SON DAKİKA

#Ölüm

HABER DEĞER - Ölüm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ölüm haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Soğuk durduramadı, öfke büyüdü: ABD sokakları ayakta Haber

Soğuk durduramadı, öfke büyüdü: ABD sokakları ayakta

Felç edici soğuklara ve buz fırtınası uyarılarına rağmen yüz binlerce yurttaş meydanlara çıktı. ABD’de, ICE tarafından gerçekleştirilen operasyonlar sonrası patlak veren protestolar ülke geneline yayıldı. Minnesota merkezli eylemler, dondurucu hava koşullarına karşın kitlesel biçimde sürerken, yetkililer “tarihi” olarak nitelendirilen bir buz fırtınası uyarısı yaptı. Ölüm ve gözaltılar bardağı taşırdı Gösterilerin fitili, ICE ajanlarının Renee Nicole Good adlı kadının ölümüyle sonuçlanan müdahalesi ve ardından 5 yaşındaki bir çocuğun babasıyla birlikte gözaltına alınmasıyla ateşlendi. Bu gelişmeler, göçmen hakları savunucularından sendikalara, dinî topluluklardan yerel inisiyatiflere kadar geniş bir kesimi harekete geçirdi. “ICE dışarı” sloganları meydanları doldurdu Minneapolis’te binlerce kişi, The Commons’tan Target Center’a yürüyerek “ICE dışarı” sloganları attı. Eylemler “Gerçeklik ve Özgürlük Günü” başlığı altında örgütlenirken, bazı çağrılar iş bırakma ve okul-işletme kapatma yönünde oldu. Katılımcılar, ICE’ın Minnesota’dan çekilmesini, bütçesinin kesilmesini ve göçmen yurttaşların haklarının korunmasını talep ediyor. Felç edici soğuklar, olağanüstü hâller ABD Ulusal Hava Durumu Servisi, ülkenin yarıdan fazlasında yoğun kar, buzlanma ve rüzgârla birlikte sıcaklıkların eksi 45 dereceye kadar düşebileceğini açıkladı. 10’dan fazla eyalette olağanüstü hâl ilan edilirken okullar tatil edildi. Süpermarketlerde temel gıda rafları hızla boşaldı; yetkililer elektrik kesintilerine ve seyahat iptallerine karşı uyarılarda bulundu. Sokaklar boşalmadı Tüm uyarılara rağmen protestocular meydanları terk etmedi. Eylemciler, “yılın en soğuk gününde en büyük protestolardan birinin” gerçekleştiğini vurgulayarak taleplerinden geri adım atmayacaklarını dile getirdi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ölürken beynimizde ne oluyor? Haber

Ölürken beynimizde ne oluyor?

Ölüm, yaşamın kaçınılmaz bir parçası olmasına rağmen, insan beyninde bu son anda neler yaşandığına dair bilgiler sınırlı. Michigan Üniversitesi’nde görev yapan sinirbilimci Jimo Borjigin, yaklaşık on yıldır ölüm anındaki beyin faaliyetlerini inceliyor ve elde edilen bulguların, tıp dünyasında yerleşik kabulleri sarsabileceğini söylüyor. Tesadüfle başlayan araştırma Borjigin’in bu alana yönelmesi bir laboratuvar kazasıyla başladı. Fareler üzerinde nörokimyasal salgıları incelerken iki hayvanın ölmesi, beynin ölüm sürecindeki davranışını doğrudan gözlemleme fırsatı sundu. Bu sırada farelerin beyninde özellikle serotonin seviyesinin olağanüstü derecede arttığı görüldü. Serotoninin halüsinasyonlarla ilişkili olması, ölüm anında beynin sandığımızdan çok daha aktif olabileceği sorusunu gündeme getirdi. Kalp duruyor ama beyin susmuyor Tıpta uzun süredir, kalbin durmasının ölüm için temel kriter olduğu kabul ediliyor. Ancak Borjigin’e göre bu yaklaşım beynin rolünü geri plana itiyor. Kalp durduğunda beyne oksijen gitmediği için, beynin de işlevini yitirdiği varsayılıyor. Oysa deneyler, bu varsayımın her zaman doğru olmayabileceğini gösteriyor. Nörokimyasal fırtına 2013 ve 2015 yıllarında fareler üzerinde yapılan çalışmalarda, kalp durduktan sonra beyinde adeta bir “nörokimyasal patlama” yaşandığı tespit edildi. Serotonin, dopamin ve norepinefrin gibi maddeler normal seviyelerinin onlarca katına çıktı. Araştırmacılara göre bu düzeyde bir artış, hayvanlar hayattayken bile neredeyse imkânsız. İnsanlarda da benzer sinyaller Borjigin ve ekibi, 2023 yılında yaşam destek ünitesine bağlı dört hasta üzerinde beyin dalgalarını inceledi. Solunum cihazları kapatıldıktan sonra hastaların ikisinde, bilişsel işlevlerle ilişkili gama dalgaları saptandı. Bu dalgalar genellikle bilinç, hafıza ve karmaşık düşünme süreçleriyle bağlantılı. Özellikle temporal loblarda görülen yoğun aktivite, empati ve duygusal deneyimlerle ilişkilendirildi. Ölüme yakın deneyimler açıklanabilir mi? Ölüme yakın deneyim yaşayan kişilerin anlattığı “parlak ışık”, “hayatın gözler önünden geçmesi” ya da “beden dışı deneyimler”, bu bulgularla örtüşüyor olabilir. Borjigin’e göre kalp krizi geçiren kişilerin önemli bir bölümünün bu tür deneyimler bildirmesi, ölüm anında görsel ve bilişsel merkezlerin hâlâ aktif olabileceğine işaret ediyor. Yeni bir bakış açısı Araştırmacılar, beynin oksijen eksikliği karşısında tamamen pasif bir organ olmadığını düşünüyor. Kış uykusuna yatan hayvanların beyinlerinin düşük oksijen koşullarına uyum sağlayabilmesi, insan beyninde de benzer savunma mekanizmalarının olabileceği ihtimalini güçlendiriyor. Keşfedilecek çok şey var Borjigin, mevcut verilerin henüz yolun başında olunduğunu gösterdiğini vurguluyor. Ölüm anında beynin neden hiperaktif hale geldiği hâlâ net değil. Ancak bu mekanizmanın anlaşılması, erken ölüm teşhisleri ve yaşam destek kararları açısından tıp dünyasında yeni tartışmaların önünü açabilir. Bilim insanlarına göre ölüm, beynin bir anda kapandığı bir süreçten ziyade, karmaşık ve yoğun bir nörolojik geçiş olabilir. Bu geçişin tam olarak nasıl gerçekleştiğini anlamak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç var; çünkü beynin son anları, yaşam kadar gizemli olmaya devam ediyor.

İzmit’te korkunç son: Kayıp eski muhtar varil içinde ölü bulundu Haber

İzmit’te korkunç son: Kayıp eski muhtar varil içinde ölü bulundu

Kocaeli’nin İzmit ilçesine bağlı Eseler Mahallesi’nde kayıp olarak aranan eski muhtar Sadık Savurtaş’tan acı haber geldi. Yakınlarının ihbarı üzerine başlatılan arama çalışmaları sonucunda Savurtaş, akşam saatlerinde kendi bahçesinde bir varilin içinde yaşamını yitirmiş halde bulundu. Sadık Savurtaş en son öğleden sonra görüldü ve evine dönmedi Eseler Mahallesi’nde yaşayan 64 yaşındaki Sadık Savurtaş’ın bugün saat 16.00 sıralarında görüldükten sonra evine dönmemesi üzerine ailesi kayıp başvurusunda bulundu. İhbarın ardından jandarma ekipleri, mahalle sakinleri ve Savurtaş’ın yakınları bölgede geniş çaplı arama çalışması başlattı. Arama çalışmaları akşam saatlerinde acı gerçekle sonuçlandı Saat 20.30 sıralarında yapılan aramalar sırasında Savurtaş, kendisine ait bahçede bir varilin içinde hareketsiz halde bulundu. Olay yerine sevk edilen sağlık ekipleri, yaptıkları kontrollerde Savurtaş’ın hayatını kaybettiğini belirledi. Olay yeri incelemesi ve savcılık süreci başlatıldı İl Jandarma Komutanlığı Olay Yeri İnceleme ekipleri, varilin bulunduğu alanda detaylı çalışma yaptı. Cumhuriyet Savcısı da olay yerinde incelemelerde bulunurken, Savurtaş’ın cenazesi kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Ölümün nedeni yapılacak otopsiyle netleşecek Yetkililer, ölümün nasıl gerçekleştiğine dair henüz resmi bir açıklama yapmazken, olayın tüm yönleriyle araştırıldığı ve soruşturmanın sürdüğü bildirildi. İlk bulgular kamuoyuyla paylaşılmadı. Sadık Savurtaş’ın geçmişte televizyon programına katıldığı öğrenildi Çiftçilikle uğraştığı belirtilen Sadık Savurtaş’ın, yaklaşık 6 yıl önce “Kim Milyoner Olmak İster?” adlı bilgi yarışmasına katıldığı ve yarışmada bin TL kazandığı bilgisi de ortaya çıktı. Yetkililerden soruşturma mesajı geldi Jandarma ekipleri, olayın aydınlatılması için çok yönlü incelemenin sürdüğünü belirtirken, Savurtaş’ın ölümüne ilişkin tüm ihtimallerin değerlendirildiği ifade edildi.

Tuğyan Ülkem Gülter suçlamaları reddetti Haber

Tuğyan Ülkem Gülter suçlamaları reddetti

Yalova’nın Çınarcık ilçesinde 26 Eylül’de meydana gelen olayda, “Güllü” olarak tanınan şarkıcı Gül Tut, yaşadığı apartmanın penceresinden düşerek yaşamını yitirdi. Olayın ardından Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada, şarkıcının kızı Tuğyan Ülkem Gülter ve olay sırasında evde bulunan arkadaşı Sultan Nur Ulu gözaltına alındı. İfadelerde çelişki ve yurt dışına çıkma girişimi iddiası Soruşturma kapsamında yapılan teknik ve fiziki takipte, şüphelilerin daha önce verdikleri ifadelerde çelişkiler tespit edildi. Tuğyan Ülkem Gülter ile Sultan Nur Ulu’nun, bavullarla yurt dışına çıkmak isterken İstanbul’da yakalanmaları da dosyaya girdi. Gözaltına alınan şüpheliler adliyeye sevk edilirken, Sultan Nur Ulu adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı, Tuğyan Ülkem Gülter ise “kasten öldürme” suçlamasıyla tutuklandı. Tuğyan: “Nasıl düştüğünü bilmiyorum” Savcılık ifadesinde olay gününü ayrıntılı şekilde anlatan Tuğyan Ülkem Gülter, annesiyle ve arkadaşı Sultan Nur Ulu’yla evde alkol aldıklarını, müzik dinleyip dans ettiklerini söyledi. Bir anda “güm” diye bir ses duyduğunu belirten Gülter, cam tarafına baktığında annesini göremediğini, bunun üzerine panikle aşağıya koştuğunu ifade etti. Gülter, “Annemin nasıl düştüğünü bilmiyorum, o anı hatırlamıyorum” diyerek suçlamaları reddetti. Arkadaşının ifadesi dosyayı değiştirdi Olay sırasında evde bulunan Sultan Nur Ulu’nun savcılıktaki ifadesi ise soruşturmanın seyrini etkiledi. Ulu, Gülter’in annesine sarılarak ittiğini ve bu nedenle dengesini kaybedip düştüğünü iddia etti. Bu beyana karşı çıkan Gülter, annesinin kendisinden daha ağır olduğunu, böyle bir itme gücüne sahip olmadığını savundu. Ulu’nun uyuşturucu kullanımı nedeniyle tedirgin olduğunu ve bu yüzden aleyhine ifade verdiğini öne sürdü. “Öldürmek istiyorum” mesajlarına savunma Dosyada yer alan ve Gülter’in annesiyle ilgili “öldürmek istiyorum” ifadelerini içeren mesajlar da sorguda gündeme geldi. Gülter, bu mesajların annesiyle tartıştığı, eve gitmediği sinirli bir dönemde yazıldığını, sonrasında barıştıklarını belirterek mesajların bağlamından koparıldığını söyledi. Avukatlar dosyadan çekildi Soruşturmanın kritik bir aşamaya gelmesinin ardından, Güllü’nün hayattayken vekilliğini yapan avukatlar, dosyada şüphe oluştuğunu belirterek davadan çekildiklerini açıkladı. Avukatlar, bu kararın Gülter’in suçlu ya da masum olduğu anlamına gelmediğini vurguladı. Şarkıcı Güllü’nün ölümüne ilişkin soruşturma gizlilik kararıyla sürdürülürken, kesin ölüm nedeni ve olayın nasıl gerçekleştiği yapılacak ek bilirkişi raporları ve yargılama süreci sonunda netlik kazanacak.

GBT için durdurulan araçtan korkunç manzara: Ön koltukta ceset bulundu Haber

GBT için durdurulan araçtan korkunç manzara: Ön koltukta ceset bulundu

İstanbul’un Pendik ilçesinde sabah saatlerinde yaşanan olay, polis devriyesinin rutin kontrolü sırasında ortaya çıktı. Pendik sahilinin karşısında bulunan bir parkta devriye görevini sürdüren polis ekipleri, uzun süredir park halinde duran bir araçtan şüphelendi. Ekipler, araçta bulunan kişiye Genel Bilgi Taraması (GBT) yapmak için yaklaştı. Araçta hareketsiz bir kişi fark edildi Polis ekipleri aracın camını tıklattığında, ön sağ koltukta oturan gencin hareketsiz olduğunu fark etti. Durumdan şüphelenen ekipler, olay yerine itfaiye ve sağlık ekiplerini çağırdı. Kısa sürede bölgeye ulaşan itfaiye ekipleri aracı açtı. Sağlık ekipleri ölümünü tespit etti Aracın açılmasının ardından 112 Acil Sağlık ekipleri tarafından yapılan kontrolde, ön koltukta bulunan gencin hayatını kaybettiği belirlendi. Gencin uzun süredir araç içinde hareketsiz olduğu değerlendirildi. Ölüm nedeni araştırılıyor İlk bulgulara göre gencin uyuşturucu madde etkisiyle hayatını kaybetmiş olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor. Ancak kesin ölüm nedeni, adli tıp kurumunda yapılacak otopsi sonucunda netlik kazanacak. Olayla ilgili soruşturma sürüyor Polis ekipleri, olayın nasıl gerçekleştiğini ve ölümün ardındaki süreci aydınlatmak için geniş çaplı soruşturma başlattı. Araç ve çevresinde inceleme yapılırken, gencin kimliğinin ve olay öncesinde yaşananların tespit edilmesi için çalışmalar devam ediyor.

Madenciler ölüyor, sermaye büyüyor: Bu düzenin adı sömürü, artık dur diyoruz! Haber

Madenciler ölüyor, sermaye büyüyor: Bu düzenin adı sömürü, artık dur diyoruz!

Emek ölüyor, adalet susuyor: Dünya Madenciler Günü’nde Türkiye’nin acı tablosu 4 Aralık Dünya Madenciler Günü, tarihte madencilere sığınarak yaşamını kurtaran Santa Barbara’nın anısıyla dünyanın pek çok yerinde dayanışma günü olarak anılırken; Türkiye’de ise madenciler “ölümüne çalışma” düzeninin simgesi haline gelmiş durumda. Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri, Yüksel Caddesi’nde yaptığı açıklamada, işçi katliamlarının artık kader değil politik tercihler olduğunu vurguladı. Açıklamada, yalnızca geçen hafta Siirt Şirvan’da maden işçilerini taşıyan minibüsün uçuruma yuvarlanmasıyla 15 madencinin yaralandığı hatırlatıldı; Soma, Amasra, Ermenek, Şırnak, Kozlu, Elbistan, Sivas ve Zonguldak’ta yaşanan katliamların hâlâ Türkiye toplumunun hafızasında olduğu belirtildi. “Soma’nın katilleri özgür, işçinin avukatları hapiste” Açıklamada, iş cinayetlerinin yargı süreçleri için şu ifadeler kullanıldı: “301 madencinin katili, Soma Holding yöneticisi Can Gürkan, her bir emekçinin yaşamı için altı gün hapis yattıktan sonra serbest bırakıldı. İşçinin avukatlığını yapan Selçuk Kozağaçlı ve Can Atalay ise yıllardır hapishanede.” Bu durumun, Türkiye’de adaletin sermayeden yana işlediğinin en çarpıcı göstergelerinden biri olduğu vurgulandı. Maden Kanunu ve ÇED kararları: ‘Saray’ın sınırsız yetkisi tepki çekiyor Maden Kanunu’nda yapılan son değişikliklerle maden sahalarının açılması, genişletilmesi ve işletilmesi kararlarında tüm yetkinin Saray’a verilmesine değinilerek: “Akbelen’de, İkizköy’de süren direnişleri aşmak için hazırlanan düzenlemeler, yargı kararlarını yok sayarak sermayeye sınırsız bir imtiyaz sunuyor.” denildi. Çocuk emeği, MESEM ve ölümler: “Sorumluluk alması gerekenler kendini aklıyor” MESEM uygulamasıyla çocukların düşük ücretlerle uzun saatler çalıştırıldığı, pek çok çocuğun yaşamını yitirdiği hatırlatılarak: “Çocuklar ölürken Milli Eğitim Bakanı sorumluluk duymuyor; kendisine ‘katil’ denmesini hakaret sayıyor. Bu gerçeği yüzlerine söyleyen 16 öğrenci tutuklandı.” denildi. MESEM’lerde ölümler nedeniyle eylem yapan öğretmenlerin ters kelepçe ile gözaltına alınması da tepkiyle dile getirildi. “İşçi sağlığı yetersiz, denetim yok: Sermaye kanla büyüyor” İSİG Meclisi’nin raporuna göre yılın ilk on ayında 1737 işçi hayatını kaybetti; en az 85’i çocuk. Açıklamada şu vurgu yapıldı: “Sermaye, kadın-çocuk demeden işçilerin kanıyla semiriyor. İşçiler sendikaya üye olduğunda işten atılıyor, direnişleri ise polis-patron-valilik üçgeninde bastırılıyor.” Bütçe ve asgari ücret görüşmeleri: “Yine krizin yükü emekçinin sırtında” Meclis’te görüşülen bütçede de halktan çok sermayeye kaynak ayrıldığı belirtilerek: “Şehir hastaneleri, MESEM gibi modellerle halk için ayrılan sınırlı bütçe bile sermayeye aktarılıyor.” Yakında başlayacak asgari ücret görüşmelerindeki tablo içinse: “İşçi sınıfına yalnızca hayatta kalabileceği bir ücret reva görülüyor.” ifadeleri kullanıldı. Direnişler yayılıyor: “Genel grev, genel direniş mümkündür” Açıklamada, maden işçilerinin tarihsel mücadelesine atıf yapılarak: “1990-91 Zonguldak Büyük Madenci Direnişi, dayanışmanın ve birleşik mücadelenin kazanabileceğini gösteriyor.” denildi ve işçi sınıfı, öğrenciler ve kadın hareketlerinin ortak mücadele hattı kurması çağrısı yapıldı. Son çağrı: “Ölüm değil, insanca yaşam istiyoruz" Açıklama şu sözlerle tamamlandı: “Yer üstünü de yer altı gibi ölüm alanına çeviren bu düzene karşı mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz. Tüm maden emekçilerinin Dünya Madenciler Günü’nü saygıyla selamlıyoruz.” Açıklama, Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri’nin çağrısıyla Yüksel Caddesi’nde yapıldı ve Madenci Anıtı’na yürüyüşle son buldu.

Marmara’da gemide zehirlenme! Haber

Marmara’da gemide zehirlenme!

Marmara Denizi’nde İstanbul açıklarında seyir halindeki Panama bayraklı Swanlake isimli tankerde meydana gelen kimyasal sızıntı, gemideki Rus vatandaşı bir mürettebatın yaşamını yitirmesine yol açtı. Zehirlenme nedeniyle iki mürettebatın daha gözetim altına alındığı, gemideki diğer 10 kişinin tahliye çalışmalarının sürdüğü bildirildi. Olay, çalışma güvenliği ve deniz trafiği açısından ciddi riskler yaratırken, ekipler bölgeyi kontrol altına almak için yoğun mesai yürütüyor. Soğuk tanktaki sızıntı ölüm getirdi Olay, Demokrasi ve Özgürlükler Adası’nın yaklaşık 2 mil güneyinde gerçekleşti. İlk incelemelere göre zehirlenmeye, tankerin soğuk tank bölümünde meydana gelen kimyasal sızıntının neden olduğu değerlendiriliyor. Valilik: Bir kişi öldü, iki kişi gözetimde İstanbul Valiliği, saat 17.30 sıralarında gelen ihbar üzerine Sahil Güvenlik, Deniz Polisi, UMKE ve AFAD-KRBN ekiplerinin hızla bölgeye sevk edildiğini açıkladı. Zehirlenen üç kişiden biri olay yerinde hayatını kaybetti; iki kişinin tedbir amaçlı gözetim altında tutulduğu belirtildi. 13 kişilik mürettebat tahliye ediliyor Gemide tamamı Rus vatandaşı 13 kişinin bulunduğu öğrenilirken, yaralı iki mürettebat ile diğer 10 kişinin tahliye ve güvenli bölgeye aktarılma işlemleri devam ediyor. Yetkililer, kimyasal risk nedeniyle çalışmaların kontrollü şekilde yürütüldüğünü aktardı. Soruşturma başlatıldı Olayın kesin nedeni, tank içi kimyasal maddelerin özellikleri ve güvenlik protokollerinin uygulanıp uygulanmadığına ilişkin detaylı teknik inceleme yürütülecek.

Ortaköy faciasında gözaltı sayısı 7’ye yükseldi: Otel sorumlusu da gözaltında Haber

Ortaköy faciasında gözaltı sayısı 7’ye yükseldi: Otel sorumlusu da gözaltında

İstanbul’un Fatih ilçesinde, Almanya’dan gelen Böcek ailesinin üç ferdinin yaşamını yitirdiği şüpheli zehirlenme olayı yeni bir boyut kazandı. Aynı otelde konaklayan iki kişi daha sabah saatlerinde fenalaşarak hastaneye kaldırıldı. Zehirlenme şüphesi üzerine yürütülen soruşturmada gözaltı sayısı 7’ye yükseldi. Gözaltına alınanlar arasında, otelin sorumlusu ve işletme yetkililerinin de bulunduğu öğrenildi. Damacana su ve ilaçlama şüphesi Edinilen bilgilere göre, rahatsızlanan turistlerin otelde bulunan damacana sudan içtiği tespit edildi. Ayrıca otelin yakın zamanda ilaçlama yaptığı iddiası da araştırılıyor. Her iki ihtimal de kriminal incelemeye dahil edildi. Olay büyüyor Geçtiğimiz günlerde Ortaköy’de midye, kumpir ve çeşitli yiyecekler tüketen Böcek ailesi, kaldıkları otelde fenalaşarak hastaneye kaldırılmış; anne Çiğdem Böcek ve iki çocuğu Kadir Muhammet ile Masal hayatını kaybetmişti. Baba Servet Böcek’in ise yoğun bakımda tedavisi sürüyor. Otel odasından alınan damacana su, lokumlar ve kusmuk örnekleri laboratuvar analizine gönderilirken, kesin ölüm nedenleri otopsi sonuçları ve toksikoloji raporlarıyla netleşecek. Gözaltılar genişletildi İlk etapta midye satıcısı, işletme sahipleri ve lokum satıcısı gözaltına alınmıştı. Sabah saatlerinde otelde yaşanan yeni vakalar sonrası otel sorumlusu ve çalışanlardan bazıları da gözaltına alındı. Böylece toplam gözaltı sayısı 7’ye ulaştı. Savcılık, olayda gıda zehirlenmesi, suyla bulaşan bir zehirlenme veya dış müdahale ihtimallerinin tamamını araştırıyor. Ayrıntılar geldikçe güncellenecek…

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.