SON DAKİKA

#Milli Dayanışma

HABER DEĞER - Milli Dayanışma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Milli Dayanışma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Süreçte yeni faz mesajı: Erdoğan “Riske girmek dahil üzerimize düşeni yaptık” dedi Haber

Süreçte yeni faz mesajı: Erdoğan “Riske girmek dahil üzerimize düşeni yaptık” dedi

Recep Tayyip Erdoğan, Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) grup toplantısında yaptığı konuşmada “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin önemli mesajlar verdi. Cumhurbaşkanı, kritik eşiklerde risk almaktan kaçınmadıklarını belirterek sürecin yeni bir faza geçtiğini duyurdu. Erdoğan: Süreçte önemli mesafeler alındı Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşık 16 aydır devam eden sürecin “bir devlet projesi” olduğunu ifade ederek kayda değer ilerlemeler sağlandığını söyledi. Meclis bünyesinde yürütülen Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu çalışmalarının tamamlanmasının yeni dönemin başlangıcı olduğunu belirten Erdoğan, hedefi “önce Terörsüz Türkiye, ardından Terörsüz bölge” sözleriyle tarif etti. Erdoğan, komisyonun kritik kavşaklarda görevini yerine getirmesi için hükümetin risk almaktan çekinmediğini vurguladı. Yeni aşamada Meclis öne çıkacak Konuşmada sürecin bundan sonraki bölümünde Meclis’in belirleyici rol üstleneceği mesajı verildi. Erdoğan, komisyon raporunun bir sonuç değil, yeni bir yol haritası olduğunu ifade ederek siyasi ve kurumsal koordinasyonun artırılacağını söyledi. Cumhur İttifakı içinde dayanışma ve eşgüdümün güçlendirilmesi gerektiğini belirten Cumhurbaşkanı, yeni fazda ittifak içi uyumun daha kritik hale geldiğini dile getirdi. Bahçeli’nin “statü” çıkışına Adalet Bakanlığı yanıtı Cumhurbaşkanı, Devlet Bahçeli’nin İmralı’ya ilişkin “statü açığı” tartışmasına da değindi. Erdoğan, konunun Adalet Bakanlığı’nın sorumluluğunda ilerlediğini belirterek sürece ilişkin teknik çalışmaların ilgili kurumlar tarafından yürütüldüğünü söyledi. Bahçeli, PKK lideri Abdullah Öcalan’ın statüsünün nasıl ele alınacağına dair tartışma çağrısı yapmıştı. Eleştirilere “cımbızlama” tepkisi Erdoğan, komisyon raporuna yönelik eleştiriler için metinden kelimelerin seçilerek spekülasyon yapılmasının sürece zarar verdiğini savundu. Cumhurbaşkanı, toplumun geniş kesimlerinin süreci sahiplendiğini ifade ederek eleştirilerin azınlıkta kaldığını söyledi. DEM Parti’den farklı yaklaşım Komisyon raporuna muhalefet şerhi sunan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), sürecin güvenlik merkezli değil hak ve özgürlükler temelinde ele alınması gerektiğini belirtti. Parti, sürecin adlandırılmasına da itiraz ederek çözümün demokratikleşme ve anadil hakları üzerinden ilerlemesi gerektiğini savundu. Süreçte hedef: Bölgesel boyut Erdoğan konuşmasının sonunda sürecin sadece Türkiye ile sınırlı kalmayacağını, bölgesel ölçekte bir hedefe evrileceğini ifade etti. Cumhurbaşkanı, yeni aşamanın “uhulet ve suhuletle” yürütüleceğini belirterek siyasi aktörlere koordinasyon çağrısı yaptı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

‘Terörsüz Türkiye’ raporu Meclis’te kabul edildi: Kurtulmuş 7 başlığı tek tek açıkladı Haber

‘Terörsüz Türkiye’ raporu Meclis’te kabul edildi: Kurtulmuş 7 başlığı tek tek açıkladı

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde “Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda çalışmalar yürüten Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun hazırladığı 60 sayfalık ortak rapor kabul edildi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığında yapılan 21’inci toplantıda oylanan rapor, 47 kabul, 2 ret ve 1 çekimser oyla komisyondan geçti. Rapor 7 ana bölümden oluşuyor Kurtulmuş, raporun 7 ana başlık altında hazırlandığını açıkladı. Buna göre birinci bölümde komisyonun çalışma süreci, ikinci bölümde temel hedefler, üçüncü bölümde Türk ve Kürt yurttaşlar arasındaki kardeşliğin tarihi kökleri ve kardeşlik hukuku ele alındı. Dördüncü başlıkta komisyonda dinlenen kişi ve kurumların söylem analizlerinden çıkan mutabakat alanları yer aldı. Beşinci bölüm PKK’nın kendisini feshetmesi ve silah bırakması sürecine, altıncı bölüm yasal düzenleme önerilerine, yedinci bölüm ise demokratikleşme başlığına ayrıldı. Rapor, sonuç ve değerlendirme kısmıyla sona eriyor. Ekler ve dijital paylaşım vurgusu yapıldı Ana rapora beş ek hazırlandığı belirtildi. Bu eklerde komisyon üyeleri, çalışma usul ve esasları, siyasi partilerin sunduğu raporların dijital bağlantıları ve QR kodları, şimdiye kadarki toplantı özetleri ile dinlenen kurum ve kişi listeleri yer alacak. 21’inci toplantının tam tutanağının da rapora ekleneceği ifade edildi. “Rapor af mahiyetinde değildir” Kurtulmuş, raporun bir af düzenlemesi niteliği taşımadığını özellikle vurgulayarak, metnin terör eylemleri ve şiddet ikliminin sona erdirilmesine yönelik iradeyi ortaya koyduğunu söyledi. Çalışmaların tamamlanmış bir süreç olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Kurtulmuş, raporun bir “nihayet değil, atılacak adımların mihenk taşı” olduğunu ifade etti. Kardeşlik ve milli dayanışma vurgusu TBMM Başkanı, Türkiye toplumunun uzun yıllar ağır bedeller ödediğini belirterek terör meselesinin kalıcı biçimde çözülmesinin yalnızca güvenlik politikalarıyla sınırlı olmadığını dile getirdi. Hukuk devleti pratiğinin güçlendirilmesi, demokratik siyasetin ve toplumsal bütünleşmenin ilerletilmesi gerektiğini söyledi. Bölgedeki istikrarsızlıkların emperyal müdahalelerle bağlantılı olduğunu belirten Kurtulmuş, çözümün daha fazla kardeşlik ve bütünleşmeden geçtiğini ifade etti. Yeni anayasa mesajı Kurtulmuş, yeni anayasa hazırlığının komisyonun doğrudan görev alanında olmadığını ancak Türkiye için ertelenemez bir sorumluluk olduğunu kaydetti. Meclis’in milli iradenin tecelligahı olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, sürecin toplumsal meşruiyet zemininde ilerlemesi gerektiğini söyledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İnfaz düzenlemesinde kritik eşik: Tahliyeler için takvim netleşiyor Haber

İnfaz düzenlemesinde kritik eşik: Tahliyeler için takvim netleşiyor

TBMM’de oluşturulan süreç komisyonunun çalışmaları hız kazanırken, Feti Yıldız infaz hukukuna ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu bünyesinde yürütülen çalışmalara işaret eden Yıldız, ortak raporun ay sonuna kadar tamamlanacağını söyledi. “Yamalı bohça” eleştirisi: Yeni bir kanun hedefi Mevcut infaz sisteminin çok sayıda ek ve geçici düzenlemeyle karmaşık bir yapıya dönüştüğünü vurgulayan Yıldız, hedeflerinin bütüncül ve kalıcı bir infaz kanunu olduğunu dile getirdi. Yıldız, Anayasa’nın eşitlik ilkesine uygun, sade ve anlaşılır bir düzenleme için siyasi partiler arasında uzlaşma arayışının sürdüğünü belirtti. Tahliyelerde sayı artıyor Son dönemde kabul edilen Covid düzenlemesini hatırlatan Yıldız, bu düzenlemeyle yaklaşık 50 bin kişinin tahliye edildiğini anımsattı. Yeni infaz düzenlemesi kapsamında ise önümüzdeki 6 ay içinde yaklaşık 60 bin kişinin daha cezaevlerinden çıkmasının öngörüldüğünü açıkladı. Bu tahliyelerin, infazda eşitlik ilkesine dayalı yeni bir yaklaşımın sonucu olacağı ifade edildi. Ortak rapor ay sonuna kadar Komisyon çalışmalarının Numan Kurtulmuş başkanlığında sürdüğünü belirten Yıldız, raporun hazırlanması için başlıkların belirleneceğini ve yazım sürecinin kısa sürede başlayacağını söyledi. Raporun tamamlanmasının ardından infaz kanununa ilişkin yasal sürecin hız kazanması bekleniyor. Oranlar tartışma konusu olacak İnfazın yarı oranında uygulanmasına ilişkin sorulara ise temkinli yaklaşan Yıldız, bu konuda henüz net bir karar olmadığını, asıl tartışmanın infaz oranları üzerinde yoğunlaşacağını ifade etti. Meclis kulislerinde, düzenlemenin kapsamı ve etkilerinin önümüzdeki günlerde daha da netleşeceği konuşuluyor.

AKP ‘süreç’ raporunu Meclis’e sundu: Çalışma 15 başlıktan oluşuyor Haber

AKP ‘süreç’ raporunu Meclis’e sundu: Çalışma 15 başlıktan oluşuyor

Adalet ve Kalkınma Partisi, Meclis’te kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’na ilişkin hazırladığı raporu TBMM’ye sundu. Raporun kimler tarafından teslim edildiği, hangi sürecin parçası olduğu ve kapsamına dair ilk bilgiler kamuoyuyla paylaşıldı. AKP raporu TBMM Genel Sekreterliği’ne iletti Adalet ve Kalkınma Partisi tarafından hazırlanan rapor, AKP Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Şen, Grup Başkanvekili Abdülhamid Gül ve Adalet Komisyonu Başkanı Cüneyt Yüksel tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Sekreterliği’ne sunuldu. Rapor Cumhurbaşkanı’na da iletildi AKP kaynaklarından edinilen bilgilere göre rapor, Meclis’e sunulmadan önce Recep Tayyip Erdoğan’a da arz edildi. Böylece rapor, hem yürütme hem de yasama gündemine taşınmış oldu. 15 başlık altında hazırlandı AKP’nin süreç raporunun toplam 15 ana başlıktan oluştuğu öğrenildi. Başlıkların içeriğine dair ayrıntılar henüz kamuoyuyla paylaşılmazken, çalışmanın Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun yürüttüğü tartışmalar çerçevesinde hazırlandığı belirtildi. Komisyon süreci Meclis’te devam ediyor Rapora ilişkin değerlendirmelerin, TBMM’deki komisyon çalışmaları kapsamında ele alınması bekleniyor. AKP’nin sunduğu metnin, Kürt meselesinin çözümüne yönelik siyasi yaklaşımlar ve atılabilecek adımlar açısından Meclis’teki diğer partilerin tutumlarıyla birlikte tartışılması öngörülüyor. Ayrıntılar bekleniyor AKP’nin 15 başlık altında topladığı raporun içeriği ve önerilerinin önümüzdeki günlerde açıklanması beklenirken, Meclis’teki süreç Türkiye toplumunda “süreç” tartışmalarını yeniden gündemin merkezine taşımış durumda.

Yeniden Refah: Yasal düzenlemeler referanduma gitsin, Kürtçe seçmeli ders olsun Haber

Yeniden Refah: Yasal düzenlemeler referanduma gitsin, Kürtçe seçmeli ders olsun

Yeniden Refah Partisi, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu kapsamında hazırladığı raporu Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sundu. Daha önce Milliyetçi Hareket Partisi ve DEM Parti tarafından rapor sunulan komisyona iletilen çalışma, terörle mücadele, toplumsal barış ve kalıcı çözüm başlıklarında kapsamlı öneriler içeriyor. Yeniden Refah, silahların tamamen bırakılmasını temel şart olarak vurguladı Sekiz sayfalık raporda, silahlı yapıların tamamen tasfiye edilmesi gerektiği belirtilerek, bırakılacak silahların kime ait olduğunun tespit edilmesi ve seri numaralarının kayıt altına alınması önerildi. Bu adımın, şiddet sürecinin kesin biçimde sona erdirilmesi için zorunlu olduğu ifade edildi. Kayyım uygulamalarının kaldırılması ve hukuki zemin oluşturulması istendi Raporda, belediyelere yapılan kayyım atamalarının iptal edilmesi ve yerel yönetimlere ilişkin hukuki zeminin yeniden düzenlenmesi çağrısı yapıldı. Bu düzenlemenin, demokratik temsil ilkesini güçlendireceği ve yerel düzeyde toplumsal güveni artıracağı savunuldu. Kürtçe dahil tüm diller için seçmeli ders önerisi getirildi Yeniden Refah Partisi’nin raporunda, Türkiye’de yaşayan yurttaşların konuştuğu dillerin devlet okullarında seçmeli ders olarak okutulması önerildi. Ayrıca, mahalli lisanlarda eğitim yapmak isteyen özel kurumların, talebe bağlı olarak açılabilmesinin önünün açılması gerektiği belirtildi. Yapılacak tüm yasal düzenlemeler için referandum çağrısı yapıldı Raporda, çözüm sürecine ilişkin atılacak her türlü yasal adımın doğrudan Türkiye toplumunun onayına sunulması gerektiği vurgulandı. Kalıcı ve istikrarlı bir barışın, ancak çoğunluğun açık desteğiyle mümkün olabileceği ifade edildi. İmralı ziyareti eleştirildi, komisyon sürecine zarar verdiği savunuldu Raporda, milletvekillerinin İmralı’ya yaptığı ziyaretin, terör örgütü liderini siyasi bir figür hâline getirdiği savunularak, bu durumun komisyon çalışmalarının sağlıklı ilerlemesi açısından önemli bir hata olduğu belirtildi. Ziyaret sonrasında paylaşılan özet bilgilendirmenin ise kuşkuları artırdığı ifade edildi. Türk ve Kürt yurttaşlar arasındaki kardeşlik vurgusu öne çıkarıldı Yeniden Refah Partisi, çözüm perspektifinin bin yıllık ortak tarih ve birlikte yaşama iradesi temelinde ele alınması gerektiğini savundu. Raporda, İslam kardeşliğini ve Türk-Kürt yurttaşlar arasındaki toplumsal bağları güçlendirecek somut adımların atılması gerektiği ifade edildi. Şehit aileleri ve gazilerin hassasiyetine dikkat çekildi Hazırlanan raporda, atılacak adımların şehit ailelerini ve gazileri incitecek nitelikte olmaması gerektiği vurgulandı. Bu kesimlerin onaylamayacağı düzenlemelerden özellikle kaçınılması çağrısı yapıldı. Irkçılık açık şekilde reddedildi, anayasal vurgu yapıldı Yeniden Refah Partisi, her türlü ırkçılığı kesin olarak reddettiğini belirterek, millet ve laiklik kavramlarının anayasal düzeyde açık biçimde tanımlanmasını önerdi. Bu adımın, toplumsal uzlaşmayı güçlendireceği savunuldu. Rapor, kalıcı barış için geniş toplumsal mutabakat hedefliyor Parti yönetimi, güvenlik tedbirleriyle birlikte ekonomik, sosyal ve siyasi adımların eş zamanlı atılmasının zorunlu olduğunu vurgularken, çözümün yalnızca güvenlik eksenli değil, Türkiye toplumunun tamamını kapsayan bir perspektifle ele alınması gerektiğini ifade etti.

Özel tutanak krizinin ardından konuştu ve “Ortadoğu’da birlikte kazanmak istiyoruz” mesajı verdi Haber

Özel tutanak krizinin ardından konuştu ve “Ortadoğu’da birlikte kazanmak istiyoruz” mesajı verdi

TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun Öcalan ziyaretinin ardından gerçekleşen ilk toplantı, İmralı tutanaklarının sadece 4 sayfalık özetinin okutulması nedeniyle gerilimli geçti. DEM Parti tutanakların tamamının gizlenmemesini isterken, MHP kendi şartlarını sıraladı. CHP ise “süzgeçten geçirilmiş bilgiyle komisyon sağlıklı çalışmaz” diyerek özet paylaşımına itiraz etti. CHP’li Murat Emir, ham tutanağın tüm üyelere sunulması gerektiğini belirterek, özetin algıya göre değişeceğini ve komisyon çalışmalarına gölge düşüreceğini ifade etti. Sezgin Tanrıkulu ise “Özet okunursa barış karşıtlarının eline koz veririz” diyerek sürecin şeffaf ilerlemesi gerektiğini vurguladı. Özgür Özel: “Muhalefetin muhalefetle kavgasına itiraz ediyorum” Kriz sonrası Halk TV’ye konuşan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, DEM Parti ile yaşanan gerginliklere gönderme yaparak, “Ben muhalefetin muhalefetle kavgasına itiraz ediyorum. DEM Parti’nin yönetimini hedef almam; eleştirim çevresindeki ağır söylemleredir” dedi. Özel, adaya gitmeme kararının komisyon açısından bir “tümsek” oluşturduğunu ancak çözüm yolunda yürümeye devam ettiklerini vurguladı: “Biz bu komisyona Kürt sorununun demokratik yollarla çözülmesi ümidiyle girdik. Türkiye terörsüz ve demokratik bir ülke olsun istiyoruz.” “Adaya gitmek bir zorluktu ama çözüm isteğimiz baki” Özel, AKP ve MHP’nin ziyaret sürecini farklı yöntemlerle geçtiğini belirterek CHP’nin tutumunu şöyle açıkladı: “Biz de o tümseğin yanından geçtik ama yolumuzdan dönmedik. Bu iş demokratik yollardan çözülsün istiyoruz. Kürtlerle Türkler geleceğe el ele yürüsün; herkes eşit olsun, herkes zengin olsun istiyoruz.” Ortadoğu vurgusu: “Seküler yönetim ihtiyacı yükseliyor, birlikte kalkınacağımız bir coğrafya istiyoruz” Özel, konuşmasının en dikkat çekici bölümünde Türkiye’nin bölgedeki rolü üzerine kapsamlı mesajlar verdi: “Bir seküler yönetim ihtiyacı bütün Ortadoğu’da yükseliyor. İsrail ellerini ovuşturamasın istiyoruz. Suriye’deki dengeleri, krizleri biliyoruz. Suriye’ye barış gelsin; oradaki Kürtler çözümün parçası olsun. Türkiye ile Suriye dost olsun.” Ayrıca CHP ve DEM Parti’yi örnek göstererek bölgeye seküler-demokratik bir perspektif sunulması gerektiğini belirtti: “Ortadoğu’ya örnek olsun istiyoruz. Türkiye Müslüman Kardeşler modelini değil, demokrasiyi ve sekülerizmi önersin. Hep beraber kazanıp hep beraber kalkınacağımız bir coğrafya olsun istiyoruz.” “Devlet aklı yanlış başladı diye doğru olana karşı çıkmayız” Özel, süreci koşulsuz destekledikleri eleştirilerine yanıt vererek şunları söyledi: “Devlet aklı her dediğinde kayıtsız şartsız evet denmez. Ama devletin menfaati gerçekten buradaysa, sırf kötü başlatıldı diye neden karşı çıkalım? Biz Kürt’ün de Türk’ün de karnını doyuracak, geleceğini güvenceye alacak bir ülke istiyoruz.” Özel, komisyon sürecinin şeffaf ilerlemesi gerektiğini yineledi CHP lideri, son olarak komisyon çalışmalarının spekülasyona açık bırakılmaması gerektiğini vurgulayarak, tutanakların eksiksiz paylaşılması çağrısını yineledi.

Dervişoğlu: İmralı süreci Cumhuriyet’in temel anlayışını zedeliyor Haber

Dervişoğlu: İmralı süreci Cumhuriyet’in temel anlayışını zedeliyor

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada İmralı sürecine tepki gösterdi, Kürt vatandaşlar ile PKK arasında devlet aracılığıyla kurulan ilişkilerin Cumhuriyet’in temel ilkelerini zedelediğini söyledi. ANKARA (İGFA) - İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda gündeme dair önemli değerlendirmelerde bulundu. TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu tarafından İmralı Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’na gönderilen heyete dikkat çeken Dervişoğlu, sürecin Cumhuriyet’in Kürtler ile PKK arasında kurduğu “kalın duvarları” zayıflattığını savundu. Dervişoğlu, “İmralı süreci ve Abdullah Öcalan’ın doğrudan muhatap alınması, Kürtleri Öcalan’ın vesayeti altına almanın yolunu açmıştır. Şimdi ise devlet aklı, Kürtler ile PKK’yı ayırmaya çalışmak yerine Öcalan’ı Kürtlerin ulusal lideri yapma anlayışına doğru kaymıştır” ifadelerini kullandı. #İhanetinZamanAşımıYok pic.twitter.com/xyjXfdZnzP — Müsavat Dervişoğlu (@MDervisogluTR) November 26, 2025 Cumhuriyetin, vatandaşların devletle aracısız ve pazarlıksız ilişki kurabilmesi anlamına geldiğine dikkat çeken Dervişoğlu, sürecin devam etmesi hâlinde devlet ile vatandaş arasındaki doğrudan ilişkinin zarar göreceğini belirterek, farklı kimlik gruplarının liderleri üzerinden iktidar ile pazarlık yapmayı hak görebileceğini öne sürdü. “Kürt vatandaşlarımızla ilişki kurmak için ne Öcalan’a, ne de PKK’ya ihtiyaç vardır" diyen İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, sürecin devamının Cumhuriyet’e ve Anayasa’ya açık bir saldırı olduğunu, savcılarımızın dikkate alması gereken bir suç niteliği taşıdığını ifade etti.

İmralı kararının ardından komisyonda ilk istifa! Haber

İmralı kararının ardından komisyonda ilk istifa!

Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun Abdullah Öcalan’la görüşmek üzere İmralı Adası’na gitmeyi kararlaştırmasının ardından komisyonda ilk istifa geldi. Oylamada “hayır” diyen Demokrat Parti İzmir Milletvekili Haydar Altıntaş, kararın ardından komisyondan çekilme iradesini açıklayarak bugün TBMM Başkanlığı’na resmi dilekçesini sunacağını duyurdu. Komisyonun İmralı ziyareti kararı siyasette yeni bir kırılma anı yarattı Komisyonun 32 evet, 3 hayır ve 2 çekimser oyla aldığı İmralı kararı, Türkiye toplumunda ve siyasette geniş yankı uyandırdı. CHP ve Yeniden Refah’ın katılmadığı oylamada AK Parti, MHP, DEM Parti, TİP ve EMEP’in onay vermesi dikkat çekerken; Demokrat Parti, DSP ve HÜDA-PAR ret oyu kullandı. Demokrat Parti adına komisyonda bulunan Altıntaş, İmralı ziyaretinin “millet vicdanını yaralayacağını” ifade ederek istifa sürecini başlattı. Altıntaş: ‘İmralı Adası derin acıların mekânı, pazarlığın yeri olamaz’ Sözcü’ye konuşan Altıntaş, İmralı’nın Türkiye toplumunda taşıdığı ağır hafızaya vurgu yaparak, ziyareti sakıncalı bulduklarını belirtti. “Genel Başkanımız Gültekin Uysal ile yaptığımız değerlendirme sonrası komisyondan çekilme kararı aldık” diyen Altıntaş, İmralı’da kurulacak her tür temasın yurttaşların adalet duygusunu zedeleyebileceğini vurguladı. “Biz teröristle pazarlık olmaz diyoruz. Şimdi ne konuşulacak? İmralı’da bir anlaşma masası mı kurulacak?” ifadeleriyle kararı sert sözlerle eleştirdi. ‘Egemenlik tartışmaya açılıyor, talepler akla hayale gelmez boyutta’ Altıntaş, son dönemde süreç etrafında dillendirilen çeşitli siyasi taleplerin Türkiye toplumunda kaygı yarattığını da dile getirdi. Ana dilde eğitimden yerinden yönetime uzanan bazı tartışmaların “egemenlik hakkını tartışmaya açtığını” savunarak, İmralı kararının bu talepleri yeniden canlandırmasından endişe duyduklarını belirtti. Demokrat Parti yönetiminin bu sebeple sürece “net bir mesafe” koyduğunu aktardı. Komisyondaki ilk ayrılık yeni tartışmaların kapısını aralayabilir Komisyonun bu hafta İmralı’ya giderek Abdullah Öcalan’la görüşmesi öngörülürken, Altıntaş’ın istifasının siyasi dengeler üzerinde nasıl bir etkisi olacağı merak ediliyor. Ziyareti savunan partiler “Terörsüz Türkiye” hedefi çerçevesinde adımı desteklerken; karşı çıkan kesimler sürecin Türkiye toplumunun hassasiyetlerini zedeleyebileceği görüşünde. Demokrat Parti’nin kararı, komisyonda yeni istifaların veya yeni tutum değişikliklerinin de habercisi olabilir.

Mahmut Arıkan: Türkiye’nin sorunları İmralı’dan da Silivri’den de büyüktür Haber

Mahmut Arıkan: Türkiye’nin sorunları İmralı’dan da Silivri’den de büyüktür

DEVA, Gelecek ve Saadet partilerinin birleşmesiyle kurulan Yeni Yol Partisi’nin ilk TBMM Grup Toplantısı’nda konuşan Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, iktidarın gündemini İmralı’ya, ana muhalefetin gündemini Silivri’ye kilitlemesini eleştirerek, “Meseleyi kişilere indirgemek gündem saptırmaktır” dedi. Yeni Yol Partisi TBMM Grup Toplantısı'nda konuşan Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, güncel siyasi tartışmalara sert çıktı. Arıkan konuşmasında özetle şu mesajları verdi: “Bugün iktidarın tek gündemi İmralı, ana muhalefetin tek gündemi Silivri’dir. Türkiye’nin sorunları da umutları da İmralı’dan da Silivri’den de büyüktür. Kimin gideceği, kimin geleceği, kimlerle gidip kimlerle döneceği, neyle gidip neyle geleceği, hangi yolu kullanacağı tartışması gündemi meşgul etme çabasıdır. Bu yaklaşım, meseleyi kişilere indirgemek, sulandırmak ve magazinleştirmekten başka bir şey değildir.” https://twitter.com/mahmutarikansp/status/1991127355297821111 “komisyon mu İmralı’ya gitsin, İmralı mı Komisyon’a gelsin?” İktidara, ortaklarına ve kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’na seslenen Mahmut Arıkan, "Bütün bu ‘Komisyon mu İmralı’ya gitsin, İmralı mı Komisyon’a gelsin’ tartışmaları oyalamacadır. Toplumsal barış için tek bir adım değil, hak ve adalet ekseninde gerekli tüm adımlar bir an evvel atılmalıdır. Hak ve özgürlükler üzerindeki tüm kısıtlamalar derhal kaldırılmalıdır”diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.