SON DAKİKA

#Meclis

HABER DEĞER - Meclis haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Meclis haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ufuk Uras: Özgürlüğün şarkısı şiddetin çalgısıyla çalınmaz! Haber

Ufuk Uras: Özgürlüğün şarkısı şiddetin çalgısıyla çalınmaz!

“Dünya adil değil” Uras, “Dünya Savaşı’ndan sonra büyük bir hesaplaşma” başlığıyla tartışılan döneme dair değerlendirmesinde, kapitalist sistem içinde kaynakların ve pazarların paylaşımı eksenindeki mücadelenin sürdüğünü ifade etti. Sovyetler Birliği’nin dağılması sonrası “tarihin sonu” ve “eşit bir dünya” söylemlerinin 11 Eylül sonrasında çöktüğünü savunan Uras, günümüz dünyasının adil olmadığını söyledi. “Karbon mu silikon mu” Uras, yapay zekâ ve “robotlar dünyası” tartışmasına değinerek “karbon varlıklarla silikon varlıkların mücadelesini anlamlandırmak” için hâlâ yoğun bir düşünsel mesai gerektiğini belirtti. Uras, teknolojinin belirleyiciliğinin arttığı yeni dönemde, dünyanın nereye evrileceğinin kolay öngörülemediğini dile getirdi. “Meşru müdafaa” Uras: “Burada Müslüman Müslümana vuruyor okuması yok, meşru müdafaa var” dedi. İran’ın Körfez ülkelerine dönük saldırılarını değerlendiren Uras, ana akım medyada öne çıkan yaklaşımın meseleyi çarpıttığını savundu. “Doğrudan ABD üslerine yönelik bir meşru müdafaa hakkı kullanılıyor” görüşünü dile getiren Uras, müzakereler sürerken İran yönetimine dönük saldırıların kabul edilebilir olmadığını söyledi ve yaşananları uluslararası hukukun aşınması bağlamında değerlendirdi. “Uluslararası hukuk” Uras, Türkiye’nin tutumunu “diplomasi ve eşit mesafe” vurgusuyla olumlu bulduğunu söyledi. Türkiye’nin hem NATO üyesi hem de İran’la sınır komşusu olması nedeniyle hassas bir denklemde bulunduğunu belirten Uras, çatışmanın müzakere zeminiyle sonlandırılması çağrılarının önemli olduğunu ifade etti. “Akıllı bombaların aklı olmuyor” diyen Uras, savaşın sivil yurttaşlar ve tarihî mekânlar açısından yıkıcı sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti. “Öcalan bildirisi” Uras, Abdullah Öcalan’ın son bildirisine de değinerek metnin genel çerçevede devletin açıkladığı perspektifle uyumlu olduğunu söyledi. Bildiride yer alan “demokratik entegrasyon”, “buyurgan dilden uzaklaşma” ve “barış yasaları” vurgularının yeni bir siyasal dil arayışına işaret ettiğini belirten Uras, metni eşitlikçi ve anayasal zeminde bir çözüm çağrısı olarak okuduğunu ifade etti. Öcalan’ın umut hakkı tartışmasını kişisel bir talep zeminine çekmemesini de değerlendiren Uras, sürecin bireysel bir mesele üzerinden değil, toplumsal mutabakat ve Meclis zemininde ilerlemesi gerektiğini söyledi. Uras, “Senkronize adımlar atılmazsa süreç pazarlığa dönüşür. Eş anlı ilerleme önemli” değerlendirmesinde bulundu. “İsrail’in meşruiyeti yok” Uras, İsrail’in Filistin’e yönelik saldırıları sonrası ölçünün kaçtığını, izlenen politikaların uluslararası meşruiyeti olmadığını savundu. “Normalleşme, normal olmayanla olmaz” diyen Uras, bölgesel gerilimlerin Türkiye’de demokratikleşme ve barış gündemini daha kritik hale getirdiğini belirtti. “Adres Meclis” Uras, Meclis zeminini “süreçlerin temel muhatabı” olarak işaret etti. “Şiddetten arındırılmış bir toplum” hedefinin ortak bir yurttaş mutabakatıyla güçlenebileceğini söyleyen Uras, siyasal partilerin tutumlarının Meclis’te sınanacağını vurguladı. “Demokrasilerde asgari müştereklerde buluşulur; azami müştereklerde buluşmak faşizmde olur” ifadelerini kullandı. Ufuk Uras kimdir? Ufuk Uras, siyasetçi ve akademisyendir. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde 23. Dönem İstanbul milletvekili olarak görev yaptı. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi kökenlidir ve aynı üniversitede öğretim üyesi olarak çalıştı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

DEM Parti’den süreç çağrısı: İktidar elini çabuk tutmalıdır Haber

DEM Parti’den süreç çağrısı: İktidar elini çabuk tutmalıdır

DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Koçyiğit, iktidarın “elini çabuk tutması” gerektiğini belirterek sürecin yasal güvenceye kavuşturulmadan ilerleyemeyeceğini söyledi. Koçyiğit, demokratik entegrasyonun Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin devreye girmesini zorunlu kıldığını ifade ederek, siyasi partilerin daha fazla sorumluluk alması ve toplumun tüm kesimlerini kapsayan bir hukuk mimarisinin kurulması gerektiğini dile getirdi. Demokratik siyaset, ifade ve örgütlenme özgürlüğünün önündeki engellerin kaldırılmasının sürecin temel unsurlarından biri olduğunu vurgulayan Koçyiğit, “Bugün yaşadığımız pek çok krizin kaynağında demokratik hukukun yokluğu yer almaktadır” dedi. “Tarihi fırsatın iyi değerlendirilmesi gerektiğini” belirten Koçyiğit, sürecin günlere ve aylara yayılamayacağını ifade ederek barış yasalarının hızla Meclis’e getirilmesi ve yasalaştırılması gerektiğini söyledi. Silah bırakma sürecini kolaylaştıracak ve silah bırakanların siyasal ve sosyal hayata katılımını sağlayacak düzenlemeler yapılmadan sürecin ilerlemesinin mümkün olmadığını dile getirdi. Koçyiğit, konuşmasında ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına da değindi. Minab kentinde bir ilkokulun bombalanması sonucu çok sayıda çocuğun hayatını kaybettiğini belirterek sivillere yönelik saldırıları kınadıklarını ifade etti. Dışarıdan yapılan askeri müdahalelerle özgürlük ve demokrasinin getirilemeyeceğini söyleyen Koçyiğit, ABD ve İsrail’in amacının İran’ı özgürleştirmek değil, bölgeyi kendi çıkarları doğrultusunda şekillendirmek olduğunu savundu. Koçyiğit’in açıklamaları, hem iç politikada sürecin geleceği hem de bölgesel gelişmeler açısından yeni tartışmaları beraberinde getirdi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Süreçte yeni faz mesajı: Erdoğan “Riske girmek dahil üzerimize düşeni yaptık” dedi Haber

Süreçte yeni faz mesajı: Erdoğan “Riske girmek dahil üzerimize düşeni yaptık” dedi

Recep Tayyip Erdoğan, Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) grup toplantısında yaptığı konuşmada “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin önemli mesajlar verdi. Cumhurbaşkanı, kritik eşiklerde risk almaktan kaçınmadıklarını belirterek sürecin yeni bir faza geçtiğini duyurdu. Erdoğan: Süreçte önemli mesafeler alındı Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşık 16 aydır devam eden sürecin “bir devlet projesi” olduğunu ifade ederek kayda değer ilerlemeler sağlandığını söyledi. Meclis bünyesinde yürütülen Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu çalışmalarının tamamlanmasının yeni dönemin başlangıcı olduğunu belirten Erdoğan, hedefi “önce Terörsüz Türkiye, ardından Terörsüz bölge” sözleriyle tarif etti. Erdoğan, komisyonun kritik kavşaklarda görevini yerine getirmesi için hükümetin risk almaktan çekinmediğini vurguladı. Yeni aşamada Meclis öne çıkacak Konuşmada sürecin bundan sonraki bölümünde Meclis’in belirleyici rol üstleneceği mesajı verildi. Erdoğan, komisyon raporunun bir sonuç değil, yeni bir yol haritası olduğunu ifade ederek siyasi ve kurumsal koordinasyonun artırılacağını söyledi. Cumhur İttifakı içinde dayanışma ve eşgüdümün güçlendirilmesi gerektiğini belirten Cumhurbaşkanı, yeni fazda ittifak içi uyumun daha kritik hale geldiğini dile getirdi. Bahçeli’nin “statü” çıkışına Adalet Bakanlığı yanıtı Cumhurbaşkanı, Devlet Bahçeli’nin İmralı’ya ilişkin “statü açığı” tartışmasına da değindi. Erdoğan, konunun Adalet Bakanlığı’nın sorumluluğunda ilerlediğini belirterek sürece ilişkin teknik çalışmaların ilgili kurumlar tarafından yürütüldüğünü söyledi. Bahçeli, PKK lideri Abdullah Öcalan’ın statüsünün nasıl ele alınacağına dair tartışma çağrısı yapmıştı. Eleştirilere “cımbızlama” tepkisi Erdoğan, komisyon raporuna yönelik eleştiriler için metinden kelimelerin seçilerek spekülasyon yapılmasının sürece zarar verdiğini savundu. Cumhurbaşkanı, toplumun geniş kesimlerinin süreci sahiplendiğini ifade ederek eleştirilerin azınlıkta kaldığını söyledi. DEM Parti’den farklı yaklaşım Komisyon raporuna muhalefet şerhi sunan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), sürecin güvenlik merkezli değil hak ve özgürlükler temelinde ele alınması gerektiğini belirtti. Parti, sürecin adlandırılmasına da itiraz ederek çözümün demokratikleşme ve anadil hakları üzerinden ilerlemesi gerektiğini savundu. Süreçte hedef: Bölgesel boyut Erdoğan konuşmasının sonunda sürecin sadece Türkiye ile sınırlı kalmayacağını, bölgesel ölçekte bir hedefe evrileceğini ifade etti. Cumhurbaşkanı, yeni aşamanın “uhulet ve suhuletle” yürütüleceğini belirterek siyasi aktörlere koordinasyon çağrısı yaptı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Meclis kulislerini sarsan taslak: 4 bin 200 mahkûm için tahliye ihtimali masada Haber

Meclis kulislerini sarsan taslak: 4 bin 200 mahkûm için tahliye ihtimali masada

TBMM’de “Terörsüz Türkiye” sürecinin yasama ayağını yürüten Millî Dayanışma, Demokrasi ve Kardeşlik Komisyonu’nun taslak raporunda, silah bırakan örgüt üyeleri için sürece özel bir “geçiş yasası” çıkarılması önerildi. Düzenlemenin, örgütün tamamen feshedildiğinin devlet kurumlarınca teyit edilmesinin ardından Meclis gündemine getirilmesi planlanıyor. Fesih teyidi yasama sürecinin kilidi olacak Taslağa göre hazırlanacak düzenleme “toplumsal bütünleşme” başlığı altında geçici bir yasa niteliği taşıyacak ve yalnızca feshedilen örgüt üyelerini kapsayacak. Örgütün tüm bileşenleriyle lağvedildiğinin ve Türkiye açısından tehdit olmaktan çıktığının raporlanması halinde teklifin Meclis’e sunulması öngörülüyor; tespit ve teyit mekanizmasının ise Milli İstihbarat Teşkilatı veya güvenlikten sorumlu bakanlıkların raporlarıyla işletilebileceği ifade ediliyor. Cezaevlerindeki binlerce kişi için hukuki durum yeniden değerlendirilebilir Düzenleme kapsamında, “örgüt üyeliği”, “örgüt propagandası” ya da örgüt adına faaliyet yürütme suçlamalarıyla cezaevinde bulunanların hukuki durumunun yeniden ele alınabileceği belirtiliyor. Bu kapsamda halen yaklaşık 4 bin 200 mahkûmun bulunduğu kaydediliyor. Taslak oylanırsa gözler genel kurula çevrilecek Komisyon raporunun oylanmasının ardından önerilen geçiş yasasının TBMM Genel Kurulu gündemine gelmesinin planlandığı aktarılıyor. Sürecin nasıl şekilleneceği ve siyasi partilerin nasıl pozisyon alacağı ise Ankara kulislerinde en çok tartışılan başlıklar arasında yer alıyor. Meclis süreci barış sonrası hukuk arayışının parçası olarak görülüyor PKK’nın feshi ve silah bırakma kararının ardından kurulan komisyonun temel amacının toplumsal bütünleşmeyi güçlendirmek, demokrasi ve hukuk devleti ilkelerini ilerletmek olduğu daha önce de ifade edilmişti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Erdoğan’dan Özgür Özel’e sert sözler: Bu gidişi durdurmaya gücünüz yetmez Haber

Erdoğan’dan Özgür Özel’e sert sözler: Bu gidişi durdurmaya gücünüz yetmez

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda yaptığı konuşmada iç siyasete ilişkin dikkat çeken mesajlar verdi. Erdoğan, TBMM’de yeni bakanların yemin töreni sırasında yaşanan gerginlik üzerinden CHP’ye yüklenirken, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e doğrudan hitap etti. “Siyasetin merkezi Cumhur İttifakı’dır” Erdoğan, uluslararası alanda Türkiye’nin etkisinin arttığını savunarak “Uluslararası siyasette Türkiye rüzgarı esiyor” dedi. Cumhur İttifakı’nın devletin bekası ile toplumun birlik ve dirliğinin güvencesi olduğunu ifade eden Erdoğan, bugün siyasetin merkezinde bu ittifakın bulunduğunu dile getirdi. Meclis’teki kavga üzerinden muhalefete eleştiri TBMM’de yaşanan yumruklu kavgayı hatırlatan Erdoğan, ana muhalefetin yeni bakanların yeminine engel olmaya çalıştığını öne sürdü. Bu tutumun siyaset kurumuna zarar verdiğini belirten Erdoğan, “Meclis’in vakarına zarar veren, milletimizi rencide eden saldırıları telin ediyor ve reddediyorum” ifadelerini kullandı. Özgür Özel’e doğrudan mesaj Konuşmasında CHP liderine seslenen Erdoğan, “Bu gidişi durdurmaya sizin ne eliniz ne gücünüz yetmez Özgür” dedi. Yemin sürecinin tamamlandığını vurgulayan Cumhurbaşkanı, gerginlik yerine demokratik bir ortamın tercih edilmesi gerektiğini söyledi. Geçmişten örneklerle CHP eleştirisi Erdoğan ayrıca, CHP’nin yaklaşımının yıllar içinde değişmediğini savunarak 1939 Erzincan depremine gönderme yaptı ve muhalefetin belediyecilik anlayışını da hedef aldı. İstanbul’a suyu kendi dönemlerinde getirdiklerini belirten Erdoğan, CHP’nin “faşizan ve kibirli bir zihniyete sahip olduğunu” ileri sürdü. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bakan Tunç, Minguzzi için düzenlenen mevlit programına katıldı Haber

Bakan Tunç, Minguzzi için düzenlenen mevlit programına katıldı

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Kadıköy’de yaşamını yitiren 15 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi’nin vefat yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen mevlit programına katıldı, çocukların suça sürüklenmesi ve cezai sorumluluklarına ilişkin Meclis’te tüm siyasi partilerle mutabakata varıldığını açıkladı. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Kadıköy’de uğradığı bıçaklı saldırıda hayatını kaybeden 15 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi için Sultanahmet Camisi’nde düzenlenen mevlit programına katıldı. Programa Minguzzi ailesi, yakınları ve Adalet Bakanlığı yetkilileri de katıldı. Bakan Tunç, burada yaptığı açıklamada, Minguzzi’nin ölüm yıl dönümü vesilesiyle bir kez daha rahmetle anıldığını ve ailesine sabır dileklerini ilettiğini söyledi. Tunç, dün de Atlas Çağlayan’ın ailesini ziyaret ederek taziye dileklerini ilettiklerini ve soruşturma sürecine ilişkin aileyi bilgilendirdiklerini belirtti. Çocukların suça sürüklenmesi ve cezai sorumluluklarıyla ilgili olarak Meclis’te yapılan çalışmalar hakkında da bilgi veren Bakan Tunç, "Türk Ceza Kanunu’nda 12 yaşından küçüklerin ceza sorumluluğu bulunmuyor. 12-15 yaş grubunda cezalar yarı oranında, 15-18 yaş grubunda ise üçte bir oranında uygulanıyor. Kasten öldürme gibi ağır suçlarda 12-15 yaş grubuna 15 yıla kadar, 15-18 yaş grubuna ise 24 yıla kadar ceza verilebiliyor" dedi. Bakan Tunç, Meclis’te bütün siyasi parti gruplarıyla çocukları suça sürükleyen nedenlerin belirlenmesi ve ortadan kaldırılması, gerekli cezalandırma ve önleyici tedbirlerin değerlendirilmesi konusunda mutabakata vardıklarını belirterek, elde edilecek rapor doğrultusunda kanun değişiklikleri gündeme geleceğini söyledi. Bakan Tunç, çocukların sosyal medya ve diğer olumsuz etkilerden korunması gerektiğini vurgulayarak, soruşturmaların titizlikle takip edildiğini ve hukuki süreçlerin ailelerin hassasiyetine uygun şekilde yürütüldüğünü ifade etti. Tunç ayrıca, Ahmet Minguzzi, Atlas Çağlayan ve bu şekilde hunharca katledilen tüm çocuklar için rahmet diledi. Bakan Tunç, açıklamasını, “Ailelerin acısı tarif edilemez. Ancak kanunlar ve tedbirlerle çocuklarımızın korunması için hassasiyetimizi sürdürüyoruz. Meclis’teki çalışmalar tamamlandığında gerekli yasal düzenlemeler gündeme gelecektir” sözleriyle tamamladı.

Ankara doğumlu siyasetçi Avrupa’da zirveye çıktı! Haber

Ankara doğumlu siyasetçi Avrupa’da zirveye çıktı!

Hollanda’da azınlık hükümeti kurulması konusunda uzlaşan Demokrat 66 (D66), Hıristiyan Demokrat Parti (CDA) ve Özgürlük ve Demokrasi için Halk Partisi (VVD) arasında görev dağılımı netleşti. VVD lideri Dilan Yeşilgöz-Zegerius, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla yeni hükümette Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı olarak görev alacağını duyurdu. Azınlık hükümetinin 23 Şubat’ta resmen göreve başlaması bekleniyor. Koalisyon dengeleri belli oldu D66 lideri Rob Jetten’in başbakan olmasıyla birlikte, koalisyon ortakları arasında yalnızca CDA lideri Henri Bontenbal’ın kabinede yer almayacağı ve Meclis Grup Başkanı olarak görevini sürdüreceği bildirildi. Parlamento sandalye dağılımına göre D66 yedi, VVD altı ve CDA beş bakanlık aldı. VVD kontenjanında Eelco Heinen Maliye Bakanı, David van Weel Adalet ve Güvenlik Bakanı, Thierry Aartsen Çalışma Bakanı olarak görevlendirilirken Vincent Karremans Altyapı ve Su Yönetimi, Sophie Hermans ise Halk Sağlığı, Refah ve Spor Bakanlığı’nı üstlenecek. Seçimlerin ardından yeni dönem başladı Hollanda’da 22 Kasım 2023 seçimlerinden sonra kurulan ve aşırı sağ ile merkez sağ partilerin yer aldığı önceki hükümet, yaklaşık bir yıl dolmadan 3 Haziran 2025’te dağılmıştı. Erken seçim kararının ardından yurttaşlar 29 Ekim 2025’te yeniden sandık başına gitti. Seçimde yüzde 16,9 oy alan D66 birinci parti olurken, 150 sandalyeli parlamentoda hem D66 hem de Geert Wilders liderliğindeki PVV 26’şar milletvekili çıkardı. Yeşilgöz’ün liderliğini yaptığı VVD ise mecliste 22 sandalye elde etti. Ankara’dan Avrupa siyasetine uzanan bir hikâye 18 Haziran 1977’de Ankara’da doğan Dilan Yeşilgöz-Zegerius, çocukluk yıllarının ardından ailesiyle birlikte Hollanda’ya göç etti. Annesi Fatma Özgümüş’ün Hollanda Mülteci Örgütü’nde görev aldığı, babası Yücel Yeşilgöz’ün ise 12 Eylül öncesinde sendikal faaliyetler yürüttüğü biliniyor. Eğitimini Hollanda’da tamamlayan Yeşilgöz, Vrije Universiteit Amsterdam’da sosyal ve kültürel bilimler alanında yüksek lisans yaptı. Yerel siyasetten kabineye yükseldi Siyasi kariyerine Sosyalist Parti’de başlayan Yeşilgöz, daha sonra farklı siyasi yapılarda deneyim kazandı ve 2014-2017 yılları arasında Amsterdam Belediye Meclisi’nde görev aldı. 2017’de Temsilciler Meclisi’ne giren siyasetçi, adalet ve güvenlik başta olmak üzere iklim ve enerji politikalarında da sorumluluk üstlendi. 2022’de Adalet ve Güvenlik Bakanı olarak kabineye giren Yeşilgöz, Başbakan Mark Rutte’nin istifasının ardından partisinin liderliğine seçilmişti. Yeni görevle birlikte Yeşilgöz’ün hem savunma politikalarında hem de hükümet içi dengelerde belirleyici rol üstlenmesi beklenirken, göçmen kökenli bir siyasetçinin Avrupa’da en üst yönetim kademelerine yükselmesi Türkiye toplumu da dahil olmak üzere geniş bir kesimde dikkatle izleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.