SON DAKİKA

#Müebbet Hapis

HABER DEĞER - Müebbet Hapis haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Müebbet Hapis haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BİZİ SIRTIMIZDAN VURDULAR! | İhanetin Denizdeki Yüzü: Ömer Faruk HARMANCIK Haber

BİZİ SIRTIMIZDAN VURDULAR! | İhanetin Denizdeki Yüzü: Ömer Faruk HARMANCIK

Deniz Kuvvetleri'nin mahrem yapılanmasında "Kurmay Başkanı" sıfatıyla görev alan Harmancık, ihanetin Akıncı Üssü'ndeki merkez karargahında yer alan "Yurtta Sulh Konseyi" üyelerinden biriydi. Darbecilerin atama listesinde iki rütbe birden terfi ettirilerek Deniz Kuvvetleri Kurmay Başkanı olarak atanmıştı. Genelkurmay Başkanı Akar'dan darbe bildirisini imzalayarak okumasını isteyen Harmancık'tı. Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar ifadesinde, Harmancık'ın elinde iki yapraktan oluşan bir metni getirip önce okuduğunu ve ardından kendisine "Siz şunu bir okuyun ve bunu imzalayıp TV'de okursanız her şey çok güzel olacak, herkesi alıyoruz, herkesi getiriyoruz" dediğini söyledi. Akar ayrıca, "Şiddetle ve hiddetle reddettim. 'Kendinizi ne zannediyorsunuz? Siz kimsiniz? Topladığınızı söylediğiniz ikinci başkan, kuvvet komutanları nerede? Bakanlar nerede? Elinizde kim varsa getirin, sizin başınız kıçınız kim?' diye bağırdım." dedi. İhanet Toplantılarının Müdavimi Darbenin sivil yöneticisi Adil Öksüz'ü tanımadığını, herhangi bir evde bir araya gelmediğini iddia etmesine rağmen, İzmir'deki darbe girişimi davasının gizli tanıkları ise bunu yalanladı. Anlatılanlara göre darbe girişiminin "olgunlaşma" sürecinde, firari imam Adil Öksüz’ün başkanlığında Ankara Konutkent’teki villalarda gerçekleştirilen gizli toplantıların değişmez ismiydi. Harmancık'ın Öksüz'ün darbe toplantıları yaptığı villada 6, 7, 8 Temmuz tarihlerinde bulunduğunmuş ve Deniz Kuvvetleri'nin ihanet planındaki sevk ve idaresinden sorumlu ana aktör olmuştu. Kuzgun kod adlı gizli tanık ifadesinde, "Harmancık'ı gördüm. Bana bir darbe planı üzerinde çalışıyoruz, darbe planını bitirdik, ufak tefek ayrıntılar kaldı." dedi. 15 Temmuz veya 22 Temmuz'da darbe planını uygulamaya koyacaklarını, konuyla ilgili bana birkaç konuk soracaklarını, gözaltına alınabilecek amirlerin kimler olabileceğini söyledi." ifadelerini kullanmıştı. "Cumhurbaşkanı'nı öldüremedik, Almanya'ya kaçtığını yayalım" Gizli tanık ayrıca Harmancık'ın evden genelkurmayda sivillere ateş açan darbeci Sinan Sürel ile birlikte ayrıldığını belirtti. Telefonla aradığı Erdek Mayın Filo Komutanlığı'ndan karargahı kontrol altına alıp gemileri kaldırmalarını istedi. İstanbul Atatürk Havalimanı'na gönderilen CASA uçağıyla askerlerin Akıncı Üssü'ne getirilmesini sağladı. Tanık İbrahim Halil Ağaç'ın ifadesine göre, Harmancık telefonda görüştüğü kişiye, "Cumhurbaşkanı'nı öldürmedik, planlarımız boşa gitti. Cumhurbaşkanı'nın Almanya'ya kaçtığı yönünde haberleri yaymamız lazım. Yoksa her şey boşa gidecek" diyerek telefondaki şahsa Fox TV'yi bağlamalarını söyledi. Harmancık, "girişim başarısız oldu, kaçabiliyorsanız kaçın" dedi. Tutuklu sanık eski yüzbaşı Özay Cödel'in ifadesine göre, Ömer Faruk Harmancık yanına gittiğimde görevim bittiğini, girişimin başarısız olduğunu söyledi. "Silahları ve malzemeleri 141. filoya bırakın, kaçabiliyorsanız kaçın" dedi. "Eşeklik Ettim" Savunması Akıncı Üssü'nde yakalandığında, "Üs komutanına haber vermeden İstanbul'a gitmek için buraya geldim" diyerek tarihe geçecek bir yalan söyledi. Hangi filonun nerede olduğunu bile bilmediğini iddia edecek kadar tuhaf bir savunma kurgulayan Harmancık, mahkeme başkanının "Bu yaptığınız askeri mantığa sığar mı?" sorusuna, "Yaptığımın bir yanlış olduğunu, hatta eşeklik olduğunu söyledim" cevabını vererek, suçunu "basit bir hata" gibi göstermeye çalıştı. 141 Kez Ağırlaştırılmış Müebbet TRT’de darbe bildirisini zorla okutan eski yarbay Ümit Gençer'in telefonunda "Dost" olarak kayıtlı olan kişinin bizzat Ömer Faruk Harmancık olduğu, emniyetin dijital incelemeleriyle tescillendi. WhatsApp üzerinden o ihanet metnini Gençer'e ileten Harmancık, darbe gecesi boyunca "patates hatlar" ve şahsi telefonlarıyla bir trafik yönetti. Erdoğan'a suikast timinde yer alan eski SAT yüzbaşı Özay Cödel ile o gece yaptığı 7 görüşme, onun darbenin "operasyonel sorumlusu" olduğunun kanıtıydı. Mahkemede "Terörist başı olduğunu kabul edersem, kendimi de terörist ilan etmiş olurum" diyerek, hukuki bir kurnazlıkla örgüt bağını reddetti. Ancak sicili ve yaptığı eylemler, onun örgütün en sadık "denizci" tetikçilerinden biri olduğunu kanıtlıyordu. "Anayasayı ihlal", "Cumhurbaşkanına suikast" ve 139 kişiyi şehit etmek suçlamalarından yargılandığı Genelkurmay çatı davasında mahkeme 141 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. O gece devletin üniformasını kirleten Harmancık, bugün cezaevinde, tarih sayfalarına kazınan ihanetinin bedelini ödüyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

BİZİ SIRTIMIZDAN VURDULAR! 15 Temmuz'un Karanlık Kutusu: Mehmet Partigöç Haber

BİZİ SIRTIMIZDAN VURDULAR! 15 Temmuz'un Karanlık Kutusu: Mehmet Partigöç

Tuğgeneral rütbesiyle Genelkurmay Personel Plan Yönetim Daire Başkanı olan Mehmet Partigöç; Adil Öksüz ve Kemal Batmaz ile birlikte darbenin askeri kanadının "bir numarası" olarak tarihe geçti. İhanetin İmzası: Yurtta Sulh Konseyi Ankara emniyetinin telefonlar, görüntüler, itiraflar ve dijital verilerden yola çıkarak darbe girişimine dair incelemesine göre girişimin sivil ayağını Gülen Cemaati mensuplarına bilgi aktardığı belirtilen Adil Öksüz ile Kemal Batmaz oluştururken, askeri ayağın örgütün "bir numarası" olarak Genelkurmay Başkanlığı Personel Plan Yönetim Daire Başkanı Tuğgeneral Mehmet Partigöç oluşturdu. Soruşturmaya göre darbe girişiminin altyapısı oluşturmak için çalışmalar Ocak 2016’da başladı. Bu süreçte de Gülen’in Öksüz’e talimat verdiği, Öksüz’ün de talimatları darbeci askere ilettiği belirtildi. Haziran ile temmuz arasında darbeye iştirak edenler sık sık ev toplantıları yaptı. Hatta darbe emrini, Ankara’daki lojmanlarda Tuğgeneral Abdülkerim Ünlü’ye teslim eden isimdi. Ünlü’nün üzerinden çıkan "Odamdaki dosyayı imha et" notu, Partigöç’ün kurduğu bu ihanet ağının lojistik detaylarını gün yüzüne çıkardı. Askeri ayağın bir numarası olarak gösterilen Partigöç, TRT’de zorla okutulan o meşhur "Yurtta Sulh Konseyi" ihanet bildirisinin altında imzası bulunan isimlerden biriydi. Partigöç’ün, 15 Temmuz gecesi talimatlar verdiği, öncesinde de darbecilerin görev alacakları yerleri ve TSK içerisindeki cemaat mensuplarının adlarının bulunduğu listeyi komutanlara ilettiği ifade edildi. Yurtta Sulh Konseyi" üyesi olarak, TSK’nın komuta zincirini hiçe sayan 20 maddelik "Harekat Yıldırım Planı"nı bizzat koordine etti. Darbe başarılı olsaydı, örgüt listelerinde "Genelkurmay 2. Başkan Yardımcısı" olarak görev yapması planlanmıştı. Darbe girişimi günü saat 13.00 sularında Cemil Turhan ve Barış Avıalan ile darbe kapsamında görüşmeler yapan Partigöç, Genelkurmay Başkanlığında görevli Avıalan’ı karargahla Akıncı Üssü arasındaki iletişimi sağlaması için üsse gönderdi. Eşine Yazdığı Mektup Bulundu Gözaltına alındıktan sonra odasında ve evinde yapılan aramalarda darbe girişiminde aktif rol oynadığını kanıtlayan deliler bulundu. Sırt çantasından çıkan kendi el yazısıyla yazılmış notlar ihanetini tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyordu. Birinci notta, "Sevgili eşime ve kızlarıma, hayatım, ülkem ve milletim için mücadele ile geçti. Geldiğimiz aşamada ülkemizin kötü gidişine dur demek de bize düştü... Bu başkaldırıyı yapmasaydım da beni hayatımın sonuna kadar hapse atacaklardı, beni affet." iafdeleri yer alıyordu. İkinci notta ise "Canım eşim, seni gerçekten her şeyden çok sevdim. Ama bu başkaldırıyı yapmasaydım da beni hayatımın sonuna kadar hapse atacaklardı, beni affet." yazıyordu. Notların kendisine ait olmadığını iddia eden Partigöç'ün evinde yapılan aramada da FETÖ üyeliğinin kanıtlarından kabul edilen 1 ABD doları bulundu. Darbe Gecesi Aktif Rol Oynadı Gece 03.00'te başlatılması planlanan darbe planının öne alınmas sonrası Akıncı Üssü'nden Genelkurmay'a gelen darbeci ÖKK personeli Mehmet Partigöç’ün nezaretinde komutanları derdest ederek, ihanet üssüne götürülmüştü. Hemen arkasından darbeci Partigöç, saat 21.43'te TSK mesaj sistemine girerek tüm birliklere "Atama", "Katılışlar" ve "Sıkıyönetim direktifleri" başlıklı bildirileri göndermişti. Ayrıca Polatlı Topçu ve Füze Okul Komutanı olan eski tuğgeneral Murat Aygün'ü arayarak "harekata geçin" talimatı verdi. Partigöç, Avıalan üzerinden Akıncı Üssü'ndeki darbecilerle irtibata geçerek Genelkurmay'a gelen helikopterlerin nereye ineceği, mühimmatın nereden alınacaklarını organize etti. Gözaltına alındığında, darbe bildirisinin altında imzası bulunmasına rağmen söz konusu bildiriyi görmediğini ve FETÖ mensubu olmadığını iddia etti. Odasında ve evinde yapılan aramalarda darbe girişiminde aktif rol oynadığını kanıtlayan deliler bulundu. 141 kez Ağırlaştırılmış Müebbet Verildi Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'nde görülen 224 sanıklı Genelkurmay çatı davasında karar kısa süre sonra açıklandı. Eski tuğgeneral Mehmet Partigöç'e 141 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi. Partigöç ifadesinde, "Önce tatbikat, sonra tehdit var dediler, ardından böyle bir girişim olduğunu öğrendim" diyerek kendini savunmuştu. Darbeci general Partigöç'ün bu ifadelerini, 8. Kolordu Komutanı Korgeneral Yılmaz Uyar'ın darbe girişimi için 15 Temmuz gecesi Ankara'dan Elazığ'a gelen ancak uçaktan iner inmez gözaltına aldırarak tutuklanmasını sağladığı Tuğgeneral Abdülkerim Ünlü'nün ifadeleri yalanladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

BİZİ SIRTIMIZDAN VURDULAR! Kim bu Kemal BATMAZ ? Haber

BİZİ SIRTIMIZDAN VURDULAR! Kim bu Kemal BATMAZ ?

1954 yılında Nevşehir'de doğan, İstanbul Teknik Üniversitesi Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisliği'nden mezun olduktan sonra 2015'te bir emlak şirketi kurmuştur. Ancak savcılık, incelemeleri sonucunda emlak şirketinin hiçbir gayrimenkulün alım satım ve kiralama işi gerçekleştirmediğini, faaliyetlerinin tabelada kaldığını tespit edilmişti. Örgütün "ekonomik kuluçka merkezi" Kaynak Holding'de genel müdürlüğe kadar yükselen Kemal Batmaz; 15 Temmuz gecesi Akıncı Üssü'nde Adil Öksüz ile omuz omuza darbeyi yöneten, örgüt hiyerarşisinde Adil Öksüz’den sonra "Hava Kuvvetleri Sorumlusu" koltuğunu devralan karanlık bir figürdü. ABD'ye ilk kez 1997'de gittiği belirlenen Batmaz, Darbenin ilk hazırlık hareketlerini başlatması olasılığı yüksek olan Batmaz'ın, FETÖ içerisinde "Adil Öksüz'ün üstü veya eşiti olduğu, bu değilse ancak bir altında bulunabileceği" değerlendirildi. "Arsa Bakmaya Gelmiştim" Yalanının İkinci Adresi 15 Temmuz darbe girişiminin Akıncı Üssü'ndeki "harekat merkezinde" 143. Filo'da kameralara takılan Kemal Batmaz, yakalandığında Adil Öksüz ile aynı "ezber" savunmayı yaptı: "Kazan ilçesine arsa bakmaya gelmiştim." Ancak gerçekler, mahkeme kayıtlarına giren görüntüler ve bilirkişi raporlarıyla kısa sürede gün yüzüne çıktı. Görüntülerde, Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar'a kendisini Gülen'le görüştürmeyi teklif eden Tuğgeneral Hakan Evrim'in kendisine başıyla selam verdiği tespit edildi. Bu görüntüler Batmaz'ın örgüt içerisindeki mutlak otoritesini ve "sivil yönetici" konumunu kanıtlayan en somut detaylardan biriydi. "Namık" ile Pensilvanya Rotası Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Harun Kodalak ve soruşturma savcısı Ramazan Dinç’in yaptığı araştırma kapsamında, Kemal Batmaz’ın ihanet trafiği Adil Öksüz ile adeta paralel ilerledi. 11 Temmuz 2016'da, darbe talimatlarını almak üzere Öksüz ile aynı uçakla ABD'ye uçtuğu, 13 Temmuz'da yine aynı uçakla Atatürk Havalimanı’ndan yurda döndüğü resmi kayıtlarla belgelendi. Örgüt elebaşı Fetullah Gülen'in Pensilvanya'daki karargahına sık sık giden Batmaz'ın, 2016 yılı Ocak ayındaki ABD ziyaretinde ise İmam doğrudan Fetullah Gülen'in yanında kalacağını" beyan ettiği ortaya çıktı. "Tesadüf "Dedi Başsavcılık, darbe planlarını ve organizasyonunu Öksüz ile yaptığını değerlendirdiği Batmaz'ın darbe girişiminin hemen ardından Akıncı Üssü çevresinde gözaltına alınıp, tutuklandı ve Sincan Cezaevine koydu. Cumhuriyet Savcısı, yeni delillerin ardından Batmaz'ın bir kez daha ifadesini aldığında, Öksüz ile ABD dönüşü Atatürk Havalimanında aynı karede yer aldıkları fotoğraflar gösterilince bunun "tesadüf" olduğunu ileri sürerek, tıpkı Öksüz gibi Akıncı Üssü civarında bulunmasına ilişkin "arsa bakmaya gitmiştim" savunmasını tekrarladı. Mektupla İtiraf: "Muhterem Efendim" Mahkeme salonlarında "darbe ile ilgim yok" diyen Batmaz'ın, gerçek yüzü bir mektup operasyonuyla deşifre oldu. Duruşma salonunda örgüt elebaşı Fetullah Gülen'e ulaştırılmak üzere gizlice bir not hazırlayan Batmaz, notta "Muhterem efendim" diyerek bağlılığını bildiriyor, savcılara verdiği ifadelerde nasıl "güvenli" cevaplar verdiğini anlatıyordu. Jandarma ekiplerinin dikkati sayesinde ele geçirilen bu not, Batmaz'ın darbeci kimliğini kendi el yazısıyla tescillediği bir itiraf belgesi oldu. İhanetin Faturası: 79 Kez Ağırlaştırılmış Müebbet Adil Öksüz ile birlikte FETÖ'nün "Hava Kuvvetleri yapılanmasını" yöneten Kemal Batmaz, yargılandığı Akıncı Üssü darbe girişimi davasında en ağır cezaya çarptırılan isimlerden biri oldu. "Yönetici" sıfatıyla, 77 vatandaşın şehit edilmesi ve anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs başta olmak üzere işlediği tüm suçlardan dolayı, 79 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası, 3 bin 901 yıl 6 ay hapis cezası verildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

TBMM'ye yeni teklif: Suça sürüklenen çocuklara müebbet hapis Haber

TBMM'ye yeni teklif: Suça sürüklenen çocuklara müebbet hapis

7 farklı kanunda değişiklik öngören 18 maddelik teklif, 15-18 yaş grubundaki çocuklara yönelik müebbet hapis cezası imkanından, infaz sistemindeki köklü değişikliklere kadar birçok kritik düzenlemeyi içeriyor. 15-18 yaş grubuna müebbet hapis Teklifin en çok dikkat çeken maddelerinden biri, kasten öldürme ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarını işleyen 15-18 yaş grubundaki çocuklara yönelik. Düzenlemeye göre suçun işleniş şekli, güdülen amaç ve failin geçmişi gibi hususlar göz önüne alınarak, hakimin takdir yetkisiyle bu yaş grubundaki çocuklara müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilebilecek. Bu suçlar için hakimin takdirine bağlı olarak herhangi bir ceza indirimi uygulanmamasına yönelik bir yol açılıyor. Mevcut sistemde çocuk hükümlülerin infazına doğrudan çocuk eğitim evlerinde başlanırken, yeni teklifle bu süreç değişiyor. Çocuk hükümlüler artık doğrudan eğitim evlerine değil, çocuk kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilecek. "İyi halli" olduklarının heyet raporuyla tespit edilmesi durumunda, bu çocuklar eğitim evlerine ayrılabilecek. İndirim uygulamalarında Kısıtlamalar Özellikle ağır suçlar kapsamında ceza indirimleri daraltılıyor. Kasten öldürme, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, uyuşturucu ticareti ve örgüt kurma suçlarında; 15 yaşını doldurana kadar infaz kurumunda geçirilen sürenin "bir günün iki gün sayılması" uygulamasından vazgeçiliyor. Bu suçlarda artık her gün, bir gün olarak hesaplanacak. Tekerrür yaşı 18'den 15'e düşürülüyor; böylece suç örgütlerinin 15-18 yaş grubunu "suçta kullanmasının" önüne geçilmesi amaçlanıyor. Yeni terminoloji: "Adli süreçteki çocuk" Teklifle birlikte hukuk literatüründe önemli bir dil değişikliğine gidiliyor. Mevzuattaki "suça sürüklenen çocuk" ibaresi yerine "adli süreçteki çocuk" ifadesi getiriliyor. Bu adımla masumiyet karinesinin daha güçlü vurgulanması hedefleniyor. Ateşli silahını özensiz muhafaza ederek bir çocuğun eline geçmesine neden olan kişilere 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası getiriliyor. Çocukları dijital risklerden, alkol, uyuşturucu ve kumar gibi bağımlılıklardan korumak için yeni "yönlendirme tedbirleri" ekleniyor. Hastane ile adliye arasında acil sağlık koruma mekanizması kuruluyor. Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali nedeniyle çocuğun ağır bir suça karışması durumunda, ebeveynlere verilecek cezaların yarısından iki katına kadar artırılması öngörülüyor. 15 yaşını doldurmamış çocuklar hakkında "sosyal inceleme raporu" alınmadan iddianame düzenlenmesi yasaklanıyor; aksi takdirde iddianame iade nedeni sayılıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

"Terörsüz Türkiye" düzenlemesinde yeni detaylar ortaya çıktı Haber

"Terörsüz Türkiye" düzenlemesinde yeni detaylar ortaya çıktı

"Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında hazırlanan çerçeve yasa taslağına ilişkin yeni ayrıntılar kamuoyuna yansıdı. Basına yansıyan bilgilere göre düzenlemenin, Türkiye Büyük Millet Meclisi tatile girmeden yasalaştırılması, ancak uygulamaya geçilmesinin belirli şartlara bağlanması öngörülüyor. Taslağa göre, yasanın hükümleri PKK'nın silah bıraktığının Millî İstihbarat Teşkilatı (MİT), Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ve Millî Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından resmen teyit edilmesinin ardından yürürlüğe girecek. Suça karışmadığı belirlenen kişiler için mevcut yasal düzenlemelerin uygulanması planlanırken, terör suçlaması bulunan kişilerin dosyaları ise mahkemeler tarafından ayrı ayrı değerlendirilecek. Taslakta, Abdullah Öcalan ile ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alanların düzenleme kapsamı dışında tutulması öngörülüyor. Ayrıca belirli ağır suçlardan hüküm giyenlerin de yasadan yararlanamayacağı belirtiliyor. Çalışmada, MGK'nın teyit kararının ardından başvurular için 6 ay veya 1 yıllık bir süre tanınması seçenekleri üzerinde duruluyor. Türkiye'ye dönen örgüt mensuplarının ise 3 ila 5 yıl süreyle adli kontrole tabi tutulması, bu süreçte kamu kurumlarında görev alamamaları ve siyasi faaliyette bulunamamalarına yönelik düzenlemeler de değerlendiriliyor. Hazırlanan çerçeve yasa yalnızca PKK'yı kapsayacak. Düzenlemenin FETÖ veya diğer terör örgütlerine uygulanmayacağı, ayrıca kısmi ya da genel af niteliğinde herhangi bir hüküm içermeyeceği ifade ediliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Öğretmen Fatma Nur Çelik cinayetinde karar açıklandı Haber

Öğretmen Fatma Nur Çelik cinayetinde karar açıklandı

Anadolu 2. Çocuk Ağır Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasında, 17 yaşında olduğu dönemde saldırıyı gerçekleştiren sanık Furkan Samet Bakalım’ın cezası belli oldu. Mahkeme indirim uygulamadı Duruşmada esas hakkındaki mütalaasını sunan cumhuriyet savcısı, sanığın okul içerisinde öğretmen ve öğrencilere yönelik gerçekleştirdiği saldırıların sabit olduğunu belirterek cezalandırılmasını talep etti. Kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanık Furkan Samet Bakalım’ı öğretmen Fatma Nur Çelik’e yönelik eylemi nedeniyle "kadına karşı canavarca hisle kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Sanığın olay tarihinde 17 yaşında olması sebebiyle bu ceza 24 yıl hapis cezasına dönüştürülürken, heyet tarafından sanık hakkında herhangi bir indirim uygulanmadı. Toplam ceza 37 yıl 6 ay Sanık Furkan Samet Bakalım, öğretmen Çelik’i öldürme suçunun yanı sıra, okulda yaraladığı diğer mağdurlara yönelik işlediği çeşitli suçlardan dolayı da toplamda 13 yıl 6 ay hapis cezası aldı. Böylece sanığın toplam cezası 37 yıl 6 ay olarak belirlendi. Ayrıca mahkeme, sanığın M.A. isimli kişiye yönelik "nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan ise yeterli delil bulunamadığı gerekçesiyle beraatine karar verdi. Tutukluluk hali devam ediyor Sanığın tutukluluk halinin devamına hükmeden mahkeme heyeti, olayda kullanılan suç aleti bıçağın müsaderesine ve dosyadaki bazı dijital materyallerin delil olarak saklanmasına karar vererek davayı noktaladı. Duruşmayı, İl Milli Eğitim Müdürü Doç. Dr. Murat Mücahit Yentür ile çok sayıda öğretmen de izleyici olarak takip etti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Genç futbolcunun cinayetinde İzzet Yıldızhan'a tahliye Haber

Genç futbolcunun cinayetinde İzzet Yıldızhan'a tahliye

Ümraniye'de 19 Mart gecesi rapçi Vahap Canbay ve eski sevgilisi Aleyna Kalaycıoğlu arasındaki anlaşmazlık nedeniyle başlayan gerginlik, genç futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı'nın trajik ölümüyle sonuçlanmıştı. Çakarlı lüks araçlarla düzenlenen silahlı saldırıya ilişkin yürütülen derinlemesine soruşturma tamamlanarak iddianame hazırlandı. Dosya kapsamında yapılan tutukluluk incelemesinde, sanıklar arasında yer alan ünlü türkücü İzzet Yıldızhan'ın durumu da netleşti. Yurt dışına çıkış yasağı getirildi Yapılan hukuki değerlendirmeler sonucunda mahkeme, İzzet Yıldızhan'ın tahliyesine karar verdi. Ünlü türkücüye yurt dışına çıkış yasağı konularak adli kontrol hükümleri uygulandı. Hazırlanan iddianamede, Yıldızhan ve bir diğer sanık Ahmet Özkoç hakkında "suçluyu kayırma" suçlamasıyla 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. Müebbet hapis talepleri var Soruşturma kapsamında cinayetin asıl şüphelilerine yönelik çok ağır cezalar istendi. İddianamede, silahı ateşlediği belirtilen sanık Alaattin Kadayıfçıoğlu'nun "kasten öldürme" suçundan müebbet hapsi talep edilirken, olayın fitilini ateşlediği öne sürülen Aleyna Tutuş (Kalaycıoğlu) ve annesi Zuhal Kalaycıoğlu'nun "kasten öldürmeye azmettirme" suçundan müebbet hapisle cezalandırılmaları istendi. Ayrıca, cinayete yardım ettikleri gerekçesiyle Hüseyin Can Avcı, Mustafa Rece ve Bilal Kadayıfçıoğlu için 15'er yıla kadar, delilleri karartma ve suçluyu kayırma suçlamalarıyla Metin Kadayıfçıoğlu için ise 10 yıla kadar hapis cezası öngörülüyor. Kanlı gecenin korkunç detayları Olay, rapçi Vahap Canbay'ın eski kız arkadaşı Aleyna Kalaycıoğlu ile barışmak amacıyla arkadaşı Kubilay Kaan Kundakçı'dan yardım istemesiyle başladı. Stüdyo önünde araç içinde bekleyen grubun yanına çakarlı araçlarla gelen şüphelilerden Alaattin Kadayıfçıoğlu, iddiaya göre kapıyı açarak "Bir daha sizi burada görmeyeceğim" deyip tetiği çekti. Tek kurşunla ağır yaralanan 21 yaşındaki Kundakçı kurtarılamadı. Tanık ifadeleri ve güvenlik kameralarını inceleyen bilirkişi raporları, saldırganların olay öncesinde bölgede keşif yaptığını ve saldırının planlı olabileceğini ortaya koydu. Tüm sanıklar, 22 Haziran Pazartesi günü görülecek ilk duruşmada hakim karşısına çıkacak. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Narin Güran cinayetinde Nevzat Bahtiyar’a verilen cezanın gerekçesi açıklandı Haber

Narin Güran cinayetinde Nevzat Bahtiyar’a verilen cezanın gerekçesi açıklandı

Diyarbakır’ın Bağlar ilçesi Tavşantepe Mahallesi’nde 2024 yılında öldürülen 8 yaşındaki Narin Güran cinayeti davasında, Nevzat Bahtiyar’a verilen 17 yıl hapis cezasına ilişkin gerekçeli karar açıklandı. Mahkeme, sanığın “nitelikli olarak çocuğu kasten öldürmeye yardım” suçundan cezalandırılmasının hukuka uygun olduğunu ifade etti. Savunmalar ve deliller değerlendirildi Gerekçeli kararda, Nevzat Bahtiyar’ın yargılama sürecinde çelişkili ifadeler verdiği belirtildi. Sanığın, Narin’i kendisinin öldürmediğini ancak cesedi taşıdığını söylediği hatırlatıldı. Mahkeme, olay gününe ilişkin PTS kayıtları, HTS analizleri, bilirkişi raporları ve kamera görüntülerinin birlikte değerlendirildiğini ve savunmalarla çeliştiğini ifade etti. Kararda, Bahtiyar’ın olay yerinde bulunduğu, suçun işlenmesi öncesi ve sırasında failleri desteklediği ve sonrasında delillerin gizlenmesine katkı sunduğu değerlendirildi. Mahkeme, bu nedenle sanığın “nitelikli kasten öldürmeye yardım” suçundan sorumlu olduğuna hükmetti. Bunun üzerine yeniden yapılan yargılamada sanığa 17 yıl hapis cezası verildi. Dava sürecinde ağır cezalar verildi Daha önce Salim Güran, Yüksel Güran ve Enes Güran hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezaları verilmişti. Nevzat Bahtiyar ise daha önce “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Çifte cinayet davasında karar açıklandı! Haber

Çifte cinayet davasında karar açıklandı!

Olay gece saatlerinde evde gerçekleşti 16 Ağustos 2024’te saat 01.30 sıralarında Bodrum’un Kumbahçe Mahallesi’nde meydana gelen olayda, otomobille gelen 4 kişi, İstanbul’da yaşadığı belirtilen Ayhan Seyat (26) ile Ferit Yıldız’ın (22) bulunduğu eve girdi. Şüpheliler, iki genci tabancayla defalarca ateş ederek öldürdükten sonra olay yerinden kaçtı. Silah sesleri üzerine mahalle sakinlerinin ihbarıyla olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yapılan incelemede: Bir kişinin koltukta,Diğerinin ise sehpaya doğru yüzüstü şekilde kanlar içinde hayatını kaybettiği belirlendi. Cenazeler, Ferit Yıldız’ın Mardin’de, Ayhan Seyat’ın ise Bitlis’te toprağa verildi. Soruşturma kapsamında dört ilde operasyon düzenlendi Olayın ardından Bodrum Emniyet Müdürlüğü ekipleri özel bir ekip kurdu. Yaklaşık 40 güvenlik kamerası kaydı incelenirken, teknik ve fiziki takip sonucu İstanbul, Kocaeli, İzmir ve Muğla’da eş zamanlı operasyonlar gerçekleştirildi. Operasyonlarda toplam 14 şüpheli gözaltına alındı ve tamamı “Tasarlayarak öldürme” suçundan tutuklandı. Ayrıca, olayın azmettiricisi olduğu öne sürülen Eşref T. ile Suriye uyruklu Muhammed Mamo’nun yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü öğrenildi. Mahkeme sanıklar hakkında farklı cezalar verdi Görülen davada mahkeme heyeti: 5 sanığa 2’şer kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası,2 sanığa 30’ar yıl hapis cezası,7 sanık hakkında ise beraat kararı verdi.Karar planlı cinayet vurgusunu öne çıkardı Mahkemenin verdiği karar, olayın tasarlanarak işlendiği yönündeki değerlendirmeyi güçlendirirken, firari şüphelilere yönelik arama çalışmalarının devam ettiği bildirildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.