SON DAKİKA

#Milli Savunma Bakanlığı

HABER DEĞER - Milli Savunma Bakanlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Milli Savunma Bakanlığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

MSB, Atina'yı uyardı: "Müsamaha gösterilmeyecek" Haber

MSB, Atina'yı uyardı: "Müsamaha gösterilmeyecek"

Meis Adası'nın Statüsüne Yönelik Sert Uyarı Millî Savunma Bakanlığı (MSB) Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk tarafından gerçekleştirilen haftalık basın bilgilendirme toplantısında, Yunanistan Başbakanı’nın beraberindeki heyetle birlikte Meis Adası'nı ziyaret etmesi ve buradaki askerî unsurlarla temaslarda bulunması ele alındı. Bakanlık Sözcüsü Aktürk konuyla ilgili olarak şu ifadeleri kullandı: "1947 Paris Barış Antlaşması uyarınca gayriaskeri statüde olmak kaydıyla Yunanistan’a devredilen Meis Adası’nda askeri unsur ve savaş gemisi bulundurulması ve bu unsurların üst düzey ziyaretler kapsamında kamuoyuna açık şekilde sergilenmesi, Ada’nın statüsüyle bağdaşmadığı gibi barış ve istikrara da katkı sağlamamaktadır. Türkiye kıyılarına son derece yakın konumda bulunan Meis’in gayriaskeri statüsüne aykırı fiili durum oluşturulmasına yönelik girişimlerin uluslararası yükümlülüklerle bağdaşmadığını ve ülkemiz tarafından kabul edilmeyeceğini bir kez daha vurguluyoruz. Ülkemiz, Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’in barış ve istikrar alanı olmasını, Türkiye ile Yunanistan arasındaki ilişkilerin iyi komşuluk ve diyalog temelinde geliştirilmesini savunmakla birlikte, bu yaklaşım uluslararası antlaşmalardan kaynaklanan hak ve yükümlülüklerin göz ardı edilmesine veya sahada fiili durum oluşturulmasına müsamaha gösterileceği anlamına gelmemektedir." Aktürk, Yunanistan’ı uluslararası antlaşmalardan kaynaklanan yükümlülüklerine riayet etmeye ve gayriaskeri statüdeki adalarda bu statüyle bağdaşmayan faaliyetlerden kaçınmaya davet ettiklerini belirterek, "Ülkemiz, Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’de iyi komşuluk ve diyalogdan yana yapıcı yaklaşımını sürdürürken, uluslararası hukuktan kaynaklanan hak ve menfaatlerini korumaya kararlılıkla devam edecektir" dedi. Sınır Güvenliği ve Terörle Mücadele Bilançosu Türk Silahlı Kuvvetlerinin terörle mücadelesine, sınırları korumaya, karada, denizde ve havada ülkenin savunma ve güvenliğini sağlamaya azim ve kararlılıkla devam ettiğini vurgulayan Aktürk, son 1 hafta içerisindeki faaliyetleri şu sözlerle aktardı: "Geçtiğimiz hafta içerisinde; 1 PKK’lı terörist daha teslim olmuş, hudutlarımızda ise; 2’si terör örgütü mensubu olmak üzere 878 şahıs yakalanmış, 1 Ocak’tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 11 bin 323’e ulaşmış, engellenen 875 şahıs ile birlikte bu yıl içerisinde engellenen kişi sayısı da 50 bin 269 olmuştur." Öte yandan, 51’inci Komando Tugay Komutanlığının Söke'ye konuşlanmasına ilişkin soruyu yanıtlayan Aktürk, "Birliklerimizin teşkilat yapısı ve konuş durumlarına ilişkin gerekli düzenlemeler, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin görev ve harekât ihtiyaçları doğrultusunda yapılmaktadır. 51’inci Komando Tugay Komutanlığımızın konuş yeri değişikliği bu kapsamda yapılan değerlendirmeler sonucu haziran ayında onaylanmıştır" ifadelerini kullandı. ABD'nin GKRY Kararına Tepki ve Orta Doğu Gelişmeleri ABD'nin Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ne (GKRY) yönelik silah ambargosuna değinen Aktürk, kararın 30 Eylül 2027 tarihine kadar bir yıl süreyle yeniden uzatılmasının Kıbrıs Adası’ndaki hassas dengeleri ve güven ortamını olumsuz etkileyebilecek bir adım olduğunu belirterek şu açıklamaları yaptı: "Üçüncü taraflardan beklentimiz; Ada’da hassas dengelere zarar verecek faaliyetlerden kaçınılması, Kıbrıs Türk halkını yok sayan uygulamalardan vazgeçilmesi, barış ve istikrara adil ve tarafsız yaklaşım ile katkı sağlanmasıdır. Türkiye, garantör ülke olarak, geçmişte olduğu gibi bugün ve yarın da Kıbrıs Türklerinin güvenliği, huzuru ve refahı için gerekli tedbirleri almaya KKTC makamlarıyla iş birliği içerisinde devam edecektir." Bölgesel gelişmeler kapsamında Mekke Savunma İttifakı hakkında da konuşan Aktürk, bu oluşumun Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki köklü ilişkiler ve savunma iş birliği temelinde şekillenen, savunma ve kolektif caydırıcılık esasına dayalı bir anlaşma olduğunu belirterek şunları aktardı: "Anlaşma, herhangi bir ülkeye karşı olmadığı gibi taraf ülkelerin üçüncü ülkelerle mevcut ilişkilerine de alternatif teşkil etmemektedir. Bu çerçevede, askeri iş birliğinin geliştirilmesi, birlikte çalışabilirliğin artırılması ve savunma kapasitesinin güçlendirilmesine yönelik faaliyetler üç ülke arasında koordinasyon içerisinde yürütülmekte; İttifakın kurumsallaşmasına yönelik çalışmalar devam etmektedir." Önceki hafta sonu Suudi Arabistan’ı hedef alan İHA saldırısı ile Husiler tarafından gerçekleştirilen eylemleri kınadıklarını belirten Aktürk, "Bölgesel istikrarı tehdit eden bu tür girişimlerin bir an önce sona erdirilmesi gerektiğini ifade ediyoruz. Kızıldeniz ve Babülmendep’te devam eden Husi tehdidi ise yalnızca bölge güvenliğini değil, uluslararası deniz ticaretini ve küresel istikrarı da olumsuz etkilemektedir" dedi. İsrail'in Lübnan, Suriye ve Filistin’e yönelik eş zamanlı saldırılarını sürdürerek istikrarsızlığı derinleştirdiğini kaydeden Aktürk, "Birleşik Krallık, Fransa ve Kanada’nın öncülüğünde 12 ülke tarafından Batı Şeria’daki yasa dışı yerleşimlerle ticaret ve iş ilişkilerini yasaklamaya yönelik atılan adımları memnuniyetle karşılıyoruz. Bununla birlikte, İsrail’in uluslararası hukuku hiçe sayarak Gazze’de yerinden edilmiş Filistinlilerin yaşadığı kamplar ile Lübnan’ın güneyindeki yerleşim yerlerini hedef alması karşısında uluslararası toplumu söylemin ötesine geçerek somut ve caydırıcı tedbirler almaya davet ediyoruz. Bölgede barış ve huzurun sağlanması için İsrail’in uluslararası hukuku ihlal eden eylemlerine derhâl son vermesi gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz" diyerek açıklamalarını tamamladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

MSB'den Avrupa Parlamentosu'na: "Mesnetsiz iddiaları şiddetle reddediyoruz" Haber

MSB'den Avrupa Parlamentosu'na: "Mesnetsiz iddiaları şiddetle reddediyoruz"

Avrupa Parlamentosu'nun taraflı tutumuna tepki Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Avrupa Parlamentosu’nda alınan kararlara ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, üçüncü tarafların Kıbrıs konusunda tarihî gerçekleri dikkate alarak adil ve tarafsız bir yaklaşım sergilemesi gerektiği vurgulanırken, 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı ile Türk Silahlı Kuvvetlerine yönelik mesnetsiz iddiaların kabul edilmesinin mümkün olmadığı belirtildi. Tepkinin odak noktasında, Avrupa Parlamentosu Kadın Hakları ve Cinsiyet Eşitliği Komisyonu’nun, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin Türk Silahlı Kuvvetlerini hedef alan sözde anıt projesine kaynak ayrılmasını tavsiye etmesi yer aldı. Açıklamada, "Avrupa Parlamentosu Kadın Hakları ve Cinsiyet Eşitliği Komisyonunca, GKRY’nin Türk Silahlı Kuvvetlerini hedef alan sözde bir anıt projesine kaynak ayrılmasının tavsiye edilmesi, tarihî gerçekleri çarpıtmaya yönelik taraflı yaklaşımın yeni bir örneğidir." denildi. "Kıbrıs Türk halkını hedef alana karşılığı verme kararlılığımız tamdır" AB ve bağlı kurumlarının 1963-1974 döneminde Kıbrıs Türklerine yönelik sistematik saldırıları ve EOKA terör örgütünün eylemlerini göz ardı ederek Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin tek taraflı söylemlerini esas almasının Kıbrıs Meselesi’nin çözümüne katkı sağlamadığına dikkat çekildi. Türk Silahlı Kuvvetlerinin 50 yılı aşkın süredir Ada’daki barış ve istikrarın yegane güvencesi olduğunun altı çizilirken, Kıbrıs Türk halkının güvenliğini hedef alan hasmane tutumlara karşı her türlü mukabelede bulunulacağı net bir dille ifade edildi. Açıklamada, "Avrupa Birliği ve kurumlarının, 1963-1974 yılları arasında Kıbrıs Türklerine yönelik sistematik saldırıları ve EOKA terör örgütünün insanlık dışı eylemlerini görmezden gelerek GKRY’nin tek taraflı iddia ve söylemlerini esas alması, Kıbrıs Meselesi’nin çözümüne katkı sağlamaktan uzaktır. Üçüncü tarafları, tarihî gerçekler ışığında adil ve tarafsız bir tutum sergilemeye davet ediyoruz. Türk Silahlı Kuvvetleri, 50 yılı aşkın süredir Ada’daki barış ve istikrarın teminatı olmaya devam etmektedir. Kıbrıs Türk halkının güvenliğini hedef alan her türlü hasmane tutuma karşı gerekli karşılığı verme kararlılığımız tamdır." denildi. Suriye'de 'tek devlet, tek ordu' vurgusu MSB açıklamasında ayrıca Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) fesih ve entegrasyon sürecine ilişkin değerlendirmelere de yer verildi. Suriye’nin toprak bütünlüğü ve "tek devlet, tek ordu" anlayışının güçlendirilmesi amacıyla yürütülen sürecin yakından takip edildiği belirtilerek şu değerlendirmelerde bulunuldu: "Silah ve askerî araçların Suriye ordusuna teslim edilmesi, entegrasyonun ve 'tek ordu' ilkesinin doğal gereğidir. İç savaş döneminde eski rejim unsurlarından kalan ya da terörizmle mücadele gerekçesiyle uluslararası aktörler tarafından sağlanan silah ve askerî araçların Suriye ordusuna devredilmesi, sürecin sağlıklı biçimde ilerlemesine katkı sağlayacaktır." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Silivri gemi kazasında tutuklanan kaptanlardan ilk ifade: "Tuğberk İmamoğlu üzerimize çarptı" Haber

Silivri gemi kazasında tutuklanan kaptanlardan ilk ifade: "Tuğberk İmamoğlu üzerimize çarptı"

Kaptanlar duçlamaları kabul etmedi Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan ALSU tankerinin 1’inci kaptanı Ahmet Erarslan ile 3’üncü kaptanı Murat Evciman çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Olay anında istirahatte olduğunu belirten 1’inci kaptan Ahmet Erarslan, çarpışma sesini duymasıyla köprü üstüne çıktığını söyledi. Tuğberk İmamoğlu isimli kuru yük gemisini sancak kıç omuzluğunda gördüğünü aktaran Erarslan, şunları kaydetti: "Biz Tuğberk İmamoğlu gemisine çarpmadık, Tuğberk İmamoğlu isimli gemi bizim gemimize çarpmıştır. Tuğberk İmamoğlu isimli gemi bize ‘İskeleye al’ uyarısı yaptıktan sonra bizim gemimiz iskeleye aldığı halde, Tuğberk İmamoğlu gemisinin kendisini iskeleye alması yerine sancağa alması nedeniyle gemimize çarpması sonucu kazanın meydana geldiğini düşünüyorum. Bilirkişi raporunda hakkımda yapılan tespitleri kabul etmiyorum. Yaşanan olayda benim bir kusurum bulunmamaktadır. Şayet bizim gemimiz şiddetli biçimde Tuğberk İmamoğlu gemisine çarpmış olsaydı, bulunduğumuz gemide daha büyük hasar meydana gelirdi. Bizim bulunduğumuz gemi kazayı yaslama olarak hissetmiştir. Bizim gemimizdeki AIS cihazı aktif bir şekilde çalışmaktaydı. Tuğberk İmamoğlu gemisinin AIS cihazı ise kapalı konumdaydı. Çünkü biz Tuğberk İmamoğlu gemisini AIS’den görememiştik. Biz Tuğberk İmamoğlu gemisini yalnızca radardan takip edebilmiştik. Kaza, Tuğberk İmamoğlu’nun bizim gemimize vurması nedeniyle meydana geldi. Böyle bir olay yaşandığı için çok üzgünüm." 3'üncü Kaptan Evciman: "Telsizden seslendim" Kazanın yaşandığı sırada geminin sevk ve idaresinden sorumlu olan 3’üncü kaptan Murat Evciman ise yedi aylık tecrübesi bulunduğunu belirterek olay anını anlattı. Karşı gemiden gelen uyarı üzerine manevra yaptığını savunan Evciman, ifadelerini şu sözlerle aktardı: "Aramızdaki mesafe 500 metreye kadar kalınca Tuğberk İmamoğlu gemisi birden sancağını alıp rotasını benim üzerime doğru çevirdi. Ben bu sırada karşıdaki geminin manevra yapacağını düşündüm ve telsizden ‘Tuğberk İmamoğlu, üstüme doğru geliyorsun, gelme’ şeklinde seslendim. Seslendikten sonra aramızdaki mesafe azaldığı için ben bulunduğum geminin rotasını iskeleye doğru çevirdim. Bu sırada Tuğberk İmamoğlu gemisi sancak yapmaya devam etti ve üzerime doğru gelmeye devam etti. Ben Tuğberk İmamoğlu gemisinin benim bulunduğum gemiye sancak almaya başladığı andan itibaren ışıklarını görüyordum. Tuğberk İmamoğlu gemisi, iskele baş omuzundan benim bulunduğum geminin sancak baş omuz kısmına çarptı. Çarpışma olduğu anda hemen köprü üst katından birkaç basamak inerek ‘Çarpışma oldu’ diye bağırdım. Sonra hemen köprü üstüne geldim. Köprü üstüne geldiğimde Tuğberk İmamoğlu gemisinin ışıklarını gördüm. Kazadan yaklaşık 20 saniye sonra köprü üstüne 2’nci kaptan Barış Hazar geldi ve gemiyi tam sağa doğru çevirip Tuğberk İmamoğlu gemisinden uzaklaştırdı. Çarpışmadan yaklaşık 10-15 dakika sonra Sektör Marmara’ya bilgi verildi. Kaza, diğer geminin rotasını üzerimize doğru çevirmesinden kaynaklanmıştır. Bilirkişi raporunda hakkımda yapılan tespitleri kabul etmiyorum. Yaşanan olayda benim bir kusurum bulunmamaktadır. Çatışmadan önce Tuğberk İmamoğlu gemisinin AIS’i görünmediği için Sektör Marmara da bana bir uyarıda bulunmamıştı. Kaza, Tuğberk İmamoğlu gemisinin benim bulunduğum gemiye çarpması nedeniyle meydana geldi. Böyle bir olay yaşandığı için çok üzgünüm." Batan geminin yeri tespit edildi Diğer yandan, Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Marmara Denizi Silivri açıklarında batan Tuğberk İmamoğlu isimli kuru yük gemisinin yerinin belirlendiğini duyurdu. Açıklamada, "Marmara Denizi Silivri açıklarında, 2 Eylül 2026 tarihinde iki ticari geminin çarpışması sonucu batan Tuğberk İmamoğlu isimli gemiyi ve personeli arama çalışmaları devam ediyor. İlk günden itibaren kaza bölgesinde çalışmalarını sürdüren Deniz Kuvvetlerimizin TCG Akın kurtarma ve yedekleme gemisi, batan geminin yerini tespit etti. Çalışmalar koordineli şekilde devam ediyor." ifadelerini kullandı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

MSB'den Mekke Paktı değerlendirmesi: "NATO'ya alternatif değil" Haber

MSB'den Mekke Paktı değerlendirmesi: "NATO'ya alternatif değil"

Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, Bakanlıkta gerçekleştirilen haftalık bilgilendirme toplantısında iç ve dış güvenlik gündemine dair önemli başlıkları paylaştı. Çerçeve Yasa çalışmaları "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında Meclis'ten geçen düzenlemeye değinen Bakanlık, konuyla ilgili olarak, "(Çerçeve yasa) Bakanlığımızca, Kanun’un 8’inci maddesinin uygulanmasına yönelik olarak devletimizin ilgili kurumlarıyla tam bir uyum ve koordinasyon içerisinde gerekli çalışmalara başlanmıştır" açıklamasında bulundu. Operasyonların kararlılıkla sürdüğü belirtilirken, son bir hafta içerisinde 3 PKK'lı teröristin daha teslim olduğu açıklandı. Sınır güvenliği verilerini de paylaşan MSB, "Son bir hafta içerisinde hudutlardan yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 1’i terör örgütü mensubu 499 kişi yakalandı, 716 kişi ise hududu geçemeden engellendi. 1 Ocak'tan bugüne sınırlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 7 bin 942 oldu, engellenen kişi sayısı da 45 bin 518’e ulaştı" bilgilerini aktardı. Mekke Ortak Savunma Anlaşması hakkında bilgilendirme Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında 7 Ağustos 2026 tarihinde imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'na ilişkin detaylar kamuoyuyla paylaşıldı. Bakanlık, anlaşmanın amacını ve niteliğini şu sözlerle açıkladı: "Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında 7 Ağustos 2026 tarihinde imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması, üç ülke arasındaki mevcut dostluk ve kardeşlik ilişkilerinin savunma ve güvenlik alanında daha kurumsal ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulmasını amaçlamaktadır. Anlaşmanın temel hedefi; bölgesel güvenlik ve istikrara katkı sağlamak, ülkelerimiz arasındaki askeri iş birliğini geliştirmek ve muhtemel krizlere karşı ortak hareket kabiliyetini güçlendirmektir. Söz konusu anlaşma savunma amaçlı olup herhangi bir ülkeyi ortak düşman ya da hasım olarak tanımlamamaktadır. Mekke Ortak Savunma Anlaşması, NATO’ya alternatif veya rakip bir yapı olmayıp bölgesel güvenlik ve istikrara katkı sağlayarak uluslararası güvenlik mimarisini tamamlayıcı bir mekanizma olarak değerlendirilmektedir. Mekanizmanın olgunlaşmasıyla birlikte, gerekli mutabakatın sağlanması halinde diğer ülkelerin katılımı da değerlendirilebilecektir. Nihai hedefimiz, barış döneminde etkin şekilde işleyen, muhtemel krizlere hazırlıklı ve ihtiyaç halinde somut askeri destek sağlayabilen kurumsal bir mekanizma oluşturmaktır." İsrail'e sert tepki Bölgesel barışın önündeki engellere değinen Bakanlık, İsrail'in saldırılarına ilişkin değerlendirmesinde, "Bölgede kalıcı barış ve istikrarın sağlanması, İsrail’in Gazze ve Lübnan’daki işgal ve saldırılarına son vermesiyle mümkündür. Ancak İsrail, Birleşmiş Milletler raporlarına da yansıyan ve Gazze’deki insani krizi derinleştiren saldırılarını sürdürmektedir. İsrail’in 15 maddelik Gazze Planı’nı da reddetmesi, bölgesel yayılmacı politika izlediğinin bir diğer göstergesi olmuştur" ifadelerine yer verdi. Yalova'daki F-16 kazası Yalova'daki askeri uçak kazasına dair son durumu aktaran MSB, şu bilgileri paylaştı: "18’inci Ana Üs Komutanlığı/Yalova’da 2026 yılı Hava Harp Okulu Öğrenci Seçme Uçuşları kapsamında eğitim uçuşu gerçekleştiren Hava Kuvvetlerimize ait bir adet F-16 uçağımız kırıma uğramıştır. Fırlatma koltuğuyla uçaktan ayrılan pilotumuzun sağlık durumu iyidir. Kırımın nedeni yapılacak detaylı inceleme sonucu belirlenecektir. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, hudutlarımızı ‘Hudut Namustur’ anlayışıyla; her türlü hava ve arazi şartlarında 7 gün 24 saat esasına göre büyük bir özveri ve kararlılıkla korumaktadır. Bu kapsamda; hudut karakolları ve üs bölgelerimizde birlik veya personel azaltılması söz konusu değildir." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Millî Savunma Bakanlığı: "Terörsüz Türkiye stratejik bir vizyondur" Haber

Millî Savunma Bakanlığı: "Terörsüz Türkiye stratejik bir vizyondur"

Ankara'da gerçekleştirilen olağan basın toplantısının ardından gazetecilerin gündeme taşıdığı soruları yanıtlayan Millî Savunma Bakanlığı (MSB), ülkede tartışılan yeni sürece ilişkin net mesajlar verdi. Sahada uzun süredir yürütülen operasyonlarla elde edilen kazanımların kalıcı bir güvenlik yapısına dönüştürülmesi hedefiyle TSK'nın tüm tedbirleri alacağı ifade edildi. Mücadelenin temelinde büyük fedakarlıklar var Bakanlık tarafından yapılan değerlendirmelerde, kararlılıkla sürdürülen güvenlik politikalarının halkın desteği ve ordu mensuplarının üstün gayretleriyle önemli bir noktaya ulaştığına dikkat çekildi. Yıllardır süren bu çabaların arkasındaki en büyük payın hayatını kaybeden güvenlik görevlilerine, gazilere ve onların fedakar ailelerine ait olduğu vurgulandı. Süreçle ilgili yürütülen çalışmaların sadece ulusal sınırları korumakla kalmayıp çevredeki coğrafyanın da istikrarına hizmet edeceğinin altı çizildi. Basın mensuplarıyla paylaşılan resmi metinde şu ifadeler yer aldı: "Terörsüz Türkiye vizyonu doğrultusunda, terörün tamamen ve kalıcı şekilde gündemden çıkarılması yalnızca ülkemizin değil, bölgemizin de barış, güvenlik ve istikrarına önemli katkılar sağlayacaktır. Bu yönüyle Terörsüz Türkiye, ulusal güvenliği güçlendiren ve bölgesel istikrara katkı sunan stratejik bir vizyondur. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz bu süreçte üzerine düşen görev ve sorumlulukları bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kararlılıkla yerine getirmeye devam edecek, terörle mücadelede elde edilen başarının kalıcı barış ve güvenlik ortamıyla taçlandırılması için gerekli her türlü tedbiri almaya devam edecektir." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Askeri hastaneler tekrar mı açılacak? Haber

Askeri hastaneler tekrar mı açılacak?

İlgili bakanlıklar arasında yürütülen çalışmalarda, daha önce kapatılan 25 askeri hastaneden en az 15’inin yeniden faaliyete geçirilmesi ve sistemin genişletilmiş bir kapsamla yeniden kurgulanması hedefleniyor. Taslağın temel hatları Sonbaharda yasa teklifi olarak TBMM gündemine gelmesi beklenen çalışma üç ana başlık altında şekilleniyor. Kapatılan 25 hastaneden en az 15'inin yeniden açılması planlanıyor. Hastanelerin yönetiminin askerlerde kalması, ancak operasyonel olarak Sağlık Bakanlığı bünyesinde faaliyet göstermesi üzerinde duruluyor. Askeri doktor ve sağlık personeli ihtiyacının karşılanması için Sağlık Bilimleri Üniversitesi ile Milli Savunma Bakanlığı iş birliğinde yeni bir kontenjan ve eğitim modeli oluşturulacak. Kışlalardaki sağlık hizmetlerinin iyileştirilmesi ve askeri personel ile yakınlarının sağlık hizmetlerine erişiminin güçlendirilmesi hedefleniyor. Hizmet alanı genişliyor: MİT ve emniyet personeli de dahil Düzenlemenin en dikkat çeken yönlerinden biri, hastanelerden yararlanacak kişi kapsamının genişletilmesi oldu. İddiaya göre, mevcut TSK personelinin yanı sıra; Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), Emniyet ve Jandarma personeli sisteme dahil edilecek.Terörle mücadele sürecinde karar alma mekanizmalarında yer alan bazı sivil kamu görevlilerinin (vali, rektör, müsteşar vb. statüsündeki isimler) de askeri hastanelerden yararlanabilmesi planlanıyor. Sistemin yeniden hayata geçirilmesiyle birlikte, askeri sağlık personelinin yeniden kademeli olarak yetiştirilmesi ve askeri sağlık sisteminin kendine has dinamiklerinin "hibrit" bir yönetim yapısıyla güncellenmesi öngörülüyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Gurbetçilere askerlik muafiyeti ve emeklilik hakkı: Yeni düzenleme yolda Haber

Gurbetçilere askerlik muafiyeti ve emeklilik hakkı: Yeni düzenleme yolda

Özellikle askerlik yükümlülükleri ve emeklilik hakları konusunda yaşanan mağduriyetlerin giderilmesi hedefleniyor. "Yaşadığı ülkede askerlik yapanlar muaf olacak" AK Parti kurmayları tarafından hazırlanan ve Meclis'e sunulan kanun teklifinin en dikkat çekici maddelerinden biri, gurbetçilerin askerlik statüsüne yönelik. Düzenlemeye göre, yaşadıkları ülkede zorunlu askerlik hizmetini yerine getiren Türk vatandaşlarının, Türkiye'de ikinci kez askerlik yapmalarının veya "asker kaçağı" durumuna düşmelerinin önüne geçilmesi amaçlanıyor. Hangi ülkelerdeki askerlik hizmetinin muafiyet kapsamına gireceğini ve bu sürecin şartlarını belirleme yetkisi Milli Savunma Bakanlığı'na verilecek. Yetkililer, mevcut yasal yükümlülükler nedeniyle Türkiye'ye giriş yapamayan veya bu durumdan kaçınmak için vatandaşlıktan çıkmayı tercih eden vatandaşların, Türkiye ile bağlarının korunmasının hedeflendiğini belirtiyor. TSK'ya yönelik diğer düzenlemeler TBMM'de görüşülmeye başlanan "Uzman Erbaş Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi" sadece gurbetçileri değil, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yapısına dair birçok başlığı da kapsıyor. Askeralma Kanunu kapsamında askerlik hizmetini yapanlar hariç olmak üzere, Silahlı Kuvvetlerden ayrılan subayların muvazzaf olarak tekrar hizmete alınamayacağına yönelik net hükümler getiriliyor. En az 7 hizmet yılını doldurarak ayrılan sözleşmeli erbaş ve erlere; zabıta, itfaiye eri, bekçi veya koruma görevlisi gibi çeşitli kamu pozisyonlarına atanma imkânı sağlanıyor. Tıp ve diş hekimliği fakültelerinde bakanlıklar hesabına okuyup yükümlülük süresini tamamlamadan ayrılanlara, belirlenen süre boyunca mesleklerini icra etme yasağı getiriliyor. Orduevleri, kışla gazinoları ve gazi uyum evleri gibi tesislerin "askeri mahal" vasfı taşıdığı kanunla netleştiriliyor. Emeklilikte "maaş kesintisi" sona eriyor Paket kapsamında gurbetçilerin ekonomisine dair de önemli bir adım atılıyor. Yurt dışı borçlanması yaparak emekli olan vatandaşların, Türkiye'de sigortalı bir işte çalışmaya başladıklarında emekli aylıklarının kesilmesi uygulamasına son verilmesi planlanıyor. Yeni düzenlemeyle birlikte, gurbetçilerin hem emekli maaşlarını almaya devam etmeleri hem de çalışma hayatına katılabilmeleri hedefleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.