SON DAKİKA

#Mehmet Kaya

HABER DEĞER - Mehmet Kaya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mehmet Kaya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sınırda yeni dönem başlıyor: Nusaybin-Kamışlı kapısı yeniden açılıyor Haber

Sınırda yeni dönem başlıyor: Nusaybin-Kamışlı kapısı yeniden açılıyor

Mardin’in Nusaybin ilçesi ile Suriye’nin Kamışlı bölgesi arasındaki geçişi sağlayan Nusaybin Sınır Kapısı, yaklaşık 14 yıl aranın ardından yeniden açılıyor. Bölge iş dünyasından yapılan açıklamaya göre kapının mart ayı sonunda faaliyete geçmesi beklenirken kararın ticaret, insani yardım ve sınır hareketliliği açısından yeni bir süreci başlatacağı değerlendiriliyor. Açılış için tarih verildi Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kaya, Şubat ayı meclis toplantısında yaptığı açıklamada Nusaybin Sınır Kapısı’nın 31 Mart itibarıyla yeniden açılacağı bilgisini aldıklarını söyledi. Toplantıda, kapının açılmasıyla birlikte Suriye ile ticaretin yeniden canlanabileceği ve insani yardımların bölgeye daha hızlı ulaştırılabileceği vurgulandı. Meclis Başkanı Nevin İl’in yönettiği toplantıda ayrıca bölge illerinin sanayi kapasitesini artırmaya yönelik öneriler de gündeme geldi. Savaş sonrası kapanmıştı Nusaybin ile Kamışlı arasındaki sınır kapısı, Suriye’de iç savaşın başlamasından kısa süre sonra 2012 yılında Şam yönetimi tarafından tadilat gerekçesiyle kapatılmıştı. Uzun yıllar kapalı kalan geçiş noktası, özellikle sınır ticareti ve aile bağları açısından bölge halkı için önemli bir başlık olmaya devam etti. Kapının yeniden açılmasının, hem ekonomik hareketlilik hem de sınır hattındaki sosyal ilişkiler açısından etkili olabileceği ifade ediliyor. Ticaret ve yardım hattı yeniden canlanabilir İş dünyası temsilcileri, sınır kapısının faaliyete geçmesiyle lojistik akışın hızlanacağını ve bölgedeki üreticiler için yeni pazar imkanları oluşabileceğini belirtiyor. Aynı zamanda insani yardım kuruluşlarının Suriye’nin kuzeyine erişiminin kolaylaşabileceği değerlendiriliyor. 14 yıl sonra atılması beklenen bu adımın, Türkiye ile Suriye sınır hattındaki ekonomik ve toplumsal dinamikleri yeniden şekillendirebileceği yorumları yapılıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Mardin'deki aile katliamında sır perdesi aralanıyor Haber

Mardin'deki aile katliamında sır perdesi aralanıyor

Mardin’in Kızıltepe ilçesinde 24 Kasım gecesi Mehmet Kaya, Berna Kaya ve 5 yaşındaki kızları Samyeli’nin evlerinde başlarından vurulmuş halde bulunmasıyla başlayan süreç, ilk saatlerde “aile içi intihar” olarak kamuoyuna yansıdı. Ancak olay yerindeki boşluklar, çelişkili tanık ifadeleri ve kayıp deliller, anlatının değişmesine yol açtı. Dosya, cinayet şüphesiyle ele alındı. İlk anlatı çöktü, soruşturma yön değiştirdi Olayın ardından “baba eşini ve çocuğunu öldürdükten sonra intihar etti” iddiası dolaşıma sokuldu. Fakat evde kullanılan silahın bulunamaması, muhtar ve bazı aile bireylerinin güvenlik ekipleri gelmeden içeri girmesi ve sahadaki düzensizlikler, iddianın zayıflamasına neden oldu. Savcılık, delil zincirindeki kopukluklar nedeniyle dosyayı cinayet kapsamında ele alarak geniş çaplı inceleme başlattı. Komşu ifadesi dosyayı kilitledi İlk ifadesinde “ses duymadım” diyen komşu M.C.’nin anlatımlarındaki çelişkiler dikkat çekti. Yeniden gözaltına alınan M.C., savcılık aşamasında olayla ilgili farklı beyanlarda bulundu ve cinayet anında evde olduğunu ileri sürdü. İfadesinde, kullanılan silahı temin ettiğini ve daha sonra kanalizasyona attığını söyledi; gösterdiği noktada yapılan aramada silah ele geçirildi. Tutuklamalar geldi, suçlamalar ağırlaştı Soruşturmanın ikinci dalgasında M.C. “kasten öldürme” suçlamasıyla tutuklandı. Delil karartmaya yardım ettikleri iddiasıyla V.E. ve B.K. de cezaevi yolunu tuttu. M.C.’nin kadın arkadaşı B.S. hakkında ise adli kontrol kararı verildi. Savcılık, telefon kayıtları ve kamera görüntülerini de kapsayan teknik incelemeyi genişletti. “Bu bir vahşet; magazin dili adaleti gölgeliyor” Dosya avukatları, olayın başından itibaren “intihar” etiketiyle servis edilmesinin hem soruşturmayı hem de toplumun doğru bilgilenme hakkını olumsuz etkilediğini vurguladı. Avukat Nurullah Öner, delillerin cinayete işaret ettiğini belirterek, “Magazinsel dil gerçeği saklıyor; bu bir vahşet, intihar değil” sözleriyle medyaya sorumluluk çağrısı yaptı. Toplumsal etki uyarısı yapıldı Olay yerinden görüntülerin kontrolsüz paylaşılmasının özellikle çocuklar üzerinde travmatik etki yarattığına dikkat çeken savunma tarafı, şiddeti olağanlaştıran içeriklerin gözden geçirilmesi gerektiğini ifade etti. Avukatlar, Türkiye toplumunun barış ve huzuru besleyen bir yayın diline ihtiyacı olduğunu vurguladı. Gözler yargı sürecinde Soruşturma derinleştirilirken, kamuoyu hem delillerin eksiksiz toplanmasını hem de hızlı ve şeffaf bir yargılamayı bekliyor. Üç canın hesabının adalet önünde sorulması, bu trajedinin karanlıkta kalmaması için tek yol olarak görülüyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.