SON DAKİKA

#Müdahale

HABER DEĞER - Müdahale haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Müdahale haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Dünya komünistlerinden onurlu tavır: İran'ın yanındayız Haber

Dünya komünistlerinden onurlu tavır: İran'ın yanındayız

İran Tudeh Partisi, İsrail Komünist Partisi (Maki) ve ABD Komünist Partisi (CPUSA) ortak bir bildiri yayımlayarak ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri operasyonlarını sert sözlerle eleştirdi. Üç parti, saldırının bölgeyi geniş çaplı bir savaşa sürüklediğini ve siviller için ağır sonuçlar doğurduğunu belirtti. Bildiride, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hükümeti ile ABD yönetiminin başlattığı askeri operasyonların emperyalist çıkarlar doğrultusunda yürütüldüğü savunuldu. Söz konusu saldırıların halkların bağımsızlığına ve kendi kaderini tayin hakkına karşı bir müdahale olduğu ifade edildi. “Rejim değişikliği planları uluslararası hukuka aykırı” Ortak açıklamada, ABD yönetiminin başka ülkelerde “rejim değişikliği” hedefi taşıyan politikalarının uluslararası hukuku zedelediği ve devletlerin egemenliğini tehdit ettiği vurgulandı. Komünist partiler, Washington yönetiminin İran’a yönelik politikalarının yalnızca bölgesel istikrarsızlığı artırmakla kalmayacağını, aynı zamanda uluslararası hukuk düzenine de zarar verdiğini belirtti. “Ortadoğu halklarının deneyimleri unutulmamalı” Bildiride Filistin, Irak, Libya, Suriye, Sudan ve Lübnan gibi ülkelerde yaşanan savaş ve müdahalelerin bölge halkları üzerinde ağır sonuçlar yarattığına dikkat çekildi. Açıklamada, dış müdahalelerin halklara özgürlük getirmediği savunularak gerçek değişimin ancak halkların kendi mücadelesiyle mümkün olabileceği ifade edildi. Ortak açıklamada ayrıca İran’a yönelik saldırının yalnızca mevcut yönetimi hedef almadığı, aynı zamanda ülkenin bölgesel gücünü zayıflatmayı amaçlayan daha geniş bir stratejinin parçası olduğu iddia edildi. Barış ve dayanışma çağrısı Üç komünist parti yayımladıkları bildiride dünya genelindeki ilerici ve barış yanlısı güçlere çağrıda bulunarak savaş politikalarına karşı ortak mücadele çağrısı yaptı. Açıklamada, emperyalist müdahalelere ve askeri saldırılara karşı uluslararası dayanışmanın güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ölümcül salgın büyüyor: Nijerya’da Lassa Ateşi can almaya devam ediyor Haber

Ölümcül salgın büyüyor: Nijerya’da Lassa Ateşi can almaya devam ediyor

Batı Afrika ülkesi Nijerya’da Lassa ateşi salgını yayılmayı sürdürüyor. Nijerya Hastalık Kontrol Merkezi, yılın başından bu yana yüzlerce vakanın tespit edildiğini ve ölü sayısının artmaya devam ettiğini açıkladı. Yetkililer, salgını kontrol altına almak için müdahale ekiplerinin sahada olduğunu duyurdu. Vaka sayısı artıyor, ölümler sürüyor Nijerya Hastalık Kontrol Merkezi Direktörü Jide Idris, ocak ayından bu yana 1469 şüpheli vaka tespit edildiğini, yapılan testlerde 318 vakanın pozitif çıktığını bildirdi. Salgın nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı ise 70’e yükseldi. Yetkililer, yılın ilk haftalarında ölü sayısının daha düşük olduğunu ancak salgının ilerleyen süreçte hız kazandığını ifade etti. Sekiz eyalette hızlı müdahale başlatıldı Salgının kontrol altına alınması amacıyla Ulusal Hızlı Müdahale Ekibi sekiz eyalete konuşlandırıldı. NCDC’nin eyalet yönetimleriyle birlikte gözetim, vaka yönetimi ve toplum bilgilendirme çalışmalarını yoğunlaştırdığı belirtildi. Idris, sağlık çalışanlarının korunmasının temel önceliklerden biri olduğunu vurgularken bu yıl 15 sağlık çalışanının enfekte olduğunu açıkladı. Geçen yıl da yüzlerce kişi yaşamını yitirmişti Lassa virüsü nedeniyle ülkede geçen yıl 190 kişi yaşamını yitirmişti. Nijerya hükümeti daha önce salgın nedeniyle acil durum ilan etmiş, hastalığın yayılımını sınırlamak için önlemler artırılmıştı. Kemirgen teması uyarısı yapıldı 1969 yılında ilk kez tespit edilen Lassa ateşi, çoğunlukla kemirgenlerin dışkısıyla temas sonucu bulaşıyor ve insandan insana geçebiliyor. Ölümcül kanamalı ateşe yol açabilen hastalık; Mali, Togo, Gana, Liberya ve Sierra Leone başta olmak üzere birçok Batı Afrika ülkesinde görülüyor. Yetkililer, yurttaşlara kemirgenlerle temastan kaçınmaları ve hijyen önlemlerini artırmaları çağrısı yaptı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Sınır hattında tansiyon yükseldi: Provokasyona TSK’dan anında karşılık Haber

Sınır hattında tansiyon yükseldi: Provokasyona TSK’dan anında karşılık

Suriye’de faaliyet gösteren YPG/SDG/PKK yapılanmasına bağlı bir grubun, 20 Ocak 2026 Salı günü Türkiye sınır hattında provokatif bir girişimde bulunduğu bildirildi. Güvenlik kaynaklarına göre, sınır hattında Türk bayrağını hedef alan girişim üzerine Türk Silahlı Kuvvetleri havaya uyarı ateşi açarak duruma müdahale etti ve bölgedeki hareketlilik kısa sürede kontrol altına alındı. Provokatif girişim sınır hattında yaşandı Edinilen bilgilere göre, sınır hattına yaklaşan silahlı unsurların Türk bayrağını indirmeye yönelik hamlesi, bölgede görev yapan birlikler tarafından fark edildi. Olası bir gerilimin büyümesini önlemek amacıyla Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından havaya uyarı ateşi açıldı. Müdahalenin ardından grup bölgeden uzaklaştı. Türk Silahlı Kuvvetleri hızlı müdahalede bulundu TSK’nın zamanında müdahalesiyle sınır hattındaki provokasyon engellendi. Yetkililer, olayda herhangi bir can kaybı ya da yaralanma yaşanmadığını belirtirken, sınır güvenliğine yönelik tedbirlerin artırıldığını aktardı. Türkiye toplumunun güvenliğini tehdit eden her türlü girişime karşı teyakkuz halinin sürdüğü vurgulandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan terör mesajı geldi Yaşanan gelişmelerin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, terörle mücadeleye ilişkin değerlendirmede bulundu. Erdoğan, “Bölgemizde terörün devri kapanmıştır” ifadeleriyle Türkiye’nin sınır güvenliği ve bölgesel istikrar konusundaki kararlılığını yineledi. Sınır hattındaki gelişmeler yakından izlenirken, güvenlik birimlerinin olası yeni provokasyonlara karşı bölgede önlemlerini sürdürdüğü bildirildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Nobel’i emperyalizme sunmak: María Corina Machado’nun iki yüzlü gösterisi Haber

Nobel’i emperyalizme sunmak: María Corina Machado’nun iki yüzlü gösterisi

Barış ödülü mü, müdahale madalyası mı? Venezuela’da yıllardır uygulanan yaptırımların, ekonomik kuşatmanın ve dış müdahale tehditlerinin mimarı olan Donald Trump’a Nobel madalyası uzatmak; barıştan değil, güçten yana saf tutmaktır. Machado’nun bu hamlesi, Nobel’in evrensel değerlerini ayaklar altına alırken, emperyalist ABD’nin müdahaleci sicilini aklamaya dönük bir propaganda numarasına dönüştü. Halkını baypas eden muhalefet Kendi ülkesinin geleceğini Washington koridorlarında pazarlayan María Corina Machado, Venezuela toplumunun iradesini değil, ABD’nin jeopolitik beklentilerini temsil ettiğini bir kez daha kanıtladı. Yaptırımların bedelini ödeyen yurttaşlar yok sayılırken, Beyaz Saray’da poz vermek “özgürlük” diye sunuldu. Nobel Komitesi’ne rağmen siyasi tiyatro Nobel Barış Ödülü’nün devredilemeyeceği bilinirken yapılan bu gösteri, kuralları hiçe sayan bir siyasi şova dönüştü. Madalyanın el değiştirmesi, ödülün ruhunu değiştirmediği gibi; onu, emperyalizmin vitrin aksesuarına çevirdi. Barış ödülü, bombaların ve yaptırımların gölgesinde parlatılmaya çalışıldı. Emperyalizme meşruiyet çabası Machado’nun jesti, ABD’nin Latin Amerika’daki müdahaleci geçmişine “ahlaki” bir makyaj sürme girişimidir. Halkların kendi kaderini tayin hakkı yerine, büyük güçlerin onayı esas alındı. Bu, muhalefet değil; açık bir siyasal taşeronluktur. Bu tablo, Nobel’in barış idealine değil; emperyalist politikalara hizmet etti. Machado’nun Trump’a uzattığı madalya, Venezuela halkının değil, Washington’un çıkarlarının sembolü oldu. Barış, saraylarda değil; halkların iradesinde filizlenir. Bu jest, tarihe bir iki yüzlülük belgesi olarak geçmiştir. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Foça'da dere yatağına yapılan kanal taşkını önledi Haber

Foça'da dere yatağına yapılan kanal taşkını önledi

İzmir'de dün akşam saatlerinden itibaren başlayan yağışlar Karaburun, Foça, Çeşme ve Dikili'de etkili oldu. Foça'da kısa sürede metrekareye 138,6 kilogram yağış düştü. Üzerindeki tarihi köprü nedeniyle yıllardır müdahale edileyemeyen ve her yağışta taşkına neden Yenifoça merkezindeki derede İZSU çalışmaları sayesinde taşkın yaşanmadı. İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü ekipleri, Foça’nın Fevzi Çakmak Mahallesi’nde Ali Stair Caddesi ile Cumhuriyet Caddesi’nin kesişiminde yer alan Yenifoça'nın en büyük deresindeki taşkın riskini önledi. Üzerindeki tarihi köprü nedeniyle bugüne kadar genişletme ve yapısal düzenleme yapılamayan deredeki taşkın sorunu farklı bir yöntemle çözüldü. 23 Ekim’de Foça’yı etkileyen şiddetli yağışların ardından bölgede oluşan riskin büyümesi üzerine, Anıtlar Kurulu'ndan alınan izin doğrultusunda dere yatağındaki tarihi köprü korunarak, köprünün hemen yanından geçecek yeni bir derivasyon kanalı yapıldı. Geçtiğimiz salı günü başlayan çalışmalar ekiplerin 24 saat çalışması ile kısa sürede bitirildi. Metrekaye kısa sürede 138,6 kilogram yağışın düştüğü Foça'da Yeni Foça Deresi taşmadı. Fevziçakmak Mahallesi Muhtarı Mustafa Deniz Kahtanoğlu, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'a ve İZSU Genel Müdürlüğü'ne teşekkür etti. Taşkın riskini azaltan çalışma İZSU Genel Müdür Yardımcısı Serdar Sadi, tarihi köprü nedeniyle yıllardır müdahale edilemeyen Yeni Foça Deresi'nde SİT Kurulu’nun da onayıyla köprüye zarar vermeden yeni bir derivasyon kanalı açtıklarını söyledi. Bu hafta sonu beklenen yağış öncesi çalışmayı hızla tamamladıklarını belirten Sadi, “Tarihi köprü kesit olarak küçük olduğu için sürüklenerek gelen ağaç dalları, kütükler nedeniyle çok çabuk tıkanıyordu. Köprünün yanına yaptığımız derivasyon kanalı sayesinde mevcut kapasiteyi yaklaşık iki buçuk katına çıkardık Aşırı yağışlarda dereye yüksek debili su gelse bile taşkın riski önemli ölçüde azalacak. Bu son yağışta da bunu test etmiş olduk. Mevcut köprünün yetmediği noktada su biriktiğinde, yeni yaptığımız imalata yöneliyor ve doğrudan denize ulaşıyor. Foça Belediyesi ile koordineli bir şekilde çevre düzenlemesi yaparak çalışmayı tamamlayacağız. Böylece artık taşkın yaşanmayacak, çevredeki evleri su basması ve vatandaşlarımızın mağduriyet yaşaması engellenecek” dedi.

Ortaköy’de anne ve iki çocuğun ölümünde korkunç şüphe: Cinayet ihtimali masada Haber

Ortaköy’de anne ve iki çocuğun ölümünde korkunç şüphe: Cinayet ihtimali masada

İstanbul’a tatil için gelen Almanya vatandaşı Böcek ailesinin midye, sucuk, kokoreç ve tavuk tantuni yedikten sonra yaşadığı faciada anne Çiğdem Böcek ile iki çocuğu yaşamını yitirdi, baba ise yoğun bakımda tedavi altına alındı. İlk bulgularda net bir zehirlenme tespiti yapılamaması üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, olayda dış müdahale ihtimalini incelemek üzere kriminal soruşturma talimatı verdi. Ailenin İstanbul seyahati hastane koridorlarında son buldu Olay, 12 Kasım’da Fatih’teki bir otelde meydana geldi. Almanya’dan gelen Servet ve Çiğdem Böcek çifti, çocukları Kadir Muhammet ve Masal ile birlikte İstanbul’da kısa bir tatil planlamıştı. Gece saatlerinde anne Çiğdem Böcek, 3 yaşındaki kızı Masal’ı hareketsiz halde buldu ve otel görevlileri sağlık ekiplerine haber verdi. Hastaneye kaldırılan Masal ve ağabeyi Kadir tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Anne Çiğdem Böcek de ertesi gün hayatını kaybetti. Baba Servet Böcek’in yoğun bakımda tedavisi sürüyor. Ailenin tükettiği tüm yiyecekler saat saat tespit edildi Soruşturma kapsamında Böcek ailesinin Türkiye’ye iniş yaptıkları andan itibaren saat saat nerede ne tükettikleri ortaya çıkarıldı. Aile, 11 Kasım sabahı 10.08’de otelden ayrıldı, 14.20’de Ortaköy’de seyyar bir midyeci tezgâhından midye yedi. 20 dakika sonra başka bir işletmeye giderek çorba, sucuk, kokoreç ve tavuk tantuni tüketti. Ardından 18.30’da bir lokumcudan alışveriş yaptı ve 18.43’te otele döndü. Hastane ziyareti sonrası otele döndüler ve bir daha çıkamadılar Aile ertesi gün, 12 Kasım’da saat 11.42’de, yüksek ateş ve kusma şikâyetiyle hastaneye başvurdu. Anne ve baba Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi Hastanesi’nde, çocuklar Çapa’da tedavi edildi. Serum verilerek taburcu edilen aile, aynı gün 15.40’ta tekrar otele giriş yaptı. Bu giriş, aile bireylerinin hayatta görüldüğü son an oldu. Anne gece yarısı yardım istedi, üç kişiyi kurtarmak mümkün olmadı 13 Kasım 02.20’de anne Çiğdem Böcek otelin merdivenlerinde 112’yi arayarak durumlarının kötüleştiğini bildirdi. Ambulans sekiz dakika içinde otele ulaştı. Ancak tüm müdahalelere rağmen iki çocuk kurtarılamadı; anne ise ertesi sabah yaşamını yitirdi. Baba Servet Böcek entübe edilmeden önce polise ifade verdi ve tüm yeme-içme sürecini anlattı. Otopsi sonuçlarında zehirlenmeyi doğrulayan net bir bulgu bulunamadı Anne ve iki çocuğa yapılan ön otopsilerde ölüm nedeni konusunda kesin bir kanaate varılamadı. Mide duvarlarında ülserli alanlar ve yaygın kanamalar tespit edildi ancak zehirlenmeyi doğrulayan kesin bir toksik bulguya rastlanmadı. Mikrobiyolojik ve toksikolojik analizler için alınan örnekler incelenmeye devam ediyor. Savcılık cinayet büroya talimat verdi: Dış müdahale ihtimali araştırılıyor Zehirlenmeye dair net bir bulgunun olmaması nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, olayı “şüpheli ölüm” olarak kayda aldı. Gayrettepe Cinayet Büro Amirliği’ne, olayın cinayet veya intihar olasılıkları dahil tüm yönleriyle araştırılması için talimat gönderildi. Otelin güvenlik kameraları, aileyle temas eden işletmeler ve tüm süreç detaylı olarak inceleniyor. Dört şüpheli gözaltında: Gıda satıcılarının sabıka kayıtları dikkat çekti Ailenin yemek yediği işletmeler ve alışveriş yaptığı noktalar soruşturma kapsamında denetime alındı. Seyyar midyeci Yusuf D., İşletme sahibi Ercan E., Lokumcu Fatih T., Ve bir başka işletmeyle bağlantılı dördüncü şüpheli, “taksirle ölüme sebebiyet” suçlamasıyla gözaltına alındı. Restoran mühürlendi, seyyar tezgâh kaldırıldı. Gözaltına alınan kişilerin daha önce farklı suçlardan çok sayıda kayıtlarının olduğu belirlendi. Aile yakınları hastaneyi suçladı: ‘Tedavi edilselerdi bugün yaşıyorlardı’ Hayatını kaybeden Çiğdem Böcek’in babası Mustafa Çelik, hastanenin gerekli müdahaleleri yapmadığını iddia ederek yetkililere çağrıda bulundu. “Bizim ciğerimiz yandı, başka ailelerin yanmaması için bu sürecin takip edilmesini istiyoruz” dedi. Ablası Tansu Özsoy ise, “Kardeşimi ve yeğenlerimi hiçbir tetkik yapılmadan nasıl eve gönderdiler? Bu sadece zehirlenme değil, tüm vücudu etkileyen bir tabloydu. Zamanında müdahale edilseydi bugün hayatta olabilirlerdi” diyerek gözyaşları içinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.