SON DAKİKA

#Nakşibendiyye

HABER DEĞER - Nakşibendiyye haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Nakşibendiyye haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Köklerinden Günümüze: Süleymancılar ve  Alihan Kuriş  Haber

Köklerinden Günümüze: Süleymancılar ve  Alihan Kuriş 

Süleymancılar Cemaatinin Tarihsel Kökleri ve Kuruluş Süreci Süleymancılar cemaatinin temelleri, 1920’li yıllarda Darülhilafetil Aliye Medresesi'nde öğretmenlik yapan ve dönemin koşullarında dini eğitimi farklı metotlarla sürdüren Süleyman Hilmi Tunahan tarafından atılmıştır. Nakşibendiyye tarikatının Müceddidiyye koluna mensup olan Tunahan, 1924 yılında Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nun kabul edilmesi ve medrese sisteminin kaldırılmasının ardından öğrencilerine gizli ve farklı yollarla dini bilgiler aktarmaya devam etmiştir. 1940'lı yıllarda devletin sıkı takipleri ve denetimleri altında kalan, bu süreçte soruşturmalar ve gözaltılar yaşayan Tunahan, 1949 yılında Kur’an kurslarının açılmasına sınırlı da olsa izin verilmesinin ardından faaliyetlerini görünür kılabilmiştir. Tunahan, 1951 yılında İstanbul Çamlıca’da cemaatin ilk Kur'an kursunu açmış ve yapı zamanla Türkiye’nin dört bir yanına yayılarak kurumsal bir boyuta evrilmiştir. Tunahan Sonrası Dönem: Liderlik Değişimleri ve Kurumsallaşma Süleyman Hilmi Tunahan’ın ölümünün ardından cemaatin liderliğini damadı Kemal Kaçar üstlendi. Kaçar döneminde yapı kurumsal bir kimlik kazanarak büyüdü ve 1966 yılında Kur'an kursları kurma, koruma ve idame ettirme dernekleri federasyonu kuruldu. 1970’li yıllardan itibaren faaliyetler Türkiye sınırlarını aşarak Almanya başta olmak üzere Avrupa’daki Türk işçilerine yönelik dini eğitim ve kültür merkezleriyle uluslararası bir nitelik kazandı. 12 Eylül 1980 askeri darbesi sonrasında cemaat bazı hukuki soruşturmalarla ve davalarla karşılaşsa da eğitim ve yurt faaliyetlerini genişletmeye devam etti. Kemal Kaçar’ın 2000 yılında vefat etmesinin ardından cemaat yönetimi, Tunahan ailesinin soy ağacından gelen isimlere devredildi ve liderlik koltuğuna Süleyman Hilmi Tunahan’ın torunu Arif Ahmet Denizolgun oturdu. Alihan Kuriş Kimdir ve Cemaatin Başına Nasıl Geçti? 21 Kasım 1979 İstanbul doğumlu olan Alihan Kuriş, meslek olarak yüksek mimar ve iş insanıdır. Cemaat içindeki köklü aile bağlarıyla dikkat çeken Kuriş’in annesi Gülderen Kuriş, babası Mahmut Sabri Kuriş, dayısı ise bir önceki lider Arif Ahmet Denizolgun’dur; ayrıca annesinin eniştesi Kemal Kaçar, annesinin dedesi ise cemaatin kurucusu Süleyman Hilmi Tunahan’dır. Cemaat bünyesindeki okul, yurt ve kurs projelerindeki mimari çalışmalarıyla tanınan Alihan Kuriş, dayısı Arif Ahmet Denizolgun’un 8 Eylül'de yüksek tansiyona bağlı beyin kanaması sonucu ani vefatının ardından Süleymancılar cemaatinin liderliğini üstlendi. Kuriş, liderliği devraldığı günden bu yana yapının hem idari hem de ekonomik organizasyonunu yöneten ana isim konumundadır. Süleymancılara 17 İlde Operasyon Geçmişte daha çok eğitim, yurt ağları ve siyasi-bürokratik ilişkileriyle anılan Süleymancılar cemaati, günümüzde tarihinin en büyük mali soruşturmasıyla karşı karşıya kaldı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma, faaliyetlerin dini boyutundan ziyade hiyerarşik ve ekonomik çıkar ilişkilerini merkeze alıyor. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan geniş kapsamlı mali suç operasyonu çerçevesinde, aralarında cemaat lideri Alihan Kuriş’in de bulunduğu 49 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. İstanbul, Ankara ve İzmir'in de aralarında bulunduğu 17 ilde eş zamanlı düzenlenen operasyonlarda toplam 123 adreste arama ve el koyma işlemleri gerçekleştirildi; bunlardan 43'ünün doğrudan adres, 80'inin ise 33 şirkete ait farklı lokasyonlar olduğu belirtildi. Başlatılan operasyon neticesinde Alihan Kuriş dahil 30 şüpheli gözaltına alınarak emniyete götürüldü. Şüpheliler hakkında suç örgütü kurma ve yönetme, suç örgütüne üye olma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık ve Vergi Usul Kanunu’na muhalefet suçlarından soruşturma yürütülüyor. MASAK Raporları ve 100 Milyar TL'yi Aşan Para Trafiği Soruşturmanın odağını Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından hazırlanan kapsamlı mali analiz raporları oluşturuyor. MASAK raporlarında yer alan tespitlere göre, örgütle bağlantılı şirketlerin 2020 yılı sonrasında finansal işlem hacimlerinde olağanüstü artışlar yaşandığı, şirketlerin yüksek sermayelerle bölündüğü veya devredildiği belirlendi. Kurulan yeni şirketlerin farklı illerde ve farklı faaliyet alanlarında konumlandırılarak finansal takibin zorlaştırılmasının amaçlandığı tespit edildi. Şirket hesaplarında ticari hayatın olağan akışına aykırı şekilde yüksek nakit sirkülasyonu bulunduğu, ortaklar tarafından şirketlere kaynağı belirsiz yüksek tutarlı nakit girişleri sağlandığı saptandı. Yabancı ödeme kuruluşları ve yurt dışındaki mukim şirketlerden gelen döviz transferleri ile mal alış-satış kayıtları arasındaki uyumsuzluklar, sahte faturalandırma ihtimali ve para trafiğinde İsrail bağlantılı hareketler bulunduğu yönündeki iddialar da soruşturma kapsamında titizlikle inceleniyor. Soruşturma dosyasında, yapılanmayla bağlantılı kişi ve şirketler üzerinden 100 milyar TL’yi aşan devasa bir para hareketinin çeşitli yöntemlerle yurt dışına çıkarıldığı iddiası araştırılıyor. Suç gelirlerinin muhafaza edilmesi ve olası kamu zararlarının önüne geçilebilmesi amacıyla soruşturma kapsamındaki şüpheli şirketlere ve varlıklara tedbir konulurken, adli süreç tüm boyutlarıyla devam etmektedir. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.