SON DAKİKA

#Medya

HABER DEĞER - Medya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Medya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kamu diplomasisi artık stratejik bir güç Haber

Kamu diplomasisi artık stratejik bir güç

İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Kamu Diplomasisi Koordinasyon Kurulu’nun 6’ncı toplantısının gerçekleştirildiğini belirterek, kamu diplomasisinin dezenformasyonla mücadelenin ve stratejik iletişimin merkezinde yer aldığını vurguladı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Kamu Diplomasisi Koordinasyon Kurulu’nun 6’ncı toplantısının yapıldığını açıkladı. Sosyal medya hesabından paylaşımda bulunan Duran, toplantının hayırlara vesile olmasını dileyerek emeği geçenlere teşekkür etti. Kamu diplomasisinin, iletişimin bir silah gibi kullanıldığı günümüzde kritik bir öneme sahip olduğunu vurgulayan Duran, Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde güvenli ve etkili iletişim ekosistemleri kurduğunu, dezenformasyonla kararlı bir şekilde mücadele ettiğini ifade etti. Temiz bir iletişim ekosistemi oluşturmanın zorunluluk olduğunu belirten İletişim Başkanı Burhanettin Duran, bu kapsamda sporculardan sanatçılara, diplomatlara ve sivil aktörlere kadar toplumun tüm kesimleriyle iş birliği yapıldığını ifade ederek, Türkiye’nin coğrafi ve tarihî konumunun hem fırsatlar hem de sınamalar barındırdığını dile getirdi. Duran, Gazze’deki saldırılar, Rusya-Ukrayna Savaşı ve bölgesel krizlerde Türkiye’nin barış ve istikrar için aktif rol üstlendiğini söyledi. Savunma sanayisinden kültür, medya ve sanat alanlarına kadar birçok unsurun kamu diplomasisine katkı sunduğunu belirten Duran, Türkiye’nin hikâyesinin kendi değerlerinden hareketle evrensel bir dille anlatılması gerektiğini ifade etti. Duran ayrıca, 2024-2029 Türkiye Kamu Diplomasi Stratejisi Belgesi ile stratejik iletişim, dijitalleşme ve dezenformasyonla mücadelede yol haritasının belirlendiğini aktardı. Bu kapsamda hayata geçirilen Kamu Diplomasisi İzleme Sistemi (KADİZ) ile kamu kurumlarının faaliyetlerinin dijital ortamda izlendiğini belirten Duran, sistem sayesinde 139 ülkede yürütülen çalışmaların analiz edilebildiğini vurguladı. “Türkiye, Türkiye’den büyüktür” mottosuyla barış, istikrar ve adaleti önceleyen söylemlerin uluslararası alanda güçlendirildiğini ifade eden Duran, insani yardım faaliyetleri, dizi ve sinema sektörü ile kültürel unsurların da kamu diplomasisinin önemli araçları arasında yer aldığını kaydetti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bilal Hancı gözaltına alındı Haber

Bilal Hancı gözaltına alındı

Savcılık koordinesinde gerçekleştirilen operasyonda ayrıca Abdullah Gençal ve İbrahim Barut da yakalanan isimler arasında yer aldı. Toplam 7 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiği, ancak bu kişilerden 3’ünün yurt dışında olduğu tespit edildi. Emniyette işlemler sürüyor Gözaltına alınan şüphelilerin emniyetteki işlemleri devam ederken, sağlık kontrollerinin ardından Adli Tıp Kurumu’nda saç ve kan örneklerinin alınacağı öğrenildi. Şüphelilerin, ifade işlemlerinin tamamlanmasının ardından İstanbul Adliyesi’ne sevk edilmeleri bekleniyor. Soruşturmanın kapsamı geniş Soruşturma dosyasında şüpheliler hakkında; Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak, Uyuşturucu madde kullanılmasını kolaylaştırmak, Fuhuşa teşvik, aracılık etme veya yer temin etmek suçlamalarının yer aldığı belirtildi. Daha önce kimler gözaltına alınmıştı? Soruşturmanın önceki dalgalarında medya ve magazin dünyasından birçok isim gündeme gelmişti. Aralarında Mehmet Akif Ersoy, spiker Ela Rümeysa Cebeci ve Cihan Şensözlü gibi isimlerin bulunduğu çok sayıda kişi hakkında adli işlem yapılmış, bazı şüphelilerin test sonuçlarının pozitif çıktığı iddia edilmişti. Soruşturmanın, yeni gözaltılar ve deliller doğrultusunda genişleyerek sürebileceği ifade ediliyor. haberdeger.com ​​​​​​​Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

2025’in belgesel listesi: 35 film var, kaçış yok! Haber

2025’in belgesel listesi: 35 film var, kaçış yok!

2026-01-17’de yayımlanan listede (yazarlar: Burcu Teker, Cem Kayıran, Ekin Sanaç, Elif Yılmaz, Harun Kubat, Marlene Janke, Utkan Çınar, Zelal Buldan) ortak bir iddia var: Bu belgeseller “anlatmak” için değil, izleyiciyi tanıklığa zorlamak için var. Bazısı şiddetin görüntüsüyle yüzleştiriyor, bazısı devletin ve kurumların örtbas düzenini deşiyor, bazısı da müzik ikonlarını “efsane” diye parlatmak yerine insan tarafını kazıyor. Savaş belgeselleri bu yıl konforu iptal ediyor Seçkide savaş hattı çok güçlü. 2000 Meters to Andriivka, Rusya işgali altındaki Ukrayna’yı bir “haber” gibi değil, nefes nefese bir tanıklık gibi kuruyor: askerlerin stratejik bir köy için ilerlediği o orman hattı, izleyicinin kaçamayacağı bir yere dönüşüyor. Aynı şekilde Put Your Soul on Your Hand and Walk da Gazze’ye gidemeyen bir yönetmen ile Filistinli foto muhabir arasındaki uzun soluklu video görüşmelerle, “erişilemeyen coğrafyanın” nasıl görünür kılındığını gösteriyor. Şiddetin imgesi ve etik yük: İzlemek bile bir sorumluluk Afterlives, şiddetin görüntüleriyle nasıl yüzleşileceğini sorguluyor; antik bir heykelden dijital arşivlere, propaganda materyallerinden sanal rekonstrüksiyonlara uzanırken izleyiciyi tek bir soruya sıkıştırıyor: “Gördüğün şeyin yükünü taşıyor musun, yoksa tüketip geçiyor musun?” Bu çizgide The Perfect Neighbor da var; adaletin bir cinayet karşısında nasıl taraflı çalışabildiğini “duygu sömürmeden” göstererek öfkeyi bile gerekçelendiren bir yerden konuşuyor. Kurumların karanlığı: Örtbas, güç ve ceza düzeni The Alabama Solution, ABD’deki en ölümcül hapishane sistemlerinden birine bakarken dramatik numaralara yaslanmıyor; tam tersine soğukkanlılığıyla vuruyor. The Mortician ölüm endüstrisinin ticari yüzünü açıyor; ölümün bile kâra çevrildiği bir düzende “etik” kelimesinin nasıl içinin boşaltıldığını gösteriyor. Cover-Up ise araştırmacı gazeteci Seymour Hersh’ün kariyeri üzerinden ABD’nin karanlık sayfalarına ışık tutan bir hat kuruyor: devlet, medya ve güç ilişkileri yan yana geliyor. Pop kültür ve müzik: Efsaneler parlatılmıyor, kazınıyor Becoming Led Zeppelin arşiv görüntülerine yaslanıyor; hatta bazı şarkıları neredeyse baştan sona canlı performans olarak taşıyor. Üstelik merhum John Bonham’ın ilk kez duyulan röportaj kayıtlarıyla “grup mitini” somutlaştırıyor. It’s Never Over, Jeff Buckley Buckley’nin anlatısını fotoğraflar, eski röportajlar ve canlı performanslarla örüyor; müziği “çekinerek” değil, doya doya kullanıyor. John Candy: I Like Me ise Candy’yi sadece komedyen olarak değil, yıldız olmanın yükünü taşıyan bir insan olarak anlatıyor. Sly Lives! da “Siyah dehanın yükü” üzerinden şöhret, ırk ve düşüş ilişkisini didikliyor. Kimlik, ırkçılık, dayanışma: Teselli bile saklanabiliyor Die Möllner Briefe çok sert bir yerden geliyor: Irkçı kundaklama sonrası aileye destek için yazılan ama teslim edilmeyip arşive kaldırılan mektuplar… Dayanışmanın bile nasıl gasp edilebildiğini anlatıyor. Black Is Beautiful: The Kwame Brathwaite Story ise “Black Is Beautiful” sloganının ardındaki estetik ve politik gücü görünür kılıyor. Dear Ms.: A Revolution in Print de feminist yayıncılığın bir dergiden ibaret olmadığını; kürtaj hakkından ekonomik eşitsizliğe kadar pek çok başlığı düşüncede kırılmaya dönüştürdüğünü hatırlatıyor. Spor belgeselleri: Soyunma odası, rekabet ve miras Court of Gold, Olimpiyat oyunlarına içeriden bir bakış sunarak yıldızlarla dolu kadroların arkasındaki çalışma ve gerilimi gösteriyor. Taurasi Diana Taurasi’nin mirasını “parlak başarı” diye değil, bitmeyen mükemmellik arayışı ve bedeller üzerinden anlatıyor. Ange & The Boss: Puskás in Australia ise Puskás’ın Avustralya günlerini daha hafif, sevimli ve yer yer komik bir hat üzerinden aktarıyor. Ekoloji ve teknoloji: Roket yükselirken bir hayat sökülüyor Shifting Baselines, SpaceX Starbase projesinin küçük bir sahil köyünü nasıl dönüştürdüğüne bakıyor: gökyüzü değişirken kıyı ekosistemi bozuluyor, yerel halk “yeni uzay kapısı” masalının gölgesinde yaşamayı öğreniyor. Island of the Winds ise Losheng Sanatoryumu’nda yıllardır ayrıştırılmış lepra hastalarının gündelik yaşamına odaklanarak dayanışmayı ve direnişi sakin ama sarsıcı bir dille taşıyor. Türkiye’den güçlü işler: Hafıza, sahne, barış dili Ferhangi Bir Yaşam, Ferhan Şensoy’un arşivi ve yakınlarının tanıklıklarıyla verimli bir hayatın izini sürüyor. Kardeş Türküler ile 30 Yıl ise Türkiye’nin yakın tarihindeki karanlık geçitlerle sahnedeki ısrarlı barış dilini aynı anda taşıyor. Sound Dreams of İstanbul da İstanbul’u “bildiğimiz” halinden çok “hatırladığımız/düşlediğimiz” haliyle dinleyen bir belgesel olarak öne çıkıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Hande Fırat’tan medya özeleştirisi: Hepimiz çizgiyi aştık Haber

Hande Fırat’tan medya özeleştirisi: Hepimiz çizgiyi aştık

Hande Fırat, köşe yazısında siyasetçilerin tartışma programlarına çıkmaması ya da çağrılmaması nedeniyle gazetecilerin onların yerine konuştuğunu belirterek, bu durumun hem gazeteciliğe hem de siyasete zarar verdiğini vurguladı. “Gazeteciler vekâleten siyaset yapıyor” Fırat, Türkiye’de televizyon ekranlarında gazetecilerin yorumcu olmanın ötesine geçerek siyasi aktör gibi konuştuğunu ifade etti. “İster muhalefet ister iktidar kanadına yakın medya kuruluşu olsun, ne yazık ki hepimiz çizgiyi aştık” diyen Fırat, ABD ve Avrupa örneklerinde gazetecilerin yorum yaparken mesafeyi koruduğunu, Türkiye’de ise bu sınırın neredeyse silindiğini yazdı. Cumhurbaşkanlığı uçağı eleştirisi Yazıda, Cumhurbaşkanlığı uçağını izleyen gazetecilere de ayrı bir parantez açıldı. Fırat, bu görevin prestijden çok sorumluluk taşıdığını belirterek, son dönemde uçağa binen bazı gazetecilerin muhabirlik geçmişi, uluslararası zirve deneyimi ve dış politika bilgisinin yeterince gözetilmediğini dile getirdi. “İşin gerçek sahipleri ekrana çıksın” çağrısı Fırat, tartışma programlarında gazeteciler yerine doğrudan siyasetçilerin yer alması gerektiğini savundu. Gazetecilerin bir partinin ya da görüşün temsilcisi gibi etiketlenmemesi gerektiğini vurgulayan Fırat, mesleğin temel görevinin “doğruya doğru, yanlışa yanlış demek” olduğunu hatırlattı.

Çakal’ın sözleri gündemi salladı: Hayatımın en kötü deneyimiydi Haber

Çakal’ın sözleri gündemi salladı: Hayatımın en kötü deneyimiydi

Katıldığı bir yayında geçmişte yaşadığı bir televizyon deneyimini anlatan rapçi Çakal’ın sözleri magazin gündemine oturdu. Hangi programda ne yaşandığına dair net bir isim verilmezken, sosyal medyada kulisler hızla hareketlendi. “Bu kadar terbiyesiz sorular görmedim” dedi Çakal, konuk olduğu bir programda daha önce katıldığı bir çekimde son derece rahatsız edici sorularla karşılaştığını söyledi. Çakal, yaşadıklarını “Hayatımda böyle kötü bir misafirperverlik görmedim” sözleriyle anlatarak, programın yayınlanmasını istemediğini ve bölümün yayımlanmadığını belirtti. “Yayınlatmadım” vurgusu dikkat çekti Rapçi, söz konusu çekimin ardından yapım ekibine net bir tavır koyduğunu dile getirerek, “Kesinlikle yayınlanmasını istemediğimi söyledim ve yayınlanmadı” ifadelerini kullandı. Çakal, yaşadıklarını hayatındaki en kötü medya deneyimlerinden biri olarak tanımladı. Sosyal medya iddiaları Berfu Yenenler’i işaret etti Açıklamaların ardından sosyal medyada, Çakal’ın söz ettiği programın Berfu Yenenler’in sunduğu bir program olabileceği iddiası konuşulmaya başlandı. Bu iddialar, yaklaşık 8 ay önce Yenenler’in, çok ünlü bir konukla ciddi bir sorun yaşadığı ve bu nedenle çekilen bölümü yayınlayamadığını açıklamasını yeniden gündeme taşıdı. O dönemki “yayınlanmayan bölüm” yeniden hatırlandı Berfu Yenenler’in aylar önce yaptığı açıklamada, yaşanan anlaşmazlık nedeniyle bir bölümü yayımlamama kararı aldığını söylemesi, Çakal’ın son sözleriyle birlikte tekrar hatırlandı. O dönemde söz konusu ünlü konuğun kim olduğu merak edilmiş ancak net bir isim açıklanmamıştı. Taraflardan resmi bir doğrulama yok Gündeme gelen iddialara rağmen, ne Çakal’dan ne de Berfu Yenenler cephesinden konuya ilişkin doğrudan bir doğrulama ya da yalanlama gelmedi. Tartışma, sosyal medyada yorumlar ve varsayımlar üzerinden sürüyor. Yaşananlar, magazin dünyasında program içerikleri, konuklara yöneltilen sorular ve yayın etiği tartışmalarını yeniden alevlendirmiş durumda.

Gain Medya dosyası büyüyor: Okan Karacan gözaltında Haber

Gain Medya dosyası büyüyor: Okan Karacan gözaltında

İstanbul’da yürütülen soruşturma kapsamında Gain Medya ve bağlantılı şirketlere yönelik operasyon genişletildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla sabah saatlerinde yapılan işlemle sunucu Okan Karacan gözaltına alınırken, soruşturmanın merkezinde kara para aklama ve yasa dışı bahis iddiaları yer alıyor. Soruşturma İstanbul merkezli olarak derinleştiriliyor İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama”, “örgüt kurma” ve “yasa dışı bahis” suçlamaları kapsamında yeni delillere ulaşıldığı bildirildi. Bu gelişmeler doğrultusunda dosyanın kapsamı genişletildi. Gain Medya ve bağlı şirketlere kayyum ataması devam ediyor Operasyon kapsamında Gain Medya ile Anahat Holding A.Ş.’ye daha önce Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu kayyum olarak atanmıştı. Kayyum kararının, şirketlerin mali hareketlerinin denetim altına alınması amacıyla sürdüğü ifade ediliyor. Okan Karacan soruşturma kapsamında gözaltına alındı Bu sabah saatlerinde yürütülen işlemlerle sunucu ve yapımcı Okan Karacan gözaltına alındı. Karacan’ın hangi gerekçeyle ve dosyanın hangi bölümünde şüpheli konumunda olduğu, savcılıktaki işlemlerin ardından netlik kazanacak. Operasyonda başka isimler de yer aldı Soruşturma kapsamında Berkin Kaya, Barbaros Reşat Gülcan ve Selahattin Aydın da gözaltına alınan isimler arasında bulunuyor. Bu kişilerin mali hareketleri ve şirket bağlantıları inceleme altına alındı. MASAK raporu dikkat çekici bulgular ortaya koydu Savcılığın açıklamasına göre, Mali Suçları Araştırma Kurulu raporlarında şüphelilere ait hesaplarda çok sayıda yüksek tutarlı ve kaynağı açıklanamayan nakit giriş-çıkışları tespit edildi. Yurt dışına yoğun para transferleri yapıldığı, bu işlemlerin mevcut ticari faaliyetlerle açıklanamadığı kaydedildi. Yasa dışı bahis ve dolandırıcılık iddiaları dosyada yer aldı İncelemelerde, bazı şirket hesaplarının yasa dışı bahis ve dolandırıcılık organizasyonlarında kullanıldığına ilişkin istihbarat bulunduğu belirtildi. Hesaplarda dolaşan yüksek meblağların kaynağının tespit edilememesi, soruşturmanın temel dayanaklarından biri olarak gösterildi. Kayyum kararı yedi şirketi kapsıyor İstanbul Nöbetçi Sulh Ceza Hâkimliği kararıyla Gain Medya A.Ş., Anahat Holding A.Ş. ve bağlı toplam yedi şirkete TMSF kayyum olarak atandı. Yargı sürecinin devam ettiği, gözaltı ve delil incelemelerinin sürdüğü bildirildi. Gain Medya soruşturması, medya ve finans dünyasında yakından izlenirken, Türkiye toplumu adına sürecin hukuki şeffaflık çerçevesinde yürütülmesi gerektiği vurgulanıyor.

Google Türkiye, Nano Banana Pro’nun neler yapabildiğini adım adım gösterdi Haber

Google Türkiye, Nano Banana Pro’nun neler yapabildiğini adım adım gösterdi

Google Türkiye, yeni görsel araçlarını sosyal medyada tanıttı Google Türkiye, Nano Banana Pro’nun görseller üzerinde sunduğu yapay zekâ destekli özellikleri bir flood ile kullanıcıların dikkatine sundu. 25 Kasım’da yapılan paylaşım, kısa sürede milyonlarca görüntülenmeye ulaşarak dijital içerik üreticilerinin ilgisini çekti. Nano Banana Pro ile görseller bilgi kartına dönüşüyor Nano Banana Pro’nun öne çıkan özelliklerinden biri, yüklenen görselleri bilgilendirici kartlara dönüştürebilmesi oldu. Paylaşımda yer alan örnek promptta, bir mekân görselinin açıklayıcı ve öğretici bir formatta yeniden üretilebildiği gösterildi. Bu özelliğin özellikle eğitim, turizm ve medya alanlarında kullanılabileceği vurgulandı. Gündüz-gece dönüşümü tek komutla yapılıyor Google Türkiye’nin tanıttığı bir diğer özellikte, fotoğrafların gündüzden geceye ya da geceden gündüze çevrilebildiği görüldü. Kullanıcının yalnızca “Geceye çevir” gibi basit bir komut vermesi, görselin ışık ve atmosferinin tamamen yeniden kurgulanmasına yetiyor. Kadraj ve açı ayarları yapay zekâya bırakılıyor Nano Banana Pro, fotoğrafların daha geniş ya da daha yakın açıdan gösterilmesini de mümkün kılıyor. Paylaşımda yer alan örneklerde, tek bir komutla kadrajın genişletildiği ve fotoğrafın farklı bir perspektiften yeniden sunulduğu dikkat çekti. Işık ve efekt düzenlemeleri içerik üreticilerini hedefliyor Tanıtımda ayrıca, gün batımı ışığı gibi efektlerin görsellere sonradan eklenebildiği gösterildi. Bu özelliklerin, sosyal medya içerikleri ve dijital tasarımlar üreten yurttaşlar için pratik ve hızlı çözümler sunmayı amaçladığı ifade edildi. Yapay zekâ destekli görsel üretimde yeni dönem Google Türkiye’nin paylaşımları, yapay zekâ destekli görsel düzenleme araçlarının artık yalnızca profesyonellere değil, geniş bir kullanıcı kitlesine hitap ettiğini ortaya koydu. Nano Banana Pro’nun sunduğu bu özellikler, dijital içerik üretiminde hız ve erişilebilirliğin öne çıktığı yeni bir döneme işaret ediyor.

Mehmet Akif Ersoy dosyasında adı geçen Furkan Torlak görevinden ayrıldı Haber

Mehmet Akif Ersoy dosyasında adı geçen Furkan Torlak görevinden ayrıldı

Soruşturma haberinde geçen isim istifayı getirdi Gazeteci Mehmet Akif Ersoy hakkında yürütülen soruşturmaya ilişkin Sabah gazetesinde yayımlanan bir haberde adı geçen Furkan Torlak, söz konusu haberin ardından görevinden ayrıldığını duyurdu. Torlak’ın adı, haberde yer alan bir tanık ifadesinde “Furkan T.” şeklinde geçti. Haberde yer alan iddialar kamuoyunda tartışma yarattı Sabah gazetesinin servis ettiği haberde, bir kadının ifadesine yer verilerek Mehmet Akif Ersoy’un bazı kişilerle birlikte özel bir mekânda bulunduğu iddia edildi. İfadede geçen “Furkan T.” ismi, kamuoyunda dikkat çekti. Haberin ardından gazeteci Barış Terkoğlu, söz konusu ismin Cumhurbaşkanlığı bünyesinde görevli olduğuna işaret ederek, istifa olasılığına dikkat çekmişti. Torlak: Kurumun itibarı her şeyin üzerindedir Furkan Torlak, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, haberde adının geçmesinin kendisini rahatsız ettiğini belirtti. Açıklamasında, hakkında herhangi bir suçlama ya da isnat bulunmadığını vurgulayan Torlak, Mehmet Akif Ersoy’u çocukluğundan beri tanıdığını ancak hukuka aykırı herhangi bir eyleminin olmadığını ifade etti. “Devlet kurumları kişisel tartışmaların dışında tutulmalı” Torlak, istifa gerekçesini açıklarken, çalıştığı kurumun adının böyle bir haber bağlamında anılmasının kabul edilemez olduğunu belirtti. Açıklamasında, “Devletin ve kurumlarının itibarı, şahısların itibarından üstündür” ifadesine yer veren Torlak, bu nedenle görevinden ayrılma kararı aldığını kamuoyuna duyurdu. Soruşturma süreci ve kamuoyundaki yankıları sürüyor Mehmet Akif Ersoy hakkında yürütülen soruşturma ve buna bağlı olarak ortaya çıkan iddialar, medya ve Türkiye toplumunda tartışılmaya devam ediyor. Furkan Torlak’ın istifası ise dosyanın siyasal ve kurumsal etkilerinin giderek genişlediğini gösteren yeni bir gelişme olarak kayda geçti.

Kraliyet kurallarını bir kez daha yıktı: Prens Harry’den canlı yayında Trump şakası! Haber

Kraliyet kurallarını bir kez daha yıktı: Prens Harry’den canlı yayında Trump şakası!

"Bir kral seçtiğinizi duydum" Programda kurgusal bir televizyon filmi için düzenlenen seçmelere katılan bir oyuncuyu canlandıran Harry, "Zencefilli Noel Prensi" rolüyle izleyici karşısına çıktı. Amerikalıların kraliyet ailesine ve Noel temalı filmlere olan takıntısını ti’ye alan Prens, Trump yönetimine yönelik "Krallara Hayır" protestolarına atıfta bulunarak "Bir kral seçtiğinizi duydum" çıkışını yaptı. Bu sözler stüdyodaki izleyicilerden büyük tepki alırken, pandomim sanatçıları tarafından canlandırılan yuhalamalarla skeç renklendirildi. Trump’ın medya davasına gönderme yaptı Harry’nin hedefinde sadece Trump’ın başkanlığı değil, medya ile olan gerilimi de vardı. Rolü kapmak için her şeyi yapabileceğini söyleyen Prens, Trump’ın seçim sürecinde CBS kanalına açtığı davaya gönderme yaptı. "Beyaz Saray'la asılsız bir davayı hallederim, tıpkı siz televizyondakilerin yaptığı gibi" diyen Harry’e, sunucu Colbert "Ben bunların hiçbirini yapmadım" yanıtını verince, Prens’ten "Belki de bu yüzden iptal edildin" cevabı geldi. Bu diyalog, Colbert’in programının Mayıs 2026’da sona erecek olmasına manidar bir gönderme olarak yorumlandı. Saray protokolü artık onu bağlamıyor Buckingham Sarayı’nın en köklü geleneklerinden biri olan kraliyet üyelerinin siyasi konularda tarafsız kalması kuralı, Prens Harry için geçerliliğini yitirmiş görünüyor. 2020 yılında üst düzey kraliyet görevlerini bırakıp eşi Meghan Markle ile birlikte ABD’ye taşınan Sussex Dükü, bu son performansıyla ailesinin çizdiği sınırların dışında, kendine has ve özgür bir yol izlediğini bir kez daha kanıtlamış oldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.