SON DAKİKA

#Mentorluk

HABER DEĞER - Mentorluk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mentorluk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

MHP Genel Başkanı Bahçeli’den dikkat çeken vurgu: "İş dünyasının etik krizine tek çözüm ahilik" Haber

MHP Genel Başkanı Bahçeli’den dikkat çeken vurgu: "İş dünyasının etik krizine tek çözüm ahilik"

Ahilik kültürünün Anadolu'daki rolü Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ahilik Haftası vesilesiyle yazılı bir açıklama yaptı. Bahçeli, Ahilik geleneğinin Anadolu’nun sosyal, ekonomik ve mesleki yapısında köklü bir yere sahip olduğunu vurgulayarak, bu mirasın günümüz çalışma hayatına uyarlanması gerektiğini belirtti. 13. yüzyıldan itibaren Anadolu’nun şekillenmesinde rol oynayan bu medeniyet projesinin, Türk-İslam anlayışını mesleki ve etik ilkelerle birleştirdiğini ifade eden Bahçeli, sistemin Ahi Evran öncülüğünde üretici ile tüketici, sermaye ile emek arasındaki ilişkileri çatışmadan uzak bir temelde kurumsallaştırdığını kaydetti. "Eğitim sadece tezgah başında bitmez" Açıklamasında Ahilik sisteminin eğitsel ve toplumsal dinamiklerine dikkat çeken Bahçeli, şu değerlendirmelerde bulundu: "Ahilik sisteminde eğitim sadece tezgâh başında bitmez; yaşam boyu süren bir olgunlaşma yolculuğudur. Yamaklıktan ustalığa giden yolda, örneğin 1001 günlük o çetin çıraklık sürecinde sadece bilek gücü değil, karakter sınanır. Yeterliliğini ve ahlakını ispatlayan yiğitler, şed kuşanma törenleriyle makam bulur. Ahiler gündüz iş yerlerinde "yaparak öğrenme" prensibiyle eğitilirken, akşamları zaviye ve yaren odalarında ilimle, edebiyatla, sanatla yoğrulmuştur. Ustalık payesine erişene esnafın ortak birikimi olan "orta sandığı" vasıtasıyla sermaye aktarılır; dükkân açma imkânı verilerek istihdam güvence altına alınırdı. Bu durumda şu soru kaçınılmaz olmaktadır. Bugün modern yönetim biliminin "yeni" diye önümüze koyduğu kavramlar gerçekten yeni midir?" Modern yönetim ilkeleri ve tarihi kökler Bahçeli, günümüzdeki modern yönetim ve kalite standartlarının temellerinin geçmişteki Ahilik uygulamalarında yer aldığını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Bizim bugün ISO 9001 veya TSE standartları dediğimiz Kalite Yönetimi’nin ilk yazılı tohumları, 16. yüzyılın başındaki Bursa, İzmir ve Edirne İhtisab Kanunnameleri ile bu topraklarda atılmadı mı? Hatalı üretim yapanın "pabucunu dama atan" o tavizsiz kalite anlayışı değil miydi? Bugün pazarlamada "dış müşteri memnuniyeti" dediğimiz şey, Ahinin müşteriyi "velinimet" sayan o derin saygısı değil midir? Usta ve kalfanın çırağa rehberlik etmesi, modern yönetim literatüründeki Mentorluk kuramının ta kendisi değil midir? Aynı zanaat kolunun aynı çarşıda toplanmasıyla sağlanan oto-kontrol ve adil fiyatlandırma, günümüzün kümelenme ve modern AVM modellerinin erken bir işareti değil midir?" "Ahiliğin mirasını sadece tarih sayfalarına gömemeyiz" Tarihsel süreçte yaşanan Sanayi Devrimi ve kapitülasyonlar gibi dış ve iç etkenler nedeniyle yapının kan kaybettiğini belirten Bahçeli, mesajını şu sözlerle tamamladı: "Ne yazık ki bu muazzam yapı; Sanayi Devrimi'nin ucuz seri üretimi, 1838 Baltalimanı gibi kapitülasyon antlaşmaları ve zamanla yaşanan içsel problemler karşısında kan kaybetmiştir. Fakat Ahiliğin bıraktığı mirası sadece tarih sayfalarına gömemeyiz. Ahilik; sadece metai değer veya sermaye birikimi üreten değil, insanı ve ahlakı merkeze koyan bütüncül bir dünya görüşüdür. Günümüz iş dünyasının boğuştuğu etik krizlere, kalite sorunlarına ve tüketici ihlallerine karşı Ahilik, tarihten yükselen en güçlü, en işlevsel rehberdir. Sadece geçmişi yâd etmekle kalmamalı; Ahiliğin insan merkezli değerlerini modern yönetim ilkeleriyle yeniden sentezleyerek geleceğin çalışma hayatını inşa etmeliyiz. Bu duygu ve düşüncelerle Ahilik kültürünün temel değerlerinin gelecek nesillere aktarılmasını temenni ediyor; tüm esnaf ve sanatkârlarımızın Ahilik Haftasını gönülden kutluyor, sağlık, huzur ve bereket diliyorum." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kadın girişimciler küresel pazarlara açılıyor Haber

Kadın girişimciler küresel pazarlara açılıyor

Uluslararası Ticarette Kadın Organizasyonu Derneği, Ticaret Bakanlığı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi iş birliğiyle hayata geçirilen proje, kadın girişimcileri Anadolu’nun 7 stratejik noktasında küresel ticarete hazırlayacak. Türkiye’nin kadın girişimcilerini ve profesyonellerini küresel pazarlara entegre etmek amacıyla başlatılan “Uluslararası Ticarette Kadın Gücü ile Kalkınma Projesi”nin lansmanı İstanbul’da gerçekleştirildi. Proje, 5 kıtada 30 ülkede 3 binden fazla kadını kapsayan uluslararası bir ekosisteme dayanıyor ve Anadolu’nun 7 stratejik bölgesinde kadın ihracatçıların kapasitesini artırmayı hedefliyor. Projeyle, yeşil mutabakat, karbon düzenlemeleri, dijitalleşme ve sürdürülebilir üretim konularında kapsamlı bir eğitim ve mentorluk programı sunulacak. “Güçlü Kadın, Güçlü Ticaret” mottosuyla yürütülecek çalışma, kadınların üretimden ihracat değer zincirinin tamamına etkin katılımını destekliyor. UKODER Başkanı Çiğdem Ağdağ, lansmanda yaptığı konuşmada, proje ile kadın girişimcilerin sadece bugünün ticaretine değil, yarının dijital ve sürdürülebilir küresel pazarlarına hazır hale getirileceğini vurguladı. Ağdağ, “5 kıtada 30 ülkeyi kapsayan küresel ağımızdan edindiğimiz deneyimi Anadolu’nun stratejik noktalarına taşıyoruz. Amacımız, yerel üretimimizi küresel pazarlarda vazgeçilmez kılmak” dedi. TİM Başkanı Mustafa Gültepe, kadın girişimcilerin ihracatta kritik rol oynadığını belirterek, projenin teorik bilgiyi sahadaki başarıya dönüştürecek bir eğitim ve mentorluk programı sunduğunu ifade etti. “Kadınlarımızın dış ticaretin her aşamasında etkin rol almasını sağlayacak ve ihracatta orta-uzun vadeli hedeflerimize daha hızlı ulaşacağız” dedi. TİCARET BAKANLIĞI: KADIN İHRACATÇILARA POZİTİF AYRIMCILIK Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Mehmet Ali Kılıçkaya ise projenin Türk ekonomisinin kesintisiz büyümesinde kadın ihracatçıların önemini güçlendireceğini belirtti. Kılıçkaya, ihracatın her aşamasını kapsayan 33 milyar TL’lik bütçenin kadın girişimcilere öncelikli olarak sunulacağını vurguladı. Lansman etkinliğinde Selma Cengiz moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde, kadın girişimcilerin ihracattaki engelleri ve küresel pazarlardaki fırsatları tartışıldı. Panelistler arasında Pınar Taşdelen Engin, Sevda Kayhan ve Esra Özcan yer aldı. 7 İL, 7 BÖLGESEL DİNAMİK: KADIN İHRACATÇILARIN KAPASİTESİ ARTACAK Proje, Şubat ayında İstanbul’daki TİM Dış Ticaret Kompleksi’nde başlayacak ve Tekirdağ, Aydın, Gaziantep, Mersin, Konya, Trabzon ve Erzurum’da bölgesel etkinliklerle devam edecek. Her il, kendi stratejik sektörel avantajına göre; Tekirdağ "Sanayi ve Avrupa pazarı entegrasyonu", Aydın "Tarımsal katma değer", Gaziantep "Sanayi ve ihracat kültürü", Mersin "Lojistik ve liman gücü", Konya "Makine üretimi", Trabzon "Karadeniz ticaret aksı", Erzurum "Hayvancılık, kış turizmi ve hizmet sektörü" alanlarında kadın girişimcilere özel eğitimler ve mentorluk sağlayacak. Katılımcılar, yeşil finansman, dijital tedarik zinciri ve uluslararası mevzuat konularında rehberlik alacak.

Kadınlar kariyere “kırık basamaklarla” başlıyor: Eşitsizlik daha ilk adımda ortaya çıkıyor Haber

Kadınlar kariyere “kırık basamaklarla” başlıyor: Eşitsizlik daha ilk adımda ortaya çıkıyor

İş dünyasında kadınların üst düzey pozisyonlara ulaşmasını zorlaştıran engeller uzun süredir “cam tavan” metaforuyla açıklanıyordu. Ancak yeni araştırmalar, sorunun çok daha erken başladığını gösteriyor. “Broken Rung” yani “kırık basamak” olarak adlandırılan bu durum, kadınların kariyerlerinin ilk adımlarında karşılaştıkları fırsat eşitsizliğinin ilerleyen yıllardaki liderlik ihtimallerini sınırladığını ortaya koyuyor. Destek eksikliği kariyerin başında belirleyici oluyor Rapora göre şirketlerin yalnızca yüzde 54’ü kadınların kariyer gelişimini yüksek öncelik olarak görüyor. Çeşitlilik ve kapsayıcılık söylemi yaygın olsa da somut uygulamaların sınırlı kalması, özellikle kadın liderliği programlarının geri çekilmesiyle daha görünür hale geliyor. Bu eğilim, önümüzdeki yıllar için yapısal bir risk alanına işaret ediyor. Kadınların kariyer hedeflerinin daha düşük olduğu yönündeki yaygın algı da verilerle örtüşmüyor. Kadınların yüzde 80’i terfi etmek isterken bu oran erkeklerde yüzde 86. Ancak asıl fark motivasyonda değil, erişilen destek düzeyinde ortaya çıkıyor. Aynı mentorluk ve yönetsel destek sağlandığında bu farkın ortadan kalktığı belirtiliyor. Giriş seviyesinde üst düzey bir lider tarafından desteklenen kadınların oranı yüzde 31’de kalırken, erkeklerde bu oran yüzde 45’e ulaşıyor. Bu tablo, eşitsizliğin kariyerin en başında kalıcı hale gelebildiğini gösteriyor. Sorun zirvede değil, ilk basamakta başlıyor Gilda&Partners Consulting Kurucu Ortağı Jilda Bal, raporun kadınların iş hayatında karşılaştığı zorlukların bireysel değil, yapısal olduğuna işaret ettiğini belirtiyor. Bal’a göre kariyerin ilk yıllarında yaşanan destek eksikliği yalnızca terfi hızını değil, uzun vadede liderlik deneyiminin sürdürülebilirliğini de etkiliyor. İlk basamakta verilen ya da verilmeyen desteğin, yıllar sonra karar mekanizmalarında kimlerin yer alacağını belirlediğine dikkat çekiyor. Raporda ayrıca kıdemli kadın liderlerin yüzde 70’inin son bir yılda sık sık tükenmişlik yaşadığına yer veriliyor. Özellikle dönüşüm dönemlerinde daha fazla sorumluluk üstlenen ve görev süresi görece kısa olan kadın liderlerde hem tükenmişlik hem de iş güvencesi kaygısı daha belirgin hale geliyor. Bu durum, liderlikte dayanıklılığın yalnızca bireysel çabayla değil, kurumsal destek mekanizmalarıyla mümkün olduğunu ortaya koyuyor. Uzmanlara göre 2026, kadınların kariyer gelişimini yeterince sahiplenmeyen kurumlar açısından bir eşik olabilir. Gerekli adımlar atılmadığı takdirde şirketlerin yetenek kaybı ve sürdürülebilirlik riskiyle karşı karşıya kalabileceği değerlendiriliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.