SON DAKİKA

#Motivasyon Kaybı

HABER DEĞER - Motivasyon Kaybı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Motivasyon Kaybı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Dopamin detoksu: Kaçmak değil, sistemi yeniden ayarlamak Haber

Dopamin detoksu: Kaçmak değil, sistemi yeniden ayarlamak

Dopamini “sıfırlamak” mümkün mü? Bilimsel açıdan bakıldığında dopamini tamamen sıfırlamak mümkün değil. Dopamin, beynin motivasyon, öğrenme ve ödül mekanizmalarında temel rol oynayan bir nörotransmitter. Yaşam sürdüğü sürece bu sistem çalışmaya devam ediyor. Asıl sorun, dopaminin yokluğu değil; sürekli ve yoğun uyarılarla sistemin aşırı yüklenmesi. Uzmanlar, sosyal medya, hızlı tüketilen içerikler, sık bildirimler, düzensiz beslenme ve hareketsizlik gibi faktörlerin dopamin sistemini “sürekli patlama modunda” tuttuğunu belirtiyor. Bu durum zamanla odaklanma güçlüğü, motivasyon kaybı ve günlük hayattan alınan keyfin azalması gibi sonuçlara yol açabiliyor. Dopamin detoksu neyi amaçlıyor? Dopamin detoksu, kısa süreli bir ceza ya da radikal bir kopuş olarak değil, alışkanlıkları yeniden düzenlemeye yönelik bir başlangıç adımı olarak değerlendiriliyor. Amaç; hızlı ve yapay dopamin artışlarını azaltarak, beynin daha dengeli ve sürdürülebilir bir motivasyon düzeyine yeniden alışmasını sağlamak. Bu yaklaşımda temel hedefler şöyle özetleniyor: Aşırı ve otomatik uyarıcıları azaltmak Doğal dopamin kaynaklarına (hareket, üretim, sosyal bağlar, doğa) alan açmak Odaklanma ve süreklilik gerektiren faaliyetleri desteklemek Günlük hayatta nasıl uygulanabilir? Uzmanlara göre dopamin detoksu “ya hep ya hiç” şeklinde uygulanmak zorunda değil. Küçük ve sürdürülebilir adımlar yeterli olabiliyor: Bildirimleri azaltmak: Özellikle sosyal medya bildirimlerini kapatmak veya kontrol saatleri belirlemek. Tek işe odaklanmak: Aynı anda birden fazla işle uğraşmak yerine, kısa sürelerle tek bir göreve odaklanmak. Hızlı içerik ve şeker tüketimini fark etmek: Bu ikilinin birlikte dopamin piklerini artırdığına dikkat çekiliyor. Hareketi destek olarak görmek: Düzenli yürüyüş, hafif egzersiz veya kısa fiziksel aktiviteler dopamin sisteminin doğal dengesine katkı sağlıyor. En sık yapılan hata: Kendini cezalandırmak Uzmanlar, dopamin detoksu sürecinde en büyük riskin kişinin kendine aşırı sert davranması olduğunu vurguluyor. Alışkanlıkların uzun sürede oluştuğu ve bir günde tamamen değişmesinin gerçekçi olmadığı hatırlatılıyor. Detoksun amacı iradeyi zorlamak değil, sinir sistemine nefes aldırmak. Dopamin detoksu, mucizevi bir yöntem ya da hızlı bir çözüm olarak görülmemeli. Daha çok, yoğun uyarı çağında zihinsel dengeyi yeniden kurmaya yönelik bir farkındalık süreci olarak değerlendiriliyor. Uzmanlara göre bazen çözüm daha fazla zorlamak değil, sistemi yavaşlatmaya izin vermekle başlıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ankara'da  sağlıkçılardan ortak çağrı: Atama hakkı ertelenemez! Haber

Ankara'da sağlıkçılardan ortak çağrı: Atama hakkı ertelenemez!

Ankara’da 10 Ocak 2026 Cumartesi günü saat 12.00’de, Ulus Atatürk Heykeli önünde düzenlenen basın açıklamasında atama bekleyen sağlıkçılar; Sağlıkçı Birliği, Türk Sağlık-Sen, Genç Sağlık Sendikası, Anadolu Ebeler Derneği, Anestezi Teknisyen ve Teknikerleri Derneği ile çok sayıda sağlık meslek örgütünün katılımıyla bir araya geldi. “Sağlıktan tasarruf olmaz, emekten vazgeçilmez, atama ertelenmez” sloganlarıyla yapılan açıklamada, sağlık sisteminin personel eksikliğiyle sürdürülemez noktaya geldiği vurgulandı. “Derneklerin ortak talebi: 2026’nın ilk yarısında en az 50 bin atama” Sağlıkçı Birliği öncülüğünde yapılan ortak açıklamada, 2024 KPSS puanının iki yıl geçerli olmasına rağmen atamaların 2026 KPSS sonrasına bırakılmasının kazanılmış hakkı fiilen ortadan kaldırdığı ifade edildi. Meslek örgütleri, bu talebin bir ayrıcalık değil; sağlık hizmetinin sürdürülebilirliği için zorunlu bir ihtiyaç olduğunun altını çizdi. “Diplomalar havaya kalktı: Bu emek boşa gitmeyecek” Basın açıklaması sırasında atama bekleyen sağlıkçılar diplomalarını yırtarak tepkilerini görünür kıldı. “Atama hakkı lütuf değildir” mesajı verilen eylemde, yıllarca süren eğitim ve sınav sürecinin belirsizlik nedeniyle değersizleştirildiği ifade edildi. “Yeni hastaneler açılıyor ama personel yok” Türk Sağlık-Sen ve Genç Sağlık Sendikası adına yapılan değerlendirmelerde, bir yandan yeni şehir hastaneleri ve sağlık tesislerinin duyurulduğu, diğer yandan atamaların ertelendiği hatırlatıldı. Sağlık hizmetinin betonla değil insan gücüyle üretildiği vurgulanarak, personel eksikliği giderilmeden yapılan yatırımların sahada karşılık bulamayacağı belirtildi. “Sağlıktan tasarrufun bedelini yurttaş ödüyor” Meslek örgütleri, hastanelerde artan iş yükünün yalnızca sağlık emekçilerini değil, nitelikli sağlık hizmeti almak isteyen yurttaşları da doğrudan etkilediğini ifade etti. Açıklamalarda, Türkiye’de hasta başına düşen sağlık personeli sayısının gelişmiş ülkelerin oldukça gerisinde olduğu, mevcut çalışanların ise tükenmişlik noktasına sürüklendiği vurgulandı. “Sağlık sistemi ekip işidir” Anadolu Ebeler Derneği ve Anestezi Teknisyen ve Teknikerleri Derneği adına yapılan açıklamalarda ise ebelik, anestezi ve yardımcı sağlık hizmetlerinde istihdamın güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı. Sağlık hizmetinin ekip işi olduğu belirtilerek, her branşın kendi alanında yeterli sayıda istihdam edilmesinin hizmet kalitesi için zorunlu olduğu ifade edildi. “Atama yok, belirsizlik var” Atanamayan sağlıkçı Melisa Demir (24), bir yıl boyunca KPSS puanını kullanamamanın hayatını durma noktasına getirdiğini söyledi. Sınava 13 ay boyunca hazırlandığını belirten Demir, sonuçların açıklanmasını beklerken kontenjan belirsizliği nedeniyle farklı işlerde çalışmak zorunda kaldığını ifade etti. Atamaların açıklanmasıyla birlikte atanamadığını öğrendiğini söyleyen Demir, yeniden sınav hazırlığına başlamanın hem psikolojik hem de mesleki açıdan yıpratıcı olduğunu dile getirdi. Kendi branşına dair bilgileri zamanla unutmaktan endişe ettiğini belirten Demir, “Hepimiz psikolojik, mental ve fiziksel olarak yoruluyoruz. Burada olmamızın tek sebebi mesleğimize kavuşmak” dedi. “Bu belirsizlik çocuklarımızı tüketti” Eyleme kızı için katılan Nurdane Demir, ailelerin de en az gençler kadar yıprandığını ifade etti. Sürekli ertelenen atama beklentisinin çocukları psikolojik olarak tükettiğini söyleyen Demir, “Olacak mı, olmayacak mı derken çok yıprandılar. Uyku uyuyamaz hale geldiler. Benim çocuğum da öyle” diyerek yaşanan belirsizliğin evlerin içine kadar taşındığını anlattı. “Bu tablo ciddi bir planlama sorunudur” Türk Sağlık-Sen Genel Başkan Yardımcısı Kemal Kazak, atanamayan sağlıkçıların yaşadığı sorunun temelinde yanlış planlama olduğunu vurguladı. Her yıl binlerce sağlık emekçisinin eğitimini başarıyla tamamladığını ancak yeterli sayıda alım yapılmadığı için çok sayıda gencin boşta kaldığını söyledi. Kazak, bu durumun hem sağlık emekçileri hem de yurttaşlar açısından olumsuz sonuçlar doğurduğunu belirterek, “Gençlerimiz bir an önce işe başlatılmalı ki yurttaşlarımız daha etkin sağlık hizmeti alabilsin, sahadaki sağlık emekçilerinin iş yükü hafiflesin” dedi. Avrupa ülkeleriyle kıyaslama yapan Kazak, gelişmiş ülkelerde birden fazla sağlık çalışanının yaptığı işin Türkiye’de tek bir çalışana yüklendiğini, hekimlerin ve hemşirelerin çok daha fazla hasta baktığını söyledi. Sendika olarak bu durumu Sağlık Bakanlığı ve ilgili tüm kurumlara ilettiklerini belirten Kazak, atanamayan sağlıkçıların yanında olduklarını vurguladı. “Gençler motivasyon kaybı yaşıyor ama yalnız değiller” KPSS sürecinde öğrencilerin ders notları ve anlatımlarıyla yanında olan eğitimci Ramazan Yetgin, atama belirsizliğinin öğrencilerin motivasyonunu ciddi biçimde düşürdüğünü ifade etti. Öğrencilerin uzun süre “atama gelecek mi, kaç kişi alınacak, sıralamam yeter mi” sorularıyla arafta kaldığını belirten Yetgin, bu belirsizliğin çalışma düzenini de olumsuz etkilediğini söyledi. 2026 KPSS’ye kısa süre kalmasına rağmen öğrencilerin hâlâ atama ihtimaliyle bekletildiğini vurgulayan Yetgin, “Atama gelse de gelmese de yeniden çalışmak zorunda kalıyorlar. Bu çok ağır bir yük” dedi. Yetgin, yalnızca ders anlatımıyla değil, bu hak mücadelesinde de öğrencileri yalnız bırakmadıklarını ifade etti. Ulus Meydanı’ndan yapılan ortak çağrıda, “Atama hakkı lütuf değildir. Sağlık sistemi emek olmadan ayakta kalamaz” denildi. Sağlık emekçileri, talepleri karşılanana kadar mücadeleyi sürdüreceklerini vurguladı. HABER: Azra Yılmaz

Ankara Büyükşehir Belediyesi’nden “yolsuzluk” iddiası paylaşan hesaplara suç duyurusu Haber

Ankara Büyükşehir Belediyesi’nden “yolsuzluk” iddiası paylaşan hesaplara suç duyurusu

Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), son günlerde sosyal medyada belediye yönetimi ve bürokratları hakkında yayılan yolsuzluk iddiaları nedeniyle, bu paylaşımları yapan bazı hesaplar hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunduğunu açıkladı. Belediye, söz konusu paylaşımların “sistematik dezenformasyon” boyutuna ulaştığını ve artık “kurum işleyişini hedef alan bir şantaj girişimine dönüştüğünü” bildirdi. “Kurumumuzu hedef alan yalanlar doğrudan suç teşebbüsüdür” ABB’den yapılan açıklamada, sosyal medyada yürütülen kampanyaların yalnızca yalan haber olmaktan çıkıp kurumsal işleyişi sabote etmeye başladığı vurgulandı: “Son dönemde Ankara Büyükşehir Belediyemiz, iştiraklerimiz ve bürokratlarımız hakkında sosyal medyada yürütülen sistematik dezenformasyon kampanyaları artık yalnızca yalan haber boyutunu aşmış, doğrudan kurum işleyişini hedef alır hale gelmiştir.” Belediye, bazı kişilerin aracılar üzerinden şantaj girişiminde bulunduğunu ve “kanunsuz taleplerinin yerine getirilmemesi halinde paylaşımlara devam edeceklerini” açıkça ifade ettiklerini duyurdu. “Kamu kurumunu baskı altına almayı, çalışanlarımızı korkutmayı amaçlayan bu şantaj girişimleri artık yalnızca bir dezenformasyon değil, doğrudan bir suç teşebbüsüne dönüşmüştür.” “Ellerinde belge varsa savcılığa versinler” Açıklamada, sosyal medya hesaplarının “çok yakında belgeler açıklanacak” gibi ifadelerle kamuoyunu manipüle ettiği, ancak hiçbir somut delil sunmadığı belirtildi. ABB, bu kişilere açık çağrıda bulunarak şu ifadeleri kullandı: “Eğer gerçekten iddia ettikleri gibi ellerinde bilgi, belge, kanıt varsa; bunların yargı mercileri tarafından incelenmesini bizzat biz talep ediyoruz.” Bu kapsamda, suç duyurusu dilekçesinde ANFA Ankara Altınpark Ltd. Şti. hakkında öne sürülen iddiaların da resmen soruşturulması istendi. “Motivasyon kaybı yaşanıyor, kamu hizmeti zarar görüyor” Belediye, sistematik saldırıların kurum içi motivasyonu da olumsuz etkilediğini belirtti: “Ne yazık ki bu sistematik saldırılar, belediyemiz bünyesindeki çalışanlarımızın motivasyonunu derinden sarsmakta; bazı bürokratlarımız imza atmaktan çekinir hale gelmektedir. Karar alma süreçleri yavaşlamakta, kamu hizmetleri sekteye uğramaktadır.” Açıklamada, bu durumun yalnızca kurumları değil, doğrudan Ankara halkının hizmet alma hakkını da etkilediği ifade edildi. Savcılığa çağrı: “Gerçek bilgi elinizdeyse dosyaya sunun” Belediye, kamuoyuna yaptığı çağrıda, gerçek belge veya bilgiye sahip olan herkesin, doğrudan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2025/246444 hz. dosyasına başvurması gerektiğini duyurdu: “Büyükşehir Belediyesi’yle ilgili elinde bilgi veya belgesi olanlar, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2025/246444 hz. dosyasına bildirsinler. Bunu yapmayıp ima yoluyla dahi olsa çalışanlarımız hakkında bu tür paylaşımlar yapanlar hakkında yasal işlemler başlatılacaktır.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.