SON DAKİKA

#Müzik

HABER DEĞER - Müzik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Müzik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gençler podcastleri neden bu kadar seviyor? Haber

Gençler podcastleri neden bu kadar seviyor?

Dijital çağın sesli hikâye anlatımı olan podcastler, gençler için yalnızca bir eğlence aracı değil; öğrenmenin, rahatlamanın ve kendini ait hissetmenin de yeni yolu. Otobüste, yürürken, ders çalışırken ya da gece uyumadan önce… Podcast, gençlerin gündelik hayatına sessizce ama güçlü biçimde yerleşmiş durumda. Bilgi, eğlence ve iyi hissetme arayışı Gençler podcast dinlerken çok katmanlı bir beklentiyle kulaklıklarını takıyor. Araştırmalar, gençlerin önemli bir bölümünün podcastleri “bir konu hakkında bilgi sahibi olmak” ve “iyi vakit geçirmek” amacıyla dinlediğini gösteriyor. Ancak mesele yalnızca öğrenmek ya da gülmekle sınırlı değil. Podcastler, yoğun gündem ve sürekli ekran maruziyeti arasında gençler için bir nefes alma alanı yaratıyor. Özellikle pandemi sonrası dönemde yapılan çalışmalarda, podcastlerin gençlerde yalnızlık hissini azalttığı, dinleyicilerle sunucular arasında kurulan parasosyal bağlar sayesinde bir “topluluk duygusu” yarattığı vurgulanıyor. Kulaklıktan gelen tanıdık bir ses, birçok genç için günün en sakin anına eşlik ediyor. Hangi türler öne çıkıyor? Gençlerin podcast tercihleri incelendiğinde eğlence merkezli ama aynı zamanda anlam arayışını besleyen türlerin öne çıktığı görülüyor. Komedi ve mizah, gençler arasında hâlâ zirvede. Günlük hayatın stresini dağıtan sohbet formatları, “arkadaş muhabbeti” hissi yaratarak dinleyiciyi içine çekiyor. Bunun hemen ardından kişisel gelişim, psikoloji, ilişkiler ve gerçek suç (true crime) geliyor. Özellikle suç hikâyeleri, dramatik anlatımı ve merak duygusunu canlı tutan yapısıyla gençlerin dikkatini çekiyor. Türkiye’de ve dünyada bu türdeki podcastlerin sadık bir genç dinleyici kitlesi bulunuyor. Müzik ve kültür temalı yayınlar ise gençlerin kimlik inşasına eşlik eden bir başka alan. Sanat, popüler kültür ve gündelik hayat üzerine yapılan sohbetler, podcastleri sadece “dinlenen” değil, paylaşılan bir içerik haline getiriyor. Zihinsel sağlık üzerindeki etkisi Podcastlerin gençler üzerindeki en dikkat çekici etkilerinden biri de iyi hissetme hali. Araştırmalar, gençlerin önemli bir bölümünün podcast dinlerken rahatladığını, zihinsel olarak gevşediğini ve daha pozitif hissettiğini ortaya koyuyor. Özellikle kişisel gelişim ve psikoloji odaklı yayınlar, gençlerin kendi duygularını anlamlandırmasına yardımcı oluyor. Öte yandan uzmanlar, podcast dinlemenin her an ve her ortamda yapılmasının dikkat dağınıklığı yaratabileceğine de dikkat çekiyor. Çoklu görev sırasında bilinçsiz dinleme, odaklanmayı zorlaştırabiliyor. Ancak bilinçli ve seçici bir dinleme alışkanlığı, podcasti gençler için destekleyici bir zihinsel araç haline getiriyor. Rakamlar ne söylüyor? Podcast dinleme oranları hem Türkiye’de hem dünyada hızla artıyor. Genç nüfus, bu yükselişin lokomotifi konumunda. Türkiye’de 12–34 yaş grubunun büyük bir kısmı son bir ayda en az bir podcast dinlediğini belirtirken, ABD ve Avrupa’da da benzer oranlar dikkat çekiyor. Dijital sesli içerik, gençlerin medya tüketiminde artık merkezi bir yerde duruyor. Gençlerin favori podcastleri Türkiye’de gençlerin sıkça takip ettiği podcastler arasında mizah ve kişisel gelişim ağırlıklı yapımlar öne çıkıyor. Meksika Açmazı, Merdiven Altı Terapi, Kendine İyi Davran ve Karanlık Dosyalar gençler arasında en çok konuşulan yapımlar arasında yer alıyor. Global ölçekte ise Serial, TED Talks Daily ve Stuff You Should Know gibi programlar, gençlerin podcast dünyasına giriş kapısı olmayı sürdürüyor. Kulaktan kalbe uzanan bir mecra Podcastler, gençler için artık sadece bir “arka plan sesi” değil. Bilgiyle eğlenceyi, samimiyetle ilhamı bir araya getiren bu mecra; gençlerin hem kendileriyle hem de dünyayla kurduğu ilişkiyi yeniden şekillendiriyor. Kulaklıklar takılıyor, ekranlar kapanıyor ve gençler kendi ritimlerinde bir anlatının içine giriyor. Podcast tam da bu yüzden, dijital çağın en sessiz ama en etkili medyalarından biri olmaya devam ediyor. Azra YILMAZ

Tuğyan Ülkem Gülter suçlamaları reddetti Haber

Tuğyan Ülkem Gülter suçlamaları reddetti

Yalova’nın Çınarcık ilçesinde 26 Eylül’de meydana gelen olayda, “Güllü” olarak tanınan şarkıcı Gül Tut, yaşadığı apartmanın penceresinden düşerek yaşamını yitirdi. Olayın ardından Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada, şarkıcının kızı Tuğyan Ülkem Gülter ve olay sırasında evde bulunan arkadaşı Sultan Nur Ulu gözaltına alındı. İfadelerde çelişki ve yurt dışına çıkma girişimi iddiası Soruşturma kapsamında yapılan teknik ve fiziki takipte, şüphelilerin daha önce verdikleri ifadelerde çelişkiler tespit edildi. Tuğyan Ülkem Gülter ile Sultan Nur Ulu’nun, bavullarla yurt dışına çıkmak isterken İstanbul’da yakalanmaları da dosyaya girdi. Gözaltına alınan şüpheliler adliyeye sevk edilirken, Sultan Nur Ulu adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı, Tuğyan Ülkem Gülter ise “kasten öldürme” suçlamasıyla tutuklandı. Tuğyan: “Nasıl düştüğünü bilmiyorum” Savcılık ifadesinde olay gününü ayrıntılı şekilde anlatan Tuğyan Ülkem Gülter, annesiyle ve arkadaşı Sultan Nur Ulu’yla evde alkol aldıklarını, müzik dinleyip dans ettiklerini söyledi. Bir anda “güm” diye bir ses duyduğunu belirten Gülter, cam tarafına baktığında annesini göremediğini, bunun üzerine panikle aşağıya koştuğunu ifade etti. Gülter, “Annemin nasıl düştüğünü bilmiyorum, o anı hatırlamıyorum” diyerek suçlamaları reddetti. Arkadaşının ifadesi dosyayı değiştirdi Olay sırasında evde bulunan Sultan Nur Ulu’nun savcılıktaki ifadesi ise soruşturmanın seyrini etkiledi. Ulu, Gülter’in annesine sarılarak ittiğini ve bu nedenle dengesini kaybedip düştüğünü iddia etti. Bu beyana karşı çıkan Gülter, annesinin kendisinden daha ağır olduğunu, böyle bir itme gücüne sahip olmadığını savundu. Ulu’nun uyuşturucu kullanımı nedeniyle tedirgin olduğunu ve bu yüzden aleyhine ifade verdiğini öne sürdü. “Öldürmek istiyorum” mesajlarına savunma Dosyada yer alan ve Gülter’in annesiyle ilgili “öldürmek istiyorum” ifadelerini içeren mesajlar da sorguda gündeme geldi. Gülter, bu mesajların annesiyle tartıştığı, eve gitmediği sinirli bir dönemde yazıldığını, sonrasında barıştıklarını belirterek mesajların bağlamından koparıldığını söyledi. Avukatlar dosyadan çekildi Soruşturmanın kritik bir aşamaya gelmesinin ardından, Güllü’nün hayattayken vekilliğini yapan avukatlar, dosyada şüphe oluştuğunu belirterek davadan çekildiklerini açıkladı. Avukatlar, bu kararın Gülter’in suçlu ya da masum olduğu anlamına gelmediğini vurguladı. Şarkıcı Güllü’nün ölümüne ilişkin soruşturma gizlilik kararıyla sürdürülürken, kesin ölüm nedeni ve olayın nasıl gerçekleştiği yapılacak ek bilirkişi raporları ve yargılama süreci sonunda netlik kazanacak.

Türkiye’de canlı yayın ekonomisi 2030’da 5 milyar doları aşacak Haber

Türkiye’de canlı yayın ekonomisi 2030’da 5 milyar doları aşacak

Türkiye canlı yayın pazarında rekor büyüme eşiğinde TikTok’un “Eğlencenin Geleceği” başlıklı raporu, Türkiye’de canlı yayın sektörünün yalnızca sosyal medya fenomenleriyle sınırlı bir alan olmadığını; ajanslardan yazılım ekiplerine, pazarlama uzmanlarından platform çalışanlarına uzanan dev bir ekosisteme dönüştüğünü ortaya koyuyor. 2024’te 1,6 milyar dolar olan canlı yayın ekonomisinin 2030’da 5 milyar dolar barajını aşacağı öngörülüyor. 10 milyondan fazla yurttaş her hafta canlı yayın izliyor Rapora göre Türkiye’de haftalık canlı yayın izleyicisi sayısı 10,2 milyona ulaştı. Kullanıcılar günde ortalama 13 dakika canlı yayın izliyor ve en yoğun izlenme saati 21.00 olarak kaydediliyor. İzleyicilerin yüzde 72’si ise 18-34 yaş arası gençlerden oluşuyor. Bu veri, Türkiye'nin sosyal medya tabanlı eğlence sektöründe neden kritik bir konumda olduğunu doğruluyor. 133 bin doğrudan, 126 bin dolaylı istihdam yaratacak Canlı yayın platformlarının büyümesi yalnızca dijital içerik alanını değil, medya, reklam, PR, e-ticaret ve teknik üretim gibi alanları da besleyen yeni bir iş gücü zinciri oluşturuyor. 2024 itibarıyla Türkiye’nin GSYH’sinin yüzde 0,15’i canlı yayın ekonomisinden kaynaklanırken, 2030’a gelindiğinde sektörün 250 bini aşkın kişiye iş olanağı sağlaması bekleniyor. Türkiye, MENAT bölgesinde dijital eğlencenin merkezi olabilir TikTok’un değerlendirmesine göre Türkiye; kültürel üretim kapasitesi, genç internet nüfusu ve sosyal medya kullanım oranıyla Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Türkiye bölgesinde (MENAT) canlı yayın ekonomisinin yükselen merkezi olmaya aday. Canlı yayın formatının sadece eğlence değil; müzik, spor, sohbet, eğitim ve ticaret alanlarında da etkisini genişlettiği vurgulanıyor. Sosyal medya trendi değil, kalıcı medya dönüşümü Rapor, canlı yayının geçici bir internet akımı olmadığını; izleyiciyle anlık etkileşim, mobil erişim kolaylığı ve içerik üretiminin demokratikleşmesi sayesinde kalıcı bir medya alışkanlığına dönüştüğünü belirtiyor. Canlı yayının geleceği, yalnızca bireysel fenomenlerin değil, ajanslar, platformlar, markalar ve izleyicilerin birlikte oluşturduğu çok aktörlü bir ekonomi olarak ele alınıyor.

Modern klasik müziğin yükselen yıldızı Türkiye’de sahne alıyor Haber

Modern klasik müziğin yükselen yıldızı Türkiye’de sahne alıyor

Türkiye Kültür Yolu Festivali, bu yıl uluslararası müzik sahnesinin dikkat çeken isimlerinden birini ağırlıyor. Post-minimalist tarzıyla modern klasik müziğe yeni bir soluk getiren Andrea Vanzo, Ankara ve İstanbul’da vereceği konserlerle müzikseverlere unutulmaz bir deneyim yaşatacak. İlk kez Türkiye’de konser verecek Vanzo, 28 Eylül’de Ankara CSO Ada sahnesinde, 1 Ekim’de ise İstanbul Atatürk Kültür Merkezi Türk Telekom Opera Salonu’nda dinleyicilerle buluşacak. Türkiye’de ilk kez sahneye çıkacak olan sanatçı, festivalin en merakla beklenen isimleri arasında yer alıyor. Yeni albüm öncesi buluşma Milyonlarca dinleyiciye ulaşan “Intimacy Vol. 1” albümünün ardından, Vanzo’nun 10 Ekim’de çıkacak “Intimacy Vol. 2” albümü büyük beklenti yaratmış durumda. Sanatçı, yeni albümünden eserleri Türkiye konserlerinde ilk kez seslendirecek. Dünya çapında yankı uyandırıyor Vanzo’nun eserleri dijital platformlarda 300 milyondan fazla dinlendi. 1 milyondan fazla sosyal medya takipçisine sahip sanatçı, müziğiyle yalnızca notalara değil, aynı zamanda güçlü bir iletişim diline de sahip olduğunu kanıtlıyor. Doğa ve duygular merkezde İtalya’nın Bologna kentinde yaşayan ödüllü müzisyen, post-minimalist tarzıyla nostalji ve doğayı merkeze alan bir müzik dili geliştiriyor. İnsan-doğa ilişkisi, duyguların derinliği ve özgür ifade arayışı, eserlerinin temelini oluşturuyor.

Mabel Matiz’in “Perperişan” şarkısına erişim engeli getirildi Haber

Mabel Matiz’in “Perperişan” şarkısına erişim engeli getirildi

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın başvurusunda, şarkının içeriğinin aile kurumuna zarar verebileceği, çocukların ve gençlerin zihinsel gelişimini olumsuz etkileyebileceği, kamu düzenini bozabileceği ve toplumda infiale yol açabileceği ifade edildi. Bakanlığın mahkemeye sunduğu dilekçede ayrıca, CİMER üzerinden yapılan şikayetlere atıfta bulunularak, şarkı sözlerinin “Türk ailesinin örf ve adetlerine aykırı” olduğu yönünde vatandaşlardan başvurular geldiği belirtildi. Kararın uygulanması için Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna (BTK) iletilmesi talep edildi. Erişim engeli yürürlüğe girdi İfade Özgürlüğü Derneği’nin paylaştığı bilgiye göre, mahkeme kararının ardından şarkıya YouTube, Spotify ve Apple Music üzerinden erişim engeli getirildi. Mabel Matiz’den ilk açıklama Sanatçı Mabel Matiz, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, sürece tepki gösterdi ve şu ifadeleri kullandı: “Kamu düzeni ve genel sağlığımızın alt tarafı bir şarkıdan bozulacak kırılganlıkta olmadığına inanmak istiyorum. Bu algı yaratma çabaları arasında, zihni ve kalbi rencide olan ne kadar sevenim varsa her birine yürekten sarılıyorum.” Matiz, “Perperişan” şarkısının bir aşk hikâyesini metaforlarla anlattığını belirterek, “Şarkıda geçen ‘toy bebe’, ‘hayattan derslerini almamış ham ruh’ anlamını taşımaktadır” dedi. Ayrıca şarkının halk edebiyatı geleneğine öykünerek yazıldığını vurguladı. Sanatçı, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “En kadim kültürel değerlerimiz arasında olan ozanlık gereği bunun şahit olanı ve anlatıcısı da olabilirim. Kamu düzeni ve genel sağlığımız bir şarkıdan bozulacak kırılganlıkta değil. Sevenlerime sarılıyorum.”

Pervin Chakar: Gençler hem operayı hem Kürt müziğini birlikte söyleyebilsin istiyorum Haber

Pervin Chakar: Gençler hem operayı hem Kürt müziğini birlikte söyleyebilsin istiyorum

Opera ve Kürt müziği aynı sahnede Çand Amed Kültür ve Kongre Merkezi’nde, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı desteğiyle gerçekleştirilen şan atölyesine hem devlet konservatuvarı opera bölümü öğrencileri hem de Kürt halk müziği eğitimi alan gençler katıldı. Projenin amacını anlatan Chakar, şu ifadeleri kullandı: “İkisinin bir arada olmasını istedim. Benim yaptığım şey de bu. Hem Kürt müziğini hem de opera müziğini birleştirdiğim için, ikisini beraber söyleyebilecek sanatçılar bulmak istedim.” “Doğu ile Batı arasında köprü kurmak istiyorum” Sanatçı, atölyenin en önemli yanının doğu ve batı arasında kültürel bir köprü kurmak olduğunu vurguladı: “Amacım, batının temel öğretileriyle Kürt müziğinin otantik halini birleştirebilecek bir ortam yaratmaktı. Bugünkü çalışmada öğrenciler bu farkı hissetti, bu benim için çok değerliydi.” Diyarbakır’a dönüş: “Çıkış noktam burası” Mardinli olan Chakar, etkinliğin Diyarbakır’da düzenlenmesinin kendisi için özel bir anlam taşıdığını belirtti: “Mardinli olmama rağmen çıkış noktam burası. Diyarbakır Güzel Sanatlar Lisesi’nde okudum, operayı da burada keşfettim. O yüzden bu şehre dönüp gençlerin yeteneklerini görmek benim için çok kıymetli.” Öğrenciler sahneye çıkıyor Atölyenin son gününde öğrenciler, Diyarbakır’da düzenlenecek konserde sahne alacak. Pervin Chakar, “Ben yanlarında eğitimci olarak bulunacağım, ama asıl onların kendilerini göstermesi önemli. Bu konser onlar için büyük bir motivasyon olacak” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.