SON DAKİKA

#Nefret Söylemi

HABER DEĞER - Nefret Söylemi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Nefret Söylemi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Srebrenitsa Soykırımı anma etkinliği: "Soykırım inkarı ifade özgürlüğü değildir" Haber

Srebrenitsa Soykırımı anma etkinliği: "Soykırım inkarı ifade özgürlüğü değildir"

Dışişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Kemal Bozay, Srebrenitsa'nın sadece Bosna Hersek'in değil, tüm insanlığın ortak hafızasındaki "en karanlık ve en sarsıcı sayfalardan biri" olduğunu belirtti. "Hakikati yaşatmak ve geleceğe aktarmak" Bakanlıkta gerçekleştirilen etkinlikte konuşan Dışişleri Bakan Yardımcısı ve AB Başkanı Büyükelçi Mehmet Kemal Bozay, 2024 yılında BM Genel Kurulu tarafından 11 Temmuz'un "Srebrenitsa Soykırımını Uluslararası Düşünme ve Anma Günü" olarak belirlendiğini anımsattı. Bozay, soykırımın hukuken tartışılmaz bir gerçeklik olduğunun altını çizerek, "Bu hakikatin inkar edilmesi veya 'sembolik bir zafer' olarak sunulması, insanlığın ortak vicdanına vurulan en büyük darbedir" ifadelerini kullandı. Bozay, günümüz dünyasında yükselen nefret söylemi, İslam karşıtlığı ve etnik ayrımcılığa dikkat çekerek Türkiye'nin duruşunu şu sözlerle özetledi: "Türkiye, Bosna Hersek'in huzurunu, Balkanların istikrarının temel direklerinden biri olarak görmeye devam etmektedir. Bosna Hersek'in egemenliğine, toprak bütünlüğüne ve anayasal düzenine verdiğimiz destek ilkesel ve sarsılmaz niteliktedir." Bozay ayrıca, "Bosna Hersek'in yeni ayrışmalara değil; daha güçlü kurumlara, daha fazla diyaloğa ve karşılıklı güvenin tahkimine ihtiyacı vardır" diyerek bölgesel istikrarın önemine vurgu yaptı. "Soykırımın İnkarı, Suçun Sürdürülmesidir" Bosna Hersek'in Ankara Büyükelçisi Mirsada Colakovic ise Türkiye'nin Bosna Hersek'e verdiği ilkeli desteğin önemini vurguladı. 31 yıl önce dünya liderlerinin sessizliği karşısında 8 binden fazla Boşnak'ın katledildiğini hatırlatan Colakovic, faillerin "kahraman" gibi sunulmasına ve suçun boyutlarının küçümsenmesine karşı şu sert uyarılarda bulundu: "Soykırımın inkarı ifade özgürlüğü değil, suçun başka yöntemlerle sürdürülmesidir. Hiçbir suç siyasi gururun temeli haline gelemez ve hiçbir mahkeme kararı propagandayla değiştirilemez." Colakovic, geride kalan ailelerin sadece yakınlarını değil, "uluslararası hukukun korunmaya en çok ihtiyaç duyanları koruyabileceğine dair inancını da kaybettiğini" belirterek, adaletin gecikmiş olmasının acıları dindirmediğini ifade etti. Etkinlikte, TRT World tarafından hazırlanan Srebrenitsa Soykırımı belgeselinin gösterimi yapılarak, 11 Temmuz 1995'te yaşanan vahşetin gelecek nesillere "bir ders ve ibret vesikası olarak" aktarılması hedeflendi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Şimşirgil’den İsrail’e Övgü Haber

Şimşirgil’den İsrail’e Övgü

Tarihçi-yazar Ahmet Şimşirgil, X (Twitter) hesabından yaptığı ve İran liderliğine ilişkin “kullanım süresi bitti”, “ortadan kaldırıldı”, “bedelini ödüyor” gibi ifadeler içeren paylaşımıyla kamuoyunda geniş bir tartışma başlattı. Paylaşımın, somut delile dayanmayan iddialar içerdiği ve kolektif suçlama iması taşıdığı yönünde eleştiriler öne çıktı. “Sert eleştiri mi, meşruiyet atfı mı?” tartışması Şimşirgil’in paylaşımında yer alan ifadelerin, bir dış politika eleştirisinin ötesine geçerek şiddeti meşrulaştıran ve dini-siyasi kimlikler üzerinden genelleyici bir çerçeve kuran bir dil taşıdığı ileri sürüldü. Özellikle “bedelini ödüyor” ifadesinin, bir suikast veya ortadan kaldırılma iddiasına meşruiyet atfı içerdiği yönünde yorumlar yapıldı. Paylaşımda dile getirilen “ortadan kaldırıldı” iddiasının ise bağımsız kaynaklarla doğrulanmadığı vurgulandı. Hukukçular TCK 216’yı işaret ediyor Ceza hukuku uzmanları, tartışmanın ifade özgürlüğü sınırları çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ifade özgürlüğünü güvence altına alırken, nefret söylemi ve düşmanlığa tahrik içeren ifadelerin koruma kapsamında olmadığına dikkat çekiliyor. Bu bağlamda, Türk Ceza Kanunu’nun 216. maddesi kapsamında “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçunun unsurlarının oluşup oluşmadığının hukuki incelemeye konu olabileceği ifade ediliyor. Uzmanlara göre; kanıta dayanmayan ortadan kaldırılma iddiası, toplulukları kriminalize eden genellemeler ve cezalandırma iması taşıyan dil, kamu barışını bozma tehlikesi bakımından tartışmalı bir zemin oluşturuyor. Yıllarca İsrail'in projelerine destek vermek ve İslam dünyasını mahvetmek için uğraştı. Şimdi destek verdikleri tarafından öldürüldüğü bildiriliyor. Bir süredir kullanım süresinin bittiği anlaşılıyordu. Hamaney muhtemelen ortadan kaldırıldı. İran yıllarca zalimlere verdiği… https://t.co/Dlw8qY0pUh — Ahmet Şimşirgil (@ahmetsimsirgil) February 28, 2026 Sosyal medyada yoğun tepki X platformunda çok sayıda kullanıcı paylaşımı eleştirerek şu değerlendirmelerde bulundu: “Ölüm ve ‘ortadan kaldırılma’ imaları gazetecilik ya da tarihçilik değildir.” “Bir halkı ‘bedel ödeyen’ diye hedef göstermek ifade özgürlüğü olamaz.” “Bu dil dış politika analizi değil, düşmanlaştırmadır.” “Anti-emperyalist söylemle emperyalist şiddeti meşrulaştırmak çelişkidir.” Bazı kullanıcılar ise savcılıkların re’sen inceleme başlatması çağrısında bulundu. İfade özgürlüğü ve hukuk devleti vurgusu Tartışma, Türkiye’nin hukuk devleti ilkesi ve laiklik vurgusu çerçevesinde de ele alınıyor. Uzmanlar, eleştirinin demokratik bir hak olduğunu; ancak eleştirinin toplulukları hedef alan, şiddeti ima eden ya da meşrulaştıran bir dile dönüşmesi halinde hukuki sorumluluk doğurabileceğini belirtiyor. Sonuç olarak, Şimşirgil’in paylaşımı; sert eleştiri sınırlarını aşıp aşmadığı, nefret söylemi ve kamu barışı açısından risk oluşturup oluşturmadığı yönüyle hukuki ve toplumsal tartışmanın merkezinde yer alıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.