SON DAKİKA

#Mi̇t

HABER DEĞER - Mi̇t haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mi̇t haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

MİT'ten casusluk operasyonu: Türkiye aleyhine çalışan yabancı ajan ağı çökertildi Haber

MİT'ten casusluk operasyonu: Türkiye aleyhine çalışan yabancı ajan ağı çökertildi

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde ve Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele (TEM) Şube Müdürlüğü "özel ekipleri" ile ortaklaşa yürütülen soruşturma, Türkiye'deki hassas bilgileri dışarıya sızdıran bir yapıyı ortaya çıkardı. Ajanlık ağının liderliğini yürüttüğü belirlenen B.E. ile birlikte hareket eden şüphelilerin tüm faaliyetleri adli süreç öncesinde kayıt altına alındı. Hassas kurumlar ve sivil yapılar mercek altına alınmış MİT'in tespitlerine göre, tutuklanan şebeke üyelerinin Türkiye'deki sivil toplum kuruluşları, dernekler, belirli etnik gruplar ve bazı kamu görevlilerine odaklandığı saptandı. Bu kulvarlarda elde ettikleri hassas nitelikteki bilgileri ve biyografik istihbarat verilerini raporlar halinde bağlı bulundukları yabancı servislerle paylaştıkları belirlendi. Uzun soluklu teknik ve fiziki takip yürütüldü Şebekenin şüpheli hareketlerinin fark edilmesinin ardından MİT tarafından geniş kapsamlı bir gözetim süreci başlatıldı. Yapılan teknik analizlere dair ayrıntılarda "B.E. ve örgütün diğer üyelerinin faaliyetleri; fiziki gözetim, siber izleme ve teknik dinleme yöntemleriyle sistematik bir şekilde takip edildi. Zaman içinde, şebekenin yabancı servislerle kurduğu iletişim hatları, raporlaşma yöntemleri, ödeme mekanizmaları ve görev talimatları tamamen kayıt altına alındı." ifadeleri yer aldı. Kendi faaliyetlerinin gizli kaldığını düşünerek casusluk operasyonlarına devam eden şebeke, operasyonel hazırlıkların tamamlanmasının ardından düzenlenen baskınlarla tamamen çökertildi. Yabancı servislerin Türkiye stratejisi çözüldü Gerçekleştirilen bu operasyonla yalnızca yerel iş birlikçilerin yakalanmasıyla kalınmadığı, aynı zamanda Türkiye'yi hedef alan iki yabancı istihbarat servisinin operasyonel şeması, kullandığı gizli iletişim protokolleri ve öncelikli hedefleri de deşifre edildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen B.E. ve beraberindeki 6 kişi, "siyasal veya askeri casusluk" suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Terörsüz Türkiye için koordinasyon kurulu kuruluyor Haber

Terörsüz Türkiye için koordinasyon kurulu kuruluyor

Türkiye’nin terörsüz bir gelecek hedefiyle başlattığı yeni süreçte vites yükseltildi. Terör örgütü PKK’nın silah bırakma aşamasını bizzat takip etmek ve örgüt üyelerinin sivil hayata geçişini koordine etmek amacıyla dev bir mekanizma kuruluyor. Edinilen bilgilere göre, üzerinde çalışılan taslağın adı "Toplumsal Bütünleşme ve Milli Dayanışma Kanun Teklifi" olarak belirlenirken, süreci omuzlayacak yapının ise “Toplumsal Bütünleşme İzleme ve Koordinasyon Kurulu” olması planlanıyor. Devletin zirvesi aynı kurulda buluşuyor Söz konusu kurul, devletin en kritik birimlerini tek bir çatı altında toplayarak kurumlar arası eş güdümü sağlayacak. Hazırlanan taslağa göre mekanizmada; MİT Başkanlığı’nın yanı sıra İçişleri, Milli Savunma, Adalet, Aile ve Sosyal Hizmetler, Çalışma ve Sosyal Güvenlik ile Sağlık Bakanlığı temsilcileri yer alacak. Bu çok paydaşlı yapı sayesinde, güvenlik bürokrasisi silah bırakma sürecini denetlerken, ilgili bakanlıklar da terör unsurlarının toplumsal hayata kazandırılmasına yönelik prosedürleri takip edecek. Meclis denetimi ve raporlama süreci Kurulun en önemli görevlerinden biri, silah bırakma sürecini objektif, ölçülebilir ve denetlenebilir kriterler çerçevesinde izlemek olacak. Silahların tamamen bırakıldığının teyit edilmesinin ardından, toplumsal bütünleşme için gerekli sosyal ve ekonomik planlamalar yine bu mekanizma tarafından yürütülecek. Şeffaflık ilkesi gereği, süreçteki tüm aşamalar ve kaydedilen gelişmeler periyodik raporlar halinde TBMM Başkanlığı’na sunulacak. Böylece tüm süreç, milli iradenin tecelligahı olan meclisin denetimi altında ilerleyecek. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bomba İddia: YEŞİL yaşıyor mu? Haber

Bomba İddia: YEŞİL yaşıyor mu?

Saygı Öztürk’ü arayan isim “Ben Yeşil’im” dedi Sözcü yazarı gazeteci Saygı Öztürk, 9 Aralık 2025’te gazetenin santralına gelen bir telefonla başlayan görüşmeyi köşesinde anlattı. Öztürk’ün aktardığına göre, ilk aramada konuşamayan kişi, yaklaşık yarım saat sonra tekrar hattı aradı ve “Ben Yeşil” diyerek kendini tanıttı. Faili meçhul cinayetler, derin devlet iddiaları ve 1990’lı yılların karanlık dosyalarıyla anılan “Yeşil” kod adlı Mahmut Yıldırım, resmi kayıtlarda 1997’den bu yana “ortadan kaybolmuş” kabul ediliyor. Telefona çıkan kişi ise, ayrıntılı bilgiler vererek yaşadığını ve hâlâ gölgede kaldığını iddia etti. Sağlık durumunu anlattı: “Karaciğer nakli oldum, iyi değilim” Öztürk, telefondaki kişinin kimliğini test etmek için geçmişte yazdığı haberlere ve bilinen ayrıntılara dair sorular yöneltti. Kendisini “Yeşil” olarak tanıtan şahıs, 1953 doğumlu olduğunu, sahte bir isimle karaciğer nakli geçirdiğini ve “bu süreçte kendisine yardım eden ünlü bir isim” bulunduğunu söyledi. Sağlık durumunun iyi olmadığını belirtti. Uzun süre Azerbaycan’da kaldığını, şu anda ise Türkiye sınırına yakın Suriye’de, güvendiği bir ülkücü dostunun yanında saklandığını anlattı. Telefona çıkan kişi, “Şu an kaldığım yeri derin devlet biliyor” diyerek, devlet içindeki bazı yapıların kendisinden haberdar olduğunu öne sürdü. Öcalan’a Şam’da suikast iddiası: “Öldürecektik ama ihanete uğradık” Görüşmenin en çarpıcı bölümlerinden biri, PKK lideri Abdullah Öcalan’a Şam’da planlandığı iddia edilen suikast girişimi oldu. Saygı Öztürk’ün aktardığına göre, kendisini Yeşil olarak tanıtan kişi, Öcalan’ın kaldığı eve yönelik bombalı saldırı planına katıldığını söyleyerek şu cümleleri kurdu: “Evet, Abdullah Öcalan’ı Şam’da kaldığı evde bombalı araçla öldürecektik. Arabada bir kadın, iki üsteğmen, Bursa Özel Tip Cezaevi’nden alınan ismini vermek istemediğim bir arkadaşımız ve başka bir kişi daha vardı. Aslında Öcalan’ı ortadan kaldırmamız mümkündü, ancak ihanete uğradık. Bize yardımcı olan Suriyeli aracı uzağa park edince bütün plan bozuldu.” Bu anlatım, 1990’lı yıllarda Suriye’de Öcalan’a yönelik suikast iddialarına dair tartışmaları yeniden alevlendirdi. Şahıs, “Öldürmemiz mümkündü” ifadesiyle, başarısız girişimin arkasında içeriden bir sabotaj olduğunu öne sürdü. Cem Ersever ve Abdullah Çatlı iddialarına yanıt: “Köroğlu efsanesi” ve “Aramız bozuk değildi” Telefondaki kişi, 1990’larda JİTEM’in kilit isimlerinden Emekli Binbaşı Cem Ersever’in öldürülmesiyle ilgili suçlamaları da reddetti. Öztürk’ün aktardığına göre, “Yeşil” olduğunu söyleyen şahıs, “Cem Ersever’i benim öldürdüğüme ilişkin söylentiler tam anlamıyla Köroğlu efsanesi” diyerek bu iddiayı kesin bir dille yalanladı. Ayrıca, adı sık sık faili meçhul dosyalarla anılan Abdullah Çatlı ile aralarının bozuk olduğu yönündeki söylentileri de doğru bulmadığını söyledi. Eski Jandarma Genel Komutanı ve MİT Müsteşarı Teoman Koman’ın desteğini her zaman gördüğünü öne süren kişiye göre, 1990’lı yıllarda bölgede yürütülen kirli savaşın pek çok boyutu devlet içindeki güç mücadeleleriyle iç içe geçmişti. “Konya’da yakalandım ama emirle bırakıldım” sözleri yeni soru işaretleri doğurdu Kendini “Yeşil” olarak tanıtan kişinin bir diğer iddiası, Türkiye’ye gizlice dönüş yaptığı bir dönemde Konya’da yakalanıp serbest bırakılması oldu. Anlattığına göre, yıllar sonra görünüşünün değiştiğini düşünerek Türkiye’ye giriş yaptığını, burada Konya’da yakalandığını, ancak “yukarıdan gelen emirle” bırakıldığını söyledi. Kimin emir verdiği sorulduğunda ise isim paylaşmaktan kaçındı. Şahıs, 1990’lı yıllardaki Hizbullah–PKK çatışmasına dair de tartışmalı bir yorum yaptı. Öztürk’ün yazısına göre, o dönem il ve ilçelerde Hizbullah’ın “PKK’ye karşı devlet tarafından desteklendiğini” ve bunun “başarı” olarak görüldüğünü savundu. Bu sözler, 90’lı yılların karanlık dosyalarında adı geçen paramiliter yapılar, kontrgerilla faaliyetleri ve derin devlet iddialarını yeniden gündeme taşıdı. Faili meçhul cinayetlerin gölgesi: “Yeşil dosyası” kapanmayan bir hesap olarak duruyor “Yeşil” kod adlı Mahmut Yıldırım, özellikle 1990’lı yıllarda Kürt yurttaşların yoğun yaşadığı illerde işlenen faili meçhul cinayetlerin sembol ismi haline gelmişti. DEP Milletvekili Mehmet Sincar, gazeteci Musa Anter, JİTEM bağlantılı pek çok dosyada Yıldırım’ın adı sık sık geçti. Eski MİT Kontrterör Dairesi Başkanı Mehmet Eymür, daha önce verdiği bir röportajda Yeşil’in bir dönem kendisine bağlı çalıştığını söylemiş ve öldürüldüğünü düşündüğünü açıklamıştı. Buna karşılık, Emniyet İstihbarat kayıtlarında Yeşil’in yurtdışına çıktığı yönünde bilgiler olduğu da uzun süredir konuşuluyor. Saygı Öztürk, kendisini arayan kişinin gerçekten Mahmut Yıldırım olup olmadığının kesinleşmediğini, ancak verdiği ayrıntıların “düşündürücü” olduğunu vurguladı. Yazısının sonunda ise şu soruyu yeniden gündeme taşıdı: “Yeşil gerçekten öldü mü, yoksa yaşadığını birilerine duyurmak mı istiyor?” Resmi kayıtlarda akıbeti hâlâ belirsiz olan Mahmut Yıldırım hakkındaki bu gizemli telefon görüşmesi, Türkiye toplumunun hafızasındaki “Yeşil yaşıyor mu?” sorusunu bir kez daha alevlendirdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.