SON DAKİKA

#Meclis

HABER DEĞER - Meclis haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Meclis haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Işıkhan’dan uzaktan ve yarı zamanlı çalışma mesajı: Yeni modelde sona gelindi Haber

Bakan Işıkhan’dan uzaktan ve yarı zamanlı çalışma mesajı: Yeni modelde sona gelindi

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, çalışma hayatında hızlanan dönüşüme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Dijitalleşmeyle birlikte değişen iş yapılarının sosyal güvenlik sistemi içinde yeniden ele alındığını vurgulayan Işıkhan, uzaktan ve yarı zamanlı çalışmaya yönelik yeni düzenlemelerin kısa süre içinde Meclis gündemine taşınacağını söyledi. Yeni nesil çalışma modelleri için sosyal güvenlik adımı atılıyor Bakan Işıkhan, platform çalışanları ve kuryeler başta olmak üzere geniş bir kesimi kapsayacak sosyal güvence düzenlemeleri üzerinde çalışıldığını belirtti. Uzaktan çalışmanın önünde yasal bir engel bulunmadığını hatırlatan Işıkhan, yeni düzenlemeyle istihdamın daha esnek ve kapsayıcı hale getirilmesinin hedeflendiğini ifade etti. Gençler, kadınlar ve engelli yurttaşlar için yarı zamanlı model Hazırlıkları süren yeni yarı zamanlı çalışma modelinin özellikle gençler, kadınlar ve engelli bireyler için istihdamı artırmayı amaçladığını söyleyen Işıkhan, taslak metinlerde sona gelindiğini ve paydaşların görüşlerinin alındığını açıkladı. Düzenlemenin, geri bildirimlerin ardından Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulması planlanıyor. Belediyelerin SGK borçlarında taşınmaz takası sürüyor Bakan Işıkhan, belediyelerin Sosyal Güvenlik Kurumu’na olan borçlarına ilişkin güncel verileri de paylaştı. SGK borcu bulunan 429 belediyenin toplam 8 bin 122 taşınmazı borç karşılığı sunduğunu ve bunların kabul edildiğini belirten Işıkhan, 4 bin 104 taşınmazın ise teknik nedenlerle geri çevrildiğini söyledi. Ayrıca 161 belediyenin 33,6 milyar liralık borç için tecil talebinde bulunduğunu, bu kapsamda 3,6 milyar liralık peşinat tahsil edildiğini aktardı. Dönüşen çalışma hayatı Meclis’e taşınıyor Bakanlık, dijitalleşen ekonomiyle birlikte ortaya çıkan yeni çalışma biçimlerini sosyal güvenlik şemsiyesi altına almayı hedeflerken, yapılacak düzenlemelerin hem çalışanların haklarını güçlendirmesi hem de istihdamı artırması bekleniyor.

15 yaş altına sosyal medya freni! Ankara’dan milyonları ilgilendiren hamle Haber

15 yaş altına sosyal medya freni! Ankara’dan milyonları ilgilendiren hamle

Türkiye’de çocukların dijital dünyada karşı karşıya kaldığı riskler yeniden Meclis gündemine taşınıyor. Kabine toplantısı sonrası konuşan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 15 yaş altına sosyal medya yasağı getiren düzenlemenin ay sonunda ilgili komisyona sevk edileceğini duyurdu. Düzenleme, çocukların dijital ortamda “ticari bir meta” haline getirilmesine karşı kapsamlı bir koruma hedefliyor. “Bu tabloya seyirci kalamayız” mesajı verildi Bakan Göktaş, düzenleme üzerinde yaklaşık 1,5 yıldır çalışıldığını belirterek, akademisyenlerden sivil toplum kuruluşlarına, ailelerden çocuklara kadar geniş bir kesimle görüşmeler yapıldığını söyledi. Göktaş, çocukların ruhsal ve zihinsel sağlığının tehdit altında olduğuna dikkat çekerek, bu sürecin ertelenemez hale geldiğini vurguladı. 15 yaş altına hesap açma yasağı masada Hazırlanan taslakta, sosyal ağ sağlayıcılarına açık sorumluluklar yüklenmesi öngörülüyor. Buna göre, 15 yaşından küçük çocuklara hiçbir şekilde sosyal medya hizmeti sunulmaması ve hesap açılmaması hedefleniyor. Ayrıca çocukların zararlı içeriklere maruz kalmasını önleyecek güçlü filtreleme sistemlerinin zorunlu hale getirilmesi planlanıyor. Dünya örnekleri referans alındı Bakan Göktaş, Avustralya’nın 16 yaş altına sosyal medya erişimini yasaklayan düzenlemesini hatırlatarak, benzer adımların birçok ülkede atıldığını söyledi. Dijital ortamda çetelerin ve suç ağlarının çocuklara ulaşabildiğine dikkat çeken Göktaş, düzenlemenin bir “çocuk koruma kalkanı” işlevi göreceğini ifade etti. “Geleceğimizi korumak zorundayız” vurgusu Çocukların dijital mecralardan tamamen koparılmasının değil, güvenli bir dijital alan oluşturulmasının hedeflendiğini belirten Göktaş, çocukların depresyon, anksiyete ve davranış bozukluklarıyla daha sık karşılaştığını söyledi. Bakanlık olarak “Çocuklar Güvende” platformu üzerinden binlerce zararlı içeriğe müdahale edildiğini aktaran Göktaş, sosyal medya şirketlerinden de proaktif adım beklediklerini dile getirdi. Gözler Meclis’e çevrildi Ay sonunda Meclis’e sunulması beklenen torba yasa taslağı, kabul edilmesi halinde 15 yaş altı yurttaşların sosyal medya kullanımında köklü bir değişiklik yaratacak. Düzenleme, çocukların dijital dünyada daha güvenli bir şekilde var olmasını amaçlayan en kapsamlı adımlardan biri olarak görülüyor.

2026’da çalışma hayatı resetleniyor: Maaşlar, izinler, emeklilik ve “vatandaşlık maaşı” masada Haber

2026’da çalışma hayatı resetleniyor: Maaşlar, izinler, emeklilik ve “vatandaşlık maaşı” masada

2026’ya girilirken çalışma hayatında ücret, sosyal güvenlik ve sosyal destek politikalarında kapsamlı bir güncelleme süreci başladı. Enflasyon verilerinin açıklanmasıyla emekli ve memur maaşlarının yeniden hesaplanması beklenirken; doğum–babalık izinlerinde uzatma, hizmet borçlanmalarında yeni oranlar, prime esas kazanç tavanının yükselmesi ve “Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi”ne dair hazırlıklar da gündemin başlıkları arasında yer alıyor. Dar gelirli hanelere yönelik “Gelir Tamamlayıcı Aile Destek Sistemi” ise “vatandaşlık maaşı” tartışmalarıyla birlikte pilot illerde devreye alınmaya hazırlanıyor. Maaşlar ocak takvimine göre yeniden hesaplanacak Emekli ve memur maaşları için ana belirleyici, açıklanacak enflasyon verileri olacak. Yıllık enflasyonun ardından maaşların yeniden belirleneceği; en düşük emekli aylığı için ise ayrıca yasal düzenleme yapılabileceği ifade ediliyor. En düşük emekli aylığı için yasa ihtimali yeniden gündemde En düşük emekli aylığının mevcut seviyesinin enflasyon artışı kadar yükseltilmesi ya da Meclis’ten geçecek bir düzenlemeyle farklı bir tabana çekilmesi olasılığı konuşuluyor. Bu başlıkta kesin rakamın, yasal süreç ve açıklanacak verilerle netleşmesi bekleniyor. Doğum ve babalık izinlerinde uzatma planı öne çıkıyor Analık izninin 16 haftadan 24 haftaya çıkarılması; babalık izninin ise statüler arasında eşitlenerek artırılması yönünde beklentiler bulunuyor. Ayrıca koruyucu ailelere ilk kez izin hakkı tanınması da düzenleme paketinin önemli başlıklarından biri olarak öne çıkıyor. Hizmet borçlanmalarında oranlar ve prime esas kazanç tavanı değişiyor 1 Ocak itibarıyla bazı borçlanma kalemlerinde oranların yükseldiği, prime esas kazanç tavanında ise üst sınırın artırıldığı belirtiliyor. Bu adımların, prim ödemelerini yükselteceği ve ileride bağlanacak emekli aylıklarını da doğrudan etkileyeceği değerlendiriliyor. “İkinci emeklilik” hazırlıkları hız kazanıyor Politika belgelerinde, Otomatik Katılım Sistemi’nin işveren katkısını da içeren “ikinci basamak emeklilik” yapısına dönüştürülmesi ve Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi’nin kurulmasına yönelik hedefler yer alıyor. Bu modelle, emeklilikte ek gelir yaratılması amaçlanıyor. Asgari ücretle birlikte sosyal yardımların ve prim hesaplarının çerçevesi değişecek Yeni asgari ücretin yürürlüğe girmesiyle birlikte işsizlik ödeneği, rapor parası, isteğe bağlı primler ve bazı sosyal yardım kriterlerinin yeniden hesaplanması bekleniyor. Böylece birçok kalemde alt ve üst sınırlar güncellenecek. “Vatandaşlık maaşı” tartışmalarının merkezinde gelir tamamlama modeli var Dar gelirli haneler için tasarlanan Gelir Tamamlayıcı Aile Destek Sistemi’nin pilot illerde başlatılması planlanıyor. Hane gelirinin belirlenen eşiklerin altında kalması halinde, aradaki farkın devlet desteğiyle tamamlanması öngörülüyor. Uygulamanın sahadaki etkilerinin analizinde dijital sistemler ve veri temelli yöntemlerden yararlanılması hedefleniyor. 2026 yılı; yurttaşın cebini doğrudan ilgilendiren maaş zamlarından aile yaşamını etkileyen izin düzenlemelerine, sosyal güvenlikte maliyetleri değiştirecek prim ve borçlanma adımlarından “ikinci emeklilik” ve “gelir tamamlama” modellerine kadar çok başlıklı bir dönüşüm sürecine işaret ediyor. Ancak birçok düzenlemenin nihai çerçevesi; açıklanacak enflasyon verileri, çıkarılacak mevzuat ve pilot uygulamalardan elde edilecek sonuçlarla netleşecek.

DEM Parti İmralı heyetinden Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’a ziyaret Haber

DEM Parti İmralı heyetinden Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’a ziyaret

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İmralı heyeti, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç ile Adalet Bakanlığı’nda bir araya geldi. Görüşmede, sürecin hukuksal zemini ve Meclis gündemindeki düzenlemeler masaya yatırıldı. Görüşmenin içeriği Heyette Pervin Buldan, Mithat Sancar ve Asrın Hukuk Bürosu üyesi Faik Özgür Erol yer aldı. Görüşme sonrası açıklama yapan Sancar, “Kapsamlı bir görüşme yaptık. Yürümekte olan süreçle ilgili hukuksal düzenlemeler konusunda fikir alışverişinde bulunduk. Adalet Bakanlığı’nda yoğun çalışma yapılıyor” dedi. 11. Yargı Paketi ve infazda eşitlik Sancar, Meclis’te görüşülen dâhil olmak üzere, barışın adalet ve hukuksal güvencelerle kalıcı hale gelmesi başlıklarının ele alındığını belirtti. İnfazda eşitlik konusunun da görüşmenin önemli başlıklarından biri olduğu vurgulandı. Tartışmalı başlıklar Adalet Bakanı Tunç’un daha önce DEM Parti’nin “barış yasası” önerisine “tasfiye yasası olur” sözleriyle yanıt verdiği hatırlatılırken, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan bu ifadeye kamuoyunda tepki göstermişti. Siyasi temaslar sürecek DEM Parti heyeti, komisyonda hazırlanacak nihai rapor öncesi siyasi parti ziyaretlerini tamamladı. Heyetin, Adalet Bakanlığı ziyaretinin ardından Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş ile de görüşmesi bekleniyor. Ayrıntılar geldikçe eklenecektir.

Başarır: Deprem sanıkları için 27. madde ya değişecek ya kapsam dışı kalacak Haber

Başarır: Deprem sanıkları için 27. madde ya değişecek ya kapsam dışı kalacak

6 Şubat depremlerinde yakınlarını kaybeden ailelerin, deprem sanıklarının infaz indirimi kapsamına alınmasına yönelik tepkileri Meclis gündeminde yankı buldu. CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, Adalet Peşinde Aileleri Platformu ile Meclis’te yaptığı görüşmenin ardından, Cumhur İttifakı kanadıyla yürütülen temaslara dair önemli mesajlar verdi. AKP ve MHP ile doğrudan temas kuruldu Başarır, 11. Yargı Paketi’nin tartışmalı 27. maddesiyle ilgili olarak AKP Grup Başkanı ve Feti Yıldız ile görüştüğünü belirterek, deprem davalarında “bilinçli taksir, öngörülebilir taksir ve olası kast” başlıklarının ciddi kaygı yarattığını söyledi. Bu maddenin mevcut haliyle depremzedelerde adalet duygusunu zedelediğini vurguladı. “Yurttaşları üzmeyecek bir formül üzerinde duruluyor” Başarır, Adalet Komisyonu’nda gün içinde çalışma yapılacağını aktararak, “27. madde ya deprem davaları açısından kapsam dışı bırakılacak ya da içeriğinde değişikliğe gidilecek. Bu konuda Cumhur kanadında şu ana kadar doğru ve yerinde bir yaklaşım var” dedi. Depremzede aileler Meclis’ten ayrılmama kararı aldı Görüşmeye katılan depremzede aileler, özellikle AKP Grubu’nun kendilerini doğrudan dinlemesini talep ettiklerini belirtti. Aileler, talepleri karşılanana kadar Meclis’ten ayrılmama kararı aldıklarını dile getirdi. Başarır ise AKP Grup Başkanvekili Bahadır Yenişehirlioğlu’nun görüşmeye açık olduğunu söylediğini aktardı. “Bu sadece depremzedelerin değil, tüm toplumun meselesi” Depremde ailesini kaybeden yurttaşlar, olası bir düzenlemenin fiilen “cezasızlık” yaratacağı uyarısında bulundu. Başarır da bu kaygıya katıldığını belirterek, CHP’nin deprem davalarının tarafı olduğunu, süreci hem hukuki hem de toplumsal sorumlulukla izlediklerini ifade etti. Muhalefet partileri ortak noktada buluşuyor Başarır, DEM Parti, İYİ Parti, Yeni Yol Partisi ve Meclis’te grubu olmayan partilerin de deprem sanıklarının infaz indirimi kapsamına alınmasına karşı benzer bir tutum içinde olduğunu söyledi. “Direnirsek bu madde en az iki hafta gecikir. Ama buna gerek kalmadan, uzlaşıyla adil bir düzenleme yapabileceğimizi düşünüyorum” dedi. Meclis’te gözler Adalet Komisyonu’ndan çıkacak karara çevrilmiş durumda. Depremzedeler, 27. maddenin mevcut haliyle geçmemesi için siyasi partilerden net adımlar bekliyor. CHP cephesi ise düzenlemenin değişeceği ya da deprem davaları açısından kapsam dışı kalacağı yönünde temkinli bir iyimserlik taşıyor.

Feti Yıldız’dan AK Parti raporuna teyit vurgusu: İlkesel eşik pazarlık konusu olamaz Haber

Feti Yıldız’dan AK Parti raporuna teyit vurgusu: İlkesel eşik pazarlık konusu olamaz

Milliyetçi Hareket Partisi Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı uzun paylaşımda, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin Meclis’e sunduğu süreç raporundaki “tespit ve teyit mekanizması”na ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yıldız, söz konusu bölümün, MHP’nin daha önce ortaya koyduğu yaklaşım ile birebir örtüştüğünü ifade etti. “Tespit ve teyit sürecin en kritik eşiğidir” Yıldız, terör örgütünün silah bırakması, kendisini tasfiye etmesi ve varlığının sona erdirilmesinin devlet tarafından tespit ve teyit edilmesinin sürecin en önemli aşaması olduğunu belirtti. Bu adımın yalnızca sahadaki fiilî durumun kaydı olmadığını vurgulayan Yıldız, aynı zamanda hukuki ve idari işlemler için bir başlangıç noktası olduğuna dikkat çekti. “Bu eşik aşılmadan hiçbir ileri adım atılamaz” MHP’li Yıldız, devletin tespit ve teyidi olmadan sürecin hiçbir ileri safhasına geçilmemesi gerektiğini vurguladı. Bu anın, hem ilgili kurumlar hem de hukuk düzeni açısından yeni bir dönemin miladı olarak görülmesi gerektiğini ifade etti. Güvenlik ve hukuk birlikte işletilmeli Paylaşımda, tespit ve teyit sürecinin devletin ilgili güvenlik kurumları arasında sağlanacak koordinasyonla yürütülmesi gerektiği belirtildi. Yıldız, bu sürecin objektif, ölçülebilir ve açık kriterlere bağlanmış göstergeler üzerinden yapılmasının zorunlu olduğunu kaydetti. Silahsızlanma somut delillerle ortaya konulmalı Yıldız’a göre, örgütün silahlı kapasitesinin ortadan kalktığı, lojistik ağların sürdürülebilir bir tehdit oluşturamayacak şekilde dağıtıldığı ve silahların sahada yeniden kullanılmasına imkân vermeyecek biçimde imha edildiği somut tespit ve delillerle ortaya konulmalı. Şeffaflık ve kayıt altına alma vurgusu Süreç boyunca uygulanacak yöntemlerin şeffaf olması gerektiğini belirten Yıldız, idari kararlar ile bu kararlara esas teşkil eden bilgi, belge ve kıstasların kayıt altına alınmasının zorunlu olduğunu ifade etti. Bu kayıtların, gerektiğinde yargısal ve hukuki denetime açık biçimde muhafaza edilmesi gerektiğini vurguladı. Meclis ve yargı denetimi için arşiv şartı Tespit sürecinde kullanılan veri toplama, analiz ve raporlama mekanizmalarının kurumsal arşivlerde düzenli biçimde saklanmasının önemine işaret eden Yıldız, bunun bireysel başvurular, anayasal denetim süreçleri ve Meclis denetimi açısından hayati olduğunu belirtti. “Bu karar pazarlık değil, devlet tasarrufudur” Feti Yıldız, tespit ve teyit kararının herhangi bir pazarlığın ya da keyfî bir tasarrufun konusu olamayacağını vurguladı. Bu kararın, devletin güvenlik ve hukuki yetkisinin birleştiği, ölçülebilir delillere dayanan, şeffaf ve denetlenebilir bir kurumlar arası mutabakatla alınacağını ifade etti. Toplumsal güven ve kalıcı huzur hedefi Yıldız, tespit ve teyit mekanizmasının titizlikle işletilmesinin, kalıcı huzur ve toplumsal güven üretme kapasitesini doğrudan etkileyeceğini belirtti. Yanlış, eksik ya da zamansız bir tespitin hem adalet duygusunu zedeleyebileceğini hem de yeni güvenlik riskleri doğurabileceğini söyledi. AK Parti raporuyla tam paralellik vurgusu Paylaşımının başında AK Parti raporundaki ilgili bölümün, MHP’nin ilkesel yaklaşımıyla birebir örtüştüğünü ifade eden Yıldız, bu çerçevenin Türkiye toplumunda güven duygusunu pekiştirecek ve ileride doğabilecek hukuki ve toplumsal tartışmaların önünü kesecek bir zemin sunduğunu kaydetti.

Ev sahiplerine yeni vergi dönemi: Kira geliri beyanı ve emlak vergisinde kurallar değişti Haber

Ev sahiplerine yeni vergi dönemi: Kira geliri beyanı ve emlak vergisinde kurallar değişti

Kira geliri elde eden yurttaşların nasıl vergi ödeyeceği ve hangi tutarlarda beyanname vereceği netleşti. Resmi Gazete’de yayımlanan düzenlemelerle birlikte mesken kira istisnası artırıldı, faiz gideri indirimi sınırlandırıldı ve emlak vergisinde rayiç bedel artışına üst sınır getirildi. Kira geliri elde edenler vergi mükellefi sayılıyor Gerçek kişiler, sahip oldukları konutları kiraya verdiklerinde kira geliri yönünden vergi mükellefiyeti altına giriyor. Kira gelirini elde eden kişi; malın sahibi, hissedarı, intifa hakkı sahibi ya da kiraladığı konutu yeniden kiraya veren yurttaş olabiliyor. Mesken kira istisnası 47 bin liraya yükseltildi Konutlarda uygulanan yıllık kira istisnası, 2024 yılı için 33 bin lira iken 2025 yılı itibarıyla 47 bin lira olarak belirlendi. Bu tutarın altında kalan kira gelirleri için beyanname verilmesi gerekmiyor. İstisna sınırının aşılması halinde ise yıllık gelir vergisi beyannamesi zorunlu hale geliyor. İstisnadan yararlanmanın şartları netleşti Kira istisnasından faydalanabilmek için yurttaşın ticari, zirai ya da serbest meslek faaliyeti bulunmaması gerekiyor. Ayrıca bazı gelirlerin toplamının 2024 yılı için 870 bin lirayı, 2025 yılı için ise 1 milyon 200 bin lirayı aşmaması ve beyannamenin süresinde verilmesi şart koşuluyor. Kira istisnası devam ediyor, emeklilere özel hale getirilmedi Kira istisnasının kaldırılması ya da yalnızca emekli yurttaşlara uygulanması yönündeki tartışmalar Meclis gündemine gelmişti. Ancak bu yöndeki düzenleme kanun metninden çıkarıldı ve istisna mevcut haliyle uygulanmaya devam ediyor. Faiz gideri indirimi konutlar için kaldırıldı Yeni düzenlemeyle birlikte konut kira gelirlerinde faiz giderlerinin vergi matrahından düşülmesi uygulamasına son verildi. Krediyle satın alınan bir konut için ödenen faizler artık kira vergisinden indirilemeyecek. Bu indirim yalnızca iş yeri kira gelirleri için geçerli olacak. Emlak vergisinde rayiç bedel artışına üst sınır getirildi 7566 sayılı Kanun’la, 2026 yılı için emlak vergisine esas rayiç bedel artışına tavan sınır konuldu. Buna göre 2026’da rayiç bedel, 2025 vergi değerinin en fazla iki katı kadar artırılabilecek. Böylece bazı bölgelerde gündeme gelen aşırı artışların hukuken önüne geçilmiş oldu. Sonraki yıllarda artış oranı değişiyor 2027, 2028 ve 2029 yıllarında emlak vergisi artışları, yeniden değerleme oranının tamamı üzerinden hesaplanacak. Önceki sistemde bu artışlar, yeniden değerleme oranının yarısı esas alınarak yapılıyordu. Yeni düzenlemelerle birlikte kira geliri olan yurttaşların beyan ve ödeme süreçlerinde daha net kurallar uygulanacak; emlak vergisinde ise ani ve yüksek artışların sınırlandırılması hedefleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.