SON DAKİKA

#New York

HABER DEĞER - New York haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, New York haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Dünyanın servet haritası çıktı: Milyarderlerin adresi bu şehirler oldu Haber

Dünyanın servet haritası çıktı: Milyarderlerin adresi bu şehirler oldu

Hurun Global Rich List 2025 yayımlandı, küresel servetin hangi kentlerde yoğunlaştığı netleşti. Listede ABD ve Asya şehirleri öne çıkarken, Türkiye’den yalnızca İstanbul yer aldı. Hurun Araştırma Merkezi tarafından hazırlanan Hurun Global Rich List 2025, dünyadaki milyarderlerin şehir bazlı dağılımını ortaya koydu. Küresel finans merkezleri, teknoloji üsleri ve sermaye yoğun bölgelerin başı çektiği listede, milyarder sayısının belirli metropollerde toplandığı görüldü. Araştırma, ekonomik güç merkezlerinin coğrafi olarak nerelerde yoğunlaştığını da gözler önüne serdi. New York Zirvede, ABD ve Asya Ağırlığı Artıyor Listeye göre dünyanın en fazla milyarder barındıran şehri New York oldu. ABD’nin finans başkenti, 129 milyarderle ilk sıraya yerleşti. Onu 97 milyarderle Londra, 92 milyarderle Şanghay ve 91 milyarderle Pekin takip etti. Mumbai, Şıncın, Hong Kong ve Singapur gibi Asya şehirlerinin üst sıralarda yer alması, küresel servetin doğuya kayışını bir kez daha ortaya koydu. Teknoloji ve Finans Kentleri Yarışta Önde Listenin ilk 20 sırasında yer alan şehirlerin büyük bölümünü finans, teknoloji ve sanayi merkezleri oluşturdu. San Francisco, Los Angeles ve Paris gibi kentler; teknoloji girişimleri, küresel şirket merkezleri ve sermaye akışları sayesinde milyarder yoğunluğunu artıran şehirler arasında yer aldı. Uzmanlar, bu tabloyu dijital ekonomi ve küresel yatırım ağlarının sonucu olarak değerlendiriyor. Türkiye’den Listede Sadece İstanbul Var Hurun Global Rich List 2025’te Türkiye’den yalnızca İstanbul yer aldı. İstanbul, 28 milyarderle dünya genelinde 22. sıraya yerleşti. Türkiye’nin en büyük ekonomik ve finansal merkezi olan İstanbul’un listede yer alması dikkat çekerken, milyarder sayısının küresel ölçekte sınırlı kalması da tartışma konusu oldu. Ekonomistler, İstanbul’un bölgesel bir finans merkezi olmasına rağmen, sermaye birikimi ve küresel yatırım çekme kapasitesinin henüz üst sıralardaki kentlerle yarışacak düzeyde olmadığını vurguluyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kulisleri sarsan iddia: Washington’dan Ankara’ya uzanan teklif Haber

Kulisleri sarsan iddia: Washington’dan Ankara’ya uzanan teklif

ABD’nin askeri operasyonunun ardından Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro ve eşi Cilia Flores’in New York’a götürülmesiyle birlikte, Washington–Caracas hattında yürütülen görüşmelere dair yeni ayrıntılar gün yüzüne çıktı. ABD basını, süreç öncesinde Maduro’ya sunulan bir “çıkış senaryosu”na dikkat çekti. New York Times: Aralık ayında teklif yapıldı New York Times’ın Amerikalı ve Venezuelalı kaynaklara dayandırdığı haberine göre, ABD Başkanı Donald Trump aralık ayının sonunda Maduro’ya iktidarı bırakması halinde Türkiye’ye gitmesini içeren bir teklif sundu. Haberde, bu senaryoda Maduro’ya yurtdışında “rahat bir yaşam” vadedildiği, ancak teklifin reddedildiği aktarıldı. Cumhuriyetçi Senatör’den dikkat çeken sözler Air Force One’da Trump’la birlikte bulunan Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham, iddiaya ilişkin yaptığı değerlendirmede, Maduro’nun yakalanmadan önce farklı bir tercih yapabileceğini savundu. Graham, “Şu anda Türkiye’de olabilirdi, ama New York’ta. Trump ona bir çıkış yolu sundu; reddetti” ifadelerini kullandı. Resmî açıklama yok Türkiye seçeneğine dair iddialar gündem yaratırken, Ankara’dan ya da Washington’dan konuya ilişkin resmî bir doğrulama veya yalanlama gelmedi. Washington Post: Türkiye daha önce de gündemdeydi Washington Post, kasım ayı sonunda yayımladığı bir haberde, olası bir sürgün senaryosunda Türkiye’nin seçenekler arasında yer aldığını yazmıştı. Aynı haberde, böyle bir anlaşmanın Maduro’nun ABD’ye iade edilmeyeceğine dair güvence içerebileceği ileri sürülmüştü. “Erdoğan’a güveniyor” değerlendirmesi Washington Post’a konuşan Beyaz Saray’a yakın bir kaynak, Türkiye seçeneğini “Maduro’nun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a güvendiği” şeklinde yorumladı. Johns Hopkins Üniversitesi’nden araştırmacı Lisel Hintz ise Ankara’nın böyle bir hamleyi dış politika dengeleri açısından fırsat olarak görebileceğini savundu. Türkiye–Venezuela hattı Son yıllarda Türkiye ile Venezuela arasında özellikle madencilik ve enerji alanlarında işbirliği dikkat çekiyor. İki ülke arasında altın, petrol ve doğalgaz başlıklarında yapılan anlaşmalar, bu temasların arka planını oluşturan unsurlar arasında yer alıyor.

Trump’tan tartışmalı açıklama: Geçiş sağlanana kadar Venezuela’yı biz yöneteceğiz! Haber

Trump’tan tartışmalı açıklama: Geçiş sağlanana kadar Venezuela’yı biz yöneteceğiz!

ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela’nın başkenti Caracas’a düzenlenen saldırıların ardından düzenlediği basın toplantısında, operasyonun kapsamı ve sonrasına ilişkin dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Trump, Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro ve eşi Cilia Flores’in alıkonulmasının ardından, ülkede yönetimin “makul bir geçiş süreci” tamamlanana kadar ABD kontrolünde olacağını savundu. “İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana görülmemiş bir operasyon” iddiası Trump, Venezuela’ya yönelik saldırıyı “İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana görülmemiş” büyüklükte bir askeri operasyon olarak tanımladı. Operasyonun amacının “diktatör Maduro’yu adalete teslim etmek” olduğunu öne süren Trump, çok sayıda helikopter ve savaş uçağı kullanılmasına rağmen ABD tarafında herhangi bir can kaybı yaşanmadığını ve hava araçlarının zarar görmediğini iddia etti. “Geçiş sağlanana kadar yönetimde kalacağız” mesajı Venezuela’da uzun süredir devam eden siyasi krizin tekrar etmesini istemediklerini dile getiren Trump, “Güvenli, uygun ve makul bir geçiş yapabileceğimiz zamana kadar Venezuela’yı yönetmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. Trump, Venezuela’nın halkın iyiliğini gözetmeyen başka aktörlerin eline geçmesine izin vermeyeceklerini savundu. Maduro ve Flores için ABD’de yargılama hazırlığı Trump, Maduro ve eşi Cilia Flores’in “ABD ve yurttaşlarına karşı ölümcül narko-terörizm” suçlamasıyla New York Güney Bölgesi tarafından itham edildiğini açıkladı. İkilinin şu anda New York’a doğru giden bir gemide bulunduğunu söyleyen Trump, yargılamanın New York veya Miami’de yapılmasına karar verileceğini ifade etti. Petrol ambargosu sürecek, ABD şirketleri devreye girecek Trump, Venezuela petrolüne uygulanan ambargonun tamamen yürürlükte kalacağını ve ABD Donanması’nın bölgedeki askeri varlığını koruyacağını belirtti. ABD’nin talepleri karşılanana kadar bu durumun değişmeyeceğini söyleyen Trump, Amerikan petrol şirketlerinin Venezuela’da devreye sokulacağını, milyarlarca dolarlık yatırımla petrol altyapısının onarılacağını ve üretimin yeniden başlatılacağını dile getirdi. Bölgesel gerilim mesajlarla derinleşti Trump, açıklamasında Gustavo Petro’ya da atıfta bulunarak Kolombiya’ya yönelik sert ifadeler kullandı. Bu sözler, Venezuela merkezli krizin yalnızca iki ülkeyle sınırlı kalmayıp bölgesel bir gerilime dönüşebileceği yorumlarına yol açtı. Trump’ın açıklamaları, ABD’nin Venezuela’ya yönelik askeri ve siyasi müdahalesinin uluslararası hukuk, egemenlik ve bölgesel istikrar açısından yeni ve daha derin tartışmaları beraberinde getirdi.

TRT seti Dargeçit’i karıştırdı: İsrail bayrağını gören yurttaşlar tepki gösterdi Haber

TRT seti Dargeçit’i karıştırdı: İsrail bayrağını gören yurttaşlar tepki gösterdi

Mardin’in Dargeçit ilçesinde bir kontrol noktasına asılan ve bazı kişilerin elinde taşıdığı İsrail bayraklarını gören yurttaşlar kısa süreli şaşkınlık yaşadı. İlk etapta protesto ya da provokasyon zannedilen görüntüler, yetkililerden alınan bilgiyle açıklığa kavuştu. Bayrakların TRT tabii’nin viral hale gelen Sumud dizisinin çekimleri için kullanıldığı öğrenildi. Bayrakları gören yurttaşlar önce şaşırdı, sonra set hazırlığını fark etti Olay, ilçede çekim hazırlığı yapan prodüksiyon ekibinin kurduğu sahne dekoru nedeniyle yaşandı. Kameralar, çekim araçları ve set çalışanlarını gören yurttaşlar, yetkililerle konuştuklarında durumun bir dizi sahnesinden ibaret olduğunu öğrenerek rahatladı. Görüntülerin gerçek bir eylem ya da provokasyon olmadığının anlaşılmasıyla bölgedeki hareketlilik kısa sürede son buldu. TRT tabii’nin Sumud dizisi Dargeçit’i Gazze ve Batı Şeria mekânı olarak kullanıyor Edinilen bilgilere göre, TRT’nin dijital platformu tabii’de yayınlanan ve son günlerde geniş izleyici kitlesine ulaşan Sumud dizisinin yeni bölümleri Dargeçit’te çekiliyor. Filistin’in Gazze ve Batı Şeria’da geçen sahneleri için ilçe sokakları set alanına dönüştürüldü. Midyat’ta başlayan çekimler, Filistin’in işgal altındaki bölgelerini temsilen Dargeçit’te devam ediyor. Sumud dizisi Filistinli bir doktorun hikâyesi üzerinden kimlik ve dayanışma temalarını işliyor Dizinin başrolünde genç oyuncu Şifanur Gül bulunuyor. Gül, New York’ta büyümüş Melisa karakterine hayat veriyor. Melisa, yıllar sonra babasının aslında Filistinli bir doktor olduğunu öğreniyor ve köklerine doğru zorlu bir yolculuğa çıkıyor. Bu yolculuk, hem kimlik arayışını hem de Filistin halkına destek olma çabasını güçlü bir şekilde işliyor.

Netanyahu’dan küstah açıklama: 'İran'la işimiz bitmedi” Haber

Netanyahu’dan küstah açıklama: 'İran'la işimiz bitmedi”

İran’a yönelik mesaj sertleşti Netanyahu, New York Times’ın düzenlediği etkinliğe çevrim içi katılarak yaptığı konuşmada, İran’a karşı yürütülen sürece dair “savaş bitmedi” vurgusu yaptı. Tahran’ın ağır bir yara aldığını savunan Netanyahu, İran’ın nükleer kapasitesine dikkat çekerek bu başlığın İsrail açısından kapatılmış bir dosya olmadığını söyledi. Bölgesel savaş vurgusu öne çıktı Konuşmasında yalnızca İran’ı değil, bölgedeki tüm aktörleri hedef alan bir çerçeve çizen Netanyahu; Hamas, Hizbullah, Husiler, Irak’taki milisler ve Suriye yönetimini aynı denklem içinde değerlendirdi. Netanyahu, İsrail’in Gazze, Lübnan, Suriye, Yemen ve Irak’ta askeri operasyon yürüttüğünü belirterek, bunun “bölgesel bir mücadele” olduğunu söyledi. Sivillerle ilgili açıklama tepkilere yol açtı Gazze’de on binlerce sivilin hayatını kaybettiği saldırılara ilişkin yöneltilen sorulara yanıt veren Netanyahu, İsrail ordusunun “sivillerin hayatını önemsediğini” iddia etti. Bu sözler, uluslararası kamuoyunda yükselen insan hakları ihlali eleştirileriyle keskin biçimde çelişti. New York mesajı meydan okumaya dönüştü Netanyahu’nun en dikkat çekici çıkışlarından biri, New York’un yeni belediye başkanı Zohran Mamdani hakkında oldu. Mamdani’nin, Netanyahu hakkında Uluslararası Ceza Mahkemesi kararlarının uygulanacağını açıklamasına karşılık İsrail Başbakanı, “New York’a gideceğim, neler olacağını göreceğiz” diyerek rest çekti. Abraham Anlaşmaları gündemde kaldı Netanyahu, İsrail’in Arap ülkeleriyle ilişkilerinde temel başlık olan Abraham Anlaşmaları’nın genişletilmesini istediklerini dile getirdi. Ancak Filistin devleti kurulmasına izin vermeyeceklerini yineleyerek, bu konunun İsrail açısından “kırmızı çizgi” olmaya devam ettiğini söyledi. Filistin yönetimine açık mesaj verildi Gazze’nin geleceğine dair soruya ise Netanyahu, Filistin yönetiminin Gazze’de söz sahibi olmasını düşünmediklerini açıkladı. Bölgenin yönetimi için farklı yerel aktörlerin öne çıktığını savunan Netanyahu, bu yapının hem Hamas’a hem de Filistin yönetimine mesafeli olduğunu öne sürdü. Hem dışarıya hem içeridekine mesaj 76 yaşındaki Netanyahu, siyaseti ne zaman bırakacağı sorusuna, “Görevlerle ölçerim” yanıtını verdi. Kendisini Türkiye toplumuna değil, İsrail kamuoyuna konuşur gibi konumlandıran Netanyahu, içeride güçlü destek gördüğünü iddia ederek siyasi pozisyonunu sürdürme mesajı verdi.

Netanyahu’dan “Türkiye” tehdidi: F-35 satışı söz konusu olursa tutumumuz daha da sertleşir Haber

Netanyahu’dan “Türkiye” tehdidi: F-35 satışı söz konusu olursa tutumumuz daha da sertleşir

Netanyahu ABD’den F-35 güvencesi aldığını öne sürdü İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Abu Ali Express adlı Telegram kanalına verdiği röportajda, ABD’nin Suudi Arabistan’a F-35 satışı konusunda Tel Aviv’in “niteliksel askeri üstünlüğünün korunacağı” yönünde teminat verdiğini iddia etti. Netanyahu, “Muhammed Bin Selman istediği her şeyi alamadı” diyerek, anlaşmanın İsrail’in kırmızı çizgileri gözetilerek yürütüldüğünü savundu. ABD Başkanı Donald Trump, 19 Kasım’da Suudi Arabistan’a ileride teslim edilmek üzere F-35 savaş uçakları ve 300 tankın satışını içeren anlaşmayı onaylamıştı. “Türkiye’ye F-35 transferi çok uzak ihtimal, olursa da sert karşı çıkarız” Netanyahu, ABD’nin Türkiye’ye F-35 vermeyeceğini iddia ederek: “Bunun gerçekleşeceğine inanmıyorum. Mevcut olsa bile çok uzak bir ihtimal. Ancak konu Türkiye olursa F-35 satışına ilişkin tutumumuz Suudi Arabistan’a kıyasla çok daha sert olur.” ifadelerini kullandı. Netanyahu, Suudi Arabistan’ın İsrail’le çatışma halinde olmadığını, Türkiye’nin ise bölgesel dengelerde farklı bir konumda olduğunu savundu. “Filistin devletine izin vermeyeceğiz” Suudi Arabistan’la normalleşme sürecine “temkinli iyimserlik” taşıdığını belirten Netanyahu, Riyad’ın ön şartı olarak bilinen Filistin devleti kurulmasına karşı olduklarını yineledi. UCM tutuklama kararına meydan okudu: “New York’a yine de giderim” ABD’de New York Belediye Başkanı seçilen Zohran Mamdani’nin, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin Netanyahu hakkındaki tutuklama emrini uygulayacağını söylemesi üzerine İsrail Başbakanı şu yanıtı verdi: “Mamdani beni tutuklamakla tehdit etse bile New York’a yine de geleceğim.” Mamdani, Gazze’de yürütülen operasyonları “soykırım” olarak nitelendiriyor ve Netanyahu’nun ABD’ye girişinde tutuklanması gerektiğini savunuyordu.

New York’ta tarihi seçim: Zohran Mamdani kentin ilk Müslüman belediye başkanı oldu Haber

New York’ta tarihi seçim: Zohran Mamdani kentin ilk Müslüman belediye başkanı oldu

New York’ta dün gece tamamlanan oy sayımının ardından sonuçlar büyük bir siyasi kırılma yarattı. Kenya doğumlu, Uganda kökenli ve Hint asıllı Müslüman bir göçmen ailenin çocuğu olan 34 yaşındaki Zohran Mamdani, seçim yarışını önde tamamlayarak New York’un 400 yıllık tarihinde bu göreve gelen ilk Müslüman isim oldu. Mamdani, en yakın rakibi eski vali Andrew Cuomo’ya 9 puan fark atarken Cumhuriyetçi Curtis Sliwa yarışta üçüncü sırada kaldı. Trump’ın Mamdani hedefi: “Ona oy veren her Yahudi aptaldır” Seçim sürecinin en sert çıkışı ABD Başkanı Donald Trump’tan geldi. Sosyal medya hesabından Mamdani’yi “kendini açıkça Yahudi düşmanı olarak tanımlayan biri” diye suçlayan Trump, “Ona oy veren her Yahudi aptaldır” ifadelerini kullandı. Mamdani ise “Başkanın tehditleri kanun değil, seçmen korkutma girişimidir” diyerek yanıt verdi. Bomba ihbarları, milyarderlerin fon savaşı ve Filistin tartışması seçim gününü gölgeledi Türk yurttaşların yoğun yaşadığı New Jersey’nin Paterson kentinde peş peşe yapılan bomba ihbarları nedeniyle oy verme işlemi geçici olarak durduruldu. Aynı saatlerde New York’ta İsrail lobisi temsilcileri Mamdani’nin seçilmesini “sinagoglar için tehdit” olarak nitelendirdi. Öte yandan kampanya döneminde Mamdani’nin zenginlere ek vergi, ücretsiz toplu taşıma ve kamusal marketler gibi sol politikaları nedeniyle milyarderler tarafından hedef alındığı, Bloomberg ve Ackman gibi isimlerin Cuomo lehine en az 22 milyon dolar bağış yaptığı ortaya çıktı. Mamdani: “Artık bizim zamanımız geldi New York” Oyunu Queens’te eşiyle birlikte kullanan Mamdani, sonuçların netleşmesinin ardından yaptığı ilk açıklamada “Bu şehir sadece zenginlerin değil, burada yaşamak isteyen herkesin evidir. Zafer, sorumluluktur. Yarın çalışmaya başlıyoruz.” dedi. Mamdani’nin öncelikli vaatleri arasında kira fiyatlarının düşürülmesi, otobüs seferlerinin artırılması ve ücretsiz çocuk bakım hizmeti bulunuyor. Zohran Mamdani kimdir? Aktivist, rapçi, göçmen aile çocuğu, sosyalist politikacı 1991’de Nairobi’de doğan Mamdani, film yapımcısı annesi Mira Nair ve siyaset bilimci babası Mahmood Mamdani ile birlikte Tanzanya, Güney Afrika ve ABD’de büyüdü. New York’ta devlet okullarında eğitim gördü, üniversitede “Filistin için Adalet” topluluğunu kurdu, mezuniyetten sonra rap müzik yaptı, kiracı hakları savunuculuğu yürüttü. 2018’de ABD vatandaşlığı aldı, 2020’de eyalet meclisine seçildi. Kampanyasını binlerce gönüllüyle yürüttü, kendini “demokratik sosyalist” olarak tanımlıyor.

Tek yumruk cinayeti: Koç cezasız kaldı! Haber

Tek yumruk cinayeti: Koç cezasız kaldı!

North Carolina’dan bir anne, oğlu Sandor Szabo’nun New York sokaklarında, hazırlıksız yakalandığı bir yumruk darbesiyle hayatını kaybetmesine rağmen sorumlunun ciddi bir ceza almamış olmasına öfke duyuyor. Saldırgan, önce bölgeden kaçarken, ardından mahkemede kendine mağdur bir pozisyon çizdi. Olay, 5 Ağustos 2018 sabahı Queens Long Island City’de yaşandı. Sandor Szabo, nişanlısının kardeşinin düğünü için New York’ta bulunuyordu. Ansızın gelen yumruk yani “sinsi darbe”sonrası yere düşen Szabo, çift kafatası kırığı ve beyin travmasına bağlı olarak iki gün sonra hayatını kaybetti. Sorumlu, eski Wake Forest yardımcı koçu Jamill Jones idi. Jones, saldırının “talihsiz bir kaza” olduğunu savundu ve mahkeme tarafından sadece şartlı denetim, gönüllü toplum hizmeti ve para cezası ile cezalandırıldı, cezaevine girmedi. Szabo’nun annesi Donna Kent genç adamın yaşamını “zayıf ve sorumsuz bir sistem” nedeniyle kaybettiklerini belirterek, Jones’un davranışını "korkak ve ben merkezli" olarak tanımladı. Kent, oğlunun ölümünden sonra yaşanan adaletsizlik sonrası 18 milyon dolarlık tazminat talep ediyor ve “asla pes etmeyeceğim” mesajıyla yasal mücadeleyi sürdüreceğini vurguladı. Bu trajik olay, bir son derece adaletsiz örneğe dönüştü:Bir tek yumruk, bir insanın hayatına mal olurken, fail hukuki netice almamakla toplumsal vicdanı yaraladı. Szabo’nun ailesi ise adalet için mücadeleyi bırakmayacaklarının altını çiziyor; adaletin zamanında ve hakkaniyetle işlemesini talep ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.