SON DAKİKA

#Mehmet Nuri Ersoy

HABER DEĞER - Mehmet Nuri Ersoy haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mehmet Nuri Ersoy haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kastamonu'da tarihi keşif: Eros Başı bulundu Haber

Kastamonu'da tarihi keşif: Eros Başı bulundu

Kastamonu'daki antik kentte yeni izler gün yüzünde Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla Kastamonu'nun Taşköprü ilçesinde bulunan Pompeiopolis Antik Kenti'ndeki kazı çalışmalarına ilişkin önemli bulguları paylaştı. Roma İmparatorluk Dönemi'nden Geç Antik Çağ'a uzanan yeni izlerin ortaya çıkarıldığı kazı çalışmalarında, tarihi dokuyu aydınlatan önemli eserlere ulaşıldı. Bakan Ersoy'un açıklamalarına göre, kazı çalışmaları kapsamında M.S. 4'üncü yüzyıla tarihlenen ve geometrik kompozisyonlardan oluşan yaklaşık 105 metrekarelik zemin mozaikleri gün yüzüne çıkarıldı. Oldukça iyi korunduğu belirtilen mozaiklerin yer aldığı orta nefteki döşeme çalışmalarının henüz tamamlanmadığı ve kazı faaliyetlerinin sürdüğü ifade edildi. Yürütülen kazı sezonunda mozaiklerin yanı sıra heykelcilik açısından dikkat çeken bir eser daha ele geçirildi. Ersoy, 2026 yılı kazı çalışmalarında M.S. 2'nci yüzyılın ikinci yarısına tarihlenen bir Eros başının da bulunduğunu müjdeledi. Antik kentin ilk inşa evresi yine M.S. 2'nci yüzyılın ikinci yarısına uzanan Bazilika yapısında; kazı, belgeleme ve konservasyon çalışmalarının aralıksız devam ettiği bildirildi. Bu kapsamlı çalışmalarla kentin kentsel ve dini tarihinin çok daha bütüncül bir şekilde aydınlatılması hedeflenirken, Bakan Ersoy Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ekipleri başta olmak üzere tüm kazı heyetine ve emeği geçenlere teşekkür etti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bakanı Kurum'dan COP31 açıklaması: "Dünyaya Türkiye’yi ve medeniyetimizi anlatacağız" Haber

Bakanı Kurum'dan COP31 açıklaması: "Dünyaya Türkiye’yi ve medeniyetimizi anlatacağız"

Antalya'da COP31 hazırlıkları hız kesmeden sürüyor Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Antalya'daki EXPO Alanı'nda gerçekleştirilen Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin 31. Taraflar Konferansı (COP31) Alanı ve Oteller Bölgesi Yolları Açılış Programı'na katıldı. Antalya'nın tarih boyunca pek çok medeniyete ev sahipliği yaptığını belirten Kurum, 9-20 Kasım tarihlerinde düzenlenecek zirvede devlet ve hükümet başkanları, bilim insanları, iş dünyası, sivil toplum kuruluşları ve gençlerin bir araya geleceğini hatırlattı. Türkiye'nin organizasyona sadece ev sahipliği yapmayacağını vurgulayan Bakan Kurum, iklim değişikliğiyle mücadeledeki tecrübelerini ve kalkınmayla çevreyi birlikte ele alan yaklaşımı küresel kamuoyuyla paylaşacaklarını kaydetti. Yaklaşık 1 milyon metrekarelik EXPO Alanı'nın "Mavi Bölge" ve "Yeşil Bölge" olarak yeniden düzenlendiğini ifade eden Kurum, Mavi Bölge'de resmi müzakerelerin yürütüleceğini, Yeşil Bölge'nin ise zirveyi toplumla buluşturacağını aktardı. Çalışmaların 1500 personel ve 300'ü aşkın makine ekibiyle takvimin önünde ilerlediğini bildiren Kurum, zirvede sıfır atık, dirençli şehirler, gıda güvenliği ve temiz enerji başlıklarının ön plana çıkarılacağını ifade etti. Altyapı yatırımları ve Belek Turizm Yolu tamamlandı Zirve hazırlıkları kapsamında ulaştırma altyapısının da güçlendirildiğini belirten Bakan Kurum, 38 kilometrelik Belek Turizm Yolu'nun tamamlandığını, 4 ana arterde 21 kilometrenin üzerinde ve 12 bağlantı yolunda 16 bin metrelik çalışma gerçekleştirildiğini açıkladı. Bu yatırımların yalnızca COP31 için yapılmadığının altını çizen Kurum, şu değerlendirmede bulundu: "Misafirlerimiz gelecek, dünyanın en güzel, en önemli organizasyonlarından birini yapacağız ve zirve bitecek, herkes ülkesine dönecek. Ama bu yollar burada kalacak. Kimin için kalacak? Antalyalı kardeşim, esnafımız, turizmcimiz, gencimiz ve Antalya'nın geleceği için kalacak." Zirve sonrasında yaklaşık 160 bin metrekare kapalı alana sahip EXPO Alanı'nın da kentin istihdamına ve üretimine katkı sağlayacak şekilde değerlendirileceği belirtildi. Sıfır atık ve çevre denetimlerinde rekor veriler Konuşmasında sıfır atık projelerine ve Depozito Yönetim Sistemi'ne de değinen Kurum, sistem kapsamında toplanan ambalaj sayısının 200 milyon sınırını aştığını belirterek, "Şu ana kadar topladığımız ambalaj sayısı 200 milyona ulaştı. Ve Antalyamız DOA kullanımında birinci sırada" dedi. Akdeniz'in korunmasına yönelik kararlı mesajlar veren Bakan Kurum, denizlerin gelecek nesillere bırakılacak bir emanet olduğunu vurgulayarak, "Akdeniz bizim ortak hazinemizdir. Denizlerimiz bize ecdadımızdan kalan bir miras olduğu kadar çocuklarımızın da emanetidir. Kimsenin denizlerimizi, kıyılarımızı, derelerimizi, tabiatımızı kirletmesine müsaade etmeyeceğiz" ifadelerini kullandı. Bölgede çevreyi kirlettiği tespit edilen 128 tesise toplam 219 milyon lira ceza uygulandığını ve 21 tesisin mühürlendiğini bildiren Kurum, kararlılık mesajını şu sözlerle pekiştirdi: "Birileri konuşacak, biz iş yapacağız. Birileri seyredecek, biz yapacağız. Birileri bahane üretecek, biz milletimiz için bütün bakanlarımızla, milletvekillerimizle, valilerimizle eser üretmeye devam edeceğiz." Kurum ayrıca, gelecek hafta Fethiye'de deniz ekosistemini korumak amacıyla dip çamuru temizliği çalışmalarının başlatılacağı müjdesini verdi. Açılış töreni, Bakan Kurum'un yanı sıra Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, TOKİ Başkanı Mustafa Levent Sungur, milletvekilleri ve protokol üyelerinin katılımıyla gerçekleştirilen kurdele kesimiyle tamamlandı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Şanlıurfa'da 11 bin yıllık heykel bulundu Haber

Şanlıurfa'da 11 bin yıllık heykel bulundu

"Geleceğe Miras Projesi" kapsamında tarihi keşif Şanlıurfa'nın tarihi dokusunu aydınlatmaya devam eden Karahantepe kazılarında arkeoloji dünyasını heyecanlandıracak önemli bir buluntuya imza atıldı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, kazı çalışmaları hakkında şu bilgileri paylaştı: "Geleceğe Miras Projemiz kapsamında yürüttüğümüz 2026 yılı kazılarında, daha önce benzerine rastlanmayan bir üsluba sahip kompozit heykel bulduk. Yaklaşık 11 bin yıl önce bırakıldığı yerden günümüze ulaşan 70 santimetre yüksekliğindeki heykel, leoparın sırtında oturan bir insanı betimliyor. Bu özel eser 3 metre çapında, zemini yassı taşlarla kaplanmış bir yapının duvarı boyunca uzanan sekinin üzerinde bulundu." "Bilim dünyasında geniş yankı uyandıracak" İnsanlık tarihinin en erken dönemlerine dair bilinmeyenleri aydınlatacak ve yeni soruların kapısını aralayacak olan bu önemli keşfin bilim dünyasında büyük ses getireceğini belirten Bakan Ersoy, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "İnsanlık tarihinin en erken dönemlerine ilişkin yeni soruların kapısını aralayan keşfin bilim dünyasında geniş yankı uyandıracağına inanıyorum. Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğümüze, kazı heyetimize, bilim insanlarımıza ve sahada özveriyle çalışan tüm ekip arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ani Ören Yeri'nde 'Hz. Muhammed' yazan tarihi Selçuklu taşı bulundu Haber

Ani Ören Yeri'nde 'Hz. Muhammed' yazan tarihi Selçuklu taşı bulundu

Mevlid Kandili gecesinde tarihi keşif duyuruldu Anadolu’nun Türk-İslam tarihine kapılarını aralayan Kars’taki tarihi Ani Ören Yeri, arkeoloji dünyasını heyecanlandıran çok özel bir keşfe sahne oldu. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, 2021 yılından bu yana büyük bir titizlikle sürdürülen Selçuklu Mezarlığı kazılarında özel bezemeli bir mimari taşın bulunduğunu açıkladı. Keşfi anlamlı bir gecede duyuran Bakan Ersoy, "Mevlid Kandili’nin manevi iklimini yaşadığımız bu mübarek gecede, Sultan Alparslan’ın 1064’teki fethiyle Anadolu’daki Türk-İslam tarihinin kapısını aralayan Ani’de eşsiz bir eseri gün yüzüne çıkardık" ifadelerini kullandı. Bulunan eserin bir Selçuklu kümbetine ait parça olduğunu belirten Ersoy, bu eserin ecdadın Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed'e (SAV) duyduğu derin muhabbetin asırlardır taşta yaşayan nişanesi olduğunu vurguladı. Kufi hatla işlenen eserin detayları Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın paylaştığı detaylara göre, gün yüzüne çıkarılan kabartma teknikli tarihi taş 51'e 21 santimetre ölçülerine sahip bulunuyor. Taşın merkezinde sekiz köşeli bir Selçuklu yıldızı yer alırken, bu yıldızın etrafındaki yazı kuşağında kufi hat sanatı kullanılarak "Hz. Muhammed" isminin tam 6 kez tasarlandığı görülüyor. Değerli eserin yalnızca yarısının günümüze sağlam olarak ulaştığı, bu nedenle şu an üzerinde bu kutsal ismin 3 tanesinin net bir şekilde okunabildiği belirtiliyor. Anadolu'nun ilk Türk-İslam Mezarlığı ve nadir benzerleri Sultan Alparslan’ın 1064 yılındaki büyük fethiyle Türklerin Anadolu’daki ilk ayak izlerini barındıran Ani, İslam medeniyeti açısından kritik bir konuma sahip. Arkeolojik kazılardan elde edilen veriler, bu bölgenin Anadolu’nun ilk Türk-İslam mezarlığı ve aynı zamanda ilk Türk şehitliği olduğunu kesin olarak kanıtlıyor.Türkiye'de benzerine yalnızca Tercan Mama Hatun Kümbeti, Malatya Ulu Camii ve Konya Tahir ile Zühre Mescidi'nde rastlanan bu özel geometrik süsleme, Ani’nin köklü Türk-İslam kimliğini ve asırlar öncesinin inanç dünyasını somut bir belge olarak geleceğe taşıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Göbeklitepe'de dörtgen planlı yapılar keşfedildi Haber

Göbeklitepe'de dörtgen planlı yapılar keşfedildi

Kültür ve Turizm Bakanlığının yürüttüğü "Geleceğe Miras Projesi" kapsamında Göbeklitepe'nin ana kazı alanındaki çalışmalar titizlikle sürdürülürken, bölgede yeni bir sayfa açıldı. Çatının kuzey kısmında yer alan ve daha önce zeytin ağaçlarının bulunduğu yaklaşık 1500 metrekarelik yeni saha, ağaçların başka bir bölgeye taşınmasıyla kazıya elverişli hale getirildi. "Yüzeyin hemen altında yapı kalıntılarına ulaştık" Taş Tepeler Projesi Koordinatörü ve Göbeklitepe Kazı Başkanı Prof. Dr. Necmi Karul, yeni sahada yürütülen çalışmalara ilişkin önemli detaylar paylaştı. Alanın kuzeye doğru genişletildiğini belirten Karul, yüzeyin hemen altında Göbeklitepe'nin ikinci evresine ait dörtgen planlı yapı kalıntılarıyla karşılaştıklarını ifade etti. Bölgenin erozyona açık yapısı nedeniyle duvar üst kotlarının uzun süre önce aşındığını, bu durumun tabanlara çok daha hızlı bir şekilde ulaşmayı sağladığını kaydetti. Daha önce GT1 olarak adlandırılan bölgede de benzer yapılara rastlandığını hatırlatan Karul, yeni keşfedilen mekanlara ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: "Bu yapılarda dikilitaş geleneğinin zayıfladığını ve daha az dikilitaş barındırdıklarını görüyoruz. Mekanların iç düzenlemelerine baktığımızda, ilk izlenimimiz bunların konut amaçlı kullanıldığı yönünde. Kesin yargıya varabilmek için taban seviyesinden alacağımız toprak örneklerini laboratuvarda inceleyeceğiz." Karul, Göbeklitepe'de daha önce de kamusal yapılarla çağdaş konutların bir arada bulunduğunu tespit ettiklerini belirterek, bu yeni bulguların alanın yalnızca bir tapınma merkezi olmadığını, aynı zamanda insanlarınimiari olarak ikamet ettiği bir yerleşim yeri olduğunu bir kez daha kanıtladığını vurguladı. Öte yandan kazı ekibi, yamaç kesimindeki C yapısında tamamlanan koruma çalışmalarının ardından D yapısındaki sağlamlaştırma ve çelik halatlarla güçlendirme faaliyetlerine yıl sonuna kadar devam etmeyi planlıyor. Bakan Ersoy: "Çalışmaları bütüncül yürütüyoruz" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, höyüğün kuzey kesimindeki yaklaşık 80'e 70 metrelik alanda ilk kez kazı başlattıklarını duyurdu. Yüzey taramaları ve jeomanyetik ölçümlerin bu bölgede büyük kamusal yapılar ile dörtgen planlı kulübelerin varlığına işaret ettiğini belirten Ersoy, şu ifadeleri kullandı: "Kazılarla birlikte koruma çalışmalarına da büyük önem veriyoruz. C Yapısı'ndaki dikilitaşın yüzeyine ait son parçaları yerine yerleştirirken D Yapısı'nın duvarlarını ve merkezindeki iki dikilitaşın zemin bağlantılarını güçlendirdik. Dikilitaşları sarsıntılara karşı çelik halatlarla daha güvenli hale getiriyoruz." Bakan Ersoy, yeni kazı alanına uyumlu olarak yenilenen yürüyüş yollarının da çok yakında ziyaretçilerin erişimine açılacağını belirterek, tarihi mirasın koruma, kazı ve restorasyon çalışmalarıyla geleceğe bütüncül bir yaklaşımla taşındığını sözlerine ekledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Aspendos'ta 2 bin 400 yıllık tarihi mezar keşfedildi Haber

Aspendos'ta 2 bin 400 yıllık tarihi mezar keşfedildi

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada Aspendos Antik Kenti'ndeki kazılara ilişkin detaylar paylaşıldı. Doğu Nekropolisi'nde ilk kez tespit edildi Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Aspendos Antik Kenti'nde varlığı ilk kez tespit edilen Doğu Nekropolisi'nde yürütülen kazılarda MÖ 5. yüzyılın son çeyreği ile MÖ 4. yüzyıl arasına tarihlenen sandık tipi bir mezarın gün yüzüne çıkarıldığını bildirdi. Mezarda yer alan buluntular arasında bulunan güreşçi betimlemeli Aspendos sikkelerinin, merhumun kimliğine ışık tuttuğu ifade edildi. Bakan Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı: "Aspendos Antik Kenti'nde yürüttüğümüz kazılarda, kentin klasik dönem tarihine ışık tutan çok önemli bir keşfe ulaştık. Kent içinde varlığı ilk kez tespit edilen Doğu Nekropolisi'nde, MÖ 5. yüzyılın son çeyreği ile MÖ 4. yüzyıl arasına tarihlenen bir sandık tipi mezarı gün yüzüne çıkardık. Mezarda tespit edilen, üzerinde güreşçi betimlemelerinin bulunduğu Aspendos sikkeleri ile diğer buluntular, burada defnedilen kişinin sporla ilişkili hatta Aspendoslu bir güreşçi olabileceğine işaret ediyor. Bu kıymetli keşifte emeği bulunan Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğümüzü, kazı ekibimizi ve tüm bilim insanlarımızı gönülden tebrik ediyorum. Aspendos'un her yeni buluntusuyla tarihimizin eksik kalan sayfalarını tamamlamaya, kültürel mirasımızı bilimsel çalışmalarla koruyup geleceğe taşımaya devam edeceğiz." Antik kentin klasik dönemine ışık tutuyor Bakanlık açıklamasında, elde edilen buluntuların Aspendos'un klasik dönemdeki yaşamına, ölü gömme geleneklerine ve toplumsal yapısına dair çok kıymetli veriler sunduğu vurgulandı. Keşfedilen yeni bulguların, antik kentin sınırlı düzeyde bilinen klasik dönem bilgi birikimini zenginleştireceği ve gelecekteki bilimsel çalışmalara yön vereceği kaydedildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Antalya'da 1800 Yıllık Asklepios Heykeli keşfedildi Haber

Antalya'da 1800 Yıllık Asklepios Heykeli keşfedildi

Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın "Geleceğe Miras Projesi" kapsamında Antalya'daki Aspendos Antik Kenti'nde sürdürülen arkeolojik kazı çalışmalarında tarihi bir buluntuya imza atıldı. Bakan Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, antik dönemin şifa sembolleri arasında yer alan eşsiz bir eserin ulaşıldığını bildirdi. Tiyatro Caddesi'nde bulundu MS 2. yüzyılın son çeyreğine tarihlenen Roma İmparatorluk Dönemi eseri, Tiyatro Caddesi'ndeki Doğu Meydanı'nın batı cephesinde bulunan Anıtsal Kapı'nın kuzey kanat yıkıntıları arasında tespit edildi. Heykel grubunun; figürlerin duruş pozisyonu, kıyafetlerin kıvrım düzeni ile ana figürün yüz tipindeki, saç ve sakalındaki yoğun işçilik kalitesiyle dönemin estetik anlayışını başarıyla yansıttığı belirtildi. Bakan Ersoy, eserin taşıdığı anlama dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: "Antik Çağ'da Asklepios hekimliği, tedaviyi ve sağlığın korunmasını, uzun ve kapüşonlu giysisiyle betimlenen Telesphoros ise tedavinin tamamlanmasını, iyileşmeyi ve nekahet dönemini simgeliyordu. Bu nedenle eser, hastalığın tedavisinden kişinin bütünüyle iyileşmesine uzanan şifa sürecini bütüncül biçimde anlatan güçlü bir sembol niteliği taşıyor. Aspendos'un sağlık kültlerine, inanç dünyasına ve toplumsal yaşamına yeni veriler sunan bu önemli keşif dolayısıyla Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğümüze, kazı heyetimize ve emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum." Heykel grubunun detayları Bakanlık tarafından paylaşılan detaylara göre, heykel grubunun ana figürü olan Asklepios; ayakta duran, cepheye bakan, olgun yaşta, uzun ve gür saçlı ile sakallı bir erkek figürü olarak şekillendirildi. Vücut ağırlığını sol bacağına veren figürün sağ bacağı hafif bükülü şekilde öne ve yana uzatıldı. Üst gövdesi büyük oranda çıplak tasvir edilen Asklepios'un himationu sol omzundan sarkarak bel ve bacak çevresinde yoğun kıvrımlar oluşturdu. Asklepios'un sol ayağının hemen önünde ise ana figüre kıyasla oldukça küçük boyutlarda işlenen Telesphoros yer aldı. Çocuk görünümündeki figürün, bütün vücudunu saran uzun, kapüşonlu kıyafetiyle sütunumsu bir estetik kazandığı kaydedildi. Eserin Anıtsal Kapı'nın kalıntıları arasında ele geçirilmesi, antik kentin kamusal ve törensel alanlarında bu tür dini figürlerin sergilendiğini kanıtlarken, Aspendos'ta sağlık inancının toplumsal hayattaki yerini tescil eden kıymetli bir arkeolojik veri olarak kayıtlara geçti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Çingene Kızı Mozaiği’nin 13. parçası yuvasına döndü Haber

Çingene Kızı Mozaiği’nin 13. parçası yuvasına döndü

Zeugma Mozaik Müzesi'nde düzenlenen teslim töreninde konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, mozaiğin parçalarının yuvasına dönmesinin sadece bir restorasyon değil, bir "hafıza onarımı" olduğunu vurguladı. Bakan Ersoy, parçanın dönüş sürecini, "Eksik parçalar yerine döndükçe yalnızca bir mozaiği tamamlamıyor, zedelenen bir hafızayı onarıyor, tarih sayfalarındaki boşlukları dolduruyor ve bir kültürel değeri ait olduğu değerler bütünüyle bir araya getiriyoruz. Bu gerçeklerin penceresinden bakıldığında her bir iadenin arkasında tarihimize, hafızamıza ve kültürel egemenliğimize sahip çıkma irademizin olduğu açıkça görülecektir." diyerek açıkladı. Bilimsel titizlik gözetildi Parçanın tespiti ve iadesi süreci bilimsel araştırmalarla başladı. Grenoble Alpes Üniversitesinden Dr. Camila Felag'ın araştırmaları ve Zeugma Kazı Başkanı Prof. Dr. Kutalmış Görkay'ın bilimsel değerlendirmeleri ile mozaiğin ait olduğu büyük kompozisyon doğrulandı. ABD İç Güvenlik Soruşturmaları Birimi ile yürütülen koordineli çalışma sonucunda parçanın Türkiye’ye iadesi başarıyla tamamlandı. 24 Yılda 13 binden fazla eser iade edildi Bakan Ersoy, kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede gelinen noktayı çarpıcı verilerle paylaştı. 2002 yılından bugüne kadar toplam 13 bin 454 kültür varlığı Türkiye’ye iade edildi. Bu iadelerin 9 bin 139'u, son 8 yıl içerisinde gerçekleştirildi. 2021 yılında ABD ile imzalanan ve kültür varlıklarının yasa dışı girişini önlemeyi amaçlayan mutabakat zaptı, 5 yıl daha uzatıldı. Mücadele kararlılıkla sürecek Türkiye’nin "yerinde koruma" ve "farkındalık oluşturma" odaklı bir strateji izlediğini belirten Bakan Ersoy, kaçak kazıların önlenmesi ve ihbarların etkin değerlendirilmesi için denetimlerin sürdüğünü ifade etti. Bakanlık olarak asli hedeflerinin, yurt dışına kaçırılmış her bir eserin ait olduğu topraklara dönene kadar mücadelesini aynı kararlılıkla sürdürmek olduğunun altını çizdi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Rami Kütüphanesi’nde bilim tarihi yolculuğu: Gökküre Sergisi açıldı Haber

Rami Kütüphanesi’nde bilim tarihi yolculuğu: Gökküre Sergisi açıldı

"Gökküre: Değişimler Çağı Şafağında Osmanlılarda Matematik Bilimleri" başlıklı sergi, 16. yüzyıl Osmanlı dünyasının ilmi derinliğini, doğrudan dönemine ait nadir yazma eserler ve tarihi astronomi aletleri üzerinden ziyaretçilere sunuyor. Bakan Ersoy: "Bilim tarihimize sahip çıkıyoruz" Serginin açılışında konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Osmanlı bilim tarihinin önemli isimlerinden Takiyyüddin Rasıd’ın doğumunun 500'üncü yıl dönümü vesilesiyle bu sergiyi planladıklarını belirtti. Bakan Ersoy, serginin önemini şu sözlerle vurguladı: "16'ncı yüzyıl Osmanlı dünyasının matematik, astronomi ve teknoloji alanlarında ulaştığı seviyeyi, doğrudan birinci el kaynaklar olan yazma eserler üzerinden idrak etme imkanı sunmaktadır. İstanbul Rasathanesi'nin kurucusu olan Takiyyüddin Rasıd gözlem yöntemleri, matematiksel hesaplamaları ve optik alanındaki kuramsal çalışmalarıyla döneminin dünya ölçeğindeki en ileri bilim insanları arasında yer almıştır." "Yalan ve yanlış seline set çekildi" Bakan Ersoy, konuşmasında uzun yıllar boyunca Batı merkezli bir tarih anlatısının Türkiye'de kabul gördüğünü belirterek, bu durumu eleştirdi ve şunları kaydetti: "Bilim ve teknoloji noktasında her şeyin Batı tarafından insanlığa kazandırıldığı gibi büyük bir yalanın çocuklarımıza eğitim diye dikte edilmesine sessiz kalınması, meydanın yapılamazcılara, olmazcılara, ne gerek varcılara bırakılması bize çok pahalıya mal olmuştur. Ancak zihinleri boğan bu yalan ve yanlış seline, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde 24 yıldır bir set çekilmiş, tarihine ve kültürüne sahip çıkan, bunlardan beslenen öz güveniyle her alanda öncülük ve özgünlük gömleğini yeniden üzerine giyen bir nesil ilim ve teknoloji meydanına çıkmıştır." Dünyanın en büyük yazma eser koleksiyonu Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı'nın (TÜYEK) faaliyetlerine de değinen Bakan Ersoy, kurumun yaklaşık 800 bin yazma ve nadir matbu eseriyle dünyanın en büyük koleksiyonuna sahip olduğunu ifade etti. Bakan Ersoy, kurumun vizyonunu şu ifadelerle özetledi: "TÜYEK bu çift yönlü ilişkiyi en doğru şekilde sürdürmekte; hem eseri hem banisini muhafaza ederek geçmişle gelecek arasında köprü kurmakta; hafızamızın, öz benliğimizin, özgün algı ve anlayışımızın, milli ve manevi mirasımızın teminatı olmaktadır." Eylül sonuna kadar ziyaret edilebilir Takiyyüddin Rasıd’ın entelektüel mirasını ve Osmanlı'nın bilimsel altyapısını mercek altına alan sergi, Rami Kütüphanesi'nde Eylül ayı sonuna kadar ücretsiz olarak gezilebilecek. TÜYEK ayrıca, Kasım ayı içerisinde "Yazma Mushaflar Sempozyumu" gibi akademik etkinliklerle bu bilimsel mirası daha geniş kitlelere ulaştırmaya devam edecek. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.