SON DAKİKA

#Mi̇t

HABER DEĞER - Mi̇t haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mi̇t haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

'Çerçeve Yasa' Kanun Teklifinin kapsamı ortaya çıktı Haber

'Çerçeve Yasa' Kanun Teklifinin kapsamı ortaya çıktı

Terörsüz Türkiye süreci kapsamında hazırlanan "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi"nin içeriği ortaya çıktı. 12 maddeden oluşacak yasa metninin detayları şu şekilde sıralanıyor: Teklifte dikkat çeken en önemli düzenlemelerden biri kapsam maddesi oluyor. “Silah bırakan, kendini fesheden örgüt" gibi genel ifadeler yerine "PKK, KCK ve bağlı yapılanmalar ile ilişkili örgütler" ifadesi yasanın kapsamında net olarak yer alıyor. Teklif örgüt mensuplarına af öngörmezken, ceza erteleme ve örgüt suçlarının düşmesi yolunu açıyor. 2005 yılından önce ağırlaştırılmış müebbet cezası alanlar veya ağırlaştırılmış müebbet yükümlülüğü doğuran suçlar yasa kapsamı dışında tutuluyor. Böylece PKK lideri Abdullah Öcalan'ın yasadan yararlanmasının önü kesiliyor. Örgüt suçları kapsamında 15 yılın altındaki suçlarda beş yıl, 15 yılın üzerindeki suçlarda ise 10 yıl ceza ertelemesi öngörülüyor. Bu sürelerin sonunda gerekli şartların yerine getirilmesi hâlinde cezanın düşmesi öngörülüyor. 3 yıl suça karışmayanlara siyaset seçeneği Bu örgüt üyeleri kapsamında; geçici nitelikteki düzenlemeden yararlanmak isteyenlerin, kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren 6 ay içinde başvuru yapmaları gerekecek. Bu sürenin sonunda başvuru hakkı sona erecek. Düzenlemeden; Avrupa'daki örgüt mensupları, dağ kadrosu ya da cezaevindekiler şeklinde değil; hakkında soruşturma bulunanlar, kovuşturması devam edenler, hükümlü olanlar ve devlete kendiliğinden başvuranlar yararlanacak. Cumhurbaşkanı yardımcısı başkanlığında, teyit ve tespitle ilgili oluşturulacak "Değerlendirme ve Koordinasyon Kurulu" sekiz üyeden oluşacak. Kurulda Cumhurbaşkanı Yardımcısı, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, MİT Başkanı ve Adalet, İçişleri, Aile ve Sosyal Hizmetler, Milli Savunma ve Çalışma Bakanları yer alacak. Yasa ile TBMM bünyesinde ayrıca İzleme Kurulu oluşturulacak. Kurulun kimlerden oluşacağına TBMM Başkanı karar verecek. Kanunla kurulacak komisyon, Meclis İçtüzüğü hükümlerine tabi olmayacak. Yasadan yararlananlar hakkında yeni bir terör soruşturması açılabilmesi de kurul kararına bırakılıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İçişleri Bakanlığı'ndan vatandaşlık operasyonu: Binlerce kişi sistemden silindi Haber

İçişleri Bakanlığı'ndan vatandaşlık operasyonu: Binlerce kişi sistemden silindi

İçişleri Bakanlığı, sahte ekspertiz raporlarıyla usulsüz yoldan Türk vatandaşlığı temin edildiği iddialarına yönelik yürütülen soruşturmanın ardından detaylı bir bilgilendirme metni paylaştı. Yapılan kapsamlı incelemeler neticesinde binlerce kişinin vatandaşlık bağının koparıldığı açıklandı. Şebeke çökertildi, operasyonun detayları paylaşıldı Güvenlik güçleri tarafından 16 ilde düzenlenen baskınlarda, sahte gayrimenkul değerleme raporları düzenleyerek yabancılara haksız yere vatandaşlık kazandıran bir şebeke hedef alınmış ve 72 şüpheli gözaltına alınmıştı. Bu operasyonun ardından yayımlanan raporda, yatırım yoluyla vatandaşlık hakkı kazanma süreçlerinin 5901 sayılı Kanun ve ilgili mevzuatlar çerçevesinde yürütüldüğü hatırlatıldı. Sahte raporlar ve güvenlik gerekçesiyle geri alımlar Yatırım amaçlı gayrimenkul alımlarında ekspertiz raporlarının önceden SPK lisanslı firmalarca hazırlandığı, 2024 yılından itibaren ise sürecin Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü bünyesindeki GEDAŞ koordinesinde yürütüldüğü ifade edildi. Emniyet ve MİT taramalarından geçerek onay alan başvuruların, daha sonra yapılan denetimlerde mercek altına alındığı bildirildi. Bakanlığın paylaştığı verilere göre gerçeğe aykırı ekspertiz raporlarıyla işlem yaptığı kanıtlanan 1.150 yatırımcının uygunluk belgesi yırtılıp atıldı; bu kişilerin aile bireyleriyle birlikte toplam 5.391 kişinin vatandaşlığı düşürüldü. Vatandaşlık aldıktan sonra milli güvenlik ve kamu düzeni açısından tehdit oluşturduğu belirlenen 263 yatırımcı ile beraberindeki 743 kişinin hakkı geri alındı. Toplamda 1.413 ana yatırımcı ve bu kişilerin aileleri dahil olmak üzere 6.134 kişinin vatandaşlık kararı iptal edilerek pasifize edildi. Son dönemdeki ek iptaller Bakanlık ayrıca 11 Şubat 2026 tarihinden bu yana yürütülen ilave tahkikatlarda da usulsüzlükler yakalandığını duyurdu. Bu doğrultuda, uygunluk belgesi geçersiz sayılan 443 yatırımcı ile aile fertlerinden oluşan 1.358 kişinin kaydı silindi; ayrıca 7 kişi de doğrudan milli güvenlik gerekçesiyle sınır dışı ve iptal süreçlerine dahil edildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Uğur Mumcu dosyası yeniden gündemde: Ağabeyinden çarpıcı iddialar Haber

Uğur Mumcu dosyası yeniden gündemde: Ağabeyinden çarpıcı iddialar

Mumcu'nun ağabeyi Ceyhan Mumcu ve Emekli Korgeneral Erdoğan Karakuş, suikastın arkasındaki dış güç ve istihbarat bağlantılarına dair önemli değerlendirmelerde bulundu. "İsrail Büyükelçisi Uğur'u açıkça tehdit etti" Türkiye Gazetesi'ne konuşan hukukçu Ceyhan Mumcu, kardeşinin ölümünden önce PKK ve İsrail ilişkilerine dair kritik bilgilere ulaştığını ve bu sebeple hedef alındığını belirtti. Kardeşinin İsrail Büyükelçisi ile gerçekleştirdiği görüşmeyi aktaran Ceyhan Mumcu, şu ifadeleri kullandı: "Uğur, bana İsrail Büyükelçisiyle yaptığı görüşmeyi anlattı. İsrail Büyükelçisi açık bir biçimde 'Üzerimize çok geliyorsun, bu durum daha fazla devam edemez. Sana suikast bile yapılabilir' demiş. Görüşme sonrası kâbus gördüğünü, rüyasında ayaklarının koptuğunu anlatmıştı. Zaten çok sürmedi suikast gerçekleşti." Ceyhan Mumcu, suikastın sadece bir canilik olmadığını, aynı zamanda toplumda laik ve Müslüman ayrışması yaratmayı ve Türkiye'nin komşularıyla, özellikle İran ile olan ilişkilerini koparmayı hedefleyen bir süreç olduğunu vurguladı. Dönemin üst düzey bir MİT yetkilisinin de kendisine olaydaki İsrail bağlantısını aktardığını belirten Mumcu, dosyanın yeniden açılmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi ve o döneme ait kritik isimlerin ifadeye çağrılması gerektiğini kaydetti. Esenboğa Havalimanı'ndaki hareketliliğe dikkat çekildi Cinayette Mossad parmağına dikkat çeken Emekli Korgeneral Erdoğan Karakuş ise soruşturmada tetikçilerden ziyade azmettirenlere odaklanılması gerektiğini ifade etti. Karakuş, saldırı öncesinde Türkiye'ye gelen Mossad ajanlarının faaliyetlerinin ve olay sonrasında Tel Aviv uçağına binen ekibin Esenboğa Havalimanı'ndaki hareketliliklerinin incelenmesinin kilit rol oynayacağını belirtti. Adalet Bakanlığı'nın attığı bu adımla birlikte, Türkiye'nin yakın siyasi tarihini sarsan karanlık olayların aydınlatılması yönündeki beklentiler kamuoyunda artış gösterdi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

BİZİ SIRTIMIZDAN VURDULAR! Kim bu ADİL ÖKSÜZ? Haber

BİZİ SIRTIMIZDAN VURDULAR! Kim bu ADİL ÖKSÜZ?

Akademisyen kimliğini bir "kamuflaj" olarak kullanan Öksüz, darbe sürecini Ankara'daki gizli bir villada yöneterek kalkışmanın onayını Fetullah Gülen'den aldı. Akademik Maske Altında Gizli İhanet 1967 yılında Kahramanmaraş Andırın'da doğan Adil Öksüz, Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nden mezun olduktan sonra Sakarya Üniversitesi'nde yardımcı doçent olarak görev yaptı. Çevresine "kendi halinde bir akademisyen" imajı çizen Öksüz, arka planda örgüt hiyerarşisinde çift kimlikli bir hayat sürdürüyordu. İdari ve akademik görevlerini, yurt dışı seyahatleri ve örgüt içindeki temasları için birer "paravan" olarak kullanan Öksüz, FETÖ hiyerarşisinde de yer almayı sürdürdü. "Hava Kuvvetleri İmamı" ve Gizli Villa FETÖ'nün kamu kurumlarına sızdırdığı "mahrem imamlar" yapılanmasının en kritik ismi olan Öksüz, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Hava Kuvvetleri yapılanmasından doğrudan sorumluydu.İstihbarat raporlarına göre Öksüz, doğrudan örgüt elebaşı Fetullah Gülen'den talimat alan ve Hava Kuvvetleri unsurlarını yöneten en üst düzey sivil yönetici konumundaydı.2016 Haziran ayından itibaren Ankara'da "danışmanlık merkezi" adı altında kullanılan 3 katlı bir villayı karargah haline getirdi ve Haziran ayı sonunda darbe hazırlıklarını başlattı. "Şapka" kod adlı gizli tanığın ifadeleriyle de doğrulanan süreçte, örgüt mensubu askerlerle burada darbe planlarını olgunlaştıran Öksüz, sürekli villanın katları arasında mekik dokuyarak darbeyi planlayan askerlerle kritik toplantılar düzenledi. Pensilvanya'dan Onaylı Darbe Öksüz'ün darbe öncesi seyahat trafiği, eylemin merkeziyle olan bağlantısını net bir şekilde ortaya koydu. 2016'nın Mart ve Haziran aylarında defalarca ABD'ye uçan Öksüz'ün, darbe planının son onayını almak üzere 11 Temmuz 2016'da Ankara Esenboğa'dan ABD'ye gitti. Darbeden sadece iki gün önce 13 Temmuz 2016'da Türkiye'ye döndüğü HTS kayıtları ve havalimanı verileri belgelenerek "Namık" kod adlı hainin bu trafiği, yargı dosyalarına darbe hazırlığının en somut delillerinden biri olarak girdi. Adliye Kapısından Yürüyerek Kaçtı 15 Temmuz gecesi darbenin komuta merkezi olan Akıncı Üssü'nde jandarma ekiplerince yakalanan Öksüz, üzerindeki GPS cihazına rağmen "tarla bakmaya gelmiştim" savunmasını sundu. Ancak yargı içindeki FETÖ yapılanması devreye girdi ve FETÖ yapılanması sayesinde 18 Temmuz 2016'da çıkarıldığı mahkemede adli kontrol şartıyla serbest kalan Öksüz, savcılığın itirazı da reddedilince, darbenin sivil anahtarı adliye kapısından elini kolunu sallayarak ayrıldı. Ardından Sakarya'ya geçerek kayınpederinin evinde bıraktığı aracıyla izini kaybettirdi. İhanet Zincirinde Algı Operasyonu: "Timsah" Projesi Örgüt, Öksüz'ün kaçış sürecini korumak için devasa bir algı operasyonuna imza attı. İtirafçı beyanlarına göre, MİT'ten sızdırılan şablonlarla sahte belgeler üretilerek Öksüz, "Timsah" kod adıyla MİT ajanı gibi gösterilmeye çalışılarak devletin terörle mücadelesi bulandırılmak istendi. Bu dezenformasyon faaliyetiyle, örgüt kendi militanını korumaya çalışırken, aynı zamanda devletin güvenlik birimlerine karşı algı operasyonu yürüttü. Örgüt medyası ve sosyal medya üzerinden bu sahte belgeler sistematik şekilde dolaşıma sokuldu. Firari Hainin İzinde Serbest bırakıldıktan sonra Sakarya'ya geçerek "34 SIR 49" plakalı aracını kayınpederinin garajına bırakan ve izini kaybettiren Öksüz, 10 yıldan beri beri kırmızı bültenle aranıyor. 2019'da dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Gülen yapılanmasının Hava Kuvvetleri imamı hakkında "Nerede olduğunu biliyoruz ancak açıklayamayız" demişti. Almanya'da olduğu iddia edildi ancak bilgi doğrulanmadı. Kaçmasına yardım eden kişiler ise yargılandı. 24 Ekim 2024 Perşembe günü Gülen'in cenazesinde tabutun arkasında duran bir kişi Öksüz'e benzetildi, ancak kimse emin olamadı. On yıl geçti, Adil Öksüz'le ilgili gizem hala çözülemedi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Askeri hastaneler tekrar mı açılacak? Haber

Askeri hastaneler tekrar mı açılacak?

İlgili bakanlıklar arasında yürütülen çalışmalarda, daha önce kapatılan 25 askeri hastaneden en az 15’inin yeniden faaliyete geçirilmesi ve sistemin genişletilmiş bir kapsamla yeniden kurgulanması hedefleniyor. Taslağın temel hatları Sonbaharda yasa teklifi olarak TBMM gündemine gelmesi beklenen çalışma üç ana başlık altında şekilleniyor. Kapatılan 25 hastaneden en az 15'inin yeniden açılması planlanıyor. Hastanelerin yönetiminin askerlerde kalması, ancak operasyonel olarak Sağlık Bakanlığı bünyesinde faaliyet göstermesi üzerinde duruluyor. Askeri doktor ve sağlık personeli ihtiyacının karşılanması için Sağlık Bilimleri Üniversitesi ile Milli Savunma Bakanlığı iş birliğinde yeni bir kontenjan ve eğitim modeli oluşturulacak. Kışlalardaki sağlık hizmetlerinin iyileştirilmesi ve askeri personel ile yakınlarının sağlık hizmetlerine erişiminin güçlendirilmesi hedefleniyor. Hizmet alanı genişliyor: MİT ve emniyet personeli de dahil Düzenlemenin en dikkat çeken yönlerinden biri, hastanelerden yararlanacak kişi kapsamının genişletilmesi oldu. İddiaya göre, mevcut TSK personelinin yanı sıra; Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), Emniyet ve Jandarma personeli sisteme dahil edilecek.Terörle mücadele sürecinde karar alma mekanizmalarında yer alan bazı sivil kamu görevlilerinin (vali, rektör, müsteşar vb. statüsündeki isimler) de askeri hastanelerden yararlanabilmesi planlanıyor. Sistemin yeniden hayata geçirilmesiyle birlikte, askeri sağlık personelinin yeniden kademeli olarak yetiştirilmesi ve askeri sağlık sisteminin kendine has dinamiklerinin "hibrit" bir yönetim yapısıyla güncellenmesi öngörülüyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bakan Gürlek duyurdu: Sahte kimlik ve ehliyet şebekesi çökertildi Haber

Bakan Gürlek duyurdu: Sahte kimlik ve ehliyet şebekesi çökertildi

Kamu düzenini ve hukuk güvenliğini sarsan yapılanmaya karşı yürütülen çalışmalarda, nüfus müdürlüklerindeki bazı memurların şebekeyle iş birliği yaptığı tespit edildi. Soruşturma kapsamında 31 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Nüfus Müdürlükleri'nde usulsüz işlemler Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İstanbul İl Jandarma Komutanlığı tarafından yürütülen soruşturmada; suç işlemek amacıyla örgüt kurma, resmi belgede sahtecilik ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçları mercek altına alındı. Şebekenin çalışma yöntemleri şu şekilde belirlendi: Haklarında yakalama kararı bulunan kişilere sahte kimlik belgesi düzenlendi. Sürücü belgesi olmayan veya iptal edilmiş kişilere yasa dışı yollarla ehliyet sağlandı. Yabancı uyruklu şahıslar için sahte ikamet izin belgeleri oluşturuldu. Yurt dışında yaşayan ve Türkiye'de mal varlığı bulunan kişilerin bilgileri kopyalanarak, sahte kimliklerle tapu dairelerinde gayrimenkul satışı yapmaya teşebbüs edildi. 8 ilde eş zamanlı operasyon Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu’nun talimatıyla harekete geçen jandarma ekipleri, İstanbul, Antalya, İzmir, Düzce, Bursa, Şanlıurfa, Çanakkale ve Edirne illerinde operasyon başlattı. 31 şüphelinin yakalanması için eş zamanlı baskınlar, arama ve el koyma işlemleri gerçekleştirildi. Bakan Gürlek’ten tavizsizlik mesajı Operasyona ilişkin açıklamalarda bulunan Adalet Bakanı Akın Gürlek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, İçişleri Bakanlığı ve MİT ile koordineli olarak "tavizsiz" bir mücadele yürüttüklerini vurguladı. Gürlek, şu ifadeleri kullandı: "Devletimizin resmi belgelerine ve vatandaşlarımızın hukuk güvenliğine kasteden yapılara göz açtırmıyoruz. Devletin emanetini suistimal eden bu sistematik suç yapılanması deşifre edilmiştir. Önümüzdeki dönemde sahtecilik suçlarına karşı çok daha sert, caydırıcı ve kapsamlı tedbirleri hayata geçireceğiz. Görevini kötüye kullanarak suç örgütlerine alan açan her kamu görevlisi hakkında hukuk sınırları içinde en ağır adli süreç işletilecektir." Bakan Gürlek ayrıca soruşturmayı yürüten Başsavcılığa, operasyonu gerçekleştiren İstanbul Jandarma Komutanlığına ve sürece sunduğu katkılardan dolayı MİT Başkanlığına teşekkürlerini iletti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

"Terörsüz Türkiye" düzenlemesinde yeni detaylar ortaya çıktı Haber

"Terörsüz Türkiye" düzenlemesinde yeni detaylar ortaya çıktı

"Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında hazırlanan çerçeve yasa taslağına ilişkin yeni ayrıntılar kamuoyuna yansıdı. Basına yansıyan bilgilere göre düzenlemenin, Türkiye Büyük Millet Meclisi tatile girmeden yasalaştırılması, ancak uygulamaya geçilmesinin belirli şartlara bağlanması öngörülüyor. Taslağa göre, yasanın hükümleri PKK'nın silah bıraktığının Millî İstihbarat Teşkilatı (MİT), Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ve Millî Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından resmen teyit edilmesinin ardından yürürlüğe girecek. Suça karışmadığı belirlenen kişiler için mevcut yasal düzenlemelerin uygulanması planlanırken, terör suçlaması bulunan kişilerin dosyaları ise mahkemeler tarafından ayrı ayrı değerlendirilecek. Taslakta, Abdullah Öcalan ile ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alanların düzenleme kapsamı dışında tutulması öngörülüyor. Ayrıca belirli ağır suçlardan hüküm giyenlerin de yasadan yararlanamayacağı belirtiliyor. Çalışmada, MGK'nın teyit kararının ardından başvurular için 6 ay veya 1 yıllık bir süre tanınması seçenekleri üzerinde duruluyor. Türkiye'ye dönen örgüt mensuplarının ise 3 ila 5 yıl süreyle adli kontrole tabi tutulması, bu süreçte kamu kurumlarında görev alamamaları ve siyasi faaliyette bulunamamalarına yönelik düzenlemeler de değerlendiriliyor. Hazırlanan çerçeve yasa yalnızca PKK'yı kapsayacak. Düzenlemenin FETÖ veya diğer terör örgütlerine uygulanmayacağı, ayrıca kısmi ya da genel af niteliğinde herhangi bir hüküm içermeyeceği ifade ediliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

MİT Başkanı Kalın’dan Bingazi'de kritik Libya teması Haber

MİT Başkanı Kalın’dan Bingazi'de kritik Libya teması

Kalın, Libya Ulusal Ordusu Genel Komutan Yardımcısı Orgeneral Saddam Hafter ile bir araya gelerek bölgedeki istikrar arayışlarını görüştü. "Tek otorite" hedefi masada Güvenlik kaynaklarından yansıyan bilgilere göre, MİT Başkanı Kalın ile Orgeneral Hafter arasındaki görüşmenin ana gündemini Libya'daki iç bölünmüşlük oluşturdu. Türkiye'nin barış sürecine verdiği desteğin altının çizildiği toplantıda, özellikle ülkenin doğusu ve batısı arasında uzun süredir devam eden ayrılığın sona erdirilmesi hedeflendi. Kalın, Libya'daki tüm yönetim birimlerinin ve askeri güçlerin tek bir otorite altında birleşmesinin önemine vurgu yaparken, tesis edilen ateşkes ortamının kalıcı hale getirilmesi ve olası gerilimlerin önlenmesi hususunda tarafların mutabakatı üzerinde duruldu. Türkiye-Libya ortaklığı güçleniyor Görüşmede sadece güvenlik başlıkları değil, Türkiye ile Libya arasındaki ikili ilişkiler de kapsamlı bir şekilde değerlendirildi. Kalın ve Hafter, Türkiye-Libya ortaklığının farklı alanlarda genişletilmesi konusunda görüş alışverişinde bulundu. Ankara'nın Libya'nın yeniden inşası ve bölgesel istikrarın sağlanması sürecindeki etkin rolünü sürdüreceği mesajı verilirken, stratejik iş birliğinin derinleştirilmesi konusunda ortak bir irade beyan edildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

 MİT Başkanı İbrahim Kalın: "Temkinli bekleyiş içindeyiz" Haber

 MİT Başkanı İbrahim Kalın: "Temkinli bekleyiş içindeyiz"

Washington ve Tahran arasında sağlanan mutabakatın ardından açıklamalarda bulunan MİT Başkanı İbrahim Kalın, haberin küresel ve bölgesel düzeyde memnuniyetle karşılandığını belirtti. Sürecin henüz başlangıç aşamasında olduğunu vurgulayan Kalın, "Temkinli bir bekleyiş içindeyiz. Önümüzdeki süreç asıl konuların tartışılacağı zorlu bir dönem olacak" dedi. Barışın inşası yolunda kararlılık gösteren tüm ülkeleri kutlayan Kalın, bu adımın Orta Doğu'da kalıcı barışın tesisi için önemli bir gelişme olduğunu ifade etti. Kalın, "Dün akşam Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında anlaşmanın var olduğuna dair haber hepimiz tarafından memnuniyetle karşılandı. Ama temkinli bir bekleyişin içerisindeyiz. Zira önümüzdeki süreçte müzakerelerde asıl konuların ele alındığı, tartışıldığı, müzakere edildiği zorlu bir süreç olacak. Bu süreçte destek veren başta Pakistan ve Katar olmak üzere bu konuda kararlılık gösteren tüm ülkeleri ve liderlerini kutluyoruz. Umarız bundan sonraki süreç barışın inşası olur ve Ortadoğu’da kalıcı barışın tesisi için önemli bir adım olur." dedi. "Sabotaj girişimlerine karşı sağduyu çağrısı" Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, söz konusu mutabakatın bölgede kalıcı barış ve istikrarın tesisi yolunda önemli bir aşama olduğunu belirtti. Fidan, "Söz konusu mutabakat, bölgede kalıcı barış ve istikrarın tesisi yolunda önemli bir merhale teşkil etmektedir. Tamamlayıcı görüşmelerin de yapıcı bir tutumla sürdürülmesini ümit ediyoruz" demişti. "Bu önemli adımı atan taraflar ile arabuluculuk rolü üstlenen Pakistan’ı ve Katar başta olmak üzere sürece katkı sağlayan diğer ülkeleri kutluyoruz" diyen Fidan, "Varılan mutabakatın sabote edilmesine yönelik girişimlerin önlenmesi ve bölgesel barış ile güvenliğin korunması açısından ilgili tüm ülkelerin sağduyulu ve sorumlu bir tutum sergilemesi büyük önem taşımaktadır. Türkiye olarak, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, bu sürece başından beri büyük bir destek ve emek verdik. Bölgemizde barış, huzur ve istikrarın tesis edilmesine yönelik desteğimiz kesintisiz devam edecektir." demişti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.