SON DAKİKA

#Marmara Denizi

HABER DEĞER - Marmara Denizi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Marmara Denizi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Silivri gemi faciasında gelişme: Batan "Tuğberk İmamoğlu" görüntülendi Haber

Silivri gemi faciasında gelişme: Batan "Tuğberk İmamoğlu" görüntülendi

720 metre derinlikteki enkaz kaydedildi Marmara Denizi’ni sarsan facianın ardından denizin 720 metre derinliğinde yatan enkaz ilk kez görüntülendi. Kocaeli'den Aliağa'ya seyreden boş durumdaki "MT Alsu" tankeri ile İskenderun'dan Karadeniz Ereğli'ye 4199 ton rulo sac taşıyan "Tuğberk İmamoğlu" kuru yük gemisi, 2 Eylül saat 03.00 sıralarında Silivri açıklarının 18 mil güneyinde çarpışmış, 10 mürettebatın bulunduğu "Tuğberk İmamoğlu" gemisi kısa sürede sulara gömülmüştü. Günlerdir süren acı bekleyişin ortasında, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı envanterindeki TCG Akın kurtarma ve yedekleme gemisi dün batığın yerini tam 720 metre derinlikte tespit etmişti. Bugün ise uzaktan kumandalı su altı aracı (ROV) ile enkazın üzerine inen ekipler, deniz tabanındaki o manzarayı kayda geçirdi. Görüntülerde batan geminin adının net bir şekilde okunduğu, ancak 10 mürettebattan hâlâ bir iz bulunamadığı bildirildi. Geniş çaplı arama kurtarma seferberliği Kaza sonrası başlatılan arama kurtarma faaliyetleri tüm imkânlarla kararlılıkla sürdürülüyor. Sahada Deniz Kuvvetleri, Sahil Güvenlik, Kıyı Emniyeti, AFAD ve Kızılay ekiplerinden oluşan geniş bir kadro görev yaparken; operasyona toplam 18 yüzer unsur, 5 helikopter, 2 insansız hava aracı (İHA), 1 uçak ve TCG Akın aktif olarak katılıyor. 10 canın akıbeti belirsizliğini korurken, arama çalışmalarından gelecek iyi bir haber bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Silivri gemi kazasında tutuklanan kaptanlardan ilk ifade: "Tuğberk İmamoğlu üzerimize çarptı" Haber

Silivri gemi kazasında tutuklanan kaptanlardan ilk ifade: "Tuğberk İmamoğlu üzerimize çarptı"

Kaptanlar duçlamaları kabul etmedi Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan ALSU tankerinin 1’inci kaptanı Ahmet Erarslan ile 3’üncü kaptanı Murat Evciman çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Olay anında istirahatte olduğunu belirten 1’inci kaptan Ahmet Erarslan, çarpışma sesini duymasıyla köprü üstüne çıktığını söyledi. Tuğberk İmamoğlu isimli kuru yük gemisini sancak kıç omuzluğunda gördüğünü aktaran Erarslan, şunları kaydetti: "Biz Tuğberk İmamoğlu gemisine çarpmadık, Tuğberk İmamoğlu isimli gemi bizim gemimize çarpmıştır. Tuğberk İmamoğlu isimli gemi bize ‘İskeleye al’ uyarısı yaptıktan sonra bizim gemimiz iskeleye aldığı halde, Tuğberk İmamoğlu gemisinin kendisini iskeleye alması yerine sancağa alması nedeniyle gemimize çarpması sonucu kazanın meydana geldiğini düşünüyorum. Bilirkişi raporunda hakkımda yapılan tespitleri kabul etmiyorum. Yaşanan olayda benim bir kusurum bulunmamaktadır. Şayet bizim gemimiz şiddetli biçimde Tuğberk İmamoğlu gemisine çarpmış olsaydı, bulunduğumuz gemide daha büyük hasar meydana gelirdi. Bizim bulunduğumuz gemi kazayı yaslama olarak hissetmiştir. Bizim gemimizdeki AIS cihazı aktif bir şekilde çalışmaktaydı. Tuğberk İmamoğlu gemisinin AIS cihazı ise kapalı konumdaydı. Çünkü biz Tuğberk İmamoğlu gemisini AIS’den görememiştik. Biz Tuğberk İmamoğlu gemisini yalnızca radardan takip edebilmiştik. Kaza, Tuğberk İmamoğlu’nun bizim gemimize vurması nedeniyle meydana geldi. Böyle bir olay yaşandığı için çok üzgünüm." 3'üncü Kaptan Evciman: "Telsizden seslendim" Kazanın yaşandığı sırada geminin sevk ve idaresinden sorumlu olan 3’üncü kaptan Murat Evciman ise yedi aylık tecrübesi bulunduğunu belirterek olay anını anlattı. Karşı gemiden gelen uyarı üzerine manevra yaptığını savunan Evciman, ifadelerini şu sözlerle aktardı: "Aramızdaki mesafe 500 metreye kadar kalınca Tuğberk İmamoğlu gemisi birden sancağını alıp rotasını benim üzerime doğru çevirdi. Ben bu sırada karşıdaki geminin manevra yapacağını düşündüm ve telsizden ‘Tuğberk İmamoğlu, üstüme doğru geliyorsun, gelme’ şeklinde seslendim. Seslendikten sonra aramızdaki mesafe azaldığı için ben bulunduğum geminin rotasını iskeleye doğru çevirdim. Bu sırada Tuğberk İmamoğlu gemisi sancak yapmaya devam etti ve üzerime doğru gelmeye devam etti. Ben Tuğberk İmamoğlu gemisinin benim bulunduğum gemiye sancak almaya başladığı andan itibaren ışıklarını görüyordum. Tuğberk İmamoğlu gemisi, iskele baş omuzundan benim bulunduğum geminin sancak baş omuz kısmına çarptı. Çarpışma olduğu anda hemen köprü üst katından birkaç basamak inerek ‘Çarpışma oldu’ diye bağırdım. Sonra hemen köprü üstüne geldim. Köprü üstüne geldiğimde Tuğberk İmamoğlu gemisinin ışıklarını gördüm. Kazadan yaklaşık 20 saniye sonra köprü üstüne 2’nci kaptan Barış Hazar geldi ve gemiyi tam sağa doğru çevirip Tuğberk İmamoğlu gemisinden uzaklaştırdı. Çarpışmadan yaklaşık 10-15 dakika sonra Sektör Marmara’ya bilgi verildi. Kaza, diğer geminin rotasını üzerimize doğru çevirmesinden kaynaklanmıştır. Bilirkişi raporunda hakkımda yapılan tespitleri kabul etmiyorum. Yaşanan olayda benim bir kusurum bulunmamaktadır. Çatışmadan önce Tuğberk İmamoğlu gemisinin AIS’i görünmediği için Sektör Marmara da bana bir uyarıda bulunmamıştı. Kaza, Tuğberk İmamoğlu gemisinin benim bulunduğum gemiye çarpması nedeniyle meydana geldi. Böyle bir olay yaşandığı için çok üzgünüm." Batan geminin yeri tespit edildi Diğer yandan, Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Marmara Denizi Silivri açıklarında batan Tuğberk İmamoğlu isimli kuru yük gemisinin yerinin belirlendiğini duyurdu. Açıklamada, "Marmara Denizi Silivri açıklarında, 2 Eylül 2026 tarihinde iki ticari geminin çarpışması sonucu batan Tuğberk İmamoğlu isimli gemiyi ve personeli arama çalışmaları devam ediyor. İlk günden itibaren kaza bölgesinde çalışmalarını sürdüren Deniz Kuvvetlerimizin TCG Akın kurtarma ve yedekleme gemisi, batan geminin yerini tespit etti. Çalışmalar koordineli şekilde devam ediyor." ifadelerini kullandı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bakan Uraloğlu'ndan gemi faciası açıklaması: "11 dakikada çok hızlı bir batma gerçekleşti" Haber

Bakan Uraloğlu'ndan gemi faciası açıklaması: "11 dakikada çok hızlı bir batma gerçekleşti"

Ekipler hızla sevk edildi Marmara Denizi'nde dün gece saatlerinde meydana gelen ve iki ticari geminin karıştığı kaza sonrasında yürütülen çalışmalar hakkında Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu kapsamlı bilgiler paylaştı. Sürecin, gemilerin acil durumlarda konum ve imdat çağrısı iletmesini sağlayan sistemler üzerinden sinyal alınmasıyla başladığını belirten Uraloğlu, Ana Arama Kurtarma Koordinasyon Merkezi'nin derhal devreye girdiğini ifade etti. Çarpışmaya karışan diğer geminin kaptanının saat 03.15’te bir deniz aracıyla çarpıştıklarını bildirmesi üzerine kazanın netlik kazandığını aktaran Uraloğlu, Kıyı Emniyeti ile Sahil Güvenlik Marmara ve Boğazlar Komutanlığı'na bağlı römorkör ve arama kurtarma botlarının vakit kaybetmeden bölgeye yönlendirildiğini kaydetti. 11 dakikada batmış Olay mahalline intikal eden ekiplerin yaptığı ilk incelemelerde, Tuğberk İmamoğlu isimli ticari geminin sulara gömüldüğünün anlaşıldığını belirten Uraloğlu, deniz yüzeyinde enkaz parçaları ve emarelere ulaşıldığını bildirdi. Yaklaşık 900 metre derinliğe sahip bölgedeki facianın zaman çizelgesini paylaşan Bakan Uraloğlu, şu dikkat çekici ifadeleri kullandı: "Bizim acil çağrıyı aldığımız saat 03.26. Kaptanın bildirdiği 03.15 bilgisini doğru kabul edersek yaklaşık 11 dakikalık bir sürede çok hızlı bir batmanın gerçekleştiğini söyleyebiliriz." Boş filika bulundu Batık gemide aralarında kaptanların da yer aldığı, tamamı Türk vatandaşı 10 denizcinin bulunduğunu açıklayan Uraloğlu; personelin kayıtlı cep telefonlarından ve telsiz frekanslarından defalarca aranmasına rağmen henüz herhangi bir yanıt alınamadığını belirtti. Arama kurtarma faaliyetleri kapsamında gemiye ait boş bir can filikasının yanı sıra can simitleri ve çeşitli parçalara ulaşıldığını aktaran Bakan Uraloğlu, "Maalesef şu ana kadar sağ olarak kimseye ulaşılamadı. Gerek denizden gerekse havadan arama kurtarma çalışmalarımızı sürdürüyoruz" dedi. Edinilen yeni bulguların ve gelişmelerin kamuoyuyla paylaşılmaya devam edileceği vurgulandı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Silivri'de iki türk gemisi çarpıştı: 10 personel kayıp Haber

Silivri'de iki türk gemisi çarpıştı: 10 personel kayıp

Marmara Denizi'nde kaza İstanbul Valiliği'nden yapılan açıklamaya göre deniz kazası, 2 Eylül 2026 Çarşamba günü saat 03.00 sıralarında Silivri açıklarının 18 mil güneyinde meydana geldi. Henüz belirlenemeyen bir nedenle iki Türk bayraklı ticari gemi açık denizde çarpıştı. Kaza haberinin alınmasının ardından Kocaeli'den Aliağa'ya seyreden Türk bayraklı ALSU isimli ticari gemi ile İskenderun Limanı'ndan Karadeniz Ereğli'ye gitmekte olan Türk bayraklı TUĞBERK İMAMOĞLU isimli ticari gemi için bölgeye çok sayıda ekip sevk edildi. 10 mürettebatla irtibat kurulamıyor Olay yerine Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ile Sahil Güvenlik Marmara ve Boğazlar Komutanlığına bağlı çok sayıda deniz unsuru ve sahil güvenlik helikopteri yönlendirildi. Bölgeye ulaşan ekiplerin yaptığı ilk incelemelerde, ALSU isimli gemide gözle görülür herhangi bir hasar tespit edilmediği belirlendi. Ancak kazanın ardından TUĞBERK İMAMOĞLU isimli ticari gemi ile gemide bulunan 10 personelden haber alınamadığı ve irtibat kurulamadığı bildirildi. İstanbul Valiliği konuya ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Bölgeye intikal eden unsurların yaptığı ilk tespitlere göre ALSU isimli gemide gözle görünür bir hasar bulunmamakta olduğu görülmüştür. Ancak TUĞBERG İMAMOĞLU isimli ticari gemi ve gemide bulunan 10 personelle an itibarıyla irtibat kurulamamakta olup, bölgedeki unsurların arama kurtarma çalışmaları devam etmektedir." Kayıp geminin ve 10 kişilik mürettebatın salimen bulunması için havadan ve denizden yürütülen arama kurtarma faaliyetleri aralıksız olarak sürdürülüyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Prof. Dr. Bektaş Marmara depremi uyarısı: "Artık ispatlanmıştır" Haber

Prof. Dr. Bektaş Marmara depremi uyarısı: "Artık ispatlanmıştır"

Gizli deformasyon sinyali Prof. Dr. Osman Bektaş, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, Marmara Denizi'ndeki deprem hareketliliğini ele alarak Adalar Fayı'nın derin kesimlerinde yavaş sürünme ihtimaline dikkat çekti. Adalar Fayı ile Çınarcık Fayı çevresindeki mikrodeprem hareketliliğini değerlendiren Bektaş, depremlerin yaklaşık 10-13 kilometre derinlikte yoğunlaşmasının fayın derin kesimlerinde farklı bir deformasyon mekanizmasının işlediğine işaret edebileceğini belirtti. Bektaş, 2025 yılında Silivri'de meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki deprem sonrasında oluşan stres değişiminin bu hareketliliği tetiklemiş olabileceğini ifade etti. Fay hatlarında sürünme mekanizması İstanbul'un tarihsel deprem süreçlerine değinen Bektaş, “İstanbul tarihsel olarak 7'den büyük deprem değil, yıkım yaşamıştır. Yıkımda zemin büyütmesi dikkate alınmamıştır. 1935, 1963, 2025 aletsel dönem depremleri M6+’dır” ifadelerini kullandı. Fay hattındaki son duruma ilişkin net bir uyarıda bulunan Bektaş, “Ana Marmara Fayı'nın birçok yerinde creep yaptığı artık ispatlanmıştır” değerlendirmesinde bulundu. Sismik bilimde "creep" (fay sürünmesi veya sismik olmayan kayma), aktif bir fay hattının büyük bir deprem üretmeden, yavaş, sessiz ve sürekli bir şekilde birbirine göre kayması olayı olarak tanımlanıyor ve bu hareket sırasında şiddetli bir sarsıntı hissedilmiyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bektaş’tan "İstanbul depremi" uyarısı: "Kesinlik ifadeleri bilimsellikle çelişir" Haber

Bektaş’tan "İstanbul depremi" uyarısı: "Kesinlik ifadeleri bilimsellikle çelişir"

Deprem riskinin gerçeğini yadsımayan Bektaş, kesin tarih ve büyüklük odaklı söylemlerin bilimsel verilerle çeliştiğini belirterek toplumdaki korku iklimine karşı durulması gerektiğini ifade etti. "Kesin tarih ve büyüklük bilimsel olarak belirlenemez" Sosyal medya hesabı üzerinden İstanbullulara seslenen Prof. Dr. Bektaş, Marmara Denizi'ndeki sismik riskin bilim dünyasında kabul edildiğini ancak her fay hareketinin farklı senaryolara gebe olduğunu vurguladı: "Depremin kesin zamanı, kesin yeri ve kesin büyüklüğü bugün için bilimsel olarak belirlenemez. Bu nedenle, '250 yıllık deprem periyodu doldu, aynı yerde mutlaka M7,2–7,4 büyüklüğünde deprem olacak' şeklindeki ifadeler kesin bir bilimsel gerçek olarak sunulmamalıdır. Bunlar, belirli bilimsel modellerin yorumlarıdır; Marmara için farklı fay davranışı ve kırılma senaryoları da bilimsel olarak tartışılmaktadır." "Toplumun ihtiyacı korku değil, yapı güvenliği" Bilimin kesinlik iddia etmekten ziyade verileri analiz etme süreci olduğunu hatırlatan Bektaş, dikkatlerin felaket senaryolarından ziyade hazırlık süreçlerine çevrilmesi gerektiğini belirtti: "Toplumun ihtiyacı korku değil, doğru bilgidir. En doğru yaklaşım; belirsizlikleri kabul ederek deprem riskini ciddiye almak, yapı güvenliğini artırmak ve afet hazırlıklarını güçlendirmektir." Prof. Dr. Bektaş, İstanbulluların ve yetkililerin odağını "ne zaman olacak" sorusundan "nasıl korunacağız" çözümüne evirmesi gerektiğinin altını çizdi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Marmara Denizi’nde müsilaj alarmı: Arıtma yapılmazsa geri dönüş zor Haber

Marmara Denizi’nde müsilaj alarmı: Arıtma yapılmazsa geri dönüş zor

Denizde yaşayan mikroskobik canlıların aşırı çoğalmasıyla oluşan yapışkan tabaka müsilaj, Marmara Denizi’nde sadece görüntü kirliliğine değil, ekosistemin çökmesine de neden oluyor. Türk Deniz Araştırmaları Vakfı (TÜDAV) Başkanı Prof. Dr. Bayram Öztürk, bir litrelik suyun bile arıtılmadan denize verilmesinin müsilaj oluşumunu tetiklediğini vurguladı. Kirliliğin Kaynağı Kara Kökenli Atıklar Marmara Denizi’ndeki kirlenmenin sadece gemi kaynaklı olmadığını belirten Öztürk, azot ve fosfat gibi evsel atıkların "ötrofikasyon" denilen kirlenmeye yol açtığını ifade etti. 1980’li yıllardan bu yana farklı türlerde görülen plankton patlamalarının, günümüzde denizi bir "kanalizasyon çukuru" haline getirme riski taşıdığına dikkat çekildi. Belediyeler ve Bakanlıklara Arıtma Çağrısı Marmara’nın 2021 yılında "Özel Çevre Koruma Bölgesi" ilan edilmesinin doğru bir adım olduğunu söyleyen Öztürk, çözümün net olduğunu belirtti: "Arıtmayı belediyeler ve bakanlıklar yapacak. Marmara Denizi hasta ama ölmedi; tedbir alırsak yaşatabiliriz." Öztürk, vatandaşın arıtma vergisini ödediğini ve bu sürecin sıkı denetlenmesi gerektiğini de sözlerine ekledi. Gelecek Kuşaklar İçin Temiz Deniz Marmara Denizi’nin Türkiye’nin tek iç denizi olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Öztürk, "Biz kirlettik, biz temizleyeceğiz" diyerek, kirlilik devam ederse gelecek kuşakların balık yiyemeyeceği ve denize giremeyeceği uyarısıyla konuşmasını tamamladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Deprem haritasında kritik uyarı: 7 ve üzeri deprem riski taşıyan 3 kent açıklandı Haber

Deprem haritasında kritik uyarı: 7 ve üzeri deprem riski taşıyan 3 kent açıklandı

Türkiye’nin deprem gerçeğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Doç. Dr. Özmen, Marmara Denizi çevresinde meydana gelebilecek büyük bir depremin yalnızca İstanbul’u değil, toplam 12 ili ve yaklaşık 30 milyon kişiyi etkileyebileceğini söyledi. Uzmanlara göre son yıllarda yaşanan sarsıntılar, fay hatlarındaki gerilimin tamamen boşaldığı anlamına gelmiyor. Marmara için kritik senaryo: İstanbul ilk sırada Uzman değerlendirmelerine göre Marmara Denizi altındaki fayların 7’den büyük deprem üretme potansiyeli bulunuyor. 2025’te meydana gelen 6.2 büyüklüğündeki depremin ardından “tehlike geçti” yorumlarının gerçeği yansıtmadığını belirten Özmen, bu büyüklükteki bir sarsıntının gerilimi azaltması için onlarca benzer depremin yaşanması gerektiğine dikkat çekti. Bölgenin yoğun nüfusu, sanayi tesisleri ve ekonomik ağırlığı nedeniyle olası bir Marmara depreminin ülke genelinde etkiler yaratabileceği ifade ediliyor. Simav fay hattı alarm veriyor: Balıkesir ve Kütahya öne çıkıyor 2025 yılında Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde başlayan yoğun deprem hareketliliği, bölgenin tektonik açıdan gergin olduğunu gösterdi. Simav Fay Zonu’nun 7 büyüklüğüne yaklaşan depremler üretme ihtimali bulunduğu belirtilirken, küçük sarsıntıların büyük bir depremin enerjisini boşaltmaya yetmeyeceği vurgulanıyor. Aynı fay sistemi nedeniyle Kütahya çevresi de dikkatle izlenmesi gereken bölgeler arasında gösteriliyor. Malatya’da kırılmayan faylar risk oluşturuyor 6 Şubat depremlerinde geniş bir fay hattı kırılmış olsa da tüm riskin ortadan kalkmadığı belirtiliyor. Özmen, özellikle yaklaşık 3 bin yıldır deprem üretmediği ifade edilen Malatya fayında gerilim birikmiş olabileceğini ve bu nedenle tehlikenin sürdüğünü dile getirdi. Karadeniz görece daha sakin, ancak tamamen risksiz değil Karadeniz kıyılarında büyük deprem potansiyelinin daha düşük olduğu, Trabzon ve Rize çevresinde doğrudan büyük deprem üretebilecek aktif fayların bulunmadığı belirtiliyor. Buna rağmen bölgenin çevre faylarda meydana gelebilecek depremlerden etkilenebileceği ve bu sarsıntıların 6–6.5 büyüklüğüne ulaşabileceği ifade ediliyor. “Marmara’da olacak deprem hepimizi etkiler” Uzmanlar, Türkiye’nin ekonomik ve demografik merkezlerinden biri olan Marmara’da yaşanabilecek büyük bir depremin ulusal ölçekte sonuçlar doğurabileceği konusunda uyarıyor. Kırılmayan fay hatlarının varlığı, deprem gerçeğinin hâlâ güncelliğini koruduğunu gösterirken, risk azaltma ve hazırlık çalışmalarının hayati önem taşıdığı vurgulanıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.