SON DAKİKA

#Narin Güran

HABER DEĞER - Narin Güran haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Narin Güran haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Narin Güran davasında yeni gelişme: Nevzat Bahtiyar’ın oğlu tutuklandı Haber

Narin Güran davasında yeni gelişme: Nevzat Bahtiyar’ın oğlu tutuklandı

Diyarbakır’da kamuoyunda büyük yankı uyandıran Narin Güran davasında yeni bir gelişme yaşandı. Narin Güran’ın ölümüne ilişkin davada “kasten öldürmeye yardım etmek” suçundan 17 yıl hapis cezasına çarptırılan Nevzat Bahtiyar’ın oğlu İbrahim Bahtiyar, ruhsatsız silah bulundurduğu gerekçesiyle tutuklandı. Karar duruşmasının ardından yakalandı Olay, Narin Güran davasının görüldüğü karar duruşmasının ardından meydana geldi. Duruşmaya verilen arada adliyeden ayrılan İbrahim Bahtiyar’ın bulunduğu araç, Diyarbakır’da yunus timleri tarafından şüphe üzerine durduruldu. Araçta yapılan aramada 2 adet ruhsatsız tabanca ele geçirildi. Polis ekipleri, araçta bulunan İbrahim Bahtiyar ile beraberindeki iki kişiyi gözaltına aldı. Mahkeme tutuklama kararı verdi Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden İbrahim Bahtiyar, çıkarıldığı mahkeme tarafından “ruhsatsız silah bulundurmak” suçlamasıyla tutuklandı. Araçta bulunan diğer iki kişi ise adli kontrol uygulanmadan serbest bırakıldı. Nevzat Bahtiyar 17 yıl hapis cezası almıştı Diyarbakır’ın Bağlar ilçesine bağlı Tavşantepe Mahallesi’nde 21 Ağustos 2024’te kaybolan ve 19 gün sonra cansız bedeni bulunan 8 yaşındaki Narin Güran’a ilişkin davada, sanık Nevzat Bahtiyar geçtiğimiz günlerde görülen karar duruşmasında 17 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Mahkeme, Bahtiyar hakkında “kasten öldürmeye yardım etmek” suçundan hüküm kurmuştu. Yakalama anı kameraya yansıdı Öte yandan, İbrahim Bahtiyar ve beraberindeki kişilerin yakalandığı anların güvenlik kameralarına yansıdığı öğrenildi. Dava süreci ve yaşanan son gelişmeler, Diyarbakır’da kamuoyunun gündemindeki yerini koruyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Narin Güran davasında ara karar: Nevzat Bahtiyar’a 17 yıl hapis Haber

Narin Güran davasında ara karar: Nevzat Bahtiyar’a 17 yıl hapis

Narin Güran cinayetine ilişkin davada kamuoyunun merakla beklediği ara karar açıklandı. Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yeniden hakim karşısına çıkan itirafçı Nevzat Bahtiyar, “cinayete yardım” suçundan 17 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Yargıtay’ın bozma kararının ardından yeniden yargılandı Mahkeme, daha önce Nevzat Bahtiyar hakkında verilen 4 yıl 6 aylık “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” cezasının ardından dosyayı yeniden ele aldı. Daha önceki karar, Yargıtay 1. Ceza Dairesi tarafından bozulmuştu. Yargıtay, Bahtiyar’ın eyleminin yalnızca delilleri gizlemekle sınırlı olmadığını, “nitelikli kasten öldürmeye yardım” kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtmişti. “Cesedi götüreceksin dedi” savunmasını yineledi Duruşmada savunma yapan Nevzat Bahtiyar, olay günü amca Salim Güran tarafından çağrıldığını, eve gittiğinde Narin’in cansız bedeniyle karşılaştığını öne sürdü. Bahtiyar, Salim Güran’ın kendisini silahla tehdit ederek “Cesedi götüreceksin” dediğini, oğluyla birlikte öldürülmekle tehdit edildiği için cesedi dereye götürdüğünü söyledi. Bahtiyar savunmasında, “Beni ve annesini birlikte gördü, ben de onu öldürdüm. Cesedi sen götüreceksin dedi. Tehdit edince mecbur kaldım” ifadelerini de tekrar etti. Baba Arif Güran: “Bu adamın ifadeleri çelişkili” Mahkemede söz alan baba Arif Güran ise Nevzat Bahtiyar’ın daha önce altı kez ifade verdiğini ve tüm ifadelerinin birbiriyle çeliştiğini söyledi. Arif Güran, “Benim kızım katledildi. Kızımın ölümünde kimin parmağı varsa devlet o parmağı kessin” diyerek olayın tüm yönleriyle yeniden araştırılmasını istedi. Anne, ağabey ve amcaya verilen ağırlaştırılmış müebbet kararı korunmuştu Daha önce görülen davada anne Yüksel Güran, ağabey Enes Güran ve amca Salim Güran hakkında “iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmişti. Bu karar daha sonra Yargıtay tarafından da onanmıştı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Baran Güran: Medya ve kurumlar sorumluluk sınavını geçemedi Haber

Baran Güran: Medya ve kurumlar sorumluluk sınavını geçemedi

Diyarbakır’da öldürülen Narin Güran cinayetine ilişkin dava, kamuoyunda yalnızca bir cinayet soruşturması olarak değil, aynı zamanda adalet sisteminin işleyişine dair derin bir tartışma olarak ele alınıyor. 140 Journos tarafından hazırlanan belgesel ve Narin’in abisi Baran Güran’ın Ferhat Özmen’e yaptığı açıklamalar, dosyadaki çelişkileri ve iddia edilen ihmalleri yeniden gündeme taşıdı. Baran Güran, hem soruşturmayı yürüten kurumları hem de medyayı açık şekilde eleştirerek sürecin başından itibaren ciddi hatalar yapıldığını ifade etti. Güran’a göre, doğrulanmamış bilgiler üzerinden oluşturulan yayınlar ve eksik yürütülen soruşturma adımları, hem kamuoyunun yanlış yönlendirilmesine hem de ailenin doğrudan hedef haline getirilmesine yol açtı. Bu tablo, belgeselde de benzer şekilde ortaya konulurken, sürecin yalnızca adli değil, aynı zamanda iletişim açısından da yönetilemediği vurgulandı. Belgesel detayları: İlk saatlerdeki hatalar kritik oldu 140 Journos belgeselinde, olayın ilk anlarından itibaren yapılan hataların zincirleme şekilde büyüdüğü aktarılıyor. Arama çalışmalarında kritik bölgelerin yeterince incelenmemesi, güvenlik kameralarının etkin kullanılmaması ve delil toplama süreçlerindeki eksiklikler, dosyanın seyrini doğrudan etkileyen başlıklar arasında yer alıyor. Baran Güran da bu noktaya dikkat çekerek, “İlk saatlerde doğru adımlar atılsaydı bu olay çok daha erken çözülebilirdi” değerlendirmesinde bulundu. “Makarna detayı” tartışması: Soruşturmanın ciddiyeti sorgulanıyor Dosyada en çok dikkat çeken ve kamuoyunda tartışma yaratan başlıklardan biri ise Güran’ın aktardığı “makarna” olayı oldu. Güran, soruşturma sırasında bazı görevlilerin bilimsel yöntemler yerine tartışmalı uygulamalara yöneldiğini öne sürerek, bir noktada elde edilen bulgular üzerinden köyde “salçalı makarna yapan kişi”nin aranmasına kadar gidildiğini söyledi. Bu iddia, soruşturmanın ciddiyeti ve yöntemleri konusunda önemli soru işaretleri doğururken, belgeselde de benzer şekilde sürecin profesyonellikten uzaklaştığına dair eleştiriler dikkat çekti. Aile daha baştan suçlandı iddiası Belgesel ve röportajda ortaklaşan bir diğer kritik başlık ise kamuoyunda oluşan erken yargı oldu. Narin henüz bulunmadan ailenin suçlu ilan edilmesi, Güran’a göre sürecin en kırılgan noktalarından biriydi: “Hiçbir delil yokken aile hedef gösterildi. Bu algı hem soruşturmayı hem de toplumu etkiledi.” Cezalar tartışma yarattı: “Adalet duygusu zedelendi” Dava sürecinde verilen cezalar da kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Aile bireylerine yönelik ağır cezalar ile Nevzat Bahtiyar’a verilen 4 yıl 6 ay hapis cezası arasındaki fark, adalet tartışmalarını derinleştirdi. Baran Güran, bu durumu “İtiraf eden kişi düşük ceza alırken, aile bireylerine ağır cezalar verilmesi adalet duygusunu zedeliyor” sözleriyle değerlendirdi. “Adalet yerini bulmalı” çağrısı Güran ailesi, dosyanın yeniden incelenmesi ve tüm yönleriyle ele alınması gerektiğini savunuyor. Baran Güran, “Bizim tek talebimiz gerçeğin ortaya çıkması. Adalet yerini bulmalı” diyerek mücadelelerini sürdüreceklerini ifade etti. 140 Journos belgeseliyle birlikte yeniden gündeme gelen dava, yalnızca bir cinayet dosyası değil; aynı zamanda soruşturma süreçleri, medya etiği ve adalet mekanizması üzerine geniş bir tartışmayı da beraberinde getiriyor. Toplumun cevabını aradığı soru Ortaya çıkan tablo, kamuoyunda tek bir sorunun giderek daha yüksek sesle sorulmasına neden oluyor: Bu dosyada gerçekten tüm gerçekler ortaya çıkarıldı mı, yoksa adalet hâlâ eksik mi? haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

“Cesedi parçaladım” ifadesi gündemde: Davada çarpıcı savunma Haber

“Cesedi parçaladım” ifadesi gündemde: Davada çarpıcı savunma

Diyarbakır’da 8 yaşındaki Narin Güran’ın yaşamını yitirdiği davada sanık Nevzat Bahtiyar’ın mahkemedeki ifadeleri dikkat çekti. Duruşmada dile getirilen sözler, davanın seyrine ilişkin yeni tartışmaları beraberinde getirdi. Sanıktan dikkat çeken ifade Sanık Nevzat Bahtiyar, mahkeme salonunda verdiği ifadede, cesedi parçalayarak iyilik yaptığını düşündüğünü söyledi. Bu sözler, kamuoyunda geniş yankı uyandırırken davanın hassasiyetini bir kez daha gündeme taşıdı. Olayın geçmişi yeniden gündemde Diyarbakır’da kaybolduktan sonra cansız bedeni bulunan Narin Güran’a ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında Bahtiyar’ın da aralarında bulunduğu sanıklar hakkında dava açılmıştı. Soruşturma sürecinde elde edilen bulgular ve tanık ifadeleri doğrultusunda yargılama devam ediyor. Aileden tepki geldi Duruşmada ortaya çıkan ifadeler sonrası Güran ailesinin tepkisi dikkat çekti. Aile üyeleri, sanığın sözlerinin gerçeği yansıtmadığını savunarak adalet talebini yineledi. Yargıtay süreci ve hukuki değerlendirme Dava sürecine ilişkin alınan kararlar ve Yargıtay değerlendirmeleri de kamuoyunun yakından takip ettiği başlıklar arasında yer alıyor. Uzmanlar, dosyanın hem hukuki hem de toplumsal açıdan önemli bir örnek teşkil ettiğini belirtiyor. Türkiye toplumunda büyük hassasiyet yaratan bu tür davaların, adalet mekanizması ve toplumsal vicdan açısından yakından izlenmeye devam ettiği görülüyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Pembe Pusula Gazetesi 15 yaşında: Kadınların sesi susmayacak Haber

Pembe Pusula Gazetesi 15 yaşında: Kadınların sesi susmayacak

Türkiye’nin Tek Kadın Gazetesi Pembe Pusula Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Neslihan Çelik Alkoçlar, 15. Kuruluş Yıldönümü ve 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla açıklama yayınladı. Açıklamasında dikkat çeken ifadelere yer veren Pembe Pusula Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Neslihan Çelik Alkoçlar, gazetenin kurulduğu günden bu yana kadınların eşitlik, adalet ve hak mücadelesinin sözcüsü olmaya çalıştıklarını vurgulayarak, kadınların sesini görünür kılan, sorunlarını gündeme taşıyan ve çözüm için yol gösteren öncü bir misyon üstlendiklerini söyledi. “Kadınlar, erkek egemen zihniyete kurban edilmeye devam ediyor” Tarih yazan bir kalemin, cesaretle atılmış bir imzanın ve kadınların sesini büyüten bir mücadelenin yıl dönümünü kutluyor olmanın gurur ve mutluluğunu yaşadıklarını ifade eden Alkoçlar, 8 Mart’ta yalnızca bir gazetenin kuruluşunu değil, kadınların varoluş mücadelesini, özgürlüğe kanat çırpışlarını ve toplumsal hayattaki güçlü varlığını da gündeme taşıyacaklarını belirterek, “Biz sadece habercilik yapmadık, kadınlara varoluş mücadelesinin kutsallığı noktasında cesaret verdik, onların toplumun hücrelerine kadar yayılan kimi zaman hüzünlü kimi zaman gurur veren yaşam hikayelerini sayfalarımıza taşıdık. 15 yılda sadece dayanışma ruhunu büyütmedik aynı zamanda son 15 yılda acımasızca yaşamdan koparılan 4500 kadınımızın hatırasını sayfalarımıza taşıyarak toplumumuzun ve kurumlarımızın kadın cinayetleri ile yüzleşmesi ve cezasızlığın ortadan kalkmasına yönelik farkındalık oluşmasına yönelik örnek bir yayıncılık benimsedik. Dünyanın farklı coğrafyalarında erkek egemen zihniyet, güç ve iktidar savaşıyla her yeri kan gölüne çevirirken, kadınlar ve çocuklar her zaman olduğu gibi yaşam ve umut arasındaki trajedinin mağduru olmaya devam etmektedir. ‎Daha bir hafta önce İran’da bir kız okulunda 168 evladın öldürülmesi, Filistin’de 3 yıldır devam eden zulümde öldürülen kadın ve çocukların sayısı bize hem Türkiye’de hem de dünyada kadınların karşı karşıya olduğu vahşet ve riski derin ve yakıcı şekilde anlatmaktadır. Kadına yönelik şiddet, aile içi istismar, ekonomik eşitsizlik ve özellikle kadın cinayetleri, çağımızın en ağır insan hakları ihlalleri arasında yer alıyor. Her yıl binlerce kadın, yalnızca kadın olduğu için şiddete maruz kalıyor, hayatını kaybediyor ya da yaşam hakkını tehdit altında sürdürüyor. Erkek egemen zihniyetin devamlılığı için kadınlar kurban edilmeye devam ediyor.” dedi. “Kalem sustuğunda karanlık büyür. Kadın yazdığında tarih değişir” ‎“Kadın varsa toplum vardır” gerçeğiyle haykıran varoluş mücadelesinin verdiği ilham ve cesaretin Pembe Pusula’nın yolunu aydınlatmaya devam ettiğine dikkat çeken Neslihan Çelik Alkoçlar, kadınların sosyal, kültürel, ekonomik ve siyasal hayatta daha güçlü temsil edilmesi için atılan her adımda, geçmişin cesur kadınlarının izini gördüklerini, onların açtığı yolda daha kararlı yürüdüklerine işaret ederek; “Yaşamdan koparılan tüm kadınları saygı ve özlemle anıyor, kadınların özgür ve güvenli yaşayabildiği bir dünya için mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz. Kadın cinayetleri istatistik değildir. Her biri hayalleri, umutları ve yaşamları yarım bırakılmış kadınların hikâyesidir. Her isim, yitirdiğimiz bir hayatın yüreklerimizde açtığı yarayı, toplum vicdanına büyüyen kara lekeyi temsil ediyor. Özgecan Aslan, Pınar Gültekin, Emine Bulut, Şule Çet, Başak Cengiz, Münevver Karabulut, Nagehan Usta, Narin Güran ve daha niceleri… Bu isimler toplumsal şiddetin sembolü hâline gelmiş acı bir gerçek olarak hafızamızdaki ve vicdanımızdaki tazeliğini koruyor. 15 yıl önce yola çıkarken tek bir ilkemiz vardı: Kadınların sesi duyulmalı, kadınların hikâyeleri anlatılmalı ve adalet talebi görünür olmalı. Gazeteciliğin yalnızca haber vermek olmadığına inanıyoruz. Bize göre gazetecilik toplumun vicdanını canlı tutabildiği ölçüde büyüyecektir. Bu nedenle kadına yönelik şiddet başta olmak üzere dünyamızı sonsuz bir uçurumun eşiğine sürükleyen sorunları ve bu sorunların baş aktörlerinin kirli ve karanlık yüzlerini ifşa etmeyi, dünyayı güzelleştiren her bir kadının adını ve hikayesini yaşatmayı sorumluluğumuzun gereği olarak görüyoruz. Kuruluş yıldönümümüz olan 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde bir kez daha söz veriyoruz: Kadınların sesi olmaya, adalet arayışını görünür kılmaya ve kadınların yaşam hakkını savunmaya devam edeceğiz. Çünkü her kadın adı hatırlandıkça, her hikâye anlatıldıkça, sessizlik biraz daha kırılır. Kalem sustuğunda karanlık büyür. Kadın yazdığında tarih değişir. Nice güçlü, cesur ve aydınlık yıllara…” diye konuştu.

Yargıtay’dan Narin Güran davasında kritik karar Haber

Yargıtay’dan Narin Güran davasında kritik karar

Diyarbakır’ın Bağlar ilçesinde kaybolduktan günler sonra cansız bedeni bulunan 8 yaşındaki Narin Güran’ın ölümüne ilişkin davada en üst yargı merciinin kararı açıklandı. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, yerel mahkemenin verdiği ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarını hukuka uygun buldu. Anne, amca ve ağabey için ağırlaştırılmış müebbet onandı Yargıtay, amca Salim Güran, anne Yüksel Güran ve ağabey Enes Güran hakkında “iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme” suçundan verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarını oybirliğiyle onadı. Böylece üç sanık yönünden hüküm kesinleşmiş oldu. Nevzat Bahtiyar için hüküm bozuldu Dosyada itirafçı sanık olarak yer alan Nevzat Bahtiyar hakkında ise önemli bir ayrım yapıldı. Yerel mahkemenin “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” suçundan verdiği 4 yıl 6 ay hapis cezası Yargıtay tarafından bozuldu. Yüksek Mahkeme, Bahtiyar’ın eyleminin “öldürmeye yardım” kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine hükmederek yeniden yargılanmasının yolunu açtı. Cinayetin geçmişi Narin Güran, 21 Ağustos 2024’te Diyarbakır’ın Bağlar ilçesine bağlı Tavşantepe Mahallesi’nde kaybolmuş, 19 gün süren arama çalışmalarının ardından 8 Eylül’de dere yatağında çuval içinde, üzeri taşlarla kapatılmış halde bulunmuştu. Soruşturma kapsamında dört kişi hakkında Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açılmıştı. Yan dosyada da bozma kararı Öte yandan cinayetle bağlantılı olarak açılan ve 15 sanığın yargılandığı “suçluyu kayırma” davası da, ana dosya Yargıtay incelemesinde olduğu gerekçesiyle daha önce Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozulmuştu. Yargıtay’ın son kararıyla birlikte Narin Güran cinayetinde üç sanık için cezalar kesinleşirken, Nevzat Bahtiyar yönünden yargı süreci yeniden başlayacak.

Narin davasında sessizlik bozuldu: Müebbet alan amca tek ismi işaret etti! Haber

Narin davasında sessizlik bozuldu: Müebbet alan amca tek ismi işaret etti!

Diyarbakır’ın Bağlar ilçesinde 2024 yılında kaybolduktan sonra cansız bedeni derede bulunan 9 yaşındaki Narin Güran’ın cinayetine ilişkin davada verilen ağırlaştırılmış müebbet cezaları Yargıtay’a taşınırken, cezaevinde bulunan amca Salim Güran ilk kez konuştu. Güran, kardeşi aracılığıyla yayınladığı mesajda “Bu dava bitmedi, katil bellidir” diyerek Nevzat Bahtiyar’ı işaret etti. Dava Yargıtay aşamasında: Ağırlaştırılmış müebbet kararları masada Narin Güran cinayetinde anne Yüksel Güran, amca Salim Güran ve ağabey Enes Güran, “iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet cezası almıştı. Sanıklardan Nevzat Bahtiyar’a ise “delilleri yok etme” suçundan 4 yıl 6 ay hapis verilmişti. Mahkeme, olayın planlı şekilde işlendiğini ve sanıkların birlikte hareket ettiğini karara bağlamıştı. Ailelerin ve avukatların itirazı üzerine dosya Yargıtay’a taşındı. Cezaevinden gelen mesaj: “Susmayacağız, gerçek ortaya çıkacak” Eski muhtar olan ve olay tarihinde tutuklanan amca Salim Güran, sessizliğini bozarak cezaevinden mesaj gönderdi. Güran, paylaşımında “Bizi yalnız bırakmayan herkese teşekkür ederim. Deliller katilin kim olduğunu kabak gibi ortaya koyuyor. Biz kanımızın son damlasına kadar mücadele edeceğiz, susmayacağız” ifadelerini kullandı. Mesaj, kardeşi tarafından sosyal medya üzerinden paylaşıldı. Nevzat Bahtiyar iddiası: ‘Deliller ona işaret ediyor’ çıkışı Güran, olayda suçlandığı iddiaları reddederken tüm okları Nevzat Bahtiyar’a çevirdi. Mahkeme gerekçeli kararında tüm sanıkların birlikte hareket ettiği belirtilmişti ancak Salim Güran, “asıl failin saklandığını” ve dosyanın yeniden incelenmesi gerektiğini savunuyor. Aile, hem adli tıp raporları hem de telefon kayıtlarının yeniden araştırılmasını talep ediyor. Ailenin çağrısı: ‘Narin için adalet bitmedi’ Güran ailesi, Yargıtay sürecine dair “Son nefesimize kadar adalet arayacağız” açıklamasında bulundu. Dava sürecini yakından takip eden yurttaşlar ve kadın örgütleri de “çocuk cinayetlerinde cezasızlık kabul edilemez” diyerek sürecin kamuoyu baskısıyla takip edilmesi gerektiğini vurguluyor. Narin Güran cinayeti, Türkiye toplumunda infial yaratan çocuk cinayetleri arasında yer almaya devam ederken, Yargıtay’ın vereceği karar davanın seyrini belirleyecek.

Narin davasında şok gelişme: O ses kaydı her şeyi değiştirdi! Haber

Narin davasında şok gelişme: O ses kaydı her şeyi değiştirdi!

“Bardağı taşıran son damla, ‘Narin’i Nevzat öldürdü’ dediği ses kaydı” Eryılmaz, açıklamasında istifa kararının temelinde “bir meslektaşına ait olduğu iddia edilen ses kaydı” bulunduğunu belirtti. “O kayıtta ‘Narin’i Nevzat öldürdü’ ifadeleri geçiyor. Savunmanın temelini oluşturan güven, kendi yol arkadaşımız tarafından dinamitlemiştir” dedi. “Yanımda olması gerekenlerin sessizliğine daha fazla dayanamadım” Eryılmaz, açıklamasında müvekkili ve ailesine de sitem ederek, “Bu onur kırıcı ihanet karşısında derin sessizlik beni yalnız bıraktı. Savunduğum kişinin masumiyetine dair şüphe, bizzat ortağım tarafından dile getirildiğinde artık o savaşta kalamazdım” sözleriyle davadan çekilmesinin nedenlerini anlattı. Cinayette yeni tartışma: Ses kaydı iddiası dosyayı yeniden hareketlendirebilir Avukatın açıklamasında bahsettiği iddia edilen ses kaydı, kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Davayı yakından takip eden çevreler, “Bu iddia dosyayı yeniden açabilir” yorumunda bulundu. Narin davasında cezalar Yargıtay’da 21 Ağustos 2024’te kaybolduktan 19 gün sonra cesedi bulunan Narin Güran’ın öldürülmesine ilişkin davada anne Yüksel Güran, ağabey Enes Güran ve amca Salim Güran ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası almış, komşuları Nevzat Bahtiyar ise “suç delillerini gizleme” suçundan 4 yıl 6 ay hapse mahkûm edilmişti. Bölge Adliye Mahkemesi cezaları onarken dosya şu anda Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nde incelemede. Avukat Eryılmaz: “Bu bir pes ediş değil” Ali Eryılmaz, açıklamasının sonunda mesleki mücadelesini sürdüreceğini belirterek, “Bu bir pes ediş değil. Hakikate ve meslek onuruma olan saygımın bir gereğidir” dedi. Ayrıca davada henüz yargılanmamış kişilerin de yargı önüne çıkarılması için Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na ihbarlarda bulunmaya devam edeceğini söyledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.