SON DAKİKA

#Masak

HABER DEĞER - Masak haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Masak haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Eski Bakan'ın soruşturmasında seyis ifade verdi: Öldüğü günü anlattı Haber

Eski Bakan'ın soruşturmasında seyis ifade verdi: Öldüğü günü anlattı

Denizolgun'un ölüm günündeki kronoloji Süleymancı cemaatinin önceki lideri ve eski Ulaştırma Bakanı Ahmet Arif Denizolgun’un şüpheli ölümüne yönelik yürütülen soruşturmada, 2016 yılındaki dosya detayları gün yüzüne çıktı. Dosyadaki ifadelere göre Denizolgun, 6 Eylül 2016 tarihinde saat 15.00 sıralarında İstanbul Beykoz'daki çiftliğine geldi. Yaklaşık 2 saat at binen Denizolgun, ardından çiftlik evine geçerek bir daha dışarı çıkmadı. Bu sırada tesiste yalnızca Türkmenistan uyruklu seyis Rıfat Kadirov bulunuyordu. Kadirov, olaydan bir gün sonra saat 20.00 sıralarında uzun süredir evden çıkmayan Denizolgun’u kontrol etmek için eve girdiğini belirtti. Kadirov, savcılık ifadesinde o anları şu sözlerle anlattı: "Denizolgun kanepede hareketsizdi. Oturur vaziyetteydi, hafif geri kaymıştı. Sağ elinden kontrol ettim, nabız yoktu. Korkudan yüzüne bakamadım." Kadirov'un durumu şoför Murat Bayrak’a bildirmesi üzerine Bayrak ve ev işlerinde yardımcı Mehmet Soygel çiftliğe geldi. İkilinin ulaştığı Denizolgun’un yeğeni Hilmi Tuna Kuriş ise olay yerine merhumun özel doktoru olduğu belirtilen Nurettin Demirkol ile birlikte intikal etti. Resmi makamlara ise olaydan yaklaşık 4 saat sonra bilgi verildiği kayıtlara geçti. Seyis Rıfat Kadirov'un geçmişi Soruşturmanın ilk aşamasında tek şüpheli sıfatıyla yer alan seyis Rıfat Kadirov’un ülkedeki hareketliliği de dosyada yer aldı. Hürriyet'in edindiği bilgilere göre Kadirov, Türkiye’ye ilk resmi girişini 6 Şubat 2013’te Atatürk Havalimanı’ndan yaptı ve aynı yılın kasım ayında çıkış yaptı. Daha sonra yasal olmayan yollarla ülkeye tekrar girerek Denizolgun’un çiftliğinde çalışmaya başlayan Kadirov hakkında, 2016'daki soruşturma sürecinde kaçak durumda olduğu belirlendiği için 19 Eylül 2016'da İstanbul Valiliği tarafından sınır dışı kararı alındı. Kayıtlara göre 2020 yılında Kayseri’de yeniden ortaya çıkan Kadirov, 25 Şubat 2020’de idari gözetim altına alındı ancak pandemi dönemi gerekçesiyle 23 Mart 2020’de serbest bırakıldı. Son olarak 30 Ocak 2023’te İstanbul Havalimanı’ndan yurt dışına çıktığı tespit edilen Kadirov hakkında, 30 Ocak 2028’e kadar Türkiye’ye giriş yasağı bulunduğu belirlendi. Dönemin Adli Tıp Kurumu raporunda "travmatik olmayan beyin kanaması" tespiti yer alması üzerine savcılık 31 Ekim 2016'da takipsizlik kararı vermişti. Doktor Nurettin Demirkol tutuklandı Denizolgun’un şüpheli ölümüne ilişkin yürütülen yeni soruşturmada "yalan tanıklık" suçlamasıyla gözaltına alınan doktor Nurettin Demirkol, sevk edildiği nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklandı. Demirkol’un 26 Ağustos’ta verdiği ifadede 10 yıl önceki acil ihbarı kimin yaptığını bilmediğini iddia ettiği, ancak 155 Acil Çağrı tutanaklarında arayan kişinin bizzat Demirkol olduğunun belirlendiği kaydedildi. Demirkol’un olay tarihinde operatöre hastasının aniden hayat kaybettiğini ve ağzından kan geldiğini söylediği, ancak yıllar sonra verdiği tanık ifadesinde Denizolgun’un özel doktoru olmadığını, kendisini hastanede birkaç kez muayene ettiğini ve ağzında kan görmediğini öne sürdüğü aktarıldı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Yasa dışı bahis soruşturmasında Dinamikpay şirketine el konuldu Haber

Yasa dışı bahis soruşturmasında Dinamikpay şirketine el konuldu

Milyarlık yasa dışı para trafiği deşifre edildi İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi ve Aklama Suçu Soruşturma Bürosu koordinesinde, Dinamikpay Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri A.Ş. ile şirket yetkilileri hakkında geniş kapsamlı bir soruşturma başlatıldı. Soruşturma, 7258 Sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun'a muhalefet ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçları kapsamında yürütülüyor. Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporları, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) ve Türkiye Ödeme ve Elektronik Para Kuruluşları Birliği (TÖDEB) tespitleri, finansal hareket analizleri ile dijital inceleme bulguları doğrultusunda çarpıcı detaylara ulaşıldı. Şirketin 2024-2025 yılları arasında yaklaşık 17,9 milyar liralık para transferi hacmine ulaştığı belirlendi. Yapılan incelemelerde, bu işlemlerin münferit hareketlerden ibaret olmadığı; merkezinde ödeme kuruluşunun bulunduğu, organize ve çok katmanlı bir finansal suç yapılanmasına işaret ettiği tespit edildi. 13 Gözaltı TCMB denetimleri ve MASAK analiz raporlarında tespit edilen yasa dışı eylemlerin ardından, İstanbul ve Ankara'da İstanbul İl Jandarma Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince eş zamanlı operasyonlar düzenlendi. Operasyon kapsamında 13 şüpheli gözaltına alınarak haklarında adli işlem başlatıldı. Şüphelilerin adreslerinde arama ve el koyma işlemleri gerçekleştirildi. Yurt dışında olduğu belirlenen 2 şüpheli ile adresinde bulunamayan 1 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların titizlikle sürdürüldüğü bildirildi. Milyonluk Mal Varlıklarına ve Şirkete Tedbir Soruşturmanın sağlıklı yürütülmesi, suç gelirlerinin aklanmasının önlenmesi ve delillerin korunması amacıyla, suç tarihinden sonra edinildiği belirlenen mal varlıklarına yönelik kapsamlı tedbirler uygulandı. İstanbul Sulh Ceza Hakimliği kararıyla Dinamikpay Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri A.Ş. şirketine el konuldu. Ayrıca yürütülen tedbirler çerçevesinde suçtan elde edildiği tespit edilen 8 araç, 33 konut ve 50 arsaya el konuldu. Şüphelilere ait 126 banka ve kripto para hesabına bloke işlemi uygulandı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

MASAK Kuriş ailesinin mali hareketlerini inceledi: Milyonluk transferler! Haber

MASAK Kuriş ailesinin mali hareketlerini inceledi: Milyonluk transferler!

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Alihan Kuriş soruşturmasında, Mali Suçları Araştırma Kurulu’nun (MASAK) hazırladığı rapor aile ve yakın çevrenin mali hareketlerine ilişkin yeni ayrıntıları ortaya koydu. Raporda Alihan Kuriş’in yanı sıra eşi, anne ve babası, kardeşi, babaannesi ile eşinin yakınlarının mal varlıkları, banka hesap hareketleri, araçları, şirket ortaklıkları ve taşınmaz işlemleri incelendi. Savcılığın özellikle 1 Ocak 2016 sonrasındaki mal varlığı değişimleri ve zenginleşmenin kaynağına odaklandığı belirtildi. Rapordaki en dikkat çekici başlıklardan biri tapu kayıtları oldu. Kuriş’in annesi adına 646, babaannesi adına 539, babası adına 207 ve eşinin babası adına 426 olmak üzere toplam 1818 gayrimenkul işlem kaydı tespit edildi. Bu işlemlerin doğrudan 1818 ayrı gayrimenkul anlamına gelmediğini belirtmek gerekiyor; raporda söz konusu sayı TAKBİS işlem kaydı olarak yer alıyor. Taşınmazların edinim ve devir süreçlerinin ayrıntılı şekilde incelenmesi bekleniyor. Alihan Kuriş’in kardeşi Hilmi Tuna Kuriş’in özellikle 2024-2026 yıllarındaki taşınmaz hareketleri raporda öne çıktı. Miras yoluyla intikal eden bazı tarla ve arsaların kısa süre içerisinde farklı mülkiyet ve satış işlemlerine konu olduğu belirtildi. Hilmi Tuna Kuriş’in bazı taşınmazlarında icrai haciz, ihtiyati tedbir ve el koyma kararlarının bulunduğu, bankacılık transferlerinin ise on milyonlarca liraya ulaştığı aktarıldı. Raporda Kuriş’in eşine ait bir otomobilin finansmanı da mercek altında. 5 Eylül 2023’te üçüncü bir kişinin hesaba 2 milyon 406 bin 650 TL gönderdiği, paranın aynı gün otomotiv şirketine aktarıldığı tespit edildi. Soruşturmada, otomobil bedelinin neden üçüncü kişi tarafından karşılandığı ve taraflar arasında nasıl bir hukuki ya da ticari ilişki bulunduğu araştırılıyor. Kuriş’in eşinin kardeşi adına kayıtlı 5 tarlanın tamamının 2 Ekim 2023 tarihinde aynı gün edinildiği de rapora yansıdı. Taşınmazların toplam büyüklüğünün yaklaşık 18 bin 700 metrekare olduğu belirtildi. Aynı kişinin banka işlem hacminin de 2023 itibarıyla önceki yıllara kıyasla yaklaşık beş kat arttığı kaydedildi. Raporda Kuriş’in eşinin annesi adına şirket ortaklığı, araç veya gayrimenkul kaydı bulunmadığı, buna karşılık 2016-2026 dönemindeki hesap hareketlerinin toplamda 9,3 milyon TL’yi aştığı belirtildi. Soruşturmanın bundan sonraki aşamasında banka dekontları, tapu satış bedelleri, şirket bilançoları, vergi beyannameleri ve araç ödeme kayıtlarının karşılaştırılması bekleniyor. Rapordaki tespitlerin tek başına suçluluk hükmü anlamına gelmediğini de vurgulamak gerekiyor. Mal varlıklarının kaynağı, işlemlerin ekonomik gerekçeleri ve gerçek faydalanıcıların kim olduğu, savcılığın diğer delillerle birlikte yapacağı inceleme sonucunda hukuken değerlendirilecek. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kuriş Çetesinin 'Kasa'sı yakalandı: FETÖ ilişkisi ve gizli servet ağı deşifre oldu Haber

Kuriş Çetesinin 'Kasa'sı yakalandı: FETÖ ilişkisi ve gizli servet ağı deşifre oldu

Firari Hilmi Tuna Kuriş’i kaçırmaya çalışırken yakalanan Özmen’in, örgüt liderinin eşine milyonlarca liralık lüks araç fonladığı, çok sayıda şirket ortaklığı bulunduğu ve FETÖ üyeliği dahil kabarık bir sicile sahip olduğu ortaya çıktı. Örgüt Liderinin Eşine Milyonluk Araç Finansmanı Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturması kapsamında, firari Hilmi Tuna Kuriş’in yasa dışı yollarla yurt dışına kaçış hazırlığına yardım ettiği belirlenen Mehmet Özmen hakkında kritik tespitlere ulaşıldı. Adli kaynaklardan edinilen bilgilere göre, MASAK kayıtlarının incelenmesi neticesinde Mehmet Özmen ile Kuriş ailesi arasında doğrudan bir mali ilişki saptandı. Buna göre, 5 Eylül 2023 tarihinde Mehmet Özmen tarafından Alihan Kuriş’in eşi Seda Kuriş’in banka hesabına 2 milyon 406 bin 650 lira gönderildiği belirlendi. Aynı gün bu tutarın 2 milyon 406 bin 344 lirasının Mercedes-Benz Otomotiv Ticaret ve Hizmetler A.Ş.’ye aktarıldığı ve söz konusu para hareketinin Seda Kuriş adına edinilen lüks araçla doğrudan bağlantılı olduğu tespit edildi. Ayrıca, firari Hilmi Tuna Kuriş’in Muğla’ya götürülmesinde kullanılan aracın da Mehmet Özmen’in sahibi olduğu San Sistem Lojistik firması adına tescilli olduğu belirlendi. Şirket Ortaklıkları ve Araç Varlıkları Soruşturma dosyasında Mehmet Özmen’in ticari faaliyetleri de detaylı bir şekilde yer aldı. Buna göre Özmen'in bağlantılı olduğu şirketler arasında; 2011 yılında Abdülkadir Özmen ve Mehmet Özmen tarafından kurulan, günümüzde ise tek sahibi, gerçek ortağı ve müdürü olduğu San Sistem Lojistik Bilişim İletişim ve Güvenlik Sistemleri Limited Şirketi, gerçek ortak ve müdürü olduğu Tasfiye Halinde Helikon Otelcilik Turizm ve İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi ile yöneticisi/sekreteri olarak yer aldığı Sun Global Trading Dış Ticaret Limited Şirketi ve Özmen Tarım Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi bulunmaktadır. İncelemeler sonucunda Özmen’in adına ayrıca 2 adet aracın kayıtlı olduğu tespit edildi. Ülke Genelinde Devasa Gayrimenkul Serveti MASAK raporlarında ve adli kayıtlarda Mehmet Özmen adına kayıtlı olduğu belirlenen çok sayıda yüksek değerli taşınmaz ve arsa yer alıyor. Farklı illere yayılan bu devasa gayrimenkul serveti; İstanbul Maltepe’de 4 katlı, A-B-C bloklu mesken ve arsası ile 5 katlı, A-B-C-D bloklu mesken ve arsası, İstanbul Üsküdar’da arsa, Bolu Merkez’de farklı mahallelerde 2 arsa, Nevşehir Merkez’de farklı mahallelerde yer alan A ve B bloklu dokuzar katlı betonarme apartmanlar ve arsaları, bir bodrum, bir zemin ve dört normal kattan oluşan 20 meskenli betonarme karkas apartman ve bahçesi ile yine dokuzar katlı diğer apartman blokları ve arsalarını kapsıyor. Adli kaynaklar, Özmen adına farklı illerde çok sayıda araç ve yüksek değerli taşınmaz kaydının bulunması nedeniyle, bu mal varlığının edinim tarihleri ve finansman kaynaklarının da derinlemesine incelendiğini belirtti. Öte yandan Özmen’in, soruşturma dosyasında Alihan Kuriş Suç Örgütüne müzahir olduğu değerlendirilen Diversity (Farklılık) Derneği ile üyelik bağının bulunduğu da saptandı. Kabarık Adli Sicil ve FETÖ Bağlantısı Mehmet Özmen’in farklı tarihlerdeki adli olay kayıtları ve suç geçmişi de soruşturma dosyasında geniş yer tuttu. Şüphelinin sicilinde; taksirle yaralama, 5253 sayılı Dernekler Kanunu’na muhalefet, güveni kötüye kullanma, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, yağma ve hukuki alacağı tahsil etmek amacıyla yağma, suç işlemek amacıyla örgüt kurma / kurulan örgüte üye olma, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma, resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ile malvarlığı değerlerinin meşru bir yolla elde edildiği konusunda kanaat uyandırma suçları yer alıyor. Tüm bu şirketler, araçlar, yüksek değerli taşınmazlar ve FETÖ/PDY dahil kabarık adli sicil kayıtları göz önünde bulundurularak; Mehmet Özmen’in mali ilişkileri, mal varlığının kaynağı ve Kuriş ailesiyle olan bağlantıları tüm yönleriyle titizlikle incelenmeye devam ediliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Alihan Kuriş'in emniyet ve savcılık ifadesi  ortaya çıktı Haber

Alihan Kuriş'in emniyet ve savcılık ifadesi ortaya çıktı

Emniyet ve Savcılık ifadesinde suçlamaları reddetti Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen ve İstanbul Emniyet Müdürlüğünün de destek verdiği soruşturma kapsamında; örgüt yöneticiliği, nitelikli dolandırıcılık, Vergi Usul Kanunu'na muhalefet ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçlamaları yöneltilen Alihan Kuriş'in ifadeleri tamamlandı. Kendisine yöneltilen suçlamaların tamamını reddeden Kuriş, yürütülen soruşturmayı "itibar suikastı" olarak nitelendirdi. Savcılıkta kendisini "Süleyman Hilmi Tunahan hazretlerinin torunu, varisi ve temsilcisiyim. Onu sevenler beni sever, bir kanaat önderiyim" sözleriyle tanıttı. Aktif GSM hattı bulunmuyor Sorgu tutanağında Kuriş'in iletişim yöntemine dair dikkat çekici ayrıntılar yer aldı. Savcılık ifade tutanağının kimlik bilgilerine "Aktif kullandığı herhangi bir GSM numarası yoktur" kaydı geçirildi. Kuriş, kendi adına kayıtlı bir hat bulunmadığını, genellikle ofis telefonunu kullandığını ancak ofis numarasını da net olarak hatırlayamadığını öne sürdü. Kendisini bir "kanaat önderi" olarak tanımlayan Kuriş'e, soruşturma kapsamında yaklaşık 50 kişiden oluşan bir isim listesi yöneltildi. Kuriş, listedeki çok sayıda isim için "tanımam", "ismini duymuşluğum vardır" veya "birkaç kez gördüm" şeklinde yanıtlar verdi. Rüstem Şahin'in, yapının başına geçmesinin ardından cemaat mensuplarına "mutlak itaat" baskısı yapıldığı yönündeki beyanını ise kesinlikle kabul etmediğini belirterek iddiayı "hayal ürünü bir iftira" olarak nitelendirdi. Malvarlığı ve 380 Bin TL aylık gelir beyanı Aylık gelirinin yaklaşık 380 bin TL olduğunu ve bu gelirin şirket maaşı ile kira gelirlerinden oluştuğunu beyan eden Kuriş'in açıkladığı malvarlığına göre babasından miras kalan gayrimenkuller, Sakarya Erenler'de bir ofis binasında hisse, Çamlıca'da kendisine ait 3 katlı ev, Kısıklı'da aile fertleriyle ortak yaklaşık 450 metrekare arsa, 2008 model Mercedes marka otomobil, İş Bankasındaki şahsi hesabında yaklaşık 650 bin TL'si bulunuyor. Kuriş ayrıca Altun Mimarlık İnşaat'ın yüzde 51 hissedarı olduğunu, ELF Yapı'da ise geçmişte yüzde 49 hisseye sahip bulunduğunu belirtti. Soruşturma dosyasında ise Kuriş ailesi adına toplam 191 gayrimenkul kaydı bulunduğu tespitine yer verildi. Arden Gıda'daki milyarlık trafik ve MASAK raporu Kuriş'in eski ortağı olduğu ve hisselerini kardeşi Hilmi Tuna Kuriş'e devrettiği Arden Gıda'nın mali hareketleri sorgulamanın en geniş bölümünü oluşturdu. MASAK verilerine göre Arden Gıda'nın bankacılık işlem hacmi 2017 ile 30 Haziran 2026 arasında 6 milyar 520 milyon 264 bin TL'ye ulaştı. Şirketin yalnızca 2025 yılı brüt satışları ise 1 milyar 575 milyon TL'yi buldu. Ortaklık oranına ilişkin sorulara Kuriş, hissesini yüzde 5 olarak hatırladığını söylerken; GİB kayıtlarında bu oranının farklı dönemlerde yüzde 10, yüzde 2 ve yüzde 5 olduğu, 12 Şubat 2020 ile 28 Temmuz 2021 tarihleri arasında ise yüzde 37,5'e yükseldiği belirlendi. Milyarlık mali tabloya karşılık Kuriş, savunmasının merkezine hisselerini Temmuz 2021'de devretmiş olmasını koyarak MASAK raporundaki verilerin çoğunluğunun 2023 ve sonrası tarihlere ait olduğunu savundu. Çelik kasadan çıkan 3 milyon dolarlık senet 13 Ağustos'ta ikametinde gerçekleştirilen aramada ele geçirilen yüksek miktardaki altın ve ziynet eşyaları sorulan Kuriş, bunların bir kısmının düğünde takılan takılar, bir kısmının ise çocuklarına verilen hediyeler olduğunu belirterek "Tamamı ailemin birikimidir" savunmasını yaptı. Aramada bulunan en dikkat çekici belgelerden birinin ise alacaklısı Alihan Kuriş, borçlusu ise Osman Aslanali olan 29 Ocak 2021 tarihli 3 milyon dolarlık senet olduğu belirtildi. İfadesinin başında Aslanali'yi yalnızca "İstanbul'dan komşum" olarak tanımlayan Kuriş, çelik kasasındaki senedin gayrimenkul satışına ilişkin teminat senedi olduğunu, ancak satışın gerçekleşmemesi nedeniyle senedin kendisinde kaldığını öne sürdü. Yaklaşık 5,5 yıl boyunca kasada muhafaza edilen senet, soruşturmanın dikkat çeken detayları arasında yer aldı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bakan Gürlek'ten Alihan Kuriş soruşturması  açıklaması: "İnanç kimliğine değil, suça bakılıyor" Haber

Bakan Gürlek'ten Alihan Kuriş soruşturması açıklaması: "İnanç kimliğine değil, suça bakılıyor"

Süleymancılar cemaatinin lideri Alihan Kuriş'in tutuklanmasıyla sonuçlanan soruşturmanın ardından T.C. Adalet Bakanlığı tarafından yürütülen sürece dair Adalet Bakanı Akın Gürlek önemli değerlendirmelerde bulundu. Gürlek, devletin yürüttüğü mücadelenin hukukun üstünlüğü ilkesi çerçevesinde sürdüğünü belirtti. "İnanç ve dini değerler kalkan olarak kullanılamaz" Operasyonların kapsamına ve amacına değinen Bakan Gürlek, kimliğe veya kisvelere bakılmaksızın suç unsurlarına odaklanıldığını şu sözlerle ifade etti: "Türkiye Cumhuriyeti Devleti, suç örgütleri ve çetelerle mücadelesini, kim olduklarına veya hangi kisve altında faaliyet gösterdiklerine bakmaksızın, hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde kararlılıkla sürdürmektedir. Vatandaşlarımızın inançlarını ve dini duygularını istismar ederek suç işleyen ve bu yolla haksız kazanç elde eden yapılara karşı gerekli adımlar atılmaktadır. Alihan Kuriş Suç Örgütü de bu kapsamda yürütülen mücadelenin örneklerinden biridir. Burada temel ölçüt, herhangi bir inanç, dini yapı veya topluluğun kimliği değil; suç teşkil eden fiiller ve bu fiillerle bağlantılı yapılanmalardır. İnanç ve dini değerler, hiçbir şekilde suç faaliyetlerinin aracı veya kalkanı haline getirilemez. Devletimiz, hukukun açıkça suç saydığı eylemlerle mücadelede kararlı olduğu gibi, vatandaşlarımızın inanç ve ibadet özgürlüğünü koruma konusunda da aynı kararlılığını sürdürmektedir." Operasyonun detayları Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında daha önce 17 ilde eş zamanlı operasyonlar düzenlenmişti. 123 adreste gerçekleştirilen arama ve el koyma işlemlerinin ardından mahkemeye sevk edilen şüphelilerden Alihan Kuriş'in de aralarında bulunduğu 32 kişi tutuklanırken, 6 kişi hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmıştı. Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporlarında, şüpheli yapı ile bağlantılı kişi ve şirketler üzerinden 100 milyar TL'yi aşan tutarın yurt dışına çıkarıldığı tespit edilmişti. Şüpheliler hakkında "suç örgütü kurma ve yönetme", "suç örgütüne üye olma", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından soruşturma devam ediyor. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, suç örgütleri ve çetelerle mücadelesini, kim olduklarına veya hangi kisve altında faaliyet gösterdiklerine bakmaksızın, hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde kararlılıkla sürdürmektedir. Vatandaşlarımızın inançlarını ve dini duygularını istismar… https://t.co/Kh8WOjakai — Akın Gürlek (@abakingurlek) August 17, 2026 haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

MASAK Alihan Kuriş soruşturmasında milyarlarca liralık trafiği deşifre etti Haber

MASAK Alihan Kuriş soruşturmasında milyarlarca liralık trafiği deşifre etti

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının Alihan Kuriş Suç Örgütü'ne yönelik yürüttüğü soruşturmada hazırlanan ilk Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporu tamamlandı. Rapor, soruşturma kapsamındaki şirket ve kuruluşlar arasında gerçekleştirilen milyarlarca liralık para trafiğini, yurt dışı transferlerini ve dikkat çekici nakit hareketlerini gözler önüne serdi. Güleryüz Kuyumculuk'ta 66 Milyar TL'lik işlem hacmi tv100'ün haberine göre, Güleryüz Kuyumculuk Turizm ve Otomotiv AŞ'nin 2017-2026 dönemine ait bankacılık işlem hacmi MASAK tablolarında 66 milyar 211 milyon TL olarak hesaplandı. Aynı dönemde şirkete 17,26 milyar TL para girişi olurken, 18,32 milyar TL para çıkışı kaydedildi. Şirket hesaplarına yatırılan nakit toplamı 26 milyar 213 milyon TL, nakit çekim toplamı ise 4 milyar 415 milyon TL olarak gerçekleşti. Özellikle 2023 yılında 2 milyar 89 milyon TL, 2024 yılında ise 1 milyar 417 milyon TL nakit yatırma işleminin yapılması dikkat çekti. Yurt dışına 8 Milyar TL'yi aşan para çıkışı MASAK raporunun en çarpıcı bölümlerinden biri, İstanbul Hisar Turizm ve Ticaret AŞ'nin yabancı ülke bağlantılı para hareketleri oldu. Şirketin 1 milyon TL ve üzerindeki yurt dışı işlemleri ülke ülke sıralanırken, yalnızca Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) bağlantılı para çıkışlarının toplamı 8 milyar TL’yi aştı. Suudi Arabistan bağlantılı işlemlerde 4 milyar 863 milyon TL para çıkışı ve 189 milyon TL para girişi kaydedilirken; BAE bağlantılı para çıkışı 3 milyar 163 milyon TL, bu ülkeden gelen para girişi ise yaklaşık 18 milyon TL oldu. Ayrıca İngiltere, ABD, İsrail, İspanya, Hindistan ve Almanya gibi pek çok ülkeye de para çıkışları rapor tablolarında yer buldu. Yüksek sermayeli şirkette sıfır ticaret Raporda dikkat çeken şirket profillerinden biri de 18 Kasım 2025'te kurulan İstanbul Hisar Sağlık Yatırım ve Turizm Ticaret AŞ oldu. Şirketin sermayesi 1 milyar 358 milyon TL olarak kaydedilmesine rağmen, MASAK bankacılık kayıtlarındaki toplam işlem hacmi yalnızca 34 bin 176 TL seviyesinde kaldı. Brüt ve net satışları sıfır görünen, herhangi bir mal alış-satış kaydı bulunmayan şirketin sermayesinin "bağlı ortaklıklar" hesabına aktarıldığı ancak VEDOP ve GİB kayıtlarında ortak olunan şirkete ulaşılamadığı belirtildi. Dubai ve Şanghay kaynaklı döviz hareketleri Akdeniz Toros'un hesaplarında yurt dışından gelen yüksek tutarlı döviz hareketleri de raporun odak noktalarından biri oldu. Dubai merkezli FIDATO General Trading ve Şanghay merkezli Shanghai Omega FZE kaynaklı milyonlarca dolarlık girişlerin ardından, ertesi günlerde yakın tutarlarda nakit çekimler ve diğer şirketlere transferler gerçekleştirildiği tespit edildi. İstanbul Hisar Turizm hesaplarında ise ortak İrfan Yılmaz adına yatırıldığı belirtilen milyonlarca dolar cinsi nakit girişleri kayıtlara geçti. Sahte faturalaşma ve milyarlık nakit akışı Akdeniz Toros Et ve Et Mamülleri Sanayi ve Dış Ticaret AŞ'nin mal alış ve satış hacminde son yıllarda büyük bir artış meydana geldiği belirlendi. MASAK, bazı şirketlerle yapılan çift yönlü işlemlerin iade veya olağan ticari gerekçeler dışında kalması halinde sahte faturalaşma açısından araştırılması gerektiğini vurguladı. Ümran Eğitim'in 2017-2026 döneminde 1 milyar TL'yi aşan para girişi bulunduğu, hesaplara gelen nakitlerin ardından aynı gün veya takip eden günlerde Çamlıca Basım Yayın ve Akdeniz Toros gibi şirketlere transferler yapıldığı tespit edildi. Gümüşsoy Sevim Kuran Okutma Vakfı'nın ise 567 milyon TL'lik işlem hacmine ulaştığı ve vakıftan çeşitli şirketlere milyonlarca liralık transferler gerçekleştirildiği belirlendi. MASAK'tan kritik değerlendirme Mali Suçları Araştırma Kurulu, incelenen şirketlerin önemli bir bölümünde özellikle 2022'den itibaren finansal işlem hacimlerinde ciddi bir sıçrama yaşandığını kaydetti. Şirketlerin ödeme kuruluşlarından para alması, yüksek nakit sirkülasyonu, ortaklar tarafından yapılan kaynağı izaha muhtaç nakit girişleri ve bu paraların kısa süre içinde başka şirketlere aktarılması ortak özellikler olarak sıralandı. Kurul, kaynağından şüphe duyulan bu finansal işlemlerin organize bir çalışma sonucunda gerçekleştirilmiş olabileceği yönünde kuvvetli şüphe bulunduğunu bildirdi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Köklerinden Günümüze: Süleymancılar ve  Alihan Kuriş  Haber

Köklerinden Günümüze: Süleymancılar ve  Alihan Kuriş 

Süleymancılar Cemaatinin Tarihsel Kökleri ve Kuruluş Süreci Süleymancılar cemaatinin temelleri, 1920’li yıllarda Darülhilafetil Aliye Medresesi'nde öğretmenlik yapan ve dönemin koşullarında dini eğitimi farklı metotlarla sürdüren Süleyman Hilmi Tunahan tarafından atılmıştır. Nakşibendiyye tarikatının Müceddidiyye koluna mensup olan Tunahan, 1924 yılında Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nun kabul edilmesi ve medrese sisteminin kaldırılmasının ardından öğrencilerine gizli ve farklı yollarla dini bilgiler aktarmaya devam etmiştir. 1940'lı yıllarda devletin sıkı takipleri ve denetimleri altında kalan, bu süreçte soruşturmalar ve gözaltılar yaşayan Tunahan, 1949 yılında Kur’an kurslarının açılmasına sınırlı da olsa izin verilmesinin ardından faaliyetlerini görünür kılabilmiştir. Tunahan, 1951 yılında İstanbul Çamlıca’da cemaatin ilk Kur'an kursunu açmış ve yapı zamanla Türkiye’nin dört bir yanına yayılarak kurumsal bir boyuta evrilmiştir. Tunahan Sonrası Dönem: Liderlik Değişimleri ve Kurumsallaşma Süleyman Hilmi Tunahan’ın ölümünün ardından cemaatin liderliğini damadı Kemal Kaçar üstlendi. Kaçar döneminde yapı kurumsal bir kimlik kazanarak büyüdü ve 1966 yılında Kur'an kursları kurma, koruma ve idame ettirme dernekleri federasyonu kuruldu. 1970’li yıllardan itibaren faaliyetler Türkiye sınırlarını aşarak Almanya başta olmak üzere Avrupa’daki Türk işçilerine yönelik dini eğitim ve kültür merkezleriyle uluslararası bir nitelik kazandı. 12 Eylül 1980 askeri darbesi sonrasında cemaat bazı hukuki soruşturmalarla ve davalarla karşılaşsa da eğitim ve yurt faaliyetlerini genişletmeye devam etti. Kemal Kaçar’ın 2000 yılında vefat etmesinin ardından cemaat yönetimi, Tunahan ailesinin soy ağacından gelen isimlere devredildi ve liderlik koltuğuna Süleyman Hilmi Tunahan’ın torunu Arif Ahmet Denizolgun oturdu. Alihan Kuriş Kimdir ve Cemaatin Başına Nasıl Geçti? 21 Kasım 1979 İstanbul doğumlu olan Alihan Kuriş, meslek olarak yüksek mimar ve iş insanıdır. Cemaat içindeki köklü aile bağlarıyla dikkat çeken Kuriş’in annesi Gülderen Kuriş, babası Mahmut Sabri Kuriş, dayısı ise bir önceki lider Arif Ahmet Denizolgun’dur; ayrıca annesinin eniştesi Kemal Kaçar, annesinin dedesi ise cemaatin kurucusu Süleyman Hilmi Tunahan’dır. Cemaat bünyesindeki okul, yurt ve kurs projelerindeki mimari çalışmalarıyla tanınan Alihan Kuriş, dayısı Arif Ahmet Denizolgun’un 8 Eylül'de yüksek tansiyona bağlı beyin kanaması sonucu ani vefatının ardından Süleymancılar cemaatinin liderliğini üstlendi. Kuriş, liderliği devraldığı günden bu yana yapının hem idari hem de ekonomik organizasyonunu yöneten ana isim konumundadır. Süleymancılara 17 İlde Operasyon Geçmişte daha çok eğitim, yurt ağları ve siyasi-bürokratik ilişkileriyle anılan Süleymancılar cemaati, günümüzde tarihinin en büyük mali soruşturmasıyla karşı karşıya kaldı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma, faaliyetlerin dini boyutundan ziyade hiyerarşik ve ekonomik çıkar ilişkilerini merkeze alıyor. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan geniş kapsamlı mali suç operasyonu çerçevesinde, aralarında cemaat lideri Alihan Kuriş’in de bulunduğu 49 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. İstanbul, Ankara ve İzmir'in de aralarında bulunduğu 17 ilde eş zamanlı düzenlenen operasyonlarda toplam 123 adreste arama ve el koyma işlemleri gerçekleştirildi; bunlardan 43'ünün doğrudan adres, 80'inin ise 33 şirkete ait farklı lokasyonlar olduğu belirtildi. Başlatılan operasyon neticesinde Alihan Kuriş dahil 30 şüpheli gözaltına alınarak emniyete götürüldü. Şüpheliler hakkında suç örgütü kurma ve yönetme, suç örgütüne üye olma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık ve Vergi Usul Kanunu’na muhalefet suçlarından soruşturma yürütülüyor. MASAK Raporları ve 100 Milyar TL'yi Aşan Para Trafiği Soruşturmanın odağını Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından hazırlanan kapsamlı mali analiz raporları oluşturuyor. MASAK raporlarında yer alan tespitlere göre, örgütle bağlantılı şirketlerin 2020 yılı sonrasında finansal işlem hacimlerinde olağanüstü artışlar yaşandığı, şirketlerin yüksek sermayelerle bölündüğü veya devredildiği belirlendi. Kurulan yeni şirketlerin farklı illerde ve farklı faaliyet alanlarında konumlandırılarak finansal takibin zorlaştırılmasının amaçlandığı tespit edildi. Şirket hesaplarında ticari hayatın olağan akışına aykırı şekilde yüksek nakit sirkülasyonu bulunduğu, ortaklar tarafından şirketlere kaynağı belirsiz yüksek tutarlı nakit girişleri sağlandığı saptandı. Yabancı ödeme kuruluşları ve yurt dışındaki mukim şirketlerden gelen döviz transferleri ile mal alış-satış kayıtları arasındaki uyumsuzluklar, sahte faturalandırma ihtimali ve para trafiğinde İsrail bağlantılı hareketler bulunduğu yönündeki iddialar da soruşturma kapsamında titizlikle inceleniyor. Soruşturma dosyasında, yapılanmayla bağlantılı kişi ve şirketler üzerinden 100 milyar TL’yi aşan devasa bir para hareketinin çeşitli yöntemlerle yurt dışına çıkarıldığı iddiası araştırılıyor. Suç gelirlerinin muhafaza edilmesi ve olası kamu zararlarının önüne geçilebilmesi amacıyla soruşturma kapsamındaki şüpheli şirketlere ve varlıklara tedbir konulurken, adli süreç tüm boyutlarıyla devam etmektedir. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.