SON DAKİKA

#Mhp

HABER DEĞER - Mhp haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mhp haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ahmet Özer: CHP’li olduğum ve Kürt olduğum için mi ceza aldım? Haber

Ahmet Özer: CHP’li olduğum ve Kürt olduğum için mi ceza aldım?

Esenyurt Cumhuriyet Meydanı’nda yurttaşlarla bir araya gelen Ahmet Özer, “Kent Uzlaşısı” davasında kendisine verilen 6 yıl 3 ay hapis cezasını değerlendirdi. Kararın hukuki değil siyasi olduğunu öne süren Özer, “Bu dosyada örgüt üyeliğine dair tek bir somut delil yok. Olmayan bir örgüte üyelikten ceza verildi. Bu karar, barış ve çözüm sürecine darbe vurmuştur” dedi. “Siyasi bir operasyonla tutuklandım” Özer, 30 Ekim’de tutuklanmasının bir “siyasi operasyon” olduğunu savunarak, Esenyurt’ta halkın iradesinin kayyum yoluyla gasp edildiğini söyledi. “Seçimle kazanılan bir belediyeye kayyum atandı. Halk iradesi yok sayıldı” ifadelerini kullandı. “Delil yok, dosya boş” Hakkındaki iddiaların dayanaksız olduğunu belirten Özer, yargılamada kitapları, katıldığı kültürel etkinlikler ve yaptığı taziye telefonlarının suçlama konusu edildiğini anlattı. “Bir roman yazdığım için, bir festival düzenlediğim için, bir taziyede bulunduğum için örgüt üyeliğiyle suçlanıyorum. Bu akıl ve hukuk dışıdır” dedi. Dosyada gizli tanık beyanlarının da güvenilir olmadığını savundu. “Hukuka güven ciddi biçimde zedelendi” Türkiye’de yargıya güvenin ciddi biçimde azaldığını öne süren Özer, “En çok güvenmemiz gereken kurum hukuktur. Hukuk siyasallaşırsa toplumun çimentosu çöker” değerlendirmesinde bulundu. “Çifte standart sorusu” Özer konuşmasında şu soruları yöneltti: “Ben CHP’li değil de AK Parti’nin belediye başkanı olsaydım bu ceza verilir miydi? Ben Kürt olmasaydım yargılanır mıydım? Kürt kimliğini terörle eşitleyen bir anlayışla barış süreci yürütülebilir mi?” Bahçeli’ye teşekkür Mahkeme kararına tepki gösteren MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin açıklamalarını önemsediklerini belirten Özer, “Sayın Bahçeli’nin dosyanın vicdani karşılığı olmadığı yönündeki beyanına teşekkür ediyorum. Ancak artık söz değil, icraat bekliyoruz” dedi. Özer, istinaf ve Yargıtay aşamalarında kararın bozulacağına inandığını ifade ederek, “Bu karar halkın vicdanında yok hükmündedir. En büyük terazi halkın vicdanıdır” diye konuştu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bahçeli’den bayrak provokasyonuna sert mesaj Haber

Bahçeli’den bayrak provokasyonuna sert mesaj

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Nusaybin’de Türkiye bayrağına yönelik saldırı girişimine ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Bahçeli, yaşananları bugüne kadar karşılaşılan provokasyonların “en ağırı” olarak nitelendirirken, saldırının arkasındaki kişi ve yapıların tüm yönleriyle ortaya çıkarılması gerektiğini vurguladı. Bayrağa yönelik saldırı provokasyon olarak tanımlandı Bahçeli, Türkiye bayrağının hedef alınmasının yalnızca bir sembole değil, Türkiye toplumunun ortak değerlerine ve bağımsızlık iradesine yönelmiş açık bir saldırı olduğunu ifade etti. Açıklamada, bayrağın Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenliğinin simgesi olduğu hatırlatılarak, bu tür girişimlerin hafife alınamayacağı belirtildi. Provokasyonların bilinçli şekilde tırmandırıldığı savunuldu MHP lideri, “Terörsüz Türkiye” ve “Terörsüz Bölge” hedefleri doğrultusunda atılan adımların bazı çevreleri rahatsız ettiğini öne sürdü. Bahçeli, Türkiye’nin ve bölge ülkelerinin güvenlik ve istikrar arayışından duyulan rahatsızlık nedeniyle provokasyonların bilinçli olarak artırıldığını savunarak, yaşananların tesadüf olmadığını dile getirdi. DEM Parti’ye sorumluluk çağrısı yapıldı Bahçeli, açıklamasında DEM Parti’yi de hedef alarak, Nusaybin’de yapılan grup toplantısının ardından yaşanan gelişmelerin siyasi sorumluluk doğurduğunu ileri sürdü. DEM Parti’nin net bir tutum belirlemesi gerektiğini ifade eden Bahçeli, silah ve şiddetle arasına mesafe koymanın önemine dikkat çekti. “En ağır şekilde cezalandırılmalı” vurgusu öne çıktı Açıklamanın en dikkat çekici bölümünde Bahçeli, Türkiye bayrağına yönelik saldırıyı planlayan, teşvik eden ya da uygulama aşamasında yer alan herkesin en ağır şekilde cezalandırılması gerektiğini söyledi. Olası istihbarat bağlantılarının da araştırılması çağrısında bulunan Bahçeli, olayın arka planının tüm yönleriyle açığa çıkarılmasını istedi. Terörsüz Türkiye vurgusu ile mesaj tamamlandı Bahçeli, açıklamasını “Terörsüz Türkiye” hedefinden geri adım atılmayacağı mesajıyla tamamladı. Provokasyonlara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurgulayan MHP lideri, Türkiye toplumunun milli ve manevi değerlerine yönelik her girişime karşı kararlı bir duruş sergileneceğini ifade etti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Siyasette sınır ötesi gerilim Haber

Siyasette sınır ötesi gerilim

DEM Parti, 20 Ocak 2026 Salı günü Türkiye Büyük Millet Meclisi grup toplantısını Mardin’in Nusaybin ilçesinde gerçekleştirdi. Suriye sınır hattında yapılan toplantıda, bölgedeki çatışmalar ve Kürt yurttaşların durumu gündeme taşındı. Toplantının ana başlıklarından biri, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin SDG/YPG’ye ilişkin sözleri oldu. Grup toplantısı sınır hattında yapıldı DEM Parti, Suriye’de devam eden çatışmalara dikkat çekmek amacıyla grup toplantısını sınır hattına yakın bir noktada düzenledi. Nusaybin’de yapılan toplantıya parti eş genel başkanları ve milletvekilleri katıldı. Parti yetkilileri, bölgedeki gelişmelerin yalnızca sınırın ötesini değil, Türkiye toplumunu da doğrudan etkilediğini vurguladı. Bahçeli’nin sözleri tartışmayı büyüttü MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM’de yaptığı konuşmada SDG/YPG’nin Kürt yurttaşları temsil etmediğini savunarak, örgütü terör yapısı olarak nitelendirdi. Bahçeli, Kürt yurttaşlar ile SDG/YPG arasında net bir ayrım yapılması gerektiğini ifade etti. Bu açıklamalar, siyasette yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Bakırhan’dan çok sert yanıt geldi DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Bahçeli’nin sözlerine Nusaybin’de sert ifadelerle yanıt verdi. Bakırhan, “Kimin kimi temsil ettiğine siz karar veremezsiniz. Sana mı soracağız kimin kimi temsil ettiğini? SDG bal gibi Kürtleri temsil ediyor” diyerek, özerk yönetimin bölgede yaşayan tüm halkların iradesini yansıttığını savundu. Bakırhan, temsil tartışmalarının halkın rızasıyla belirlenmesi gerektiğini vurguladı. Tartışma siyaset gündeminin üst sıralarına taşındı DEM Parti’nin Nusaybin’de yaptığı açıklamalarla birlikte, SDG’nin temsiliyeti ve Suriye’deki siyasi yapı Türkiye siyasetinde yeniden tartışma konusu oldu. Açıklamalar, Kürt yurttaşların temsili, sınır ötesi gelişmeler ve Türkiye’nin bölge politikası başlıklarını yeniden gündemin merkezine taşıdı. Tartışmanın önümüzdeki günlerde de siyasi polemiklere konu olması bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bahçeli’den Suriye mesajı: SDG, İmralı çağrısına muhalefet ediyor Haber

Bahçeli’den Suriye mesajı: SDG, İmralı çağrısına muhalefet ediyor

“Terörsüz Türkiye hayati bir hedeftir” Konuşmasının başında iç ve dış gelişmeleri değerlendiren Bahçeli, terörle mücadelede kararlılık mesajı verdi. “Terörsüz Türkiye ucuz hesaplara kurban verilemeyecek kadar hayatidir” diyen Bahçeli, bozguncu senaryolara karşı temkinli duruşun süreceğini belirtti. Cumhur İttifakı vurgusu Bahçeli, Cumhur İttifakı’nın önemine dikkat çekerek, “Zafer; ‘kim var’ denildiğinde ‘ben varım’ diyebilenlerin harcıdır. Cumhur İttifakı bu iradenin burcudur” ifadelerini kullandı. MHP’nin siyaset anlayışını “millete hizmet” ekseninde tanımladı. SDG/YPG’ye sert eleştiri Suriye başlığı altında en dikkat çekici mesajlarını veren Bahçeli, SDG/YPG’ye yönelik şu değerlendirmeyi yaptı: “SDG ve YPG yuvalandığı sahalardan sökülmüş, Fırat’ın batısından çıkarılmıştır. 10 Mart mutabakatına direnen, masayı sabote eden SDG, süpürme harekâtıyla bulunduğu alanlardan def edilmiştir. SDG’nin, İmralı’nın 27 Şubat çağrısına muhalefet ettiği açıktır.” Bahçeli, Suriye’deki SDG provokasyonlarının barış sürecini baltalamaya yönelik olduğunu savunarak, “Kürt kardeşlerimiz başkadır, SDG/YPG başkadır. SDG bir terör örgütüdür ve Kürtler adına konuşması hayal ürünüdür” dedi. “Yeni Suriye kapsayıcı olmalı” MHP lideri, Suriye’nin geleceğine dair kapsayıcı bir siyasi düzen çağrısı yaptı. Tüm etnik ve dini grupların eşit haklara sahip olması gerektiğini vurgulayan Bahçeli, Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın yayımladığı kararnameyi “doğru zamanda atılmış, isabetli bir adım” olarak nitelendirdi. “Yeni yüzyılda terörü tamamen hayatımızdan çıkaracağız” Konuşmasının sonunda Bahçeli, terörle mücadelenin köklü şekilde sonuçlandırılacağını belirterek, “Devlet akılla yönetilir. Yeni yüzyılda terörü tamamen hayatımızdan çıkaracağız” dedi. Toplantıya ilişkin ayrıntıların ilerleyen saatlerde paylaşılması bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bahçeli’den ABD’ye sert mesaj: Kınamak yetmez, lanetliyorum Haber

Bahçeli’den ABD’ye sert mesaj: Kınamak yetmez, lanetliyorum

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada gündemin sıcak başlıklarına değindi. Bahçeli’nin konuşmasının merkezinde, ABD’nin Venezuela’ya yönelik askeri müdahalesi ve Nicolás Maduro’ya yönelik operasyon yer aldı. “Bu saldırı uluslararası hukukun inkârıdır” Bahçeli, Venezuela Devlet Başkanı’nın seçimle göreve geldiğini ve ülkesinin egemen eşitliğinin uluslararası hukuk tarafından tanındığını hatırlatarak, ABD’nin attığı adımın açık bir hukuk ihlali olduğunu vurguladı. Yapılan müdahalenin yalnızca Venezuela’ya değil, tüm dünya düzenine yönelik bir tehdit anlamı taşıdığını ifade etti. “Sadece kınamıyorum, lanetliyorum” MHP lideri, ABD’nin Venezuela’ya yönelik saldırısını sert ifadelerle eleştirerek, “Seçimle göreve gelmiş, egemenliği hukuken tescillenmiş bir ülkenin devlet başkanına karşı yapılan bu saldırıyı nefretle, şiddetle ve her yönüyle sadece kınamıyor, lanetliyorum” dedi. Bahçeli’nin bu sözleri, Meclis’te ve siyaset kulislerinde dikkat çekti. “Güce dayalı dünya düzeni dayatılıyor” Konuşmasında küresel gelişmelere de değinen Bahçeli, güç kullanımını meşrulaştıran anlayışın yaygınlaştığını belirterek, bunun tüm ülkeler için tehlikeli bir emsal oluşturduğunu söyledi. Uluslararası hukukun yok sayılmasının, gelecekte hiçbir ülkenin güvende olmayacağı bir süreci beraberinde getireceğini dile getirdi. Bahçeli’nin açıklamalarının ayrıntılarının, Grup Toplantısı’nın ilerleyen bölümünde netleşmesi bekleniyor.

ABD müdahalesi Türkiye siyasetinde ortak tepki yarattı Haber

ABD müdahalesi Türkiye siyasetinde ortak tepki yarattı

ABD’nin Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’ya yönelik operasyonu Türkiye siyasetinde geniş yankı uyandırdı. İktidar ve muhalefet partileri, farklı gerekçelerle de olsa açıklamalarında egemenlik, uluslararası hukuk ve halk iradesi vurgusunda birleşti. Partilerin açıklamalarında ağırlıklı olarak uluslararası hukukun ihlali, egemenlik hakkı, emperyalizm ve halk iradesi vurguları öne çıktı. Yapılan değerlendirmelerde, müdahalenin yalnızca Venezuela’yı değil, küresel düzeni ilgilendiren sonuçlar doğurabileceği ifade edildi. AK Parti (Adalet ve Kalkınma Partisi) Parti Sözcüsü Ömer Çelik, ABD’nin müdahalesini uluslararası hukuku ve siyasi meşruiyeti ihlal eden bir eylem olarak nitelendirdi. Çelik, “Siyasi tapu yalnızca ve yalnızca o ülkenin halkına aittir” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sessizliği kamuoyunda tartışma yaratırken, parti açıklamalarında egemenlik vurgusu öne çıktı. BBP (Büyük Birlik Partisi) Genel Başkan Mustafa Destici, operasyonu “hukuk dışı” ve “küresel zorbalık” olarak tanımlayarak ABD’yi “eşkıyalık ve haydutluk”la suçladı. CHP (Cumhuriyet Halk Partisi) Genel Başkan Özgür Özel, müdahaleyi “emperyalist işgal” olarak nitelendirdi, Erdoğan’ın sessizliğini eleştirdi ve geçmişteki Maduro desteğini hatırlattı. Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, jeopolitik hesapların faturasının halka kesildiğini söyledi. Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, “Güç değil hukuk kazanmalıdır” diyerek egemenlik ihlaline dikkat çekti. CTP (Cumhuriyetçi Türk Partisi – Kıbrıs) Merkezi Yürütme Kurulu açıklamasında, müdahalenin uluslararası hukuka aykırı olduğu belirtilerek halkların kaderinin zorla tayin edilemeyeceği vurgulandı. DEM Parti Dış İlişkiler Komisyonu Eşsözcüleri Ebru Günay ve Berdan Öztürk, operasyonu egemenlik gaspı olarak tanımladı. Açıklamada, müdahalenin tüm bölgeyi tehdit ettiği ve halk iradesini hedef aldığı belirtildi. DEVA Partisi Genel Başkan Ali Babacan, devletlerin eşitliği ilkesinin açık biçimde çiğnendiğini vurguladı. DP (Demokrat Parti) Genel Başkan Gültekin Uysal, saldırının ve Maduro’nun kaçırılmasının iktidar için “bir turnusol testi” olduğunu söyleyerek hükümetin sessizliğini eleştirdi. DSP (Demokratik Sol Parti) Demokrat Sol Parti Genel Başkanı Önder Aksakal, Venezuela’ya yönelik ABD müdahalesinin uluslararası hukuk kapsamında meşru olmadığını vurguladı. Birleşmiş Milletler’in kurucu üyelerinden birine karşı bu yöntemin uygulanmasının, bundan sonra hiçbir devletin güvende olmadığını gösterdiği ifade edildi. EHP (Emekçi Hareket Partisi) Parti yönetimi, müdahaleyi küresel bir tehdit olarak nitelendirerek AKP iktidarına sert eleştiriler yöneltti. EMEP (Emek Partisi) Parti yönetimi, saldırının hedefinin Venezuela’nın enerji kaynakları olduğunu belirtti. “Barbarlık yenilecek, direnen halklar kazanacak” ifadeleri kullanıldı. ESP (Ezilenlerin Sosyalist Partisi) Saldırıya karşı sol partilerle ortak açıklamada yer aldı. Gelecek Partisi Genel Başkan Ahmet Davutoğlu, bu tür müdahalelerin dünyayı kalıcı çatışmalara sürükleyebileceği uyarısında bulundu. HÜDA-PAR Parti yönetimi, operasyonun arkasında Venezuela’nın doğal kaynaklarının bulunduğunu savunarak işgal vurgusu yaptı. İYİ Parti Genel Başkan Musavat Dervişoğlu, otoriterliğin ya da yozlaşmanın dış müdahaleyi meşrulaştıramayacağını belirterek ABD’nin yöntemini sert sözlerle eleştirdi. MHP (Milliyetçi Hareket Partisi) Genel Başkan Devlet Bahçeli, müdahaleyi hukuksuz bir darbe girişimi olarak nitelendirdi ve 15 Temmuz’la kıyasladı. Saadet Partisi Genel Başkan Mahmut Arıkan, operasyonu “açık bir emperyal saldırı” olarak tanımladı ve halk iradesine bomba yağdırılamayacağını söyledi. SMF, TÖP, THK Bu yapılar, sol partilerle birlikte ortak açıklamalarda yer alarak müdahaleyi küresel tehdit olarak niteledi. Sol Parti Saldırıyı “emperyalist haydutluk” olarak tanımladı ve “Yankee Go Home” çağrısı yaptı. TDP (Toplumcu Demokrasi Partisi – Kıbrıs) Emperyalist saldırganlığı sert biçimde kınadı, yaptırımların sivilleri hedef aldığına dikkat çekti. TİP (Türkiye İşçi Partisi) ABD Ankara Büyükelçiliği önünde protesto düzenledi. Açıklamada, hedefin Venezuela’nın doğal kaynakları olduğu vurgulandı. TKP (Türkiye Komünist Partisi) Genel Sekreter Kemal Okuyan, saldırıyı pervasız bir emperyalist hamle olarak nitelendirdi ve dayanışma çağrısı yaptı. Vatan Partisi Saldırıyı kınayarak sol partilerle ortak tepki gösterdi. Yeşil Sol Parti Müdahaleyi doğal varlıkların yağmalanması ve rejim değişikliği dayatması olarak tanımladı. Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Fatih Erbakan, operasyonu açık işgal olarak nitelendirdi ve emperyalizme karşı net tutum çağrısı yaptı. Zafer Partisi Genel Başkan Ümit Özdağ, müdahalenin uluslararası hukuku ihlal ettiğini belirterek, bunun küresel çatışmaları tetikleyebileceği uyarısında bulundu.

Özgür Özel’den iktidara: 2026, omuz omuza değişimin yılı olacak Haber

Özgür Özel’den iktidara: 2026, omuz omuza değişimin yılı olacak

Özgür Özel, 3 Ocak 2026’da Cumhuriyet Halk Partisi tarafından Çankırı’da düzenlenen “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinginde yaptığı konuşmada, Türkiye’de siyasetin yeni bir evreye girdiğini savundu. Özel, artık hiçbir kentin “siyasi kale” olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, Çankırı’nın yalnızca milletin kalesi olduğunu söyledi ve 2026’da muhalefetin ortak bir dayanışma hattı kuracağını vurguladı. “Bu meydan itirazın ve dayanışmanın meydanıdır” Konuşmasında meydanın doluluğuna dikkat çeken Özel, açlık, yoksulluk, güvencesizlik ve adaletsizliğe karşı yurttaşların sesini yükselttiğini ifade etti. Emeklilerin, asgari ücretlilerin, çiftçilerin ve esnafın yaşadığı sorunların görmezden gelindiğini söyleyen Özel, bu mitingin yalnızca bir siyasi buluşma değil, toplumsal bir itiraz alanı olduğunu dile getirdi. “Demokrasi kazanınca övünüp kaybedince yok saymak değildir” 31 Mart seçimlerine değinen Özel, CHP’nin 47 yıl sonra birinci parti olmasının ardından iktidarın “hazımsızlık” yaşadığını savundu. Seçilmiş belediye başkanlarına yönelik gözaltı ve tutuklamaları eleştiren Özel, seçim kazanmanın suç olmadığını belirterek, demokrasinin seçilenlerin yönetmesi anlamına geldiğini vurguladı. Özel, farklı partilerden seçilmiş isimlere de başarı dileyerek, halkın iradesine her koşulda saygı duyulması gerektiğini söyledi. Ekonomi üzerinden iktidara sert eleştiri Özel, Türkiye’nin Avrupa’da yoksulluk, işsizlik ve vergi adaletsizliğinde üst sıralarda yer aldığını savundu. Edirne ve Yunanistan örneğini veren Özel, Türkiye’de et fiyatlarının iki katına çıktığını, buna karşın komşu ülkede asgari ücretin çok daha yüksek olduğunu söyledi. CHP’li belediyelerin halk mandıraları ve kent lokantalarıyla fiyatları düşürdüğünü belirten Özel, bunun “rant değil, iyi yönetim” sonucu olduğunu ifade etti. Asgari ücret ve emekli maaşı vaadi CHP iktidarında en düşük emekli maaşının asgari ücret seviyesine çıkarılacağını söyleyen Özel, mevcut koşullarda asgari ücretin 39 bin lira olması gerektiğini savundu. Açıklanan ücretlerin açlık sınırının altında kaldığını belirten Özel, bu durumu sosyal adaletsizliğin göstergesi olarak nitelendirdi. “Vergi yükü yoksulun sırtından alınacak” Vergi sistemini sert sözlerle eleştiren Özel, dolaylı vergilerin yurttaşları eşitsiz biçimde etkilediğini söyledi. CHP’nin hedefinin çok kazanandan çok, az kazanandan az vergi almak olduğunu belirten Özel, “yoksuldan yüzde 89, zenginden yüzde 11 vergi alan düzenin” sona ereceğini savundu ve “bakan evlatlarının değil, vatan evlatlarının devrinin başlayacağını” söyledi. Erken seçim çağrısı ve kutuplaşma eleştirisi Özel, açık biçimde erken seçim istediklerini belirterek, iktidarın gerginlik ve kutuplaşma üzerinden sorunları örtmeye çalıştığını öne sürdü. 2026’nın ilk mitinginde, AK Parti ve MHP seçmenleriyle de kucaklaşacaklarını vurgulayan Özel, toplumsal barışın ancak bu yolla sağlanabileceğini söyledi. ABD–Venezuela çıkışıyla dış politika mesajı Konuşmasında Venezuela’daki gelişmelere de değinen Özel, ABD’nin Venezuela’ya yönelik operasyonunu sert sözlerle eleştirdi. İktidarın bu konuda sessiz kaldığını savunan Özel, “Ne Trump’tan ne Amerika’dan korkumuz vardır” diyerek dış müdahalelere karşı net bir tutum aldı. “2026 kimsenin kaybetmediği bir yıl olacak” Konuşmasının sonunda Özel, 2026’yı yeni bir siyasetin miladı olarak tanımladı. Muhalefet partileriyle kol kola, omuz omuza hareket edeceklerini belirten Özel, bununla da yetinmeyerek Adalet ve Kalkınma Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi tabanındaki yurttaşlarla da diyalog kuracaklarını söyledi. Özel, hedeflerinin kimsenin kaybetmediği, herkesin kendini ait hissettiği bir Türkiye olduğunu ifade etti.

MHP’den sistem mesajı: Başkanlık yapısı anayasa içinde kurumsallaşmalı Haber

MHP’den sistem mesajı: Başkanlık yapısı anayasa içinde kurumsallaşmalı

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Feti Yıldız, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, MHP’nin hazırladığı 100 maddelik yeni anayasa önerisinin temel yaklaşımını kamuoyuyla paylaştı. Yıldız, anayasal düzen, devlet yapısı, temel haklar ve başkanlık sistemine ilişkin değerlendirmelerinde, “kurumsallaşma” ve “devlet aklı” vurgusunu öne çıkardı. Devlet aklı vurgusu öne çıktı Yıldız, devletin zaman ve koşullara göre değişebilen bir yapısı olmakla birlikte, değişmeyen bir ruhu bulunduğunu belirterek bu ruhu “devlet aklı” olarak tanımladı. Devlet aklının siyasi davranışta yüksek rasyonalite ve amaca uygunluğu esas aldığını ifade eden Yıldız, bu yapının dinamik olduğunu ve tarihsel tecrübeyi sürekli aktardığını dile getirdi. “Terörsüz Türkiye hedefi geri dönülmez” Açıklamasında terörle mücadeleye de geniş yer ayıran Yıldız, terörün çağdaş devletlerin egemenlik, güvenlik ve toplumsal istikrarını tehdit eden çok boyutlu bir olgu olduğunu söyledi. “Terörsüz Türkiye” hedefinin tartışmaya kapalı, ertelenemez ve geri dönülmez bir devlet meselesi olduğunu belirten Yıldız, bu yaklaşımın MHP açısından net ve süreklilik arz eden bir çizgi olduğunu ifade etti. Kurucu değerler ve üniter yapı vurgulandı Yıldız, anayasal düzenin, milli devlet yapısının ve üniter yönetim modelinin tartışma konusu yapılamayacağını savundu. Kurucu değerlerin tarihsel bir zorunluluk ve hukukun vazgeçilmez unsuru olduğunu belirten Yıldız, bu çerçevenin Türkiye toplumunun ortak paydası olarak görülmesi gerektiğini dile getirdi. 100 maddelik anayasa önerisinin çerçevesi çizildi MHP’nin yeni anayasa önerisinin “yeni, nitelikli, sivil, milli ve manevi hayatın esaslarını kavramış” bir anlayışla hazırlandığını aktaran Yıldız, başlangıç bölümünde “Allah’ın lütfu, kardeşlik ruhu ve vatan sevgisi” vurgusunun yer aldığını söyledi. Anayasa teklifinde “devletin şekli ve nitelikleri”nin değiştirilemez hükümler arasında korunduğunu, temel haklar alanında ise “hakların bütünlüğü” yaklaşımının benimsendiğini ifade etti. Yıldız, hakları düzenleyen maddelerdeki sınırlama sebeplerinin kaldırıldığını ve hürriyetin esas, sınırlamanın istisna olduğu anlayışın güçlendirildiğini belirtti. TBMM’ye uzlaşma ve denge rolü Anayasa teklifinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin milli birliği sağlama misyonunun güçlendirildiğini kaydeden Yıldız, TBMM Başkanı’na tarafsız konumuyla milli uzlaşmanın sağlanması ve siyasi krizlerin çözümünde arabuluculuk görevi verildiğini aktardı. Milletvekili dokunulmazlığı ve milletvekilliğinin düşmesine ilişkin belirsizliklerin de giderildiğini ifade etti. Başkanlık sistemi için kurumsallaşma çağrısı Yıldız, başkanlık sistemine ilişkin düzenlemelerin anayasa bütünlüğü içinde ele alındığını belirterek, sistemin kurumsal bir yapıya kavuşturulmasının hedeflendiğini söyledi. Buna göre başkanla birlikte iki başkan yardımcısının seçilmesinin öngörüldüğünü, Başkanlık Kabinesi’nin anayasal statüye dahil edildiğini ve Başkanlık Hükümet Programı’nın Meclis’e sunulmasına yönelik bir yöntem getirildiğini ifade etti. Yıldız, üniter devlet ilkesine anayasada açıkça yer verildiğini de vurguladı.

Siyasi partilerin üye sayıları açıklandı: Hangi parti kaçıncı sırada? Haber

Siyasi partilerin üye sayıları açıklandı: Hangi parti kaçıncı sırada?

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, siyasi partilerin Temmuz 2025–Ocak 2026 dönemine ait güncel üye sayılarını kamuoyuyla paylaştı. Veriler, iktidar ve muhalefet partilerindeki üye artış ve azalışlarını net biçimde ortaya koyarken, bazı partilerde dikkat çekici yükselişler yaşandığını gösterdi. AKP üye sayısında açık ara önde Başsavcılığın 2 Ocak 2026 tarihli verilerine göre Adalet ve Kalkınma Partisi, Temmuz 2025–Ocak 2026 döneminde 664 bin 568 yeni üye kazanarak en yüksek artışı kaydeden parti oldu. AKP’nin üye sayısı 10 milyon 878 bin 733’ten 11 milyon 543 bin 301’e yükseldi. Saadet Partisi ve Anahtar Parti’de hızlı artış Muhalefet partileri arasında en dikkat çekici artış Saadet Partisi’nde yaşandı. Saadet Partisi’nin üye sayısı 246 bin 842’den 314 bin 86’ya çıkarak 67 bin 244 arttı. Anahtar Parti ise üye sayısını 42 bin 851’den 105 bin 342’ye yükselterek 62 bin 491 yeni üye kazandı. CHP ve MHP’de sınırlı yükseliş Cumhuriyet Halk Partisi’nin üye sayısı aynı dönemde 1 milyon 903 bin 432’den 1 milyon 922 bin 757’ye çıktı. Milliyetçi Hareket Partisi’nin üye sayısı ise 497 bin 428’den 498 bin 21’e yükselerek 593 kişilik artış gösterdi. Diğer partilerin güncel üye sayıları Yeniden Refah Partisi 2 bin 860 yeni üyeyle 652 bin 933’e ulaştı. DEM Parti’nin üye sayısı 13 bin 970’ten 16 bin 228’e yükseldi. Ocak 2026 itibarıyla diğer bazı partilerin üye sayıları ise şöyle kayda geçti: Türkiye İşçi Partisi 35 bin 547, İYİ Parti 391 bin 731, Zafer Partisi 71 bin 84, Gelecek Partisi 60 bin 494, DEVA Partisi 15 bin 962 ve Demokrat Parti 309 bin 27. Yargıtay verileri, siyasi partiler arasındaki üye dengelerinin büyük ölçüde korunduğunu ancak bazı partilerde hızlı yükselişlerin yaşandığını ortaya koydu. Özellikle Saadet Partisi ve Anahtar Parti’deki artışlar, muhalefet cephesinde örgütlenme dinamiklerinin değiştiğine işaret ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.