SON DAKİKA

#Miras

HABER DEĞER - Miras haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Miras haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

MASAK Kuriş ailesinin mali hareketlerini inceledi: Milyonluk transferler! Haber

MASAK Kuriş ailesinin mali hareketlerini inceledi: Milyonluk transferler!

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Alihan Kuriş soruşturmasında, Mali Suçları Araştırma Kurulu’nun (MASAK) hazırladığı rapor aile ve yakın çevrenin mali hareketlerine ilişkin yeni ayrıntıları ortaya koydu. Raporda Alihan Kuriş’in yanı sıra eşi, anne ve babası, kardeşi, babaannesi ile eşinin yakınlarının mal varlıkları, banka hesap hareketleri, araçları, şirket ortaklıkları ve taşınmaz işlemleri incelendi. Savcılığın özellikle 1 Ocak 2016 sonrasındaki mal varlığı değişimleri ve zenginleşmenin kaynağına odaklandığı belirtildi. Rapordaki en dikkat çekici başlıklardan biri tapu kayıtları oldu. Kuriş’in annesi adına 646, babaannesi adına 539, babası adına 207 ve eşinin babası adına 426 olmak üzere toplam 1818 gayrimenkul işlem kaydı tespit edildi. Bu işlemlerin doğrudan 1818 ayrı gayrimenkul anlamına gelmediğini belirtmek gerekiyor; raporda söz konusu sayı TAKBİS işlem kaydı olarak yer alıyor. Taşınmazların edinim ve devir süreçlerinin ayrıntılı şekilde incelenmesi bekleniyor. Alihan Kuriş’in kardeşi Hilmi Tuna Kuriş’in özellikle 2024-2026 yıllarındaki taşınmaz hareketleri raporda öne çıktı. Miras yoluyla intikal eden bazı tarla ve arsaların kısa süre içerisinde farklı mülkiyet ve satış işlemlerine konu olduğu belirtildi. Hilmi Tuna Kuriş’in bazı taşınmazlarında icrai haciz, ihtiyati tedbir ve el koyma kararlarının bulunduğu, bankacılık transferlerinin ise on milyonlarca liraya ulaştığı aktarıldı. Raporda Kuriş’in eşine ait bir otomobilin finansmanı da mercek altında. 5 Eylül 2023’te üçüncü bir kişinin hesaba 2 milyon 406 bin 650 TL gönderdiği, paranın aynı gün otomotiv şirketine aktarıldığı tespit edildi. Soruşturmada, otomobil bedelinin neden üçüncü kişi tarafından karşılandığı ve taraflar arasında nasıl bir hukuki ya da ticari ilişki bulunduğu araştırılıyor. Kuriş’in eşinin kardeşi adına kayıtlı 5 tarlanın tamamının 2 Ekim 2023 tarihinde aynı gün edinildiği de rapora yansıdı. Taşınmazların toplam büyüklüğünün yaklaşık 18 bin 700 metrekare olduğu belirtildi. Aynı kişinin banka işlem hacminin de 2023 itibarıyla önceki yıllara kıyasla yaklaşık beş kat arttığı kaydedildi. Raporda Kuriş’in eşinin annesi adına şirket ortaklığı, araç veya gayrimenkul kaydı bulunmadığı, buna karşılık 2016-2026 dönemindeki hesap hareketlerinin toplamda 9,3 milyon TL’yi aştığı belirtildi. Soruşturmanın bundan sonraki aşamasında banka dekontları, tapu satış bedelleri, şirket bilançoları, vergi beyannameleri ve araç ödeme kayıtlarının karşılaştırılması bekleniyor. Rapordaki tespitlerin tek başına suçluluk hükmü anlamına gelmediğini de vurgulamak gerekiyor. Mal varlıklarının kaynağı, işlemlerin ekonomik gerekçeleri ve gerçek faydalanıcıların kim olduğu, savcılığın diğer delillerle birlikte yapacağı inceleme sonucunda hukuken değerlendirilecek. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İsviçre’deki 6 ton altın için 20 yıllık savaş: Elazığlı iş insanı sessizliğini bozdu Haber

İsviçre’deki 6 ton altın için 20 yıllık savaş: Elazığlı iş insanı sessizliğini bozdu

Hastane odasında başlayan hikâye Bayrak’ın iddiasına göre süreç, 2005 yılında annesinin hastane odasında yaptığı açıklamayla başladı. Annesi, babasından kalan 6 sandık altının İsviçre’de bir bankada bulunduğunu söyledi. Bu bilgi üzerine Zürih’e giden Bayrak, altınları almak istedi ancak söz konusu varlıkların ülke dışına çıkarılmasına izin verilmediğini belirtti. Bunun üzerine hukuki süreç başlatıldı. “Büyükelçi evimde kaldı, söz verdi” Bayrak, dönemin İsviçre Ankara Büyükelçisi Raimund Kunz ile yaptığı görüşmeleri de ilk kez kamuoyuna açıkladı. İddiaya göre Kunz, önce İstanbul’da bir görüşme gerçekleştirdi, ardından Elazığ’a gelerek Bayrak’ın evinde konakladı. Bayrak, büyükelçinin kendisine şu sözleri verdiğini öne sürdü: “Devlet adına buradayım. Bu konuyu çözmek için bize güvenin ve sessiz kalın.” Bu sözler üzerine yıllarca beklediğini söyleyen Bayrak, “Ama hiçbir adım atılmadı” dedi. Bankalar değişti, mücadele yeniden başladı Sürecin, İsviçre’nin köklü bankalarından Credit Suisse’in çöküşü sonrası yeni bir boyut kazandığını belirten Bayrak, bankanın varlıklarının UBS’ye devredilmesiyle muhatabın değiştiğini söyledi. Bayrak, “Artık karşımızda UBS var. Ama herkes bilsin ki bu işin peşini bırakmayacağız” ifadelerini kullandı. “O varlıklar Elazığ’a gelecek” Mücadelesini kamuoyu önünde sürdüreceğini vurgulayan Bayrak, şu iddiayı dile getirdi: “Bu bir başlangıç. Tüm dünya bu süreci görecek. O varlıklar Elazığ’a gelecek, biz o altınları alacağız.” İddialar kanıtlanmayı bekliyor Söz konusu 6 ton altın iddiası resmi belgelerle doğrulanmış değil. Ancak Bayrak’ın yıllardır sürdürdüğü hukuki girişimler ve yaptığı açıklamalar, dosyanın yeniden gündeme gelmesine neden oldu. Uzmanlar, bu tür uluslararası miras ve banka varlıkları davalarının uzun ve karmaşık süreçler içerdiğine dikkat çekiyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Elazığlı iş insanın 6 ton altını İsviçre'de kaldı Haber

Elazığlı iş insanın 6 ton altını İsviçre'de kaldı

Elazığlı iş insanı Sait Ali Bayrak’ın, babasından miras kaldığını iddia ettiği ve Credit Suisse’te bulunduğu öne sürülen 6 ton altını geri alma mücadelesi büyüyor. Yıllardır süren süreç, yalnızca hukuki değil aynı zamanda diplomatik bir meseleye dönüşmüş durumda. Yıllar sonra gelen itiraf süreci başlattı İddiaya göre süreç, 2005 yılında Bayrak’ın annesinin ağır hastalığı sırasında yaptığı açıklamayla başladı. Annenin, İsviçre’de bir kasada aileye ait varlıkların bulunduğunu söylemesi üzerine yıllardır saklanan sır ortaya çıktı. Bu bilginin, babası Hasan Bayrak tarafından “40 yaşına gelmeden söylenmemesi” yönünde tembihlendiği ifade edildi. 6 ton altın ve gizemli belgeler Yaklaşık 31 yıl önce Türkiye’den çıkarıldığı öne sürülen altınların, İsviçre’de bir bankada tutulduğu iddia ediliyor. Almanca belgelerle desteklendiği belirtilen bu mirasın güncel değerinin 2 milyar doların üzerinde olduğu öne sürülüyor. “Türkiye’ye götüreceğim” dedi, süreç kilitlendi Zürih’te banka yetkilileriyle görüşen Bayrak’ın, varlıkları Türkiye’ye getirmek istediğini belirtmesi üzerine İsviçre tarafının buna sıcak bakmadığı iddia edildi. Banka yetkililerinin, altının ülke dışına çıkarılmaması yönünde öneriler sunduğu, hatta ailenin İsviçre’ye yerleşmesini teklif ettiği öne sürüldü. Bayrak ise bu teklifi reddederek hakkını Türkiye’de kullanmak istediğini ifade etti. Diplomatik boyuta taşındı Süreç zamanla diplomatik bir boyut kazandı. İddialara göre İsviçre Büyükelçisi konuyu görüşmek üzere Elazığ’a giderek aileyle temas kurdu. Dosyanın, dönemin hükümet yetkililerine kadar ulaştığı belirtiliyor. 60’tan fazla avukat süreci takip ediyor Bayrak ailesi, İsviçre bankasının “zaman aşımı” ve “kaynak ispatı” gibi gerekçelerine karşı hukuki mücadele yürütüyor. Sürecin bugün 60’tan fazla avukat tarafından takip edildiği ifade ediliyor. Uluslararası finans dünyasında dikkat çeken bu dosya, hem hukuki boyutu hem de iddiaların büyüklüğü nedeniyle tartışılmaya devam ediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Baharın simgesi mimoza Adalar’da festivalle kutlanıyor Haber

Baharın simgesi mimoza Adalar’da festivalle kutlanıyor

İstanbul’un Adalar ilçesinde baharın simgesi haline gelen mimoza çiçeği, bu yıl da festivalle kutlanıyor. Büyükada, Heybeliada, Burgazada ve Kınalıada’da 6-8 Mart 2026 tarihleri arasında düzenlenen Adalar Mimoza Festivali, ziyaretçilere baharın sarı çiçeklerle karşılandığı renkli etkinlikler sunuyor. Festival kapsamında mimoza turları, sergiler, söyleşiler, konserler ve atölyeler düzenlenirken ziyaretçiler adaların sarı mimoza patikalarında baharı karşılıyor. Etkinliklerin aynı zamanda çiçeğin korunması, kültürel mirasın yaşatılması ve toplumsal farkındalık oluşturulması amacı taşıdığı belirtiliyor. Mimoza Adalar’da iki yüzyıllık bir miras Mimoza ağaçlarının yaklaşık 200 yıl önce Tazmanya’dan Adalar’a getirildiği ve zamanla bölgenin iklimiyle bütünleşerek kültürel mirasın önemli bir parçası haline geldiği ifade ediliyor. Bugün mimoza, Adalar’ın simgelerinden biri olarak kabul ediliyor. Adalar Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat, festivalin yalnızca bir çiçek kutlaması olmadığını belirterek mimozanın aynı zamanda kadın dayanıklılığını, direnişi ve yeniden başlamayı simgelediğini söyledi. Akpolat, festival kapsamında kurulan stantlarda kadınların el emeği ürünlerinin sergilenerek satışa sunulduğunu ve bunun yerel ekonomiye katkı sağladığını vurguladı. Mimozaların korunması için farkındalık Adalar’da “mimozaların annesi” olarak bilinen Eva Kent de festivalin ortaya çıkış hikâyesini anlatarak mimoza ağaçlarının korunması için yıllardır mücadele ettiklerini söyledi. Kent, bir mimoza ağacının zarar görmesinin ardından yaklaşık dokuz yıl önce bu konuda farkındalık yaratma çalışmaları başlattıklarını ifade etti. Festival kapsamında Burgazada’daki Madam Marta Koyu’nda temsili mimoza fidanı dikimi de gerçekleştirildi. Başkan Akpolat, burada yaptığı konuşmada fidanların emekçi kadınlar ve dünya barışı adına dikildiğini söyledi. Mimoza baharın ve direncin sembolü Narin sarı çiçekleri ve ince yapraklarıyla dikkat çeken mimoza, zor hava koşullarına dayanabilmesi nedeniyle yeniden doğuş ve direncin sembolü olarak görülüyor. Adalar’da yaklaşık iki yüzyıldır varlığını sürdüren mimoza, yalnızca estetik bir bitki değil aynı zamanda bölgenin kültürel kimliğinin parçası kabul ediliyor. Festival süresince düzenlenen turlar, atölyeler ve kültürel etkinlikler sayesinde ziyaretçiler mimozanın hem doğal güzelliğini hem de tarihsel ve kültürel önemini yakından deneyimleme fırsatı buluyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

100 milyonluk mirasın gölgesinde şüpheli ölüm: Ramazan Arıkan dosyasında cinayet iddiası Haber

100 milyonluk mirasın gölgesinde şüpheli ölüm: Ramazan Arıkan dosyasında cinayet iddiası

Ankara’da yaşayan 44 yaşındaki emlak yatırımcısı Ramazan Arıkan’ın ölümüyle ilgili soru işaretleri büyüyor. Üç çocuk babası Arıkan, 16 Kasım’da eski eşinin evinde hayatını kaybetmişti. İlk etapta doğal ölüm ihtimali üzerinde durulsa da olayla ilgili ortaya çıkan yeni iddialar dosyanın seyrini değiştirdi. Arıkan’ın yaklaşık 100 milyon liralık mal varlığının bulunduğu ve bu servetin olayın merkezinde yer aldığı ileri sürülüyor. Arıkan’ın ağabeyi Adem Arıkan, kardeşinin mal varlığı nedeniyle eski eşi ve bazı yakınları tarafından baskı gördüğünü iddia ederek ölümün ayrıntılı şekilde araştırılmasını istedi. Güvenlik kameralarına yansıyan görüntülerde, Arıkan’ın olay günü bilinci kapalı şekilde eve getirildiği görülüyor. Kayıtlara göre Arıkan, 16 yaşındaki oğlu ve “dayı” olarak tanıtılan Mustafa Ünal tarafından eve taşındı. Yaklaşık iki saat evde kaldıktan sonra ambulans çağrıldığı belirtildi. Olayın ardından ortaya atılan bir diğer iddia ise Arıkan’ın eski eşi Sultan Seki ile ilgili oldu. Ölümden kısa süre sonra Dubai’ye gittiği ve bazı mülk satışlarıyla ilgilendiği öne sürülen Seki’nin, Mustafa Ünal ile ilişkisi olduğu iddiası da gündeme geldi. Ailenin bir üyesi canlı yayında yaptığı açıklamada bu ilişkiyi Dubai’de öğrendiğini söyledi. Dosyada ayrıca zehirlenme şüphesi de tartışılıyor. Aile üyeleri, Arıkan’ın ölümünden önceki aylarda birkaç kez baygınlık geçirerek hastaneye kaldırıldığını ve bunun sistematik bir zehirleme girişimi olabileceğini öne sürdü. Soruşturma dosyasındaki en dikkat çekici gelişmelerden biri ise Arıkan ile kendisini “kiralık katil” olarak tanıtan bir kişi arasındaki telefon görüşmeleri oldu. Ses kayıtlarında söz konusu kişinin Arıkan’a şehirden uzaklaşması, telefonunu kapatması ve bazı adreslerden kaçınması yönünde tavsiyeler verdiği iddia edildi. Ortaya çıkan iddialar ve kayıtlar olayın yalnızca bir ölüm vakası değil, olası bir miras ve para tuzağı olabileceği yönündeki tartışmaları artırdı. Dosyaya ilişkin soruşturma sürerken, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Tatlıses ailesinde miras krizi büyüyor: Torundan şok iddia Haber

Tatlıses ailesinde miras krizi büyüyor: Torundan şok iddia

İbrahim Tatlıses’in miras konusunda yaptığı açıklamalar Tatlıses ailesinde yeni bir krizi beraberinde getirdi. Ünlü sanatçı, aralarında Ahmet Tatlıses ve Dilan Çıtak’ın da bulunduğu bazı çocuklarına miras bırakmayacağını açıklamıştı. Bu açıklamanın ardından aile içindeki tartışmalar kamuoyuna yansımaya devam ediyor. Ahmet Tatlıses’in oğlu Mert Tatlıses, yaptığı açıklamalarda dedesi hakkında dikkat çeken iddialar ortaya attı. Mert Tatlıses, aile içinde uzun süredir devam eden sorunlara değinerek dedesinin geçmişte babası hakkında ağır planlar yaptığını öne sürdü. “Babamı vurdurmak için tetikçi tuttuğunu biliyorum. Bunu kendisi de babama söyledi. Ses kayıtları var” ifadelerini kullanan Mert Tatlıses’in sözleri sosyal medyada geniş yankı uyandırdı. Ayrıca aile içindeki geçmiş tartışmalara da değinen Mert Tatlıses, sanatçının geçmişte yaşadığı maddi kayıplarla ilgili açıklamalarına da gönderme yaptı. Tatlıses’in zaman zaman çevresindeki kişiler tarafından dolandırıldığını söylediğini hatırlatan Mert Tatlıses, aile içinde benzer tartışmaların sık sık yaşandığını ileri sürdü. Ünlü sanatçının oğlu İdo Tatlıses’e de göndermede bulunan Mert Tatlıses, geçmişte yaşanan bazı olaylara ilişkin eleştirilerde bulundu. Tatlıses ailesinde miras tartışmasının önümüzdeki günlerde de gündemde kalması beklenirken, iddialarla ilgili henüz taraflardan resmi bir açıklama yapılmadı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Miras resti: İbrahim Tatlıses çocuklarına kapıyı kapattı Haber

Miras resti: İbrahim Tatlıses çocuklarına kapıyı kapattı

Türk müziğinin tanınan isimlerinden İbrahim Tatlıses, uzun süredir sorun yaşadığı oğlu Ahmet Tatlıses ve kızı Dilan Çıtak hakkında dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Sanatçı, iki çocuğuna miras bırakmayacağını sert ifadelerle dile getirdi. “Sandalye bile bırakmam” sözleri gündem oldu Bir televizyon programında konuşan Tatlıses, “Dilan’a da, Ahmet’e de bir kuruş bırakırsam Allah beni toprak etsin. Sandalye bile bırakmayacağım” ifadelerini kullandı. Bu sözler, sanatçının aile içi anlaşmazlığını kamuoyu önünde yeniden tartışmaya açtı. Aile içi gerilimin nedeni iddialar oldu Tatlıses’in, kendisinden habersiz bazı taşınmazlarının satıldığı iddiası nedeniyle oğlu Ahmet Tatlıses ile ilişkisinin uzun süredir gergin olduğu biliniyor. Sanatçı, bu süreçte oğluyla bağlarının koptuğunu daha önce de dile getirmişti. Bir kızına övgü, diğerinden yanıt geldi Tatlıses, Perihan Savaş ile birlikteliğinden dünyaya gelen kızı Zübeyde Melek Akkaş hakkında ise olumlu ifadeler kullandı ve zor bir dönemde kendisine destek olduğunu söyledi. Öte yandan Dilan Çıtak, babasının açıklamalarına karşılık maddi değil manevi destek eksikliğine dikkat çeken bir yanıt verdi. Tartışma kamuoyunda sürüyor Sanatçının açıklamaları sosyal medyada geniş yankı bulurken, aile içi tartışmanın ilerleyen günlerde yeni açıklamalarla devam edebileceği değerlendiriliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Amy Winehouse’un kan lekeli bale pabuçları Ankara’da ortaya çıktı Haber

Amy Winehouse’un kan lekeli bale pabuçları Ankara’da ortaya çıktı

İkonik bir parça Türkiye toplumunun gündeminde 27 yaşında hayatını kaybeden İngiliz sanatçı Amy Winehouse’a ait, üzerinde kan lekeleri bulunan bale pabuçlarının Ankara’da bir koleksiyonda bulunduğu ortaya çıktı. Pabuçları 2023’te Los Angeles’ta düzenlenen bir müzayedede 3 bin 900 dolara satın alan Ankaralı koleksiyoner Özgür Çift, parçanın hikâyesini detaylı bir araştırmayla gün yüzüne çıkardı. Pabuçların dramatik hikâyesi sonradan ortaya çıktı Özgür Çift, müzayede kataloğunda pabuçların dönemine ya da arkasındaki hikâyeye dair bilgi yer almadığını belirtti. Yapılan kapsamlı incelemeler, bu pabuçların Winehouse’un 2007 yılında eşi Blake Fielder-Civil ile yaşadığı tartışmanın ardından Londra’daki bir otel çıkışında çekilen ve dünya basınına yansıyan ünlü karelerdeki pabuçlarla birebir örtüştüğünü ortaya koydu. Yarım milyon sterline varan teklifler geldi Parçanın hikâyesinin netleşmesiyle birlikte uluslararası koleksiyonerler ve müzelerden yoğun ilgi geldi. Çift, pabuçlar için yarım milyon sterline yaklaşan teklifler aldığını ancak bu teklifleri kabul etmeyi düşünmediğini söyledi. Parçayı ticari bir meta olarak değil, sanatçının ruhunu ve kırılganlığını yansıtan bir belge olarak gördüğünü vurguladı. Dava dosyalarında adı geçen eşyalar arasında yer alıyor Çift, Winehouse’un vefatının ardından babası ve miras yöneticisi Mitch Winehouse’un, sanatçının bazı kişisel eşyalarının izinsiz satıldığı gerekçesiyle stilistleri Naomi Parry ve Catriona Gourlay’e açtığı 730 bin sterlinlik davayı hatırlattı. Söz konusu bale pabuçlarının da bu dava kapsamında adı geçen eşyalar arasında yer aldığı ifade ediliyor. Koleksiyon 100’ün üzerinde özel parçadan oluşuyor Özgür Çift’in arşivinde, Winehouse’un 2008 Brit Awards’ta giydiği kırmızı ekoseli korse, çocukluk yıllarında yaptığı ve bilinen ilk imzasını taşıyan otoportre çizimi ile 2007’den Belgrad’daki son konserine kadar kullandığı ana mikrofon da bulunuyor. Çift, mikrofonun Winehouse’un İstanbul’a ayak bastığı son yolculukta da yanında olduğunu belirtti. Amaç satış değil, hatırayı yaşatmak Koleksiyoner Çift, önceliğinin bu eşyaları farklı ülkelerde düzenlenecek sergiler aracılığıyla sanatçının hayranlarıyla buluşturmak olduğunu söyledi. Ona göre bu parçalar, Back to Black ile zirveye çıkan kısa ama sarsıcı bir yaşamın, objeler üzerinden anlatılan sessiz bir biyografisini sunuyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Güllü’nün ölümünden sadece 4 gün sonra BES’i bozduruldu Haber

Güllü’nün ölümünden sadece 4 gün sonra BES’i bozduruldu

Güllü olarak tanınan şarkıcı Gül Tut’un Yalova’da hayatını kaybetmesinin ardından başlatılan soruşturmada dikkat çeken yeni detaylar gün yüzüne çıktı. Sanatçının ölümünden yalnızca dört gün sonra BES birikiminin çekildiği, yüksek gelirine rağmen miras sürecinin hızla başlatıldığı belirlendi. Kızı tutuklandı, oğlu savcılığa çağrıldı 26 Eylül’de Yalova’nın Çınarcık ilçesindeki evinde hayatını kaybeden Güllü’nün ölümüyle ilgili yürütülen soruşturma kapsamında kızı Tuğyan Ülkem Gülter, “tasarlayarak yakın akrabayı öldürmek” suçlamasıyla tutuklandı. Güllü’nün oğlu Tuğberk Yağız Gülter ise savcılık tarafından ifadeye çağrıldı. BES parası ölümden 4 gün sonra çekildi Soruşturma dosyasına giren bilgilere göre Güllü’nün 2009 yılında iki asgari ücret tutarıyla başlattığı ve yıllar boyunca devam ettirdiği Bireysel Emeklilik Sistemi birikimi, ölümünden yalnızca dört gün sonra yasal mirasçıları olan çocukları tarafından bozduruldu. Hayat sigortaları ve marka hakları da dosyada Güllü’nün kardeşleri tarafından savcılığa sunulan dilekçede, 2023 yılında sanatçının eski eşi Gürol Gülter lehine dört farklı hayat sigortası yapıldığı, bu poliçelerden birinin iptal edildiği, üçü için ise tahsil başvurusu yapıldığı belirtildi. Dilekçede ayrıca ticari marka haklarının da hedeflendiği iddia edildi. “Cinayet miras için işlendi” iddiası Ablasının ve erkek kardeşinin suç duyurusunda, Güllü’nün eski eşi ve çocukları tarafından planlı şekilde öldürüldüğü iddiası yer aldı. Savcılık, bu iddiaları cinayet dosyasıyla birleştirerek incelemeye aldı. Aylık geliri 4 milyon TL’yi buluyordu Soruşturma kapsamında elde edilen bilgilere göre Güllü’nün sahne aldığı mekânlardan günlük ortalama 400 bin TL kazandığı, aylık gelirinin ise yaklaşık 4 milyon TL’ye ulaştığı belirlendi. Bu gelirin bir kısmının BES sistemine ara ödemelerle aktarıldığı da dosyaya girdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.