SON DAKİKA

#Mevzuat

HABER DEĞER - Mevzuat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mevzuat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

KDK’dan karar: Sözleşmeli memur hafta sonu çalışabilir mi? Haber

KDK’dan karar: Sözleşmeli memur hafta sonu çalışabilir mi?

Kamu çalışanlarının çalışma koşullarına ilişkin önemli bir başlıkta yeni bir değerlendirme yapıldı. Sözleşmeli personelin hafta sonu çalıştırılıp çalıştırılamayacağına dair tartışmalar, verilen kararla yeniden gündeme geldi. Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK), sözleşmeli personelin hafta sonu çalıştırılmasına ilişkin başvuruyu karara bağladı. Kurum, yaptığı değerlendirmede kamu hizmetinin gerektirdiği durumlarda hafta sonu çalışmanın mümkün olabileceğine hükmetti. Zorunlu ve istisnai durumlar vurgulandı Kararda, sözleşmeli personelin normal çalışma saatleri dışında veya tatil günlerinde çalıştırılmasının yalnızca “zorunlu ve istisnai hallerle” sınırlı olduğu ifade edildi. Özellikle süreklilik gerektiren kamu hizmetlerinde, bu tür çalışma düzenlerinin gerekli olabileceği belirtildi. Fazla mesai için yasal çerçeve hatırlatıldı KDK, hafta sonu çalışmaların belirli mevzuat sınırları içinde yapılması gerektiğini vurguladı. Buna göre fazla çalışma karşılığında ücret ödenmesi, personel sayısı ve ücret oranlarına ilişkin sınırlamalara uyulması gerektiği hatırlatıldı. Hafta sonu çalışma olağan hale getirilemez Kararın dikkat çeken noktalarından biri ise fazla mesainin sürekli bir uygulamaya dönüşemeyeceği vurgusu oldu. KDK, hafta sonu çalışmanın istisnai bir yöntem olması gerektiğini, rutin hale getirilmesinin hukuka uygun olmayacağını belirtti. Başvuru reddedildi Tüm bu değerlendirmeler ışığında, hafta sonu çalışmaktan muaf tutulma talebinde bulunan başvurunun reddedildiği açıklandı. Kurum, kamu hizmetinin gereklilikleri doğrultusunda belirli koşullarda hafta sonu çalışmanın kaçınılmaz olabileceği sonucuna vardı. Türkiye toplumunda kamu çalışanlarının hakları ve çalışma koşulları üzerine süren tartışmaların, bu kararla birlikte yeniden değerlendirilmesi bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Devlet memurluğunda yeni dönem: Eğitim sistemi sil baştan değişti! Haber

Devlet memurluğunda yeni dönem: Eğitim sistemi sil baştan değişti!

Türkiye’de kamu personel sisteminde köklü bir değişiklik hayata geçirildi. Yeni yayımlanan yönetmelikle birlikte, aday memurların yetiştirilme süreci baştan sona yeniden düzenlendi. Eğitimden staja, sınavdan kariyer planlamasına kadar birçok alanda kapsamlı değişiklikler getirildi. Amaç: Daha nitelikli, daha donanımlı memur Yeni düzenlemenin temel amacı; kamu hizmetlerinde görev alacak memurların yalnızca bilgi değil, aynı zamanda etik değerler, sorumluluk bilinci ve yurttaş odaklı hizmet anlayışıyla yetişmesini sağlamak. Yönetmelikte, memurların Anayasa’ya bağlı, tarafsız, disiplinli ve hizmet kalitesi yüksek bireyler olarak yetiştirilmesinin esas olduğu vurgulanıyor. Aday memurlara zorunlu eğitim ve staj süreci İlk kez göreve başlayan memurlar için üç aşamalı bir eğitim sistemi getirildi: Temel eğitimHazırlayıcı eğitimStaj süreci Bu süreçlerin birbirini takip etmesi zorunlu hale getirilirken, eğitim süreleri de net şekilde belirlendi. Temel eğitim en az 10 gün, en fazla 2 ay; hazırlayıcı eğitim ise 1 ila 6 ay arasında olacak. Ayrıca aday memurların, göreve başladıktan sonraki ilk 3 yıl boyunca deneyimli personel eşliğinde çalışarak “usta-çırak” modeliyle yetiştirilmesi esas alındı. Başarısız olan memur olamayacak Yeni sistemde en dikkat çeken detaylardan biri ise sınav süreci oldu. Aday memurlar, eğitimlerin sonunda yapılacak sınavlarda en az 60 puan almak zorunda. Başarısız olanlar asli memurluğa atanamayacak. Daha da çarpıcı olan ise şu: Eğitim sürecinde başarısız olanların 3 yıl boyunca yeniden devlet memuru olamaması. Hizmet içi eğitim zorunlu hale geliyor Sadece adaylık süreci değil, memuriyetin tamamı eğitimle şekillenecek. Yeni düzenlemeyle birlikte tüm kamu personeli için hizmet içi eğitimler sistematik hale getirildi. Bu eğitimler; Mevzuat değişikliklerine uyumTeknolojik gelişmelerEtik değerlerİletişim ve motivasyon gibi alanları kapsayacak şekilde planlanacak. Uzaktan eğitim dönemi resmen başladı Yönetmelik, dijitalleşmeye de güçlü vurgu yapıyor. Kamu personel eğitimlerinde uzaktan eğitim yöntemlerinin aktif şekilde kullanılmasının önü açıldı. Eğitimlerin çevrim içi platformlar üzerinden yapılabileceği ve tüm içeriklerin standartlara uygun şekilde hazırlanacağı belirtildi. Eğitimler denetlenecek, sistem merkezi hale geliyor Cumhurbaşkanlığı bünyesinde oluşturulan Merkez Eğitim Kurulu, tüm eğitim süreçlerini denetleyecek ve yönlendirecek. Ayrıca kurumlar, eğitim planlarını ve sonuçlarını Kamu Personeli Bilgi Sistemi üzerinden bildirmek zorunda olacak. Eski sistem tamamen kaldırıldı Yeni yönetmelikle birlikte, 1983 yılından bu yana yürürlükte olan eski aday memur yetiştirme yönetmeliği tamamen kaldırıldı. Kurumlara ise yeni sisteme uyum sağlamaları için 6 ay süre verildi. Kamu personelinde yeni dönem başladı Getirilen bu düzenleme, kamu personel sisteminde sadece teknik bir değişiklik değil; aynı zamanda zihniyet dönüşümü olarak değerlendiriliyor. Uzmanlara göre yeni model, liyakat, eğitim ve performans odaklı bir kamu yapısının önünü açabilir. Ancak uygulamanın sahadaki etkisi ve sonuçları önümüzdeki süreçte daha net ortaya çıkacak. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Gıda Komitesi: Arz güvenliği riski yok! Denetimler artacak Haber

Gıda Komitesi: Arz güvenliği riski yok! Denetimler artacak

Hazine ve Maliye Bakanlığı ev sahipliğinde toplanan Gıda Komitesi’nde, temel gıda ürünlerinde arz güvenliğini tehdit eden bir durum olmadığı vurgulandı. Gıda ve Tarımsal Ürün Piyasaları İzleme ve Değerlendirme Komitesi, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in ev sahipliğinde toplandı. Toplantıya Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı İbrahim Şenel ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan ile ilgili kurum temsilcileri katıldı. Toplantıda, bölgede devam eden jeopolitik gelişmelerin gıda ve tarımsal ürün piyasalarına etkileri kapsamlı şekilde ele alındı. Yurt içi ve yurt dışı arz durumu ile fiyat hareketlerinin değerlendirildiği toplantıda, alınan tedbirlerle üretici maliyetlerine yansıması muhtemel etkilerin sınırlandırıldığı ifade edildi. Açıklamada, mevcut durumda Türkiye’de temel gıda ve tarımsal ürünlerde arz güvenliğini tehdit eden bir risk bulunmadığı vurgulandı. Öte yandan, gıda arzını artırması beklenen organize tarım bölgeleri yatırımlarının hızlandırılması için finansman imkânları değerlendirildi ve bu alanda bir yol haritası oluşturuldu. Toplantıda ayrıca gıda tedarik zincirindeki fiyat gelişmeleri detaylı şekilde ele alınırken, hem üretici hem de tüketiciyi koruyan daha dengeli bir fiyat oluşumu için çalışmaların artırılması kararlaştırıldı. Tedarik zincirinde haksız fiyat artışları ve kayıt dışı faaliyetlere karşı denetimlerin mevcut mevzuat çerçevesinde tavizsiz sürdürüleceği kaydediliren, önümüzdeki süreçte maliyetlerle uyumsuz fiyat artışlarının görüldüğü ürünlerde başta olmak üzere gerekli durumlarda dış ticaret tedbirleri dâhil tüm araçların kullanılacağı, fiyat hareketlerinin daha etkin takibi için yeni uygulamaların devreye alınacağı bildirildi.

Doğa kazandı mı: Muğla’da iki maden projesi iptal edildi Haber

Doğa kazandı mı: Muğla’da iki maden projesi iptal edildi

Muğla’nın Seydikemer ve Milas ilçelerinde ormanlık alanlarda yapılması planlanan iki maden projesi için ÇED süreçleri sonlandırıldı. Muğla Orman Bölge Müdürlüğü’nün doğa koruma gerekçesiyle verdiği olumsuz görüşler sonrası projelerin hayata geçirilmesinin önü kesildi. Orman statüsü projeleri durdurdu Seydikemer ilçesi Çayan Mahallesi’nde Hedef Zirve Gayrimenkul Turizm İnşaat Enerji Yatırım AŞ tarafından planlanan “Duvartaşı Ocağı” projesi için yürütülen ÇED Ön İnceleme ve Değerlendirme sürecinde, alanın “Doğayı Koruma İşletme Sınıfı” içinde kaldığı belirtildi. Muğla Orman Bölge Müdürlüğü, bu statü nedeniyle ÇED olumlu kararı verilmesinin uygun olmayacağını bildirirken süreç bu görüş doğrultusunda sonlandırıldı. Kararın, orman alanlarının korunmasına yönelik mevzuatın maden projeleri üzerindeki etkisini bir kez daha gündeme taşıdığı değerlendirildi. Milas’ta mermer ocağına da ret geldi Benzer bir karar Milas ilçesi Karacaağaç Mahallesi’nde planlanan mermer ocağı projesi için alındı. Natürelmar Madencilik Sanayi ve Ticaret AŞ tarafından yaklaşık 99,59 hektarlık sahanın bir bölümünde yıllık 300 bin metreküp kapasiteli mermer ocağı kurulması hedefleniyordu. Muğla Orman Bölge Müdürlüğü, alanın Orman Kanunu’na göre orman sayılan yerler arasında bulunduğunu, kapalı verimli devlet ormanı niteliği taşıdığını ve madencilik faaliyetinin orman bütünlüğünü bozabileceğini belirterek olumsuz görüş verdi. Bu değerlendirme sonrası ÇED süreci sonlandırıldı. Çevre politikaları ve madencilik dengesi tartışılıyor Kararlar, Türkiye’de madencilik faaliyetleri ile doğa koruma politikaları arasındaki denge tartışmasını yeniden gündeme getirdi. Çevre savunucuları orman ekosistemlerinin korunmasının önemine dikkat çekerken, madencilik sektöründe ise yatırım süreçlerinin mevzuat nedeniyle zorlaştığı yönünde değerlendirmeler yapılıyor. Muğla’da iki proje için verilen iptal kararı, özellikle orman alanlarında planlanan yeni projelerin değerlendirme süreçlerinin daha sıkı yürütüleceği beklentisini güçlendirdi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Akın Gürlek HSK’da ilk toplantısını yaptı: Geciken yargı süreçlerini kısaltacağız Haber

Akın Gürlek HSK’da ilk toplantısını yaptı: Geciken yargı süreçlerini kısaltacağız

Adalet Bakanı Akın Gürlek, HSK üyeleriyle ilk toplantısını gerçekleştirerek kurulun yeni dönemine ilişkin mesajlar verdi. Basına kapalı yapılan toplantıda Gürlek, yargı reformlarının devam edeceğini ve adalet hizmetlerinin daha erişilebilir hale getirilmesinin öncelikli hedefler arasında olduğunu vurguladı. “Yargı teşkilatı son 23 yılda güçlendirildi” Toplantıda konuşan Gürlek, Cumhurbaşkanı liderliğinde yargı alanında önemli reformların hayata geçirildiğini belirtti. Mevzuat altyapısının geliştirildiğini, insan kaynağının hem nitelik hem nicelik açısından güçlendirildiğini ve fiziki ile teknolojik imkanların artırıldığını ifade etti. Bu adımların, adalet hizmetlerinin daha hızlı sunulmasını amaçladığını dile getirdi. Liyakat ve şeffaf yönetim vurgusu HSK’nın yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığının teminatı olan kurumlardan biri olduğunu söyleyen Gürlek, yeni dönemde liyakat, ehliyet ve mesleki yeterliliği esas alan şeffaf ve öngörülebilir bir yönetim anlayışının sürdürüleceğini kaydetti. Hukukun üstünlüğünü esas alan, gecikmeyen ve güven tesis eden bir adalet sistemi oluşturma hedefini yineledi. “Geciken davalar daha kısa sürede sonuçlanacak” Hakim ve savcı kökenli olduğunu hatırlatan Gürlek, teşkilatın ihtiyaçlarını yakından bildiğini belirterek özellikle uzun süren yargı süreçlerinin hızlandırılması için önemli adımlar atılacağını söyledi. İlk kurul toplantısının yargı camiası ve ülke için hayırlı olmasını temenni etti. Toplantı basına kapalı yapıldı HSK toplantısı Gürlek başkanlığında basına kapalı olarak gerçekleştirildi. Bakan, toplantı sonrası sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, görevi “milletin adalet beklentisini gözeterek” yürüteceklerini ve adalet duygusunu güçlendiren bir anlayışla çalışacaklarını ifade etti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Milli Eğitim Bakanlığı’ndan yeni düzenleme: Okul yöneticilerine Milli Eğitim Akademisi şartı Haber

Milli Eğitim Bakanlığı’ndan yeni düzenleme: Okul yöneticilerine Milli Eğitim Akademisi şartı

Milli Eğitim Bakanlığı, resmi eğitim kurumlarında görev yapacak müdür ve müdür yardımcılarına yönelik önemli bir düzenlemeyi hayata geçirdi. Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren yeni yönetmelikle birlikte, okul yöneticisi olarak görevlendirilecek adaylar için Milli Eğitim Akademisi tarafından düzenlenecek yönetici yetiştirme programını tamamlama zorunluluğu getirildi. “Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Yönetici Görevlendirme Yönetmeliği” ile eğitim kurumlarındaki yöneticilik görevlerinin ikinci görev kapsamında yürütülmesi esas alındı. Yeni sistemde görevlendirmeler yazılı sınav, yönetici yetiştirme programı ve değerlendirme süreçleri dikkate alınarak yapılacak. Yönetmeliğe göre müdür ve müdür yardımcısı olarak görevlendirilecek adayların yükseköğretim mezunu olması, Bakanlık kadrolarında öğretmen olarak görev yapması ve Milli Eğitim Akademisi tarafından yürütülecek yönetici yetiştirme programını başarıyla tamamlaması gerekecek. Müdür adayları için ayrıca daha önce yöneticilik yapmış olma ya da belirli sürelerle müdür yardımcılığı, müdür yetkili öğretmenlik veya şube müdürlüğü görevlerinde bulunmuş olma şartı aranacak. Yönetici adaylarının belirlenmesi amacıyla yapılacak yazılı sınavın konu dağılımı da güncellendi. Buna göre sınavda genel kültür yüzde 20, İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük yüzde 15, eğitim bilimleri yüzde 15, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli yüzde 30 ve mevzuat yüzde 20 oranında yer alacak. Yazılı sınavda başarılı olan adaylar, Milli Eğitim Akademisi tarafından uzaktan veya yüz yüze yürütülecek yönetici yetiştirme programına alınacak. Programın içeriği ve süresi Akademi tarafından belirlenecek. Yeni düzenlemeyle okul yöneticilerinin görev süresi 4 ders yılı olarak belirlendi. Aynı eğitim kurumunda aynı yöneticilik görevinde en fazla 8 ders yılı görev yapılabilecek. Yeniden görevlendirmelerde il değerlendirme komisyonlarının yapacağı değerlendirmeler ve puan üstünlüğü esas alınacak. Yönetmelikte ayrıca, öğrencilerinin tamamı kız olan eğitim kurumlarında müdürlerin, yatılı kız öğrencisi bulunan okullarda ise en az bir müdür yardımcısının kadın adaylar arasından görevlendirilmesi öngörüldü. Öte yandan, 5 Şubat 2021 tarihinde yayımlanan “Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Eğitim Kurumlarına Yönetici Seçme ve Görevlendirme Yönetmeliği” yürürlükten kaldırıldı. Yeni düzenleme, Resmi Gazete’de yayımlanmasıyla birlikte resmen uygulanmaya başlandı.

RTÜK’ten HBO Max’in Jasmine dizisine inceleme kararı Haber

RTÜK’ten HBO Max’in Jasmine dizisine inceleme kararı

RTÜK, dijital platformdaki dizi için resen harekete geçti Radyo ve Televizyon Üst Kurulu, dijital yayın platformu HBO Max’te yayımlanan Jasmine dizisi hakkında inceleme başlattığını açıkladı. Kurul, dizinin içeriklerinin Türkiye toplumunun ahlaki değerleri, kültürel dokusu ve özellikle aile kurumu açısından sakıncalı unsurlar barındırdığı yönünde değerlendirmede bulundu. “Millî ve manevi değerlerle açıkça çelişiyor” vurgusu RTÜK’ün sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, dizinin aile yapısını zedelediği, kadını istismar eden sahneler içerdiği ve genel ahlakla bağdaşmayan anlatılar sunduğu ifade edildi. Açıklamada, yayıncılık faaliyetlerinin Türkiye toplumunun hassasiyetlerini gözetmesi gerektiği vurgulanarak, dijital mecralarda yayımlanan içeriklerin çocuklar ve gençler üzerindeki etkisinin özel bir sorumluluk doğurduğu belirtildi. Dizinin konusu ve tartışmaların odağı Başrolünde Aleyna Keskinci’nin yer aldığı dizide, ölümcül bir kalp hastalığıyla mücadele eden Yasemin adlı genç bir kadının hikâyesi anlatılıyor. Yasemin’in hayattaki tek dayanağı olan üvey kardeşiyle kurduğu ilişki, nakil sürecine girebilmek için girdikleri karanlık bağlantılar ve ahlaki açıdan tartışmalı kararlar, RTÜK’ün eleştirilerinin merkezinde yer aldı. RTÜK: “Gerekli adımlar mevzuat çerçevesinde atılacak” Kurul açıklamasında, aile yapısını zedeleyen ve toplumsal değerleri normalleştirme yoluyla aşındıran içeriklere karşı denetimlerin sürdürüleceği ifade edildi. İnceleme sonucunda, yürürlükteki mevzuat kapsamında gerekli adımların atılacağı vurgulandı. Dizi, yayın öncesi iddialarla da gündeme gelmişti Jasmine dizisi, yayına girmeden kısa süre önce başrol oyuncusu Aleyna Keskinci’nin eski rol arkadaşı Evrim Akın hakkında dile getirdiği iddialarla da kamuoyunun gündemine gelmişti. Keskinci’nin açıklamalarına Akın’ın sert yanıt vermesi ve suçlamaları reddetmesi, sosyal medyada tartışmaları büyütmüş; bu sürecin dizinin tanıtımına hizmet edip etmediği yönünde iddialar ortaya atılmıştı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.