SON DAKİKA

#Mesaj

HABER DEĞER - Mesaj haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mesaj haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Adana’daki aile faciasında kan donduran mesaj Haber

Adana’daki aile faciasında kan donduran mesaj

Adana’nın Sarıçam ilçesinde 15 Ocak akşamı yaşanan ve Türkiye toplumunu derinden sarsan olayda, Sergen Altunbaş’ın, çocukları Ada (8) ve Mert (6)’i öldürdükten sonra yaşamına son vermeden önce eşine gönderdiği mesaj ortaya çıktı. Altunbaş’ın, boşanmış olmalarına rağmen birlikte yaşadığı eşi Gizem Deniz’e “Ben ve çocuklarım, sen eve geldiğinde ölmüş olacağız” ifadelerini yazdığı belirlendi. Olaydan hemen önce gönderilen mesaj soruşturmanın merkezinde Edinilen bilgilere göre aile, olaydan kısa süre önce Mersin’deydi. Sabah saatlerinde Adana’ya dönen ailede, Gizem Deniz annesinin yanında kalırken Altunbaş çocukları alıp villaya gitti. Bir süre sonra Deniz’e gönderilen mesajın ardından facia yaşandı. Mesaj, soruşturma dosyasına delil olarak girdi. Villada yangın ve silah sesleri duyuldu Sarıçam Boynuyoğun Mahallesi’ndeki villada önce bahçedeki otomobilin ateşe verildiği, ardından silah seslerinin duyulduğu bildirildi. Komşuların ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Eve giren ekipler, baba ve iki çocuğun yaşamını yitirdiğini tespit etti. Komşular: “Ölüm hiç aklımıza gelmedi” Komşular, önce otomobildeki yangını fark ettiklerini, patlama ve silah seslerinin ardından durumu polise bildirdiklerini anlattı. Tanıklar, ailenin zaman zaman tartışmalar yaşasa da dışarıdan “mutlu bir aile” görüntüsü verdiğini söyledi. Yaşananların ardından anne Gizem Deniz’in olay yerine geldiği, ağır bir kriz yaşadığı öğrenildi. Soruşturma sürüyor, kamuoyu yanıt bekliyor Olayla ilgili adli soruşturma çok yönlü olarak devam ederken, çocukların cenazeleri toprağa verildi. Yetkililer, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için incelemelerin sürdüğünü bildirdi. Aile içi şiddet ve ruh sağlığı destek mekanizmalarının önemi, bu facianın ardından yeniden gündeme geldi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bahçeli’den Öcalan gündemine dair miting yorumu: Mahzurlu bir yanı yok Haber

Bahçeli’den Öcalan gündemine dair miting yorumu: Mahzurlu bir yanı yok

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Abdullah Öcalan ile yürütülen temasların kamuoyunda yarattığı tartışmalar sürerken, Demokratik Toplum Platformu’nun çağrısıyla yapılacak miting hakkında ilk değerlendirmesini yaptı. Bahçeli, mitingin nerede, ne zaman ve hangi çerçevede ele alınması gerektiğine dair net bir tutum ortaya koydu. Miting ifade ve düşünce özgürlüğü kapsamında görülüyor Bahçeli, DEM Parti öncülüğünde Demokratik Toplum Platformu tarafından 4 Ocak 2026’da Diyarbakır’da düzenlenecek mitingin demokratik haklar çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Bahçeli, “Kanaatimce DEM Parti’nin 4 Ocak 2026’da düzenleyeceği mitingin hiçbir mahsurlu yanı yoktur” ifadelerini kullandı. Bahçeli’den tansiyonu düşüren yaklaşım Açıklama, Öcalan ile yapılan görüşmeler ve bu görüşmelerin siyasal yansımalarına dair tartışmaların yoğunlaştığı bir dönemde geldi. Bahçeli’nin sözleri, mitinglere ve siyasal ifade alanına yönelik daha yumuşak bir ton olarak değerlendirildi. Öcalan görüşmeleri sonrası MHP’nin tutumu netleşiyor Son dönemde kamuoyunda, DEM Parti ile Öcalan arasında yürütülen temasların ardından MHP’nin nasıl bir pozisyon alacağı merak ediliyordu. Bahçeli’nin bu açıklaması, sürecin sokak ve mitingler üzerinden kriminalize edilmemesi gerektiği yönünde bir mesaj olarak yorumlandı. Siyasal tartışma zemini genişliyor Bahçeli’nin miting açıklaması, Türkiye toplumunda ifade özgürlüğü, siyasal katılım ve barışçıl toplantı hakkı tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Açıklama, farklı siyasi aktörler arasında tansiyonun nasıl şekilleneceğine dair önemli bir işaret olarak görülüyor.

Güllü soruşturmasında Başsavcı’dan olay itiraf Haber

Güllü soruşturmasında Başsavcı’dan olay itiraf

Yalova’da evinin penceresinden düşerek şüpheli bir şekilde hayatını kaybeden ünlü şarkıcı Güllü’nün (Gül Tut) ölümündeki sır perdesi, Başsavcılık'tan gelen çarpıcı açıklamayla aralandı. Soruşturmanın seyri "kasten öldürme" suçlamasına dönerken, Yalova Cumhuriyet Başsavcısı Duygu Bayar Öksüz, "En başından itibaren düşme veya intihar olduğu kanaatinde değildik. Güllü cinayetini ilk günden biliyorduk" diyerek dosyadaki gizliliğin nedenini açıkladı. Yurt dışına kaçarken yakalandılar Başsavcılığın titizlikle yürüttüğü soruşturma kapsamında fiziki ve teknik takibe alınan şarkıcının kızı Tuğyan Ülkem Gülter ve arkadaşı Sultan Nur Ulu ile beraberindeki 2 kişi, İstanbul’da operasyonla gözaltına alındı. Şüphelilerin valizlerini hazırlayıp yurt dışına kaçma hazırlığında oldukları iddia edildi. Gözaltına alınan isimler hakkında "kasten öldürme" suçlaması bulunuyor. Dikkat çeken mesaj: "Valizleri alıp döneceğim" Operasyonun ardından, şüpheli Tuğyan Ülkem Gülter’in olaydan kısa süre önce attığı mesajlar da dosyaya girdi. Gülter’in, gözaltına alınmadan saatler önce Güllü’nün eski asistanı Çiğdem E.’ye, "Abla valizleri alıp geri Yalova’ya döneceğim" şeklinde mesaj attığı tespit edildi. Bu mesaj, savcılığın "kaçış planı" iddiası ile şüphelinin "geri dönüyordum" savunması arasında kritik bir delil niteliği taşıyor. Avukattan "Para yok" savunması Şüphelilerin avukatı Rahmi Çelik ise kaçış iddialarını yalanladı. Müvekkillerinin maddi durumunun kötü olduğunu savunan Çelik, "Bırakın yurt dışını, Büyükçekmece’den Yalova’ya gelecek paraları bile yoktu" diyerek kaçma şüphelerinin yersiz olduğunu öne sürdü. Soruşturma, gizlilik kararı çerçevesinde çok yönlü olarak sürdürülüyor.

Nur Köşker'den Mehmet Akif Ersoy’a taciz suçlaması: Uzun süreli bir taciz ve tehdit döngüsü yaşadım Haber

Nur Köşker'den Mehmet Akif Ersoy’a taciz suçlaması: Uzun süreli bir taciz ve tehdit döngüsü yaşadım

Eski Habertürk spikeri Köşker, suskunluğunu tutuklama kararının ardından bozdu İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü uyuşturucu soruşturmasında eski Habertürk Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy’un tutuklanmasının ardından dikkat çeken yeni bir iddia ortaya çıktı. Habertürk’ten ayrılan eski spiker Nur Köşker, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Ersoy tarafından uzun süre taciz edildiğini, mobbing ve işten çıkarma tehdidiyle baskılandığını söyledi. Köşker, “Kendimi güvende hissetmediğim için sustum. Çok karanlık bir adamdı” dedi. “Uzun süreli bir taciz vardı, boyun eğmezsem ekrandan almakla tehdit etti” Köşker paylaşımında, tacizin Ersoy’un genel yayın yönetmenliği döneminden önce başladığını belirterek şunları söyledi: “Uzun süredir devam eden bir taciz süreci vardı. Genel yayın yönetmeni olur olmaz ‘eğer boyun eğmezsen seni ekrandan alırım’ diye tehdit etmeye başladı. ‘Ya bu iş böyle olur ya da masada haber yazarsın’ dedi. O gün o odaya telefonumun ses kaydını açarak girmediğime pişmanım.” Köşker, baskı sonrası istifa etmek zorunda kaldığını ifade etti: “İstifa ettim, kanaldan ayrıldım. Herkese ‘editörlük teklif edildi, istemedim’ diyordum. Çünkü anlatacak güvenli bir ortam yoktu.” “Sabahın 5’inde etek giydiğim için led’in önüne geçmemi istiyordu” Köşker’in açıklamasındaki en çarpıcı bölüm, Ersoy’un attığı mesajlara ilişkin sözler oldu: “Sabah 5’te mesaj atıp ‘Endamını masanın arkasına saklamışlar, yönetmene söyle LED’in önüne geç’ diyordu. Ben bunu yazarken bile utanıyorum, kendisi hiç utanmıyordu. Üstümde etek vardı ve bunu biliyordu.” Köşker, Ersoy’un yıllarca başına bir şey gelmediği için güçlendiğini düşündüğünü söyleyerek, “Böyle birinin karşısında güvende hissetmek mümkün değildi” dedi. Köşker: “Bir yıl işsiz kaldım, ülkeyi terk etmek zorunda kaldım” Taciz ve tehdidin iş yaşamını tamamen altüst ettiğini belirten Köşker, yaşadığı baskılar yüzünden hem kariyerinin hem özel hayatının büyük darbe aldığını ifade etti: “Bir yıl işsiz kaldım. Sonrasında da bu ortamdan, bu baskıdan uzaklaşmak için ülkeyi terk etmek zorunda kaldım.” Ersoy hakkındaki soruşturma genişliyor Mehmet Akif Ersoy, uyuşturucu soruşturması kapsamında “uyuşturucu kullanma”, “kullanılmasına yer ve imkân sağlama” ve “cinsel ilişkiden menfaat sağlama” suçlamalarıyla tutuklanmıştı. Savcılık sevk yazısında, Ersoy’un kadınları uyuşturucu ortamlarına çekerek çevresine ve kendisine menfaat sağladığı iddia edilmişti. Köşker’in açıklamaları sonrası Ersoy’a yönelik iddiaların kapsamının genişlemesi bekleniyor. Köşker'in sosyal medya paylaşımı:

13 yıl sonra veda: Uğur Dündar Sözcü’den ayrıldığını açıkladı Haber

13 yıl sonra veda: Uğur Dündar Sözcü’den ayrıldığını açıkladı

Türkiye basınının simge isimlerinden Uğur Dündar, 2012 yılından bu yana yazarlık yaptığı Sözcü ile yollarını ayırdığını açıkladı. Dündar, ayrılık kararını “Veda” başlıklı köşe yazısıyla kamuoyuna duyurdu. Gazeteci ayrılığı köşe yazısıyla duyurdu Uğur Dündar, yazısında “Evet, yolun sonuna geldik. Bana hiç kimse ‘git’ demedi ama bugün Sözcü Gazetesi ve Sözcü TV’den ayrılıyorum” sözleriyle kararın tamamen kendisine ait olduğunu vurguladı. 13 yıla “editoryal bağımsızlık” vurgusu yaptı Dündar, 13 yıllık çalışmasının “tam bir editoryal bağımsızlık” içinde geçtiğini ifade ederek, gazeteye ve yönetime teşekkür etti. Yazısında binlerce köşe yazısı kaleme aldığını, televizyon programlarıyla da Sözcü okurlarıyla buluştuğunu belirten Dündar, özellikle gazetenin imtiyaz sahibi Burak Akbay’a ve tüm çalışanlara teşekkür etti. “Tiraj başarısı unutulmaz anılardan biri” dedi Duayen gazeteci, Sözcü’de göreve başladığı ilk yıllarda yapılan reklam kampanyasıyla birlikte tirajın ciddi biçimde yükseldiğini belirtti. O dönem Sözcü TV’nin henüz kurulmadığını hatırlatan Dündar, gazetenin yükseliş sürecine yakından tanıklık ettiğini de aktardı. Sözcü TV’deki gelişmeler ayrılığı gündeme oturttu Dündar’ın vedası, Sözcü TV’de yaşanan personel değişimlerinin ardından geldi. Kanalda geçtiğimiz günlerde çok sayıda çalışanın işten çıkarıldığı iddia edilmiş, genel yayın yönetimine Yılmaz Özdil’in getirileceği kulislerde konuşulmuştu. Bu gelişmeler ayrılık iddialarını güçlendirmişti. “Güçlü bir veda, net bir mesaj” Dündar’ın yazısı, “Hoşçakalın, sağlıkla ve sevgiyle kalın” sözleriyle sona erdi. Usta gazetecinin vedası, basın camiasında geniş yankı uyandırırken, Sözcü’de başlayan yeni dönemin nasıl şekilleneceği merak konusu oldu.

Büyükçekmece Adliyesi’nde kasa vurgunu: 75 kilo altın ve gümüş kayıp! Haber

Büyükçekmece Adliyesi’nde kasa vurgunu: 75 kilo altın ve gümüş kayıp!

Devamsızlık şüphesi, büyük vurgunu ortaya çıkardı Olay, adliyede görevli zimmet memurunun uzun süre işe gelmemesi üzerine başlatılan iç denetimde fark edildi. Cumhuriyet savcılığına yapılan bildirimin ardından emanet bürosunun kapıları açıldı ve kasaların tamamen boşaltıldığı tespit edildi. Kasalar boş, altın ve gümüş yok Yapılan ilk incelemelere göre, soruşturma dosyalarında delil olarak muhafaza edilen yaklaşık 25 kilogram altın ve 50 kilogram gümüş kayboldu. Değerli madenlerin tek seferde değil, belirli bir süreye yayılarak sistematik biçimde kasalardan çıkarıldığı değerlendiriliyor. Zimmet memuru ailesiyle birlikte kaçtı Soruşturmayı derinleştiren ekipler, olayın baş şüphelisi zimmet memuru Erdal T.’nin eşi ve çocuklarıyla birlikte 19 Kasım 2025’te İngiltere’ye gittiğini belirledi. Savcılık, şüpheli hakkında yakalama kararı çıkardı. İkinci şüpheli gözaltında, tüm personel ifade verdi Bağlantılı olduğu değerlendirilen ikinci isim Kemal D. yakalanarak gözaltına alındı. Emanet bürosunda görev yapan tüm personelin ve yazı işleri müdürünün ifadeleri alındı. Yapılan ev aramalarında başka bir suç unsuruna rastlanmadı. “Ben malları sattım” mesajı soruşturmanın seyrini değiştirdi Olayın en çarpıcı ayrıntılarından biri de kaçan şüphelinin çevresine gönderdiği mesaj oldu. Erdal T.’nin WhatsApp üzerinden “Ben malları sattım, Allah çarşınıza pazar versin” ifadelerini kullandığı öğrenildi. Soruşturma genişletildi Savcılık; emanet bürosuna ait tüm kayıtları, kamera görüntülerini ve giriş-çıkış loglarını mercek altına aldı. Değerli madenlerin nasıl sistem dışına çıkarıldığı, başka kişilerin olaya karışıp karışmadığı ve malvarlığının akıbeti araştırılıyor. Kaçan şüphelinin iadesi için İngiltere makamlarıyla temas kurulması bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.