SON DAKİKA

#Nükleer Enerji

HABER DEĞER - Nükleer Enerji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Nükleer Enerji haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Beyaz Saray’dan “Yapay Zekâ ve Büyük Ayrışma” Raporu: Dr. Hüseyin Korkmaz değerlendirdi Haber

Beyaz Saray’dan “Yapay Zekâ ve Büyük Ayrışma” Raporu: Dr. Hüseyin Korkmaz değerlendirdi

Uluslararası güvenlik ve ABD-Çin ilişkileri alanında çalışmalar yürüten Dr. Hüseyin Korkmaz (Ph.D.), Beyaz Saray Ekonomik Danışmanlar Konseyi tarafından yayımlanan “Yapay Zekâ ve Büyük Ayrışma” başlıklı raporu resmi X hesabından değerlendirdi. Korkmaz, raporun yapay zekâyı 21. yüzyılın yeni Sanayi Devrimi olarak konumlandırdığını ve küresel ölçekte yeni bir “Büyük Ayrışma” sürecinin başladığını iddia ettiğini aktardı. Raporun girişinde, tarihçi Kenneth Pomeranz’ın “The Great Divergence” adlı eserine atıf yapıldığına dikkat çekildi. Sanayi Devrimi’nin ardından sanayileşen ülkeler ile geri kalan dünya arasındaki ekonomik makasın açıldığı hatırlatılarak, benzer bir sürecin bu kez yapay zekâ üzerinden yaşanabileceği savunuldu. ABD’nin yatırım üstünlüğü vurgusu Raporda yer verilen verilere göre ABD’de kümülatif özel sektör yapay zekâ yatırımları 470 milyar doları aşarken, Avrupa Birliği ülkelerinin toplam yatırımı yaklaşık 50 milyar dolar seviyesinde kaldı. Ayrıca ABD’nin küresel hesaplama kapasitesinin yüzde 74’ünü elinde bulundurduğu belirtildi. Raporda, OpenAI ve Anthropic gibi şirketlerin gelir artış hızlarının geçmişteki büyük teknoloji firmalarının büyüme dönemlerini geride bıraktığı ifade edildi. Sektörde maliyetlerin her yıl katlanarak arttığı, buna karşın model yeteneklerinin hızla geliştiği kaydedildi. Çin’in konumu ve donanım bağımlılığı tartışması Raporun dikkat çeken başlıklarından biri de Çin’in yapay zekâ modellerinin büyük ölçüde Amerikan donanımı üzerinden eğitildiği iddiası oldu. Çin’in bu alanda önemli bir aktör olmakla birlikte ileri düzey hesaplama altyapısında ABD’ye bağımlı olduğu öne sürüldü. Dr. Korkmaz ise bu değerlendirmeye temkinli yaklaştı. Çin’in yüksek kamu yatırımları ve asimetrik kapasitesinin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten Korkmaz, rapordaki bazı çıkarımların politik bir çerçeve taşıdığı izlenimi verdiğini ifade etti. Enerji arzı kritik eşik olarak gösterildi Raporda, yapay zekâ veri merkezlerinin 2028 yılına kadar ABD’de toplam elektrik tüketiminin yüzde 12’sine ulaşabileceği öngörüldü. Bu durumun enerji arzını yapay zekâ rekabetinin en önemli belirleyicilerinden biri haline getirdiği vurgulandı. Nükleer enerji ve doğal gaz erişiminin stratejik önem kazandığı belirtilirken, enerji hâkimiyeti ile yapay zekâ hâkimiyeti arasında doğrudan bir ilişki kuruldu. “Pax Silica” ve yeni bloklaşma Raporda ABD’nin Japonya ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi müttefikleriyle birlikte tedarik zincirlerini kontrol etmeye yönelik bir blok oluşturduğu ve bunun “Pax Silica” olarak adlandırıldığı ifade edildi. Bu yapının, teknoloji alanında yeni bir bloklaşmayı beraberinde getirebileceği değerlendirildi. Dr. Korkmaz, bu kavramın özellikle Çin’e yönelik teknolojik bir tecrit anlamı taşıyabileceğini belirterek, sürecin yeni ve hibrit bir soğuk savaş dinamiğine evrilebileceğini dile getirdi. Türkiye açısından değerlendirme Korkmaz, Türkiye açısından en büyük riskin teknolojiyi üreten değil tüketen bir ekonomi konumunda kalmak olduğunu ifade etti. Yapay zekânın üretim ve enerji altyapısıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Korkmaz, ulusal stratejinin üretken yapay zekâ ve enerji yatırımları üzerine inşa edilmesinin önemine işaret etti. Beyaz Saray’ın raporu, yapay zekâyı yalnızca ekonomik bir büyüme aracı değil, küresel güç dengelerini yeniden şekillendirecek stratejik bir unsur olarak konumlandırırken; Dr. Hüseyin Korkmaz’ın değerlendirmeleri, bu sürecin ekonomik olduğu kadar jeopolitik boyutlar taşıdığına dikkat çekti. ????Beyaz Saray Ekonomik Danışmanlar Konseyi tarafından "Yapay Zeka ve Büyük Ayrışma" başlıklı bir rapor yayınlandı. ????Rapora göre yapay zeka; 21. yüzyılın yeni Sanayi Devrimi ve “İkinci Büyük Ayrışma"nın tetikleyicisi olabilir. ????Bahse konu rapora yakından bakalım.⤵️ pic.twitter.com/xZJUlpjzGa — Hüseyin Korkmaz (@drhkorkmaz) February 13, 2026

Prens Selman, Kaşıkçı cinayeti sonrası ilk kez Washington yolcusu Haber

Prens Selman, Kaşıkçı cinayeti sonrası ilk kez Washington yolcusu

Kaşıkçı gölgesinden sonra ilk temas ABD istihbaratı, Kaşıkçı cinayetinin Veliaht Prens’in bilgisi dahilinde gerçekleştiğini öne sürmüş; Selman ise operasyonu emretmediğini ancak ülkenin fiili lideri olarak “siyasi sorumluluğu” kabul ettiğini söylemişti. Aradan geçen yedi yılın ardından bu ziyaret, iki başkent arasında “sayfa çevirildiği” mesajı olarak değerlendiriliyor. Savunma anlaşması Washington–Riyad hattının kilidi Ziyaretin en kritik başlılarından biri, ABD ile Suudi Arabistan arasında uzun süredir müzakere edilen güvenlik anlaşması. Riyad, Pentagon’un resmî güvenlik garantisini içeren kapsamlı bir savunma paktı istiyor. Ancak Washington, bu paketin şartını “Suudi Arabistan’ın İsrail ile ilişkileri normalleştirmesi” olarak ortaya koyuyor. Suudi tarafı ise İsrail’den Filistin devletine yönelik bağlayıcı taahhüt bekliyor. Netanyahu hükümetinin buna sıcak bakmaması süreci çıkmaza sokuyor. Bu nedenle Trump’ın Katar’da yaptığına benzer bir başkanlık kararnamesiyle daha sınırlı bir taahhüt vermesi en olası senaryo olarak görülüyor. Nükleer enerji pazarlığı: Uranyum krizi Prens Selman’ın ABD gündeminde bir diğer kritik başlık sivil nükleer program. Suudi Arabistan, Vision 2030 hedefleri kapsamında ABD’den nükleer teknoloji transferi istiyor. Ancak Washington’ın şartları ağır: Uranyum zenginleştirilmeyecek Kullanılmış yakıt yeniden işlenmeyecek Riyad bu kısıtlamaları kabul etmiyor. Bu nedenle masadan ya bir “ilerleme açıklaması” ya da kısmi bir anlaşma çıkması bekleniyor. Yapay zekâ ve çip teknolojisi yarışı Görüşmenin ekonomik boyutundaysa Suudi Arabistan’ın yapay zekâ ekosistemine giriş planı öne çıkıyor. Prens Selman: ABD’li teknoloji devleriyle ortaklık, Veri merkezi yatırımları, Yüksek kapasiteli yapay zekâ çiplerine erişim konularında anlaşmalar arıyor. Riyad’ın hedefi, BAE’nin hızla büyüyen teknoloji gücüyle rekabet edebilmek ve bölgenin veri merkezi üssü haline gelmek. Washington ve Riyad’dan “zorunlu uzlaşma” beklentisi Diplomatik çevreler, iki tarafın da beklentilerinin yüksek olduğuna ancak şartların sert olduğuna dikkat çekiyor. Son değerlendirmelere göre: “Taraflar masadan istediklerinin tamamını alamayacak ama ilişkileri yeniden yapılandıracak orta yol bulunacak.” Bu ziyaret, hem Ortadoğu dengeleri hem de ABD–Suudi ilişkileri açısından son yılların en kritik diplomatik adımlarından biri olarak görülüyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.