SON DAKİKA

#Mehmet Akif Ersoy

HABER DEĞER - Mehmet Akif Ersoy haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mehmet Akif Ersoy haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ahmet Şık iddia etti: Mehmet Akif Ersoy soruşturmasında adı geçen Furkan Torlak görevden alınmış Haber

Ahmet Şık iddia etti: Mehmet Akif Ersoy soruşturmasında adı geçen Furkan Torlak görevden alınmış

İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nin eski koordinatörü Furkan Torlak hakkında adli ve idari süreçte yeni bir gelişme yaşandı. Uyuşturucu soruşturması ve bürokrasideki usulsüzlük iddialarıyla gündemden düşmeyen Torlak'ın, Adalet Bakanlığı'ndaki görevine son verildiği iddia etti. "AKP’lilerin dahi sabrını taşıran tetikçilerden biriydi" Gelişmeyi sosyal medya hesabı üzerinden kamuoyuna duyuran Türkiye İşçi Partisi (TİP) İstanbul Milletvekili Ahmet Şık, Torlak’ın görevden alınmasına ilişkin sert değerlendirmelerde bulundu. Şık, paylaşımında şu ifadeleri kullandı: "Fon dahil her türlü soygununun içinde olduklarını gizlemek, oturtuldukları koltukları kaybetmemek gayesiyle 'ben yanarsam herkesi yakarım' mesajı vermek için iktidar içinden isimleri sızdırmaları nedeniyle AKP’lilerin dahi sabrını taşıranların tetikçiliğini yapan isimlerden biri olarak anılan Furkan Torlak, bugün itibariyle görevden alındı." Uyuşturucu soruşturması ile gündeme gelmişti Eski Habertürk Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy’un tutuklandığı uyuşturucu dosyasına giren itirafçı ifadelerinde adı geçen Torlak, 13 Aralık'ta görevinden istifa etmiş, ardından Şubat 2026'da Adalet Bakanlığı kadrosuna geçirilmişti. Aralık 2025'te TGRT Haber'deki programında gazeteci Cem Küçük de Torlak hakkındaki ciddi iddiaları dile getirmişti. Küçük, "Ben daha önce bu Furkan hakkında defalarca Külliye'de benim hakkımda, başkaları hakkında yaygara yaptığını birinci elden biliyorum. Bunu 3-4 kişiden de doğrulattım. Numan Bey'lerin ekibiyle gelmiş buraya. Bir ara Turizm Bakanlığı'na gitmiş, tutmamışlar. Fahrettin Altun giderayak Dezenformasyonla Mücadele Merkezi'nin başına atamış" demişti. "2-3 kişinin verdiği ifadelerde Furkan'ın da adı geçiyor" diyen Küçük, "Özel hayatını beni ilgilendirmiyor ama uyuşturucu testinden Furkan'ın da geçmesi lazım" ifadelerini kullanmıştı. Torlak'ın bakanlar hakkında asılsız istihbarat raporları hazırlayarak şantaj havuzu oluşturduğunu iddia eden Küçük; "Menekşe İnşaat üzerinden neler çevirdiğini biliyoruz. Bizde belgeleriyle de mevcut. Arsaları kapattığın vb. biliniyor. Bakanlar hakkında bile, işte 'şunların hakkında istihbarat raporu hazırladı' deyip bir havuz yapıyor, 'böyle istedi Cumhurbaşkanı' diyerek o kişiler hakkında olumsuz raporlar hazırlayıp bunları sağa sola dağıtıyorlar. Bakanları da korkutmaya çalışıyorlar." demişti. Mehmet KAP’atıldı. Mehmet Kap sahte kimliğiyle kurduğu trol+medya manipülasyon çetesiyle haysiyet cellatlığı yapan Furkan Torlak, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in küçük Goebbels’i olarak istihdam edildiği görevinden alındı. Karıştıkları suçları örtbas etmek için kurduğu manipülasyon çetesiyle ailelerimizi, kadınları ve çocuklarımızı, dostlarımızı hedef alan; Fon dahil her türlü soygununun içinde olduklarını gizlemek, oturtuldukları koltukları kaybetmemek gayesiyle “ben yanarsam herkesi yakarım” mesajı vermek için iktidar içinden isimleri sızdırmaları nedeniyle AKP’lilerin dahi sabrını taşıranların tetikçiliğini yapan isimlerden biri olarak anılan Furkan Torlak, bugün itibariyle görevden alındı. Saray Rejimi, artık taşıyamaz hâle geldiği kirliliği ve safrayı üzerinden atmaya çalışıyor. Birkaç ismi görevden almakla değil bu tabloyu mümkün kılan anlayışla yüzleşip, soygun düzeniyle hesaplaşacağımız gün gerçek çözüm bulunacak. — AHMET ŞIK (@ahmetsahmets) October 12, 2026 haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Gazeteci Mehmet Akif Ersoy davasında ara karar: Bir isim için ev hapsi kararı Haber

Gazeteci Mehmet Akif Ersoy davasında ara karar: Bir isim için ev hapsi kararı

İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın ikinci celsesinde sanıklar, avukatlar, mağdurlar ve tanıklar hakim karşısına çıktı. "Nitelikli cinsel saldırı", "suç örgütü kurma", "uyuşturucu ticareti yapma veya sağlama" ve "uyuşturucu kullanımını kolaylaştırma" iddialarıyla yargılanan sanıklar suçlamaları reddederek tahliye ve beraat talebinde bulundu. Mağdur ve tanıkların beyanları duruşmaya damga vurdu Duruşmada dinlenen mağdur Elif Kılınç, uyuşturucu testinin negatif çıktığını belirterek dosyada adı geçen şahıslar tarafından herhangi bir cinsel saldırıya uğramadığını ve kimseden şikayetçi olmadığını ifade etti. Süreç boyunca işini ve sağlığını kaybettiğini söyleyen Kılınç, "Ne bu dosyada ismi geçenler ne de başkaları tarafından mağdur edilmedim. Cinsel bir saldırıya maruz kalmadım, kalsaydım o gün şikayetçi olurdum. Ama bu süreçte mağdur edildim, işimden oldum, sağlığımı kaybettim" dedi. Spiker Meltem Acet ise soruşturma sürecinin tüm hayatını altüst ettiğini vurgulayarak, dosyada mağdur veya şikayetçi olmadığını belirtti. Acet, "52 yaşındayım, bütün hayatım altüst oldu. İsmim bir kurguyla bu soruşturmaya dahil edildi. Ben bu dosyada mağdur değilim, şikayetçi de değilim. Ama yaşadıklarımdan dolayı mağdurum, ismim bu dosyada geçtiği için mağdurum" ifadeleriyle tepkisini dile getirdi. Kişisel bilgilerinin sosyal medyada paylaşıldığını belirten Acet, adının dosyadan çıkarılmasını talep etti. Tanık olarak dinlenen gazeteci Tuğçe Özçelik de Ersoy'u tanıdığını ancak kendisinin neden bu dosyada tanık yer aldığını anlamadığını söyledi. Öte yandan, önceki duruşmayı salonda dinlediği ortaya çıkan bir gizli tanık, mahkeme başkanının tespiti üzerine tanıklıktan çıkarıldı. Sanıkların savunmaları Hakim karşısında savunma yapan tutuklu sanık Mehmet Akif Ersoy, hakkındaki suçlamaları ve örgüt liderliği iddialarını reddederek tahliyesini istedi. Duruşmada bazı isimlerden daha önce özür dilediğini hatırlatan Ersoy, Elif Kılınç ve Meltem Acet'ten de yaşananlar nedeniyle özür diledi. Ersoy, "Ortada bir örgüt yok, ben örgüt lideri falan değilim. Herkes başta şüpheliydi. Herkes mağdur burada. Tahliyemi talep ediyorum" diyerek kamuoyu baskısına dikkat çekti ve "Adımı internete yazarsanız iftira, hakaret, çirkin iddiaları görürsünüz, benim bu halde bırakın kaçmayı evden dışarı çıkamayacağıma bile emin olabilirsiniz" dedi. Diğer tutuklu sanık Mustafa Manaz da suçlamaların somut delillere dayanmadığını savunarak tahliye ve beraat talebinde bulundu. Soruşturma süreci nedeniyle şirketine haciz konulduğunu ve banka hesaplarının bloke edildiğini belirten Manaz, "Masumiyet karinesi hiçe sayıldı. Çok ağrıma gidiyor, kaldıramıyorum. Onurum ve şerefim için yaşadım ben. Dosyada somut hiçbir şey yok, söylenti ve laf hepsi" diye konuştu. Mahkemeden ara karar çıktı Cumhuriyet savcısının tutuklu sanıkların mevcut hallerinin devamını talep ettiği duruşmada ara karar açıklandı. Mahkeme heyeti, Mehmet Akif Ersoy’un tutukluluk halinin devamına karar verirken, diğer tutuklu sanık Mustafa Manaz hakkında ise ev hapsi tedbiri uygulanmasına hükmetti. Davadaki yargılama süreci önümüzdeki celselerde devam edecek. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Gazeteci Mehmet Akif Ersoy Hakim karşısında: Mağdur ifadeleri ortaya çıktı Haber

Gazeteci Mehmet Akif Ersoy Hakim karşısında: Mağdur ifadeleri ortaya çıktı

İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi'nde Hakim karşısına çıktılar "Uyuşturucu" soruşturması kapsamında tutuklanan gazeteci Mehmet Akif Ersoy ile birlikte 7 sanığın yargılanmasına başlandı. İddianamede lideri olduğu öne sürülen Mehmet Akif Ersoy'un; 'Suç örgütü kurma ve yönetme', 11 kez 'Nitelikli cinsel saldırı', 'Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama' ile 'Uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırma' suçlarından toplamda 286 yıl 2 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor. İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasında, başlangıçta basına kapalı yapılmasına karar verilen oturum daha sonra basın mensuplarına açıldı. Mehmet Akif Ersoy dahil tutuklu ve tutuksuz sanıklar duruşma salonunda hazır bulunurken, bazı sanıklar ise SEGBİS aracılığıyla duruşmaya katıldı. Mağdur M.A.Ö.'den "İş vaadiyle tuzak" iddiası Duruşmada dinlenen mağdurlardan Melis Asena Özkan (M.A.Ö.), olaylar nedeniyle duyduğu üzüntüyü dile getirerek şunları kaydetti: "Böyle utanç verici bir olaydan karşınızda olduğum için özür diliyorum. Meslek hayatımda hep liyakatli bir şekilde iş sahibi oldum, finans alanında. Nurullah Mahmut Dündar ile 2022’de tanıştım. 36 yıllık hayatımda hiç uyuşturucu kullanmadım. Mehmet Akif Ersoy’un bulunduğu ortamda uyuşturucu kullanmayı reddedilen tek kişi benim. 2022’de Nurullah ile tanıştım. Sonra ofisine gittim. Home office'miş. Beni işe aldıracaktı. Nurullah Mahmut Dündar ve Mehmet Akif ile iki kez bir araya geldim. Üçüncü kez Akif’in gelmesini istemedim. Çünkü bana yapılan teklifler çoklu ilişki ve uyuşturucu kullanımıydı. Üç görüşmenin hepsinde doğruluk cesaret oyunu oynandı. Nabız yoklamaya yönelik sorular soruldu. Sorulan sorular arasında 'Ne kadar rahatsın, yakın kız arkadaşların var mı, telefondaki en açık fotoğrafını göster, fantezin nedir anlatır mısın?' gibi sorular vardı." İlk gün ofise gittiğinde gizli kamera fark ettiğini ve salondaki kameranın fişini çektirdiğini belirten M.A.Ö., ikinci gidişinde de eve girer girmez kameranın fişini çektirdiğini söyledi. Üçüncü kez gittiğinde Dündar’ın kendisini kaydettiğini gördüğünü, galerisine girerek o geceye ait videoların hepsini sildirdiğini anlatan Özkan, dördüncü kez iş görüşmesine çağrıldığında referanslarını çekmekle tehdit edildiğini ifade etti. Ersoy ile ikinci görüşmesindeki birlikteliğin kendi iradesiyle olduğunu belirten M.A.Ö., Mehmet Akif’e operasyon düzenlendiğinde Dündar’ı gördüğünü ve kendisine "Kocamın adını verme, maddi manevi ne gerekiyorsa yaparız" şeklinde rüşvet teklif edildiğini öne sürdü. Çok zor durumda olduğu için iş istediğini, işin sebep gösterilerek o girdaba çekildiğini belirten M.A.Ö., dördüncü görüşmeye kendi iradesiyle gitmediğini vurgulayarak iş vaadiyle ortama davet edilmesinden şikayetçi olduğunu bildirdi. Diğer Mağdurlar: "Şikayetçi değiliz" Duruşmada dinlenen diğer mağdurlar ise sanıklardan şikayetçi olmadıklarını beyan etti. Mağdur Dilek Olgun, "Ben kendileri tarafından cinsel saldırıya uğramadım. Hoşlandım, görüştüm, beraberliğim oldu. Uyuşturucu madde etkisi altında değildim. Şikayetçi olduğum bir konu yok. Uyuşturucu madde kullandıklarını gördüm. Kimsenin kimseye zorla kullandırdığı yoktu. Ben zorlanmadım. Akif ketum bir adam. Mutfak kapalı alan. Ben evde 'Bunlar ne yapıyor?' diye baktım. Mutfakta içerken bana yakalakandılar. Aleni olan bir durum değildi. Şikayetçi değilim."dedi. Mağdur Burcu Akyüz ise "Ahmet Göçmez erkek arkadaşımdı. Sonrasında bu kişilerle tanıştım. Ayrıldıktan sonra da görüşmeye devam ettim. O gün doğum günümdü. Mustafa’nın evinde görüştük. Alkol içtik, uyuşturucu da kullandık ama şikayetçi olacağım herhangi bir durum olmadı. Uyuşturucunun nasıl getirildiğini görmedim, evde vardı. Akif’le cinsel birlikteliğim oldu ama kendi isteğimle. Ahmet ile kendisi erkek arkadaşım olduğu için birliktelik yaşıyordum. Mehmet başka odadaydı. Bazı yakınlaşmalar oldu ama herhangi bir birliktelik olmadı. Uyuşturucu kullandım ama zorla değil." ifadelerini kullandı. Mağdur Buse Öztay "Toplu cinsel ilişkide kesinlikle dahlim olmadı. Uyuşturucu kullandığım doğrudur. Maddeyi Ahmet, Mehmet, ben ve Gizem, Gizem’in evinde kullandık. Maddenin ne şekilde alındığını bilmiyorum. Her şey kendi rızamla yaşandı." derken, Mağdur Dilara Yıldız, "Taner’in teknesine Buse ve Mehmet Akif’le seyahat amaçlı gittim. İlk gün uyuşturucu kullandım. Mehmet Akif getirmişti. Her şey rızamla oldu. Şikayetçi değilim." dedi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Veyis Ateş ilk kez hakim karşısında: "Mehmet Akif Ersoy cezaevinde benden özür diledi" Haber

Veyis Ateş ilk kez hakim karşısında: "Mehmet Akif Ersoy cezaevinde benden özür diledi"

"Uyuşturucu kullanmadım, iddialar çelişkili" İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında tutuklanan ve hakkında 25 yıldan 40 yıla kadar hapis cezası talep edilen Habertürk eski Genel Yayın Yönetmeni Veyis Ateş, ilk duruşmada hakim karşısına çıkarak savunma yaptı. Soruşturma sürecinde Adli Tıp Kurumu'na sevk edildiğini ve yapılan incelemelerde uyuşturucu kullanmadığının tesbit edildiğini belirten Ateş, ilk aşamada serbest bırakıldıktan 11 gün sonra evinde gözaltına alınarak tutuklandığını hatırlattı. Tutuklanma gerekçesinin "uyuşturucu madde kullanımı için yer temin etmek" olduğunu belirten Ateş, hakkındaki suçlamaları şu sözlerle yalanladı: "9 aydır bu çelişkiyi anlamaya çalışıyorum. Bana Mehmet Akif'in evine gidip gitmediğim soruldu. Bahsedilen ev benim değil. Benim olmayan bir evde, kullanmadığım bir maddeyi başkasına neden temin edeyim? Neden bayram şekeri gibi ikram edeyim? Yıllarca uyuşturucu madde kullanımından kaynaklanan haberleri yayınlamış ve bunun suç olduğunu bilen birisi olarak böyle bir eylemi işlemem mümkün değildir." "Mehmet Akif cezaevinde helallik istedi" Savunmasında aleyhinde ifade veren tanıklara geniş yer veren Ateş, tutuklanmasından önce kendisinden bahsetmeyen Mehmet Akif Ersoy'un, etkin pişmanlık hükümleri kapsamında verdiği ek ifadede kendisini hedef aldığını öne sürdü. Ersoy ile Silivri Cezaevi'ndeki avukat görüş alanında karşılaştıklarını iddia eden Ateş, aralarında geçtiğini öne sürdüğü diyaloğu şu şekilde aktardı: "Silivri'de avukat görüşü esnasında karşılaştığımızda bana, 'Abi çok özür dilerim, bu şekilde ifade vermek zorundaydım. Hakkını helal et, bu şekilde ifade vermeseydim beni de Habertürk el değiştirme davasına katacaklardı, orada başıma neler gelecekti bilmiyorum' dedi. Buna avukatım da tanıktır. Mehmet Akif hakkımdaki bu ifadeleri başka bir nedenle söylemek zorunda olduğunu açıkça beyan etmiştir. Aleyhime tanıklık eden kişilerin pek çoğunun Mehmet Akif'in etkisi altında kaldığını düşünüyorum." Dosyada adı geçen diğer tanıkların beyanlarında da çelişkiler bulunduğunu savunan Ateş; Dilara Yıldız'ın ifadesindeki tarih tutarsızlıklarına, Serap Şeylan'ın Çengelköy'deki hiç var olmayan bir evi adres göstermesine ve Ebru Güran'ın çelişkili arama kayıtlarına dikkat çekti. Adli tıp raporu: Testler negatif çıktı Duruşmada, soruşturma aşamasında Veyis Ateş'ten alınan kan ve idrar örneklerinin Adli Tıp Kurumu'nda incelendiği hatırlatıldı. Yapılan analizler sonucunda Ateş'in kan ve idrarında herhangi bir uyuşturucu, uyarıcı veya yasaklı ilaç etken maddesine rastlanmadığı, saçı kısa olduğu için ise kıl analizi yapılamadığı belirtildi. Mahkeme heyeti, dosyadaki eksik hususların tamamlanması ve tanık beyanlarının değerlendirilmesi amacıyla duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bağımsızlığın sesi: İstiklal Marşı 104 yıldır antiemperyalist direnişi anlatıyor Haber

Bağımsızlığın sesi: İstiklal Marşı 104 yıldır antiemperyalist direnişi anlatıyor

12 Mart 1921’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilen İstiklal Marşı, yalnızca bir milli marş değil; emperyalist işgale karşı verilen bağımsızlık mücadelesinin şiirle ifadesi olarak tarihe geçti. Şair Mehmet Akif Ersoy’un kaleme aldığı marş, Kurtuluş Savaşı’nın en kritik döneminde Anadolu’daki direnişe moral veren bir çağrı niteliği taşıyordu. İstiklal Marşı emperyalizme karşı verilen mücadelenin simgesi oldu Birinci Dünya Savaşı sonrasında Anadolu’nun birçok bölgesi işgal altındayken, Türkiye halkı bağımsızlık için topyekûn bir direniş başlattı. Bu dönemde açılan yarışmaya gönderilen yüzlerce şiir arasından Mehmet Akif Ersoy’un kaleme aldığı metin seçildi ve 12 Mart 1921’de Meclis’te kabul edildi. Marş, yalnızca bir şiir değil; emperyalist işgale karşı verilen mücadeleyi, halkın inancını ve özgürlük iradesini anlatan bir manifesto olarak görüldü. Mehmet Akif Ersoy marşı milletine armağan etti Mehmet Akif Ersoy, İstiklal Marşı’nı yazarken ödül olarak verilen para teklifini kabul etmedi. Marşın bir “millet eseri” olduğunu vurgulayan Ersoy, bu ödülü almamayı tercih ederek bağımsızlık mücadelesinin maddi değil, ahlaki ve tarihsel bir sorumluluk olduğunu dile getirdi. Şairin Ankara’daki Taceddin Dergâhı’nda kaleme aldığı marş, kısa sürede Anadolu’daki direniş ruhunun sembolüne dönüştü. İstiklal Marşı bağımsızlık fikrinin şiirsel ifadesi olarak görülüyor İstiklal Marşı, yalnızca bir döneminin değil, Türkiye toplumunun bağımsızlık ideallerinin de simgesi olarak kabul ediliyor. “Korkma” sözüyle başlayan marş, özgürlüğün, direnişin ve bağımsızlığın halkın iradesiyle mümkün olacağını vurgulayan güçlü bir antiemperyalist anlatı olarak değerlendiriliyor. Bugün 12 Mart, yalnızca bir marşın kabul edildiği gün değil; aynı zamanda Türkiye halkının emperyalizme karşı verdiği bağımsızlık mücadelesinin hafızasını canlı tutan tarihsel bir dönüm noktası olarak anılıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Erdoğan’dan grup toplantısında sert mesaj: Türkiye korkmaz, geri adım atmaz Haber

Erdoğan’dan grup toplantısında sert mesaj: Türkiye korkmaz, geri adım atmaz

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenlenen AK Parti Grup Toplantısı’nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasında hem bölgedeki savaşlara hem de Türkiye’nin siyasi duruşuna değinen Erdoğan, Türkiye toplumunun özgürlük ve bağımsızlık konusundaki kararlılığını vurguladı. “Hürriyetimize kimse dokunamaz” Erdoğan konuşmasında Türkiye toplumunun özgürlük iradesine dikkat çekerek hiçbir baskının bu iradeyi zayıflatamayacağını söyledi. Türkiye toplumunun tarih boyunca korkmadan mücadele ettiğini ifade eden Erdoğan, bu kararlılığın bugün de sürdüğünü dile getirdi. Erdoğan, Türkiye toplumunun geçmişine ve değerlerine bağlı olduğunu belirterek “Bizi biz yapan değerlere sıkı sıkıya sarılacağız” mesajı verdi. Bölgesel savaşlara dikkat çekti Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında Orta Doğu’da büyüyen savaş ve çatışma ortamına da değindi. Bölgenin yeniden yoğun bir çatışma sürecine girdiğini belirten Erdoğan, savaşın etkilerinin yalnızca bölgeyle sınırlı kalmayacağını söyledi. Erdoğan’a göre mevcut çatışmaların ekonomik ve siyasi sonuçları dünya genelinde hissedilecek. Diplomasi çağrısı yaptı Konuşmasında diplomasi vurgusu yapan Erdoğan, Türkiye’nin gerilimi azaltmaya yönelik girişimlerini sürdürdüğünü ifade etti. Çatışmaların çözümü için yeniden diplomasi masasına dönülmesi gerektiğini belirten Erdoğan, Türkiye’nin bu konuda temkinli ve dikkatli bir politika izlediğini söyledi. Erdoğan, Türkiye’nin dış politikada dengeli bir tutumla hareket ettiğini ve ülkenin stratejik rotasını korumaya devam ettiğini dile getirdi. İstiklal Marşı vurgusu Erdoğan konuşmasında Türkiye toplumunun tarihsel mücadelesine de değindi. İstiklal Marşı’nın kabulünün yıl dönümüne dikkat çeken Erdoğan, bu metnin Türkiye toplumunun özgürlük iradesinin bir sembolü olduğunu söyledi. Erdoğan, Mehmet Akif Ersoy’un sözlerine atıfta bulunarak İstiklal Marşı’nın Türkiye toplumunun ortak mirası olduğunu ve bu mirasın korunması gerektiğini ifade etti. Konuşmasının devamında Türkiye toplumunun tarihsel değerlerine ve bağımsızlık anlayışına bağlı kalmaya devam edeceğini vurguladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.