SON DAKİKA

#Masak

HABER DEĞER - Masak haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Masak haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kara Haydar soruşturmasında yeni operasyon: Kayınvalide gözaltında, gelin aranıyor Haber

Kara Haydar soruşturmasında yeni operasyon: Kayınvalide gözaltında, gelin aranıyor

Van'daki Milyonluk Düğünde İkinci Dalga: Anne Gözaltında, Fenomen Gelin Çağla Öz Firari MASAK Raporları sonrası ikinci dalga operasyon Sosyal medyada paylaşılan lüks yaşantıları ve milyonluk takıların konuşulduğu ihtişamlı düğünleriyle adını duyuran internet ünlüsü Çağla Öz ile "Vanlı Kara Haydar" lakaplı Mehmet Fatih Tançalan’ın evliliği adli makamların markajına girdi. Van Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen kara para aklama soruşturması kapsamında düğünün hemen ardından tutuklanan Mehmet Fatih Tançalan'ın ardından, soruşturma genişletilerek aile üyelerine sıçradı. Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından gerçekleştirilen geriye dönük hesap hareketleri ve varlık transferi incelemeleri tamamlanarak şüpheli para trafiğinde rol oynayan isimler deşifre edildi. Kayınvalide İstanbul'da yakalandı Hazırlanan MASAK raporu doğrultusunda düğmeye basan mali polis ekipleri, eş zamanlı operasyonlar düzenledi. Operasyon kapsamında tutuklu bulunan Mehmet Fatih Tançalan’ın kayınvalidesi N.O. İstanbul'da, M.S.T. ise Van’ın Muradiye ilçesinde gözaltına alındı. Soruşturmanın en kritik isimlerinden biri olan ve lüks paylaşımlarıyla tanınan fenomen gelin Çağla Öz Tançalan hakkında da savcılık tarafından gözaltı kararı çıkarıldı. Emniyet güçlerinin adresinde bulamadığı Çağla Öz Tançalan'ın firari durumda olduğu belirlenirken, her yerde arandığı bildirildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Menderes Belediye Başkanı soruşturmasında ifadeler: Gençlik Merkezinin üst katına gizli oda kurulmuş Haber

Menderes Belediye Başkanı soruşturmasında ifadeler: Gençlik Merkezinin üst katına gizli oda kurulmuş

Voleybol Antrenöründen "Harçlık" ve Ankara Otelleri İtirafı Özgür Özel’in daha önce “İçişleri Bakanlığı da yapar” sözleriyle destek verdiği tutuklu Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek hakkındaki yolsuzluk ve skandal iddialar derinleşiyor. Yürütülen soruşturma kapsamında dosyaya giren üç kadının ifadeleri, ortaya çıktı. Dosyadaki en net ilişki itirafı, Menderes Belediyesinde voleybol antrenörü olarak çalışan Nilüfer Sezer’den geldi. Çiçek’le 2025 yılında sevgili olduklarını ve yaklaşık 3-4 ay boyunca bu birlikteliğin sürdüğünü anlatan Sezer, evli olduğunu bildiği Çiçek’le buluşmak için Ankara'ya gittiğini ifade etti. Sezer, Çiçek’in İzmir’den gece son uçağıyla Ankara’ya geldiğini, İbis Otel'de kaldıklarını ve sabah ilk uçakla döndüğünü, tüm bu seyahat ile konaklama masraflarının Çiçek tarafından karşılandığını belirtti. MASAK raporlarına ve banka hareketlerine de yansıyan para trafiğini anlatan Sezer, hesapta "borç" ibaresi yer almasına rağmen ortada gerçek bir borç-alacak ilişkisi bulunmadığını itiraf etti. Soruşturma kapsamında kendisine sorulan yaklaşık 726 bin TL'nin Çiçek tarafından kendisine "harçlık" olarak gönderildiğini belirten Sezer, bu paraları kişisel harcamaları için kullandığını ve hiçbir zaman geri ödemediğini söyledi. Sezer, ilişkileri bittikten, belediyedeki görevinden ayrılıp evlendikten sonra bile maddi sıkıntı yaşadığında Çiçek'ten para istemeye devam ettiğini, hatta soruşturmalar başladıktan sonra Çiçek'in banka transferlerinin sıkıntılı olacağını söyleyerek ödemeleri elden yapmayı teklif ettiğini öne sürdü. Belediye personelinden "gizli oda" itirafı Soruşturmada ifadesi alan bir diğer isim olan belediye personeli Gülşah Çetin ise Çiçek'in kendisine "bebeğim" diye hitap ederek özel mesajlar gönderdiğini, zaafı nedeniyle tüm taleplerini karşıladığını dile getirdi. Çetin'in bu yakınlığı sayesinde erkek kardeşi Murat Çetin, kız kardeşinin eşi Ümit Durmaz, annesi ve kendisi olmak üzere en az dört aile ferdinin belediyede işe yerleştirildiği ortaya çıktı. Ayrıca Çetin'in annesinin ayağının kırıldığı dönemde, belediyede cami temizliğinde görevli personelin özel bir talimatla ev temizliğine gönderildiği de ifade tutanaklarına yansıdı. Çetin’in ifadesindeki en sarsıcı bölümlerden biri ise Menderes Gençlik Merkezi’nin üst katında yer alan "gizli oda" oldu. Herkesin burayı spor kompleksi sandığını ancak en üst katta gizli ve güvenli bir oda bulunduğunu belirten Çetin, Çiçek'in akıllı telefonları içeri sokmadığını ve odada "böcek taraması" yapıldığını söylediğini aktardı. Çetin, bu odada masa üzerinde dolar, euro ve Türk lirasından oluşan "balya balya para" gördüğünü, paraların siyah poşetlerle dışarı çıkarıldığına şahit olduğunu ve Çiçek'in bu paralar için "O paralar bizim değil, ait olan yere gönderilecek" dediğini iddia etti. Ayrıca sağlık masrafları için Çiçek'in kendisine banka üzerinden toplam 550 bin TL gönderdiğini de kaydetti. Avukattan "sevgililik teklifi" ve baskı açıklaması Dosyada şüpheli sıfatıyla yer alan avukat Elifnur Gürcü ise Menderes Belediyesinde avukat olarak işe girebilmek ve sözleşmesini yeniletebilmek için Başkan İlkay Çiçek'in mesajlarına olumlu yanıt vermek zorunda kaldığını savundu. Çiçek’in kendisine sevgili olma teklifinde bulunduğunu ancak evli olması nedeniyle bu teklifi reddettiğini belirten Gürcü, WhatsApp yazışmalarındaki olumlu üslubunun tamamen belediyedeki işini kaybetmemekle ilgili olduğunu ifade etti. Çiçek'in kendisine sesli şarkı kayıtları ve videolar gönderdiğini belirten Gürcü, sosyal medyada çıkan sevgililik iddialarının ise gerçeği yansıtmadığını vurguladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bakan Gürlek'ten  Gülistan Doku hakkında açıklama: "Kimyasal maddelerle ortadan kaldırılmış olabilir" Haber

Bakan Gürlek'ten Gülistan Doku hakkında açıklama: "Kimyasal maddelerle ortadan kaldırılmış olabilir"

Adalette tavizsizlik Adalet Bakanı Akın Gürlek, Ankara'daki bakanlık binasında İstanbul adliyelerinde görev yapan yargı muhabirlerini kabul ederek gündemdeki sıcak adli soruşturmalara dair önemli bilgiler verdi. Göreve geldikten sonra uyuşturucu, kara para, yasa dışı bahis ve çetelerle mücadeleye yönelik tavizsiz genelgeler yayımladıklarını belirten Gürlek, yargı mensuplarına şu tarihi mesajı verdiğini aktardı: "Ucu nereye giderse gitsin, kim çıkarsa çıksın, dosyanın kapağındaki ismi kapat, içindeki delillere bak. Kararını yalnızca hukuka ve delile göre ver." Bakan Gürlek ayrıca, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın henüz 4 ayda 46 maktulün yer aldığı 40 dosyayı aydınlattığını, Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasının da bu koordinasyonla sürdürüldüğünü kaydetti. Ahbap dosyasında 245 milyon dolar Ahbap Derneği ve Haluk Levent hakkındaki soruşturmanın mali boyutuna değinen Gürlek, yaklaşık 245 milyon dolarlık bir para trafiğinin incelendiğini bildirdi. MASAK raporları ve itirafçı beyanlarının dosyada yer aldığını belirten Gürlek, Amerika’daki bir klinik sahibinin ifadesini şu sözlerle aktardı: "Müşteki, Haluk Levent’in kliniğine gelerek yardım istediğini, ona 4 milyon 600 bin dolar verdiğini ve karşılığında senet düzenlendiğini söylüyor. Borçlu sıfatıyla imza var ancak ödeme yapılmadığı iddiası var. Paraların nereye gittiği, bazı taşınmazların neden doğrudan Levent adına değil de asistanı Yeliz Kaya ve Esin Önder Çağlayan adına devredildiğinin hukuki ve mali nedenleri inceleniyor. Ayrıca keşif heyeti raporlarında depolarda çürümeye terk edilmiş yeni malzemeler ortaya çıktı." Gülistan Doku dosyasında kan donduran 'kimyasal madde' şüphesi Tunceli'de 2020 yılından bu yana kayıp olan Gülistan Doku dosyasında, Umut Altaş’ın ifadesiyle önemli ilerlemeler sağlandığını ifade eden Gürlek, adli tıp ve savcılığın üzerinde durduğu korkunç senaryoyu paylaştı: "Dosyadaki bazı beyanlarda naaşın birkaç kez yer değiştirmiş olabileceğine ilişkin bilgiler bulunuyor. En son Pertek Yolu üzerindeki bir noktaya götürüldüğü yönünde beyanlar var. Ayrıca kimyasal maddeler kullanılarak naaşın tamamen ortadan kaldırılmış olma ihtimali de değerlendiriliyor." Geçmişte delil karartan kamu görevlilerine de değinen Gürlek, "Kişinin vali olması veya başka bir makamda bulunması önemli değil. Somut suç şüphesi varsa kişinin unvanına bakılmaz" diyerek kararlılık vurgusu yaptı. İBB'ye ek iddianame hazırlığı Kamuoyunda "Ekrem İmamoğlu davası" olarak bilinen ve mahkeme aşamasına geçen soruşturmada "tanıkların tehdit edildiği" iddialarını kesin bir dille yalanlayan Bakan Gürlek, ifadelerin avukat huzurunda alındığını vurguladı. Mevcut davanın dışında İBB'ye yönelik yeni dosyaların da sinyalini veren Gürlek, "Cumhuriyet başsavcılığı tarafından ek iddianameye konu olabilecek yeni delil, rapor ve hukuki değerlendirmeler üzerinde çalışmalar yürütülüyor. Yeni bazı ihale raporları söz konusu" dedi. "Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü" soruşturmasının uluslararası boyut kazandığını belirten Gürlek, Almanya'dan adli yardım talebinde bulunulduğunu ve şu an 80 kişinin tutuklu olduğunu açıkladı. Hedeflerinin Kur'an kursları değil, dini duyguları istismar ederek üst kademeye lüks yaşam sağlayan mali yapı olduğunu kaydeden Gürlek, sosyal medyadaki "Menzil operasyonu" iddialarını ise yalanladı. Kozinoğlu, Davutoğlu ve Gökçek dosyaları masada Yıllardır aydınlatılamayan kritik dosyalara da değinen Gürlek 2011'de Silivri Cezaevi'nde şüpheli şekilde hayatını kaybeden MİT görevlisi Kâşif Kozinoğlu'nun dosyası, firari bir FETÖ'cü cezaevi personelinin itirafları sonrası yeniden açıldığını açıklayarak "Zehirlenme mi, kalp krizi mi, bir ilaç etkisi mi inceleniyor" dedi. Feshedilen Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu hakkında 2021 yılına ait bir video nedeniyle "cumhurbaşkanına hakaret" soruşturması yürütüldüğünü ve zaman aşımı süresinin dolmadığını belirten Gürlek, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Melih Gökçek ve oğulları hakkında da ulaşan ihbarlar doğrultusunda savcılığın soruşturma başlattığını ve bazı kişilerin ifadelerinin alındığını teyit etti. Van'da ölü bulunan Rojin Kabaiş'in telefonundaki teknik incelemelerin de sürdüğü eklenildi. Toplumda oluşan cezasızlık algısını yıkmakta kararlı olduklarını belirten Adalet Bakanı Gürlek, sosyal medyada kaynağı belirsiz zenginliklerin teşhir edilmesine sert tepki gösterdi:"En son Van'da 'Kara Haydar' olarak kamuoyuna yansıyan bir olay oldu. İnsanların gözü önünde, kaynağı açıklanamayan yüksek miktarda para ve aşırı gösterişli yaşam görüntüleri üzerinden devletin ve kamu kurumlarının itibarıyla oynanmasına müsaade edilemez. Bir tarafta insanlar geçim sıkıntısı çekerken diğer tarafta kaynağı tartışmalı servetin, korumaların ve lüks hayatın sosyal medyada teşhir edilmesi toplumda ciddi rahatsızlık meydana getiriyor. Suç kim tarafından işlenirse işlensin aynı hukuk uygulanmalı." Bakan Gürlek, Meclis'te kabul edilen çerçeve yasa sürecine, velilik görevini ihmal edenlere yönelik yeni "Çocuk Paketi" düzenlemelerine ve gazetecilere yönelik fiziki saldırıların toplumun haber alma hakkına yapılmış bir ihlal olduğuna dikkat çekerek açıklamalarını tamamladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Eski Bakan'ın soruşturmasında seyis ifade verdi: Öldüğü günü anlattı Haber

Eski Bakan'ın soruşturmasında seyis ifade verdi: Öldüğü günü anlattı

Denizolgun'un ölüm günündeki kronoloji Süleymancı cemaatinin önceki lideri ve eski Ulaştırma Bakanı Ahmet Arif Denizolgun’un şüpheli ölümüne yönelik yürütülen soruşturmada, 2016 yılındaki dosya detayları gün yüzüne çıktı. Dosyadaki ifadelere göre Denizolgun, 6 Eylül 2016 tarihinde saat 15.00 sıralarında İstanbul Beykoz'daki çiftliğine geldi. Yaklaşık 2 saat at binen Denizolgun, ardından çiftlik evine geçerek bir daha dışarı çıkmadı. Bu sırada tesiste yalnızca Türkmenistan uyruklu seyis Rıfat Kadirov bulunuyordu. Kadirov, olaydan bir gün sonra saat 20.00 sıralarında uzun süredir evden çıkmayan Denizolgun’u kontrol etmek için eve girdiğini belirtti. Kadirov, savcılık ifadesinde o anları şu sözlerle anlattı: "Denizolgun kanepede hareketsizdi. Oturur vaziyetteydi, hafif geri kaymıştı. Sağ elinden kontrol ettim, nabız yoktu. Korkudan yüzüne bakamadım." Kadirov'un durumu şoför Murat Bayrak’a bildirmesi üzerine Bayrak ve ev işlerinde yardımcı Mehmet Soygel çiftliğe geldi. İkilinin ulaştığı Denizolgun’un yeğeni Hilmi Tuna Kuriş ise olay yerine merhumun özel doktoru olduğu belirtilen Nurettin Demirkol ile birlikte intikal etti. Resmi makamlara ise olaydan yaklaşık 4 saat sonra bilgi verildiği kayıtlara geçti. Seyis Rıfat Kadirov'un geçmişi Soruşturmanın ilk aşamasında tek şüpheli sıfatıyla yer alan seyis Rıfat Kadirov’un ülkedeki hareketliliği de dosyada yer aldı. Hürriyet'in edindiği bilgilere göre Kadirov, Türkiye’ye ilk resmi girişini 6 Şubat 2013’te Atatürk Havalimanı’ndan yaptı ve aynı yılın kasım ayında çıkış yaptı. Daha sonra yasal olmayan yollarla ülkeye tekrar girerek Denizolgun’un çiftliğinde çalışmaya başlayan Kadirov hakkında, 2016'daki soruşturma sürecinde kaçak durumda olduğu belirlendiği için 19 Eylül 2016'da İstanbul Valiliği tarafından sınır dışı kararı alındı. Kayıtlara göre 2020 yılında Kayseri’de yeniden ortaya çıkan Kadirov, 25 Şubat 2020’de idari gözetim altına alındı ancak pandemi dönemi gerekçesiyle 23 Mart 2020’de serbest bırakıldı. Son olarak 30 Ocak 2023’te İstanbul Havalimanı’ndan yurt dışına çıktığı tespit edilen Kadirov hakkında, 30 Ocak 2028’e kadar Türkiye’ye giriş yasağı bulunduğu belirlendi. Dönemin Adli Tıp Kurumu raporunda "travmatik olmayan beyin kanaması" tespiti yer alması üzerine savcılık 31 Ekim 2016'da takipsizlik kararı vermişti. Doktor Nurettin Demirkol tutuklandı Denizolgun’un şüpheli ölümüne ilişkin yürütülen yeni soruşturmada "yalan tanıklık" suçlamasıyla gözaltına alınan doktor Nurettin Demirkol, sevk edildiği nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklandı. Demirkol’un 26 Ağustos’ta verdiği ifadede 10 yıl önceki acil ihbarı kimin yaptığını bilmediğini iddia ettiği, ancak 155 Acil Çağrı tutanaklarında arayan kişinin bizzat Demirkol olduğunun belirlendiği kaydedildi. Demirkol’un olay tarihinde operatöre hastasının aniden hayat kaybettiğini ve ağzından kan geldiğini söylediği, ancak yıllar sonra verdiği tanık ifadesinde Denizolgun’un özel doktoru olmadığını, kendisini hastanede birkaç kez muayene ettiğini ve ağzında kan görmediğini öne sürdüğü aktarıldı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Yasa dışı bahis soruşturmasında Dinamikpay şirketine el konuldu Haber

Yasa dışı bahis soruşturmasında Dinamikpay şirketine el konuldu

Milyarlık yasa dışı para trafiği deşifre edildi İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi ve Aklama Suçu Soruşturma Bürosu koordinesinde, Dinamikpay Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri A.Ş. ile şirket yetkilileri hakkında geniş kapsamlı bir soruşturma başlatıldı. Soruşturma, 7258 Sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun'a muhalefet ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçları kapsamında yürütülüyor. Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporları, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) ve Türkiye Ödeme ve Elektronik Para Kuruluşları Birliği (TÖDEB) tespitleri, finansal hareket analizleri ile dijital inceleme bulguları doğrultusunda çarpıcı detaylara ulaşıldı. Şirketin 2024-2025 yılları arasında yaklaşık 17,9 milyar liralık para transferi hacmine ulaştığı belirlendi. Yapılan incelemelerde, bu işlemlerin münferit hareketlerden ibaret olmadığı; merkezinde ödeme kuruluşunun bulunduğu, organize ve çok katmanlı bir finansal suç yapılanmasına işaret ettiği tespit edildi. 13 Gözaltı TCMB denetimleri ve MASAK analiz raporlarında tespit edilen yasa dışı eylemlerin ardından, İstanbul ve Ankara'da İstanbul İl Jandarma Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince eş zamanlı operasyonlar düzenlendi. Operasyon kapsamında 13 şüpheli gözaltına alınarak haklarında adli işlem başlatıldı. Şüphelilerin adreslerinde arama ve el koyma işlemleri gerçekleştirildi. Yurt dışında olduğu belirlenen 2 şüpheli ile adresinde bulunamayan 1 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların titizlikle sürdürüldüğü bildirildi. Milyonluk Mal Varlıklarına ve Şirkete Tedbir Soruşturmanın sağlıklı yürütülmesi, suç gelirlerinin aklanmasının önlenmesi ve delillerin korunması amacıyla, suç tarihinden sonra edinildiği belirlenen mal varlıklarına yönelik kapsamlı tedbirler uygulandı. İstanbul Sulh Ceza Hakimliği kararıyla Dinamikpay Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri A.Ş. şirketine el konuldu. Ayrıca yürütülen tedbirler çerçevesinde suçtan elde edildiği tespit edilen 8 araç, 33 konut ve 50 arsaya el konuldu. Şüphelilere ait 126 banka ve kripto para hesabına bloke işlemi uygulandı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

MASAK Kuriş ailesinin mali hareketlerini inceledi: Milyonluk transferler! Haber

MASAK Kuriş ailesinin mali hareketlerini inceledi: Milyonluk transferler!

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Alihan Kuriş soruşturmasında, Mali Suçları Araştırma Kurulu’nun (MASAK) hazırladığı rapor aile ve yakın çevrenin mali hareketlerine ilişkin yeni ayrıntıları ortaya koydu. Raporda Alihan Kuriş’in yanı sıra eşi, anne ve babası, kardeşi, babaannesi ile eşinin yakınlarının mal varlıkları, banka hesap hareketleri, araçları, şirket ortaklıkları ve taşınmaz işlemleri incelendi. Savcılığın özellikle 1 Ocak 2016 sonrasındaki mal varlığı değişimleri ve zenginleşmenin kaynağına odaklandığı belirtildi. Rapordaki en dikkat çekici başlıklardan biri tapu kayıtları oldu. Kuriş’in annesi adına 646, babaannesi adına 539, babası adına 207 ve eşinin babası adına 426 olmak üzere toplam 1818 gayrimenkul işlem kaydı tespit edildi. Bu işlemlerin doğrudan 1818 ayrı gayrimenkul anlamına gelmediğini belirtmek gerekiyor; raporda söz konusu sayı TAKBİS işlem kaydı olarak yer alıyor. Taşınmazların edinim ve devir süreçlerinin ayrıntılı şekilde incelenmesi bekleniyor. Alihan Kuriş’in kardeşi Hilmi Tuna Kuriş’in özellikle 2024-2026 yıllarındaki taşınmaz hareketleri raporda öne çıktı. Miras yoluyla intikal eden bazı tarla ve arsaların kısa süre içerisinde farklı mülkiyet ve satış işlemlerine konu olduğu belirtildi. Hilmi Tuna Kuriş’in bazı taşınmazlarında icrai haciz, ihtiyati tedbir ve el koyma kararlarının bulunduğu, bankacılık transferlerinin ise on milyonlarca liraya ulaştığı aktarıldı. Raporda Kuriş’in eşine ait bir otomobilin finansmanı da mercek altında. 5 Eylül 2023’te üçüncü bir kişinin hesaba 2 milyon 406 bin 650 TL gönderdiği, paranın aynı gün otomotiv şirketine aktarıldığı tespit edildi. Soruşturmada, otomobil bedelinin neden üçüncü kişi tarafından karşılandığı ve taraflar arasında nasıl bir hukuki ya da ticari ilişki bulunduğu araştırılıyor. Kuriş’in eşinin kardeşi adına kayıtlı 5 tarlanın tamamının 2 Ekim 2023 tarihinde aynı gün edinildiği de rapora yansıdı. Taşınmazların toplam büyüklüğünün yaklaşık 18 bin 700 metrekare olduğu belirtildi. Aynı kişinin banka işlem hacminin de 2023 itibarıyla önceki yıllara kıyasla yaklaşık beş kat arttığı kaydedildi. Raporda Kuriş’in eşinin annesi adına şirket ortaklığı, araç veya gayrimenkul kaydı bulunmadığı, buna karşılık 2016-2026 dönemindeki hesap hareketlerinin toplamda 9,3 milyon TL’yi aştığı belirtildi. Soruşturmanın bundan sonraki aşamasında banka dekontları, tapu satış bedelleri, şirket bilançoları, vergi beyannameleri ve araç ödeme kayıtlarının karşılaştırılması bekleniyor. Rapordaki tespitlerin tek başına suçluluk hükmü anlamına gelmediğini de vurgulamak gerekiyor. Mal varlıklarının kaynağı, işlemlerin ekonomik gerekçeleri ve gerçek faydalanıcıların kim olduğu, savcılığın diğer delillerle birlikte yapacağı inceleme sonucunda hukuken değerlendirilecek. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.