SON DAKİKA

#Nitelikli Dolandırıcılık

HABER DEĞER - Nitelikli Dolandırıcılık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Nitelikli Dolandırıcılık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Siber suçlara büyük darbe! 19 ilde 65 'siber' tutuklama Haber

Siber suçlara büyük darbe! 19 ilde 65 'siber' tutuklama

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, son 5 günde 19 ilde düzenlenen siber suç operasyonlarında 200 şüphelinin yakalandığını, 65’inin tutuklandığını açıkladı. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Siber Suçlarla Mücadele kapsamında Emniyet güçlerince son 5 gündür yürütülen operasyonların sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Bakan Yerlikaya’nın açıklamasına göre, 19 il merkezli gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonlarda toplam 200 şüpheli yakalandı. “Nitelikli Dolandırıcılık, Çevrim İçi Çocuk Müstehcenliği ve Tacizi ile Yasa Dışı Bahis” suçlarına yönelik operasyonlarda gözaltına alınan şüphelilerden 65’i tutuklanırken, 48’i hakkında adli kontrol kararı verildi. Diğer şüphelilerle ilgili adli işlemlerin ise devam ettiği bildirildi. Yapılan tespitlere göre şüphelilerin; sosyal medya platformları ve oltalama (phishing) siteleri üzerinden “görev yap, kazanç sağla” ve “ürün satışı” temalarıyla vatandaşları dolandırdıkları, mobil bankacılık ve oyun hesaplarına yetkisiz erişim sağladıkları belirlendi. Ayrıca yasa dışı bahis ve kumar oynattıkları, yasa dışı bahis sitelerinde para nakline aracılık ettikleri ve bu sitelerin reklamlarını yaptıkları ortaya çıkarıldı. Operasyonlarda, müstehcen çocuk görüntüsü bulundurma, POS tefeciliği yapma ve kişisel verilerin hukuka aykırı şekilde paylaşılması ile sorgulanmasına yönelik faaliyetlerin de yürütüldüğü tespit edildi. EGM Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ve MASAK koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüklerine bağlı Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlükleri tarafından gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında; Adana, Adıyaman, Aydın, Bolu, Çanakkale, Denizli, Düzce, Gaziantep, Giresun, Gümüşhane, İstanbul, İzmir, Kayseri, Kırşehir, Kocaeli, Mardin, Sakarya, Samsun ve Van illerinde operasyonlar düzenlendi. Dijital alanda vatandaşların güvenliğini tehdit eden hiçbir yapıya müsamaha gösterilmeyeceğini vurgulayan Bakan Yerlikaya, “Siber suçlara karşı yürüttüğümüz kararlı mücadele devam edecek. Emeği geçen tüm ekiplerimizi tebrik ediyorum” dedi. https://twitter.com/AliYerlikaya/status/2016739286729838853 haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Antalya Büyükşehir Belediyesi soruşturmasında iddianame tamamlandı Haber

Antalya Büyükşehir Belediyesi soruşturmasında iddianame tamamlandı

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı, Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik yürütülen yolsuzluk soruşturmasını tamamladı. Soruşturma kapsamında hazırlanan 702 sayfalık iddianame, Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. 41 şüpheli hakkında dava yolu açıldı Başsavcılık açıklamasına göre, 5 Temmuz 2025’te tutuklanan Muhittin Böcek, oğlu Mustafa Gökhan Böcek, eski Antalya İl Emniyet Müdürü İlker Arslan ile bazı iş insanlarının da aralarında bulunduğu toplam 41 şüpheli hakkında soruşturma işlemleri tamamlandı. Birden fazla ağır suçlama yöneltildi İddianamede şüpheliler hakkında zincirleme suç hükümleri kapsamında “icbar suretiyle irtikap”, “haksız mal edinme”, “nüfuz ticareti”, “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması”, “nitelikli dolandırıcılık” ve “iftira” suçlamaları yer aldı. Bu aşamada tespit edilen 26 eylem için hukuki değerlendirme yapıldığı bildirildi. Böcek ve yakınları için ayrı ayrı ceza talepleri İddianamede Muhittin Böcek’in, zincirleme şekilde “icbar suretiyle irtikap”, “haksız mal edinme” ve “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması” suçlarından cezalandırılması istendi. Oğlu Mustafa Gökhan Böcek hakkında ise “yardım eden” sıfatıyla irtikap, nüfuz ticareti ve malvarlığı aklama suçlarından ceza talep edildi; ayrıca “suçu meslek edinen kişi” olarak değerlendirilmesi istendi. Eski İl Emniyet Müdürü İlker Arslan için de malvarlığı aklama ve haksız mal edinme suçlamaları yöneltildi. Müsadere talebi dikkat çekti İddianamede, şüphelilere ait el konulan yaklaşık 170 milyon 83 bin lira nakit mevduat ile toplam değeri 258 milyon 600 bin lira olarak belirtilen 10 daire, 5 araç, 5 iş yeri, 1 Rolex marka saat ve cep telefonunun müsaderesi (devlete aktarılması) talep edildi. Dosya mahkemede 702 sayfalık iddianamenin, Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi’ne 2026/23 iddianame değerlendirme numarasıyla tevzi edildiği bildirildi. Mahkemenin iddianameyi kabul etmesi halinde sanıklar önümüzdeki süreçte hâkim karşısına çıkacak.

Altın piyasasına büyük darbe! 7 şirkete eş zamanlı operasyon Haber

Altın piyasasına büyük darbe! 7 şirkete eş zamanlı operasyon

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen altın kaçakçılığı soruşturmasında üçüncü dalga operasyon başlatıldı. İstanbul İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, altın ve kıymetli maden ticaretinde kota ve mevzuat dışı işlemler yapıldığı iddiasıyla 7 şirkete eş zamanlı baskın düzenledi. 100 milyar liralık kamu zararı iddiası Soruşturmanın, liderliğini Erol Kurtulmuş’un yaptığı öne sürülen ve yaklaşık 100 milyar liralık kamu zararına yol açtığı iddia edilen suç örgütüne yönelik yürütüldüğü öğrenildi. Savcılık, örgütün altın ve kıymetli maden ticareti üzerinden sistematik şekilde yasa dışı faaliyet yürüttüğünü değerlendiriyor. 7 şirkete baskın, 7 şüpheli gözaltında Üçüncü dalga operasyon kapsamında ALEKS Metal / Aleks Kıymetli Madenler ile AgaHolding ve AgaBullion Kıymetli Madenler A.Ş.’nin de aralarında bulunduğu 7 şirkete baskın yapıldı. Şirket sahipleri olduğu belirtilen 7 şüphelinin adreslerinde arama ve gözaltı işlemlerinin sürdüğü bildirildi. Dört ayrı suçtan soruşturma yürütülüyor Soruşturma kapsamında şüpheliler hakkında şu suçlamalar yöneltildi: Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına nitelikli dolandırıcılık, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanunu ve ilgili tebliğlere muhalefet. Soruşturma genişleyebilir Yetkililer, ele geçirilen dijital materyaller ve mali kayıtların incelemeye alındığını, soruşturmanın yeni gözaltılarla genişleyebileceğini belirtti.

11. Yargı Paketi neleri değiştirdi? İşte tüm düzenlemeler Haber

11. Yargı Paketi neleri değiştirdi? İşte tüm düzenlemeler

Suç örgütlerine yönelik cezalar ağırlaştırıldı Suç örgütleriyle mücadelede cezalar önemli ölçüde artırıldı. Özellikle çocukların suçta kullanılması halinde, örgüt yöneticilerine verilecek cezalar yarısından bir katına kadar artırılabilecek. Örgüt kurma ve yönetme suçunun ceza aralığı 5–10 yıl hapis, örgüt üyeliğinin üst sınırı ise 5 yıl hapis olarak yeniden düzenlendi. Örgütün silahlı olması durumunda tüm cezalar yarı oranında artırılacak. Meskun mahalde silah kullanımı daha ağır cezalandırılacak Yerleşim yerlerinde silahla ateş etmenin cezası 1–5 yıl hapis oldu. Kurusıkı silahlar da bu kapsama alındı. Düğün, nişan, asker uğurlaması gibi kalabalık alanlarda işlenmesi halinde ceza yarı oranında artırılacak. Trafikte yol kesmeye hapis cezası Trafikte yol kesme artık ayrı bir suç. Bir aracı hukuka aykırı şekilde durduran veya hareketini engelleyenlere 1–3 yıl, aracı başka bir yere götürenlere 2–5 yıl hapis cezası verilebilecek. (Yürüyüş ve gösteri hakkı bu kapsamın dışında tutuldu.) Kasten ve taksirle yaralama cezaları yükseltildi Taksirle yaralama suçunda alt ve üst sınırlar artırıldı. Birden fazla kişinin yaralanmasına neden olunması halinde ceza 9 ay–5 yıl hapis oldu. Güveni kötüye kullanma suçunda araç vurgusu Suçun konusunun motorlu kara, deniz veya hava taşıtı olması halinde ceza 1 kat artırılacak. Bilişim ve bankacılık suçlarında hızlı müdahale Bilişim yoluyla işlenen suçlarda: Banka hesapları 48 saate kadar askıya alınabilecek, Suça konu paraya rapor beklenmeden el konulabilecek, Paranın mağdura ait olduğu anlaşılırsa doğrudan iade edilecek. Bankalar ve finans kuruluşları, istenen bilgi ve belgeleri 10 gün içinde vermek zorunda olacak. Hesap açılışları için biyometrik doğrulama veya çipli kimlik zorunlu hale getirildi. Nitelikli dolandırıcılıkta mahkeme değişikliği Nitelikli dolandırıcılık davaları artık ağır ceza mahkemeleri yerine asliye ceza mahkemelerinde görülecek. GSM hatlarına sıkı denetim Hat abonelikleri yalnızca elektronik kimlik doğrulamasıyla yapılacak. Bir kişi adına açılabilecek hat sayısına sınırlama getirildi. Kullanılmayan hatlar kapatılacak. Yabancılar için biyometrik doğrulamayla özel numara tahsisi yapılacak. Dolandırıcılık ve benzeri suçlarda kullanılan hatların bağlantısı kesilebilecek. İnfaz düzenlemesi: Kimler yararlanamayacak? 31 Temmuz 2023 ve öncesinde işlenen suçlar için: Açık cezaevine 3 yıl daha erken geçiş, Denetimli serbestliğe 3 yıl daha erken ayrılma imkânı tanındı. Ancak şu suçlar kesin olarak kapsam dışı bırakıldı: Deprem nedeniyle bina yıkılması sonucu meydana gelen öldürmeler Kadına karşı kasten öldürme Çocuğa veya savunmasız kişilere karşı kasten öldürme Cinsel saldırı ve çocukların cinsel istismarı Terör suçları ve örgüt faaliyeti kapsamındaki suçlar Diğer önemli düzenlemeler Hakaret suçu (yüze karşı ve gıyapta) önödeme kapsamına alındı Akıl hastası suçluların rehabilitasyon olmadan topluma dönmesi engellendi Avukatların disiplin hükümlerinde değişiklik yapıldı Ön alım (şufa) hakkı için esas alınacak bedel taşınmazın gerçek bedeli oldu Bölge adliye mahkemelerinin bozma yetkisi genişletildi İcra ve İflas Kanunu’nda istinaf ve temyizde davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınacak 2016 öncesi Genel Sağlık Sigortası prim borçları tamamen silindi Yargı Paketi; Suç örgütleri, silah ve trafik suçlarında cezaları artıran, Dolandırıcılık ve bilişim suçlarında hızlı müdahale sağlayan, Deprem suçlarını ve ağır insan hakları ihlallerini af kapsamı dışında bırakan, İnfazda ise sınırlı ama seçici bir genişleme getiren bir düzenleme oldu.

Sakın bunu yapmayın: TCK 158 ile yargılanırsınız Haber

Sakın bunu yapmayın: TCK 158 ile yargılanırsınız

Türkiye’de nitelikli dolandırıcılıkla mücadele kapsamında uygulanan Türk Ceza Kanunu’nun 158. maddesi, son dönemde yeni bir tartışmanın merkezinde. Sosyal medyada paylaşılan çok sayıda yorum ve tanıklık, yalnızca IBAN ya da banka kartını kullandırdığı için, dolandırıcılık kastı bulunmayan yurttaşların da ağır ceza tehdidiyle karşı karşıya kaldığını ortaya koyuyor. Mağdurlar, bu durumun ciddi bir toplumsal mağduriyet yarattığını savunuyor. Kolay para vaadi, ağır ceza riski: Masum bahanelerle hesap tuzağı Dolandırıcılık şebekeleri, IBAN ve banka kartı kullandırma yöntemini çoğu zaman “hesabım bloke oldu”, “parayı senin hesabından geçirip hemen geri göndereceğiz”, “kısa süreli ödeme aracılığı” ya da “kolay komisyonlu iş” gibi masum görünen bahanelerle kuruyor. Hesabını ya da kartını veren kişiler, paranın kaynağını bilmediklerini düşünse bile, bu hesaplar dolandırıcılık, yasa dışı bahis veya kara para trafiğinde kullanıldığında soruşturmalarda ilk muhatap haline geliyor. Banka kayıtları, MASAK incelemeleri ve işlem geçmişi silinmediği için “haberim yoktu” savunması çoğu dosyada yeterli görülmüyor. Böylece dolandırıcılık kastı bulunmayan yurttaşlar, yalnızca bir günlüğüne bile olsa hesap kullandırdıkları gerekçesiyle TCK 158 kapsamında sanık olurken, asıl failler izlerini kaybettirerek çoğu zaman dosyanın dışında kalabiliyor. “Kandırıldık ama sanık olduk” Halktan gelen yorumlara göre, birçok kişi yakın çevresinden ya da sosyal medya üzerinden tanıştığı kişiler tarafından “emanet”, “geçici kullanım” veya “yardım” gerekçesiyle banka hesabını kullandırmaya ikna edildi. Ancak bu hesapların dolandırıcılık faaliyetlerinde kullanıldığının sonradan ortaya çıkmasıyla birlikte, hesap sahipleri de TCK 158 kapsamında yargılanmaya başladı. Yurttaşlar, “tek bir IBAN yüzünden hayatların karardığını”, ailelerin dağıldığını ve siciline dolandırıcılık suçu işlenen kişilerin iş bulamaz hale geldiğini dile getiriyor. Asıl dolandırıcılar serbest, kandırılanlar ceza korkusuyla yaşıyor Mağdurların en çok dile getirdiği eleştirilerden biri, asıl dolandırıcılık organizasyonlarını yöneten kişilerin hâlâ sosyal medya platformlarında reklam vererek yeni mağdurlara ulaşabilmesi. Buna karşın, yalnızca hesabını kullandıran yurttaşlar, “cezaevine girer miyiz” endişesiyle yaşamlarını sürdürüyor. Sosyal medyada yapılan paylaşımlarda, “kasıt ile kandırılmanın aynı kefeye konulması”nın adalet duygusunu zedelediği vurgulanıyor. Zarar giderildi, şikâyet yok ama ceza var Tepkilerin yoğunlaştığı bir diğer nokta ise zarar giderilmiş olmasına rağmen ağır hapis cezalarının gündemde kalması. Bazı dosyalarda, mağdurun zararının tamamen karşılandığı ve şikâyetçi olmadığı belirtilirken, buna rağmen TCK 158 kapsamında yargılamaların sürmesi eleştiriliyor. Yurttaşlar, bu durumun cezanın amacıyla bağdaşmadığını savunuyor. Uzlaşma ve düzenleme çağrısı Halktan gelen yorumlarda ortaklaşan talep, TCK 158’in uzlaşma kapsamına alınması ve CMK 253’ün yeniden düzenlenmesi yönünde. Mağdurlar, dolandırıcılıkla mücadeleden vazgeçilmesini değil; kasıtlı suçlular ile kandırılarak sürece dâhil edilen yurttaşlar arasında net bir ayrım yapılmasını istiyor. “Kasıt yoksa ceza değil, hakkaniyet esas alınmalı” görüşü öne çıkıyor. Toplumsal adalet arayışı büyüyor Sosyal medya paylaşımları ve kamuoyuna yansıyan tepkiler, nitelikli dolandırıcılıkla mücadelede yeni bir denge arayışına işaret ediyor. Yurttaşlar, hem dolandırıcılık şebekelerinin etkin biçimde cezalandırılmasını hem de iyi niyetle kandırılan kişilerin ikinci kez mağdur edilmemesini talep ediyor. TCK 158 etrafında yükselen bu tartışma, ceza hukukunda kast, sorumluluk ve adalet kavramlarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini gözler önüne seriyor.

Böcek ailesini ölüme götüren  yolculuk: Kumpir, midye ve lokum... Haber

Böcek ailesini ölüme götüren yolculuk: Kumpir, midye ve lokum...

Almanya’da yaşayan Böcek ailesinin İstanbul tatili, gıda zehirlenmesi şüphesiyle son bulan trajik bir kabusa dönüştü. Anne Çiğdem Böcek ile çocukları Muhammet ve Masal yaşamını yitirirken, baba Servet Böcek yoğun bakımda entübe edildi. Savcılık soruşturmasında aile bireylerinin İstanbul’da adım adım nerede ne yediklerine ilişkin saat saat bir analiz ortaya çıkarıldı. Soruşturma kapsamında üç farklı satıcı gözaltına alınırken, bu kişilerin kabaran sabıka kayıtları dikkat çekti. Ailenin İstanbul’a gelişi ve ilk gün İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın soruşturmasına göre Böcek ailesi, 9 Kasım saat 16.40’ta Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan Türkiye’ye giriş yaptı. Aile, havalimanından ayrıldıktan sonra doğrudan Ortaköy’de konaklayacakları otele gitti ve ilk günü burada geçirdi. 11 Kasım: Felakete götüren günün ilk adımları Aile, 11 Kasım günü saat 10.08’de otelden ayrıldı. Bu hareketlilik, savcılığın incelemesiyle ölümcül zincirin ilk halkası olarak kayıtlara geçti. Seyyar satıcıdan midye, ardından kokoreç ve tantuni Böcek ailesi, saat 14.20 sularında Ortaköy’deki seyyar bir midye tezgahından midye yedi. Yaklaşık 20 dakika sonra bu kez G.M. isimli işletmeye girdiler. Burada çorba içen aile, sucuk kokoreç ve tavuk tantuni tüketti. Aile, saat 15.17’de mekândan ayrıldı. Lokum aldılar ve otele döndüler Ailenin 18.30’da H.S.B. isimli işletmeden lokum aldığı, 18.43’te ise yeniden otele döndüğü tespit edildi. Bu noktadan sonra gün içinde başka bir hareketlilik yaşanmadı. Şikâyetler başladı: Hastaneye gidiş 12 Kasım sabahı aile bireyleri mide bulantısı ve kusma şikâyetleriyle otelden ayrıldı. Saat 11.42’de Bezmialem Vakıf Üniversitesi Hastanesi’ne ulaştılar. Anne ve baba burada, çocuklar ise Çapa Tıp Fakültesi Hastanesi’nde tedavi edildi. Tedavilerinin ardından aile saat 15.40’ta otele döndü ve bir daha buradan çıkmadı. 13 Kasım gecesi: Ölüm zincirinin son halkası Saat 02.20’de anne Çiğdem Böcek otel merdivenlerinde 112’yi arayarak durumlarının kötüleştiğini bildirdi. Ambulans sekiz dakika içinde otele ulaştı ve aile saat 03.00’te yeniden hastaneye sevk edildi. Ancak tüm müdahalelere rağmen 6 yaşındaki Muhammet ve 3 yaşındaki Masal hayatını kaybetti. Anne Çiğdem Böcek de ertesi gün yaşamını yitirdi. Baba yoğun bakımda entübe edildi. Otel odasında yapılan inceleme Otel odasında yapılan olay yeri incelemesinde lokumlar ile iki ayrı kusmuk örneği toplandı. Numuneler laboratuvara gönderildi. Gözaltılar: Midyeci, işletme sahibi ve lokumcu Yapılan incelemeler doğrultusunda savcılık talimatıyla üç kişi gözaltına alındı. Midyeyi satan Yusuf D., Kokoreç ve tantuni yenen mekânın sahibi Ercan E., Lokumu satan Fatih T., “taksirle ölüme sebebiyet verme” suçlamasıyla gözaltına alındı. İşletmecilerin sabıka kayıtları şaşırttı Gözaltına alınan kişilerin sabıka kayıtları da dosyaya girdi. Buna göre; Ercan E.’nin “kasten yaralama” ve “görevi yaptırmamak için direnme”, Yusuf D.’nin “nitelikli dolandırıcılık” suçundan 11 ayrı kaydı, Fatih T.’nin ise “taksirle yaralama” suç kaydı bulunduğu ortaya çıktı. Üç şüphelinin gözaltı süresi bir gün daha uzatıldı. Ön otopsi raporunda ne çıktı? Adli Tıp Kurumu’nun ön otopsi raporuna göre çocukların vücudunda ölümcül travmatik bir lezyon bulunmadı. Midelerinde yoğun kansızlık alanları dışında belirgin bir patolojik bulguya rastlanmadı. Anne Çiğdem Böcek’in midesinde ise yaygın submukozal kanamalar ve noktasal ülsere alanlar olduğu belirlendi. Kesin ölüm sebeplerinin tespiti için mide ve bağırsak içerikleri Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü’ne gönderildi.

Çağlayan Adliyesi önünde silah sesleri yükseldi! Haber

Çağlayan Adliyesi önünde silah sesleri yükseldi!

Adliye önünde hareketli dakikalar: Havaya ateş etti, sonra kendini vurdu Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı önünde sabah saatlerinde silah sesleri yükseldi. Edinilen bilgilere göre, saat 10.10 sularında elinde silahla adliye önüne gelen bir kişi, önce havaya üç el ateş açtı. Çevredeki polislerin uyarılarına rağmen silahını bırakmayan şahıs, “Buraya gelip kendimi öldürmek için iki gün kaçtım” diyerek tabancasını bu kez kendisine çevirdi. Polisin ikna çabaları sırasında kendi bacağına ateş eden Mehmet E. G., yere yığıldı. “Üç evladım ağlıyor, babası devlet görevlisi” Tanıkların aktardığına göre, şahıs kendini vurmazdan önce kalabalığa dönerek şu sözleri sarf etti: “Üç tane evladım evde ağlıyor. Polisten korkuyorlar. Babaları devlet görevlisiydi. Bana 300 yıl ceza verdiniz!” Olay yerindeki güvenlik güçleri, şahsın etrafını çevirerek bölgeyi güvenlik çemberine aldı. Yaralanan Mehmet E. G.’ye, olay yerinde bulunan sağlık ekipleri tarafından ilk müdahale yapıldı. Polis ekipleri hızla müdahale etti Polisler, şahsı ikna etmeye çalışırken bir anda bacağına ateş etmesiyle durum kontrolden çıktı. Yaralı şahıs, olay yerinde etkisiz hale getirilip sağlık ekiplerine teslim edildi. Olay yerindeki güvenlik kamerası kayıtlarının incelendiği, adliye çevresinde güvenlik önlemlerinin artırıldığı öğrenildi. “Olay yerine müdahale eden ekiplerimiz kısa sürede şahsı kontrol altına aldı. Herhangi bir sivil yaralanma söz konusu değil.” — İstanbul Emniyet Müdürlüğü yetkilisi Şüphelinin geçmişi: Suç kaydı kabarık Gazeteci Ceylan Sever’in paylaştığı bilgilere göre, Mehmet E. G. daha önce de köprüde intihar girişiminde bulunmuş. Ayrıca şahsın, geçmişte nitelikli dolandırıcılık, hırsızlık, kasten yaralama ve yağma suçlarından çok sayıda kaydı olduğu belirlendi. Adli kaynaklara göre, Mehmet E. G.’nin 4 yıl 3 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunuyordu. “Daha önce de ruhsal bunalım geçirmişti. Hakkında çeşitli suçlardan kesinleşmiş cezalar vardı.” — Adli kaynaklardan alınan bilgi Bölge trafiğe kapatıldı, yurttaşlar panik yaşadı Olay anında Çağlayan Adliyesi önünde bulunan yurttaşlar kısa süreli panik yaşadı. Polis, meydana çıkan yolları bir süre araç ve yaya trafiğine kapatarak güvenlik önlemi aldı. Olayın ardından adliye önüne sevk edilen çok sayıda ekip, şahsın neden bu eylemi gerçekleştirdiğini araştırıyor. Son durum: Yaralı hastaneye kaldırıldı Kendi bacağına ateş eden Mehmet E. G., ambulansla Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Hayati tehlikesinin bulunmadığı, bacağındaki kurşun yarasına müdahale edildiği bildirildi. Savcılık, olayla ilgili “ruhsatsız silah bulundurma” ve “kamu düzenini bozma” suçlarından soruşturma başlattı. Adliye önündeki güvenlik zafiyeti yeniden tartışmada Bu olay, son aylarda art arda yaşanan adliye çevresindeki güvenlik ihlallerini yeniden gündeme taşıdı. Uzmanlar, adliye binalarının çevresinde psikolojik sorunları veya adli geçmişi bulunan kişilere yönelik risk analizlerinin güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. “Bu olay, sadece bireysel bir intihar girişimi değil; yargı ve güvenlik sisteminin ruhsal destek ve rehabilitasyon eksikliklerini de gösteriyor.” — Adli psikiyatri uzmanı Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Bu kez Koç Holding’e bağlı Divan Otelleri’nde operasyon!  Haber

Bu kez Koç Holding’e bağlı Divan Otelleri’nde operasyon! 

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Bürosu’nun koordinesinde yürütülen soruşturmada Koç Holding çatısı altındaki Divan Grubu da mercek altına alındı. Sabah saatlerinde düzenlenen operasyonda, Divan Otelleri’nin Genel Müdürü Murat Tomruk gözaltına alındı. İBB soruşturmasıyla bağlantılı DHA’nın aktardığı bilgilere göre, Murat Tomruk’un gözaltına alınması, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik yürütülen “yolsuzluk” soruşturması kapsamında gerçekleşti. Tomruk’un, soruşturmada “şüpheli” sıfatıyla ifadeye çağrıldığı öğrenildi. Murat Tomruk kimdir? Galatasaray Lisesi mezunu olan Murat Tomruk, University of Massachusetts’de Bilgisayar Mühendisliği eğitimi aldı. Ardından University of Pennsylvania’da aynı dalda yüksek lisansını tamamladı. 1988’de Koç Sistem’de satış temsilcisi olarak başladığı kariyerinde, yıllar içinde üst düzey yöneticiliğe kadar yükseldi. 1994–1995 yıllarında Koç Üniversitesi’nde İşletme Yüksek Lisansı (MBA) yapan Tomruk, 2005–2015 arasında Koç Holding Stratejik Planlama Koordinatörlüğü görevini yürüttü. 2015–2019 yılları arasında Setur Turizm’den Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı, 2020 yılından itibaren ise Divan Grubu Genel Müdürü ve İcra Kurulu Başkanı olarak görev yapıyordu. Ayrıca Tomruk, profesyonel kariyerinin yanında fotoğrafçılıkla da ilgileniyor; ulusal ve uluslararası yarışmalarda dereceleri bulunuyor. Can Holding operasyonu sonrası yeni dalga Bu gelişme, geçtiğimiz hafta gerçekleştirilen Can Holding operasyonunun hemen ardından geldi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, “suç örgütü kurma, yönetme, örgüte üye olma, kara para aklama ve nitelikli dolandırıcılık” suçlamalarıyla Can Holding’e yönelik soruşturma başlatmıştı. İkinci dalga operasyonda dört ilde eş zamanlı baskın yapılmış, 26 kişi gözaltına alınmıştı. Ekonomi çevreleri şokta Ciner ve Can Holding soruşturmalarının ardından, Koç Holding’e bağlı Divan Grubu’na uzanan operasyon dalgası, ekonomi çevrelerinde büyük yankı uyandırdı. Soruşturmanın kapsamının genişleyip genişlemeyeceği ise önümüzdeki günlerde netlik kazanacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.