SON DAKİKA

#Mehmet Akif Ersoy

HABER DEĞER - Mehmet Akif Ersoy haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mehmet Akif Ersoy haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gazeteci Mehmet Akif Ersoy Hakim karşısında: Mağdur ifadeleri ortaya çıktı Haber

Gazeteci Mehmet Akif Ersoy Hakim karşısında: Mağdur ifadeleri ortaya çıktı

İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi'nde Hakim karşısına çıktılar "Uyuşturucu" soruşturması kapsamında tutuklanan gazeteci Mehmet Akif Ersoy ile birlikte 7 sanığın yargılanmasına başlandı. İddianamede lideri olduğu öne sürülen Mehmet Akif Ersoy'un; 'Suç örgütü kurma ve yönetme', 11 kez 'Nitelikli cinsel saldırı', 'Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama' ile 'Uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırma' suçlarından toplamda 286 yıl 2 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor. İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasında, başlangıçta basına kapalı yapılmasına karar verilen oturum daha sonra basın mensuplarına açıldı. Mehmet Akif Ersoy dahil tutuklu ve tutuksuz sanıklar duruşma salonunda hazır bulunurken, bazı sanıklar ise SEGBİS aracılığıyla duruşmaya katıldı. Mağdur M.A.Ö.'den "İş vaadiyle tuzak" iddiası Duruşmada dinlenen mağdurlardan Melis Asena Özkan (M.A.Ö.), olaylar nedeniyle duyduğu üzüntüyü dile getirerek şunları kaydetti: "Böyle utanç verici bir olaydan karşınızda olduğum için özür diliyorum. Meslek hayatımda hep liyakatli bir şekilde iş sahibi oldum, finans alanında. Nurullah Mahmut Dündar ile 2022’de tanıştım. 36 yıllık hayatımda hiç uyuşturucu kullanmadım. Mehmet Akif Ersoy’un bulunduğu ortamda uyuşturucu kullanmayı reddedilen tek kişi benim. 2022’de Nurullah ile tanıştım. Sonra ofisine gittim. Home office'miş. Beni işe aldıracaktı. Nurullah Mahmut Dündar ve Mehmet Akif ile iki kez bir araya geldim. Üçüncü kez Akif’in gelmesini istemedim. Çünkü bana yapılan teklifler çoklu ilişki ve uyuşturucu kullanımıydı. Üç görüşmenin hepsinde doğruluk cesaret oyunu oynandı. Nabız yoklamaya yönelik sorular soruldu. Sorulan sorular arasında 'Ne kadar rahatsın, yakın kız arkadaşların var mı, telefondaki en açık fotoğrafını göster, fantezin nedir anlatır mısın?' gibi sorular vardı." İlk gün ofise gittiğinde gizli kamera fark ettiğini ve salondaki kameranın fişini çektirdiğini belirten M.A.Ö., ikinci gidişinde de eve girer girmez kameranın fişini çektirdiğini söyledi. Üçüncü kez gittiğinde Dündar’ın kendisini kaydettiğini gördüğünü, galerisine girerek o geceye ait videoların hepsini sildirdiğini anlatan Özkan, dördüncü kez iş görüşmesine çağrıldığında referanslarını çekmekle tehdit edildiğini ifade etti. Ersoy ile ikinci görüşmesindeki birlikteliğin kendi iradesiyle olduğunu belirten M.A.Ö., Mehmet Akif’e operasyon düzenlendiğinde Dündar’ı gördüğünü ve kendisine "Kocamın adını verme, maddi manevi ne gerekiyorsa yaparız" şeklinde rüşvet teklif edildiğini öne sürdü. Çok zor durumda olduğu için iş istediğini, işin sebep gösterilerek o girdaba çekildiğini belirten M.A.Ö., dördüncü görüşmeye kendi iradesiyle gitmediğini vurgulayarak iş vaadiyle ortama davet edilmesinden şikayetçi olduğunu bildirdi. Diğer Mağdurlar: "Şikayetçi değiliz" Duruşmada dinlenen diğer mağdurlar ise sanıklardan şikayetçi olmadıklarını beyan etti. Mağdur Dilek Olgun, "Ben kendileri tarafından cinsel saldırıya uğramadım. Hoşlandım, görüştüm, beraberliğim oldu. Uyuşturucu madde etkisi altında değildim. Şikayetçi olduğum bir konu yok. Uyuşturucu madde kullandıklarını gördüm. Kimsenin kimseye zorla kullandırdığı yoktu. Ben zorlanmadım. Akif ketum bir adam. Mutfak kapalı alan. Ben evde 'Bunlar ne yapıyor?' diye baktım. Mutfakta içerken bana yakalakandılar. Aleni olan bir durum değildi. Şikayetçi değilim."dedi. Mağdur Burcu Akyüz ise "Ahmet Göçmez erkek arkadaşımdı. Sonrasında bu kişilerle tanıştım. Ayrıldıktan sonra da görüşmeye devam ettim. O gün doğum günümdü. Mustafa’nın evinde görüştük. Alkol içtik, uyuşturucu da kullandık ama şikayetçi olacağım herhangi bir durum olmadı. Uyuşturucunun nasıl getirildiğini görmedim, evde vardı. Akif’le cinsel birlikteliğim oldu ama kendi isteğimle. Ahmet ile kendisi erkek arkadaşım olduğu için birliktelik yaşıyordum. Mehmet başka odadaydı. Bazı yakınlaşmalar oldu ama herhangi bir birliktelik olmadı. Uyuşturucu kullandım ama zorla değil." ifadelerini kullandı. Mağdur Buse Öztay "Toplu cinsel ilişkide kesinlikle dahlim olmadı. Uyuşturucu kullandığım doğrudur. Maddeyi Ahmet, Mehmet, ben ve Gizem, Gizem’in evinde kullandık. Maddenin ne şekilde alındığını bilmiyorum. Her şey kendi rızamla yaşandı." derken, Mağdur Dilara Yıldız, "Taner’in teknesine Buse ve Mehmet Akif’le seyahat amaçlı gittim. İlk gün uyuşturucu kullandım. Mehmet Akif getirmişti. Her şey rızamla oldu. Şikayetçi değilim." dedi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Veyis Ateş ilk kez hakim karşısında: "Mehmet Akif Ersoy cezaevinde benden özür diledi" Haber

Veyis Ateş ilk kez hakim karşısında: "Mehmet Akif Ersoy cezaevinde benden özür diledi"

"Uyuşturucu kullanmadım, iddialar çelişkili" İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında tutuklanan ve hakkında 25 yıldan 40 yıla kadar hapis cezası talep edilen Habertürk eski Genel Yayın Yönetmeni Veyis Ateş, ilk duruşmada hakim karşısına çıkarak savunma yaptı. Soruşturma sürecinde Adli Tıp Kurumu'na sevk edildiğini ve yapılan incelemelerde uyuşturucu kullanmadığının tesbit edildiğini belirten Ateş, ilk aşamada serbest bırakıldıktan 11 gün sonra evinde gözaltına alınarak tutuklandığını hatırlattı. Tutuklanma gerekçesinin "uyuşturucu madde kullanımı için yer temin etmek" olduğunu belirten Ateş, hakkındaki suçlamaları şu sözlerle yalanladı: "9 aydır bu çelişkiyi anlamaya çalışıyorum. Bana Mehmet Akif'in evine gidip gitmediğim soruldu. Bahsedilen ev benim değil. Benim olmayan bir evde, kullanmadığım bir maddeyi başkasına neden temin edeyim? Neden bayram şekeri gibi ikram edeyim? Yıllarca uyuşturucu madde kullanımından kaynaklanan haberleri yayınlamış ve bunun suç olduğunu bilen birisi olarak böyle bir eylemi işlemem mümkün değildir." "Mehmet Akif cezaevinde helallik istedi" Savunmasında aleyhinde ifade veren tanıklara geniş yer veren Ateş, tutuklanmasından önce kendisinden bahsetmeyen Mehmet Akif Ersoy'un, etkin pişmanlık hükümleri kapsamında verdiği ek ifadede kendisini hedef aldığını öne sürdü. Ersoy ile Silivri Cezaevi'ndeki avukat görüş alanında karşılaştıklarını iddia eden Ateş, aralarında geçtiğini öne sürdüğü diyaloğu şu şekilde aktardı: "Silivri'de avukat görüşü esnasında karşılaştığımızda bana, 'Abi çok özür dilerim, bu şekilde ifade vermek zorundaydım. Hakkını helal et, bu şekilde ifade vermeseydim beni de Habertürk el değiştirme davasına katacaklardı, orada başıma neler gelecekti bilmiyorum' dedi. Buna avukatım da tanıktır. Mehmet Akif hakkımdaki bu ifadeleri başka bir nedenle söylemek zorunda olduğunu açıkça beyan etmiştir. Aleyhime tanıklık eden kişilerin pek çoğunun Mehmet Akif'in etkisi altında kaldığını düşünüyorum." Dosyada adı geçen diğer tanıkların beyanlarında da çelişkiler bulunduğunu savunan Ateş; Dilara Yıldız'ın ifadesindeki tarih tutarsızlıklarına, Serap Şeylan'ın Çengelköy'deki hiç var olmayan bir evi adres göstermesine ve Ebru Güran'ın çelişkili arama kayıtlarına dikkat çekti. Adli tıp raporu: Testler negatif çıktı Duruşmada, soruşturma aşamasında Veyis Ateş'ten alınan kan ve idrar örneklerinin Adli Tıp Kurumu'nda incelendiği hatırlatıldı. Yapılan analizler sonucunda Ateş'in kan ve idrarında herhangi bir uyuşturucu, uyarıcı veya yasaklı ilaç etken maddesine rastlanmadığı, saçı kısa olduğu için ise kıl analizi yapılamadığı belirtildi. Mahkeme heyeti, dosyadaki eksik hususların tamamlanması ve tanık beyanlarının değerlendirilmesi amacıyla duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bağımsızlığın sesi: İstiklal Marşı 104 yıldır antiemperyalist direnişi anlatıyor Haber

Bağımsızlığın sesi: İstiklal Marşı 104 yıldır antiemperyalist direnişi anlatıyor

12 Mart 1921’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilen İstiklal Marşı, yalnızca bir milli marş değil; emperyalist işgale karşı verilen bağımsızlık mücadelesinin şiirle ifadesi olarak tarihe geçti. Şair Mehmet Akif Ersoy’un kaleme aldığı marş, Kurtuluş Savaşı’nın en kritik döneminde Anadolu’daki direnişe moral veren bir çağrı niteliği taşıyordu. İstiklal Marşı emperyalizme karşı verilen mücadelenin simgesi oldu Birinci Dünya Savaşı sonrasında Anadolu’nun birçok bölgesi işgal altındayken, Türkiye halkı bağımsızlık için topyekûn bir direniş başlattı. Bu dönemde açılan yarışmaya gönderilen yüzlerce şiir arasından Mehmet Akif Ersoy’un kaleme aldığı metin seçildi ve 12 Mart 1921’de Meclis’te kabul edildi. Marş, yalnızca bir şiir değil; emperyalist işgale karşı verilen mücadeleyi, halkın inancını ve özgürlük iradesini anlatan bir manifesto olarak görüldü. Mehmet Akif Ersoy marşı milletine armağan etti Mehmet Akif Ersoy, İstiklal Marşı’nı yazarken ödül olarak verilen para teklifini kabul etmedi. Marşın bir “millet eseri” olduğunu vurgulayan Ersoy, bu ödülü almamayı tercih ederek bağımsızlık mücadelesinin maddi değil, ahlaki ve tarihsel bir sorumluluk olduğunu dile getirdi. Şairin Ankara’daki Taceddin Dergâhı’nda kaleme aldığı marş, kısa sürede Anadolu’daki direniş ruhunun sembolüne dönüştü. İstiklal Marşı bağımsızlık fikrinin şiirsel ifadesi olarak görülüyor İstiklal Marşı, yalnızca bir döneminin değil, Türkiye toplumunun bağımsızlık ideallerinin de simgesi olarak kabul ediliyor. “Korkma” sözüyle başlayan marş, özgürlüğün, direnişin ve bağımsızlığın halkın iradesiyle mümkün olacağını vurgulayan güçlü bir antiemperyalist anlatı olarak değerlendiriliyor. Bugün 12 Mart, yalnızca bir marşın kabul edildiği gün değil; aynı zamanda Türkiye halkının emperyalizme karşı verdiği bağımsızlık mücadelesinin hafızasını canlı tutan tarihsel bir dönüm noktası olarak anılıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Erdoğan’dan grup toplantısında sert mesaj: Türkiye korkmaz, geri adım atmaz Haber

Erdoğan’dan grup toplantısında sert mesaj: Türkiye korkmaz, geri adım atmaz

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenlenen AK Parti Grup Toplantısı’nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasında hem bölgedeki savaşlara hem de Türkiye’nin siyasi duruşuna değinen Erdoğan, Türkiye toplumunun özgürlük ve bağımsızlık konusundaki kararlılığını vurguladı. “Hürriyetimize kimse dokunamaz” Erdoğan konuşmasında Türkiye toplumunun özgürlük iradesine dikkat çekerek hiçbir baskının bu iradeyi zayıflatamayacağını söyledi. Türkiye toplumunun tarih boyunca korkmadan mücadele ettiğini ifade eden Erdoğan, bu kararlılığın bugün de sürdüğünü dile getirdi. Erdoğan, Türkiye toplumunun geçmişine ve değerlerine bağlı olduğunu belirterek “Bizi biz yapan değerlere sıkı sıkıya sarılacağız” mesajı verdi. Bölgesel savaşlara dikkat çekti Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında Orta Doğu’da büyüyen savaş ve çatışma ortamına da değindi. Bölgenin yeniden yoğun bir çatışma sürecine girdiğini belirten Erdoğan, savaşın etkilerinin yalnızca bölgeyle sınırlı kalmayacağını söyledi. Erdoğan’a göre mevcut çatışmaların ekonomik ve siyasi sonuçları dünya genelinde hissedilecek. Diplomasi çağrısı yaptı Konuşmasında diplomasi vurgusu yapan Erdoğan, Türkiye’nin gerilimi azaltmaya yönelik girişimlerini sürdürdüğünü ifade etti. Çatışmaların çözümü için yeniden diplomasi masasına dönülmesi gerektiğini belirten Erdoğan, Türkiye’nin bu konuda temkinli ve dikkatli bir politika izlediğini söyledi. Erdoğan, Türkiye’nin dış politikada dengeli bir tutumla hareket ettiğini ve ülkenin stratejik rotasını korumaya devam ettiğini dile getirdi. İstiklal Marşı vurgusu Erdoğan konuşmasında Türkiye toplumunun tarihsel mücadelesine de değindi. İstiklal Marşı’nın kabulünün yıl dönümüne dikkat çeken Erdoğan, bu metnin Türkiye toplumunun özgürlük iradesinin bir sembolü olduğunu söyledi. Erdoğan, Mehmet Akif Ersoy’un sözlerine atıfta bulunarak İstiklal Marşı’nın Türkiye toplumunun ortak mirası olduğunu ve bu mirasın korunması gerektiğini ifade etti. Konuşmasının devamında Türkiye toplumunun tarihsel değerlerine ve bağımsızlık anlayışına bağlı kalmaya devam edeceğini vurguladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bilal Hancı gözaltına alındı Haber

Bilal Hancı gözaltına alındı

Savcılık koordinesinde gerçekleştirilen operasyonda ayrıca Abdullah Gençal ve İbrahim Barut da yakalanan isimler arasında yer aldı. Toplam 7 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiği, ancak bu kişilerden 3’ünün yurt dışında olduğu tespit edildi. Emniyette işlemler sürüyor Gözaltına alınan şüphelilerin emniyetteki işlemleri devam ederken, sağlık kontrollerinin ardından Adli Tıp Kurumu’nda saç ve kan örneklerinin alınacağı öğrenildi. Şüphelilerin, ifade işlemlerinin tamamlanmasının ardından İstanbul Adliyesi’ne sevk edilmeleri bekleniyor. Soruşturmanın kapsamı geniş Soruşturma dosyasında şüpheliler hakkında; Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak, Uyuşturucu madde kullanılmasını kolaylaştırmak, Fuhuşa teşvik, aracılık etme veya yer temin etmek suçlamalarının yer aldığı belirtildi. Daha önce kimler gözaltına alınmıştı? Soruşturmanın önceki dalgalarında medya ve magazin dünyasından birçok isim gündeme gelmişti. Aralarında Mehmet Akif Ersoy, spiker Ela Rümeysa Cebeci ve Cihan Şensözlü gibi isimlerin bulunduğu çok sayıda kişi hakkında adli işlem yapılmış, bazı şüphelilerin test sonuçlarının pozitif çıktığı iddia edilmişti. Soruşturmanın, yeni gözaltılar ve deliller doğrultusunda genişleyerek sürebileceği ifade ediliyor. haberdeger.com ​​​​​​​Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Show TV’de tartışmalı karar: Pınar Erbaş’ın işine son verildi Haber

Show TV’de tartışmalı karar: Pınar Erbaş’ın işine son verildi

“Uyuşturucu” soruşturması kapsamında tutuklanan gazeteci Mehmet Akif Ersoy’un eski eşi olan Pınar Erbaş, görev yaptığı Show TV ile yollarının ayrıldığını açıkladı. Erbaş, kararın kendisine izin sürecinin ardından bildirildiğini belirterek yaşananlara tepki gösterdi. Soruşturma süreci ve görevden almalar İstanbul İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Mehmet Akif Ersoy, üç kişiyle birlikte gözaltına alınmış, ardından tutuklanmıştı. Ersoy, gözaltı sonrası TMSF yönetimindeki Habertürk TV’de yürüttüğü Genel Yayın Yönetmenliği görevinden de alınmıştı. Erbaş’ın ekrandan çekilmesi dikkat çekmişti Soruşturmanın ardından Pınar Erbaş’ın 19 Aralık’tan itibaren ana haber bülteninde yer almaması kamuoyunun dikkatini çekmişti. Bu süreçte Show TV Ana Haber’i başka bir spiker sunmuş, Erbaş’ın izin aldığı açıklanmıştı. Daha sonra ise izin süresinin uzatıldığı ve dönüşünün olmayacağının kendisine bildirildiği ortaya çıktı. “Büyük bir haksızlık” Pınar Erbaş, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Her haberi tarafsızlıkla iletmekle yükümlü bir ana haber spikeri olmama rağmen, ‘eski eş ile ilgili haberleri’ sunmam istenmediği için görevime son verildi. Bu durum, suçun şahsiliği ilkesine açıkça aykırıdır.” Kadın-erkek eşitsizliği vurgusu Erbaş, kararın cinsiyet eşitsizliği boyutuna da dikkat çekerek, “Söz konusu suçlamaların odağında bir kadın olarak ben olsaydım, karşı tarafın işine son verilir miydi?” sorusunu yöneltti. Bu sorunun cevabını bildiğini ifade eden Erbaş, yaşananların yalnızca mesleki değil toplumsal bir problem olduğunu savundu. “Kariyer benim” 15 yıllık meslek hayatını hatırlatan Erbaş, stajyerlikten spikerliğe uzanan kariyerini kendi emeğiyle inşa ettiğini belirtti. Açıklamasını, “Kariyer benim. Tek başıma yaptım. Yine yaparım. Ama çok şaşkın ve kırgınım” sözleriyle tamamladı. Yaşanan gelişme, medya sektöründe “suçun şahsiliği”, editoryal bağımsızlık ve kadın emekçilerin konumu tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.