SON DAKİKA

#Moda

HABER DEĞER - Moda haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Moda haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gen Z sigarayı yeniden ‘cool’ buldu: İngiltere’de gençler klasik sigaraya dönüyor Haber

Gen Z sigarayı yeniden ‘cool’ buldu: İngiltere’de gençler klasik sigaraya dönüyor

Erken 2000’lerin modası geri gelirken, İngiltere’de Gen Z arasında sigara da yeniden görünür oldu. Son veriler, ülkede sigara içenlerin oranındaki düşüşün durduğunu; bazı bölgelerde ise tekrar yükselişe geçtiğini gösteriyor. Gençler arasında tütün kullanımının on yılın zirvesine çıktığı belirtiliyor. Popüler kültür etkisi: “Glamour geri geldi” Gençler üzerindeki etkinin önemli bir kaynağı popüler kültür. Kamuoyunda sıkça sigara içerken görüntülenen isimler arasında Charli XCX, Dua Lipa, Sabrina Carpenter ve Paul Mescal yer alıyor. Özellikle Charli XCX’in “Brat Summer” estetiği, sigarayı “kirli bir alışkanlık”tan ziyade “havalı bir aksesuar” gibi kodladı. Rakamlar ne diyor? Tütünsüz nikotin ürünleri satan Haypp’in anketine göre 16–24 yaş grubunun yüzde 36’sı, 25–34 yaş grubunun ise yüzde 49’u sigaranın yeniden “moda” olduğunu düşünüyor. “Sigara cool mu?” sorusuna “evet” diyenlerin oranı 25–34 yaşta yüzde 38’e kadar çıkıyor. İngiltere’de gençler arasında tütün kullanımının yaklaşık yüzde 24’e ulaştığı, bunun son on yılın en yüksek seviyesi olduğu aktarılıyor. Vape korkusu ters tepti Bir diğer etken, elektronik sigaralara (vape) ilişkin artan sağlık endişeleri. NHS, vaping’in sigaraya kıyasla çok daha az zararlı olduğunu vurgulasa da, medyada yer alan “popcorn lung” gibi vakalar gençleri ürkütüyor. Anketler, gençlerin yarısından fazlasının vaping’i sigara kadar ya da daha zararlı sandığını gösteriyor. Uzmanlara göre bu algı, bazı gençleri yeniden tütün sigarasına yöneltiyor. Uzman uyarısı: ‘Nostalji gerçek bedeli gizliyor’ ASH (Action on Smoking and Health) CEO’su Hazel Cheeseman, 90’lar–2000’ler nostaljisinin sigaranın kültürel cazibesini geri getirdiğini söylüyor. “Sigara, genç yaşlarda ‘zararsız’ hissi yaratabilir ama sonuçları onlarca yıl içinde COPD, kanser ve kalp hastalığı olarak ortaya çıkar” uyarısını yapıyor. Ne yapılmalı? Uzmanlar, sigaranın “romantize edilmesini” engelleyecek net mesajlara ve güçlü halk sağlığı kampanyalarına ihtiyaç olduğunu belirtiyor. Hükümetin “dumansız nesil” yasası (2009 sonrası doğanlara sigara satışının kalıcı olarak yasaklanması) olumlu bulunuyor; ancak gençlere yönelik açık ve çarpıcı sağlık iletişiminin yeniden güçlendirilmesi çağrısı yapılıyor.

AyShen Özkan Jewelry lansmanı yapıldı Haber

AyShen Özkan Jewelry lansmanı yapıldı

Lüksün sadece değerli taşlardan ibaret olmadığını, asıl değerin doğanın kusursuz işçiliğinde saklı olduğunu savunan tasarımcı Ayşen Özkan, uzun süredir heyecanla beklenen markası AyShen Özkan Jewelry’nin ilk koleksiyonunu moda dünyasına sundu. Şehrin karmaşasından uzak, markanın tasarım diliyle örtüşen Asmalı Mescit’te yer alan Galata Şaraphanesi’nde gerçekleşen lansman; yalnızca bir mücevher tanıtımı değil, doğaya, zamana ve el işçiliğine yapılan zarif bir saygı duruşu niteliğindeydi. Koleksiyonun merkezinde, her biri okyanusların, nehirlerin ve rüzgârın şekillendirdiği birer doğal heykel olan driftwood (doğal ağaç parçaları) yer alıyor. Denizden karaya sürüklenen, zamanın izini üzerinde taşıyan bu parçalar Ayşen Özkan’ın vizyonuyla yeniden hayat buluyor. Tasarımcı, bu parçaları olduğu gibi koruyarak geleneksel altın kakma işçiliğini modern bir estetik anlayışıyla harmanlıyor. Zümrütlerin derin yeşili, yakutların tutkusu ve pırlantaların zamansız ışıltısı; ağacın organik dokusuyla kontrast oluşturarak her biri tekrarı olmayan giyilebilir sanat eserlerine dönüşüyor. Bu yaklaşım, seri üretime karşı kişiye özel ve zamansız bir lüks anlayışını temsil ediyor. DUYULARIN SENFONİSİ: ŞARAP VE MÜCEVHER UYUMU Lansman deneyimi, her detayı titizlikle kurgulanmış Galata Şaraphanesi’nin rafine atmosferinde hayat buldu. Doğallık, zaman ve ustalık kavramlarının buluştuğu davette konuklar yalnızca mücevherleri incelemekle kalmadı; aynı zamanda çok katmanlı bir duyusal yolculuğa çıktı. El yapımı şarapların eşlik ettiği tadım etkinliği, mücevherlerdeki zanaatkârlık vurgusunu gastronomik bir boyuta taşıdı. Şarap üretimi konusundaki uzmanlığıyla tanınan Nuri Badalov, şarabın karakterinden üretim süreçlerine uzanan anlatımıyla; sabrın ve ustalığın hem iyi bir şarapta hem de iyi bir mücevherde belirleyici olduğuna dikkat çekti. Markanın stratejik iletişimini yürüten Ebru Torun, gecede yaptığı konuşmada bu lansmanın AyShen Özkan Jewelry için yalnızca bir başlangıç olduğunu vurguladı. Torun, “Bu gece, sadece bir koleksiyonun sunumu değil; disiplinli, uzun soluklu ve uluslararası standartlarda ilerleyecek bir marka yolculuğunun ilk adımıdır,” sözleriyle markanın gelecek vizyonunu paylaştı. Davete sanat dünyasının sevilen ismi Seda Üren, stil vizyonuyla tanınan Moda Editörü Hakan Bahar ve cemiyet hayatının birçok seçkin ismi katıldı. Sanat ve tasarımın iç içe geçtiği gecede davetliler, Ayşen Özkan’ın doğa ve lüksü aynı potada eriten özgün tasarımlarını yakından inceleme fırsatı buldu. KLASİĞİN ÖTESİNDE BİR DENEYİM AyShen Özkan Jewelry, geleneksel mücevher algısını sanatsal bir deneyime dönüştürerek doğanın ham gücünü boyunlarda, bileklerde ve parmaklarda taşınabilen hikâyelere dönüştürüyor. Modern kadının hem güçlü hem de doğal yanına hitap eden bu koleksiyonun, moda dünyasında uzun süre adından söz ettirmesi bekleniyor.

Yeni değil, yeterli olsun: İkinci el kıyafetlere talep rekor kırıyor! Haber

Yeni değil, yeterli olsun: İkinci el kıyafetlere talep rekor kırıyor!

Kış Kapıda, Fiyatlar El Yakıyor Her çarşamba Ankara’nın merkezinde Ayrancı Kapalı Pazar Yeri'nde kurulan ikinci el pazarı, son haftalarda adım atılamayacak kadar kalabalık. Havalar soğudukça, vatandaşın önceliği mont, kazak, bot oldu. Ancak mağazalardaki fiyatlar cep yakıyor: Yeni bir mont 2.500 liradan başlıyor, bot fiyatları 3.000 lirayı aşıyor. Bu tablo, dar gelirli yurttaşı da öğrenciyi de “yeniden giyilebilir” ikinci ellere yöneltti. Bir pazar esnafı durumu şöyle özetliyor: “Kış geldi, herkes mont soruyor. 200 liraya ikinci el mont buluyor, yeni fiyatı 10 katı. Kim alacak o paraya?” “Temizse yeter”: Tüketim değil, hayatta kalma ekonomisi Pazara gelenlerin çoğu artık “marka” ya da “moda” aramıyor. Yeter ki iş görsün anlayışı hâkim. Bir üniversite öğrencisi elinde ikinci el botu gösterip gülüyor: “Geçen yıl aynı model mağazada 3.500 liraydı. Buradan 250’ye aldım. Temizse, sağlam tabanlıysa, neden olmasın?” Bu sözler, Türkiye’nin orta sınıfının bile artık ikinci ele yöneldiğini gösteriyor. Kıyafet yalnızca bir ihtiyaç değil; gelir adaletsizliğinin en somut göstergesi haline gelmiş durumda. İsraf azalıyor mu, yoksa mecburiyet mi? Bir yandan çevre savunucuları ikinci el alışverişin sürdürülebilirlik açısından olumlu olduğunu savunuyor. Tekstil sektörünün dünyada en çok atık üreten alanlardan biri olduğu biliniyor. Ancak Ankara’daki pazarın gerçekliği biraz farklı: Burada insanlar “ekolojik bilinçten” değil, ekonomik çaresizlikten alışveriş yapıyor. “Keşke çevreci olduğumuz için alsak ama olmuyor,” diyor bir anne. “Çocuğa mont alacağım, 1.200 liradan aşağı yok. Burada 150’ye buldum. Temiz, sıcak tutuyor, gerisi önemli değil.” Ay sonunu getiremeyenler için yeni normal: İkinci el Asgari ücretlinin maaşı kiraya, faturalara ve mutfağa gidiyor. Giyecek, artık lüks tüketim kalemlerinden biri haline geldi. Her ay sonu, pazarlarda benzer bir manzara: Mont denerken pazarlık yapan işçiler, botun tabanını kontrol eden öğrenciler, eldivenlere bakan emekliler… Ekonomistler, bu durumu “sessiz bir uyum süreci” olarak tanımlıyor. Yani halk, gelirine göre değil; geliri yetmediği için ikinci el piyasasına mecburen adapte oluyor. “İkinci el ekonomisi” büyüyor Son yıllarda yalnızca sokak pazarlarında değil, dijital platformlarda da ikinci el satış patladı. Uygulamalardaki ilan sayısı rekor kırarken, kadınlar evdeki kullanılmayan kıyafetleri satarak geçim sağlamaya başladı. Uzmanlara göre bu tablo, bir yönüyle “mikro direniş ekonomisi” oluşturuyor: İsraf azalıyor, döngüsel ekonomi güçleniyor; ancak bunun nedeni gönüllü bilinç değil, hayatta kalma zorunluluğu. Bir montun ardındaki hikâye Ankara’daki tezgâhlarda 150 liraya alınan bir mont, aslında bu ülkenin ekonomik tablosunu anlatıyor. Bir yanda “kış indirimi” diye 3.000 liraya ürün satan mağazalar, diğer yanda soba dumanı arasında pazarlık yapan insanlar. Bir mont, artık yalnızca bir kıyafet değil; gelir eşitsizliğinin soğuk gerçeği. Tüketim çağında tükenmişlik Her çarşamba yeniden kurulan ikinci el pazarları, artık bir “moda” değil, bir hayatta kalma alanı. Yükselen fiyatların, azalan maaşların, büyüyen umutsuzluğun ortasında, vatandaşın tercihi net: “Yeniye gücüm yetmiyor, ikinci el de olsa sıcak tutsun yeter.” Bu söz, aslında koca bir dönemin özeti: Artık mesele şıklık değil, dayanıklılık.

Moda ikonunun perde arkası: Giorgio Armani'nin hayatı film oluyor Haber

Moda ikonunun perde arkası: Giorgio Armani'nin hayatı film oluyor

Dünyaca ünlü modacı Giorgio Armani, geçtiğimiz hafta karaciğer yetmezliği nedeniyle hayatını kaybetmişti. 91 yaşında vefat eden Armani'nin ardından, moda dünyasında derin bir boşluk oluşurken, hayatı şimdi biyografik bir filmle ölümsüzleştiriliyor. İtalyan yapımcı Andrea Iervolino tarafından çekilecek olan film, "Armani – The King of Fashion" adını taşıyor. Yapımcı Iervolino, projeyi şöyle tanımlıyor: “Bu film, uluslararası modanın en büyük yenilikçilerinden birine ve İtalyan kimliğinin dünya çapındaki silinmez sembolüne bir saygı duruşu niteliğinde.” Filmin senaryosu, Oscar ödüllü yazar Bobby Moresco tarafından kaleme alınıyor. Armani’nin kişisel ve profesyonel yolculuğu, moda dünyasında nasıl bir ikon haline geldiği ve “Made in Italy” kavramına kattığı anlam, filmde detaylı şekilde ele alınacak. Oyuncu kadrosu ve vizyon tarihi henüz açıklanmazken, projenin uluslararası sinema çevrelerinde büyük ilgi görmesi bekleniyor. Modanın efsanevi ismi Giorgio Armani, daha önce de ünlü yönetmen Martin Scorsese'nin 2015 tarihli kısa filminde konu olmuştu. Ancak bu kez, onun tüm yaşamı – yükselişi, mücadeleleri ve mirası – ilk kez uzun metrajlı bir yapımla dünyaya anlatılacak. “Moda kralı”, “Asla solmayacak bir stil ikonu” ve “İtalyan zarafetinin yaşayan temsili” olarak tanınan Armani’nin hikâyesi, yalnızca moda tutkunları için değil, ilham verici yaşam öykülerine ilgi duyan herkes için merakla beklenen bir yapım olacak.

Zara’ya şok yasak: “Sağlıksız zayıflık” gerekçesiyle reklamlar kaldırıldı Haber

Zara’ya şok yasak: “Sağlıksız zayıflık” gerekçesiyle reklamlar kaldırıldı

Dünyanın önde gelen moda markalarından Zara, İngiltere'de beklenmedik bir kararla gündemde. İngiltere Reklam Standartları Otoritesi (ASA), iki Zara reklamının modellerin aşırı zayıf görünümü nedeniyle kamu sağlığı açısından “sorumsuzluk” içerdiğine hükmetti. Kararda, reklamlarda yer alan modellerin zayıflığının ışık, poz ve kadraj oyunlarıyla vurgulandığı belirtildi. “Zayıflık estetik değil, endişe verici” ASA'nın açıklamasına göre, kaldırılan reklamlardan birinde modelin bacaklarının ışık oyunlarıyla olduğundan daha ince gösterildiği, diğerinde ise köprücük kemiklerinin ön plana çıkarıldığı tespit edildi. Kurum, bu tür görsellerin özellikle gençler arasında “sağlıksız beden algısını” teşvik ettiğini vurguladı. Zara: Modeller sağlıklıydı, kurallara uyduk Zara cephesinden gelen açıklamada ise modellerin çekim anında sağlıklarının yerinde olduğu, bu durumu belgeleyen resmi tıbbi raporların mevcut olduğu ifade edildi. Marka, görsellerde yalnızca küçük ölçekli renk ve ışık düzenlemeleri yapıldığını savunarak, kurallara uygun hareket ettiklerini belirtti. Firma ayrıca, 2007 tarihli “Fashioning a Healthy Future” raporundaki tüm yükümlülükleri yerine getirdiklerini, modellerin sağlıklı olduğuna dair belgeleri sunduklarını ve bireysel şikâyet almadıklarını dile getirdi. Moda dünyasında benzer örnekler çoğalıyor Zara’nın yaşadığı bu reklam yasağı, moda sektöründe art arda gelen benzer kararları hatırlattı. Kısa bir süre önce Marks & Spencer ve Next gibi markalar da ASA’nın benzer uyarı ve yaptırımlarıyla karşılaşmıştı. Moda dünyasında estetik algısı ve beden sağlığı tartışmaları sürerken, Zara'nın reklam yasağı kararı sektör genelinde reklam etiği ve beden politikaları tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.