SON DAKİKA

#Mossad

HABER DEĞER - Mossad haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mossad haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Mossad ajanlarını nasıl eğitir? Haber

Mossad ajanlarını nasıl eğitir?

Mossad, genellikle yetenekli ve özel yeteneklere sahip adayları seçer. Adaylar, genellikle İsrail’in askeri, istihbarat veya akademik alanlarında başarılı bir geçmişe sahip olanlar arasından seçilir. Adaylar, gizlilik, sadakat ve güvenilirlik gibi özelliklere sahip olmalıdır. Adaylar, Mossad’ın gizli doğasına uygun olarak gizlilik ve güvenlik değerlendirmesinden geçirilir. Bu değerlendirme süreci, adayların geçmişlerini, bağlantılarını ve güvenilirliğini kontrol etmeyi içerir. Adaylar, ulusal güvenliğe zarar verebilecek potansiyel risklerin belirlenmesi amacıyla dikkatlice incelenir. Seçilen adaylar, Mossad’ın özel eğitim programlarına katılır. Bu eğitim programları, istihbarat toplama teknikleri, gizli operasyonlar, iletişim becerileri, saha çalışması ve silah kullanımı gibi çeşitli konuları kapsar. Eğitim süreci genellikle zorlu ve yoğun bir şekilde gerçekleşir ve adayların dayanıklılığını ve yeteneklerini test eder. Mossad, ajanlarının teknik becerilerini geliştirmek için çeşitli eğitim ve eğitim programları sunar. Bu programlar, bilgisayar korsanlığı, siber istihbarat, kod kırma ve iletişim teknolojileri gibi modern istihbarat tekniklerini içerebilir. Ajanlar, sürekli olarak teknolojik gelişmeleri takip eder ve en son teknik becerilere sahip olmaları sağlanır. Eğitim sürecinin bir parçası olarak, ajanlar saha çalışmalarına ve pratik uygulamalara katılır. Bu, gerçek dünya koşullarında becerilerini geliştirmelerine ve operasyonlarda başarılı olmalarına yardımcı olur. Ajanlar, saha çalışmaları sırasında uluslararası ilişkileri, kültürel farklılıkları ve bölgesel dinamikleri anlama fırsatı bulurlar. Mossad, ajanlarının sürekli olarak eğitilmesini ve değerlendirilmesini sağlar. Ajanlar, kariyerleri boyunca yeni beceriler öğrenir, operasyonlardaki performansları değerlendirilir ve gelişim alanları belirlenir. Bu sürekli eğitim ve değerlendirme, ajanların en üst düzeyde performans göstermelerini ve güncel tehditlere karşı etkin bir şekilde hareket etmelerini sağlar. Mossad’ın eğitim ve rekrütman süreci, ajanlarının yüksek düzeyde beceri ve yeteneklere sahip olmalarını sağlamak için dikkatlice tasarlanmıştır. Bu süreç, ajanların Mossad’ın görevlerini etkin bir şekilde yerine getirebilmeleri için gerekli bilgi, beceri ve deneyimi kazanmalarını sağlar. Mossad’ın ajanları ve operasyonları Mossad’ın tarihinde yer alan birçok efsanevi ajan ve operasyon, İsrail’in ulusal güvenliği ve çıkarları için önemli rol oynamıştır. İşte Mossad’ın bilinen bazı efsanevi ajanları ve gerçekleştirdiği operasyonlardan bazıları: Eli Cohen: Eli Cohen, 1960’ların başında Mısır’da Mossad için çalışan ünlü bir ajan olarak bilinir. Kendisini Kamal Amin Thaabet olarak tanıtarak Mısır yönetimine sızan Cohen, stratejik bilgileri İsrail’e aktardı ve birçok önemli operasyonun başarılı olmasına katkı sağladı. Ancak, 1965 yılında Mısır’da casusluk suçlamasıyla yakalanarak idam edildi. Rafi Eitan: Rafi Eitan, Mossad’ın en tanınmış ajanlarından biridir. Eitan, Adolf Eichmann’ın yakalanması operasyonunda önemli bir rol oynadı. Eichmann, Nazi Almanyası’nın Holokost’tan sorumlu olan bir subayıydı ve Arjantin’de gizleniyordu. Eitan liderliğindeki Mossad ekibi, Eichmann’ı Arjantin’den kaçırarak İsrail’e getirdi ve yargılanmasını sağladı. Wolfgang Lotz: Wolfgang Lotz, Mossad için casusluk yapan Alman kökenli bir ajan olarak bilinir. Lotz, 1960’larda Mısır’da görev yaparak önemli istihbarat bilgileri topladı. Özellikle Mısır’ın askeri planlarını ve Sovyetler Birliği ile ilişkilerini izlemek için kritik bir rol oynadı. Lotz’un topladığı istihbarat, İsrail’in bölgesel güvenliğini güçlendirmede önemli bir rol oynadı. Entebbe Operasyonu: 1976 yılında gerçekleşen Entebbe Operasyonu, Mossad’ın en ünlü operasyonlarından biridir. Filistinliler , Tel Aviv’den Paris’e giden bir uçağı kaçırdılar ve Uganda’daki Entebbe Havalimanı’na indirdiler. Mossad, operasyonun planlanması ve yürütülmesinde önemli bir rol oynadı. İsrail özel kuvvetleri, Entebbe’ye bir operasyon düzenledi. Operasyon sonucunda rehinelerin çoğu kurtarıldı ve Filistinliler etkisiz hale getirildi, ancak operasyonda İsrail İstihbarat kayıpları da yaşandı. Stuxnet Operasyonu: Stuxnet, İran’ın nükleer programını hedef alan bilgisayar solucanıydı. Mossad’ın, ABD istihbaratıyla birlikte gerçekleştirdiği bir operasyon olan Stuxnet, İran’ın nükleer tesislerini hedef alarak önemli zararlara neden oldu. Bu operasyon, İran’ın nükleer programını engellemek ve uluslararası toplumun baskılarını artırmak için tasarlanmıştı. Bu, Mossad’ın tarihinde yer alan sadece birkaç efsanevi ajan ve operasyondan sadece birkaçıdır. Mossad’ın geçmişi, çeşitli terör operasyonları ve ajanlarla doludur ve İsrail’in ulusal güvenliği ve çıkarlarını korumak için önemli bir rol oynamıştır.

İran planı çöktü mü? ABD basınından dikkat çeken iddia Haber

İran planı çöktü mü? ABD basınından dikkat çeken iddia

ABD basınında yer alan analizlere göre, İsrail’in İran’da bir isyan çıkararak yönetimi zayıflatmayı hedefleyen planı başarısızlıkla sonuçlandı. 23 Mart 2026 tarihinde yayımlanan haberlere göre, söz konusu planın sahadaki gerçeklikle örtüşmediği ve beklentilerin karşılanmadığı değerlendirildi. Haberde, İsrail Dış İstihbarat Servisi Mossad tarafından hazırlanan planın, İran’da iç karışıklık çıkarılması ve yönetimin zayıflatılması üzerine kurulduğu ifade edildi. Planın, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu tarafından ABD Başkanı Donald Trump’ı ikna etmek amacıyla da kullanıldığı öne sürüldü. Plan sahada karşılık bulmadı Analizlere göre, İran’da beklenen kitlesel ayaklanmanın gerçekleşmediği ve yönetimin zayıflamasına rağmen varlığını sürdürdüğü belirtildi. ABD ve İsrail istihbarat değerlendirmelerinde, planın “temel bir yanılgıya” dayandığı görüşü öne çıktı. Bazı Amerikalı yetkililerin, savaş ortamında halkın geniş çaplı bir ayaklanmaya yönelmeyeceği yönünde daha önce uyarılarda bulunduğu da haberde yer aldı. Washington ile Tel Aviv arasında görüş ayrılığı Haberde dikkat çeken bir diğer unsur ise ABD ile İsrail arasında yaşanan görüş ayrılıkları oldu. Özellikle İran’da olası bir ayaklanma için bazı grupların devreye sokulması fikrine Washington’un mesafeli yaklaştığı ifade edildi. ABD’li yetkililerin, bu tür bir stratejinin sahadaki dengeleri daha da karmaşık hale getirebileceği yönünde değerlendirmeler yaptığı aktarıldı. İstihbarat değerlendirmeleri sorgulanıyor Süreç boyunca yapılan istihbarat analizlerinin yeterliliği de tartışma konusu oldu. Haberde, bazı üst düzey yetkililerin planın uygulanabilirliğine başından itibaren şüpheyle yaklaştığı bilgisine yer verildi. Yaşanan gelişmeler, Orta Doğu’daki gerilimin yalnızca askeri değil, istihbari ve stratejik boyutlarının da yeniden değerlendirilmesine neden oldu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Netanyahu öldü mü? Uluslararası kamuoyunu sarsan iddia Haber

Netanyahu öldü mü? Uluslararası kamuoyunu sarsan iddia

Ortadoğu’da gerilim sürerken dikkat çeken bir iddia gündeme geldi. Kanadalı gazeteci Mark Slabinski, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun öldüğüne dair bazı bilgilere ulaştığını ileri sürdü. Ancak söz konusu iddialar İsrail makamları tarafından doğrulanmadı ve daha önce yalanlanmıştı. “Güvenilir raporlar var” iddiası Slabinski, yaptığı açıklamada Netanyahu’nun İran’a yönelik saldırılar sırasında hayatını kaybettiğine dair raporlar bulunduğunu iddia etti. Bu bilgilerin kendisine ulaştığını söyleyen gazeteci, iddiaların henüz resmi kaynaklarca teyit edilmediğini de kabul etti. İsrail iddiaları daha önce yalanladı İsrail makamları, Netanyahu’nun öldüğüne yönelik benzer iddiaları daha önce kesin bir dille reddetmişti. Başbakanın sosyal medya hesaplarından yapılan paylaşımlar ve kamuya açık görüntüler de bu iddiaların aksini ortaya koyduğu şeklinde yorumlanmıştı. Yapay zeka şüphesi tartışma yarattı Netanyahu’nun paylaşılan video ve fotoğraflarındaki bazı detaylar ise sosyal medyada farklı tartışmaları beraberinde getirdi. Bazı kullanıcılar, görüntülerde yapay zeka kullanılmış olabileceğini öne sürdü. Bu iddialar bağımsız kaynaklarca doğrulanmazken, konu bilgi kirliliği ve dezenformasyon tartışmalarını da yeniden gündeme taşıdı. Gazeteciden dikkat çeken açıklama Slabinski, iddialarının ardından tehditler aldığını belirterek çarpıcı ifadeler kullandı. “İntihar eğilimim yok. Eğer bana bir şey olursa sorumlusu Mossad’dır” sözleri, tartışmanın dozunu daha da artırdı. Gerilim ortamında bilgi savaşı Uzmanlar, İsrail-İran hattında tırmanan gerilimle birlikte bilgi savaşının da yoğunlaştığına dikkat çekiyor. Doğrulanmamış iddiaların hızla yayılması, kamuoyunda kafa karışıklığı yaratabiliyor. Netanyahu’nun sağlık durumu ve iddiaların doğruluğu konusunda ise şu ana kadar resmi bir teyit bulunmuyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İran’ı sattı mı? Kudüs Gücü Komutanı Kaani hakkında şok iddia! Haber

İran’ı sattı mı? Kudüs Gücü Komutanı Kaani hakkında şok iddia!

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı askeri operasyonların ardından bölgede tansiyon hızla yükselirken İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı İsmail Kaani hakkında dikkat çeken iddialar ortaya atıldı. Uluslararası medya ve bazı sosyal medya hesaplarında dolaşıma giren bilgilere göre Kaani’nin uzun yıllardır İsrail istihbaratı Mossad ile bağlantılı olduğu ve son gelişmelerin ardından İsrail’e sığındığı ileri sürüldü. İran yönetimini sarsan suikastlar zinciri Geçtiğimiz hafta ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı operasyonların hedefinde ülkenin askeri ve siyasi üst kadroları yer aldı. İran’ın dini lideri Ali Hamaney başta olmak üzere çok sayıda üst düzey komutanın hayatını kaybettiği iddiaları bölgedeki krizi daha da derinleştirdi. Tahran’da büyük bir sarsıntı yaratan saldırılarda İran Devrim Muhafızları’nın kritik isimlerinden birçok komutanın öldürüldüğü belirtilirken Kudüs Gücü Komutanı İsmail Kaani’nin saldırılardan sağ kurtulan nadir isimlerden biri olduğu ifade edildi. “Dokuz canlı komutan” iddiası İsmail Kaani’nin daha önce İsrail’in düzenlediği çeşitli saldırılardan da kurtulduğu ve bu nedenle bazı uluslararası medya organlarında “İran’ın dokuz canlı komutanı” olarak anıldığı biliniyor. Son saldırıdan kısa süre önce bulunduğu noktadan ayrıldığı öne sürülen Kaani’nin cumartesi gününden bu yana kamuoyunun karşısına çıkmaması ise yeni tartışmaları beraberinde getirdi. Mossad ajanı olduğu iddiası gündemde Bazı kaynaklar Kaani’nin onlarca yıldır İsrail istihbaratı Mossad adına çalıştığını ve İran içindeki kritik operasyonlarda rol oynadığını iddia ediyor. Bu iddialara göre Kaani’nin İran’daki bazı üst düzey isimlerin hedef alınmasında istihbarat sağlayan kilit kişilerden biri olduğu ileri sürülüyor. Ancak söz konusu iddialar henüz resmi makamlar tarafından doğrulanmış değil. İran yönetiminden ya da İsrail tarafından konuya ilişkin net bir açıklama yapılmadı. Ortadoğu’da savaşın giderek genişlediği bir dönemde ortaya atılan bu iddialar, bölgedeki istihbarat savaşlarının ve güç mücadelesinin ne kadar derinleştiğini bir kez daha gözler önüne seriyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Uyuyan hücreler uyandı! DEAŞ için yeni saldırı uyarısı Haber

Uyuyan hücreler uyandı! DEAŞ için yeni saldırı uyarısı

Yalova’daki kanlı operasyonun ardından gözler yeniden DEAŞ’a çevrildi. Güvenlik kaynakları, terör örgütünün Türkiye’de uzun süredir pasif durumda bulunan hücrelerinin aktifleştiğini, bu nedenle Milli İstihbarat Teşkilatı ve Emniyet birimlerinin eş zamanlı nokta operasyonlar başlattığını bildirdi. Cemevleri, kiliseler ve kalabalık alanlar hedefte Güvenlik değerlendirmelerine göre DEAŞ, toplumda infiale yol açabilecek eylemler peşinde. Özellikle cemevleri, kiliseler ve kalabalık kamusal alanlara yönelik saldırı planları üzerinde duruluyor. Uzmanlar, örgütün “ses getirecek” bir saldırıyla hem korku yaratmayı hem de bölgesel gelişmeleri sabote etmeyi amaçladığına dikkat çekiyor. “Eş zamanlı saldırı talimatı verildi” Güvenlik uzmanları, Türkiye’deki hareketliliğin Suriye’deki gelişmelerden bağımsız olmadığını vurguluyor. Örgüte eş zamanlı saldırı talimatı verildiği, bu nedenle hücrelerin aynı anda harekete geçirildiği ifade ediliyor. Bu kapsamda MİT ve Emniyet’in birçok ilde önleyici operasyonlar yürüttüğü belirtiliyor. Dikkat çeken ‘Mossad’ iddiası Eski Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Bülent Orakoğlu, örgütün dış bağlantılarına dikkat çekerek, “Farklı istihbarat servislerinden destek alsalar da nihai unsur İsrail istihbaratı Mossad. Bu yapıların dışarıdan koordine edildiğini görüyoruz” dedi. Orakoğlu, Türk güvenlik birimlerinin bu sürecin farkında olduğunu ve gerekli önlemlerin alındığını vurguladı. “Türkiye’deki hücreler de uyandırıldı” Suriye’de geçmişte kritik görevlerde bulunmuş eski istihbarat yetkilisi Muhammed Ali Melhim ise son altı ayda DEAŞ için özel bir yol haritası çizildiğini belirtti. Melhim, “Suriye ve Türkiye’de DEAŞ görünümlü faaliyetlerin arkasında çoğu zaman PKK-SDG hattı var. Türkiye’deki hücreler de uyandırıldı. Amaç, süreci sabote etmek” değerlendirmesinde bulundu. “Çok büyük çılgınlıklara başvurabilirler” Uzmanlar, önümüzdeki dönemde özellikle dini merkezlere yönelik provokatif saldırı riskine dikkat çekiyor. Toplumun sinir uçlarını hedef alan eylem planları olabileceğini vurgulayan güvenlik kaynakları, “Çok büyük çılgınlıklara başvurabilirler” uyarısında bulunuyor. Güvenlik güçleri ise bu tehdide karşı teyakkuz hâlinde olduklarını belirtiyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.