SON DAKİKA

#Nato

HABER DEĞER - Nato haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Nato haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

“Türkiye artık güvenilir bir NATO müttefiki değil” Haber

“Türkiye artık güvenilir bir NATO müttefiki değil”

Türkiye’nin son yıllarda izlediği dış politika, Batı dünyasında giderek daha sert tartışmaların konusu haline geliyor. Uluslararası analizlerde Ankara’nın bölgesel gücünü artırma hamleleri, NATO ile ilişkileri ve Hamas ile bağlantıları üzerinden yeni bir “jeopolitik risk” olarak tanımlanıyor. Türkiye “yeni İran mı?” tartışması yeniden gündemde Batı merkezli analizlerde, İran’ın bölgedeki etkisinin zayıfladığı bir dönemde Türkiye’nin yeni bir güç odağı olarak öne çıktığına dikkat çekiliyor. Bu değerlendirmelerde Türkiye’nin İran’la birebir aynı olmadığı vurgulansa da, izlediği politikaların Batı çıkarlarıyla giderek daha fazla çeliştiği ifade ediliyor. Analize göre Türkiye’nin ideolojik olarak İran’dan farklı olması, yarattığı stratejik sonuçları değiştirmiyor. Asıl tartışma, Ankara’nın NATO ve ABD’nin güvenlik çıkarlarını zayıflatıp zayıflatmadığı üzerine yoğunlaşıyor. Kıbrıs’taki askeri hamle “gerilimi tırmandırdı” Türkiye’nin Mart ayında Kıbrıs’ın kuzeyine Amerikan yapımı F-16 savaş uçakları konuşlandırması, analizde “önemli bir askeri tırmanış” olarak değerlendirildi. Bu adımın yalnızca bölgesel güç gösterisi değil, aynı zamanda İsrail’e yönelik dolaylı bir mesaj olduğu ifade ediliyor. Söz konusu hamlenin, tartışmalı bir bölgede askeri varlığı artırması nedeniyle uluslararası hukuk ve ittifak dengeleri açısından da tartışma yarattığı belirtiliyor. Hamas ile ilişkiler en kritik başlıklardan biri Analizde en sert eleştirilerden biri Türkiye’nin Hamas ile ilişkilerine yöneltiliyor. Ankara’nın bu ilişkiyi yalnızca siyasi destekle sınırlı tutmadığı, örgütün Türkiye’de faaliyet yürütmesine imkân tanıdığı iddia ediliyor. Türkiye’nin Hamas’a yönelik tutumu, NATO üyesi bir ülkenin ABD tarafından “terör örgütü” olarak tanımlanan bir yapıyla yakın ilişkiler kurması açısından Batı’da ciddi bir güvenlik sorunu olarak değerlendiriliyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Hamas’ı terör örgütü olarak görmemesi de bu tartışmanın merkezinde yer alıyor. S-400 krizi ve NATO ile çelişen politikalar Türkiye’nin Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi satın alması, analizde NATO ile yaşanan en büyük kırılmalardan biri olarak öne çıkıyor. Bu kararın, ABD’nin F-35 programını riske attığı ve Türkiye’nin programdan çıkarılmasına yol açtığı hatırlatılıyor. Ankara’nın hem Batı savunma sistemlerine entegre olmak istemesi hem de Rusya ile askeri iş birliklerini sürdürmesi, “çelişkili ve riskli bir strateji” olarak tanımlanıyor. Rusya-Ukrayna savaşında “çifte politika” eleştirisi Türkiye’nin Ukrayna’ya insansız hava araçları satarken, aynı zamanda Rusya’ya yönelik yaptırımlara katılmaması da analizde eleştirilen başlıklar arasında yer alıyor. Ankara’nın Rusya ile ekonomik ilişkilerini sürdürmesi ve finansal akışlara alan açması, NATO’nun ortak tutumuyla uyumsuz bir yaklaşım olarak değerlendiriliyor. Doğu Akdeniz ve bölgesel güç hedefi Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de deniz yetki alanlarını genişletme girişimleri ile Afrika Boynuzu, Suriye ve Katar’daki askeri varlığını artırması, analizde “bölgesel hegemonya arayışı” olarak yorumlanıyor. Bu çerçevede Türkiye’nin yalnızca savunma değil, aynı zamanda etki alanını genişletmeye yönelik aktif bir dış politika izlediği belirtiliyor. “Sorun Türkiye’yi yanlış tanımlamak değil, görmezden gelmek” Analizin sonuç bölümünde, Türkiye’nin birebir “yeni İran” olmadığı ancak artık klasik bir NATO müttefiki gibi davranmadığı vurgulanıyor. Asıl riskin Türkiye’yi abartmak değil, aksine değişen dış politika yönelimini görmezden gelmek olduğu ifade ediliyor. Batı’nın Ankara’ya yönelik yaklaşımını yeniden değerlendirmesi gerektiği dile getiriliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist HABER: Ferhat ÖZMEN

Levent Dölek: NATO işçi sınıfının kanlısıdır Haber

Levent Dölek: NATO işçi sınıfının kanlısıdır

Devrimci İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı Levent Dölek, Haber Değer Genel Yayın YÖnetmeni Ferhat Özmen’in sorularını yanıtladığı canlı yayınında Türkiye’nin NATO üyeliğinden emperyalizme, darbelerden işçi sınıfı mücadelesine kadar birçok başlıkta dikkat çeken açıklamalar yaptı. Dölek, NATO’nun yalnızca askeri bir ittifak olmadığını vurgulayarak, “Bu yapı siyasi, ekonomik ve sınıfsal bir organizasyondur” ifadelerini kullandı. “NATO askeri değil, emperyalist bir organizasyondur” Dölek, NATO’nun kuruluş amacının Sovyet tehdidi değil, kapitalist düzenin devamlılığını sağlamak olduğunu savundu. “NATO bir askeri pakt olmanın ötesinde, komünizme karşı kurulmuş emperyalist bir organizasyondur” diyen Dölek, ittifakın tarihsel rolünü sınıfsal bir perspektifle değerlendirdi. Türkiye’de yaşanan birçok karanlık olayın da bu yapıdan bağımsız düşünülemeyeceğini belirten Dölek, şu ifadeyi kullandı: “Maraş’tan 1 Mayıs katliamına kadar birçok olayın arkasında NATO’nun imzası vardır.” “Darbelerin arkasında NATO etkisi var” Dölek, Türkiye’deki askeri darbelerin de NATO’dan bağımsız ele alınamayacağını söyledi. “Bütün darbelerde NATO’nun yönlendirmesi vardır” diyen Dölek, 12 Mart ve 12 Eylül süreçlerine özellikle dikkat çekti. Ayrıca Türkiye’de iktidara gelen tüm siyasi yapıların NATO çizgisine bağlı kaldığını savunarak şu değerlendirmeyi yaptı: “İktidara gelen herkes programında NATO’ya bağlılık yemini eder.” “Emperyalizm artık tankla değil ekonomiyle geliyor” Dölek’e göre günümüzde emperyalist müdahale klasik askeri yöntemlerden ziyade ekonomik araçlarla gerçekleşiyor. “Türkiye’ye emperyalizm füzelerle değil, ekonomik bağımlılıkla hükmediyor” diyen Dölek, Rahip Brunson krizi üzerinden örnek verdi: “Bir tweetle Türk lirası çöktü. Bu, emperyalist tahakkümün en açık göstergesidir.” “Toplum antiemperyalist ama siyaset manipüle ediliyor” Dölek, Türkiye toplumunun genel olarak emperyalizme karşı olduğunu ancak siyasetin bu duyarlılığı yansıtmadığını ifade etti. “Bu ülkede kimse ‘Amerikancıyım’ diyemez ama siyaset emperyalizm tarafından manipüle edilir” diyen Dölek, farklı ideolojik kesimlerin de bu etki altında kaldığını savundu. “Emperyalizm tüm ideolojilere sızıyor” Dölek’e göre emperyalizm yalnızca sağ siyaseti değil, sol, milliyetçi ve İslamcı akımları da etkiliyor. “Emperyalizm yanlısı solculuk, İslamcılık ve milliyetçilik üretiliyor” diyen Dölek, özellikle uluslararası krizlerde bu etkinin daha görünür hale geldiğini belirtti. “Çözüm işçi sınıfının birleşik mücadelesi” Dölek, çözümün seçim ittifaklarında değil, emek mücadelesinde olduğunu vurguladı. “Gerçek birlik sandıkta değil, fabrikada kurulur” diyen Dölek, farklı siyasi görüşlerden işçilerin ortak mücadelede birleştiğini ifade etti. Ayrıca yaklaşan 1 Mayıs İşçi Bayramı için çağrı yapan Dölek, şu ifadeyi kullandı: “1 Mayıs’a antiemperyalizm ve NATO karşıtlığı damga vurmalı.” “Emperyalizme karşı mücadele sadece askeri değil” Dölek, emperyalizme karşı mücadelenin yalnızca askeri değil, ekonomik ve toplumsal boyutları olduğunu vurguladı: “Emperyalizmi yenmek için işçi sınıfının mücadelesi belirleyicidir.” Analiz: Sınıfsal perspektiften NATO ve siyaset eleştirisi Levent Dölek’in açıklamaları, Türkiye’de NATO ve emperyalizm tartışmalarını klasik güvenlik perspektifinin dışına taşıyarak sınıfsal bir çerçeveye oturtuyor. Dölek, hem sağ hem sol siyaseti kapsayan geniş bir eleştiri yönelterek, emperyalizmin yalnızca dış politika değil, iç siyaset ve ekonomi üzerinden de etkili olduğunu savunuyor. Özellikle “ekonomik bağımlılık” ve “siyasal manipülasyon” vurgusu, güncel tartışmalarda sıkça dile getirilen ancak farklı ideolojik çerçevelerde yorumlanan bir başlık olarak öne çıkıyor. Dölek’in çözüm önerisi ise net: seçim odaklı değil, sınıf temelli bir siyasal hat. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kemal Okuyan: Türkiye’nin NATO’dan çıkması acil bir taleptir! Haber

Kemal Okuyan: Türkiye’nin NATO’dan çıkması acil bir taleptir!

Türkiye Komünist Partisi (TKP), kuruluşunun 77. yıl dönümü kapsamında Ankara’da “NATO’suz Türkiye” sloganıyla yürüyüş düzenledi. Kolej’den Sakarya Meydanı’na kadar süren yürüyüşte konuşan TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, NATO’nun Türkiye’nin bağımsızlığına zarar verdiğini belirterek sert açıklamalarda bulundu. Ankara’da “NATO’suz Türkiye” yürüyüşü düzenlendi TKP tarafından organize edilen yürüyüşte yurttaşlar, “NATO defol bu memleket bizim” ve “Tam bağımsız Türkiye” sloganları attı. Eylemde açılan pankartlarda NATO karşıtı mesajlar dikkat çekerken, partililer Türkiye’nin dış politikada bağımsız bir çizgi izlemesi gerektiğini vurguladı. Yürüyüş, TKP’nin kuruluş yıl dönümüyle bağlantılı olarak düzenlenirken, etkinliğin ana teması NATO üyeliğine yönelik eleştiriler oldu. Kemal Okuyan NATO’yu eleştirdi Yürüyüşün ardından açıklama yapan Kemal Okuyan, NATO’nun Türkiye’nin güvenliğini sağlamak yerine ülkeyi dış güçlere bağımlı hale getirdiğini savundu. Okuyan, NATO’yu bir “güvenlik şirketi” benzetmesiyle eleştirerek şu ifadeleri kullandı: “Eğer biz bağımsız, kalkınmış, sanayileşmiş, özgür, eşitlikçi bir ülkede yaşamak istiyorsak, şu NATO belasıyla derhal hesaplaşmamız lazım.” Okuyan ayrıca Türkiye’nin NATO üyeliğinin tarihsel arka planına da değinerek, bu sürecin ABD etkisiyle şekillendiğini öne sürdü. “NATO ülkemize darbe yaptı” iddiası Konuşmasında NATO’nun Türkiye’deki askeri müdahalelerle ilişkili olduğunu iddia eden Okuyan, özellikle geçmiş darbelere atıf yaptı. NATO’nun kurduğu yapılanmaların Türkiye’deki siyasi süreçlere müdahil olduğunu savunan Okuyan, bu durumun ülkenin egemenliğini zedelediğini dile getirdi. Bu açıklamalar, NATO’nun Türkiye’deki rolüne dair süregelen tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Gizli anlaşmalar ve güvenlik tartışması Okuyan, NATO ile yapılan anlaşmaların kamuoyuna açıklanması gerektiğini belirterek, “NATO’yla yapılan gizli anlaşmaları açıklayın” çağrısında bulundu. Türkiye’deki bazı askeri üsler ve stratejik iş birlikleri üzerinden yürütülen politikaların şeffaf olmadığını savundu. Ayrıca NATO’nun Türkiye’nin güvenliğini mi yoksa uluslararası sermayenin çıkarlarını mı koruduğu sorusunu gündeme getirdi. “Türkiye NATO’dan çıkmalı” çağrısı Kemal Okuyan, Türkiye’nin NATO’dan ayrılması gerektiğini açık şekilde dile getirerek, bunun hem siyasi hem ekonomik bağımsızlık açısından zorunlu olduğunu ifade etti. “Türkiye’yi NATO’dan çıkarırsak, NATO’yu da Türkiye’den çıkarırız. Bizim için asıl önemli olan NATO’nun Türkiye’den çıkmasıdır.” Bu açıklama, Türkiye’de NATO üyeliğine dair tartışmaların önümüzdeki dönemde de devam edeceğine işaret ediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist Azra YILMAZ

Aydoğan Doğan: NATO bir terör örgütüdür! Haber

Aydoğan Doğan: NATO bir terör örgütüdür!

İnsan hakları aktivisti ve siyasetçi Aydoğan Doğan, sosyal medya platformu X’te yaptığı paylaşımla NATO’ya yönelik eleştirilerde bulundu. Doğan, paylaşımında NATO’yu “emperyalizmin legal terör örgütü” olarak nitelendirdi ve örgütün tarih boyunca “sivil hedefleri vurduğunu, uluslararası hukuku ihlal ettiğini” savundu. Doğan paylaşımında, “NATO, bir savunma ittifakı maskesi altında faaliyet gösteren, küresel ölçekte terör eylemleri düzenleyen bir örgüttür” ifadelerini kullanarak, örgütün kuruluşundan bu yana ABD öncülüğünde birçok ülkeye müdahale ederek işgal ettiğini ya da işgale hazırladığını iddia etti. Aydoğan Doğan, özellikle 1999’daki Yugoslavya bombardımanı ve 2011’deki Libya operasyonunu örnek göstererek, bu müdahalelerin “binlerce sivilin ölümüne yol açtığını” belirtti. Doğan, “78 gün süren bombardımanda Belgrad ve Novi Sad gibi kentler yerle bir edildi, uranyum içeren mühimmat kullanıldı, binlerce sivil hayatını kaybetti” dedi. Doğan ayrıca, Afganistan ve Irak işgallerinin de NATO’nun “barış” iddiasını çürüttüğünü savunarak, “Afganistan’da 176 bin sivil öldü, Irak’ta bir milyondan fazla insan hayatını kaybetti. Bu, uluslararası hukukun açık ihlalidir” ifadelerine yer verdi. Ukrayna savaşı üzerinden de eleştirilerini sürdüren Doğan, NATO’nun “Rusya’ya karşı vekalet savaşı yürüttüğünü ve 100 milyar dolarlık silah yardımıyla krizi derinleştirdiğini” ileri sürdü. Son olarak Türkiye’ye yönelik çağrıda bulunan Doğan, “Türkiye acilen NATO’dan ayrılmalı, bölgesel iş birliklerine yönelmelidir. Egemenlik yolunda atılacak en önemli adım budur” değerlendirmesinde bulundu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

“Her karışı savunacağız” mesajı! NATO’dan Türkiye için kritik açıklama Haber

“Her karışı savunacağız” mesajı! NATO’dan Türkiye için kritik açıklama

Türkiye’ye yönelen füzeler havada imha edildi Rutte, yaptığı açıklamada İran’dan Türkiye’ye yönelen üç balistik füzenin üç ayrı olayda havada etkisiz hale getirildiğini duyurdu. Bu gelişme, NATO’nun Türkiye’ye yönelik güvenlik taahhütlerinin sahada aktif şekilde uygulandığına dair önemli bir mesaj olarak değerlendirildi. “NATO topraklarının her karışını savunacağız” Rutte açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “32 müttefik olarak NATO topraklarının her bir karışını savunmak için elimizden geleni yapacağız. Türkiye’ye yönelen füzelerin düşürülmesi bunun açık bir göstergesidir.” Bu sözler, özellikle bölgedeki gerilimin arttığı bir dönemde ittifakın ortak savunma refleksine vurgu yaptı. Bağdat’ta kritik karar: Tahliye tamamlandı Milli Savunma Bakanlığı, Bağdat’ta NATO kapsamında görev yapan Türk askerlerinin tahliyesinin gerçekleştirildiğini duyurdu. Açıklamada, bölgedeki güvenlik risklerinin artması nedeniyle NATO Irak Misyonu çerçevesinde çekilme kararı alındığı belirtildi. ABD’den vatandaşlarına acil çağrı Öte yandan Amerika Birleşik Devletleri, Irak’taki vatandaşlarına yönelik en yüksek seviyede uyarı yaptı. ABD’nin Bağdat Büyükelçiliği, ülkede bulunan vatandaşlarına “derhal ayrılın” çağrısında bulunarak, Irak için “Seviye 4: Seyahat etmeyin” uyarısının geçerli olduğunu hatırlattı. Bölgede gerilim tırmanıyor Ortadoğu’da artan askeri hareketlilik ve karşılıklı saldırılar, Türkiye’nin güvenliği ve NATO’nun rolünü yeniden gündemin merkezine taşıdı. Uzmanlara göre, NATO’nun bu açıklaması yalnızca bir güvenlik mesajı değil; aynı zamanda olası daha büyük bir çatışma riskine karşı “caydırıcılık” hamlesi olarak da okunuyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

GA-ASI, verilen 9 ödülden 2'sini kazandı Haber

GA-ASI, verilen 9 ödülden 2'sini kazandı

GA-ASI'nin Birleşik Krallık ve Japonya MQ-9B Programları, Aviation Week tarafından Mükemmellik Ödüllerine layık görüldü. General Atomics Aeronautical Systems, Inc. (GA-ASI), geçen hafta düzenlenen Aviation Week'in 21. geleneksel Program Mükemmellik Ödülleri'nde iki ödülün sahibi oldu. GA-ASI'nin Birleşik Krallık (UK) Protector Programı "Özel Projeler Ödülü"ne (Special Projects Award) layık görülürken, Japonya COCO (Şirkete Ait, Şirket Tarafından İşletilen - Company-Owned, Company-Operated) Programı "Orijinal Ekipman Üreticisi (OEM - Original Equipment Manufacturer) Sistem Sürdürülebilirliği" kategorisinde birincilik kazandı. GA-ASI CEO'su Linden Blue, "Bu iki önemli MQ-9B uluslararası programının Aviation Week tarafından tanınmasından heyecan duyuyoruz. Müşterilerimize olan bağlılıkları ve adanmışlıkları gerçekten dikkate değer olan inanılmaz bir çalışan ekibine sahip olduğumuz için şanslıyız," dedi. MQ-9B, GA-ASI'nin en gelişmiş Uzaktan Kumandalı Uçak (RPA - Remotely Piloted Aircraft) sistemidir ve SkyGuardian® ile SeaGuardian® modellerinin yanı sıra Birleşik Krallık'ın Protector RG Mk1 modelini de içerir. 2025 yılında GA-ASI, Kraliyet Hava Kuvvetleri'nin (RAF - Royal Air Force) Protector RG Mk1 uçağı için ilk kez Military Type Certificate (MTC) alarak titiz bir uçuşa elverişlilik değerlendirmesini geçti ve coğrafi kısıtlama olmaksızın güvenli operasyonunu doğruladı. Birleşik Krallık Protector MTC'sinin küresel etkisi takdir edildi; çünkü bu, yerel RAF üslerinden sivil hava sahasında rutin İnsansız Hava Sistemi (UAS - Unmanned Aircraft Systems) operasyonlarına olanak tanıyan, operasyonel esnekliği büyük ölçüde artıran ve ayrılmış poligonlara veya denizaşırı konuşlandırmalara olan bağımlılığı azaltan tekil bir başarıdır. Ancak daha da önemlisi, düzenlenmiş hava sahasına tam entegrasyon arayan gelecekteki insansız sistemler için bir kavram kanıtı (proof of concept) işlevi görmekte ve dünya çapındaki müttefik ve NATO kuvvetleri için bir emsal teşkil etmektedir. Japonya'da, MQ-9B SeaGuardian COCO Programı o kadar başarılı oldu ki, Japonya'ya kiralanmış olan uçaklar artık satışa dönüştürüldü ve ek MQ-9B siparişleri verildi. SeaGuardian, Japonya tarafından deniz alanının herhangi bir yerinde -gece veya gündüz- gerçek zamanlı durumsal farkındalık sağlamak için kullanılmıştır. Ayrıca kendi sınıfında, okyanus yüzeyinin üstünde ve altında gerçek zamanlı arama ve devriye imkanı sunan ilk Uzaktan Kumandalı Uçak (RPA) sistemidir. GA-ASI hakkında General Atomics Aeronautical Systems, Inc., dünyanın önde gelen İnsansız Hava Sistemi (UAS) üreticisidir. 9 milyon uçuş saatinden fazlasını geride bırakan Predator® UAS serisi 30 yılı aşkın süredir uçmaktadır ve MQ-9A Reaper®, MQ-1C Gray Eagle®, MQ-20 Avenger®, MQ-9B SkyGuardian®/SeaGuardian®, XQ-67A ve YFQ-42A modellerini içerir. Şirket, kesintisiz durumsal farkındalık ve hızlı saldırı kabiliyeti sağlayan uzun ömürlü, çok görevli çözümler sunmaya kendini adamıştır. Daha fazla bilgi için www.ga-asi.com adresini ziyaret edin. Avenger, EagleEye, Gray Eagle, Lynx, Predator, Reaper, SeaGuardian ve SkyGuardian; General Atomics Aeronautical Systems, Inc.'in Amerika Birleşik Devletleri ve/veya diğer ülkelerde tescilli ticari markalarıdır. KAYNAK: General Atomics Aeronautical Systems, Inc.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.