'in yönetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devredildi. Adli makamlar, fon piyasasındaki vurgunun arkasındaki tüm ağları deşifre etmek ve mağduriyetlerin giderilmesine yönelik izlenecek yol haritasını netleştirmek için soruşturmayı çok yönlü olarak sürdürüyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bahçeli'den fon vurgunları ve yolsuzluk çıkışı: "En ağır şekilde cezalandırılmasını milli vazife" Haber

Bahçeli'den fon vurgunları ve yolsuzluk çıkışı: "En ağır şekilde cezalandırılmasını milli vazife"

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Türkiye’nin Yakın Tarihimizde Yaşadığı Badireler ile Fon Soruşturması ve Belediyelerdeki Yolsuzluklar" başlığıyla kapsamlı bir yazılı açıklama yaptı. Son dönemde gündemi sarsan fon soruşturması ve belediyelere yönelik tartışmalara net bir çerçeve çizen Bahçeli, hukukun üstünlüğü ve adalet vurgusunda bulundu. "Mağduriyetlerin giderilmesi için yol haritası belirlendi" Fon soruşturması kapsamında yaşananların dar kapsamlı bir grubun kanunları ihlal ederek piyasayı manipüle etme çabası olduğunu ifade eden Bahçeli, devlet kurumlarının duruma müdahale ettiğini belirtti. Sürecin şeffaf bir şekilde yürütülmesi gerektiğini vurgulayan MHP lideri, şunları kaydettti: "Son günlerde yaşanan Fon soruşturması kapsamındaki gelişmeler dar kapsamlı bir grubun kanunları ihlalle piyasayı maniple ettiği yönündedir. Devlet kurumları ve yetkili kişilerin açıklamalarından duruma vaziyet edildiği, suç işleyenlerin tespit, mağdur olanların da mağduriyetlerinin giderilmesi için yol haritasının belirlendiği, uygulamaya başlandığı anlaşılmaktadır." Finansal piyasaların güven üzerine kurulduğunu ve yaşanan manipülasyon iddialarının yalnızca para kaybedenleri değil, tüm ekonomiyi ve toplumsal güveni sarstığını belirten Bahçeli, gözetim ve denetim mekanizmalarındaki eksikliklerin giderilmesi gerektiğinin altını çizdi. "Belediyelerdeki hukuksuzlukların üstünü örtmeye çalışmayın" Açıklamasında belediyelerdeki yolsuzluk iddialarına da değinen Bahçeli, fon piyasasındaki olaylar ile yerel yönetimlerdeki iddiaların karıştırılmaması gerektiğini belirtti. Muhalefet kanadına seslenen Bahçeli, şu ifadeleri kullandı: "Dikkatinizi çekmek isterim: kamuoyuna yansıyan itiraflar belediyelerde isteme ve çökme yoluyla, cebren açık bir yolsuzluk ve rüşvet çarkının söz konusu olduğunu göstermektedir. Fon piyasasındaki olaylar ise yapılan manipülasyonlar saklı olmak üzere isteğe bağlı bir tasarruftur. Bir gerçeğe dikkat çekerek, adı yeni zihniyeti eski olan siyasilere, toplumu istismar etmeye, farklı bir yere yönlendirmeye bu yolla da belediyelerinizde yapılan hukuksuzlukların üstünü örtmeye çalışmayın, bu hikayeye kimseyi inandıramazsınız demek istiyorum." "Bunlar bir arınma fırsatı olarak değerlendirilmeli" Yaşanan gelişmelerin bir kriz olarak görülmemesi, aksine sistemin arınması için bir fırsat olarak değerlendirilmesi gerektiğine işaret eden Bahçeli, adaletin devletin temeli olduğunu vurguladı. MHP'nin duruşunu net bir şekilde özetleyen Bahçeli, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Devlet idaresini milletimizin bir emaneti olarak gören Milliyetçi Hareket Partisi, yolsuzluklara, rüşvete, yağmacılığa ve kayırmacılığa meydan vermemeyi; bu suçları işleyenlerin de hukuk kuralları çerçevesinde en ağır şekilde cezalandırılmasını millî bir vazife olarak görmektedir. Devlet mülküne tasallut edenin adaletle terbiyesi ise devlet ahlakındadır." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kılıçdaroğlu'ndan fon krizi çıkışı: "Siyasal iktidar bu yolsuzluğu biliyordu" Haber

Kılıçdaroğlu'ndan fon krizi çıkışı: "Siyasal iktidar bu yolsuzluğu biliyordu"

CHP Grubu'nun değerlendirme toplantısında milletvekillerine hitap eden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin temel sorunlarına değinerek CHP'nin her zaman halkın, yoksulların ve tasarruf sahiplerinin haklarını savunacağını vurguladı. Konuşmasında borsa ve fon krizine geniş yer veren Kılıçdaroğlu, yaşananların organize bir soygun düzeni olduğunu ifade etti. "Bakan biliyordu ama önlem alınmadı" Hazine ve Maliye Bakanı'nın 4 Kasım 2025 tarihinde Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği Kongresi'nde fonlar üzerinden manipülasyon yapıldığını açıkça dile getirdiğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, üzerinden aylar geçmesine rağmen somut bir adım atılmadığını söyledi. Kılıçdaroğlu, "Manipülasyon yapıldığını, yolsuzluk yapıldığını ilk itiraf eden kişi Hazine ve Maliye Bakanı. Ne zaman söylemiş? 4 Kasım 2025'te. Yani yaklaşık 10-11 ay önce... 'Biliyorum' diyor, 'duymadım' demiyor. O zaman soruyoruz: Madem biliyordun, neden olayın üzerine gitmedin? Seni hangi güç engelledi?" diyerek tepki gösterdi. "455 bin vatandaşın parası risk altında" Borsa ve fonlardaki manipülasyonlar nedeniyle tekil olarak 455 bin 748 vatandaşın birikiminin risk altında olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, devletin denetim mekanizmalarının ve kurumların bu süreçte görevini yapmadığını vurguladı. Siyasetçi ile bürokrasinin iç içe geçtiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, "Siyasetçiyle bürokrasi iç içe geçerse, liyakat dediğimiz kavram unutulursa artık ortada bir devlet krizi var demektir. Devlet yönetilmiyor demektir" ifadelerini kullandı. Vurgunun parasal boyutuna da değinen Kılıçdaroğlu, 28 Ağustos ile 22 Eylül arasında fonlardaki çıkış tutarının 538 milyar lira olduğunu belirterek, "Bu milletin vergilerinden, birikimlerinden ödersen burnundan getiririz, kimse kusura bakmasın! Bunu yaptırmayız sana! Ama 'Soyguncuları yakalayıp oradan parayı alacağım, bunlara vereceğim' dersen bir şey söylemiyoruz" dedi. Mekke İttifakı ve dış politika soruları Konuşmasında Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'na da değinen Kılıçdaroğlu, anlaşmanın detaylarının kamuoyuyla ve Meclis ile paylaşılması gerektiğini belirtti. Kılıçdaroğlu şu soruları yöneltti: "Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın tam metni nedir ve Türkiye hangi askerî yükümlülükleri üstlenmiştir? Türkiye açısından otomatik bir askerî yükümlülük doğurmakta mıdır bu? Yarın İran'la Suudi Arabistan çatıştı, biz şimdi İran'a savaş mı açacağız? Suudi Arabistan'ın Husilerle çatışmasında verilecek Türk desteğinin sınırı nedir?" Sözlerinin sonunda siyasi ahlak yasasının bir an önce çıkarılması gerektiğine işaret eden Kılıçdaroğlu, "Soygunu yapanın partisine bakmayacağız, kimliğine bakmayacağız, yaşına boyuna bakmayacağız, uğraştığı işine bakmayacağız. Kim soygunu yapıyorsa gelip bu ülkede hesabını verecek kardeşim" diyerek kararlılık mesajı verdi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.