SON DAKİKA

#Oğuz Kaan Salıcı

HABER DEĞER - Oğuz Kaan Salıcı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Oğuz Kaan Salıcı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Oğuz Kaan Salıcı: Suriye’de yeni bir iç savaşın bedelini yine halk öder! Haber

Oğuz Kaan Salıcı: Suriye’de yeni bir iç savaşın bedelini yine halk öder!

CHP İstanbul Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı, resmi X hesabından yaptığı uzun paylaşımda Suriye iç savaşının bıraktığı ağır travmalara, bölgedeki etnik ve mezhepsel güvensizliklere ve Kürt meselesinin çözümüne dair dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Salıcı, Suriye’nin toprak bütünlüğünün Türkiye’nin güvenliği açısından hayati önemde olduğunu vurgularken, “nefret ve şiddet sarmalına davetiye çıkaran” çağrıların reddedilmesi gerektiğini ifade etti. “13 yıllık savaş bir günde bitmiş gibi davranılamaz” Salıcı, Suriye iç savaşının 13 yıl, 8 ay, 3 hafta ve 2 gün sürdüğünü hatırlatarak, 600 binden fazla insanın yaşamını yitirdiğini, milyonlarca insanın yerinden edildiğini anımsattı. Bu kadar uzun ve yıkıcı bir savaşın ardından normalleşmenin bir gecede gerçekleşemeyeceğini belirten Salıcı, şu ifadeleri kullandı: “Rejim değişti, iç savaş bitti, artık her şey savaş öncesi ruh haline dönebilir demek, gerçeklikten kopuk bir yaklaşımdır.” “Güvensizlik doğaldır, fanatizmin karnesi yoktur” Paylaşımında Suriyeli Kürtlerin, Alevilerin, Dürzilerin ve seküler Arapların yeni Şam yönetimine temkinli yaklaşmasının anlaşılır olduğunu belirten Salıcı, merkeziyetçi yönetim arayışlarının da bu güvensizliği derinleştirdiğini ifade etti. Salıcı, nefreti siyaset dili haline getiren yapılara açık bir eleştiri yöneltti: “Bizim nazarımızda nefreti siyaset yapan, fanatizmi meşrulaştıran yapıların güvenilecek hiçbir karnesi yoktur.” “Şam yönetimi geçiş sürecinin ana muhatabıdır” Uluslararası siyasetin fiili durumuna işaret eden Salıcı, mevcut geçiş sürecinde diyalog kurulacak temel muhatabın Şam yönetimi olduğunu vurguladı. Diplomasi dışındaki yolların meşruiyet üretmeyeceğini savunan Salıcı, Suriye’deki farklı toplumsal yapıların ancak masada ortak bir düzen kurabileceğini dile getirdi. “Suriye’nin toprak bütünlüğü Türkiye’nin güvenliğidir” Salıcı, Suriye’nin parçalanmasının Türkiye açısından ciddi güvenlik riskleri doğuracağını belirterek, toprak bütünlüğünün korunmasının stratejik bir zorunluluk olduğunu söyledi. Kürt yurttaşların Halep’te yaşananları yakından izlediğine dikkat çeken Salıcı, Kürt meselesinin artık bölgesel bir boyut kazandığını vurguladı. “Keşke Kürt meselesi 1990’larda çözülebilseydi” Türkiye’nin Kürt meselesinde geçmişte önemli fırsatları kaçırdığını dile getiren Salıcı, dikkat çeken bir özeleştiri yaptı: “Türkiye, Kürt meselesini 1990’lı yıllarda çözebilmeliydi. Keşke o yıllardaki girişimlerden kalıcı sonuçlar alınabilseydi.” Salıcı, aradan geçen sürede sorunun yalnızca Türkiye’nin iç meselesi olmaktan çıktığını, bölgesel ve uluslararası aktörlerin müdahil olduğu bir güvenlik başlığına dönüştüğünü ifade etti. “Bugün çözmezsek yarın kim müdahil olacak?” Paylaşımında ardı ardına sorular yönelten Salıcı, çözüm sürecinin ertelenmesinin ağır sonuçlar doğuracağına dikkat çekti: “Bugün de çözemezsek yarın neyi konuşacağız? Bugün de çözemezsek, yarın bu meseleye hangi yabancı güçler müdahil olacak?” Bu soruların herkes tarafından ciddiyetle düşünülmesi gerektiğini vurguladı. “Türkiye’deki süreç ile 10 mart mutabakatı birbirini tamamlıyor” Salıcı, Türkiye’de yürüyen çözüm arayışları ile Suriye’de imzalanan 10 Mart Mutabakatı’nın birbirinden bağımsız olmadığını belirterek, bu iki sürecin aynı barış hedefinin parçaları olduğunu söyledi. Suriye’nin farklı kentleri arasındaki toplumsal ve siyasal farklılıklara işaret eden Salıcı, tek meşru yolun diplomasi olduğunu vurguladı. “Yeni bir iç savaşın bedelini yine halk öder” Açıklamasının sonunda sert bir uyarıda bulunan Salıcı, Suriye’de olası yeni bir çatışmanın bedelini yine yurttaşların ödeyeceğini belirtti: “Allah korusun, Suriye’de yeni bir iç savaşın bedelini yine halk ödeyecektir. Kahrı yine millet çekecektir.” Salıcı, nefreti ve şiddeti körükleyen çağrıların reddedilmesi gerektiğini ifade ederek, “emperyalistlerin kışkırtmalarına” karşı ortak duruş çağrısında bulundu.

CHP'li Oğuz Kaan Salıcı’dan ABB operasyonlarına sert tepki: Olağan şüpheli Gökçek’tir! Haber

CHP'li Oğuz Kaan Salıcı’dan ABB operasyonlarına sert tepki: Olağan şüpheli Gökçek’tir!

Salıcı, resmi X hesabından yaptığı açıklamada, yolsuzluk ve görev zararı iddialarına ilişkin adresin açık olduğunu belirterek, “Olay mahalli Ankara Büyükşehir Belediyesi, suç şüphesi yolsuzluksa, olağan şüpheli Melih Gökçek’tir” ifadelerini kullandı. "Kültür faaliyetleriyle zenginleşmenin olağan şüphelisi Mehmet Nuri Ersoy’dur" CHP’li Salıcı, açıklamasında yalnızca eski ABB Başkanı Melih Gökçek’i değil, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’u da hedef aldı. Kültür-sanat üzerinden sağlanan kazançlara dikkat çeken Salıcı, “Eğer mesele kültür faaliyetleriyle birilerini zengin etmekse, olağan şüpheli Mehmet Nuri Ersoy’dur” dedi. "Türkiye’ye dün gelmediyseniz mesele bu kadar basittir" Paylaşımında operasyonlara dair sürecin aslında çok net olduğunu savunan Salıcı, “Türkiye’ye dün gelmediyseniz, mesele bu kadar basittir” sözleriyle tartışmaya nokta koydu. ABB operasyonları gündemde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 2021-2024 yılları arasında ABB’nin düzenlediği konserler ve etkinliklere dair yapılan harcamalarda kamu zararına yol açıldığı iddiasıyla operasyon başlatmış, İçişleri Bakanlığı raporları ve Sayıştay incelemeleri doğrultusunda 13 kişi gözaltına alınmıştı. CHP kanadından ise söz konusu operasyonların siyasi bir hamle olduğu yönünde tepkiler yükselmeye devam ediyor.

CHP’de yeni lider arayışında Oğuz Kaan Salıcı’nın sessizliği dikkat çekiyor! Haber

CHP’de yeni lider arayışında Oğuz Kaan Salıcı’nın sessizliği dikkat çekiyor!

Kurultay davası kritik süreci başlattı CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nın iptali istemiyle açılan dava, 15 Eylül’de görülen duruşmada yeni bir aşamaya taşındı. Mahkemenin “mutlak butlan” (kesin hükümsüzlük) kararı vermesi halinde, parti yönetimi ve logosu üzerinden ciddi bir kriz yaşanabileceği belirtiliyor. Bu süreçte Kemal Kılıçdaroğlu’nun destekçileri ile mevcut Genel Başkan Özgür Özel’in ekibi arasında gerilim yükselirken, Salıcı’nın her iki tarafa da mesafeli tutumu ön plana çıkıyor. Bu sessizlik stratejik mi? Parti içi muhalefetin simge isimlerinden biri haline gelen Salıcı, geçtiğimiz aylarda Özgür Özel’e meydan okuyan açıklamalar yapmış olsa da son dönemde tamamen suskun. Özellikle Eylül 2025’e kadar olan süreçte bu tavır daha da belirginleşti. Sosyal medya hesaplarından yaklaşık 50 paylaşım yapan Salıcı, davaya ilişkin doğrudan hiçbir değerlendirme yapmadı. Bunun yerine, CHP’nin birliği ve bütünlüğü üzerinde duran, bölünme tehlikesine karşı uyaran mesajlar verdi. Haziran ayında, parti içindeki sert tartışmaların “saraya yarayacak bir tuzağa dönüşmemesi” gerektiğini ifade etti ancak Özel veya Kılıçdaroğlu’nun isimlerini anmadı. Farklı gündemlere yöneldi Salıcı’nın paylaşımları daha çok savunma sanayii, dış politika, spor ve CHP tarihi gibi başlıklara odaklandı. Liderlik tartışmasına ve davaya dair doğrudan taraf belirtmedi. Kulis bilgilerine göre, Kılıçdaroğlu’na yakın isimlerden biri olmasına rağmen bu süreçte “Omerta” (sessizlik yemini) benzeri bir tavır aldı. Doğrudan açıklama yapmaktan kaçınarak, “bu aşamada konuşmayacağını” söyledi. Kulislerde güçlü aday olarak gösteriliyor Parti kulislerinde bu tutumun, Kılıçdaroğlu’nun olası bir geri dönüşü ya da Özel’in yönetimindeki zayıflıklara karşı bir hazırlık olduğu dile getiriliyor. İsminin açıklanmasını istemeyen CHP’li bir yetkili, “Oğuz Kaan Salıcı hem Kılıçdaroğlu’nun eski ekibinden hem de yeni yönetimle bağlarını koparmamış bir isim. Mutlak butlan davasında sessiz kalması, onu tarafsız ve güçlü bir aday haline getiriyor. Eğer kurultay yapılırsa, ‘Denge ve Dayanışma Listesi’ gibi bir oluşumla aday olabilir” ifadelerini kullandı. Uzlaşı adayı mı yoksa zararlı sessizlik mi? Siyasi yorumcular, Salıcı’yı CHP’nin en güçlü genel başkan adaylarından biri olarak gösteriyor. Parti içindeki bazı kesimler onun bu tavrını “uzlaşı adayı profili” olarak değerlendirirken, eleştirenler ise sessizliğin partiye zarar verdiğini savunuyor. Olası kriz yeni bir lider çıkarabilir Mahkemeden mutlak butlan kararı çıkması halinde CHP’nin ikiye bölünebileceği ve Salıcı’nın Kılıçdaroğlu ekibinin yeni lideri olarak öne çıkabileceği iddia ediliyor. Parti yönetimi bu senaryolar hakkında sessiz kalırken, önümüzdeki haftalarda kurultay tartışmalarının daha da sertleşmesi bekleniyor. Parti sözcülüğünden gelen açıklamalar CHP Sözcüsü Deniz Yücel, daha önce Salıcı’nın açıklamalarına sert yanıtlar verse de son gelişmelerle birlikte birlik mesajları veriyor. Bu da Salıcı’nın potansiyel adaylığının CHP’nin geleceğinde kritik rol oynayabileceği şeklinde yorumlanıyor. CHP’de Özgür Özel veya Kemal Kılıçdaroğlu lehine plan yapanlar için tablo net: Oğuz Kaan Salıcı, sessizliğiyle en güçlü kartı elinde tutan isim. Kulislerde “stratejik suskunluğun en gür sesi” olduğu yorumları yapılırken, Salıcı’nın sessizliğini bozması halinde parti içi dengeleri kökten değiştirebileceği konuşuluyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.